Kolejyanlar—Mukaddes Kitabı Araştırdıkları İçin Farklıydılar
Kolejyanların kim olduklarını biliyor musunuz?
Hollanda’da 17. yüzyılda ortaya çıkan bu küçük dinsel grup o zamanın kurumlaşmış kiliselerinden farklıydı. Nasıl farklıydılar ve onlardan neler öğrenebiliriz? Cevapları bulmak için geçmişe bir yolculuk yapalım.
JACOBUS Arminius (ya da Jacob Harmensen) 1587’de Amsterdam’a gitti. İş bulmakta hiç zorlanmadı, çünkü etkileyici bir özgeçmişi vardı. 21 yaşında Hollanda’da Leiden Üniversitesi’nden mezun olmuştu. Bundan sonra, Protestan Reform akımının önderi Jean Calvin’in yerine geçen Théodore de Bèze’nin öğrencisi olmuş ve altı yıl ilahiyat eğitimi görmüştü. Amsterdam’daki Protestanların 27 yaşındaki Arminius’u memnuniyetle papaz olarak atamalarına şaşmamak gerek! Bununla birlikte, birkaç yıl sonra kilise üyelerinin birçoğu bu seçimlerinden pişmanlık duydu. Neden?
Kader Konusu
Arminius vaizler sınıfına girdikten sonra, Amsterdam’daki Protestanlar arasında kader doktrini ile ilgili bir gerginlik ortaya çıktı. Bu doktrin Kalvenciliğin temelini oluşturuyordu. Ancak bir kısım kilise üyeleri, bazılarının kurtulacağını ve başkalarının cezalandırılacağını önceden belirleyen bir Tanrı’nın adil değil, acımasız olduğunu düşünüyorlardı. Kalvenciler, Bèze’nin bir öğrencisi olarak Arminius’un, bu muhalifleri yola getireceğini umdular. Ancak bunun yerine, Arminius’un onların yanında yer alması Kalvencileri şaşkınlığa uğrattı. Tartışma o kadar büyüdü ki, 1593’te şehirdeki Protestanlar, doktrini reddeden ılımlılar ve destekleyenler olarak ikiye bölündüler.
Bu yerel tartışma birkaç yıl içinde ulusal Protestan bölücülüğüne dönüştü. Bu durum Kasım 1618’de açık hesaplaşmaya yol açtı. Ordunun ve toplumun desteklediği Kalvenciler, muhalifleri (o zamanlar onlara “İtirazcılar”a deniyordu) ulusal bir konsey olan Protestan Dort Sinodu’na çağırdılar. Toplantının sonunda tüm İtirazcı papazlardan bir seçim yapmaları istendi; ya bir daha vaaz etmeyeceklerine dair yazılı bir yemin imzalayacaklardı, ya da ülkeyi terk edeceklerdi. Çoğu sürgünü tercih etti. İtirazcı papazların boşalttıkları kürsüleri koyu Kalvenciler doldurdu. Kalvencilik zafere ulaştı; en azından sinod bunu umuyordu.
Kolejyanların Ortaya Çıkışları ve Yayılmaları
Diğer yerlerde olduğu gibi Leiden yakınlarındaki Warmond köyündeki İtirazcılar cemaati de papazını yitirmişti. Ancak diğer cemaatlerin tersine oradakiler sinodun onayladığı kişiyi kabul etmediler. Hatta 1620’de bir İtirazcı papaz cemaatle ilgilenmek için hayatını tehlikeye atarak Warmond’a geri döndüğünde, bazı cemaat üyeleri onu da reddetti. Bu üyeler dinsel toplantılarını gizlice ve hiçbir din adamının yardımı olmadan düzenliyorlardı. Daha sonra bu toplantılara kolej, katılanlara ise Kolejyan dendi.
Her ne kadar Kolejyanlar ilkelerden çok, koşullar sonucu ortaya çıktılarsa da, durum kısa sürede değişti. Cemaat üyesi Gijsbert van der Kodde, grubun ruhban denetimi olmadan toplanarak, Mukaddes Kitaba ve ilk Hıristiyanların yöntemlerine, o dönemin resmi kiliselerinden daha uygun davrandığını belirtti. O, ruhban sınıfının, resullerin ölümünden sonra bir meslek öğrenmeye isteksiz olanlara iş yaratmak için oluşturulduğunu söyledi.
