Sezar’a Ait Olanı Sezar’a Ödemek
“Herkese hakkını verin” (ROMALILAR 13:7).
1, 2. (a) İsa’ya göre, takipçileri, Tanrı’ya ve Sezar’a karşı yükümlülüklerini nasıl dengelemelidirler? (b) Yehova’nın Şahitleri öncelikle neyle ilgilenirler?
1 İsa’ya göre, Tanrı’ya borçlu olduğumuz şeylerin yanında Sezar’a, yani devlete borçlu olduğumuz şeyler de vardır. İsa, “Sezar’a ait olanı Sezar’a, Tanrı’ya ait olanı Tanrı’ya ödeyin” dedi. Bu birkaç sözle, düşmanlarını şaşkına çevirdi ve Tanrı ile ilişkimiz yanında devlete karşı hareket tarzımızda da olması gereken dengeli tutumu özlü biçimde belirtti. Dinleyicilerinin ‘şaşıp kalmasına’ hayret etmemek gerekir (Markos 12:17).
2 Yehova’nın hizmetçilerinin öncelikle ilgilendikleri şey kuşkusuz Tanrı’ya ait olanı Tanrı’ya ödemektir (Mezmur 116:12-14). Ancak onlar bunu yaparken, İsa’nın belirli şeyleri de Sezar’a vermelerini söylediğini unutmazlar. Mukaddes Kitap eğitimi almış vicdanları, Sezar’ın taleplerini ne dereceye kadar ödeyebileceklerini duayla düşünmelerini gerektirir (Romalılar 13:7). Çağımızda birçok hukukçu, yönetimin gücünün sınırlı olduğunu ve her yerde halk ile yönetimin birbirine doğa yasasıyla bağlı olduğunu kabul etmiştir.
3, 4. Doğa yasası, vahiy yasası ve insan yasası hakkında hangi ilginç yorumlar yapılmıştır?
3 Elçi Pavlus dünyadaki insanlar hakkında yazarken bu doğa yasasına değindi: “Tanrı hakkında bilinebilecek şeyler gözlerinin önündedir, bunu onlara Tanrı göstermektedir. O’nun görünmez nitelikleri, sonsuz gücü ve Tanrılığı, dünyanın yaratılışından bu yana açıkça görülüyor.” Doğa yasası, ona karşılık verdikleri takdirde, bu inançsız kişilerin bile vicdanını harekete geçirecektir. Bu nedenle, Pavlus devamen şunları dedi: “Kanuna sahip olmayan milletlerin insanları, onun gereklerini doğal olarak yaptıklarında, kanuna sahip olmadıkları halde kendi kendilerine bir kanun koymuş olurlar. . . . . Böylece Kanunun taleplerinin yüreklerinde yazılı olduğunu gösterirler” (Romalılar 1:19, 20; 2:14, 15).
4 On sekizinci yüzyılda, ünlü İngiliz hukukçu William Blackstone şunları yazdı: “Bu doğa yasası insanlıkla yaşıttır ve Tanrı’nın kendisinin yazdırdığı yasa gibi, yüklediği sorumluluk açısından başka herhangi bir yasadan kuşkusuz üstündür. Tüm kürede, her ülkede ve her zaman geçerlidir: bununla çeliştikleri takdirde insan yasalarının hiçbir geçerliliği yoktur.” Blackstone devamen, Mukaddes Kitapta bulunan ‘vahiy yasasından’ söz edip şu yorumu yapar: “İnsanların tüm yasaları bu iki temele, doğa yasası ile vahiy yasasına dayanır; yani, insanların hiçbir yasasının bunlarla çelişmesine izin verilmemelidir.” Bu, İsa’nın Markos 12:17’de kayıtlı olan Tanrı ve Sezar hakkında söyledikleriyle uyum içindedir. Sezar’ın, İsa’nın bir takipçisinden isteyebileceği şeyleri Tanrı’nın sınırladığı alanların var olduğu açıktır. Sanhedrin, elçilere İsa hakkında vaaz etmeyi durdurmalarını emrettiğinde böyle bir alana geçmiş oldu. Bu nedenle de, elçiler şu yerinde karşılığı verdiler: “Biz insanlardan önce Tanrı’ya itaat etmeliyiz” (Elçiler 5:28, 29).
