Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Eski Bir Peygamberin Verdiği Çağdaş Mesaj
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Birinci Bölüm

      Eski Bir Peygamberin Verdiği Çağdaş Mesaj

      İşaya 1:1

      1, 2. (a) Bugün dünyada hangi üzücü durumu görüyoruz? (b) Amerikalı bir senatör, toplumun yozlaşmasından duyduğu kaygıyı nasıl dile getirdi?

      BUGÜN kim, insanlığın yüz yüze bulunduğu sorunlardan kurtulmasını özlemle beklemiyor? Ama özlemlerimiz hep boşa çıkıyor! Barışı düşlüyor, fakat savaş belasından kurtulamıyoruz. Kanun ve düzen istiyor, ama çığ gibi büyüyen soygun, ırza geçme ve adam öldürme olaylarına set çekemiyoruz. Komşumuza güvenmek istiyor, fakat korunmak için kapılarımızı kilitlemek zorunda kalıyoruz. Çocuklarımızı seviyor ve onlara sağlam değerler aşılamaya çalışıyoruz, ama yaşıtlarının sağlıksız etkisine kapıldıklarında olanlara çoğu kez çaresizce seyirci kalıyoruz.

      2 Belki biz de Eyub gibi insanın kısa yaşamının ‘sıkıntıyla dolu’ olduğunu düşünüyor olabiliriz. (Eyub 14:1) Toplumun şimdiye kadar olmamış ölçüde yozlaştığı günümüzde bu düşünce daha da kuvvet kazanıyor. Amerikalı bir senatör şu yorumda bulundu: “Soğuk Savaş artık geçti, fakat ne acı ki dünya şimdi etnik, kabilesel ve dinsel kökenlere dayalı intikam ve vahşet sahnelerine perde açtı . . . . Ahlak standartlarımızı, birçok gencimizi allak bullak edecek, cesaretsizliğe ve ciddi sıkıntılara düşürecek denli bozduk. Ana babaların ihmalciliği, boşanmalar, çocuk istismarı, çocuk yaştaki kızların hamile kalması, gençlerin okulu terk etmesi, uyuşturucu kullanımı ve sokakların şiddet yuvasına dönüşmesi ektiklerimizin sonucudur. Sanki, Soğuk Savaş adını verdiğimiz büyük depremde ayakta kalan evimizi şimdi termitler yiyor.”

      3. Kutsal Yazılardaki hangi kitap özellikle gelecek hakkında ümit verir?

      3 Bununla birlikte, ümitsiz bırakılmadık. Tanrı 2.700 yıl kadar önce, Ortadoğulu bir adama, günümüz için özel anlam taşıyan bir dizi peygamberlik ilham etti. Bu mesajlar Kutsal Yazılarda o peygamberin adını taşıyan kitapta, İşaya kitabında kayıtlıdır. İşaya kimdi ve onun yaklaşık üç bin yıl önce kaydettiği peygamberliğin bugün tüm insanlığa ışık tuttuğunu neden söyleyebiliriz?

      Fırtınalı Zamanlarda Yaşayan Doğru Bir Adam

      4. İşaya kimdi, Yehova’nın peygamberi olarak ne zaman hizmet etti?

      4 İşaya, kitabının ilk ayetinde kendini “Amotsun oğlu” olarak tanıtıyor.a Ayrıca, “Yahuda kıralları Uzziya, Yotam, Ahaz, ve Hizkiyanın günlerinde” Tanrı’nın peygamberi olarak hizmet ettiğini de bize anlatıyor. (İşaya 1:1) Bu, İşaya’nın, büyük olasılıkla Uzziya’nın saltanatının son bulduğu MÖ 778 yılından başlayarak, en az 46 yıl Yahuda milletine Tanrı’nın peygamberi olarak hizmet ettiğini gösterir.

      5, 6. İşaya’nın aile yaşamıyla ilgili gerçek ne olmalı, neden?

      5 Diğer bazı peygamberler hakkında bildiklerimizle karşılaştırılacak olursa, İşaya’nın özel yaşamı hakkında bildiklerimiz azdır. Onun evli bir erkek olduğunu ve eşinden “peygamber olan karım” diye söz ettiğini biliyoruz. (İşaya 8:3, YÇ) McClintock ve Strong’un Cyclopedia of Biblical, Theological, and Ecclesiastical Literature’ına göre, bu tanım, İşaya’nın evlilik hayatının, “göreviyle tutarlı olmakla kalmayıp, aynı zamanda iç içe” olduğunu gösterir. Şu halde, tıpkı eski İsrail’deki Tanrı’ya bağlı diğer bazı kadınlar gibi, İşaya’nın karısına da bir peygamberlik görevi verilmiş olabilir.—Hâkimler 4:4; II. Kırallar 22:14.

      6 İşaya ile karısının en az iki oğlu vardı ve her birine peygamberlik açısından anlam taşıyan isimler verilmişti. İlk oğulları Şear-yaşub, kötü Kral Ahaz’a Tanrı’nın gönderdiği mesajları bildiren babasının yanında bulunuyordu. (İşaya 7:3) Anlaşılan, İşaya ve karısı Tanrı’ya ailece tapınmaya önem verdiler. Bugünkü evli çiftlere ne güzel bir örnek!

      7. İşaya’nın zamanında Yahuda’da görülen durumu anlatın.

      7 İşaya ve karısı, Yahuda tarihinin çok fırtınalı bir döneminde yaşamışlardı. Siyasal huzursuzluk her yere yayılmış, rüşvetçilik yargı sistemine bile sıçramış, ikiyüzlülük toplumun dinsel dokusunu parçalamıştı. Tepeler sahte tanrılara kurulan sunaklarla doluydu. Hatta krallardan bazıları pagan tapınmasını destekliyordu. Örneğin Ahaz, sadece tebaaları arasında putperestliğin sürdürülmesini hoşgörmekle kalmamış, Kenan tanrısı Molek’e düzenlenen bir kurban töreninde oğlunu ‘ateşten geçirerek’ kendisi de putperestlik yapmıştı.b (II. Kırallar 16:3, 4; II. Tarihler 28:3, 4) Ve bütün bunlar, Yehova’ya ahitle bağlı bir kavmin içinde oluyordu!—Çıkış 19:5-8.

      8. (a) Kral Uzziya ve Kral Yotam nasıl birer örnek bıraktılar, kavim onların izinden gitti mi? (b) İşaya, asi bir halkın ortasında nasıl yüreklilik gösterdi?

      8 İşaya’nın çağdaşlarından bazılarının hakiki tapınmayı desteklemeye çalışmış olması övülmeye değer. Bu kişiler arasında, başka birkaç kralın yanı sıra ‘Yehova’nın gözünde doğru olanı yapan’ Kral Uzziya da vardı. Bununla birlikte, onun saltanatı sırasında kavim hâlâ ‘yüksek yerlerde kurban kesip buhur yakıyordu.’ (II. Kırallar 15:3, 4) Kral Yotam da ‘Yehova’nın gözünde doğru olanı yaptı.’ Ama “halk kötülük yapmayı sürdürmekteydi.” (II. Tarihler 27:2, YÇ) Evet, İşaya’nın peygamberlik döneminin büyük bir kısmında, Yahuda krallığı ruhi ve ahlaki yönden acınacak durumdaydı. Genel olarak kavim, krallarından gelebilen her olumlu etkiyi göz ardı ediyordu. Anlaşıldığı gibi, bu inatçı kavme Tanrı’nın mesajlarını bildirmek hiç de kolay bir görev değildi. Bununla birlikte, Yehova “Kimi göndereyim, ve bizim için kim gidecek?” diye sorduğunda, İşaya hiç tereddüt etmedi. “İşte, ben, beni gönder” diye haykırdı.—İşaya 6:8.

      Kurtuluş Mesajı

      9. İşaya’nın isminin anlamı nedir ve bu, kitabının temasıyla nasıl ilgilidir?

      9 İşaya’nın ismi “Kurtuluş Yehova’dandır” anlamına gelir ve bu anlam, mesajının temasını çok iyi yansıtır. İşaya’nın peygamberliklerinden bazısının hüküm içerdiği doğrudur. Yine de, kurtuluş teması çok belirgindir. İşaya, Yehova’nın zamanı gelince İsrailoğulları’nı Babil’deki tutsaklıktan kurtaracağını, artakalan bir grubun Sion’a dönmesine izin vereceğini ve ülkeyi eski ihtişamına yeniden kavuşturacağını defalarca anlattı. Hiç kuşkusuz, sevgili Yeruşalim’inin onarımıyla ilgili bu peygamberlikleri bildirme ve yazma ayrıcalığına sahip olmak onun için en büyük sevinç kaynağıydı.

      10, 11. (a) İşaya kitabı bugün bizi neden ilgilendiriyor? (b) İşaya kitabı Mesih’e nasıl dikkat çekiyor?

      10 Acaba bu hüküm ve kurtuluş mesajlarının bizimle ne ilgisi var? İşaya sadece iki sıptlık Yahuda krallığının yararına peygamberlik etmiyor. Tam tersine, verdiği mesajlar günümüz için de özel anlam taşıyor. İşaya, Tanrı’nın Gökteki Krallığının yakında yeryüzümüze büyük nimetler getireceğini gösteren görkemli bir tablo çiziyor. Bu konuda yazdıklarının büyük bir bölümü, Tanrı’nın Gökteki Krallığının Kralı olarak hüküm süreceği önceden bildirilen Mesih üzerinde odaklanıyor. (Daniel 9:25; Yuhanna 12:41) İsa’nın ismi “Yehova Kurtuluştur” anlamına geldiğinden, İsa ve İşaya isimlerinin hemen hemen aynı fikri ifade etmesi kuşkusuz bir rastlantı değildir.

      11 Gerçi İsa, İşaya’dan yedi yüzyıl kadar sonra doğdu. Buna rağmen, İşaya kitabındaki Mesih’le ilgili peygamberlikler öylesine ayrıntılı ve doğrudur ki, bunları okuduğumuzda sanki İsa’nın yerdeki yaşamının görgü tanığı olan birinin yazılarını okuyor gibi oluruz. Bu durum karşısında, bir kaynak, İşaya kitabının bazen “Beşinci İncil” olarak adlandırıldığını belirtiyor. Bu nedenle, İsa’nın ve resullerinin, Mesih’i açıkça tanıtmak amacıyla Kutsal Yazılar içinde yer alan İşaya kitabından çok sık alıntıda bulunmuş olması bizi pek şaşırtmıyor.

      12. İşaya kitabını neden büyük bir şevkle incelemeye başlıyoruz?

      12 İşaya, bir ‘kralın doğrulukla krallık yapacağı’ ve prenslerin adaletle yöneteceği ‘yeni bir yer ve yeni bir gökle’ ilgili sözleriyle görkemli bir tablo çiziyor. (İşaya 32:1, 2; 65:17, 18; II. Petrus 3:13) Bu nedenle, İşaya kitabı, tahta geçen Kral İsa Mesih yönetimindeki Tanrı’nın Gökteki Krallığıyla bağlantılı sevindirici bir ümide işaret ediyor. Her günümüzü ‘Yehova’dan gelecek kurtuluşu’ sevinçle bekleyerek yaşamak bize ne büyük bir teşvik kaynağı oluyor! (İşaya 25:9; 40:28-31) Öyleyse, İşaya kitabındaki değerli mesajı büyük bir şevkle inceleyelim. Bunu yaparken Tanrı’nın vaatlerine güvenimiz olağanüstü artacak. Aynı zamanda, Yehova’nın gerçekten kurtuluşumuzun Tanrı’sı olduğuna inancımız da kuvvetlenecek.

  • Baba ve Asi Oğulları
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • İkinci Bölüm

      Baba ve Asi Oğulları

      İşaya 1:2-9

      1, 2. Yehova’nın nasıl asi oğulları olduğunu anlatın.

      SEVGİ dolu her ana baba gibi, o da çocuklarına çok iyi baktı. Gıda, giysi ve barınak ihtiyaçlarıyla yıllarca ilgilendi. Gerektiğinde onları terbiye etti. Fakat verdiği ceza hiçbir zaman aşırılığa kaçmadı; daima ‘ölçülü’ oldu. (Yeremya 30:11) Bu sevgi dolu babanın şu sözleri söylerken hissettiği acıyı bir düşünün: “Oğullar besledim ve büyüttüm, ve bana âsi oldular.”—İşaya 1:2b.

      2 Burada sözü geçen asi oğullar Yahuda halkıdır, duyguları incinen babaysa Yehova Tanrı’dır. Ne kadar üzücü! Yehova, Yahudalıları besleyip büyüterek milletler arasında yüksek bir konuma getirmiştir. Sonradan, peygamber Hezekiel aracılığıyla onlara şunu hatırlatır: “Sana renk renk işlemeli esvap giydirdim, ve ayağına yunusbalığı derisinden çarık giydirdim, ve beline ince keten kuşak bağladım, ve sana ipekler giydirdim.” (Hezekiel 16:10) Buna rağmen, Yahuda halkının büyük kısmı Yehova’nın kendileri için yaptıklarına değer vermez. Takdir göstereceği yerde O’na başkaldırıp ‘asi’ olur.

      3. Yehova neden gökleri ve yeri Yahuda’nın isyanına tanıklık etmeye çağırıyor?

      3 Yehova asi oğullarıyla ilgili sözlerine haklı olarak şöyle başlar: “Ey gökler, dinleyin, ve ey yer, kulak ver.” (İşaya 1:2a) Yüzyıllar önce İsraillilere itaatsizliğin yol açacağı sonuçlarla ilgili verilen açık uyarıları gökler ve yer dinlemişti. Musa şunları demişti: “Bugün size karşı gökleri ve yeri şahit tutarım ki, mülk edinmek için Erdenden oraya geçmekte olduğunuz diyarın üzerinden mutlaka çabuk yok olacaksınız.” (Tesniye 4:26) Şimdi, İşaya’nın günlerinde ise, Yehova görünmez göklerle görünür yeri Yahuda’nın isyanına tanıklık etmeye çağırıyor.

      4. Yehova Kendini Yahuda’ya nasıl tanıtmayı yeğliyor?

      4 Durumun ciddiyeti konuya doğrudan bir yaklaşım gerektirmektedir. Yehova’nın bu feci koşullar altında bile Kendini Yahuda’ya, yalnızca onları satın alan sahipleri değil de, sevgi dolu bir baba olarak tanıtması hem dikkate değer, hem de sevindiricidir. Aslında Yehova kavmine, meseleye başına buyruk oğullarının dik başlılığı yüzünden büyük ıstırap çeken bir babanın açısından bakması için yalvarıyor. Yahuda’da yaşayan bazı ana babalar da böyle bir açmaza düşmüş olabileceğinden bu benzetme onlarda aynı duyguları uyandırabilir. Her ne ise, Yehova Yahuda’ya davasını bildirmek üzeredir.

      Hayvanlar Daha Sadık

      5. İsrail’in tersine, öküzler ve eşekler nasıl sadıktır?

      5 Yehova, İşaya aracılığıyla şunları diyor: “Öküz sahibini, eşek efendisinin yemliğini bilir, ama İsrail halkı bu kadarını bile bilmiyor, halkım anlamıyor.” (İşaya 1:3, YÇ)a Öküz ve eşek, Ortadoğu’da yaşayanlarca iyi bilinen yük hayvanlarıdır. Gerçekten de, Yahudalılar bu hayvanların bile bir efendiye ait olduklarının tam anlamıyla farkında olup ona sadakat gösterdiklerini yadsıyamazlardı. Bu bağlamda, Mukaddes Kitap araştırmacılarından birinin, bir Ortadoğu kentinde gün sona ererken tanık olduğu şu sahneyi düşünün: “Sürü şehrin surlarından içeri girer girmez dağılmaya başladı. Her öküz kendi sahibini ve evinin yolunu çok iyi biliyordu. Eğri büğrü, dar ve karmaşık sokaklardan, yolunu bir an bile şaşırmadan yürüyordu. Eşeklere gelince, onlar da sağa sola sapmadan doğruca ‘efendilerinin yemliğine’ giriyorlardı.”

      6. Yahuda halkı nasıl anlayışsız davrandı?

      6 İşaya’nın zamanında bu gibi sahneler kuşkusuz her yerde görüldüğünden, Yehova’dan gelen mesajın vurguladığı gerçek açıktır: Bir hayvan bile efendisini ve kendi yemliğini tanıyorsa, Yahuda halkı Yehova’yı terk etmek için ne gibi bir mazeret ileri sürebilir? Gerçekten de onlar ‘anlamamaktadırlar.’ Sanki refahlarının ve varoluşlarının Yehova’ya bağlı olduğunun bilincinde değillerdir. Yehova’nın, Yahudalılardan hâlâ “halkım” diye söz etmesi aslında onlara gösterdiği merhametin bir kanıtıdır.

      7. Yehova’nın sağladıklarına takdirimizi hangi yollarla gösterebiliriz?

      7 Yehova’nın bizim için yaptıklarını takdir etmeyip anlayışsızca davranmayı asla istemeyiz! Tersine, “bütün yüreğimle RABBE şükredeyim; bütün hârikalarını anlatayım” diyen mezmur yazarı Davud’u örnek almalıyız. (Mezmur 9:1) Mukaddes Kitap “Kuddûsu [Kutsal Olan’ı] tanımak, anlayıştır” dediğine göre, Yehova hakkında devamlı bilgi almak bize bu konuda cesaret verecek. (Süleymanın Meselleri 9:10) Verdiği nimetler üzerinde her gün derin düşünmekle gökteki Babamıza şükran duyacak ve bunları olağan karşılamayacağız. (Koloseliler 3:15) Yehova şunları diyor: “Şükran kurbanı arzeden beni taziz eder [yüceltir]; ve yolunu doğrultana Allahın kurtarışını gösteririm.”—Mezmur 50:23.

      ‘İsrail’in Kutsalı’na’ Korkunç Bir Hakaret

      8. Yahuda halkına neden “günahlı ulus” denebilir?

      8 İşaya, Yahuda milletine mesajı sert sözlerle bildirmeye devam ediyor: “Günahlı ulusun, suç yüklü halkın, kötülük yapan soyun, baştan çıkmış çocukların vay haline! RABBİ terk ettiler, İsrail’in Kutsalı’nı hor gördüler, O’na sırt çevirdiler.” (İşaya 1:4, YÇ) Kötülükler üst üste gelerek ezici bir yük oluşturabilir. Yehova İbrahim’in zamanında, Sodom ve Gomorra’nın günahlarının “çok ağır” olduğunu söylemişti. (Tekvin 18:20) Şimdi Yahuda halkında da benzer durum görüldüğünden, İşaya onların “suç yüklü” olduklarını söylüyor. Ayrıca onları, ‘kötülük yapan soy, baştan çıkmış çocuklar’ olarak da adlandırıyor. Evet, Yahudalılar suçlu çocuklara benziyorlar. Babalarına “sırt çevirdiler.”

      9. “İsrail’in Kutsalı” ifadesinin anlamı nedir?

      9 Başına buyruk Yahuda halkı dik başlı davranışlarıyla ‘İsrail’in Kutsalı’na’ çok saygısızlık ediyor. İşaya kitabında 25 kez geçen “İsrailin Kuddûsu” ya da “İsrail’in Kutsalı” ifadesinin anlamı nedir? Kutsal olmak, temiz ve pak olmak demektir. Yehova en üst düzeyde kutsaldır. (Vahiy 4:8) Başkâhinin sarığının parlak altın levhasının üzerine kazılı ‘Kutsallık Yehova’nındır’ yazısını her gördüklerinde İsraillilere bu gerçek hatırlatılıyor. (Çıkış 39:30) Bu nedenle, İşaya, Yehova’dan “İsrail’in Kutsalı” olarak söz etmekle, Yahuda’nın günahının ağırlığına dikkat çekiyor. Bu asiler atalarına verilen şu emri doğrudan çiğnemektedirler: “Kendinizi kutsayın ve kutsal olun. Çünkü ben kutsalım.”—Levililer 11:44, YÇ.

      10. ‘İsrail’in Kutsalı’na’ saygısızlık etmekten nasıl sakınabiliriz?

      10 Bugün İsa’nın takipçileri, Yahuda’nın ‘İsrail’in Kutsalı’na’ ettiği saygısızlıktan ne pahasına olursa olsun sakınmalıdırlar. Kutsal olmak açısından Yehova’ya benzemeye uğraşmalıdırlar. (I. Petrus 1:15, 16) Ayrıca ‘kötüden nefret’ de etmelidirler. (Mezmur 97:10) Cinsel ahlaksızlık, putperestlik, hırsızlık ve ayyaşlık gibi kirli alışkanlıklar cemaati bozabilir. Bu nedenle böyle davranışlardan vazgeçmeyenler cemaatten çıkarılıyor. Tövbe etmeyip kirli yollarına devam edenler, sonunda Tanrı’nın Gökteki Krallık yönetiminin nimetlerinden yoksun kalacaklar. Gerçekten, bütün bu kötü işler, ‘İsrail’in Kutsalı’na’ yöneltilen korkunç bir hakarettir.—Romalılar 1:26, 27; I. Korintoslular 5:6-11; 6:9, 10.

      Tepeden Tırnağa Sağlıksız

      11, 12. (a) Yahuda’nın kötü durumunu anlatın. (b) Yahuda için neden üzülmemeliyiz?

      11 İşaya devamen, Yahuda halkına sağlıksız durumunu göstererek şu sözlerle onları mantığa davet ediyor: “Niçin sapıklığı artırarak yine vurulmak istiyorsunuz?” Aslında, İşaya onlara, ‘Yeterince sıkıntı çekmediniz mi? Neden isyankârlığı sürdürerek kendinize daha da zarar veriyorsunuz?’ diye soruyor. Sözlerini şöyle sürdürüyor: “Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün baygın. Ayağın tabanından tepeye kadar da kendisinde sağlık yok.” (İşaya 1:5, 6a) Yahuda, iğrenç ve illetli bir durumdadır; ruhen tepeden tırnağa hastadır. Gerçekten de ciddi bir teşhis!

      12 Yahuda için üzülmeli miyiz? Hayır! Yüzyıllar önce tüm İsrail milleti itaatsizliğin cezası hakkında gerektiği şekilde uyarılmıştı. Onlara kısmen şunlar denmişti: “Dizlerinde ve bacaklarında, ayağının tabanından tepene kadar, RAB seni şifa bulamıyacağın kötü çıbanla vuracak.” (Tesniye 28:35) Yahuda’nın dik başlılığının sonucu olarak çektikleri mecazi dille böyle anlatılıyor. Yahuda halkı Yehova’ya itaat etmiş olsaydı, bütün bunlar önlenebilirdi.

      13, 14. (a) Yahuda ne tür yaralar alır? (b) Çektiği sıkıntılar, Yahuda’yı isyankâr tutumunu yeniden düşünmeye yöneltiyor mu?

      13 İşaya, Yahuda’nın içler acısı durumunu anlatmaya devam ediyor: “Ancak yaralar, ve bereler, ve taze kötek çizgileri var; bunlar sıkılmamışlar, ve sarılmamışlar, ve yağla yumuşatılmamışlardır.” (İşaya 1:6b) Peygamber burada açılan üç tip yaraya değiniyor: yaralar (kılıç veya bıçakla açılanlara benzer kesikler), bereler (yumruk izleri) ve taze darbe izleri (yeni olmuş, kapanmayacakmış gibi görünen açık yaralar). Burada, akla gelebilecek her tür şiddetle cezalandırılan, bedeninde zarar görmedik hiçbir kısım kalmayan bir adam anlatılmak isteniyor. Yahuda gerçekten böyle perişan bir durumdadır.

      14 Yahuda’nın bu yürekler acısı durumu onu Yehova’ya yöneltiyor mu? Hayır! Yahuda, Süleymanın Meselleri 29:1’de tanımlanan asiye benziyor: “Çok kere tedip olunup da dik başlılık eden, birdenbire kırılacaktır, çare yok.” Görünüşe bakılırsa, millet sağaltılamaz durumdadır. İşaya’nın belirttiği gibi, yaraları ‘sıkılmamış, sarılmamış, yağla yumuşatılmamış.’b Yahuda bir bakıma, sarılmayıp etrafına yayılmış açık bir yarayı andırıyor.

      15. Ruhen hastalanmaktan nasıl korunabiliriz?

      15 Yahuda’nın durumundan ders alıp ruhen hastalanmamak için uyanık olmalıyız. O da fiziksel bir hastalık gibi herhangi birimizi etkileyebilir. Gerçekten de hangimiz bedensel arzulara kolayca kapılmıyoruz? Açgözlülük ve aşırı zevk düşkünlüğü içimizde kök salabilir. Bu nedenle, ‘kötüden nefret etmek’ ve ‘iyiye yapışmak’ üzere kendimizi eğitmemiz gerek. (Romalılar 12:9) Ayrıca, günlük yaşamımızda ruhun meyvelerini geliştirmemiz de gerekiyor. (Galatyalılar 5:22, 23) Bunu yapmakla, Yahuda’nın başına gelen beladan, yani ruhen baştan aşağı hastalanmaktan sakınmış olacağız.

      Issız Bırakılan Diyar

      16. (a) İşaya, Yahuda topraklarının durumu hakkında neler anlatıyor? (b) Neden bazıları bu sözlerin muhtemelen Ahaz’ın saltanatı sırasında söylendiğini iddia ediyor, oysa biz bu sözleri nasıl anlayabiliriz?

      16 İşaya şimdi sağlık benzetmesini bırakıp Yahuda topraklarının durumuna bakıyor. Gözlerini sanki bir savaş alanında gezdirerek şunları diyor: “Memleketiniz çöl [ıssız, YÇ] olmuş; şehirleriniz ateşle yanmış; toprağınız ise, önünüzde onu yabancılar yiyorlar, ve çöl olmuş, sanki yabancılar onu alt üst etmiş.” (İşaya 1:7) Bazı bilginler, bu sözlerin, İşaya kitabının başında bulunuyorlarsa da ihtimal sonradan, belki kötü Kral Ahaz’ın saltanatı sırasında, peygamberin adını kullanan biri tarafından söylendiğini iddia ediyor. Onlara göre Yahuda, Uzziya’nın saltanatı sırasında böyle iç karartan bir tanıma uymayacak kadar refah içindeydi. Gerçi İşaya kitabının tarihsel sırayla derlenip derlenmediğini kesin olarak söyleyemeyiz. Ama İşaya’nın ülkenin ıssız bırakılışı hakkında söylediği sözler muhtemelen peygamberlik niteliğindedir. O, yukarıdaki sözleri söylerken büyük olasılıkla, Mukaddes Kitabın başka yerlerinde de görülen bir yöntemi kullanıyor. Bu yönteme göre, ilerde olacak bir olay, sanki olmuş bitmiş gibi anlatılarak, bildirilen olayın kesinlikle gerçekleşeceği vurgulanıyor.—Vahiy 11:15 ile karşılaştırın.

      17. Yahuda’nın ıssız bırakılışının peygamberlikte betimlenmesi Yahuda halkı için neden bir sürpriz olmamalıdır?

      17 Her ne ise, Yahuda’nın ıssız kalışının peygamberlikte betimlenmesi, bu inatçı ve itaatsiz kavim için bir sürpriz olmamalıydı. Yüzyıllar önce Yehova, isyan ederlerse başlarına belalar geleceğine ilişkin onları uyarmıştı. Şunları demişti: “Ben diyarı ıssız bırakacağım; ve onda oturan düşmanlarınız bundan dolayı şaşacaklar. Ve sizi milletler arasında dağıtacağım, ve ardınızdan kılıç çekeceğim; ve diyarınız ıssız olacak, ve şehirleriniz çöl olacaklar.”—Levililer 26:32, 33; I. Kırallar 9:6-8.

      18-20. İşaya 1:7, 8’deki sözler ne zaman yerine gelir ve Yehova o zaman ne şekilde ‘kimilerini sağ bırakır’?