Van der Kodde ve benzer fikirde olan üyeler, 1621’de toplantılarını komşu köy olan Rijnsburg’eb taşıdılar. Birkaç yıl sonra, dinsel zulüm yerini hoşgörüye bırakınca, Kolejyanların toplantılarının ünü ülke çapında yayıldı ve tarihçi Siegfried Zilverberg’in ifadesiyle bu toplantılar “her tip insana” çekici geldi. Aralarında İtirazcılar, Mennonitler ve Socinusçular, hatta ilahiyatçılar vardı. Bazıları çiftçi, bazıları ise şair, matbaacı, doktor veya tüccardı. Filozof Spinoza (Benedictus Spinoza) ve pedagog Johann Amos Comenius (ya da Jan Ámos Komenský) gibi, ünlü ressam Rembrandt van Rijn de bu harekete yakınlık duydu. Bu dindar kişilerin farklı fikirleri Kolejyan inançlarının gelişimini etkiledi.
Bu dinamik grup 1640’lardan sonra hızla büyüdü. Kolejler, Rotterdam’da, Amsterdam’da, Leeuwarden’de ve başka şehirlerde hızla yayıldı. Tarih profesörü Andrew C. Fix 1650 ile 1700 yılları arasında, “Kolejyanların . . . . 17. yüzyıl Hollandası’nın en önemli ve en etkili dinsel güçlerinden biri haline geldiğini” belirtiyor.
Kolejyanların İnançları
Mantık, hoşgörü ve konuşma özgürlüğü Kolejyan hareketinin ayırt edici özelliklerinden olduğundan, Kolejyanlar bireysel olarak farklı inançlara sahip olmakta özgürdüler. Yine de bazı ortak inançlarda birleşiyorlardı. Örneğin tüm Kolejyanlar kişisel Mukaddes Kitap incelemesinin önemini takdir ederlerdi. Bir Kolejyan, her üyenin “Tanrı’yı, başkasının anlatmasıyla değil kendisinin araştırarak tanıması” gerektiğini yazdı. Onlar böyle yaptılar. 19’uncu yüzyılda yaşamış kilise tarihçisi Jacobus C. van Slee’ye göre, Kolejyanların Mukaddes Kitap bilgisi, o zamanki diğer dinsel gruplarınkinden fazlaydı. Mukaddes Kitabı ustalıkla kullanmalarını düşmanları bile övdü.
Bununla birlikte, Kolejyanlar Mukaddes Kitabı inceledikçe, kurumlaşmış kiliselerinkinden farklı olan inançları daha da arttı. 17. ve 20. yüzyıllara ait kaynaklar, onların bazı inançlarını şöyle açıklıyor:
İlk Kilise. Kolejyan ve ilahiyatçı Adam Boreel’in 1644 yılında yazdıklarına göre ilk kilise, İmparator Constantinus zamanında siyasete karıştığında Mesih’le olan ahdini bozdu ve mukaddes ruhun ilhamını kaybetti. Bunun sonucunda yanlış öğretilerin çoğalarak kendi günlerine kadar devam ettiğini belirtti.
Reform. 16. yüzyılda Luther, Calvin ve diğerlerinin önderliğinde gerçekleşen Reform, kiliseyi düzeltmekte yeterince başarılı olmadı. Bunun yerine, önde gelen bir Kolejyan ve doktor olan Galenuz Abrahamsz’a (1622-1706) göre, Reform kavgaya ve nefrete yol açarak dini daha kötü bir duruma getirdi. Gerçek reform hareketi, Reformun yapamadığı şeyi yapmalı, yani yürekleri değiştirmeli.
Kilise ve ruhban sınıfı. Kurumlaşmış kiliseler, Tanrısal yönetimden yoksun, yozlaşmış, dünyevi durumdadır. Din konusunu ciddiye alan birinin yapabileceği en iyi şey, kilisenin günahlarına ortak olmamak için üyesi olduğu kiliseden ayrılmaktır. Kolejyanlar, ruhbanlık sınıfının Kutsal Yazılara aykırı olduğunu ve “Hıristiyan cemaatinin ruhi refahı açısından zararlı” olduğunu söylediler.
Krallık ve Cennet. Amsterdam kolejinin kurucularından biri olan Daniel de Breen (1594-1664) Mesih’in Krallığının kişinin yüreğindeki ruhi bir krallık olmadığını yazdı. Rotterdam’da Kolejyan olan öğretmen Jacob Ostens, “ataların yeryüzüyle ilgili vaatleri beklediklerini” söyledi. Kolejyanlar da, benzer şekilde yeryüzünün cennete dönüşeceği zamanı bekliyorlardı.