“Tanrı’ya Ait Olan”
5, 6. (a) Özellikle Krallığın 1914’teki doğumu açısından, İsa’nın takipçileri neyi zihinlerinde tutmalıdırlar? (b) İsa’nın bir takipçisi vaiz olduğunu nasıl kanıtlar?
5 Özellikle Mutlak Güce Sahip Yehova Tanrı’nın Mesihi Krallık aracılığıyla kral olarak hüküm sürmeye başladığı 1914 yılında beri, İsa’nın takipçilerinin Tanrı’ya ait olanı Sezar’a vermediklerinden emin olmaları gerekir (Vahiy 11:15, 17). İsa’nın takipçilerinin ‘dünyaya ait olmamasıyla’ ilgili Tanrısal emir, şimdi her zamankinden daha farklı bir anlam kazanıyor (Yuhanna 17:16). Onlar kendilerini Hayat Vericileri olan Tanrı’ya adayarak artık kendilerine ait olmadıklarını açıkça göstermelidirler (Mezmur 100:2, 3). Pavlus’un yazdığı gibi, “Yehova’ya aitiz” (Romalılar 14:8). Üstelik, İsa’nın bir takipçisi vaftiz olmasıyla, Tanrı’nın hizmetçisi olarak tayin edilmiş olur ve böylece Pavlus’la birlikte Tanrı bizi ‘hizmetçileri olmaya yeterli kıldı’ diyebilir (2. Korintoslular 3:5, 6).
6 Elçi Pavlus şöyle yazdı: “Bir elçi olmayı onurlu bir hizmet sayarım” (Romalılar 11:13). Kuşkusuz biz de aynını yapmalıyız. Hizmete ister dolgun şekilde ister müjdeci olarak katılalım, bizi bu hizmete Yehova’nın tayin ettiğini hiç unutmuyoruz (2. Korintoslular 2:17). Bazıları bizim durumumuz hakkında kuşku uyandırabileceğinden, İsa’nın vaftiz edilmiş her takipçisi, kendisinin gerçekten iyi haberin bir vaizi olduğuna ilişkin açık ve olumlu kanıtlar ortaya koymaya hazır olmalıdır (1. Petrus 3:15). Hizmetini davranışlarıyla da kanıtlamalıdır. Tanrı’nın hizmetçisi olarak İsa’nın bir takipçisi, temiz ahlakı savunup uygulamalı, aile birliğini desteklemeli, dürüst olmalı, yasalara ve düzene saygı göstermelidir (Romalılar 12:17, 18; 1. Selanikliler 5:15). İsa’nın bir takipçisinin Tanrı ile ilişkisi ve kendisine verilmiş Tanrısal hizmet, yaşamındaki en önemli şeylerdir. Sezar’ın buyruğuyla bunlardan vazgeçemez. Açıkça görüldüğü gibi, bunları “Tanrı’ya ait olan” şeyler arasında sayılması gerekir.
“Sezar’a Ait Olan”
7. Yehova’nın Şahitleri vergi ödemekle ilgili nasıl bir ada sahiptirler?
7 Yehova’nın Şahitleri hükümet yöneticileri anlamına gelen ‘baştaki yetkililere boyun eğme’ yükümlülüklerini bilirler (Romalılar 13:1). Bu nedenle, Sezar’la simgelenen devlet yasal taleplerde bulunduğunda, Mukaddes Kitapla eğitilmiş vicdanları onların bu talepleri karşılamasına olanak sağlar. Örneğin, İsa’nın hakiki takipçileri yeryüzünün en örnek vergi mükellefleri arasındadırlar. Almanya’da yayımlanan bir gazete Yehova’nın Şahitleri hakkında şunları dedi: “Onlar Federal Cumhuriyetin en dürüst ve en dakik vergi mükellefleridir” (Münchner Merkur). İtalya’da yayımlanan bir gazete şuna dikkat çekti: “Onlar [Yehova’nın Şahitler] arzu edilebilecek en vefalı yurttaşlardır: vergiden kaçmaz ya da işlerine gelmeyen yasaların açığından yararlanmaya çalışmazlar” (La Stampa). Yehova’nın hizmetçileri bunu ‘vicdandan ötürü’ yaparlar (Romalılar 13:5, 6).