      18 İşaya 1:7, 8’deki sözlerin, Asur istilaları sırasında yerine geldiği anlaşılıyor. Bu istilalar, İsrail’in yıkımıyla ve bu yıkım ve sıkıntının Yahuda’ya da yayılmasıyla sonuçlanır. (II. Kırallar 17:5, 18; 18:11, 13; II. Tarihler 29:8, 9) Bununla birlikte, Yahuda tamamen ortadan kaldırılmaz. İşaya şunları söyler: “Siyon kızı bağdaki çardak, salatalık bostanındaki kulübe gibi, kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.”—İşaya 1:8, YÇ.

      19 Bütün bu yıkımın ortasında, “Siyon kızı,” yani Yeruşalim ayakta kalacak. Ama bağdaki bir çardak ya da salatalık bostanındaki bir gözcü kulübesi gibi çok savunmasız görünecek. 19. yüzyılda Nil’de yolculuk yapan bir bilgin, “kuzey rüzgârına karşı çit oluşturmaktan başka işe yaramadıklarını” söylediği benzer çardaklar gördüğünde, İşaya’nın bu sözlerini hatırlamıştı. Yahuda’da hasat bittiğinde bu çardaklar kendi kendine devrilip dağılmaya bırakılırdı. Oysa, Yeruşalim, her yeri fetheden Asur ordusunun önünde ne kadar dayanıksız görünürse görünsün, ayakta kalacaktır.

      20 İşaya bu peygamberlik sözünü şöyle noktalar: “Her Şeye Egemen RAB kimimizi sağ bırakmamış olsaydı, Sodom ve Gomora gibi olurduk.” (İşaya 1:9, YÇ)c Asur’un kudreti karşısında, Yehova sonunda Yahuda’nın yardımına koşacak. Sodom ve Gomorra’nın tersine, Yahuda yok edilmeyecek. Ayakta kalacak.

      21. Babil’in Yeruşalim’i harap etmesinden sonra, Yehova neden ‘kimilerini sağ bıraktı’?

      21 Yüz yılı aşkın bir süre sonra, Yahuda tekrar tehdit altında kaldı. Kavim, bir zamanlar Asurlular kanalıyla verilen cezadan ders almamıştı. Sürekli “Tanrı’nın ulaklarıyla alay ederek sözlerini küçümsediler, peygamberlerini aşağıladılar.” Bunun sonucunda, “RAB’bin halkına karşı öfkesi kurtuluş yolu bırakmayacak kadar alevlendi.” (II. Tarihler 36:16, YÇ) Babil kralı Nebukadnetsar Yahuda’yı fethetti ve bu sefer geride ‘bağdaki çardak gibi’ bir şey de kalmadı. Yeruşalim bile yıkıldı. (II. Tarihler 36:17-21) Yine de, Yehova ‘kimilerini sağ bıraktı.’ Yahuda halkı 70 yıllık sürgüne katlandıysa da, Yehova bu milletin ve de özellikle vaat edilen Mesih’in çıkacağı Davud’un soyunun varlığını sürdürmesini sağladı.

      22, 23. Birinci yüzyılda Yehova neden ‘kimilerini sağ bıraktı’?

      22 İsrail, Tanrı’ya ahitle bağlı bir millet olarak son krizini birinci yüzyılda yaşadı. İsa kendini vaat edilen Mesih olarak sunduğunda, millet onu reddetti ve bunun sonucunda Yehova da onları reddetti. (Matta 21:43; 23:37-39; Yuhanna 1:11) Acaba bu artık yeryüzünde Yehova’ya ait bir topluluğun olmayacağı anlamına mı geliyordu? Hayır. Resul Pavlus, İşaya 1:9’un bir kez daha gerçekleşeceğini gösterdi. Septuagint tercümesinden alıntıda bulunarak şunları yazdı: “Nitekim İşaya evelden söylemiştir: ‘Eğer orduların Rabbi bize bir zürriyet [soy] bırakmamış olsaydı, Sodom gibi olmuş, ve Gomorraya benzemiş olurduk.”—Romalılar 9:29.

      23 Bu kez hayatta kalanlar İsa Mesih’e iman eden meshedilmiş kişilerdi. Başta hepsi imanlı Yahudilerdi. Sonra diğer milletlerden iman edenler de onlara katıldı. Hep birlikte yeni bir İsrail, başka sözlerle ‘Tanrı’nın İsraili’ni oluşturdular. (Galatyalılar 6:16; Romalılar 2:29) Bu “soy” MS 70’te Yahudi ortamı ortadan kaldırılırken hayatta kaldı. Gerçekte, ‘Tanrı’nın İsraili’ bugün hâlâ bizimle beraberdir. Şimdi onlara ‘her ulustan, her soydan, her halktan, her dilden kimsenin sayamayacağı kadar büyük bir kalabalığı’ oluşturan milyonlarca imanlı kişi de katılmıştır.—Vahiy 7:9, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri.

      24. İnsanlığın yaşayacağı en büyük krizde hayatta kalmak isteyen herkes neye dikkat etmeli?

      24 Bu dünya yakında Armagedon savaşıyla karşılaşacak. (Vahiy 16:14, 16) O sırada, Asurlular’ın veya Babilliler’in Yahuda’yı istilasından, hatta MS 70’te Romalılar’ın Yahudiye’yi harap edişinden daha büyük bir kriz yaşanacaksa da, sağ kalanlar olacak. (Vahiy 7:14) Öyleyse, İşaya’nın Yahuda’ya söylediği sözleri hepimizin dikkate alması ne kadar önemli! Bu sözler, bir zamanlar imanlı kişiler için hayatta kalmak anlamına geldi. Bugün de imanlı kişiler için hayatta kalmak anlamına gelebilir.

      [Dipnotlar]

      a Bu bağlamda, “İsrail” sözcüğüyle iki sıptlık Yahuda krallığına değiniliyor.

      b İşaya’nın sözleri, o günün tıbbi uygulamasını yansıtıyor. Mukaddes Kitap araştırmacısı E. H. Plumptre şunları belirtiyor: “İltihaplanan bir yaradaki irini akıtmak için önce sıkmak gerekiyordu; sonra, Hezekiel’in durumunda olduğu gibi (bap xxxviii. 21), yara bir yakıyla ‘sarılır’, daha sonra da, yatıştırıcı bir yağ veya merhem, hatta ihtimal Luka x. 34’te olduğu gibi, yağ ve şarapla ülser temizlenirdi.”

      c C. F. Keil ve F. Delitzsch, Commentary on the Old Testament’ta şunları söylüyorlar: “Peygamberin söylevine burada bir ara veriliyor. Sözlerinin bu noktada iki ayrı kısma bölündüğü, metinde 9. ve 10. ayetler arasında bırakılan boşlukla belirtiliyor. Büyük veya küçük pasajları ya arada boşluk bırakarak ya da satırı keserek ayırma yöntemi, seslendirme ve vurgu işaretlerinin kullanımından çok eskilere, hatta en eski zamanlara dayanan bir gelenektir.”

      [Sayfa 20’deki resim]

      Yahuda, Sodom ve Gomorra gibi sonsuza dek ıssız kalmayacak

  • “Davamızı Görelim”
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Üçüncü Bölüm

      “Davamızı Görelim”

      İşaya 1:10-31

      1, 2. Yehova, Yeruşalim ve Yahuda yöneticilerini ve halkını kimlere benzetiyor, bu neden doğru bir benzetmedir?

      YERUŞALİM’DE oturanlar, İşaya 1:1-9’da kayıtlı kınama sözlerini işittikten sonra herhalde haklı çıkmaya kalkışacaklar. Kuşkusuz gururla Yehova’ya sundukları tüm kurbanlara dikkat çekmek isteyecekler. Oysa, 10’dan 15’e kadar olan ayetlerde, Yehova’nın, bu gibi bir tutum gösterenlere verdiği sert yanıtı okuyoruz. Şöyle başlıyor: “Ey Sodom hâkimleri, RABBİN sözünü dinleyin; ey Gomorra kavmı, Allahımızın şeriatine kulak verin.”—İşaya 1:10.

      2 Sodom ve Gomorra, sadece sapık cinsel alışkanlıkları yüzünden değil, katı yürekliliklerinden ve kibirli tutumlarından dolayı da yıkıma uğramıştı. (Tekvin 18:20, 21; 19:4, 5, 23-25; Hezekiel 16:49, 50) İşaya’yı dinleyenler, bu lanetli kentlerin halkına benzetildiklerini duyduklarında çok şaşırmış olmalılar.a Ama Yehova kavminin içyüzünü görüyor ve İşaya onların ‘kulaklarını okşamak’ amacıyla Tanrı’nın mesajını yumuşatmaya çalışmıyor.—II. Timoteos 4:3.

      3. Yehova, kavmin sunduğu kurbanlara ‘doyduğunu’ söylemekle ne kastediyor, bunun nedeni nedir?

      3 Kavminin şekilci tapınması konusunda Yehova’nın neler hissettiğine dikkat edin. “RAB diyor: Kurbanlarınız çok olmuş, bana ne? koçlardan yakılan takdimelere [sunulara], ve besili hayvanların yağına doydum; ve boğaların, kuzuların, ve ergeçlerin kanından hoşlanmam.” (İşaya 1:11) Kavim, sundukları kurbanlara Yehova’nın muhtaç olmadığını unutmuştur. (Mezmur 50:8-13) O’nun insanların verebileceği hiçbir sunuya ihtiyacı yoktur. Bu nedenle, kavim yarım yürekle verdiği sunularla Yehova’ya bir lütufta bulunduğunu sanıyorsa, yanılıyor. Yehova etkili bir mecaz kullanıyor. “Doydum” ifadesi, ‘tıka basa yedim’ ya da ‘tıkandım’ olarak da tercüme edilebilir. Çok doyduğunuzda yiyeceklerin gözünüze iğrenç gözüktüğü hiç oldu mu? Yehova bu sunular hakkında aynı duyguyu hissediyor. Onları tamamen iğrenç buluyor.

      4. İşaya 1:12 kavmin Yeruşalim’deki mabede gitmesinin boş olduğunu nasıl ortaya koyuyor?

      4 Yehova şöyle devam ediyor: “Huzuruma geldiğinizde avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?” (İşaya 1:12, YÇ) Kavmin, ‘huzuruna gelmesini’, başka sözlerle Yeruşalim’deki mabedinde hazır bulunmasını talep eden yasayı Yehova koymamış mıydı? (Çıkış 34:23, 24) Evet, ama onlar oraya sırf âdet yerini bulsun diye geliyorlar. Pak tapınmaya içtenlikten yoksun, şekilci bir tutumla yaklaşıyorlar. Yehova’nın gözünde, avlularına defalarca gidip gelmeleri, o yeri ‘çiğnemekten’, aşındırmaktan başka işe yaramıyor.

      5. Yahudilerin yaptığı bazı tapınma eylemleri nelerdir, bunlar neden Yehova’ya “yük” haline geldi?

      5 Yehova’nın şimdi daha sert bir dil kullanmasına şaşmamalı! “Artık boş takdime getirmeyin; buhur bana mekruh şeydir; ay başı ve Sebt günü toplantıların çağırılmasına, fesat (gizemli güçlerin kullanımı) ile bayram toplantısına dayanamıyorum. Ay başılarınızdan ve belli bayramlarınızdan canım nefret ediyor; üzerimde yüktürler; onları taşımaktan yoruldum.” (İşaya 1:13, 14) Tahıl sunuları, buhur, Sebt günleri ve ‘bayram toplantıları’ Tanrı’nın İsrail’e verdiği Kanun’un maddeleridir. “Ay başı”na gelince, Kanun sadece bunların tutulmasını emrediyor, ancak bu kutlamaların çevresinde giderek sağlıklı gelenekler de oluşturulmuştur. (Sayılar 10:10; 28:11) Ay başı, artık kavmin işlerini bırakıp peygamberlerden ve kâhinlerden öğretim almak üzere bir araya toplandığı aylık bir Sebt günü sayılmaktadır. (II. Kırallar 4:23; Hezekiel 46:3; Amos 8:5) Böyle kutlamalar yanlış değildir. Sorun onları sırf gösteriş için yapmakta yatıyor. Üstelik, Yahudiler Tanrı’nın Kanununu biçimsel olarak tutarken, beraberinde ‘gizemli güçlere’, ruhçuluğa da başvuruyorlar.b Bu nedenle, onların tapınma eylemleri Yehova’ya “yük” olmuştur.

      6. Yehova ne anlamda ‘yoruldu’?

      6 Yehova’nın ‘yorgunluk’ hissetmesi mümkün müdür? Her şeyden önce, O ‘büyük kudrete sahiptir, . . . . ne yorulur ne de zayıflar.’ (İşaya 40:26, 28) Yehova duygularını anlayabilmemiz için canlı bir mecaz kullanıyor. Kemiklerinizi sızlatacak kadar ağır bir yükü uzun süre taşıdığınız hiç oldu mu? Herhalde bir an önce üzerinizden atıp ondan kurtulmak istemişsinizdir. Yehova da kavminin ikiyüzlü tapınması karşısında böyle hissediyor.

      7. Yehova neden kavminin dualarını artık dinlemiyor?

      7 Yehova şimdi tüm tapınma eylemlerinin en özel ve kişisel niteliklisinden söz ediyor: “Ellerinizi açtığınız zaman, gözlerimi sizden gizliyeceğim; bir çok dualar ettiğiniz zaman da dinlemiyeceğim; elleriniz kanla dolu.” (İşaya 1:15) Avuç açarak elleri yukarı kaldırmak bir yakarış jestidir. Oysa kavmin bu pozu Yehova’ya anlamsız geliyor, çünkü elleri kanla doludur. Şiddet ülkede hızla tırmanıyor. Güçsüzlerin ezilmesi olağan karşılanıyor. Böylesine kötü ve bencil insanların Yehova’ya dua edip bereket dilemesi ayıptır. Yehova’nın ‘dinlemeyeceğim’ demesine hiç şaşmamalı.

      8. Hıristiyan Âlemi bugün hangi hatayı işliyor, İsa’nın takipçilerinden bazıları da nasıl aynı hataya düşüyor?

      8 Günümüzde, Hıristiyan Âlemi de bitmez tükenmez boş dua ve yakarışlarıyla ve diğer dinsel ‘işleriyle’ benzer şekilde Tanrı’nın lütfunu kazanmıyor. (Matta 7:21-23) Bizim de aynı tuzağa düşmememiz çok önemli. Bazen, ciddi bir günaha düşüp bunu sürdüren bir kardeş, yaptıklarını gizleyip cemaatte faaliyetlerini artırırsa, iyi işlerinin günahını bir şekilde karşılayacağını düşünebilir. Böyle görünüşü kurtarmaya yönelik işler Yehova’yı memnun etmez. İşaya kitabının bundan sonraki ayetlerinin gösterdiği gibi, ruhi hastalıktan iyileşmenin sadece bir yolu vardır.

      Ruhi Hastalıktan İyileşmenin Yolu

      9, 10. Temizlik tapınmamızda ne denli önem taşır?

      9 Şefkatli Tanrı Yehova şimdi ses tonunu değiştirip daha sıcak, daha çekici tarzda konuşuyor. “Yıkanın, temizlenin; gözümün önünden işlerinizin kötülüğünü atın; kötülük etmekten vazgeçin; iyilik etmeği öğrenin; adaleti arayın, ezilmiş olana doğruluk edin [zorbayı yola getirin, YÇ], öksüzün hakkını koruyun, dul kadının davasına bakın.” (İşaya 1:16, 17) Burada dokuz buyruk veya emrin sıralandığını görüyoruz. İlk dördü günahın kaldırılmasıyla ilgili olduğundan, yapılmaması gereken davranışlarla, son beşi ise Yehova’dan bereket görmeye yol açan olumlu davranışlarla ilgilidir.

      10 Yıkanmanın ve temizliğin pak tapınmada her zaman önemli bir yeri olmuştur. (Çıkış 19:10, 11; 30:20; II. Korintoslular 7:1) Ne var ki, Yehova temizliğin daha da derinlere, Kendisine tapınanların ta yüreğine kadar inmesini istiyor. En önemlisi ahlaki ve ruhi temizliktir ki, Yehova buna değiniyor. On altıncı ayetteki ilk iki emir sırf bir yineleme değildir. Bir İbrani dilbilgisi uzmanı, birinci “yıkanın” emrinin temizliğin başlangıç evresine, ikinci “temizlenin” emrinin ise bu temizliği koruyabilmek için gösterilen sürekli çabalara değindiğini ileri sürüyor.

      11. Günahla mücadele edebilmek için ne yapmamız gerekir, neyi asla yapmamalıyız?

      11 Yehova’dan hiçbir şeyi gizleyemeyiz. (Eyub 34:22; Süleymanın Meselleri 15:3; İbraniler 4:13) O halde, “gözümün önünden işlerinizin kötülüğünü atın” emri sadece bir anlama gelebilir: kötülük yapmaktan vazgeçin. Bu, ciddi günahları gizlemeye kalkışmamak demektir, çünkü bunu yapmak başlı başına bir günahtır. Süleymanın Meselleri 28:13 şu uyarıda bulunur: “Kabahatlerini örten muvaffak olmaz; fakat onları itiraf edip bırakan, merhamet bulur.”

      12. (a) ‘İyilik etmeyi öğrenmek’ neden önemlidir? (b) Özellikle ihtiyarlar ‘adaleti arama’ ve ‘zorbayı yola getirme’ talimatlarını nasıl uygulayabilirler?

      12 Yehova’nın, İşaya kitabının 1. babının 17. ayetinde olumlu hareketler konusunda verdiği emirden alınacak çok ders var. O’nun sadece ‘iyilik edin’ demekle yetinmediğine, “iyilik etmeyi öğrenin” de dediğine dikkat edin. Tanrı’nın gözünde neyin iyi olduğunu anlamak ve ona uymak istemek için Tanrı’nın Sözünü kişisel olarak incelemek gerekir. Ayrıca, Yehova sadece ‘adalet yapın’ demiyor, “adaleti arayın” da diyor. Deneyimli ihtiyarların bile bazı karmaşık meselelerde adil çözüm yolunu bulabilmek için Tanrı’nın Sözünü etraflıca araştırması gerekir. Yehova’nın daha sonra emrettiği gibi, ‘zorbayı yola getirmek’ de onların sorumluluğudur. Sürüyü ‘azgın kurtlardan’ korumak isteyen İsa’nın takipçisi çobanlar için bu talimatlar bugün çok önemlidir.—Resullerin İşleri 20:28-30.

      13. Bugün öksüzler ve dullarla ilgili emirleri nasıl tutabiliriz?

      13 Sonuncu iki emirse, Tanrı’nın kavminde diğerlerinden daha savunmasız durumdaki kişilerle ilgilidir. Bunlar öksüzler ve dullardır. Dünya bu gibilerden yararlanmaya her an hazırdır; Tanrı’nın kavmi içindeyse böyle olmamalıdır. Sevgi dolu ihtiyarlar cemaatteki öksüzlerin ‘hakkını korurlar.’ Onları sömürmek ve bozmak isteyen bir dünyada adalet görüp korunmalarına yardımcı olurlar. İhtiyarlar dul kadının ‘davasına bakarlar,’ ya da İbranice sözcüğün diğer bir anlamına göre, onun uğruna ‘mücadele verirler.’ Aslında, İsa’nın tüm takipçileri içimizdeki muhtaç kimselere sığınacak bir yer, teselli ve adalet kaynağı olmak ister, çünkü böyle kimseler Yehova’nın gözünde çok değerlidir.—Mika 6:8; Yakub 1:27.

      14. İşaya 1:16, 17’de hangi olumlu mesaj veriliyor?

      14 Yehova bu dokuz emirle çok güçlü ve olumlu bir mesaj veriyor! Bazen, günah işleyenler doğru davranmanın ellerinden gelmediğine inanırlar. Bu gibi düşünceler cesaret kırıcıdır. Üstelik yanlıştır. Yehova yardımı sayesinde, her günahkârın günah işlemekten vazgeçebileceğini, yolundan dönüp doğru davranabileceğini biliyor ve bizim de bilmemizi istiyor.

      Merhametli ve Adil Bir Rica

      15. “Davamızı görelim” sözü bazen nasıl yanlış anlaşılıyor ve aslında ne anlama geliyor?

      15 Yehova’nın ses tonu şimdi daha da sıcak ve merhametlidir. “RAB diyor: Şimdi gelin de davamızı görelim; suçlarınız kırmız gibi olsa da, kar gibi beyaz olur; kırmız böceği gibi kızıl olsa da, yapağı gibi olur.” (İşaya 1:18) Bu güzel ayetin başındaki çağrı çoğu kere yanlış anlaşılır. Örneğin, The New English Bible’da bu, anlaşmaya varabilmek için her iki tarafın ödün vermesi gerekiyormuş gibi, ‘meselemizi tartışıp sonuçlandıralım’ şeklinde çevrilmiştir. Oysa bu doğru değildir. Yehova’nın özellikle ikiyüzlü asi kavmine karşı davranışlarında hiçbir kusur yoktur. (Tesniye 32:4, 5) Bu ayette, iki eşit tarafın karşılıklı ödün vererek uzlaşmak amacıyla yaptığı bir görüşmeden değil, adaletin yerini bulması için düzenlenen bir duruşmadan söz ediliyor. Yehova sanki burada İsrailoğulları’nı yargılanmaları için mahkemeye çağırıyor.

      16, 17. Yehova’nın ciddi günahları bile bağışlamaya hazır olduğunu nereden biliyoruz?

      16 Yargılanma fikri korkutucu görünebilir, ancak en merhametli ve şefkatli Yargıç Yehova’dır. Bağışlayıcılığı eşsizdir. (Mezmur 86:5) Yalnızca O, İsrailoğulları’nı “kırmız” gibi kızıl olan günahlarından temizleyip “kar gibi beyaz” edebilir. Hiçbir insan çabası, hiçbir iş ve yöntem, hiçbir kurban veya dua günahın kirini silemez. Ancak Yehova’nın bağışlaması sayesinde günahlar temizlenebilir. İçten, yürekten tövbe edildiği takdirde Tanrı bağışlar.

      17 Bu gerçek öylesine önemlidir ki, Yehova bunu şiirsel bir dille farklı şekillerde yineler; “kırmız böceği” gibi kızıl olan suçlar yeni kırkılmış yapağı gibi ak olur. Yehova, içtenlikle tövbe edildiği takdirde gerçekten en ciddi günahları bile bağışlayacağını bilmemizi ister. Bunun kendileri için geçerli olabileceğine pek inanmayanlar, Manasse gibi örnekleri düşünürlerse iyi ederler. O yıllarca korkunç günahlar işledi. Fakat tövbe etti ve bağışlandı. (II. Tarihler 33:9-16) Yehova, ciddi günah işlemiş olanlar da dahil hepimizin, O’nunla ‘davamızı görüp’ meseleleri düzeltmek için vaktin çok geç olmadığını bilmesini istiyor.

      18. Yehova asi kavminin önüne hangi seçeneği koyuyor?

      18 Yehova kavmine, yapmaları gereken bir seçim olduğunu hatırlatıyor. “Eğer istekli olur ve dinlerseniz, diyarın iyi şeylerini yersiniz; fakat istemez ve âsi olursanız, sizi kılıç yiyip bitirir; çünkü RABBİN ağzı söyledi.” (İşaya 1:19, 20) Yehova burada tutumlar üzerinde duruyor ve belirtmek istediği noktayı vurgulamak amacıyla başka bir canlı mecaz kullanıyor. Yahuda’nın önünde iki seçenek vardı: Yemek ya da yem olmak. Eğer Yehova’yı dinlemeye ve O’na itaat etmeye istekli olurlarsa, ülkenin en iyi ürünlerini yiyecekler. Fakat, asi tutumlarını sürdürürlerse, düşmanlarının kılıcına yem olacaklar. Bir kavmin, bağışlayıcı Tanrı’nın merhametini ve vereceği bolluğu bırakıp düşmanlarının kılıcını seçeceği düşünülemez bile. Oysa İşaya kitabının daha sonraki ayetlerinin gösterdiği gibi, Yeruşalim bunu yapar.

      Sevgili Kent Üzerine Ağıt

      19, 20. (a) Yehova, uğradığı ihanet karşısında hissettiklerini nasıl dile getiriyor? (b) Yeruşalim ne şekilde “doğruluğun barınağıydı”?

      19 İşaya 1:21-23’te Yeruşalim’de bu sırada kötülüğün hangi boyutlara ulaşmış olduğunu görüyoruz. İşaya şimdi ilhamla bir ağıta, başka deyişle mersiye tarzında bir şiire başlar: “RAB’be sadık olan kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, şimdiyse katillerle doldu.”—İşaya 1:21, YÇ.

      20 Yeruşalim kenti nasıl da düşmüş! Bir zamanlar sadık bir eş gibiyken, şimdi fahişe olmuş. Yehova’nın, uğradığı ihanet karşısında hissettiği düş kırıklığı bundan daha güzel nasıl ifade edilebilir? Bu kent bir zamanlar “doğruluğun barınağıydı.” Acaba ne zaman? Daha İsrail var olmadan önce, ta İbrahim’in zamanında, bu kent Salem diye adlandırılıyordu. Onu hem kral hem de kâhin olan bir adam yönetiyordu. Adı Melkisedek’ti. ‘Doğruluk Kralı’ anlamına gelen bu isim anlaşılan ona çok iyi uyuyordu. (İbraniler 7:2; Tekvin 14:18-20) Melkisedek’ten 1.000 yıl kadar sonra, Davud ve Süleyman’ın krallıkları zamanında Yeruşalim altın çağını yaşadı. Özellikle kralları Yehova’nın yolunda yürüyerek kavme iyi örnek olduklarında, orası “doğruluğun barınağıydı.” Ne var ki, İşaya’nın zamanında bu dönem çok uzaklarda, ancak anılarda kalmıştı.

      21, 22. Cürufla ve su katılmış içkiyle ne kastediliyor, Yahuda’nın yöneticileri böyle bir tanımı neden hak ediyor?

      21 Anlaşılan, sorunun büyük bir kısmını kavmin yöneticileri oluşturuyor. İşaya mersiyesine şöyle devam ediyor: “Gümüşün cüruf oldu, şarabına su katılmış. Reislerin âsi, hırsız da ortakları; her biri rüşvet seviyor, ve hediyeler peşinde gidiyor; öksüzün hakkını vermiyorlar, ve dul kadının davası onların önüne gelmiyor.” (İşaya 1:22, 23) Art arda gelen iki canlı tasvir olacaklara ilişkin fikir veriyor. Metal işçisi fırında erittiği gümüşün cürufunu üzerinden sıyırıp atar. İsrail yöneticileri ve hâkimleri gümüşe değil, cürufa benziyorlar. Atılmaları gerekiyor. Su katıldığında tadını yitiren şarap ne işe yararsa, onlar da o işe yarıyorlar. Böyle bir içki ancak dökülüp atılır!

      22 Yöneticilerin böyle bir tanımı hak etme nedenini 23. ayet gösteriyor. Musa Kanunu, Tanrı’nın kavmini diğer milletlerden ayırarak soylu kılmıştı. Bunu, öksüzlerin ve dulların korunması gibi emirlerle yapmıştı. (Çıkış 22:22-24) Oysa, İşaya’nın günlerinde, bir öksüzün lehinde hüküm verilmesi olacak iş değildir. Dullara gelince, onlar uğruna mücadele vermek bir yana, kimse onların davalarını dinlemek bile istemez. Evet, bu hâkimler ve yöneticiler sadece kendi çıkarlarına bakarlar. Rüşvet isterler, armağan peşindedirler ve anlaşılan suçluları koruyup kurbanlarını sıkıntıya düşürerek hırsızların işbirlikçisi olurlar. Daha da kötüsü, ‘inatla’ kötülük yaparlar. Ne denli üzücü bir durum!