Üçlük. Socinusçuların inançlarından etkilenen bazı ileri gelen Kolejyanlar, Üçlük öğretisini reddettiler. Örneğin Daniel Zwicker (1621-1678), Üçlük gibi mantığa ters düşen herhangi bir doktrinin “imkânsız ve yanlış” olduğunu söyledi. 1694’te Kolejyan Reijnier Rooleeuw’un bir Mukaddes Kitap çevirisi yayımlandı. Bu kitapta Yuhanna 1:1’in ikinci kısmı, ortodoks çevirisindeki “Ve söz Tanrı idi” yerine, “Ve söz bir tanrı idi” şeklinde çevrildi.c
Haftalık Toplantılar
Kolejyanlar inançları konusunda tam bir uyum içinde olmamalarına rağmen, farklı şehirlerdeki ‘kolejlerin’ işlevi hemen hemen aynıydı. Tarihçi Van Slee, Kolejyan hareketinin ilk zamanlarında, toplantıların önceden neredeyse hiç planlanmadığını belirtiyor. Kolejyanlar, resul Pavlus’un ‘peygamberlik etmenin’ gereği hakkındaki sözlerine dayanarak, tüm erkek üyelerin koleje katılanlara rahatça hitap edebileceklerini düşündüler. (I. Korintoslular 14:1, 3, 26) Bunun sonucu olarak, toplantılar sık sık gece geç saatlere kadar sürerdi ve katılanlardan bazıları derin bir “uykuya dalardı.”
Toplantılar giderek daha düzenli oldu. Kolejyanlar sadece pazar günleri değil, hafta içinde akşamları da toplanırlardı. Konuşmacının ve cemaatin, o yılın tüm toplantılarına önceden hazırlanabilmesi için, konuşmacının parafıyla birlikte incelenecek Mukaddes Kitap ayetlerini içeren basılı bir program düzenlenirdi. Toplantı ilahi ve duayla başladıktan sonra, bir konuşmacı Mukaddes Kitap ayetlerini açıklardı. Konuşmasını bitirdiğinde, erkeklere o konudaki görüşlerini sorardı. Daha sonra farklı bir konuşmacı aynı ayetlerin yaşamımızdaki yerini gösterirdi. Toplantı dua ve ilahiyle kapatılırdı.
Friesland eyaletinin Harlingen şehrinde yaşayan Kolejyanların, toplantıların öngörülen programa göre yürümesini sağlayan ilginç bir yöntemi vardı. Kendisine ayrılan süreyi aşan konuşmacı ufak bir para cezası ödemek zorunda kalırdı.
Ulusal Kongreler
Kolejyanlar ayrıca daha büyük çapta toplantılar yapma gereğini hissettiler. Böylece 1640’tan itibaren, ülkenin dört bir yanındaki Kolejyanlar yılda iki kere (ilkbahar ve yaz) Rijnsburg’e yolculuk ederlerdi. Tarihçi Fix bu toplantıların “çok uzaklardaki kardeşlerinin fikirleri, duyguları, inanışları ve faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmalarını” sağladığını yazdı.
Bu toplantılara gelen Kolejyanlardan bir kısmı köylülerden oda kiralıyordu, diğerleriyse Kolejyanların Groote Huis, yani Büyük Ev dedikleri 30 odalı apartmanlarında kalıyordu. Orada 60-70 kişiye toplu yemekler veriliyordu. Yemekten sonra ziyaretçiler, ‘Tanrı’nın işlerini seyretmek, sohbet etmek veya derin düşünmek’ için apartmanın oldukça büyük bahçesinde gezinebilirlerdi.
Kolejyanların hepsi değilse de birçoğu vaftizin gerekli olduğunu düşündü. Böylece vaftiz, büyük toplantıların belirgin bir özelliği oldu. Tarihçi Van Slee törenin genellikle cumartesi sabahları gerçekleştiğini söylüyor. İlahi ve duadan sonra vaftizin gereğine ilişkin bir konuşma yapılırdı. Daha sonra konuşmacı, vaftiz edilmek isteyen yetişkinleri şuna benzer sözlerle iman ikrarı yapmaya davet ederdi: “İsa Mesih’in, yaşayan Tanrı’nın oğlu olduğuna inanıyorum.” Konuşma dua ile kapatıldıktan sonra, hazır bulunanların tümü vaftiz havuzunun kenarına gelip havuzun içinde su omuzlarına gelecek şekilde diz çökmüş erkek ve kadınlara tanık olurlardı. Daha sonra, vaftiz eden, yeni iman edenin başını yavaşça öne doğru eğdirip suya daldırırdı. Törenin ardından herkes sonraki konuşmayı dinlemek için yerine otururdu.
Asıl toplantı cumartesi günü saat 17:00’de Mukaddes Kitaptan kısa bir okuma, ilahi ve dua ile başlardı. Her zaman hazırda bir konuşmacı olması için Rotterdam, Leiden, Amsterdam ve Kuzey Hollanda kolejleri sırayla her kongreye konuşmacı gönderirdi. Pazar sabahı Rabbin Akşam yemeği kutlamasına ayrılırdı. Konuşma, dua ve ilahinin ardından, önce erkekler ve sonra da kadınlar ekmek ve şaraptan alırlardı. Pazar akşamı başka konuşmalar da olur ve pazartesi sabahı herkes kapanış konuşması için bir araya gelirdi. Van Slee, bu toplantılarda verilen konuşmaların çoğunun, ayrıntılı açıklamalar yerine, uygulamanın önemini vurgulayan pratik değer taşıyan konuşmalar olduğuna dikkat çekiyor.