8. Sezar’a borcumuz paraca ödediğimiz vergilerle sınırlı kalır mı?
8 “Sezar’a ait olan” şeyler, vergi ödemekle sınırlı kalır mı? Hayır. Pavlus, korku ve onur gibi başka şeyleri de sıraladı. Alman bilgin Heinrich Meyer kitabında şunları yazdı: “Bunun [Sezar’a ait olanın] . . . . yalnızca devlet vergisiyle sınırlı olmadığını, fakat Sezar’ın yasal yönetiminden dolayı yetkilendirildiği her şeyi de kapsadığını anlamalıyız” (Critical and Exegetical Hand-Book to the Gospel of Matthew). Tarihçi E. W. Barnes kitabında, İsa’nın bir takipçisinin borcu eğer vergiyse bunu ödeyeceğine ve “Tanrı’ya ait şeyleri Sezar’a vermesi talep edilmediği takdirde, devletin diğer yükümlülüklerini de aynen kabul edeceğine” dikkat çekti (The Rise of Christianity).
9, 10. İsa’nın bir takipçisi, Sezar’a gerekeni ödemekte nasıl bir kararsızlığa düşebilir; fakat hangi gerçekleri zihninde tutmalıdır?
9 Devlet, Tanrı’nın hakkı olan şeylere tecavüz etmeden hangi şeyleri talep edebilir? Bazısı, Sezar’a vergi olarak para dışında bir şey vermesinin uygun olmayacağını düşündü. Onlar, teokratik faaliyetler için kullanabilecekleri vakti alabilecek herhangi bir şeyi Sezar’a vermekten kuşkusuz rahatsızlık duyarlar. Bununla beraber, ‘Tanrımız Yehova’yı bütün yüreğimizle, canımızla, fikrimizle ve kuvvetimizle sevmemiz’ gerektiği doğruysa da, Yehova kutsal hizmetimizden başka şeyler için de vakit harcamamızı bekler (Markos 12:30; Filipililer 3:3). Örneğin, İsa’nın evli bir takipçisine eşini memnun etmek üzere vakit ayırması öğütleniyor. Böyle faaliyetler kötü değildir, fakat elçi Pavlus bunların “Efendimize ait şeyler” değil, “dünyaya ait şeyler” olduğunu söylüyor (1. Korintoslular 7:32-34; ayrıca 1. Timoteos 5:8 ile karşılaştırın).
10 Üstelik Mesih, takipçilerinin vergi ‘ödemelerine’ izin verdi ve tüm yaşamımızı Tanrı’ya adadığımızdan bu vergiyi ödeyebilmek için kuşku yok ki Yehova’ya adanmış vaktimizi de kullanmamız gerekir. Bir ülkedeki ortalama vergi oranı, gelirin yüzde 33’ü ise (bazı ülkelerde daha da yüksektir), bu ortalama bir işçinin her yıl dört aylık kazancını Devlet Hazinesine ödediği anlamına gelir. Başka bir deyişle, çalışma hayatının sonunda, ortalama bir işçi yaklaşık 15 yılını “Sezar’ın” talep ettiği vergi için harcamış olacaktır. Öğrenim konusunu da düşünün. Çoğu ülkede, yasalar ana babaların çocuklarını okula göndermelerini gerektiren zorunlu bir eğitim süresi saptamıştır. Bu zorunlu eğitim süresi ülkeden ülkeye değişir. Çoğu yerde bu, epey uzun bir süreyi kapsar. Bu eğitimin genelde yararlı olduğu doğrudur, fakat çocuğun yaşamının ne kadarının bu yolda harcanacağına Sezar karar verir ve İsa’yı takip eden aileler Sezar’ın kararına uyarlar.
Zorunlu Askerlik Hizmeti
11, 12. (a) Birçok ülkede Sezar hangi talepte bulunuyor? (b) İsa’nın ilk takipçileri zorunlu askerlik hizmetine ne gözle bakarlardı?
11 Sezar’ın bir başka talebi de zorunlu askerlik hizmetidir. Yirminci yüzyılda, ulusların çoğu savaş zamanlarında ve bazı uluslar da barış zamanlarında bu düzenlemeleri yaptı. Bu yükümlülük, Fransa’da yıllarca her genç erkeğin yaşamını devlet için feda etmeye hazır olması anlamında, kan vergisi olarak adlandırıldı. Acaba bu Yehova’ya vakfolmuş kişilerin vicdanen verebileceği bir şey midir? İsa’nın birinci yüzyıldaki takipçileri bu meseleye ne gözle baktılar?