      Yehova Kavmini Arıtacak

      23. Yehova düşmanlarına karşı duygularını nasıl ifade ediyor?

      23 Yehova gücün böyle kötüye kullanılmasına sonsuza dek hoşgörü göstermeyecek. İşaya şöyle devam ediyor: “Bundan dolayıdır ki, Rab, orduların RABBİ, İsrailin Kadîri, diyor: Oh, hasımlarımdan rahat bulacağım, ve düşmanlarımdan öç alacağım.” (İşaya 1:24) Burada Yehova’ya, muazzam bir güce sahip ve hakkıyla Rab olduğunu vurgulayan üç unvan veriliyor. “Oh” haykırışı, muhtemelen Yehova’nın acıma hissine artık öfkesini açığa vurma kararlılığının da karıştığını gösteriyor. Bunun kuşkusuz nedeni var.

      24. Yehova kavmi için hangi tasfiye işlemini yapmayı amaçlıyor?

      24 Kavmi, Yehova’nın düşmanı haline geldi. Tanrı’nın kendisinden öç almasını tam anlamıyla hak ediyor. Yehova ‘onlardan rahat bulacak’, diğer bir deyişle kurtulacaktır. Acaba bu, adını taşıyan kavmi tümüyle sonsuza dek, ortadan kaldıracağı anlamına mı gelir? Hayır, çünkü Yehova devamen şunları diyor: “Elimi senin üzerine döndüreceğim, ve senin cürufunu bütün bütün temizliyeceğim, ve senin bütün kalayını kaldıracağım.” (İşaya 1:25) Yehova şimdi arıtma işlemini örnekleme olarak kullanıyor. Eski zamanlarda, tasfiyeciler, değerli madenden cürufu ayırabilmek için genelde kil kullanırlardı. Benzer şekilde, kavmini bütünüyle kötü görmeyen Yehova da onları ‘ölçü ile tedip edecek.’ Sadece ‘cürufu’ –öğrenip itaat etmeyi reddeden inatçı, istenmeyen kişileri– temizleyip ortadan kaldıracak. (Yeremya 46:28)c İşaya böylece tarihi önceden yazma ayrıcalığına sahip olur.

      25. (a) Yehova MÖ 607’de kavmini nasıl arıttı? (b) Yehova çağımızda kavmini ne zaman arıttı?

      25 Yehova yoz yöneticilerle diğer asiler cürufunu ortadan kaldırarak kavmini gerçekten arıttı. İşaya’nın günlerinden uzun zaman sonra, yani MÖ 607’de Yeruşalim yıkıldı ve halkı 70 yıllığına Babil’e sürgün götürüldü. Bu olay, Tanrı’nın çok sonraları yaptığı bir eyleme bazı bakımlardan koşuttur. Babil sürgününden çok sonra yazılan Malaki 3:1-5’teki peygamberlik, Tanrı’nın yeniden bir arıtma işi yapacağını gösteriyordu. O peygamberlik, Yehova Tanrı’nın, ‘ahit habercisi’ İsa Mesih’le birlikte ruhi mabedine geleceği zamana işaret ediyordu. Anlaşıldığı gibi, bu olay I. Dünya Savaşı’nın sonunda meydana geldi. Yehova İsa’nın takipçisi olduğunu söyleyenlerin hepsini teftiş edip eleyerek hakikileri sahtelerinden ayırdı. Sonuç neydi?

      26-28. (a) İşaya 1:26’nın ilk gerçekleşmesi nasıl oldu? (b) Bu peygamberlik zamanımızda nasıl gerçekleşiyor? (c) İhtiyarlar bugün bu peygamberlikten nasıl yararlanabilirler?

      26 Yehova’nın cevabı şudur: “Önceden olduğu gibi senin hâkimlerini, ve başlangıçta olduğu gibi senin öğütçülerini geri getireceğim; ondan sonra sana: Doğruluk şehri, sadık şehir, denilecek. Sion adaletle, ve onun tövbe edenleri doğrulukla kurtulacak.” (İşaya 1:26, 27) Bu peygamberliğin ilk gerçekleşmesini eski Yeruşalim yaşadı. MÖ 537’de sürgünler sevgili kentlerine döndükten sonra, geçmişteki gibi sadık hâkimler ve öğütçüler yine çıktı. Peygamber Haggay ve Zekarya, kâhin Yeşu, yazıcı Ezra ve vali Zerubbabel, bunların hepsi geri dönen sadık artakalana Tanrı’nın yolundan gitmesi için yol gösterici ve yönlendirici oldu. Bununla birlikte, 20. yüzyılda bu sözlerin daha da önemli bir gerçekleşmesi oldu.

      27 Yehova’nın çağdaş kavmi 1919’da denemelerle dolu bir dönemden geçti. Sahte dinin dünya imparatorluğu olan Büyük Babil’in ruhi tutsaklığından kurtuldu. Bu meshedilmiş sadık artakalanla Hıristiyan Âleminin hakiki tapınmadan sapmış ruhban sınıfı arasındaki fark açıkça belli oldu. Tanrı, insanların geleneklerine göre değil, Kendi Sözüne göre öğüt veren sadık ‘hâkim ve öğütçüleri geri getirerek’ kavmini yeniden bereketledi. Bugün, azalan “küçük sürü” ve onların giderek çoğalan ‘başka koyunlardan’ milyonlarca arkadaşı içinde böyle binlerce erkek bulunuyor.—Luka 12:32; Yuhanna 10:16; İşaya 32:1, 2; 60:17; 61:3, 4.

      28 İhtiyarlar, cemaati ahlaken ve ruhen temiz tutabilmek ve kötülük yapanların yollarını düzeltebilmek için bazen ‘hâkimlik’ yaptıklarını unutmazlar. Tanrı’nın gösterdiği merhameti ve dengeli adaleti örnek alıp her işi O’nun belirlediği tarzda yapmaya büyük önem verirler. Çoğu meselede “öğütçü” olarak hizmet ederler. Tabii ki bunun bir prens ya da despot gibi davranmakla hiçbir ilgisi yoktur. Onlar asla Tanrı’nın kendilerine ‘emanet ettiği kimselere egemenlik taslar gibi’ bir görünüm vermemek için ellerinden gelen her çabayı gösterirler.—I. Petrus 5:3, Müjde.

      29, 30. (a) Yehova, arıtma işleminden yararlanmayı reddedenler hakkında neyi bildiriyor? (b) Ağaçlar ve bahçeler kavmi ne bakımdan ‘utandırır’?

      29 İşaya’nın peygamberliğinde söz edilen “cüruf” için ne diyelim? Tanrı’nın arıtma işleminden yararlanmayı reddedenlerin başına ne gelir? İşaya sözlerine şöyle devam ediyor: “Fakat günahkârlarla suçluların kırılması birlikte olacak, ve RABBİ bırakanlar telef olacaklar. Çünkü istekli olduğunuz meşe ağaçlarından utanacaklar, ve seçmiş olduğunuz bahçelerden yüzünüz kızaracak.” (İşaya 1:28, 29) Peygamberlerin uyarı mesajlarını iş işten geçinceye kadar göz ardı edip Yehova’ya başkaldırarak suç işleyenler gerçekten de ‘yok olurlar.’ Bu olay MÖ 607’de oldu. Fakat acaba ağaçlar ve bahçelerle ilgili bu sözlerin anlamı nedir?

      30 Yahudalıların sürekli bir sorunu putperestliktir. Aşağılık eylemlerde bulunurken çoğu kez ‘kutsal’ ağaçları, bahçeleri ve koruları kullanıyorlar. Örneğin, Baal ve eşi Astarti’ye tapanlar, kurak mevsimde bu iki tanrının ölüp gömüldüğüne inanıyorlar. Putperestler, onları ülkeye bereket getirmelerini sağlamak amacıyla uyandırıp çiftleştirmek için korularda veya bahçelerdeki ‘kutsal’ ağaçlar altında toplanıp sapık cinsel eylemlerde bulunuyorlar. Ülkeye yağmur ve bereket geldiğinde, bunun onuru sahte tanrılara veriliyor ve puta tapanlar boş inançlarının doğru çıktığını sanıyorlar. Fakat Yehova bu asi putperestleri kırıp yok ettiğinde, hiçbir put-tanrı onları korumaz. Bu kudretsiz ağaçlar ve bahçeler Yehova’ya başkaldıranları ‘utandırır.’

      31. Putperestler yüz kızartıcı bir durumdan daha da beter neyle karşılaşıyorlar?

      31 Ne var ki, putperest Yahudalılar yüz kızartıcı bir durumdan da beteriyle karşılaşıyorlar. Yehova verdiği örneği değiştirip şimdi putperestin kendisini bir ağaca benzetiyor. “Çünkü siz yaprağı solan meşe ağacı gibi, ve suyu olmıyan bahçe gibi olacaksınız.” (İşaya 1:30) Bu örnek Ortadoğu’nun sıcak, kurak iklimine çok uygundur. Düzenli su almayan hiçbir ağaç veya bahçe bu duruma uzun zaman dayanamaz. Kurur ve böyle bitkiler özellikle ateşe karşı dayanıksızdır. Bu nedenle, ardından doğal olarak 31. ayetteki örnek geliyor.

      32. (a) İşaya 1:31’de sözü geçen “kuvvetli adam” kimdir? (b) Ne bakımdan “kıtık” gibi olacaklar, hangi “kıvılcım” onları tutuşturacak, sonuç ne olacak?

      32 “Kuvvetli adam kıtık, ve onun işi kıvılcım olacak; ve ikisi birlikte yanacaklar, ve söndüren olmıyacak.” (İşaya 1:31) Kimdir bu “kuvvetli adam”? İbranice sözcük, güç ve zenginlik anlamı taşıyor. Muhtemelen bu söz, sahte tanrıların refah içinde yaşayan ve kendilerine çok güvenen tapıcılarına değiniyor. Zamanımızda olduğu gibi, İşaya’nın günlerinde de Yehova’yı ve pak tapınmayı reddeden adamlar hiç de az değil. Hatta bazıları görünüşte çok da başarılı. Fakat Yehova böyle adamların daha ateşin kokusunu duyduğunda yanacak kadar kuru ve dayanıksız “kıtık”, yani kalın keten lifleri gibi olacağına ilişkin uyarıda bulunuyor. (Hâkimler 16:8, 9) Putperestlerin “yaptıkları işler” –put-tanrılar, zenginlik ya da Yehova yerine tapınılan herhangi bir şey– onları tutuşturan bir “kıvılcım” gibi olacak. Hem kıvılcım hem de kıtık, kimsenin söndüremediği bir ateşte yitip gidecek. Evrende hiçbir güç, Yehova’nın kusursuz hükümlerini geçersiz kılamaz.

      33. (a) Tanrı’nın yaklaşan hükümle ilgili uyarıları da merhametini nasıl yansıtıyor? (b) Yehova şimdi insanlığa hangi fırsatı veriyor, bu her birimizi nasıl etkiliyor?

      33 Acaba bu son mesaj, 18. ayetteki merhamet ve bağışlama mesajıyla bağdaşıyor mu? Kesinlikle evet! Yehova merhameti nedeniyle, bu gibi uyarıları hizmetçilerine yazdırıp bize ulaştırdı. Her şeyden önce, O ‘hiç kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor.’ (II. Petrus 3:9, Müjde) O’nun uyarı haberlerini insanlığa duyurmak bugün İsa’nın her hakiki takipçisinin ayrıcalığıdır, çünkü ancak bu sayede, tövbe edenler Tanrı’nın cömertçe bağışlamasından yararlanarak sonsuza dek yaşayabilirler. Yehova’nın iş işten geçmeden Kendisiyle ‘davalarını görüp’ meseleyi düzeltmeleri için insanlığa bir fırsat vermesi gerçekten de büyük bir lütuf ve iyiliktir!

      [Dipnotlar]

      a Eski Yahudi geleneksel inanışına göre, kötü Kral Manasse, İşaya’yı testereyle doğratarak idam ettirmiştir. (İbraniler 11:37 ile karşılaştırın.) Bir kaynağa göre, sahte peygamberlerden biri, bu ölüm cezasını verdirmek amacıyla İşaya hakkında şu suçlamada bulundu: “Yeruşalim’i Sodom diye adlandırdı ve Yahuda ile Yeruşalim önderlerini Gomorra halkına benzetti.”

      b İbranice’de ‘gizemli güçler’ için kullanılan sözcük, ‘zararlı’, ‘esrarlı’ ve ‘hatalı’ olarak da tercüme edilir. Theological Dictionary of the Old Testament’a göre, İbrani peygamberler “gücü kötüye kullanmanın yol açtığı fenalığı” kınarken bu sözcüğü kullanırlardı.

      c “Elimi senin üzerine döndüreceğim” ifadesi, Yehova’nın artık kavmini desteklemekten vazgeçip cezalandıracağı anlamına gelir.

  • Yehova’nın Evi Yüceldi
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Dördüncü Bölüm

      Yehova’nın Evi Yüceldi

      İşaya 2:1-5

      1, 2. Birleşmiş Milletler binasının bir duvarında hangi sözler yazılıdır, bunların kaynağı nedir?

      “KILIÇLARINI çekiçle dövüp saban demiri, mızraklarını bağcı bıçağı yapacaklar. Millet millete kılıç kaldırmayacak. Artık savaşı öğrenmeyecekler.” Bu sözler New York şehrindeki Birleşmiş Milletler binasının bir duvarında yazılıdır. Bu alıntının kaynağı yıllarca belirtilmedi. BM dünya barışı için çalışmayı amaç edindiğinden, ilk akla gelen bu sözlerin kaynağının 1945’te BM’yi kuranlar olduğuydu.

      2 Ancak 1975’te, İşaya ismi duvardaki alıntının altına oyuldu. Böylece bu sözlerin çağdaş bir kaynağa ait olmadığı o zaman açıkça belli oldu. Aslında, 2.700 yıl önce, şimdi İşaya kitabının 2. babı diye bilinen bölüme peygamberlik olarak kaydedilmişti. Binlerce yıl boyunca, barışseverler, İşaya’nın önceden bildirdiği olayların nasıl ve ne zaman meydana geleceği üzerinde uzun uzun düşündüler. Oysa artık bunu merak etmeye gerek kalmadı. Bugün bu eski peygamberlik gözümüzün önünde olağanüstü şekilde gerçekleşiyor.

      3. Kılıçlarını çekiçle dövüp saban demirine çeviren milletler kimlerdir?

      3 Hangi milletler kılıçlarını çekiçle dövüp saban demirine çeviriyor? Bunların çağımızın milletleri ve hükümetleri olmadığı kuşkusuz. Bu milletler bugüne dek kılıçlarını, yani silahlarını hem savaşmak, hem de güç yoluyla ‘barışı’ korumak amacıyla geliştirdiler. Aslına bakılırsa, bu milletlerin eğilimi her zaman saban demirlerini kılıca çevirme yönündedir. İşaya’nın peygamberliği her milletten bir grup insan üzerinde gerçekleşiyor. Bunlar ‘barış Tanrısı’ Yehova’ya tapınan kimselerdir.—Filipililer 4:9.

      Pak Tapınmaya Akın Eden Milletler

      4, 5. İşaya’nın 2. babının ilk ayetleri neyin olacağını bildiriyor, bu sözler hangi gerçeği vurguluyor?

      4 İşaya’nın 2. babı şu sözlerle başlar: “Amotsun oğlu İşayanın sözü; Yahuda ve Yeruşalim hakkında gördü. Ve son günlerde vaki olacak ki, dağların başında RAB evinin dağı pekiştirilecek, ve tepelerden yukarı yükselecek; ve bütün milletler ona akacaklar.”—İşaya 2:1, 2.

      5 İşaya’nın önceden bildirdiği bu olayın sadece geleceğe yönelik bir tahmin olmadığına dikkat edelim. İşaya’ya mutlaka “olacak” olayları yazması emrediliyor. Yehova’nın her amacının yerine geleceği kesindir. (İşaya 55:11) Anlaşılan, Tanrı vaadine güvenilebileceğini kuvvetle belirtmek için, İşaya’nın çağdaşı Mika peygambere, kendi adını taşıyan kitapta ilhamla İşaya 2:2-4’teki peygamberliğin aynını kaydettirdi.—Mika 4:1-3.

      6. İşaya’nın peygamberliği ne zaman gerçekleşiyor?

      6 İşaya’nın peygamberliği ne zaman gerçekleşiyor? “Son günlerde.” Yunanca Kutsal Yazılar bu dönemin tanıtıcı özelliklerini önceden bildirdi. Bunlar arasında savaşlar, depremler, salgın hastalıklar, kıtlıklar ve ‘çetin zamanlar’ da vardır.a (II. Timoteos 3:1-5; Luka 21:10, 11) Bu gibi peygamberliklerin gerçekleşmesi, “son günlerde”, yani bugünkü dünya sisteminin son zamanında yaşadığımıza ilişkin bir yığın kanıt sunuyor. Öyleyse, İşaya’nın önceden bildirdiği olayların da zamanımızda gerçekleşmesini beklememiz mantıksaldır.

      Üzerinde Tapınılan Dağ

      7. İşaya peygamberlik niteliğindeki hangi tabloyu çiziyor?

      7 İşaya birkaç sözle canlı bir tablo çiziyor. Tepesinde görkemli bir evin, yani Yehova’nın mabedinin bulunduğu çok yüksek bir dağ görüyoruz. Bu, çevresindeki dağlardan ve tepelerden çok daha yüksek bir dağ. Bununla birlikte, tehlike habercisiymiş gibi ürkütücü bir görünümü yok, tersine çok çekici. Her milletten insan Tanrı’nın evinin bulunduğu dağa çıkmaya özlem duyuyor, oraya akın ediyor. Bunu zihnimizde canlandırmak kolay, fakat acaba anlamı ne?

      8. (a) İşaya’nın günlerinde dağlar ve tepeler hangi amaçla kullanılıyor? (b) Milletlerin ‘Yehova evinin dağına’ akın edişi neyi simgeliyor?

      8 İşaya’nın zamanında dağlar ve tepeler tapınmada sık sık kullanılıyor. Örneğin, putlara tapınma yeri ve sahte tanrıların kutsal alanı olarak hizmet görüyor. (Tesniye 12:2; Yeremya 3:6) Oysa Yehova’nın evi, yani mabedi Yeruşalim’deki Moriya Dağı’nın tepesini süslüyor. Sadık İsrailliler yılda üç kez Yeruşalim’e gidip hakiki Tanrı’ya tapınmak için Moriya Dağı’na çıkıyorlar. (Tesniye 16:16) Bu nedenle, milletlerin ‘Yehova’nın evinin kurulduğu dağa’ akın edişi, birçok insanın hakiki tapınmada toplandığını gösteriyor.

      9. ‘Yehova evinin dağı’ neyi temsil ediyor?

      9 Günümüzdeyse, Tanrı’nın kavmi kuşkusuz gerçek anlamda taştan bir tapınağın bulunduğu bir dağda toplanmıyor. Yehova’nın Yeruşalim’deki mabedi MS 70’te Roma ordularınca yıkıldı. Üstelik, resul Pavlus Yeruşalim’deki mabedin ve ondan önceki toplanma çadırının temsili yerler olduğuna açıklık getirdi. Onlar ruhi anlamda çok daha büyük bir gerçeği, yani ‘insan tarafından değil, Yehova tarafından kurulan hakiki Çadırı’ temsil ediyorlardı. (İbraniler 8:2) Bu ruhi çadır, İsa Mesih’in fidye kurbanlığına dayanan tapınmada Yehova’ya yaklaşmak için yapılan düzenlemedir. (İbraniler 9:2-10, 23) Buna uygun olarak, İşaya 2:2’de sözü edilen ‘Yehova evinin dağı’ zamanımızda O’nun yücelen pak tapınmasını temsil ediyor. Pak tapınmayı kabul edenler coğrafi açıdan herhangi bir yerde değil, tapınma birliğinde toplanıyorlar.

      Yücelen Pak Tapınma

      10, 11. Yehova’ya tapınma bugün hangi anlamda yücelmiştir?

      10 Peygamber ‘Yehova evinin dağının,’ yani pak tapınmanın ‘dağların başında pekiştirileceğini’ ve ‘tepelerden yukarı yükseleceğini’ söylüyor. İşaya’nın zamanından çok önce, Kral Davud, ahit sandığını Yeruşalim’e (bugünkü Kudüs), deniz seviyesinden 760 metre yükseklikteki Sion Dağı’na çıkartmıştı. Sandık bir süre orada kaldıktan sonra, yapımı tamamlanan Moriya Dağı’ndaki mabede nakledildi. (II. Samuel 5:7; 6:14-19; II. Tarihler 3:1; 5:1-10) Böylece, İşaya’nın zamanına gelindiğinde, kutsal sandık, çevresindeki, sahte tapınmada kullanılan birçok tepeden zaten çok daha yükseğe çıkarılıp mabede yerleştirilmiş durumdaydı.

      11 Ruhi anlamda ise, Yehova’ya sunulan tapınma, sahte tanrılara hizmet edenlerin dinsel uygulamalarından kuşkusuz her zaman çok daha yüksek durumdadır. Bununla birlikte, günümüzde Yehova, Kendine yönelik tapınmayı her tür kirli tapınmanın üstüne, evet, ‘dağlardan tepelerden’ çok daha yükseğe, göğe çıkardı. Nasıl mı? Büyük ölçüde, Kendine ‘ruhla ve hakikatle’ tapınmak isteyenleri toplayarak.—Yuhanna 4:23.

      12. ‘Krallığın oğulları’ kimlerdir, hangi toplanma gerçekleşmektedir?

      12 İsa Mesih ‘ortamın sonunun’ hasat vakti olacağını ve o zaman meleklerin kendisiyle birlikte göksel bir görkemle hüküm sürmeyi ümit eden ‘krallığın oğullarını’ toplayacağını söyledi. (Matta 13:36-43) Yehova 1919’dan bu yana, bu oğulların ‘artakalanına’ meleklerle birlikte hasat işinde çalışma yetkisi verdi. (Vahiy 12:17) Böylece, ilk toplananlar, İsa’nın meshedilmiş kardeşleri olan ‘krallığın oğullarıdır.’ Onlar sonra başka bir toplama işine de katılıyorlar.

      13. Yehova meshedilmiş artakalanı nasıl bereketledi?

      13 Bu hasat vaktinde, Yehova, Sözü olan Mukaddes Kitabı anlayıp uygulaması için meshedilmiş artakalanı giderek daha çok aydınlattı. Pak tapınmanın yücelmesine bunun da katkısı oldu. ‘Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtmesine’ karşın, Yehova tarafından temizlenip ağartılan meshedilmişler, insanlar arasında ‘ışık’ saçıyorlar. (İşaya 60:2; Filipililer 2:15) Tanrı’nın ‘iradesinin bilgisiyle ve bütün hikmet ve ruhani anlayışla dolu olan’ bu ruhla meshedilmiş kişiler ‘Babalarının krallığında güneş gibi parlıyorlar.’—Koloseliler 1:12; Matta 13:43.

      14, 15. ‘Krallığın oğullarının’ toplanmasının yanı sıra, hangi toplama işi de yapılmaktadır, bu işin yapılacağı Haggay’da nasıl önceden bildirildi?

      14 Üstelik, ‘Yehova evinin dağına’ başka kimseler de akın etti. İsa’nın “başka koyunlar” diye adlandırdığı bu kimseler yeryüzündeki cennette sonsuza dek yaşama ümidi taşıyor. (Yuhanna 10:16; Vahiy 21:3, 4) 1930’ların ortalarından başlayarak, sayısı önce binlere, sonra yüz binlere ve şimdi de milyonlara varan bir topluluk olarak ortaya çıktılar. Resul Yuhanna’ya verilen bir rüyette, ‘her ulustan, her soydan, her halktan, her dilden, kimsenin sayamayacağı kadar büyük bir kalabalık’ olarak tanımlandılar.—Vahiy 7:9, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri.

      15 Peygamber Haggay bu büyük kalabalığın ortaya çıkışını önceden bildirdi. Şunları yazdı: “Orduların RABBİ şöyle diyor: Bir kere daha, vakit azdır, ve ben göklerle yeri, ve denizle karayı sarsacağım; ve bütün milletleri sarsacağım; ve bütün milletlerin değerli şeyleri [pak tapınmada İsa’nın meshedilmiş takipçilerine katılanlar] gelecek; ve bu evi izzetle dolduracağım, orduların RABBİ diyor.” (Haggay 2:6, 7) Sayıca artmaya devam eden bu ‘büyük kalabalığın’ ve meshedilmiş arkadaşlarının varlığı, Yehova’nın evindeki pak tapınmayı yüksek ve görkemli kılıyor. Daha önce herhangi bir zaman bu kadar çok kişinin hakiki Tanrı’ya tapınmada birleştiğini gösteren bir kayıt yok. Bu durum Yehova’yı ve tahta oturttuğu Kral İsa Mesih’i yüceltiyor. Kral Süleyman, “kıralın haşmeti kavmın çokluğundandır” diye yazmıştı.—Süleymanın Meselleri 14:28.

      Tapınma İnsanların Yaşamında Yücelir

      16-18. Yehova’ya kabul edilir tarzda tapınabilmek için bazıları hangi değişiklikleri yaptı?

      16 Zamanımızda pak tapınmanın yücelmesinin tüm onuru Yehova’ya aittir. O’na yaklaşanlar bu işe katılma ayrıcalığına sahiptirler. Dağa tırmanmak çaba gerektirdiği gibi, Tanrı’nın doğru ve adil standartlarını öğrenip bunlara uygun yaşamak da çaba gerektirir. İsa’nın birinci yüzyıldaki takipçileri gibi, bugün Tanrı’nın hizmetçileri de hakiki tapınmayla bağdaşmayan yaşam tarzını ve alışkanlıkları geride bıraktılar. Zina edenler, putperestler, fuhuş yapanlar, hırsızlar, açgözlüler, ayyaşlar ve diğerleri yollarını değiştirdiler ve Tanrı’nın gözünde ‘yıkandılar.’—I. Korintoslular 6:9-11.

      17 Şu genç kadının yaşadıkları tipik bir örnektir: “Bir zamanlar tüm umudumu yitirmiştim. Ahlaksız bir yaşam sürüyor ve çok içki içiyordum. Cinsel hastalıklara yakalanmıştım. Uyuşturucu da satıyor ve hiçbir şeye aldırış etmiyordum.” Bu kadın Mukaddes Kitabı inceledikten sonra, Tanrı’nın standartlarına uyabilmek için köklü değişiklikler yaptı. Şimdi şunları söylüyor: “Huzurluyum, özsaygım var, gelecekten umutluyum, gerçek bir aileye ve en önemlisi Babamız Yehova’yla iyi bir ilişkiye sahibim.”

      18 Yehova’nın onayladığı bir duruma geldikten sonra bile, herkes pak tapınmaya yaşamında ilk yeri vererek onu yüceltmeye devam etmelidir. Yehova günümüzde Kendisine tapınmaya yaşamında ilk yeri vermeye arzulu büyük insan kitlelerinin çıkacağına ilişkin güvenini binlerce yıl önce İşaya kanalıyla dile getirdi. Siz de bu insanların arasında mısınız?

      Yehova’nın Yolunu Öğrenen Bir Topluluk

      19, 20. Tanrı’nın hizmetçileri neler öğreniyor, nerede?

      19 İşaya bugün pak tapınmayı benimseyenler hakkında daha da fazlasını anlatıyor. Şunları diyor: “Çok kavmlar gidecekler, ve diyecekler: Gelin, ve RABBİN dağına, Yakubun Allahının evine çıkalım; ve kendi yollarını bize öğretecek, ve onun yollarında yürüyeceğiz. Çünkü şeriat Siondan, ve RABBİN sözü Yeruşalimden çıkacak.”—İşaya 2:3.