Rijnsburg köyü bu toplantılara ev sahipliği yapmaktan sevinç duyuyordu. Bir 18’inci yüzyıl gözlemcisi, çok para harcayan bu yabancılar akınının köye iyi bir gelir sağladığını yazdı. Kolejyanlar ayrıca, her toplantıdan sonra Rijnsburg’teki fakirlere bir miktar bağışta bulunurlardı. Hiç şüphesiz, 1787’de toplantılar sona erdiğinde köylüler kayıplarının farkındaydılar. Bundan sonra Kolejyan hareketi kaybolup gitti. Neden?
Kaybolup Gitmelerinin Sebebi
17. yüzyılın sonlarında, dinde mantığın rolüyle ilgili bir tartışma ortaya çıktı. Bazı Kolejyanlar insan mantığının ilahi vahiyden önce gelmesi gerektiğini düşünürken, başkaları buna katılmadı. Sonunda bu anlaşmazlık tüm Kolejyan hareketini böldü. Kolejyanlar, ancak bu bölünmedeki iki tarafın temel savunucuları öldükten sonra tekrar birleşebildiler. Yine de, tarihçi Fix bu bölünmeden sonra hareketin “hiçbir zaman eskisi gibi olmadığını” belirtiyor.
18. yüzyıl Protestan kiliselerindeki artan hoşgörü de Kolejyanların kaybolmalarına katkıda bulundu. Mantık ve hoşgörü konusundaki Kolejyan ilkelerinin, toplumun tümü tarafından daha fazla kabul görmesiyle “bir zamanlar tek başına parlayan Kolejyanlık ışığı, Aydınlanma’nın şafağında kaybolup gitti.” Kolejyanların çoğu, 18. yüzyılın sonlarında Mennonitler ve başka dinsel gruplar tarafından sindirildi.
Kolejyanlar, bu hareket içinde fikir birliğini hedeflemediler. Bu yüzden ne kadar Kolejyan varsa, o kadar farklı görüş vardı. Onlar bunu fark ettikleri için, resul Pavlus’un İsa’nın takipçilerini teşvik ettiği gibi ‘aynı fikirde birleşmiş’ olduklarını iddia etmediler. (I. Korintoslular 1:10) Bununla birlikte onlar İsa’nın takipçilerinin fikir birliği gibi bütün temel inançlarının gerçek olacağı zamanı özlemle bekliyorlardı.
Kolejyanların günlerinde doğru bilginin henüz bol olmadığı düşünülürse, onlar bugün pek çok dinin dikkat edebileceği bir örnek oluşturuyorlar. (Daniel 12:4 ile karşılaştırın.) Mukaddes Kitap incelemesinin gereğini vurgulamaları resul Pavlus’un şu öğüdüyle uyum içindeydi: “Her şeyi sınayın.” (I. Selânikliler 5:21, Müjde) Kişisel Mukaddes Kitap incelemesi, Jacobus Arminius ve diğerlerine, uzun zamandır süregelen bazı dinsel doktrinlerin ve uygulamaların hiçbir şekilde Mukaddes Kitaba dayanmadığını öğretti. Bunu fark ettiklerinde, kurumlaşmış dine karşı koymaya cesaretleri vardı. Siz de aynısını yapar mıydınız?
[Dipnotlar]
a Muhalifler, 1610’da Hollanda yöneticilerine, karşı çıkma sebeplerini belirten resmi bir itiraz belgesi (remonstrance) gönderdiler. Bu hareketlerinden sonra onlara “İtirazcılar” denildi.
b Kolejyanlara bu yüzden Rijnburg’lüler de denir.
c Het Nieuwe Testament van onze Heer Jezus Christus, uit het Grieksch vertaald door Reijnier Rooleeuw, M.D. (Efendimiz İsa Mesih’in Yeni Ahdi, Yunanca’dan Dr. Reijnier Rooleeuw tarafından çevrilmiştir.)
[Sayfa 24’teki resim]
Rembrandt van Rijn
[Sayfa 26’daki resimler]
Kolejyanların ilk bir araya geldiği Warmond Köyü ve vaftizlerin yapıldığı De Vliet Nehri
[Sayfa 23’teki resim tanıtım notu]
Arka Plan: American Bible Society Library’nin (New York) izniyle