12 İsa’nın ilk takipçileri iyi yurttaşlar olmaya çabalarken, inançları, başkasının canını almalarına veya kendi hayatlarını devlet için feda etmelerine engel oluyordu. Bir ansiklopedi şunları belirtiyor: “Tertullianus ve Origenes de içinde olmak üzere ilk kilise pederleri, İsa’nın takipçilerinin Roma ordusunda yer almalarını da engelleyen insan canı almama ilkesiyle bağlı olduklarını doğruladılar” (The Encyclopedia of Religion). Profesör C. J. Cadoux kitabında şunları yazıyor: “En azından Marcus Aurelius’un hükümdarlığına değin [MS 161-180], İsa’nın hiçbir takipçisi vaftiz edildikten sonra asker olmazdı” (The Early Church and the World).
13. Hıristiyan âlemindeki pek çok kimse zorunlu askerlik hizmetine İsa’nın ilk takipçilerinin baktığı açıdan neden bakmıyor?
13 Hıristiyan âleminin kilise üyeleri bugün buna neden bu açıdan bakmıyorlar? Dördüncü yüzyılda meydana gelen köklü değişiklik yüzünden. Katolik yayını şu açıklamada bulunuyor: “Putperest imparatorların yönetimi altında . . . . birçok Hıristiyan dinsel açıdan . . . . kuşku duyup kesinlikle silah altına alınmayı reddediyor, aksi halde kaçıyordu. [MS 314’te Arles’teki] Kilise Kurultayı, Constantinus’un yürürlüğe koyduğu değişiklikleri gözden geçirerek, İsa’nın takipçilerinin savaşta hizmet etme yükümlülüğünü belirginleştirdi, . . . . çünkü Kilise, Hıristiyanlara dostluk gösteren bir prensin yönetimindeki devletle barış (in pace) içindeydi” (A History of the Christian Councils). İsa’nın öğretilerinden bu şekilde uzaklaşılması sonucunda, o zamandan bugüne kadar bazı bireyler vicdanı nedeniyle buna karşı geliyorsa da, Hıristiyan âleminin din adamları cemaatlerini milletlerin talep ettiği her tür hizmete katılmaya teşvik ediyor.
14, 15. (a) Bazı yerlerdeki İsa’nın takipçileri hangi temele dayanarak zorunlu askerlik hizmetinden muafiyet talep etme hakkına sahiptirler? (b) Muafiyetin olmadığı yerlerde, İsa’nın bir takipçisinin bu konuda doğru bir karar vermesine Kutsal Yazılardaki hangi ilkeler yardımcı olacak?
14 Bugün, İsa’nın takipçileri acaba bu konuda çoğunluğu izlemek zorunda mıdır? Hayır. İsa’nın vaftiz edilmiş bir takipçisi, din görevlilerinin askerlik hizmetinden muaf tutulduğu bir ülkede yaşıyorsa, kendisi de aslında bir vaiz olduğundan bu düzenlemeden yararlanabilir (2. Timoteos 4:5). Amerika Birleşik Devletleri ile Avustralya da dahil bazı ülkeler, savaş zamanında bile muafiyet hakkı tanıyor. Ayrıca, barış zamanlarında da zorunlu hizmetler talep edilen birçok ülkede Yehova’nın Şahitleri din görevlisi olarak bu tür hizmetlerden muaf tutuluyor. Böylece onlar kendi hizmetleriyle halka yardım etmeye devam edebiliyorlar.
15 İsa’nın bir takipçisi din görevlilerinin zorunlu hizmetlerden muaf tutulmadığı bir ülkede yaşıyorsa ne olacak? Bu durumda, Mukaddes Kitaba göre eğitilmiş vicdanının sesini dinleyip kişisel bir karar vermesi gerekecek (Galatyalılar 6:5). Sezar’ın otoritesini hesaba katarken, Yehova’ya neler borçlu olduğunu da dikkatle tartacak (Mezmur 36:9; 116:12-14; Elçiler 17:28). Kendisi İsa’nın hakiki takipçisini tanıtan işaretin, başka ülkelerden ve başka kabilelerden olanlar da dahil hiçbir ayırım yapmadan tüm imandaşlarına gösterdiği sevgi olduğunu aklında tutmalıdır (Yuhanna 13:34, 35; 1. Petrus 2:17). Ayrıca, İşaya 2:2-4; Matta 26:52; Romalılar 12:18; 14:19; 2. Korintoslular 10:4 ve İbraniler 12:14 gibi ayetlerde bulunan ilkeleri de unutmayacak.