      20 Yehova kavmini kaybolmuş koyunlar gibi başıboş bırakmıyor. Onlara, Kendi ‘yolunu’ öğrenebilmeleri için Mukaddes Kitap ve ona dayalı yayınlar aracılığıyla ‘kanununu’ ve ‘sözünü’ veriyor. Bu bilgi onları Tanrı’nın ‘yolundan gidebilmeleri’ için donatıyor. Tanrısal yönlendirmeye uygun olarak onlar, hissettikleri derin takdirle, Yehova’nın “yolu” hakkında birbirleriyle konuşuyorlar. O’nun yolu hakkında anlatılanları dinleyip öğrenebilmek üzere bölge ibadetlerinde ve ayrıca daha küçük gruplar halinde İbadet Salonlarında ve evlerde toplanıyorlar. (Tesniye 31:12, 13) Böylece, birbirlerini “sevgi ve iyi işlere” teşvik ve tahrik için bir araya gelen ilk Hıristiyanların örneğini izlemiş oluyorlar.—İbraniler 10:24, 25.

      21. Yehova’nın hizmetçileri hangi işi paylaşıyor?

      21 Başkalarını da Yehova Tanrı’nın yücelen tapınmasına ‘çıkmaya’ davet ediyor. Bu, İsa’nın göğe çıkmadan hemen önce öğrencilerine verdiği emre ne kadar uygundur! O şunları dedi: “Bu nedenle, gidin bütün ulusları öğrencim yapın. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına vaftiz edin. Sizlere buyurduğum her şeyi tutmaları için kendilerini eğitin. Bilesiniz ki, çağın sonuna dek her gün sizlerle beraberim.” (Matta 28:19, 20, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri) Yehova’nın Şahitleri bu emre itaat edip Tanrısal destekle yeryüzünün her tarafına giderek insanlara öğretim veriyor, onları İsa’nın öğrencisi yapıp vaftiz ediyorlar.

      Kılıçlar Saban Demiri Oluyor

      22, 23. İşaya 2:4 neyi önceden bildiriyor, bir BM yetkilisi bu konuda ne dedi?

      22 Şimdi bir kısmı BM binasının duvarına yazılan sonraki ayete geldik. İşaya şunları yazıyor: “RAB uluslar arasında yargıçlık edecek, birçok halkın arasındaki anlaşmazlıkları çözecek. İnsanlar kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri, mızraklarını bağcı bıçağı yapacaklar. Ulus ulusa kılıç kaldırmayacak, savaş eğitimi yapmayacaklar artık.”—İşaya 2:4, YÇ.

      23 Bunu başarmak gerçekten çok zordur. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün genel müdürü Federico Mayor şunları dedi: “Şimdilerde savaşın tüm iğrençliğiyle görüntülü ve sesli olarak gözler önüne serilmesi, yüzyıllar önce kurulan ve bugüne dek varlığı sürdürülen devasa savaş makinesinin ilerleyişini durduramayacak gibi görünüyor. Bugünkü kuşakların, Mukaddes Kitabın ‘kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri yapma’ işini yerine getirmesi ve anımsanamayacak kadar eskilerden bu yana gelişen savaşma içgüdüsünden kurtulup barış duygusuna sahip olması hemen hemen olanaksızdır. Oysa bu başarılabilseydi, ‘küresel köyümüz’ en iyi ve en soylu eylemde bulunmuş ve sonraki kuşaklara en güzel mirası bırakmış olurdu.”

      24, 25. İşaya’nın sözleri kimler arasında gerçekleşiyor, ne şekilde?

      24 Milletler bir bütün olarak bu yüce hedefe asla ulaşamayacak. Bu onları çok aşan bir hedeftir. Gelgelelim İşaya’nın bu sözleri, birçok milletten pak tapınmada birleşen bireylerce gerçekleştiriliyor. Yehova onların ‘davalarını görüp’ aralarındaki meseleleri halletti. Hizmetçilerine birbirleriyle barış içinde yaşamayı öğretti. Gerçekten de onlar, çekişme içindeki bölünmüş bir dünyada mecazi bakımdan ‘kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri, mızraklarını bağcı bıçağı yaptılar.’ Nasıl?

      25 Her şeyden önce, milletlerin yaptığı savaşlarda taraf tutmayarak. Ölümünden kısa bir süre önce silahlı adamlar İsa’yı tutuklamaya gelmişti. Petrus Efendisini savunmak amacıyla silaha sarıldığında, İsa ona, “Kılıcını yine yerine koy,” dedi, “çünkü kılıç tutanların hepsi kılıçla helâk olacaklardır.” (Matta 26:52) İsa’nın izinden gidenler, o günden bu yana kılıçlarını çekiçle dövüp saban demirine çeviriyor ve hemcinslerini öldürmek üzere silaha sarılmaktan kaçınıyorlar. ‘Herkesle barış içinde yaşamaya gayret ediyorlar.’—İbraniler 12:14, Müjde.

      Barışın Peşinde

      26, 27. Tanrı’nın hizmetçileri nasıl ‘barışı arayıp onun ardınca koşuyor’? Bir örnek verin.

      26 Tanrı’nın kavminin barışı, savaşa katılmayı reddetmekle sınırlı kalmıyor. Onlar 230’u aşkın ülkede, pek çok dil ve kültürde yaşamalarına rağmen birbirleriyle barış içindedirler. İsa’nın birinci yüzyılda öğrencilerine söylediği sözler, çağımızda onların arasında gerçekleşiyor: “Eğer birbirinize sevginiz olursa, benim şakirtlerim olduğunuzu bütün insanlar bununla bilecekler.” (Yuhanna 13:35) İsa’nın takipçileri ‘barışçıdır.’ (Matta 5:9) ‘Barışı arar ve onun ardınca koşar.’ (I. Petrus 3:11) ‘Barış Tanrısı’ Yehova onlara güç verir.—Romalılar 15:33.

      27 Barışçı olmayı öğrenenlere ilişkin çarpıcı örnekler var. Genç bir adam eski yaşamı hakkında şunları yazdı: “Yaşadığım zorluklar bana kendimi nasıl savunacağımı öğretmişti. Bu ise beni sert biri haline getirdi; hayata karşı öfkeliydim. Kendimi her zaman kavganın içinde buluyordum. Her gün bazen yumrukla, bazen de taş ve şişeyle çevremdeki çocuklardan biriyle dövüşüyordum. Çok saldırgan yetiştim.” Bununla birlikte sonunda o, ‘Yehova evinin dağına’ çıkma davetini kabul etti. Tanrı’nın yolunu öğrenip barışçıl bir hizmetçisi oldu.

      28. İsa’nın takipçileri barış peşinde koşmak için neler yapabilir?

      28 Yehova’nın Şahitlerinin çoğu hakikate böyle şiddet dolu bir yaşamdan gelmiyor. Yine de, iyilik yapmak, bağışlamak ve duygudaşlık göstermek gibi nispeten küçük meselelerde bile başkalarıyla barış içinde geçinmeye uğraşıyor. Kusurlu olmalarına rağmen, Mukaddes Kitabın ‘birbirinize karşı sabredin; birinin başkasına karşı bir şikâyeti varsa, . . . . birbirinize bağışlayın’ öğüdünü uygulamaya gayret ediyorlar.—Koloseliler 3:12.

      Barış Dolu Bir Gelecek

      29, 30. Yeryüzü için hangi ümit var?

      29 Yehova bu “son günlerde” şahane bir iş yaptı. Her milletten Kendisine hizmet etmek isteyenleri topladı. Onlara, Kendi yolunda, barış yolunda yürümeyi öğretti. Yaklaşan “büyük sıkıntıda” hayatta kalacak ve savaşın sonsuza dek kaldırılacağı barış dolu yeni dünyaya geçecek kimselerdir.—Vahiy 7:14.

      30 Artık ne kılıç ne de herhangi bir silah olacak. Mezmur yazarı o zaman hakkında şunları yazdı: “Gelin, RABBİN işlerini görün, dünyada ne harabiyetler yaptı. Yerin ucuna kadar cenkleri durdurur; yayı kırar ve mızrağı parçalar; cenk arabalarını ateşte yakar.” (Mezmur 46:8, 9) Böyle bir beklenti karşısında, İşaya’nın aşağıdaki teşvik edici sözleri, yazıldığı zamanda olduğu gibi, bugün de çok yerindedir: “Ey Yakub evi, gelin de RABBİN ışığında yürüyelim.” (İşaya 2:5) Evet, Yehova’nın ışığı şimdi yolumuzu aydınlatsın ve O’nun yolunda sonsuza dek yürüyelim.—Mika 4:5.

      [Dipnot]

      a Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Kutsal Kitap Aslında Ne Öğretiyor? kitabının “Son Günlerde” mi Yaşıyoruz? başlıklı bölümüne bakın.

  • Yehova Kibirlileri Alçaltır
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Beşinci Bölüm

      Yehova Kibirlileri Alçaltır

      İşaya 2:6–4:1

      1, 2. İşaya’nın, o günkü Yahudilere verdiği peygamberlik mesajı bugün bizi neden ilgilendiriyor?

      YERUŞALİM’İN ve Yahuda’nın durumundan tiksinti duyan peygamber İşaya şimdi dönüp Yehova Tanrı’ya, “çünkü kendi kavmını, Yakub evini, bıraktın” diyor. (İşaya 2:6a) Tanrı’nın ‘özel kavmi’ olmak üzere seçtiği insanları reddetmesine acaba ne sebep oldu?—Tesniye 14:2.

      2 İşaya’nın o günkü Yahudileri kınaması bizi yakından ilgilendiriyor. Neden? Çünkü bugünkü Hıristiyan Âlemiyle İşaya’nın kavminin durumları ve Yehova’nın bildirdiği hükümler, birbirine çok benziyor. İşaya’nın bildirisine dikkat etmek, bize Tanrı’nın neleri mahkûm ettiği konusunda net bir anlayış kazandıracak ve onaylamadığı alışkanlıklardan sakınmamıza yardımcı olacak. Öyleyse, Yehova’nın İşaya 2:6–4:1’de kayıtlı peygamberlik sözünü geleceğimizi göz önünde tutarak irdeleyelim.

      Kibirle Eğiliyorlar

      3. İşaya kavminin hangi sapkınlığını itiraf ediyor?

      3 İşaya, kavminin hakiki tapınmadan uzaklaştığını itiraf ederek şunları diyor: “Onlar şarktan gelen şeylerle dolu, onlar da Filistîler gibi müneccim, ve ecnebilerin çocukları ile el ele veriyorlar.” (İşaya 2:6b) Yehova, seçtiği kavme 800 yıl kadar önce şu emri vermişti: “Bu şeylerin hiç birile kendinizi murdar etmeyin; çünkü önünüzden kovmakta olduğum milletler bütün bu şeylerle murdardırlar;” (Levililer 18:24) Yehova Balam’ı özel kavmi olarak seçtiği bu kimseler hakkında şunları söylemek zorunda bırakmıştı: “Kayaların doruğundan görüyorum onları, tepelerden bakıyorum onlara. Tek başına yaşayan, uluslardan kendini soyutlayan bir halk görüyorum.” (Sayılar 23:9, 12, YÇ) Ne var ki, İşaya’nın yaşadığı dönemde, Yehova’nın seçtiği o kimseler, çevrelerindeki milletlerin iğrenç alışkanlıklarını benimsemiş ve ‘doğudan gelen şeylerle dolu’ durumdadırlar. Yehova’ya ve Sözüne iman edecekleri yerde, ‘Filistiler gibi müneccimlik’ yapıyorlar. Kendilerini diğer milletlerden soyutlamak bir yana ülkeyi ‘yabancıların çocuklarıyla’ dolduruyorlar ki, bu yabancılar hiç kuşkusuz Tanrı’nın kavmine kötü alışkanlıkları sokan kimselerdir.

      4. Servet ve askeri güç, Yahudileri Yehova’ya şükretmeye yönelteceği yerde nasıl etkiliyor?

      4 Yahuda’nın, Kral Uzziya’nın yönetimi altında sahip olduğu ekonomik refahı ve askeri gücü dikkate alan İşaya şunları belirtiyor: “Onların memleketi gümüşle ve altınla dolu, ve hazinelerinin sonu yok; onların memleketi de atlarla dolu, ve cenk arabalarının sonu yok.” (İşaya 2:7) Acaba kavim sahip olduğu bu servet ve askeri güçten dolayı Yehova’ya şükrediyor mu? (II. Tarihler 26:1, 6-15) Kesinlikle hayır! Şükredeceğine, servetine bel bağlıyor ve onu veren Yehova Tanrı’ya sırt çeviriyor. Sonuç? “Onların memleketi putlarla dolu; kendi parmakları ile yaptıklarına, ellerinin işine tapıyorlar. Ve insan iğdirildi, ve er kişi alçaltıldı; bundan ötürü sen onlara bağışlama.” (İşaya 2:8, 9) Yaşayan Tanrı’ya yüz çevirip cansız putlara eğiliyorlar.

      5. Putların önünde eğilmek neden alçakgönüllülük yansıtan bir davranış değildir?

      5 Eğilmek alçakgönüllülük belirtisi olabilir. Fakat cansız nesnelerin önünde eğilmek boştur, puta tapanı ‘alçaltıp’ yozlaştırır. Yehova böyle bir günahı nasıl bağışlayabilir? Bu putperestler Yehova kendilerini hesap vermeye çağırdığında acaba ne yapacaklar?

      ‘Yüksek Bakışlar Alçaltılacak’

      6, 7. (a) Yehova’nın hüküm gününde kibirlilerin başına ne geliyor? (b) Yehova neye ve kimlere karşı öfke gösteriyor, neden?

      6 İşaya şöyle devam ediyor: “RAB heybetinin yüzünden, ve haşmetinin celâlinden kayaya gir, ve toprakta gizlen.” (İşaya 2:10) Fakat ne denli büyük olursa olsun hiçbir kaya, ve ne denli kalın olursa olsun hiçbir örtü onları Her Şeye Kadir Yehova’dan koruyup gizleyemeyecek. O hükmünü infaza geldiğinde, “Adamın yüksek bakışları alçaltılacak, ve insanların gururu iğdirilecek [kırılacak, YÇ], ve o günde yalnız RAB yükselecek.”—İşaya 2:11.

      7 ‘Ordular RABBİNİN günü’ geliyor. Bu, Tanrı’nın, “Libnanın yükselmiş yüce erz ağaçlarının hepsine karşı, ve Başanın bütün meşe ağaçlarına karşı, ve bütün yüksek dağlara karşı, ve bütün yükselmiş tepelere karşı, ve her yüksek kuleye karşı, ve her pekiştirilmiş duvara karşı, ve bütün Tarşiş gemilerine karşı, ve güzel görünen bütün şeylere karşı” öfkesini göstereceği bir zaman olacak. (İşaya 2:12-16) Evet, insanın gurur simgesi olarak yücelttiği hiçbir örgüt ve Tanrı’dan korkmaz hiçbir kişi o gazap gününde Yehova’nın gözünden kaçmayacak. Böylece, “adamın yüksekliği iğdirilecek, ve insanların yüceliği alçaltılacak; ve o günde yalnız RAB yükselecek.”—İşaya 2:17.

      8. Önceden bildirilen hüküm günü, MÖ 607’de Yeruşalim’in üzerine nasıl gelir?

      8 Önceden bildirilen hüküm günü MÖ 607’de Babil kralı Nebukadnetsar (Nebukadnezar) Yeruşalim’i yıktığında Yahudilerin üzerine gelir. Orada yaşayanlar, sevgili kentlerinin alev alev yandığını, muhteşem binalarının yıkıldığını, güçlü surlarının parçalandığını görürler. Yehova’nın mabedi moloz yığınına dönüşür. ‘Orduların Yehovası’nın gününde’ hazinelerinin ve savaş arabalarının hiçbir değeri kalmaz. Ya putları? Aynen İşaya’nın önceden bildirdiği gibi olur: “Putlar bütün bütün ortadan kalkacak.” (İşaya 2:18) Yöneticileri ve yiğitleriyle birlikte Yahudiler Babil’e sürgün götürülür. Yeruşalim 70 yıl ıssız kalır.

      9. Hıristiyan Âleminin durumu İşaya’nın günlerindeki Yeruşalim ve Yahuda’nınkine ne bakımdan benziyor?

      9 Hıristiyan Âleminin durumu, İşaya’nın günlerindeki Yeruşalim’in ve Yahuda’nınkine ne denli benziyor! Hıristiyan Âleminin bu dünyanın milletleriyle yakın bir ilişki geliştirdiğine kuşku yok. Birleşmiş Milletler’i coşkuyla destekliyor ve evini putlarla ve Kutsal Yazılara aykırı uygulamalarla dolduruyor. Taraftarları maddecidir ve askeri güce bel bağlıyor. Ayrıca, onlar din adamlarını büyük payelere layık görüp onlara özel onur ve unvanlar da vermiyorlar mı? Hıristiyan Âleminin kibri mutlaka boşa çıkarılacak. Acaba ne zaman?

      ‘Yehova’nın Günü’ Yakın

      10. Resul Pavlus ve Petrus, Yehova’nın hangi gününe işaret ediyor?

      10 Kutsal Yazılar, eski Yeruşalim ve Yahuda üzerine gelen hüküm gününden çok daha büyük anlam taşıyacak bir güne işaret eder, o gün ‘Yehova’nın günüdür.’ İlham altında yazan resul Pavlus, yaklaşan ‘Yehova’nın günüyle’, tahta geçen Kral İsa Mesih’in hazır bulunduğu zaman arasında ilişki kurdu. (II. Selânikliler 2: 1, 2) Petrus, ‘adaletin duracağı yeni gökler ve yeni yerin’ kurulmasıyla bağlantılı olarak o günden söz etti. (II. Petrus 3:10-13) O, Yehova’nın, Hıristiyan Âlemi de dahil tüm kötü ortama karşı hükmünü infaz edeceği gündür.

      11. (a) Yaklaşan ‘Yehova’nın gününe’ kim ‘dayanacak’? (b) Yehova’yı kendimize nasıl sığınak yapabiliriz?

      11 Peygamber Yoel “Ah o gün!” diyor, “çünkü RABBİN günü yakın, ve her şeye Kadir olan tarafından bir yıkım gibi geliyor.” O ‘günün’ yakınlığı dikkate alındığında, o korkunç zamanda güvenlikte olmanın hepimizi ilgilendirmesi gerekmiyor mu? Yoel “Kim ona dayanabilir?” diye soruyor. Bunun cevabını kendisi veriyor: ‘Yehova kendi kavmi için sığınacak yer olacak.’ (Yoel 1:15; 2:11; 3:16) Acaba Yehova, servete, askeri güce ve insan yapısı tanrılara bel bağlayan kibirli kimselere sığınak olacak mı? Bu olanaksız! Tanrı, seçtiği kavmi bile, böyle davrandığında terk etmişti. Tanrı’nın tüm hizmetçilerinin ‘adaleti ve alçakgönüllülüğü araması’ ve Yehova’ya tapınmanın yaşamlarında tuttuğu yeri ciddiyetle gözden geçirmesi ne denli yaşamsaldır!—Tsefanya 2:2, 3.

      “Köstebeklere, Yarasalara”

      12, 13. Puta tapanların, Yehova’nın gününde tanrılarını “köstebeklere, yarasalara” atmaları neden yerindedir?

      12 Putlara tapanlar, Yehova’nın büyük gününde onlara ne gözle bakacaklar? Bunun cevabını İşaya veriyor: “O gün insanlar yeryüzünü sarsmak üzere kalkan RAB’bin dehşetinden ve yüce görkeminden kaçmak için . . . . altın, gümüş putları köstebeklere, yarasalara atıp kaya kovuklarına, uçurumlardaki yarıklara saklanacaklar. Ölümlü insana güvenmekten vazgeçin. Onun ne değeri var ki?”—İşaya 2:19-22, YÇ.

      13 Köstebekler toprağa oydukları yuvalarda yaşarlar, yarasalarsa karanlık ve ıssız mağaralara tünerler. Ayrıca, çok sayıda yarasanın tünediği bir yerde iğrenç bir koku ve kalın bir gübre tabakası da oluşur. Putları böyle yerlere atmak yerindedir. Onlar ancak karanlık ve pis yerlere layıktır. İnsanlara gelince, Yehova’nın hüküm gününde mağaralara ve kaya kovuklarına sığınmak isteyecekler. Böylece, putların da, onlara tapanların da sonu aynı olacak. İşaya’nın peygamberliğine uygun olarak, MÖ 607’de cansız putlar kendilerine tapanları da, Yeruşalim’i de Nebukadnetsar’ın elinden kurtaramamıştı.

      14. Yakında sahte dinin dünya imparatorluğu üzerine gelecek olan Yehova’nın hüküm gününde dünyevi düşünüşlü insanlar ne yapacak?

      14 İnsanlar yakında Hıristiyan Âlemi ve sahte dinin diğer kısımları üzerine gelecek Yehova’nın hüküm gününde ne yapacaklar? Tüm dünyada kötüleşen koşullar karşısında, herhalde çoğu insan putlarının hiçbir değeri olmadığını anlayacak. Bunların yerine, korunmak için dindışı, dünyevi örgütlere sığınmak isteyecek. Belki, bu örgütlerin arasında Vahiy kitabının 17. babındaki “kırmızı canavar”, yani Birleşmiş Milletler de bulunacak. Bu sembolik canavarın ‘on boynuzu’, büyük bir kısmını Hıristiyan Âleminin oluşturduğu sahte dinin dünya imparatorluğunu, yani Büyük Babil’i ortadan kaldıracak.—Vahiy 17:3, 8-12, 16, 17.

      15. Hüküm gününde nasıl yalnızca Yehova ‘yükselecek’?

      15 Büyük Babil’in yakılıp yok edilmesi belki doğrudan bu sembolik on boynuzun işi olacaksa da, o aslında Yehova’nın hükmünün infazıdır. Vahiy 18:8 Büyük Babil hakkında şunları diyor: “Bunun için onun belâları, ölüm ve matem ve kıtlık, bir günde gelecekler; ve ateşe yakılacaktır; çünkü ona hükmeden Rab Allah kudretlidir.” Bu nedenle, insanlığı sahte dinin egemenliğinden kurtarma onuru, Mutlak Güce Sahip Yehova Tanrı’ya ait olacak. İşaya’nın belirttiği gibi: ‘O günde yalnız Yehova yükselecek. [Çünkü o] Ordular Yehovası’nın günü’ olacak.—İşaya 2:11b, 16b.

      “Yol Gösterenler Seni Saptırıyor”

      16. (a) İnsan toplumunun ‘yardım ve desteğini’ oluşturanlar nelerdir? (b) İşaya’nın kavmi, toplumlarından ‘yardım ve desteğin’ çekip alınmasının sıkıntısını nasıl çekecek?

      16 Bir toplumun istikrarlı olabilmesi için, ‘desteğe ve değneğe’, başka sözlerle ekmek ve su gibi temel ihtiyaç maddelerine ve daha da önemlisi, topluma yol gösterip düzeni koruyabilen güvenilir yöneticilere gerek vardır. Oysa, İşaya eski İsrail’le ilgili şunları önceden bildiriyor: “Çünkü işte, orduların Rabbi Yehova desteği ve değneği [yardımı ve desteği, YÇ], hayata destek olan bütün ekmeği ve bütün suyu; yiğidi, ve cenk adamını; hâkimi, ve peygamberi, ve falcıyı, ve ihtiyarı; elli başıyı, ve itibarlı adamı, ve öğütçüyü, ve hikmetli işçiyi, ve marifetli büyücüyü [hünerli büyücülerle bilge muskacıları, YÇ] Yeruşalimden ve Yahudadan kaldırıyor.” (İşaya 3:1-3) Çocuk yaştakiler yönetici olacak ve keyfi bir yönetim uygulayacaklar. Sadece yöneticiler kavme baskı yapmayacak, aynı zamanda, “kavm karşılıklı birbirine . . . . gadredecek; çocuk ihtiyara karşı, ve alçak adam itibarlıya karşı hayasızca davranacak.” (İşaya 3:4, 5) Çocuklar yaşlılara saygı göstermeyip ‘hayasızca davranacak.’ Yaşam koşulları öylesine kötüleşecek ki, insanlar yönetme yeteneği olmayan birine, “Senin esvabın var, hâkimimiz sen ol, ve bu virane senin elinin altında olsun” diyecekler. (İşaya 3:6) Fakat böyle bir teklif alanlar, hem diyarın yarasını iyileştirmeye yeterli güçleri, hem de bu sorumluluğu yerine getirebilecek maddi olanakları olmadığında ısrar ederek öneriyi reddedecekler. Şunları diyecekler: “Yarayı saran ben olmam; çünkü evimde ekmek yok, ve esvap yok; beni kavmın hâkimi etmiyeceksiniz.”—İşaya 3:7.

      17. (a) Yeruşalim ve Yahuda’nın suçu ne bakımdan ‘Sodom’unki’ gibiydi? (b) İşaya, kavminin durumundan kimleri suçlu tutuyor?

      17 İşaya sözlerine şöyle devam ediyor: “Yeruşalim sendeledi, düştü. Çünkü söyledikleri de yaptıkları da RAB’be karşı; O’nun yüce varlığını aşağılıyor. Yüzlerindeki ifade onlara karşı tanıklık ediyor. Sodom gibi günahlarını açıkça söylüyor, gizlemiyorlar. Vay onların haline! Çünkü bu felaketi başlarına kendileri getirdiler.” (İşaya 3:8, 9, YÇ) Yehova’nın kavmi hem söyledikleriyle, hem de yaptıklarıyla hakiki Tanrı’ya başkaldırıyor. Hatta utanmazlıklarını ve tövbe etmeye niyetleri olmadığını gösteren yüzlerindeki ifade bile Sodom’unkiler kadar iğrenç olan günahlarını açığa vuruyor. Onlar Yehova Tanrı’ya ahitle bağlıdır ve Tanrı onlar için standartlarını değiştirmeyecek. “Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek. Vay kötülerin haline! Kötülük görecek, yaptıklarının karşılığını alacaklar. Yetkililer halkımı eziyor, kadınlar onu yönetiyor. Ey halkım, sana yol gösterenler seni saptırıyor, yolunu şaşırtıyorlar.”—İşaya 3:10-12, YÇ.

      18. (a) Yehova, İşaya’nın günlerindeki ileri gelenler ve önderlerle hangi davanın görüleceğini bildiriyor? (b) Yehova’nın ileri gelenlere ve önderlere verdiği hükümden hangi dersi alıyoruz?

      18 Yehova, Yahuda’nın ileri gelenleri ve önderleriyle ‘davasını görecek.’ “Bağları yiyip bitiren sizsiniz, evleriniz yoksullardan zorla aldığınız malla dolu. Ne hakla halkımı eziyor, yoksulu sömürüyorsunuz?” (İşaya 3:13-15, YÇ) Yöneticiler, kavmin refahı için çalışacakları yerde, hileli işler yapıyorlar. Yoksulların ve muhtaç durumdakilerin sırtından zengin olarak yetkilerini kötüye kullanıyorlar. Fakat yoksulları ezdiklerinden, Orduların Yehovası’na mutlaka hesap vermelidirler. Bu, günümüzde sorumlu mevkilerde bulunanlara ne büyük bir uyarı! Yetkilerini kötüye kullanmamak için hep dikkatli olsunlar.

      19. Hıristiyan Âlemi kimleri ezmekten ve zulmetmekten suçludur?

      19 Hıristiyan Âlemi –özellikle ruhban sınıfı ve önde gelenleri– ezdiği ve ezmeye devam ettiği sıradan insanların sahip olması gerekenlerin çoğunu hileyle ele geçirdi. Aynı zamanda, Tanrı’nın hizmetçilerini dövüp onlara zulmederek çok kötü de davrandı ve Yehova’nın adına büyük leke getirdi. Yehova, zamanı gelince, onunla mutlaka ‘davasını görecek.’

      ‘Güzellik Yerine Dağlanma’

      20. Yehova, ‘Sion kızlarını’ neden kınıyor?

      20 Yehova, yöneticilerin kötülüğünü ilan ettikten sonra, Sion, yani Yeruşalim kadınlarına dönüyor. “Sion kızları” anlaşılan moda olduğundan, ayak bileklerine şıngırdayan “halhallar” takıyorlar. Kibar ve kadınsı sayılan bir yürüyüş tarzıyla, kısa adımlar atarak ‘kırıtıyorlar.’ Bunda yanlış olan ne var? Yanlış olan bu kadınların tutumu. Yehova şunları diyor: “Sion kızları kibirlidir, ve boyunlarını ileri uzatarak göz edip yürüyorlar, gezerken kırıtarak gidiyorlar.” (İşaya 3:16) Böylesine bir kibir cezasız bırakılamaz.

      21. Yehova’nın Yeruşalim’e karşı hükmü Yahudi kadınlarını nasıl etkiliyor?

      21 Bu nedenle, Yehova’nın hükmü ülke üzerinde gerçekleştiğinde, bu ‘kibirli Sion kızları’ gurur duydukları güzellikleri de dahil neleri varsa yitirecekler. Peygamberlik şunların olacağını bildiriyor: “Rab Sion kızlarının tepesini kel [yaralar, YÇ] ile vuracak, ve RAB onların gizli yerlerini açacak. Ayak halkalarının güzelliğini, ve fileleri, ve mehçeleri; küpeleri, ve bilezikleri, ve peçeleri; alın çatkılarını, ve ayak zincirlerini, ve bel kemerlerini, ve hoş koku şişelerini, ve muskaları; yüzükleri, ve burun halkalarını; bayram esvaplarını, ve örtüleri, ve şalları, ve keseleri; el aynalarını, ve gömlekleri, ve baş sargılarını, ve atkıları Rab o gün kaldırıp atacak.” (İşaya 3:17-23) Durum ne feci şekilde tersine dönüyor!

      22. Yeruşalim kadınları süslerinden başka neyi de yitiriyorlar?

      22 Peygamberlik mesajı şöyle devam ediyor: “Hoş koku yerine pis koku, ve bel kemeri yerine ip, ve saç lülesi yerine saçsız baş, ve süslü esvap yerine çuldan gömlek, güzellik yerine dağlanma olacak.” (İşaya 3:24) MÖ 607’de kibirli Yeruşalim kadınları zenginlikten yoksulluğa düşüyorlar. Özgürlüklerini yitirip köle olarak ‘dağlanıyorlar.’

      ‘Terk Edilecek’

      23. Yehova, Yeruşalim’le ilgili neyi bildiriyor?

      23 Yehova şimdi Yeruşalim kentine hitaben şunları bildiriyor: “Erkeklerin kılıçla, ve yiğitlerin cenkte düşecekler. Ve Sionun kapıları ah çekip yas tutacaklar; ve kimsesiz kalıp toprakta oturacak.” (İşaya 3:25, 26) Yeruşalim erkekleri, hatta yiğitleri savaşta öldürülecek. Kent yerle bir edilecek. O zaman “kapıları ah çekip yas tutacak”. Yeruşalim ‘terk edilip’ ıssız kalacak.

      24. Erkeklerin kılıçtan geçirilmesi, Yeruşalim kadınları için hangi ağır sonuçları doğuruyor?

      24 Erkeklerin kılıçtan geçirilmesi Yeruşalim kadınları için çok ağır sonuçlar doğuracak. İşaya, peygamberlik kitabının bu bölümünün sonunda şunların olacağını önceden bildiriyor: “O günde yedi kadın bir erkeği tutup diyecekler: Kendi ekmeğimizi yeriz, ve kendi esvabımızı giyeriz; ancak üzerimize senin adın çağırılsın; utancımızı bizden kaldır.” (İşaya 4:1) Evlenilebilecek erkek öylesine az bulunacak ki, bir erkeğin adını alabilmek, yani onun karısı olarak tanınıp böylece kocasız kalma utancından kurtulabilmek için birkaç kadın tek bir erkeğe tutunacak. Musa Kanunu kocadan karısının yiyeceğini ve giyeceğini sağlamasını talep eder. (Çıkış 21:10) Buna rağmen, bu kadınlar kendi ekmeklerini yemeye ve kendi giysilerini giymeye razı olarak erkeği yasal sorumluluklarından muaf tutarlar. Bir zamanların ‘kibirli Sion kızları’ için ne kadar çaresiz bir durum!

      25. Yakında kibirlilerin başına ne gelecek?

      25 Yehova kibirlileri alçaltır. MÖ 607’de, gerçekten seçtiği kavmin kibrini ‘kırıp çalımını bozdu.’ İsa’nın gerçek takipçileri ‘Tanrı’nın mağrurlara karşı durduğunu, fakat alçakgönüllülere lütfettiğini’ asla unutmasınlar.—Yakub 4:6.

      [Sayfa 50’deki resim]

      Putlar, servet ve askeri kahramanlıklar, Yehova’nın hüküm gününde Yeruşalim’i kurtaramıyor

      [Sayfa 55’teki resim]

      ‘Yehova’nın gününde’ sahte dinin dünya imparatorluğu yok edilecek

  • Yehova Tanrı’nın Artakalana Merhameti
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Altıncı Bölüm

      Yehova Tanrı’nın Artakalana Merhameti

      İşaya 4:2-6

      1, 2. Peygamber İşaya, Yahuda ve Yeruşalim’le ilgili neyi önceden bildiriyor?

      NÜFUSUN yoğun olduğu bir bölgede korkunç bir fırtına kopar. Kuvvetle esen rüzgâr, şiddetle yağan yağmur ve büyük bir su baskını evleri yıkar, ürünleri mahveder ve can kaybına yol açarak ülkenin geniş bir bölümünü kırıp geçirir. Fakat kısa bir süre sonra fırtına diner ve ardından sakin bir dönem başlar. Bu, hayatta kalanlar için bir onarım ve inşa zamanıdır.

      2 Peygamber İşaya, Yahuda ve Yeruşalim’in başına buna benzer bir olayın geleceğini bildiriyor. Yerinde olarak, Tanrısal hüküm fırtınasının kara bulutları bir felaket habercisi gibi yaklaşıyor. Milletin günahı ağır. Hem yöneticiler hem de halk ülkeyi adaletsizlikle ve kanla doldurmuş. Yehova, İşaya aracılığıyla Yahuda’nın günahını açığa vurarak bu suçlu millete hükmünü infaz edeceğine ilişkin uyarıda bulunuyor. (İşaya 3:25) Yahuda diyarı bu fırtınanın ardından tamamıyla ıssız kalacak. Bu bekleyiş İşaya’yı mutlaka çok üzüyor olmalı.

      3. İşaya 4:2-6’daki ilham edilmiş mesaj hangi iyi haberi içeriyor?

      3 Ama iyi bir haber de var! Yehova’nın haklı olarak getireceği hüküm fırtınası dinecek ve bir grup insan hayatta kalacak. Evet, Yehova merhametinden ötürü Yahuda’ya karşı hükmünü yumuşatacak. İşaya’nın, İşaya 4:2-6’daki ilham edilmiş mesajı bu nimet dolu zamana işaret ediyor. Sanki bulutların ardından güneş çıkıyor; sahne değişiyor ve İşaya 2:6–4:1’de anlatılan hükümle ilgili görüntü ve seslerin yerine, yenilenip güzelleşmiş bir ülkeyle halkı geçiyor.

      4. İşaya’nın, artakalanın eski durumuna kavuşmasıyla ilgili peygamberliğini neden incelemeliyiz?

      4 İşaya’nın, artakalanın eski durumuna kavuşması ve ardından yaşadığı güvenlikle ilgili peygamberliği “son günlerde”, yani zamanımızda da gerçekleşiyor. (İşaya 2:2-4) Şimdi, önemli bir peygamberlik olmasının yanı sıra, bize Yehova’nın merhametini ve buna nasıl erişebileceğimizi de öğreten bu mesaja kulak verelim.

      ‘Yehova’nın Filizi’

      5, 6. (a) İşaya, yaklaşan fırtınadan sonraki barış dolu zamanı nasıl tanımlıyor? (b) “Filiz” ne demektir, bu, Yahuda diyarı hakkında ne gösteriyor?

      5 İşaya, yaklaşan fırtınadan sonraki sakin, huzurlu zamana bakarken sıcak bir anlatım tarzı kullanır. Şunları yazar: “O gün RAB’bin filizi, İsrail halkından sağ kalanların güzelliği ve görkemi olacak; ülkenin meyvesi de onların kıvancı ve övüncü olacak.”—İşaya 4:2, YÇ.

      6 İşaya burada, bir onarımdan söz ediyor. “Filiz” olarak tercüme edilen İbranice isim, ‘yeni biten bir bitki, sürgün, dal’ anlamına gelir. Bunun, Yehova’dan gelen refahla, artışla ve nimetlerle ilgisi vardır. İşaya böylece, yakında ıssız bırakılacak olan Yahuda’nın sonsuza dek böyle kalmayacağını göstererek umut verici bir tablo çiziyor. Bir zamanlar bolluk içinde olan Yahuda diyarı, Yehova’nın bereketi sayesinde tekrar bol meyve verecek.a—Levililer 26:3-5.

      7. Yehova’nın filizi nasıl ‘güzellik ve görkem’ için olacak?

      7 İşaya yaşanacak değişimin görkemini canlı terimlerle anlatıyor. Yehova’nın filizi ‘güzellik ve görkem için’ olacak. “Güzellik” sözcüğü, Vaat Edilen Diyar’ın yüzyıllar önce Yehova tarafından İsrail’e verildiğinde sahip olduğu güzelliği akla getiriyor. O, “bütün memleketlerin süsü” [“pırlanta” New American Bible] denecek kadar güzeldi. (Hezekiel 20:6) Bu nedenle, İşaya’nın sözleri kavme, Yahuda diyarının eski parlaklığına ve güzelliğine yeniden kavuşturulacağına ilişkin güvence veriyor. Gerçekten de o, yeryüzünde bir pırlanta gibi olacak.

      8. Ülkenin yeniden kavuşacağı güzelliği görüp tatmak için kimler orada bulunacak? İşaya onların duygularını nasıl anlatıyor?

      8 Acaba kimler orada bulunup, diyarın yeniden kavuşacağı güzelliği görüp tadabilecek? İşaya, “İsrail halkından sağ kalanlar” diyor. Evet, önceden bildirilen alçaltıcı yıkım sırasında bazıları hayatta kalacak. (İşaya 3:25, 26) Sağ kalanlardan bir grup Yahuda’ya dönüp oranın onarımına katılacak. Eski durumuna kavuşan diyarın bol meyvesi geri dönenlerin, “sağ kalanların . . . . kıvancı ve övüncü olacak.” (İşaya 4:2, YÇ) Terk edilişin utancı yeniden kıvanca dönüşecek.

      9. (a) İşaya’nın sözlerinin gerçekleşmesi olarak, MÖ 537’de ne oldu? (b) “Sağ kalanlar” arasında sürgünde doğanlardan bazılarının da bulunduğu neden söylenebilir? (Dipnota bakın.)

      9 İşaya’nın sözlerine uygun olarak, MÖ 607’de Babillilerin Yeruşalim’i yıkıp birçok İsrailliyi öldürmesiyle hüküm fırtınası geldi. İçlerinden bazıları sağ kaldı ve Babil’e sürüldü. Ancak, Tanrı merhamet göstermemiş olsaydı, hiç kimse sağ kalamazdı. (Nehemya 9:31) Sonunda, Yahuda tamamen terk edildi. (II. Tarihler 36:17-21) Sonra, MÖ 537’de, merhamet Tanrısı, ‘sağ kalanların’ hakiki tapınmayı yeniden kurabilmek amacıyla Yeruşalim’e dönmesine izin verdi.b (Ezra 1:1-4; 2:1) Muhtemelen tutsaklık sırasında ya da ondan kısa süre sonra yazılan 137. Mezmur, bu sürgünden dönenlerin tövbesini çok güzel ifade ediyor. Onlar Yahuda’ya döndükten sonra toprağı işleyip, ekip biçmeye başladılar. Tanrı’nın, çabalarını bereketleyip ülkeyi verimli “Aden bahçesi” gibi filizlendirdiğini gördüklerinde neler hissettiklerini bir düşünün.—Hezekiel 36:34-36.

      10, 11. (a) 20. yüzyılın başında, Mukaddes Kitap Tetkikçileri ne bakımdan ‘Büyük Babil’in’ tutsağıydılar? (b) Yehova, ruhi İsraillilerin artakalanını nasıl bereketledi?

      10 Günümüzde de benzer bir onarım oldu. Yirminci yüzyılın başlarında, o zamanlar Mukaddes Kitap Tetkikçileri olarak tanınan Yehova’nın Şahitleri sahte dinin dünya imparatorluğu olan ‘Büyük Babil’in’ ruhi tutsağıydılar. (Vahiy 17:5) Mukaddes Kitap Tetkikçileri, birçok sahte dinsel öğretiyi reddetmiş oldukları halde, bütün Babil kökenli fikirler ve uygulamalardan tamamen kurtulmuş değillerdi. Din adamlarının kışkırttığı muhalefet sonucu içlerinden bazısı gerçek anlamda hapsedildi. Ruhi ülkeleri –dinsel, ruhi mülkleri– terk edilmiş durumdaydı.

      11 Oysa, 1919’un ilkbaharında Yehova, ruhi İsraillilerin bu artakalanına merhamet gösterdi. (Galatyalılar 6:16) Tövbe ettiklerini ve Kendisine hakikatle tapınmak istediklerini gördüğünden, onların hapishaneden ve daha da önemlisi, ruhi tutsaklıktan kurtulmalarını sağladı. Bu “sağ kalanlar”, Tanrı’nın kendilerine bağışladığı ve bol bol filizlendirdiği ruhi mülklerine yeniden kavuştular. Bu ruhi mülk, Tanrı’dan korkan başka milyonlarca insanı hakiki tapınmada artakalana katılmaya çeken, davetkâr bir görünüm sergiledi.

      12. İşaya’nın sözleri, Yehova’nın, kavmine karşı merhametinin büyüklüğünü nasıl gösteriyor?

      12 İşaya’nın sözleri burada Tanrı’nın, kavmine merhametinin büyüklüğünü gösteriyor. İsrailoğulları milletçe Yehova’ya sırt çevirdilerse de, O, tövbe eden bir artakalana merhamet gösterdi. Çok ciddi günah işleyenlerin bile umutla Yehova’ya dönebileceğini bilmek içimizi rahatlatabilir. Tövbe edenlerin Yehova’dan merhamet görmeyeceklerini düşünmelerine gerek yok, çünkü O yürekten pişmanlık duyan kişiyi reddetmez. (Mezmur 51:17) Mukaddes Kitap bize şu güvenceyi veriyor: “RAB sevecen ve lütfedendir, tez öfkelenmez, sevgisi engindir. Bir baba çocuklarına nasıl sevecen davranırsa, RAB de kendisinden korkanlara öyle sevecen davranır.” (Mezmur 103:8, 13, YÇ) Böyle merhametli bir Tanrı kuşkusuz tüm övgüye layıktır.

      Yehova’nın Gözünde Kutsal Bir Artakalan

      13. İşaya 4:3’te kaydedildiği gibi, İşaya, Tanrı’nın merhamet göstereceği artakalanı nasıl anlatıyor?

      13 Yehova’nın merhamet göstereceği artakalanı zaten tanımış olduk, fakat İşaya şimdi onları daha ayrıntılı anlatıyor. Şunları yazıyor: “Siyon’da, yani Yeruşalim’de sağ kalanlara, ‘Yeruşalim’de yaşıyor’ diye kaydedilenlere, ‘Kutsal’ denilecek.”—İşaya 4:3, YÇ.

      14. “Sağ kalanlar” kimlerdir, Yehova onlara neden merhamet gösterecek?

      14 “Sağ kalanlar” ve “yaşıyor” denilenler kimlerdir? İkinci ayette söz edilenlerdir. Bunlar Yahuda’ya dönmelerine izin verilecek olan Yahudi sürgünlerdir. İşaya şimdi Yehova’nın onlara merhamet gösterecek olmasının nedenini açıklıyor: O’nun gözünde “Kutsal” olacaklar. Kutsallık, “dinsel lekesizlik, kusursuzluk, masumluk ya da paklık” demektir. Kutsal olmak, söz ve hareketlerde temiz veya masum olmayı, Yehova’nın doğruluk ve uygunluk standardına uymayı gerektirir. Evet, Yehova “Kutsal” gördüğü kimselere merhamet edip onların ‘kutsal kente’, Yeruşalim’e dönmesine izin verecek.—Nehemya 11:1.

      15. (a) “Yeruşalim’de yaşıyor diye kaydedilenler” deyişi bize hangi Yahudi geleneğini anımsatıyor? (b) İşaya’nın sözlerinin altında hangi ciddi uyarı bulunuyor?

      15 Bu sadık artakalan orada kalacak mı? Onlar ‘Yeruşalim’de yaşıyor diye kaydedilecekler.’ Bu bize, Yahudilerin, İsrail ailelerini ve sıptlarını titizlikle kütüğe kaydetme geleneğini anımsatıyor. (Nehemya 7:5) İnsan ölünce ismi kütükten silindiğinden, kütükte kayıtlı olmak, kişinin yaşadığı anlamına geliyordu. Mukaddes Kitabın başka kısımlarında, Yehova’nın yaşamla ödüllendirdiği kişilerin adlarının bulunduğu mecazi bir kütükten, yani kitaptan söz ediliyor. Fakat Yehova onları ‘silebileceğinden’, isimler bu kitaba koşullu olarak kaydediliyor. (Çıkış 32:32, 33; Mezmur 69:28) Şu halde, İşaya’nın sözlerinin altında ciddi bir uyarı bulunuyor: Geri dönenler ancak Tanrı’nın gözünde kutsal kalırlarsa yeniden kavuştukları ülkelerinde yaşamaya devam edebilecekler.

      16. (a) Yehova, MÖ 537’de Yahuda’ya dönmelerine izin verdiği kimselerden hangi talepte bulundu? (b) Yehova’nın, meshedilmiş artakalana ve ‘başka koyunlara’ gösterdiği merhametin boşuna olmadığı neden söylenebilir?

      16 MÖ 537’de Yeruşalim’e dönen artakalan bunu temiz bir niyetle, hakiki tapınmayı yeniden kurma amacıyla yaptı. İşaya’nın uzak durulması yönünde böyle kuvvetle uyarıda bulunmuş olduğu putperest dinsel uygulamalara veya kirli eylemlere bulaşan hiç kimsenin dönmeye hakkı yoktu. (İşaya 1:15-17) Sadece Yehova’nın kutsal gördüğü kimseler Yahuda’ya dönebildi. (İşaya 35:8) Benzer şekilde, şimdi yeryüzünde sonsuza dek yaşama ümidi taşıyan milyonlarca ‘başka koyunun’ da yanında yer aldığı meshedilmiş artakalan, ruhi tutsaklıktan kurtulduğu 1919’dan bu yana, Tanrı’nın gözünde kutsal olabilmek için her çabayı gösterdi. (Yuhanna 10:16) Babil kökenli öğreti ve uygulamalardan kurtuldu. Tanrı’nın yüksek ahlak standartlarına uyabilmek için çaba gösteriyor. (I. Petrus 1:14-16) Yehova’nın onlara merhamet göstermesi boşuna değil.

      17. Yehova ‘hayat kitabına’ kimlerin ismini yazıyor, ne yapmaya kararlı olmalıyız?

      17 Yehova’nın, eski İsrail’de kutsal olanlara dikkat edip onların ‘isimlerini yaşayanlar arasına yazdığını’ anımsayın. Yehova bugün de, ‘bedenlerimizi diri, mukaddes, Tanrı’ya makbul kurban olarak sunarken’, zihnen ve bedenen temiz kalmak üzere gösterdiğimiz çabalara dikkat ediyor. (Romalılar 12:1) Böyle bir yaşam yolunu izleyen herkesin ismini ‘hayat kitabına’ yazıyor. Bu mecazi kayıtta, gökte veya yeryüzünde sonsuz yaşam almaya uygun olanların isimleri bulunuyor. (Filipililer 4:3; Malaki 3:16) Öyleyse, Tanrı’nın gözünde kutsal kalabilmek için elimizden geleni yapalım, çünkü ancak bu şekilde isimlerimizin bu değerli ‘kitapta’ kalmasını sağlayabiliriz.—Vahiy 3:5.

      Sevgiyle İlgilenme Vaadi

      18, 19. İşaya 4:4, 5’e göre, Yehova hangi arındırmayı yapıyor, bu neyle başarılacak?

      18 İşaya şimdi, eski durumuna dönen ülkenin sakinlerinin nasıl kutsal olacağını ve onları hangi nimetlerin beklediğini gösteriyor. Şunları diyor: “Rab Siyon kızlarını pisliklerinden arındıracak. Yeruşalim’de dökülen kanı adil ve ateşten bir ruhla temizleyecek. Sonra RAB Siyon Dağı’nın her yanını, orada toplananların üzerini gündüz bulutla, gece dumanla ve parlak alevle örtecek. Yüceliği onların üzerinde bir örtü olacak.”—İşaya 4:4, 5, YÇ.

      19 İşaya, ahlaksal bozukluklarını gösterişli süsler altında gizleyen ‘Sion kızlarını’ daha önce azarlamıştı. Aynı zamanda, kavmin genel olarak kan dökmekten suçlu olduğunu da ortaya serip onları temizlenmeye teşvik etmişti. (İşaya 1:15, 16; 3:16-23) Şimdi ise, ileriye, Tanrı’nın onları ahlaksal ‘pisliklerinden arındırıp döktükleri kanı temizleyeceği’ zamana bakıyor. (İşaya 4:4, YÇ) Bu temizlik neyle yapılacak? “Adil ve ateşten bir ruhla.” Yeruşalim’in yaklaşan harabiyeti ve Babil sürgünü, Tanrı’nın kirli bir millet üzerine birdenbire getirdiği hüküm ve öfke fırtınası olacak. Bu felaketlerde hayatta kalan ve yurduna dönen kişiler, alçakgönüllülük öğrenmiş ve arıtılmış olacak. Bu nedenle, Yehova’nın gözünde kutsal olup merhamet görecekler.—Malaki 3:2, 3 ile karşılaştırın.

      20. (a) “Bulut”, “duman” ve “parlak alev” ifadeleri neyi anımsatıyor? (b) Arındırılan sürgünlerin korkmasına neden gerek olmayacak?

      20 Yehova, bu arındırılan artakalanın ihtiyaçlarıyla sevgiyle ilgileneceğini İşaya aracılığıyla vaat ediyor. “Bulut”, “duman” ve “parlak alev” ifadeleri, Yehova’nın Mısır’ı terk etmelerinden sonra İsrailoğulları’yla nasıl ilgilendiğini anımsatıyor. ‘Bulut ve ateş direği’ onları peşlerindeki Mısırlılardan koruyordu; aynı zamanda onlara çölde yol da gösteriyordu. (Çıkış 13:21, 22; 14:19, 20, 24) Yehova Sina Dağı’nda Kendini gösterdiğinde, dağın “her yanından duman tütüyordu.” (Çıkış 19:18) Böylece arındırılan sürgünlerin korkmasına gerek olmayacak. Yehova Koruyucuları olacak. İster kendi evlerinde toplansınlar, ister kutsal ibadetlerde bir araya gelsinler, onlarla birlikte olacak.

      21, 22. (a) Çardak veya kulübeler çoğu kez hangi amaçla yapılırdı? (b) Arındırılan artakalana hangi ümit veriliyor?

      21 İşaya Tanrısal korumayla ilgili anlatımına son verip dikkatini günlük yaşama çeviriyor. Şunları yazıyor: “Gündüzün sıcaktan gölge için, ve boradan ve sağanaktan sığınacak yer ve örtü için bir çardak olacak.” (İşaya 4:6) Kurak mevsimlerde yakıcı güneşe, yağışlı mevsimlerdeyse soğuğa ve fırtınaya karşı korunak olarak bağlarda veya tarlalarda çoğu kez çardaklar veya kulübeler yapılırdı.—Yunus 4:5 ile karşılaştırın.

      22 Temizlenen artakalan zulmün hararetiyle ve muhalefet fırtınalarıyla karşılaştığında, Yehova’nın kendisine sığınak, korunak ve güvenlik Kaynağı olduğunu görecek. (Mezmur 91:1, 2; 121:5) Böylece onlara çok güzel bir ümit veriliyor: Babil’in kirli inanç ve uygulamalarını arkada bırakır, Yehova’nın hükmünün arıtıcı gücüne boyun eğer ve kutsal kalmak için gayret gösterirlerse, sanki Tanrısal korunma ‘çardağındaymış’ gibi güvenlikte kalacaklar.

      23. Yehova, meshedilmiş artakalanı ve arkadaşlarını neden bereketledi?

      23 Önce arındırmanın, sonra nimetlerin geldiğine dikkat edin. Bu durum günümüzde de görüldü. Meshedilmiş artakalan 1919’da arındırılmaya alçakgönüllülükle boyun eğdi ve Yehova onların kirini ‘arıttı.’ O zamandan bu yana, başka koyunların ‘büyük kalabalığı’ da Yehova tarafından arındırılmaya razı oldu. (Vahiy 7:9) Böyle arındırılmış olduklarından, Yehova, artakalanı ve arkadaşlarını, koruyucu özeni altına alıp bereketledi. O, zulmün hararetinin ya da muhalefet fırtınalarının onları etkilemesini mucizeyle önlemiyor. Fakat sanki üzerlerine ‘gölge için çardak ve fırtınaya karşı korunak’ kurarak onları koruyor. Nasıl?

      24. Yehova’nın, hizmetçilerini teşkilat olarak bereketlediği nasıl bellidir?

      24 Şunu düşünün: Tarihte en güçlü hükümetlerden bazıları, ya Yehova’nın Şahitlerinin vaaz etme işini yasakladı ya da onları toptan yok etmeye çalıştı. Ama Şahitler kararlılıklarını koruyup sarsılmadılar ve vaaz etmeye aralıksız devam ettiler. Acaba güçlü devletler, bu savunmasız görünen nispeten küçük topluluğun faaliyetini durdurmayı neden başaramadı? Çünkü Yehova arındırdığı hizmetçilerini hiçbir insanın yıkamayacağı bir koruyucu ‘çardağın’ altına almıştı.

      25. Yehova’nın Koruyucumuz olması ferden bizim için ne anlama gelir?

      25 Ya ferden bizim için ne denebilir? Yehova’nın Koruyucumuz olması, bu ortamda sorunsuz bir yaşamımız olduğu anlamına gelmez. İsa’nın birçok sadık takipçisi yoksulluk, doğal afetler, savaşlar, hastalık ve ölüm gibi ciddi felaketlerle karşılaşıyor. Böyle üzücü olaylarla karşılaştığımızda, Tanrımızın bizimle olduğunu asla unutmayalım. O bizi ruhen korur ve denemelere sadakatle dayanabilmemiz için gerekenleri sağlar, hatta bize ‘normalin ötesinde güç’ verir. (II. Korintoslular 4:7) O’nun önünde güvenlikte olduğumuzdan korkmamıza gerek yok. Nasıl olsa, Tanrı’nın gözünde kutsal kalabilmek için elimizden geleni yaptığımız sürece, hiçbir şey ‘O’nun sevgisinden bizi ayıramayacak.’—Romalılar 8:38, 39.