Sivil Hizmet
16. Bazı ülkelerde Sezar, askeri hizmeti kabul etmeyenlerden askeri nitelikte olmayan hangi hizmeti talep ediyor?
16 Ancak, kimi ülkelerde devlet, vaizlere muafiyet hakkı vermese de bazı bireylerin askerlik hizmetini reddetme hakkını kabul eder. Bu ülkelerden bazıları, böyle bireylerin askerlik hizmetine zorlanmamaları için onların vicdanını gözeterek düzenlemeler yapar. Bazı yerlerde talep edilen sivil hizmet, topluma yararlı bir iş, askeri nitelikte olmayan ulusal bir hizmet olarak görülür. İsa’nın vaftiz edilmiş bir takipçisi böyle bir hizmeti kabul edebilir mi? Yine, bu durumda da, vaftiz edilmiş bir kişi Mukaddes Kitaba göre eğittiği vicdanını temel alarak kendi kararını verecektir.
17. Zorunlu hizmetle ilgili Mukaddes Kitapta bir örnek var mı?
17 Görüldüğü gibi, zorunlu hizmet Mukaddes Kitabın yazıldığı zamanlarda da uygulanıyordu. Bir tarih kitabı şunları belirtiyor: “Yahudiye sakinlerinden zorla alınan vergi ve haraca ek olarak, kamu yetkililerinin talep ettiği ücretsiz hizmet de vardı. Bu Doğu’da, Helen ve Roma otoritelerinin sürdürmeye devam ettiği eski bir kurumdu. . . . . Yeni Ahit de, onun ne kadar yaygın olduğunu göstererek, Yahudiye’de yapılan ücretsiz hizmete ilişkin örnekler verir. Bu âdete göre, askerler Kirineli Simun’u İsa’nın haçını [işkence direğini] taşımaya zorladılar (Matta 5:41; 27:32; Markos 15:21; Luka 23:26).”
18. Yehova’nın Şahitleri çoğunlukla hangi toplumsal hizmetlerde çalışıyorlar?
18 Benzer şekilde, bugün de bazı ülkelerde devlet veya yerel otoriteler yurttaşlarından çeşitli toplumsal hizmetlerde bulunmalarını talep ediyorlar. Bu bazen, kuyu kazımı veya yol yapımı gibi belli bir görevdir; bazen de yolların, okulların veya hastanelerin haftalık temizliği gibi sürekli bir esasa dayanır. Bu tür sivil hizmet toplumun yararınaysa ve sahte dinle ilişkisi yoksa ya da Yehova’nın Şahitlerinin vicdanı için başka bir yönden sakıncalı değilse, Şahitler çoğunlukla bunu yapmaya razı oldular (1. Petrus 2:13-15). Bu genellikle mükemmel bir şahitlikle sonuçlandı; bazen de Şahitleri yalan yere hükümete karşı olmakla suçlayanları susturdu (Matta 10:18).
19. İsa’nın bir takipçisi, Sezar kendisinden belirli bir süre ulusal bir hizmette bulunmasını talep ederse, bu konuya nasıl yaklaşmalıdır?
19 Ya devlet İsa’nın bir takipçisinden belirli bir dönem sivil yönetim altında ulusal hizmetin bir kısmı olan sivil hizmete katılmasını talep ederse ne olacak? Burada yine, İsa’nın takipçileri bilgilendirilmiş vicdanlarına dayanarak kendi kararlarını kendileri vermelidirler. “Hepimiz Tanrı’nın hüküm kürsüsü önünde duracağız” (Romalılar 14:10). Sezar’ın bu talebiyle karşılaşan İsa’nın takipçileri bu konuyu duayla incelemeli ve üzerinde derin düşünmelidirler. Herkes kendi kişisel kararını vermelidir. Bu meseleyi cemaatteki olgun kişilerle görüşmek de akıllıca olabilir. Bunun ardından kişisel bir karar verilebilir (Süleyman’ın Meselleri 2:1-5; Filipililer 4:5).