      [Dipnotlar]

      a Bazı bilginler, ‘Yehova’nın filizi’ deyiminin, ancak Yeruşalim eski haline döndürüldükten sonra ortaya çıkacak olan Mesih’e dolaylı bir değinme olduğunu ileri sürer. Aramca Targumlarda bu deyiş farklı şekilde şöyle ifade edilir: “Yehova’nın Mesihi.” Aynı İbranice ismin (tseʹmah), sonradan Mesih’ten Davud için yetiştirilen “doğru bir dal” olarak söz eden Yeremya tarafından kullanılması ilginçtir.—Yeremya 23:5; 33:15.

      b “Sağ kalanlar” arasında sürgünde doğanlardan bazıları da bulunuyordu. Bunlar da ‘sağ kalmış’ sayılabilirdi, çünkü ataları yıkımda ölseydi, onlar hiç doğmayacaktı.—Ezra 9:13-15; İbraniler 7:9, 10 ile karşılaştırın.

      [Sayfa 63’teki resim]

      Yahuda üzerine Tanrısal hüküm fırtınası geliyor

  • Meyvesi Kötü Bağın Vay Haline!
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yedinci Bölüm

      Meyvesi Kötü Bağın Vay Haline!

      İşaya 5:1-30

      1, 2. “Sevgilim” diye hitap edilen kişi ne dikiyor, ama dikilen nasıl düş kırıklığı yaratıyor?

      “BU MESEL, dilinin inceliği ve etkili anlatımıyla neredeyse eşsizdir.” Bir Mukaddes Kitap yorumcusu İşaya kitabının 5. babının ilk ayetleri hakkında böyle söyledi. İşaya’nın sözleri bir sanat yapıtı olmaktan öte, Yehova’nın, kavmine nasıl sevgiyle baktığının dokunaklı bir dille anlatımıdır. Aynı zamanda, O’nun hoşnut olmadığı davranışlar konusunda bizim için de bir uyarıdır.

      2 İşaya’nın meseli şöyle başlar: “Sevgilimin bağı için yaktığı ezgiyi sevgilim için okuyayım: Toprağı verimli bir tepede sevgilimin bir bağı vardı. Toprağı belleyip taşları ayıkladı, seçme asmalar dikip orta yere bir gözcü kulesi yaptı. Üzüm sıkmak için bir çukur kazdı ve bağının üzüm vermesini bekledi. Ama bağ yabanıl üzüm verdi.” —İşaya 5: 1, 2, YÇ; Markos 12:1 ile karşılaştırın.

      Bağın Bakımı

      3, 4. Bağın bakımı nasıl sevgiyle yapılıyor?

      3 İşaya, bu meseli dinleyicilerine bir “ezgi” gibi okuyor olsa da olmasa da, kuşkusuz onların dikkatini çekiyor. Muhtemelen çoğu bağcılığı iyi bildiğinden, İşaya’nın anlatımının üzerlerinde canlı ve gerçekçi bir etkisi oluyor. Aynen, bugünkü bağcıların yaptığı gibi, bağ sahibi üzüm tohumu yerine, başka bir asmadan kestiği “seçme”, kaliteli kırmızı üzüm veren “asma” çubukları ya da filizleri dikiyor. Yerinde olarak, bu bağı çok iyi gelişebileceği bir yerde, “toprağı verimli bir tepede” kuruyor.

      4 Bir bağın verimli olmasını sağlamak çok uğraş gerektirir. İşaya, bağ sahibinin yaptığı sıkıcı ve zahmetli işi, toprağın ‘bellenip taşların ayıklanışını’ anlatıyor. Büyükçe taşları ihtimal ‘bir gözcü kulesi yapımında’ kullanıyor. Eski zamanlarda böyle kuleler, ürünü hırsızlardan ve hayvanlardan koruyan gözcülerin nöbet yeri olarak kullanılırdı.a Bağ sahibi ayrıca terasların etrafını çevirmek üzere taştan bir duvar da inşa ediyor. (İşaya 5:5) Bu, genelde toprağın yaşamsal üst tabakasının kayıp gitmesini önlemek amacıyla yapılırdı.

      5. Sahibi yerinde olarak bağından ne bekliyor, fakat ne alıyor?

      5 Bağını korumak üzere böylesi bir zahmete katlanan sahibi, doğal olarak ondan ürün vermesini bekliyor. Bu beklenti içinde, üzüm sıkmak için bir çukur kazıyor. Fakat acaba ürün alma umudu gerçekleşiyor mu? Hayır, bağ yabanıl üzüm veriyor.

      Bağ ve Sahibi

      6, 7. (a) Bağın sahibi kimdir ve bağ nedir? (b) Sahibi ne konuda hüküm verilmesini istiyor?

      6 Acaba bu bağın sahibi kim? Bağ nedir? Bu soruların yanıtlarını bağın sahibi veriyor: “Ey Yeruşalimde oturanlar ve Yahuda erleri, rica ederim, benimle bağım arasında hüküm verin. Bağımda yapmadığım ona yapacak daha ne var? üzüm versin diye ben beklerken niçin yabani üzüm verdi? Ve şimdi bağıma yapacağım şeyi size bildireyim; çitini sökeceğim, ve onu yiyip bitirecekler; duvarını yıkacağım, ve onu ayak altında çiğniyecekler.” —İşaya 5: 3-5.

      7 Evet, bağın sahibi Yehova’dır ve şimdi Kendini, sanki bir mahkeme salonunda, umudunu boşa çıkaran bağıyla arasındaki davanın görülmesini isteyen birinin yerine koyuyor. Peki, acaba bağ nedir? Sahibi bunu da açıklıyor: “Ordular RABBİNİN bağı İsrail evidir, ve onun hoşuna giden fidan Yahuda erleridir.” —İşaya 5:7a.

      8. İşaya’nın Yehova’ya “sevgilim” diye hitap etmesinden ne anlaşılıyor?

      8 İşaya, bağın sahibi Yehova’ya “sevgilim” diye hitap ediyor. (İşaya 5:1) Tanrı’dan bu kadar samimi bir ifadeyle söz edebilmesinin tek nedeni O’nunla çok yakın bir ilişkisi olmasıdır. (Eyub 29:4; Mezmur 25:14 ile karşılaştırın.) Bununla birlikte, peygamberin Tanrı’ya duyduğu sevgi, Tanrı’nın, ‘bağına’, yani ‘diktiği’ millete gösterdiği sevgi yanında sönük kalıyor.—Çıkış 15:17; Mezmur 80: 8, 9 ile karşılaştırın.

      9. Yehova, nasıl milletine değerli bir bağ imiş gibi davrandı?

      9 Yehova, milletini Kenan Diyarı’na ‘dikti’ ve onlara, kendilerini diğer milletlerin yozlaştırıcı etkisine karşı koruyucu “duvar” vazifesi gören yasalarını ve hükümlerini verdi. (Çıkış 19: 5, 6; Mezmur 147: 19, 20; Efesoslular 2:14) Ayrıca onları eğitmek için hâkimler, kâhinler ve peygamberler de verdi. (II. Kırallar 17:13; Malaki 2:7; Resullerin İşleri 13:20) İsrail, askeri saldırı tehdidi altına girdiğinde, kurtarıcılar çıkardı. (İbraniler 11: 32, 33) Şimdi yerinde olarak, ‘Bağım için yapmadığım ne kaldı?’ diye soruyor.

      Günümüzde Tanrı’ nın Bağını Saptamak

      10. İsa bağı konu eden hangi örneklemeyi verdi?

      10 İsa, katil bağcılarla ilgili meselini İşaya’nın sözlerini düşünerek vermiş olabilir: “Toprak sahibi bir adam, bağ dikmiş, çevresini çitle çevirmiş, üzüm sıkmak için bir çukur kazmış, bir de bekçi kulesi yapmış. Sonra bağı bağçılara kiralayıp yolculuğa çıkmış.” Ne yazık ki, bağcılar bağın sahibine ihanet ettiler, hatta oğlunu bile öldürdüler. İsa, bu meselin bedeni İsrail’den başkalarını da içerdiğini göstermek üzere sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Tanrı’nın krallığı sizden [bedeni İsrail’den] alınacak ve onun meyvelerini yetiştirecek bir millete verilecek.’—Matta 21: 33-41, 43, Müjde.

      11. Birinci yüzyılda ruhi anlamda hangi bağ vardı, fakat resullerin ölümünden sonra ne oldu?

      11 Bu yeni ‘milletin’, ‘Tanrı’nın İsraili’ olduğu görüldü; bu, İsa’nın toplam 144.000 meshedilmiş takipçisinden oluşan ruhi bir millettir. (Galatyalılar 6:16; I. Petrus 2: 9, 10; Vahiy 7: 3, 4) İsa, bu öğrencilerini, kendisini simgeleyen “gerçek asma” üzerindeki ‘çubuklara’ benzetti. Tabii ki, bu çubukların meyve vermesi bekleniyor. (Yuhanna 15: 1-5) Onlar Mesih’inkine benzer nitelikler gösterip ‘Krallığın bu iyi haberini’ vaaz etme işinde yer almalıdırlar. (Matta 24:14; Galatyalılar 5: 22, 23) Oysa, on iki resulün ölümünden bu yana, ‘gerçek asmanın’ çubuğu olduğunu iddia edenlerin büyük çoğunluğu, iyi meyve yerine yabanıl üzüm vererek taklit olduğunu ortaya koydu.—Matta 13: 24-30, 38, 39.

      12. İşaya’nın sözleri Hıristiyan Âlemini nasıl kınıyor, bundan İsa’nın hakiki takipçileri için hangi ders çıkıyor?

      12 Bu nedenle, İşaya’nın Yahuda’yı kınayan sözleri bugün Hıristiyan Âlemi için de geçerlidir. Onun savaşlarla, Haçlı Seferleriyle, Engizisyonlarla dolu tarihi incelendiğinde, meyvelerinin ne kadar buruk olduğu görülür. Ancak, İsa’nın meshedilmiş takipçilerinden oluşan gerçek bağ ve arkadaşları ‘büyük kalabalık’, İşaya’nın sözlerine kulak asmalıdır. (Vahiy 7:9) Bağın sahibini hoşnut etmek istiyorlarsa, ferden ve grup olarak O’nun hoşuna giden meyveler vermelidirler.

      ‘Yabanıl Üzüm’

      13. Yehova, kötü meyve veren bağını ne yapacak?

      13 Bağını yetiştirip geliştirmekte olağanüstü uğraş veren Yehova haklı olarak onun şarap ‘bağı’ olmasını bekler. (İşaya 27:2) Ne var ki, o, işe yarar meyve vereceği yerde, “yabanıl üzüm”, sözcüğün asıl anlamıyla kötü kokan, çürük meyve verir. (İşaya 5:2; Yeremya 2:21) Bu nedenle Yehova, milletin çevresindeki koruyucu “çiti” sökeceğini bildiriyor. ‘Viraneye çevrilip’ terk edilecek ve susuz kalacak. (İşaya 5:6’yı okuyun.) Musa, Tanrı’nın Kanununa itaat etmezlerse başlarına bunların geleceğine ilişkin uyarıda bulunmuştu.—Tesniye 11:17; 28: 63, 64; 29: 22, 23.

      14. Yehova, milletinden nasıl bir meyve bekliyor, ama o bunun yerine ne veriyor?

      14 Tanrı milletinden iyi meyve vermesini bekliyor. İşaya’nın çağdaşı Mika şunu bildiriyor: “Hak olanı yapmak, ve merhameti sevmek, ve Allahınla alçak gönüllü olarak yürümekten başka RAB senden ne ister?” (Mika 6:8; Zekarya 7:9) Ama millet, Yehova’nın tembihine kulak asmıyor. “[Tanrı] adalet bekledi, ve işte, zorbalık; ve doğruluk bekledi, ve işte, feryat.” (İşaya 5:7b) Musa, sadakatsiz milletin “Sodom asması” türünden zehirli üzüm vereceğini önceden bildirmişti. (Tesniye 32:32) Öyleyse, onlar muhtemelen eşcinsellik de dahil her tür cinsel ahlaksızlığı yapıyorlardı ve bu Tanrı’nın Kanunundan ne denli saptıklarını gösteriyordu. (Levililer 18:22) “Zorbalık” sözcüğü “kan dökme” olarak da tercüme edilebiliyor. Bu gibi zalimce davranışlar hiç kuşkusuz kötü muamele görenlerin ‘feryatlarıyla’ sonuçlanıyordu. Bu feryat, bağı dikenin kulağına erişmişti.—Eyub 34:28 ile karşılaştırın.

      15, 16. İsa’nın hakiki takipçileri, İsrail gibi kötü meyve vermekten nasıl kaçınabilirler?

      15 Yehova Tanrı ‘doğruluğu ve adaleti sever.’ (Mezmur 33:5) Yahudilere şunları emretmişti: “Hükümde haksızlık etmiyeceksiniz; fakirin hatırını saymıyacaksın, ve kudretlinin hatırına itibar etmiyeceksin; ve komşuna adaletle hükmedeceksin.” (Levililer 19: 15) Bu nedenle, ilişkilerimizde taraflı davranışlardan kaçınmalıyız. Irk, yaş, zenginlik veya fakirlik gibi etkenlerin insanlarla ilgili yargılarımızı etkilemesine asla izin vermemeliyiz. (Yakub 2: 1-4) Gözetim konumunda hizmet edenlerin, bir mesele hakkında karar vermeden önce daima her iki tarafı da dinlemek isteyip hiç kimseyi kayırmaması özellikle önemlidir.—I. Timoteos 5:21; Süleymanın Meselleri 18:13.

      16 Ayrıca, kanun tanımayan bir dünyada yaşarken Tanrısal standartlara karşı olumsuz ya da isyankâr bir tutum geliştirmek kolaydır. İsa’nın takipçileri bundan sakınmalı ve Tanrı’nın kanunlarına ‘itaate hazır’ olmalıdırlar. (Yakub 3:17) ‘Şimdiki kötü ortamda’ görülen cinsel ahlaksızlığa ve şiddete rağmen, onların ‘hikmetsizler gibi değil, fakat hikmetliler gibi nasıl yürüdüklerine dikkatle bakmaları’ gerekir. (Galatyalılar 1:3; Efesoslular 5:15) Onlar cinsel yönden aşırı özgürlükçü görüşlerden sakınmak isterler. Görüş ayrılıkları çıktığında, bunları “acılık, ve öfke, ve gazap, ve bağırış, ve küfür” olmaksızın halletmelidirler. (Efesoslular 4:31) Doğruluk niteliğini geliştirerek Tanrı’yı onurlandırır ve O’nun onayını kazanırlar.

      Açgözlülüğün Bedeli

      17. İşaya’nın dile getirdiği birinci ‘vayda’ hangi kötü davranış kınanıyor?

      17 İşaya, 8. ayette artık Yehova’nın sözlerinden alıntıda bulunmuyor. Altı hükümden, yani ‘vaydan’ birincisini kendi sözleriyle dile getirerek, Yahuda’da çıkan bazı ‘yabanıl üzümleri’ kınıyor: “Yer kalmayıncıya kadar, evi eve katanların, ve tarlayı tarlaya birleştirenlerin vay başına! ve memleket içinde oturan yalnız siz kaldınız! Orduların RABBİ kulaklarıma işittirip diyor: Gerçek çok evler, büyük ve iyi evler ıssız kalacak, içinde oturan olmıyacak. Çünkü on dönüm bağ bir bat verecek, ve bir homer tohum ancak bir efa verecek.”—İşaya 5: 8-10.

      18, 19. İşaya’nın çağdaşları Yehova’nın mülkiyet yasalarını nasıl görmezlikten geliyordu, onlar için sonuç ne olacaktı?

      18 Eski İsrail’de diyarın tümü aslında Yehova’nındı. Her ailenin, kiralayabileceği veya ödünç verebileceği ama asla ‘temelli’ satamayacağı Tanrı vergisi bir mirası vardı. (Levililer 25:23) Bu yasa, gayrimenkul tekelleri oluşturmak gibi suiistimalleri önlüyordu. Aynı zamanda, aileleri aşırı yoksulluğa düşmekten de koruyordu. Oysa, Yahuda’da bazıları Tanrı’nın yoksullukla ilgili yasalarını açgözlülüklerinden çiğniyorlardı. Mika şunları yazdı: “Tarlalara göz dikiyorlar, ve onları zorla alıyorlar; evlere de göz dikiyorlar, onları da alıyorlar; ve bir kimse ile evine, bir adama ve mirasına yazık ediyorlar.” (Mika 2:2) Ama, Süleymanın Meselleri 20:21 şöyle uyarıyor: “Başlangıçta miras acele (açgözlülükle) alınabilir; fakat onun sonu bereketli olmaz.”

      19 Yehova bu açgözlü kişilerin yakışıksız kazancının ellerinden alınacağını vaat ediyor. Gasp ettikleri evler “ıssız kalacak.” Göz diktikleri topraklar kapasitesinin çok altında ürün verecek. Bu lanetin ne zaman ve nasıl gerçekleştirileceği belirtilmiyor. Muhtemelen, hiç değilse kısmen, ilerde Babil sürgününde oluşacak koşullara değiniyor.—İşaya 27:10.

      20. Bugün, İsa’nın takipçileri, İsrail’deki bazılarının açgözlü tutumunu göstermekten nasıl kaçınabilir?

      20 Bugün, İsa’nın takipçileri, o zamanlar İsrailoğulları’ndan bazılarının gösterdiğine benzer doymak bilmeyen açgözlülükten nefret etmelidir. (Süleymanın Meselleri 27:20) Maddi şeyler aşırı önemsendiğinde, para kazanmak için ahlaksızlığa tenezzül etmek kolaylaşır. Yasallığı kuşkulu ticari işlerde bulunma veya çabuk yoldan zengin olma düşüyle dolaplar çevirme tuzağına kolayca düşülebilir. “Fakat zengin olmağa acele eden suçsuz tutulmaz.” (Süleymanın Meselleri 28: 20) Şu halde, elimizdekilerle yetinmek gerçekten çok önemlidir!—I. Timoteos 6:8.

      Şüpheli Eğlence Tuzağı

      21. İşaya’nın dile getirdiği ikinci ‘vayda’ hangi suçlar kınanıyor?

      21 Şimdi İşaya’nın dile getirdiği ikinci “vay” geliyor: “İçki peşinden koşmak için sabahlayın erken kalkanların, geceleyin geç vakte, şarap onları kızdırıncıya kadar eğlenenlerin vay başına! Ve ziyafetlerinde çenk ile santur, tef ile zurna, ve şarap var; fakat RABBİN yaptığına dikkat etmiyorlar, ve onun ellerinin işine bakmıyorlar.” —İşaya 5: 11, 12.

      22. İsrail’de ne yönden özdenetim eksikliği görülüyor, bu, millet için ne gibi bir sonuç doğuracak?

      22 Yehova ‘mutlu Tanrı’dır’ ve makul eğlenceleri hizmetçilerine fazla görmez. (I. Timoteos 1:11) Ama, bu zevk düşkünleri sınırı aşıyorlar. Mukaddes Kitap, “sarhoş olanlar geceleyin sarhoş olurlar” diyor. (I. Selânikliler 5:7) Peygamberliğin değindiği zevk ve eğlence düşkünleriyse, sabahın köründen akşama kadar çılgınlar gibi içiyorlar. Sanki, Tanrı yokmuş, hareket tarzlarından onları sorumlu tutmayacakmış gibi davranıyorlar. İşaya, böylelerinin geleceğinin çok karanlık olduğunu bildiriyor. “Halkım bilgisizliği yüzünden sürgün edilecek; saygın kişileri kıtlıktan ölecek, kalabalıklar susuzluktan kırılacak.” (İşaya 5: 13, YÇ) Tanrı’ya ahitle bağlı kavim hakiki bilgiye göre davranmayı reddettiğinden, soylusu da sıradan insanları da, ölüler diyarına [Şeol’e] inecek.—İşaya 5: 14-17’yi okuyun.

      23, 24. İsa’nın takipçilerinden hangi yönde özdenetim gösterip ölçülü davranmaları isteniyor?

      23 “Çılgınca eğlenceler” ya da “zevk âlemleri” birinci yüzyılda İsa’nın bazı takipçileri arasında görülen bir sorundu. (Galatyalılar 5:21; II. Petrus 2: 13, Müjde) Öyleyse, bugün de kendini Tanrı’ya vakfetmiş bazılarının toplumsal buluşmalar konusunda pek sağduyulu davranmaması bizi şaşırtmamalı. Alkollü içkilerin sınırsız kullanımı, bazılarının gürültü patırtı çıkarmasına neden oldu. (Süleymanın Meselleri 20:1) Hatta, aldığı aşırı alkolün etkisiyle ahlaksızca davrananlar bile oluyor ve bazı buluşmaların neredeyse bütün gece sürmesine izin verilmesi nedeniyle ertesi sabah yapılacak ruhi faaliyetler engelleniyor.

      24 Bununla birlikte, dengeli kişiler, Tanrısal meyve vererek eğlence seçimlerinde özdenetim gösterip ölçülü davranırlar. Pavlus’un Romalılar 13:13’te bulunan öğüdüne kulak verirler: “Maskaralık ve sarhoşlukla değil, . . . . gündüzdeki gibi iyi hal ile hareket edelim.”

      Günahtan Nefret Edip Hakikati Sevmek

      25, 26. İşaya, dile getirdiği üçüncü ve dördüncü ‘vayda’, İsrailoğulları’nın hangi kötü düşüncelerini açığa vuruyor?

      25 Şimdi, İşaya’nın dile getirdiği üçüncü ve dördüncü ‘vayları’ dinleyin: “Fesadı yalan iplerile, ve suçu araba urganı ile çeker gibi sürüyenlerin vay başına! Onlar diyorlar: Acele etsin, işini çabuk yapsın da görelim; ve İsrail Kuddûsunun öğüdü [tasarladığı, YÇ] yaklaşıp gelsin ki, onu bilelim! Kötüye iyi, ve iyiye kötü diyenlerin; karanlığı ışık yerine, ve ışığı karanlık yerine koyanların; acıyı tatlı yerine, ve tatlıyı acı yerine koyanların vay başına!” —İşaya 5: 18-20.

      26 Burada günah işlemeyi alışkanlık haline getirenlerin durumunu yansıtan çok canlı bir tablo çiziliyor! Onlar yük hayvanlarının arabayı çektiği gibi, suçu peşleri sıra çekiyorlar. Gelecek hüküm gününden hiç korkmuyorlar. Alaycı bir tavırla, ‘Tanrı elini çabuk tutsun’ diyorlar. Tanrı’nın Kanununa boyun eğecekleri yerde, “kötüye iyi, iyiye kötü” diyerek her şeyi çarpıtıyorlar.—Yeremya 6:15; II. Petrus 3: 3-7 ile karşılaştırın.

      27. Bugün İsa’nın takipçileri, İsrailoğulları’nınki gibi bir tutumdan nasıl kaçınabilirler?

      27 Bugün İsa’nın takipçileri, ne pahasına olursa olsun, böyle bir tutumdan kaçınmalıdırlar. Örneğin, dünyanın fuhşu ve eşcinselliği hoşgören görüşünü benimsemeyi reddederler. (Efesoslular 4: 18, 19) Gerçi, İsa’nın bir takipçisi, kendisini ciddi bir günaha götüren ‘yanlış bir adım’ atabilir. (Galatyalılar 6:1) Cemaatteki ihtiyarlar, günaha düşüp yardıma muhtaç olanlara yardım etmeye hazırdırlar. (Yakub 5: 14, 15) Duanın ve Mukaddes Kitaba dayalı öğütlerin yardımıyla ruhi iyileşme mümkün olabilir. Yoksa, “günahın kölesi” olma tehlikesi vardır. (Yuhanna 8:34) İsa’nın takipçileri, Tanrı’yla alay etmek ve hüküm gününün yaklaştığını fark edemez hale gelmek yerine, Yehova’nın önünde “kusursuz ve lekesiz” kalmaya gayret ederler.—II. Petrus 3:14; Galatyalılar 6: 7, 8.

      28. İşaya’nın dile getirdiği son vayda hangi günahlar kınanıyor, bugün İsa’nın takipçileri bu günahlardan nasıl kaçınabilirler?

      28 İşaya, yerinde olarak şu son ‘vayı’ da ekliyor: “Kendi gözlerinde hikmetli olanların, ve kendilerini dirayetli [akıllı, YÇ] görenlerin vay başına! Şarap içmekte yiğit olanların, ve içkileri karıştırmakta zorlu olanların; rüşvet için kötüyü haklı çıkaranların, ve haklı adamların hakkını elinden çekip alanların vay başına!” (İşaya 5: 21-23) Bu sözler muhtemelen ülkede hâkimlik yapanlara hitap ediyordu. Bugün, cemaat ihtiyarları ‘kendi gözlerinde hikmetli olmaktan’ sakınırlar. Diğer ihtiyarların verdiği öğütleri alçakgönüllülükle kabul eder ve teşkilatın talimatlarına sıkı sıkıya bağlı kalırlar. (Süleymanın Meselleri 1:5; I. Korintoslular 14:33) Alkollü içki konusunda ölçülüdürler ve cemaat sorumluluklarını yerine getirmeden önce asla içki içmezler. (Hoşea 4:11) Birini kayırıyor görünümü bile vermekten kaçınırlar. (Yakub 2:9) Onların tutumu Hıristiyan Âleminin din adamlarınınkinden ne kadar farklıdır! O adamların birçoğu Resul Pavlus’un, Romalılar 1: 18, 26, 27; I. Korintoslular 6: 9, 10 ve Efesoslular 5: 3-5’teki uyarılarının tam tersine, içlerindeki nüfuzlu ve zengin kişilerin günahlarını örtbas ederler.

      29. Yehova’nın bağı İsrail’i hangi feci son bekliyor?

      29 İşaya, bu peygamberlik mesajına, ‘Yehova’ nın kanununu reddedip’ iyi meyve vermeyenlerin feci sonunu anlatarak son veriyor. (İşaya 5: 24, 25; Hoşea 9:16; Malaki 4:1) Şunları bildiriyor: “[Yehova] uzaktaki milletler için sancak dikecek, ve yerin ucundan onları çağırmak için ıslık çalacak; ve işte, acele ile çabuk gelecekler.” —İşaya 5: 26; Tesniye 28:49; Yeremya 5:15.

      30. Kim Yehova’nın kavmine karşı ‘milletleri’ toplayacak, sonuç ne olacak?

      30 Eski zamanlarda, yüksek yere dikilen bir direk, insanlar veya ordular için bir “sancak” veya toplanma noktası görevi yapabiliyordu. (İşaya 18:3; Yeremya 51:27 ile karşılaştırın.) Şimdi, Yehova’nın Kendisi, hükmünü infaz etmek üzere bu isimsiz ‘milletleri’ toplayacak.b ‘Islık çalacak’, yani onların dikkatini, ele geçirilmeyi hak eden bir hedef durumundaki dik başlı kavmi üzerine çekecek. Peygamber bundan sonra ‘avlarını’, diğer bir deyişle Tanrı’nın milletini “kapıp” sürgüne “götürecek” olan bu aslana benzer fatihlerin hızla gerçekleştireceği korkunç saldırıyı anlatıyor. (İşaya 5: 27-30a’yı okuyun.) Yehova’nın kavminin diyarı için ne üzücü bir sonuç! “Karaya bakarsa, işte, karanlık ve sıkıntı var; ve bulutlarında ışık kararmıştır.” —İşaya 5:30b.

      31. İsa’nın hakiki takipçileri, Yehova’nın bağı İsrail’in başına gelen cezaya çarptırılmaktan nasıl kaçınabilirler?

      31 Evet, Tanrı’nın böylesine severek diktiği bağ, iyi meyve vermemesi nedeniyle harap edilmeye layık olduğunu gösteriyor. İşaya’nın sözlerinde bugün Yehova’ya hizmet eden herkes için ne etkili bir ders bulunuyor! Bu kimseler hem Yehova’ya hamt edilmesi, hem de kendi kurtuluşları için yalnızca iyi meyve vermeye gayret etsinler!

      [Dipnotlar]

      a Bazı bilginler, o zamanlar, çardak veya kulübe gibi daha ucuza mal olan geçici yapıların taş kulelerden çok daha fazla kullanılmış olduğu görüşündedir. (İşaya 1:8) Bağda bir gözcü kulesinin varlığı, sahibinin ‘bağı’ uğrunda olağanüstü bir uğraş verdiğinin belirtisiydi.

      b İşaya, diğer peygamberliklerde, Yehova’nın Yahuda’yı yıkmak üzere verdiği hükmü infaz edecek milletin Babil olacağını bildiriyor.

      [Sayfa 83’teki resim]

      Arabaya bağlı bir yük hayvanı gibi, günahkâr da günaha bağlıdır

      [Sayfa 85’teki tam sayfa resim]

  • Yehova Tanrı Kutsal Mabedindedir
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Sekizinci Bölüm

      Yehova Tanrı Kutsal Mabedindedir

      İşaya 6:1-13

      1, 2. (a) Peygamber İşaya mabet rüyetini ne zaman alır? (b) Kral Uzziya, Yehova’nın lütfunu neden kaybeder?

      “KIRAL Uzziyanın öldüğü yıl, Rabbi yüce ve yüksek bir taht üzerinde oturmakta gördüm; ve etekleri mabedi dolduruyordu.” (İşaya 6:1) İşaya kitabının 6. babı peygamberin bu sözleriyle başlar. Olay MÖ 778 yılında geçiyor.

      2 Uzziya’nın Yahuda kralı olarak hüküm sürdüğü 52 yıl, genel olarak parlak bir dönemdi. O, ‘Yehova’nın gözünde doğru olanı’ yaptığından, askeri, mimari ve zirai girişimlerinde Tanrı’dan destek gördü. Fakat, başarıları aynı zamanda mahvına da neden oldu. Sonunda, öylesine gurura kapıldı ki, “Allahı RABBE karşı hainlik etti; çünkü buhur mezbahı üzerinde buhur yakmak için RAB mabedine girdi.” Bu küstah davranışından ve kendisini eleştiren kâhinlere çok öfkelendiğinden dolayı cüzama yakalanarak öldü. (II. Tarihler 26:3-22) İşaya, peygamberlik hizmetine işte o sıralarda başladı.

      3. (a) İşaya, Yehova’yı gerçekten görür mü? Açıklayın. (b) İşaya nasıl bir sahne görür, neden?

      3 İşaya’nın bu rüyeti gördüğü sırada nerede bulunduğu açıklanmıyor. ‘Hiçbir zaman Tanrı’yı kimse görmediğine’ göre, onun Mutlak Güce Sahip Olan’ın gerçek görüntüsünü değil, bir rüyet gördüğü açıktır. (Yuhanna 1:18; Çıkış 33:20) Ancak, bir rüyette bile olsa, Yaratıcı Yehova’nın görüntüsü korku ve derin saygı uyandıran muhteşem bir görüntüdür. O, evrenin Hükümdarı ve meşru yönetimin Kaynağı olarak, Kral ve Hâkim sıfatıyla sonsuza dek sahip olduğu konumu simgeleyen yüce bir tahtta oturuyor. Uzun, dökümlü giysisinin etekleri mabedi dolduruyor. İşaya, Yehova’nın üstün kudret ve adaletinin yüceliğini ortaya koyan bir peygamberlik hizmetinde bulunmaya çağrılıyor. Buna hazırlık olarak kendisine Tanrı’nın kutsallığıyla ilgili bir rüyet veriliyor.

      4. (a) Yehova’yla ilgili rüyetlerde görülen ve Mukaddes Kitaba kaydedilen tanımlar neden sembolik olmalıdır? (b) İşaya’nın rüyetinden Yehova hakkında ne öğreniyoruz?

      4 İşaya, bu rüyette Yehova’nın görünümüyle ilgili hiçbir tanım vermiyor. Oysa Hezekiel, Daniel ve Yuhanna tarafından kaydedilen rüyetlerde bu tür tanımlar vardı. Ayrıca, bu kayıtlar, gökte görülenler açısından da değişiklik gösteriyor. (Hezekiel 1:26-28; Daniel 7:9, 10; Vahiy 4:2, 3) Ancak, rüyetlerin içeriği ve amacı akılda tutulmalı. Bunlar Yehova’nın gerçek huzurunu anlatan tanımlar değildir. İnsan ruhi olanı fiziksel gözüyle göremez, ruh ülkesini de sınırlı aklıyla kavrayamaz. Bu nedenle, rüyetlerde iletilmesi gereken bilgi insanın anlayabileceği ifadelerle sunuluyor. (Vahiy 1:1 ile karşılaştırın.) İşaya’nın rüyetinde, Tanrı’nın görünümünü tanımlamak gerekmiyor. Bu rüyet İşaya’yı, Yehova’nın kutsal mabedinde bulunduğu, Kendisinin kutsal, hükümlerinin ise kusursuz olduğu konusunda bilgilendiriyor.

      Seraflar

      5. (a) Seraflar kimlerdir, bu terim ne anlama gelir? (b) Seraflar yüzlerini ve ayaklarını neden gizliyorlar?

      5 Dinleyin! İşaya anlatmaya devam ediyor: “Kendisinden yukarıda Seraflar duruyordu; her birinin altı kanadı vardı; ikisile yüzünü örtüyor, ve ikisile ayaklarını örtüyordu; ve ikisile uçuyordu.” (İşaya 6:2) Mukaddes Kitapta, seraflar sözünün geçtiği tek yer İşaya’nın 6. babıdır. Onların, Yehova’nın gökteki tahtının etrafında duran ve O’nun hizmetinde çok yüksek ayrıcalıklara ve onura sahip melekler olduğu açıktır. Gururlu Kral Uzziya’nın tersine, onlar her bakımdan alçakgönüllü ve haddinibilir bir tutumla bu konumda bulunurlar. Gökteki Egemen’in huzurunda bulunduklarından, kanatlarının bir çiftiyle yüzlerini ve kutsal yere saygılarından diğer bir çiftiyle de ayaklarını örterler. Evrensel Egemen’in çok yakınında bulunan bu yaratıklar, dikkati Tanrı’nın görkeminden başka tarafa çekmek istemediklerinden göze çarpmamaya büyük özen gösterirler. “Yakıcı” anlamına gelen “seraf” terimi, onların, Yehova’nın göz kamaştıran parlaklığından ve görkeminden yüzlerini gizlemelerine rağmen, parlak bir ışık saçtıkları fikrini çağrıştırıyor.

      6. Seraflar Yehova’ya göre hangi konumda bulunuyorlar?

      6 Seraflar kanatlarının üçüncü çiftini uçmak ve hiç kuşkusuz, oldukları yerde, havada ‘durmak’ için kullanıyorlar. (Tesniye 31:15 ile karşılaştırın.) Profesör Franz Delitzsch onların konumları hakkında şu açıklamada bulunuyor: “Serafim (Seraflar), aslında tahtında oturan Tanrı’nın yukarısında değil, O’nun mabedi dolduran giysisinin üzerinde havada duruyor.” (Commentary on the Old Testament) Bu yorum akla yatkın görünüyor. Onlar, Yehova’dan üstün olduklarından değil, itaatli ve hizmete hazır olarak O’nu beklediklerinden ‘yukarıda duruyorlar.’

      7. (a) Seraflar hangi görevi yerine getiriyorlar? (b) Seraflar Yehova’nın kutsallığını neden üç kez yineliyorlar?

      7 Şimdi bu ayrıcalıklı serafları dinleyin! “Biri obirine çağırıp diyordu: Orduların RABBİ kuddûstur [kutsaldır], kuddûstur, kuddûstur; bütün dünya onun izzetile dolu.” (İşaya 6:3) Onların görevi, dünyamızın da içinde bulunduğu evrende, Yehova’nın kutsallığının duyurulmasını ve yüceliğinin kabul edilmesini sağlamaktır. O’nun yüceliği tüm yarattıklarında görülür ve yeryüzünde oturanlar yakında bunun farkına varacaklar. (Sayılar 14:21; Mezmur 19:1-3; Habakkuk 2:14) ‘Kutsaldır, kutsaldır, kutsaldır’ diye üç kez tekrarlanan bildiri Üçleme’nin bir kanıtı değildir. Aslında bu tekrarla Tanrı’nın kutsallığı üç kez vurgulanmış olur. (Vahiy 4:8 ile karşılaştırın.) Çünkü Yehova en üst düzeyde kutsaldır.

      8. Serafların bildirilerinin sonucunda ne oluyor?

      8 Serafların sayısından söz edilmiyorsa da, onlar muhtemelen tahtın yanında gruplar halinde bulunuyorlar. Tanrı’nın kutsallığını ve yüceliğini art arda ezgilerle yineleyerek bildiriyorlar. Bunun sonucunda ne oluyor? İşaya’nın sözlerinin devamını da dinleyin: “Çağıranın [Serafların, YÇ] sesinden eşiklerin temelleri sarsıldı, ve ev dumanla doldu.” (İşaya 6:4) Mukaddes Kitapta duman veya bulut, çoğu kez Tanrı’nın bir yerde hazır bulunduğunun görünür kanıtıdır. (Çıkış 19:18; 40:34, 35; I. Kırallar 8:10, 11; Vahiy 15:5-8) Biz insanların yanına yaklaşamayacağı bir yüceliğe işaret eder.

      Layık Olmasa da Temizleniyor

      9. (a) Rüyet, İşaya üzerinde nasıl bir etki bırakıyor? (b) İşaya ile Kral Uzziya arasında hangi tezat görülüyor?

      9 Yehova’nın tahtıyla ilgili bu rüyet İşaya’nın üzerinde derin bir etki bırakır. Şunları yazar: “Ben dedim: Vay başıma! çünkü helâk oldum; çünkü ben dudakları murdar bir adamım, ve dudakları murdar bir kavmın içinde oturmaktayım; çünkü gözlerim kıralı, orduların RABBİNİ gördü.” (İşaya 6:5) İşaya ile kral Uzziya arasındaki tezat ne büyük! Uzziya, meshedilmiş kâhinlik konumunu ele geçirmeye kalkışıp saygısızca mabedin Kutsal bölmesine girdi. Gerçi altın şamdanı, altın buhur sunağını ve ‘ekmeklerin Tanrı’nın huzuruna’ konduğu masayı gördüyse de, ne Yehova’nın kendisine onaylayarak baktığını gördü, ne de O’ndan özel bir görev aldı. (I. Kırallar 7:48-50) Öte yandan, peygamber İşaya kâhinlik düzenlemesini göz ardı ederek mabede girme yasağını çiğnemiyor. Yalnızca rüyette Yehova’yı kutsal mabedinde görüyor ve doğrudan Tanrı’dan görev alarak onurlandırılıyor. Seraflar, tahtında oturan mabedin Rabbine bakmaya yeltenmezlerken, İşaya’nın rüyette ‘Orduların Yehovası’na’ bakmasına izin veriliyor.

      10. İşaya rüyeti görünce neden yılgınlığa kapılıyor?

      10 İşaya’nın, Tanrı’nın kutsallığıyla kendi günahkârlığı arasında gördüğü tezat kendini çok kirli hissetmesine neden oluyor. Korkuya kapılıp, öleceğini sanıyor. (Çıkış 33:20) Serafların temiz dudaklarıyla Tanrı’yı övdüklerini işitiyor. Oysa kendi dudakları kirlidir ve aralarında oturduğu ve konuşmalarını işittiği kavmin ‘dudaklarının murdarlığıyla’ daha da kirleniyor. Yehova kutsaldır ve hizmetçileri bu niteliği yansıtmalıdır. (I. Petrus 1:15, 16) İşaya, Tanrı adına sözcülük etme görevine seçilmiş olmasına rağmen, günahkâr durumunun ve görkemli, kutsal Kralın sözcüsü olmaya yakışır temiz dudaklardan yoksun olduğunun bilinciyle sarsılıyor. Acaba ona gökten nasıl bir karşılık veriliyor?

      11. (a) Seraflardan biri ne yapıyor, bu hareket neyi simgeliyor? (b) Serafların İşaya’ya söyledikleri üzerinde düşünmek, Tanrı’nın hizmetçisi olmaya layık olmadığımız fikrine kapıldığımızda bize nasıl yardımcı olabilir?

      11 Seraflar, İşaya’yı Yehova’nın huzurundan atmak yerine, ona yardımcı olmak üzere harekete geçiyorlar. Kayıt şunları diyor: “Seraflardan biri bana doğru uçtu, ve elinde bir kor vardı; maşa ile onu mezbahın üzerinden [sunaktan, YÇ] almıştı; ve onunla ağzıma dokunup dedi: İşte, senin dudaklarına bu dokundu; ve fesadın kaldırıldı, ve suçun bağışlandı.” (İşaya 6:6, 7) Ateş, simgesel anlamda arındırma gücüne sahiptir. Seraflar, sunaktaki kutsal ateşten aldıkları koru İşaya’nın dudaklarına sürmekle, onun günahlarına Tanrı’dan lütuf görüp görev alabilecek ölçüde kefaret edildiğine ilişkin güvence veriyorlar. Bu bize de ne büyük bir güven veriyor! Biz de günahkârız ve Tanrı’ya yaklaşmaya layık değiliz. Fakat, İsa’nın fidye kurbanlığının değeri sayesinde kurtuluşa erişiyor ve Tanrı’dan lütuf görüp dua yoluyla O’na yaklaşabiliyoruz.—II. Korintoslular 5:18, 21; I. Yuhanna 4:10.

      12. İşaya hangi sunağı görüyor, ateş nasıl bir etki yapıyor?

      12 ‘Sunaktan’ söz edilmesi, görülenlerin bir rüyet olduğunu bize tekrar anımsatıyor. (Vahiy 8:3; 9:13 ile karşılaştırın.) Yeruşalim’deki mabette iki sunak vardı. En Kutsal Yer’in perdesinin tam önünde küçük buhur sunağı ve kutsal yerin girişinde, üzerinde sürekli ateş yanan büyük kurban sunağı bulunuyordu. (Levililer 6:12, 13; 16:12, 13) Fakat yeryüzündeki bu sunaklar daha büyük asıllarının yalnızca birer örneğiydi. (İbraniler 8:5; 9:23; 10:5-10) Kral Süleyman, mabedi Tanrı’ya vakfettiğinde gökten inen bir ateş, sunağın üzerindeki sunuyu yakıp yok etmişti. (II. Tarihler 7:1-3) Şimdi de asıl göksel sunaktan alınan ateş İşaya’nın dudaklarının kirini yok ediyor.

      13. Yehova hangi soruyu ortaya atıyor, “biz” derken soruya kimi de katmış oluyor?

      13 İşaya’yla birlikte biz de kulak verelim. “RABBİN sesini işittim: Kimi göndereyim, ve bizim için kim gidecek? diyordu. Ve: İşte, ben, beni gönder, dedim.” (İşaya 6:8) Rüyette başka hiçbir peygamber görünmediğine göre, Yehova’nın bu soruyu İşaya’dan yanıt almak için ortaya attığı kolayca anlaşılıyor. Bunun, İşaya’ya, Yehova’nın habercisi olması için yapılan bir çağrı olduğu kuşkusuz. Fakat, acaba neden Yehova “Bizim için kim gidecek” diye soruyor? Yehova, burada birinci tekil şahıs zamiri olan “ben” sözcüğü yerine, birinci çoğul şahıs zamiri olan “biz” sözcüğünü kullanarak olaya Kendisinden başka en az bir kişiyi daha katmış oluyor. Kimi? Bu, sonradan insan olarak yaşarken İsa Mesih adıyla tanınan biricik Oğlundan başkası olabilir mi? Gerçekten de bu, Tanrı’nın bir zamanlar “Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım” dediği Oğlu’dur. (Tekvin 1:26; Süleymanın Meselleri 8:30, 31) Evet, gökteki meskenlerde Yehova’nın yanında biricik Oğlu bulunuyor.—Yuhanna 1:14.

      14. İşaya, Yehova’nın çağrısına nasıl karşılık veriyor, bu bize nasıl bir örnektir?

      14 İşaya hiç duraksamadan karşılık veriyor! Mesajın içeriğine hiç bakmaksızın, derhal “İşte, ben, beni gönder” diyor. Görevi kabul ederse bundan ne kazancı olacağını da sormuyor. Onun istekli ruhu, bugün, ‘Gökteki Krallığın iyi haberini dünyanın oturulan her yerinde’ vaaz etmekle görevlendirilen Tanrı’nın bütün hizmetçileri için çok güzel bir örnektir. (Matta 24:14) Geniş çapta görülen umursamazlığa rağmen, onlar da İşaya gibi görevlerine sadakatle, sımsıkı sarılıyor ve ‘bütün milletlere şahitlik’ etmeyi başarıyorlar. İşaya gibi, yetkiyi en üst konumdaki Kişi’den aldıklarının bilinciyle görevlerine güvenle devam ediyorlar.

      İşaya’nın Görevi

      15, 16. (a) İşaya’nın ‘bu kavme’ neyi duyurması gerekiyor, onlar buna nasıl karşılık verecekler? (b) Kavmin tepkisi İşaya’nın bir kusurundan mı kaynaklanıyor? Açıklayın.

      15 Yehova şimdi İşaya’nın söylemesi gerekenleri ve göreceği karşılığı ana çizgileriyle belirtiyor: “Git, ve bu kavma söyle: İşittikçe işitin, fakat anlamayın; ve gördükçe görün, fakat bilmeyin. Bu kavmın yüreğini semizlet, ve kulaklarını ağırlaştır, ve gözlerini kapa da, gözlerile görmesinler, ve kulakları ile işitmesinler, ve yüreklerile anlamasınlar, ve dönüp şifa bulmasınlar.” (İşaya 6:9, 10) Acaba bu sözler, İşaya’nın sözünü sakınmadan, densizce konuşup Yahudilerin Yehova’yla aralarını sürekli açması gerektiği anlamına mı geliyor? Kesinlikle hayır! Bu insanlar İşaya’nın yakınlık duyduğu kendi kavmidir. Fakat, Yehova’nın sözleri, İşaya görevini ne kadar sadakatle yerine getirirse getirsin, kavmin onun mesajına olumlu karşılık vermeyeceğini gösteriyor.

      16 Kabahatli olan kavimdir. İşaya onlarla tekrar tekrar konuşacak, ama onlar mesajı kabul etmeyecek ve anlayış kazanmayacaklar. Çoğunluk, tamamen körcesine, sağırcasına inatçı ve duygusuz davranacak. İşaya ‘bu kavme’ defalarca giderek, onların gerçekleri anlamak istemediklerini açıkça ortaya koymalarını sağlayacak. Onlar, İşaya’nın verdiği, ama aslında Tanrı’dan gelen mesaja zihin ve yüreklerini kapadıklarını açıkça gösterecekler. Aynı durum günümüzdeki insanlar için de geçerlidir. Çoğu, Tanrı’nın yakında gelecek Gökteki Krallığının iyi haberini vaaz eden Yehova’nın Şahitlerini dinlemeyi reddediyor.

      17. İşaya “ne vakte kadar?” sorusuyla ne kastediyor?

      17 İşaya kaygılıdır: “Dedim: Ne vakte kadar, ya RAB? Ve dedi: O vakte kadar ki, şehirler viran ve kimsesiz, ve evler insansız kalacak, ve toprak bütün bütün çöl olacak; ve RAB adamları uzaklara atacak, ve memleketin ortasında boş bırakılmış yerler çok olacak.” (İşaya 6:11, 12) İşaya, “ne vakte kadar” sorusuyla aslında hiçbir tepki göstermeyen bir kavme daha ne kadar vaaz etmek zorunda olduğunu sormuyor. Tersine, milleti için kaygılanıyor ve kötü ruhi durumlarının daha ne kadar süreceğini ve Yehova’nın isminin yeryüzünde ne vakte kadar hakaret göreceğini soruyor. (Mezmur 74:9-11’e bakın.) Öyleyse, acaba bu tepkisizlik ve umursamazlık daha ne kadar devam edecek?

      18. Kavmin kötü ruhi durumu ne zamana kadar devam edecek, İşaya peygamberliğin tamamen gerçekleştiğini görünceye kadar yaşadı mı?

      18 Yehova’nın cevabı, kavmin kötü ruhi durumunun, Tanrı’ya itaatsizliğin ahitte özetlenen tüm sonuçları ortaya çıkıncaya dek süreceğini gösteriyor. (Levililer 26:21-33; Tesniye 28:49-68) Millet yıkıma uğrayacak; kavmin oradan sürülmesiyle ülke ıssız kalacak. Kral Uzziya’nın torununun oğlu Hizkiya’nın saltanatı sırasında da peygamberliğe devam eden İşaya, hizmetini 40 yıldan fazla sürdürürse de Yeruşalim ve mabedinin Babil ordusunca yıkıldığı MÖ 607’ye dek yaşamaz. Peygamber, milletin başına bu felaketin gelmesinden 100’den fazla yıl önce ölür ve öldüğü güne dek görevini sadakatle yerine getirir.

      19. Millet ağaç gibi devrilecekse de, Tanrı İşaya’ya hangi güvenceyi veriyor?

      19 Yahuda’yı ‘çöle’ döndürecek yıkım mutlaka gelecekse de, durum ümitsiz değildir. (II. Kırallar 25:1-26) Yehova İşaya’ya şu güvenceyi verir: “Memlekette onda bir kalsa bile, o da [ülke, YÇ] yine yutulacaktır; devrildikleri zaman kütüğü kalan çitlenbik ağacı ve meşe ağacı gibi; onun kütüğü mukaddes zürriyettir.” (İşaya 6:13) Evet, kesilip devrilen koca bir ağaç kütüğü gibi, ‘onda bir, mukaddes zürriyet’ kalacaktır. Kavminin içinde sağ kalan kutsal bir grubun bulunacağına ilişkin verilen bu güvence İşaya’yı kuşkusuz teselli ediyor. Yakacak elde etmek için kesilen büyük bir ağaç gibi, millet bir kez daha ateşe atılacaksa da, simgesel İsrail ağacının esas kütüğü kalacaktı. Bu kütük, Yehova’ya mukaddes bir zürriyet olacaktı. Zamanla yine filizlenecek ve ağaç yeniden büyüyecekti.—Eyub 14:7-9; Daniel 4:26 ile karşılaştırın.

      20. İşaya’nın peygamberliğinin son kısmı, ilk olarak nasıl yerine geldi?

      20 Önceden bildirilen bu sözler yerine geldi mi? Evet. Yahuda diyarı yetmiş yıl ıssız bırakıldıktan sonra, Tanrı’dan korkar bir grup Babil’deki sürgünden geri döndü. Mabedi ve kenti yeniden kurdu ve ülkede hakiki tapınmayı tekrar başlattı. Yahudilerin Tanrı’nın verdiği yurtlarına geri dönüşü, Yehova’nın İşaya’ya verdiği bu peygamberliğin ikinci kez gerçekleşmesini mümkün kıldı. Acaba bu gerçekleşme nasıl oldu? —Ezra 1:1-4.

      Aynı Peygamberliğin Gerçekleştiği Başka Olaylar

      21-23. (a) İlk yüzyılda, İşaya’nın peygamberliği kimin aracılığıyla yerine geldi, nasıl? (b) İlk yüzyılda “mukaddes zürriyet” kimdi ve nasıl korundu?

      21 İşaya’nın peygamberlik görevi, Mesih İsa’nın 800 yıl kadar sonra yapacağı işin örneği oldu. (İşaya 8:18; 61:1, 2; Luka 4:16-21; İbraniler 2:13, 14) İsa, İşaya’dan daha büyük biri olmasına rağmen, benzer şekilde, “senin iradeni yapmak için, işte geldim” diyerek, gökteki Babası tarafından gönderilmeyi istedi.—İbraniler 10:5-9; Mezmur 40:6-8.

      22 İsa da İşaya gibi, aldığı görevi sadakatle yerine getirdi ve aynı tepkiyle karşılaştı. İsa’nın zamanındaki Yahudiler de, mesajı kabul etmeye peygamber İşaya’nın vaaz ettiği kimseler kadar isteksizdi. (İşaya 1:4) İsa’nın kutsal hizmetinin bir özelliği simgesel öyküler, örneklemeler kullanmasıydı. Bu durum öğrencilerin, “Neden onlarla simgesel öykülerle konuşuyorsun?” diye sormasına neden oldu. İsa şöyle yanıtladı: “[Göklerin krallığına] ilişkin gizleri bilebilmek sizlere verilmiştir, ama onlara verilmemiştir. . . . . Bunun için onlarla simgesel öyküler kullanarak konuşuyorum. Çünkü bakıyorlar ama görmüyorlar, işitiyorlar ama duymuyor ve anlamıyorlar. Böylece Yeşaya’nın [İşaya] şu peygamberliği onlarda bütünleniyor: ‘Çok dinleyeceksiniz ama bir şey anlamayacaksınız. Çok göreceksiniz ama bir şey kavramayacaksınız. Çünkü bu halkın yüreği yağ bağladı, kulakları duymaz oldu. Gözlerini yumdular. Gözleriyle görmesinler, kulaklarıyla duymasınlar, yürekleriyle anlamasınlar diye. Dönmesinler de ben kendilerini iyileştirmeyeyim diye.”—Matta 13:10, 11, 13-15, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri; Markos 4:10-12; Luka 8:9, 10.

      23 İsa, İşaya’dan alıntı yaparak, bu peygamberliğin kendi günlerinde bir kez daha gerçekleştiğini gösteriyordu. Bir bütün olarak kavmin yürek tutumu, İşaya’nın zamanındaki Yahudilerinkine benziyordu. Onlar da, İsa’nın mesajına gözlerini ve kulaklarını kapayıp benzer şekilde yıkıma uğradılar. (Matta 23:35-38; 24:1, 2) Bu, MS 70’te General Titus’un komutasındaki Roma orduları Yeruşalim’e saldırıp kenti ve mabedini yıktığında oldu. Ama bazı kimseler İsa’yı dinlemiş ve onun öğrencisi olmuşlardı. İsa onları “mutlu” olarak niteledi. (Matta 13:16-23, 51) Onları, “Yeruşalimi ordularla kuşatılmış” gördüklerinde ‘dağlara kaçmaları’ gerektiği yönünde bilgilendirmişti. (Luka 21:20-22) İman gösteren ve ruhi bir millet haline gelen “mukaddes zürriyet”, yani ‘Tanrı’nın İsraili’ bu sayede kurtuldu.a—Galatyalılar 6:16.

      24. Pavlus, İşaya’nın peygamberliğinin nasıl gerçekleştiğini ortaya koydu, bu neyi gösterir?

      24 MS 60 dolaylarında, resul Pavlus Roma’da bir evde gözaltında bulunuyordu. Orada, “Yahudilerin ileri gelenleri” ve diğer kimselerle bir toplantı düzenleyip onlara ‘Tanrı’nın krallığı konusunda şahitlik etti.’ Verdiği mesajı birçokları kabul etmeyince, onların, bu davranışlarıyla İşaya’nın peygamberliğini gerçekleştirmiş olduklarını açıkladı. (Resullerin İşleri 28:17-27; İşaya 6:9, 10) Böylece, İsa’nın öğrencileri İşaya’nınkine benzer bir görev yapmış oldular.

      25. Tanrı’nın çağdaş Şahitleri neyin bilincindedir, buna nasıl karşılık verirler?

      25 Benzer şekilde, bugün de Yehova’nın Şahitleri, Yehova Tanrı’nın Kutsal Mabedinde olduğunun bilincindedirler. (Malaki 3:1) İşaya gibi, “İşte, ben, beni gönder” derler. Bu kötü ortamın yaklaşan sonu hakkındaki uyarı mesajını gayretle duyururlar. Ne var ki, İsa’nın belirttiği gibi, görmek, duymak ve kurtulmak için gözünü, kulağını açan insanlar oldukça azdır. (Matta 7:13, 14) Yüreği dinlemeye arzulu olup ‘iyileştirilenlere’ gerçekten ne mutlu!—İşaya 6:8, 10.