20. İsa’nın bir takipçisinin sivil ulusal hizmet konusunda muhakeme etmesine hangi sorular ve Kutsal Yazılardaki ilkeler yardımcı olur?
20 İsa’nın takipçileri bu tür bir araştırmayı yaparken, Mukaddes Kitap ilkelerinden birkaçını göz önünde tutmalıdırlar. Pavlus, ‘yönetimde olan yetkililere ve hükümetlere boyun eğmemizi ve itaatli olmamızı, her iyi iş için hazır olmamızı, herkese karşı yumuşak başlı davranmamızı’ söyledi (Titus 3:1, 2). Aynı zamanda, İsa’nın takipçileri önerilen sivil işi dikkatle araştırırlarsa iyi olur. İşi kabul ederlerse, İsa’nın takipçilerine özgü tarafsızlıklarını koruyabilecekler mi? (Mika 4:3, 5; Yuhanna 17:16). Bu iş onları sahte dine karıştıracak mı? (Vahiy 18:4, 20, 21). Bu işi yapmak, İsa’nın takipçilerine özgü sorumlulukları yerine getirmelerini engelleyecek ya da mantıksızca kısıtlayacak mı? (Matta 24:14; İbraniler 10:24, 25). Öte yandan, talep edilen hizmeti yerine getirirken, ruhen ilerlemeye, hatta belki tamgün hizmete katılmaya devam edebilecekler mi? (İbraniler 6:11, 12).
21. Sivil ulusal hizmet meselesiyle uğraşan biraderin kararı ne olursa olsun, cemaat ona ne gözle bakmalıdır?
21 İsa’nın bir takipçisi bu sorulara dürüstçe vereceği yanıtlarla, ulusal sivil hizmetin otoritelere boyun eğme yönünde yapabileceği “iyi iş” olduğu sonucuna varıyorsa ne olacak? Yehova’nın önünde bu, onun kendi kararıdır. Tayin edilmiş ihtiyarlar ve diğer kardeşler, bu biraderin vicdanına tamamen saygı göstermeli ve onu İsa’nın iyi durumda bir takipçisi olarak görmeye devam etmelidirler. Bununla birlikte, İsa’nın bir takipçisi bu sivil hizmeti yapamayacağını düşünüyorsa, onun fikrine de saygı gösterilmelidir. Sevgiyle desteklenmelidir; böylece o da iyi durumda kalacaktır (1. Korintoslular 10:29; 2. Korintoslular 1:24; 1. Petrus 3:16).
22. Hangi durumla karşılaşırsak karşılaşalım, ne yapmaya devam edeceğiz?
22 İsa’nın takipçileri olarak “saygı isteyene saygı” göstermekten vazgeçmeyeceğiz (Romalılar 13:7). İyi düzene saygı gösterecek ve barışçı, kanuna saygılı yurttaşlar olmak isteyeceyiz (Mezmur 34:14). Hatta İsa’nın takipçilerine özgü yaşamımızı ve işimizi etkileyen kararlar vermeleri gerektiğinde, “krallar için, yüksek mevkilerde olanlar için” dua da edebiliriz. Sezar’a ait olanı Sezar’a ödememiz sonucunda, “Tanrı’ya tam bir bağlılık ve ağırbaşlılıkla, sakin ve huzurlu bir yaşam sürdür”eceğimizi umuyoruz (1. Timoteos 2:1, 2). Her şeyden önemlisi, vicdanen Tanrı’ya ait olanı Tanrı’ya ödeyerek, insanlığın tek ümidi olan Gökteki Krallığın iyi haberini vaaz etmeye devam edeceğiz.
Açıklayabilir misiniz?
◻ İsa’nın bir takipçisi, Sezar ve Yehova ile ilişkisini dengelerken öncelikle neyle ilgilenir?
◻ Yehova’ya, Sezar’a asla veremeyeceğimiz neyi borçluyuz?
◻ Sezar’a, uygun olarak verdiğimiz bazı şeyler nelerdir?
◻ Zorunlu askerlik hizmeti konusunda doğru karar vermemize hangi ayetler yardımcı olur?
◻ Ulusal hizmet yapmamız istendiğinde, zihnimizde tutmamız gereken bazı şeyler nelerdir?
◻ Yehova’ya ve Sezar’a karşı ne yapmaya devam ediyoruz?