      [Dipnot]

      a MS 66’da, Cestius Gallus komutasındaki Roma güçleri, bir Yahudi isyanını bastırmak üzere Yeruşalim’i kuşatıp mabet duvarına kadar sokuldular. Sonra geri çekildiler. Böylece, İsa’nın öğrencileri, Romalılar MS 70’te geri dönmeden önce Perea dağlarına kaçma olanağı buldu.

      [Sayfa 94’teki resim]

      “İşte, ben, beni gönder”

      [Sayfa 97’deki resim]

      ‘Şehirler viran ve kimsesiz kalıncaya kadar’

  • Felaketler Karşısında Yehova’ya Güvenin
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Dokuzuncu Bölüm

      Felaketler Karşısında Yehova’ya Güvenin

      İşaya 7:1–8:18

      1. İsa’nın takipçileri günümüzde İşaya’nın 7. ve 8. baplarını incelemekten neden yarar görürler?

      İŞAYA’NIN 7. ve 8. baplarında iki zıt tepki anlatılır. İşaya ve Ahaz, Yehova’ya vakfolmuş bir milletin fertleriydi. Biri peygamber, diğeri Yahuda kralı olarak Tanrı’dan birer görev almışlardı. İkisi de aynı tehditle, üstün düşman güçlerinin Yahuda’yı istila tehdidiyle karşı karşıyaydı. Gelgelelim, İşaya bu tehdit karşısında Yehova’ya güvenini yitirmezken, Ahaz korkuya kapıldı. Tepkileri neden farklıydı? Benzer şekilde, günümüzde İsa’nın takipçileri de düşman güçlerle kuşatılmış olduklarından, İşaya kitabının bu iki babını inceleyip, içerdiği derslerden yararlanmaları yerinde olur.

      Bir Kararla Karşı Karşıya

      2, 3. İşaya, başlangıç sözlerinde hangi özeti veriyor?

      2 Yeni bir tablonun taslağını birkaç fırça darbesiyle belirleyen bir ressam gibi, İşaya da kaydına, anlatmak üzere olduğu olayların başlangıcını ve sonunu genel hatlarıyla belirleyen birkaç sözle başlar: “Uzziyanın oğlu, Yotamın oğlu, Yahuda kıralı Ahazın günlerinde, Suriye kıralı Retsin, ve Remalyanın oğlu İsrail kıralı Pekah, Yeruşalime karşı cenk için çıktılar, fakat ona karşı cenk edemediler.”—İşaya 7:1.

      3 Olay, MÖ 8. yüzyılda geçer. Ahaz, babası Yotam’ın ardından Yahuda kralı olur. Suriye [Aram] kralı Retsin [Resin] ve kuzeydeki İsrail kralı Pekah Yahuda’yı istila eder. Orduları şiddetle saldırır. Sonunda, Yeruşalim’i de kuşatırlar. Ama kuşatma başarılı olmaz. (II. Kırallar 16:5, 6; II. Tarihler 28:5-8) Neden mi? Bunu daha sonra öğreneceğiz.

      4. Ahaz ve kavminin yüreği neden korkuyla dolar?

      4 Savaşın başlangıcında, “Davud evine: Suriye Efraimle birleşti, diye bildirildi. Ve yelin yüzünden orman ağaçları nasıl titrerse, onun yüreği ve kavmının yüreği de öyle titredi.” (İşaya 7:2) Evet, Suriyeliler’in İsrailoğulları’yla birleştiğini ve ordularının tam o sırada Efraim (İsrail) topraklarında kamp kurduğunu duyan Ahaz ve kavmi büyük korkuya kapılır. Düşmanlar Yeruşalim’e yaya olarak iki ya da üç günlük mesafede bulunmaktadır.

      5. Bugün Tanrı’nın hizmetçileri ne bakımdan İşaya’ya benziyor?

      5 Yehova İşaya’ya şunları söyler: “Yukarıki havuzun su yolu başında, çırpıcı tarlası caddesinde Ahazı karşılamak için, oğlun Şear-yaşub ile beraber şimdi çık.” (İşaya 7:3) Düşünün! Kralın, Yehova’nın peygamberini arayıp ondan kendisine yol göstermesini istemesi gereken bir zamanda, peygamberin gidip kralı bulması gerekiyor. Buna rağmen, İşaya Yehova’ya istekle itaat eder. Bugün de benzer şekilde, Tanrı’nın hizmetçileri dünyanın baskıları yüzünden korku içinde olan insanları gidip bulmak üzere büyük istekle çalışıyorlar. (Matta 24:6, 14) Her yıl yüz binlerce kişinin, iyi haberi vaaz eden bu kimselerin ziyaretlerine olumlu karşılık verip Yehova’nın koruyucu eline sıkıca sarılması çok sevindiricidir!

      6. (a) Peygamber, Kral Ahaz’a hangi yüreklendirici mesajı veriyor? (b) Bugünse durum nasıl?

      6 İşaya, Ahaz’ı Yeruşalim surlarının dışında bulur. Kral beklenen kuşatmaya hazırlanmak amacıyla kentin su stoklarını denetlemektedir. İşaya ona Yehova’nın mesajını bildirir: “Dikkatli ve sakin ol, korkma! Şu tüten iki yanık odun parçasının –Aram Kralı Resin’le Remalya’nın oğlunun– öfkesinden korkma.” (İşaya 7:4, YÇ) Saldırganlar evvelce Yahuda’yı yakıp yıktıklarında ‘öfkeliydiler.’ Şimdiyse, ‘tüten iki odun parçasına’ benziyorlar. Ahaz’ın Suriye kralı Retsin’den ve Remalya’nın oğlu İsrail kralı Pekah’tan korkmasına gerek yok. Bugün de durum aynı. Hıristiyan Âleminin liderleri İsa’nın hakiki takipçilerine yüzyıllar boyu ‘öfkeyle’ zulmettiler. Oysa şimdi, neredeyse tamamen yanmış bir odun parçasına benziyorlar. Günleri sayılı.

      7. İşaya’nın ve oğlunun ismi neden ümit veriyor?

      7 Ahaz’ın günlerinde, İşaya’nın sadece mesajı değil, aynı zamanda hem kendi, hem de oğlunun isminin anlamları da Yehova’ya güvenenlere ümit veriyor. Yahuda’nın tehlikede olduğu gerçekse de, İşaya’nın “Kurtuluş Yehova’dandır” anlamına gelen ismi, Yehova’nın kurtuluş sağlayacağına işaret ediyor. Yehova İşaya’ya, ismi “Sağ Kalanlar Dönecek” anlamına gelen oğlu Şear-Yaşub’u da yanına almasını söylüyor. Sonunda Yahuda Krallığı yıkıldığında, Tanrı merhameti sayesinde sağ kalan bir grubu ülkesine döndürecek.

      Yalnızca Milletlerin Savaşı Değil

      8. Yeruşalim’e saldırı neden milletlerin savaşı olmaktan çıkıyor?

      8 Yehova, Yahuda’nın düşmanlarının stratejisini İşaya aracılığıyla açıklıyor. Şunu tasarlıyorlar: “Yahudaya karşı çıkalım, ve onu yıldıralım, ve onda kendimize bir gedik açalım, ve onun başına bir kıral, Tabeelin oğlunu kıral koyalım.” (İşaya 7:5, 6) Suriye-İsrail ittifakı, onların Yahuda’yı fethetmek ve Davud oğlu Ahaz’ın yerine kendi adamlarını geçirmek amacıyla çevirdikleri bir entrikadır. Açıkça görüldüğü gibi, Yeruşalim’e yapılan saldırı artık yalnızca milletlerin savaşı olmaktan çıkıyor. Yehova ile Şeytan arasında bir mücadeleye dönüşüyor. Neden? Çünkü, Yehova Tanrı, Kral Davud’la bir ahit yaparak ona, oğullarının Kendi kavmi üzerinde hüküm sürecekleri güvencesini vermişti. (II. Samuel 7:11, 16) Şeytan, Yeruşalim’deki tahta başka bir hanedanı geçirebilseydi, büyük bir zafer kazanmış olacaktı! Böylece Yehova’nın, Davud’un soyundan kalıcı bir mirasçının, bir ‘Barış Prensinin’ çıkmasıyla ilgili amacını engelleyebilecekti.—İşaya 9:6, 7.

      Yehova’nın Verdiği Sevgi Dolu Güvenceler

      9. Hangi güvencelerin bugün İsa’nın takipçilerini olduğu gibi, Ahaz’ı da yüreklendirmesi gerekirdi?

      9 Suriye-İsrail entrikası işe yarayacak mı? Hayır. Yehova şöyle diyor: “Bu iş durmıyacak, ve vaki olmıyacaktır.” (İşaya 7:7) Yehova, İşaya aracılığıyla sadece Yeruşalim kuşatmasının başarılı olmayacağını bildirmekle kalmıyor, “altmış beş yıl içinde Efraim kırılacak, bir kavm olmaktan çıkacak” da diyor. (İşaya 7:8) Evet, İsrail 65 yıl içinde bir kavim olmaktan çıkacaktır.a Kesin bir zaman belirlenerek verilen bu güvencenin Ahaz’ı yüreklendirmesi gerekirdi. Aynı şekilde günümüzde de, Şeytan’ın dünyasının kalan vaktinin hızla geçtiğini bilmek Tanrı’nın kavmini güçlendiriyor.

      10. (a) Bugün İsa’nın hakiki takipçileri Yehova’yı nasıl örnek alabilirler? (b) Yehova, Ahaz’a hangi öneride bulunuyor?

      10 Yehova, İşaya aracılığıyla “iman etmezseniz emin olmazsınız” dediğine göre, herhalde Ahaz’ın yüz ifadesi buna inanmadığını belli ediyor. Ayrıca, Yehova sabırla ‘Ahaz’a yine söylüyor.’ (İşaya 7:9, 10) Ne şahane bir örnek! Bugün Gökteki Krallık mesajına hemen olumlu karşılık vermeyenler çok. Ama bizler Yehova’yı örnek alıp, bu kimselere tekrar tekrar giderek ‘yine söylemeliyiz.’ Yehova, Ahaz’a şimdi şunları diyor: “Tanrın RAB’den bir işaret iste; ölüler diyarı kadar derin, gökler kadar yüksek olsun.” (İşaya 7:11, YÇ) Ahaz bir işaret istediği takdirde Yehova, Davud hanedanını koruyacağını garantilemek üzere onu yerine getirecek.

      11. Yehova’nın ‘Tanrın’ deyişinde hangi güvence bulunuyor?

      11 Yehova’nın, ‘Tanrın’dan bir işaret iste’ dediğine dikkat edelim. Yehova gerçekten merhametlidir. Ahaz’ın sahte tanrılara tapındığı ve iğrenç pagan uygulamalarda bulunduğu daha önce belirtilmişti. (II. Kırallar 16:3, 4) Bu davranışına ve korkak tutumuna rağmen, Yehova hâlâ Ahaz’ın Tanrısı olduğunu söylüyor. Bu bize, Yehova’nın insanları bir kalemde silip atmadığına ilişkin güvence veriyor. O, günah işleyenlere veya imanı zayıflayanlara yardım elini uzatmaya hazırdır. Acaba Tanrı’nın sevgisine ilişkin bu güvence Ahaz’ı, Yehova’nın uzattığı ele sarılmaya yöneltecek mi?

      Kuşkudan İtaatsizliğe

      12. (a) Ahaz nasıl mağrur bir tutum takınıyor? (b) Ahaz, Yehova’dan yardım dileyeceği yerde, kimden yardım istiyor?

      12 Ahaz karşı çıkarak hemen “istemem, ve RABBİ denemem” yanıtını veriyor. (İşaya 7:12) O bu davranışıyla aslında, “Allahınız RABBİ denemeyeceksiniz” diyen yasayı tutmuş olmuyor. (Tesniye 6:16) Yüzyıllar sonra İsa, Şeytan kendisini ayartmaya çalıştığında aynı yasayı alıntılar. (Matta 4:7) Oysa Ahaz’ın olayında, Yehova onu hakiki tapınmaya dönmeye davet ediyor ve ona vereceği bir işaretle imanını kuvvetlendirmeyi öneriyor. Ama Ahaz korunmayı başka yerde aramayı yeğliyor. Muhtemelen bu noktada, Asur’a büyük miktarda para göndererek kuzeydeki düşmanlarına karşı yardım istiyor. (II. Kırallar 16:7, 8) Bütün bunlar olurken bir yandan da Yeruşalim’de Suriye-İsrail ordularının kuşatması sürüyor.

      13. On üçüncü ayette hangi değişikliği görüyoruz, bu ne anlama geliyor?

      13 İşaya, kraldaki iman noksanlığını düşünerek “Ey Davud evi, şimdi dinleyin, insanları bıktırdığınız sizin için az bir şey midir ki, Allahımı da bıktırmak istiyorsunuz?” dedi. (İşaya 7:13) Evet, sürekli itaatsizlik edenlere karşı Yehova’nın sabrı taşabilir. Peygamberin şimdi ‘Tanrın’ değil, ‘Tanrım’ dediğine de dikkat edin. Ne ürkütücü bir değişiklik! Ahaz, Yehova’yı reddedip Asur’a başvurmakla, Tanrı’yla ilişkisini düzeltmek için önüne çıkan şahane fırsatı tepiyor. Biz de geçici yararlar elde etme uğruna Kutsal Yazılara dayalı inançlarımızdan ödün vererek asla Tanrı’yla ilişkimizi feda etmeyelim.

      İşaret İmmanuel

      14. Yehova, Davud’la yaptığı ahde nasıl sadık kalıyor?

      14 Yehova, Davud’la yaptığı ahde sadık kalır. Bir işaret önermiştir ve bunu verecektir. İşaya sözüne şöyle devam eder: “Bunun için Rab kendisi size bir alâmet verecek; işte, kız gebe kalacak, ve bir oğul doğuracak, ve onun adını İmmanuel koyacak. Kötüyü atıp iyiyi seçebildiği zaman tereyağı ve bal yiyecek. Çünkü çocuk kötüyü atıp iyiyi seçebilmeden önce, kendilerinden ürktüğün iki kıralın toprağı boşalacak.”—İşaya 7:14-16.

      15. Peygamberlik, İmmanuel hakkında hangi iki soruyu yanıtlıyor?

      15 Bu sözler istilacıların Davud’un kral soyuna son vereceğinden korkan herkes için iyi bir haberdir. İmmanuel “Tanrı bizimledir” anlamına gelir. Tanrı, Yahuda iledir ve Davud’la yaptığı ahdin geçersiz kılınmasına izin vermeyecektir. Üstelik Ahaz’a ve kavmine, sadece Yehova’nın neler yapacağı değil, bunları ne zaman yapacağı da söylenir. İmmanuel adındaki çocuk, iyi ile kötüyü ayırt edebilecek yaşa gelmeden, düşman milletler yok edilecektir. Ve bu aynen olur.

      16. Yehova’nın, Ahaz’ın günlerinde İmmanuel’in kimliğini belirsiz bırakmasının nedeni ne olabilir?

      16 Mukaddes Kitap, İmmanuel’in kimin çocuğu olduğunu açıklamıyor. Fakat genç İmmanuel’in bir işaret, bir belirti olarak hizmet etmesi gerektiğine ve İşaya daha sonra kendisinin ve çocuklarının ‘işaretler’ olduklarını bildirdiğine göre, İmmanuel’in bu peygamberin oğlu olması mümkündür. (İşaya 8:18) Yehova belki sonraki kuşakların dikkatini Büyük İmmanuel’den başka tarafa çekmemek için, Ahaz’ın zamanındaki İmmanuel’in kimliğini belirsiz bırakıyor. Acaba Büyük İmmanuel kimdir?

      17. (a) Büyük İmmanuel kimdir, doğumu ne anlama geldi? (b) Bugün Tanrı’nın hizmetçileri neden ‘Tanrı bizimledir’ diye haykırabilir?

      17 İmmanuel ismi, Mukaddes Kitapta, İşaya kitabı dışında sadece bir yerde, Matta 1:23’te geçer. Yehova Matta’ya, İmmanuel’in doğumuyla ilgili peygamberliği, Davud’un tahtının yasal Mirasçısı olan İsa’nın doğumuna uygulamasını ilham eder. (Matta 1:18-23) İlk İmmanuel’in doğumu, Tanrı’nın Davud hanedanını terk etmediğine işaretti. Benzer şekilde, Büyük İmmanuel olan İsa’nın doğumuysa, Tanrı’nın insanlığı ya da Davud hanedanıyla yaptığı Krallık antlaşmasını terk etmediğine işaretti. (Luka 1:31-33) Yehova’nın baştemsilcisi artık insanların arasında bulunduğundan, Matta haklı olarak ‘Tanrı bizimledir’ diyebildi. Bugün, İsa gökte Kral olarak hüküm sürüyor ve yerdeki cemaatiyle beraberdir. (Matta 28:20) Öyleyse, Tanrı’nın hizmetçilerinin şimdi cesaretle ‘Tanrı bizimledir!’ diye haykırmak için kuşkusuz başka haklı nedenleri de var.

      Sadakatsizliğin Başka Sonuçları

      18. (a) İşaya’nın bundan sonraki sözleri dinleyicilerini neden dehşete düşürüyor? (b) Hangi beklenmedik gelişme olacak?

      18 İşaya’nın son sözleri gerçi rahatlatıcıysa da, bundan sonraki bildirisi dinleyicilerini dehşete düşürür: “RAB senin üzerine, ve senin kavmın üzerine, ve babanın evi üzerine günler getirecek, öyle günler ki, Efraim Yahudadan ayrıldığı günden beri gelmemiştir—Aşur kıralını getirecek.” (İşaya 7:17) Evet, felaket geliyor, hem de Asur kralının eliyle. Zalimliğiyle ünlü Asur’un boyunduruğu altına girme olasılığı yüzünden büyük ihtimalle Ahaz ve kavminin gözüne uyku girmiyor. Ahaz, Asur’u dost edinmenin kendisini İsrail ve Suriye’den kurtaracağı sanısına kapılmıştır. Gerçekten de, Asur kralı sonunda İsrail ve Suriye’ye saldırarak Ahaz’ın ricasına karşılık verecek. (II. Kırallar 16:9) Pekah ve Retsin’in Yeruşalim kuşatmasını kaldırmak zorunda kalmasına ihtimal bu durum neden olacak. Böylece, Suriye-İsrail ittifakı Yeruşalim’in alınmasını sağlayamayacak. (İşaya 7:1) Ama şimdi, İşaya şaşkın dinleyicilerine, koruyucu olarak umut bağladıkları Asur’dan zulüm göreceklerini söylüyor.—Süleymanın Meselleri 29:25 ile karşılaştırın.

      19. Bu tarihsel kayıtta bugün İsa’nın takipçileri için hangi uyarı bulunuyor?

      19 Bu gerçek tarihsel kayıtta bugün İsa’nın takipçileri için bir uyarı bulunuyor. Baskı altında kaldığımızda, Mukaddes Kitap ilkelerinden ödün verme yoluna gidebiliriz, oysa bunu yapmak Yehova’nın bizi koruyacağını kabul etmemek demektir. Böyle bir davranış dar görüşlülük, hatta intihardır. İşaya’nın daha sonraki sözlerinden bu anlaşılabilir. Peygamber, Asur istilasının ülke ve halkı için nelere yol açacağını anlatmaya devam eder.

      20. ‘Sinekler ve arılar’ kimlerdir, ne yapacaklar?

      20 İşaya bildirisini dört bölüme ayırır. Her bir bölümde “o gün”, yani Asur’un Yahuda’ya saldıracağı gün olacak olaylar anlatılır. “O gün vaki olacak ki, RAB Mısır ırmaklarının sonlarında olan sineğe, ve Aşur diyarında olan arıya ıslık çalacak. Ve gelecekler, ve hepsi sarp vadilerde, ve kayaların çatlaklarında, ve bütün diken çitlerde, ve bütün otlaklarda konacaklar.” (İşaya 7:18, 19) Sinek ya da arı sürüsü gibi gelen Mısır ve Asur orduları dikkatlerini Vaat Edilen Diyara çevirecek. Bu geçici bir istila olmayacak. ‘Sinekler’ ve ‘arılar’ ülkedeki her kuytulukta ve yarıkta konacaklar.

      21. Asur kralı ne bakımdan bir usturaya benzeyecek?

      21 İşaya sözlerini şöyle sürdürür: “O gün Rab, Irmağın ötesinde kiralanmış ustura ile, Aşur kıralı ile, başı ve ayakların kıllarını tıraş edecek; ve sakalı da kazıyacak.” (İşaya 7:20) Burada sadece en büyük tehlike olan Asur’dan söz ediliyor. Ahaz, Suriye’yi ve İsrail’i ‘tıraş ettirmek’ için Asur kralını kiralar. Oysa ‘kiraladığı bu ustura’ Fırat ötesinden kalkıp Yahuda’nın üzerine gelecek ve onun saçını, sakalını hatta beden kıllarını bile tıraş edecek.

      22. İşaya, gelmek üzere olan Asur istilasının sonuçlarını göstermek üzere hangi örnekleri kullanıyor?

      22 Sonuç ne olacak? “O gün vaki olacak ki, bir adam bir genç inekle bir çift koyun besliyecek; ve vaki olacak ki, verecekleri südün bolluğundan tereyağı yiyecek; çünkü memleket içinde bırakılmış olan herkes tereyağı ve bal yiyecek.” (İşaya 7:21, 22) Asurlular ülkeyi ‘tıraş ettiğinde’ geride öylesine az insan kalacak ki, besin sağlamak için pek fazla hayvana gereksinim olmayacak. Şarap, ekmek ya da başka bir gıda maddesi yerine, ‘bal ve tereyağıyla’ beslenilecek. İşaya yıkımın derecesini vurgulamak istercesine, değerli, verimli toprakların artık dikenli çalılıklarla dolacağını üç kez yineliyor. Kırlarda gezinmeye cesaret edebilenlerin, sık çalılıklarda pusu kuran vahşi hayvanlardan korunmak için ‘okla, yayla’ dolaşması gerekecek. Toprağı bellenmiş tarlalar, sığırların, davarların çiğnediği taşlaşmış araziye dönüşecek. (İşaya 7:23-25) Bu peygamberlik Ahaz’ın günlerinde gerçekleşmeye başlar.—II. Tarihler 28:20.

      Ayrıntılarıyla Önceden Bildirilen Olaylar

      23. (a) İşaya’ya şimdi ne yapması emrediliyor? (b) Levhanın bir işaret olduğu nasıl doğrulanıyor?

      23 İşaya şimdi yaşadığı ana dönüyor. Yeruşalim hâlâ Suriye-İsrail bileşik güçlerinin kuşatması altında bulunurken o şunları kaydediyor: “RAB bana dedi: Kendine büyük bir tahta al, ve üzerine insan kalemile: Maher-şalal-haş-baz için, diye yaz; ve şehadet etsinler diye kâhin Uriyayı, ve Yeberekyanın oğlu Zekaryayı kendime sadık şahitler edeceğim.” (İşaya 8:1, 2) Maher-şalal-haş-baz ismi “hemen çapulla, çabuk yağmala” anlamına gelir. İşaya, sonradan belgenin gerçekliğini doğrulayabilmeleri için, toplum içindeki iki saygın adamdan, bu ismi büyük bir levhaya yazışına tanık olmalarını rica ediyor. Bununla birlikte, bu işaretin ikinci bir işaretle doğrulanması gerekiyor.

      24. Maher-Şalal-Haş-Baz’ın bir işaret olarak Yahuda halkı üzerinde ne etkisi olmalıydı?

      24 İşaya şunları söylüyor: “Nebiyenin [İşaya’nın peygamber olan karısı] yanına girdim; ve gebe kaldı, ve bir oğul doğurdu. Ve RAB bana dedi: Adını, Maher-şalal-haş-baz, koy. Çünkü çocuk: Baba, ve ana, diye çağırmağı öğrenmeden önce, Şamın zenginliği, ve Samiriyenin çapul malı Aşur kıralının önü sıra götürülecektir.” (İşaya 8:3, 4) Hem büyük levha, hem de yeni doğan erkek çocuk, Asur’un yakında Yahuda’ya zulmeden Suriye’yi ve İsrail’i yağmalayacağının birer belirtisi, işareti olacak. Ne kadar yakında? Çocuk, bebeklerin çoğunun ilk öğrendiği “anne, baba” sözcüklerini daha söyleyemeden. Bir olayın olmadan önce böyle ayrıntılı şekilde bildirilmesinin, kavmin Yehova’ya güvenini perçinlemesi gerek. Ancak bazıları bu yüzden İşaya ve oğullarını alaya da almış olabilir. Durum ne olursa olsun, İşaya’nın peygamberlik sözü gerçekleşiyor.—II. Kırallar 17:1-6.

      25. İşaya’nın günleriyle zamanımız arasında hangi benzerlikler var?

      25 İsa’nın takipçileri, İşaya’nın defalarca yinelediği uyarılardan ders alabilirler. Resul Pavlus, bize bu tarihsel temsilde İşaya’nın İsa Mesih’i, oğullarınınsa İsa’nın meshedilmiş öğrencilerini betimlediğini açıkladı. (İbraniler 2:10-13) İsa, gerçek takipçilerine, bu kritik zamanda ‘uyanık durmanın’ gereğini yerdeki meshedilmiş kimseler kanalıyla hatırlatmaktadır. (Luka 21:34-36) Aynı zamanda, tövbe etmeyen muhalifler, böyle uyarıları genelde alayla karşılasalar bile, yaklaşan sonları konusunda uyarılıyorlar. (II. Petrus 3:3, 4) İşaya’nın günlerinde zamanı önceden belirlenen olayların yerine gelmesi, Tanrı’nın günümüzle ilgili zaman cetvelinde öngörülenlerin de doğru çıkacağına, ‘elbette gerçekleşeceğine, geç kalmayacağına’ garantidir.—Habakkuk 2:3.

      Yıkıcı “Sular”

      26, 27. (a) İşaya hangi olayları önceden bildiriyor? (b) İşaya’nın sözleri, bugün Yehova’nın hizmetçileriyle ilgili ne gösteriyor?

      26 İşaya uyarılarına devam ediyor: “Mademki bu kavm sessizce akan Şiloah sularını hor gördüler, ve Retsin ve Remalyanın oğlu ile seviniyorlar; bunun için, işte, Rab Irmağın kuvvetli ve bol sularını, Aşur kıralını, ve onun bütün izzetini şimdi onların üzerine çıkarıyor; ve bütün yataklarından yükselecek, ve bütün kıyıları üzerine taşacak; ve Yahudayı basacak; taşıp içinden geçecek; ve boynuna kadar varacak; ve kanatlarının gerilmesi senin memleketinin genişliğini dolduracak, ey İmmanuel.”—İşaya 8:5-8.

      27 “Bu kavm”, yani kuzeydeki İsrail Krallığı, Yehova’nın Davud’la yaptığı ahdi hor görüp reddediyor. (II. Kırallar 17:16-18) Bu ahit onların gözünde Yeruşalim’in incecik akan Şiloah suları kadar zayıf ve yetersizdir. Onlar Yahuda’ya savaş açtıklarına seviniyorlar. Ama bu mağrur tutumları cezasız kalmayacak. Yehova, nasıl yakında dünyanın bugünkü siyasal kısmını sahte dinin üzerine salacaksa, Asurluları da Suriye’nin ve İsrail’in üzerine öyle salacak. (Vahiy 17:16; ayrıca Daniel 9:26 ile karşılaştırın.) İşaya sözlerine devam edip, yatağından taşan ‘suların Yahuda’yı basacağını’ ve Yahuda başlarının [krallarının] saltanat sürdüğü Yeruşalim’de ‘boyuna kadar varacağını’ bildiriyor.b Benzer şekilde günümüzde de, sahte dinin hükmünün infazcısı olan siyasal güçler Yehova’nın hizmetçilerinin etrafını kuşatıp ‘boyuna’ kadar çıkacaklar. (Hezekiel 38:2, 10-16) Sonuç ne olacak? İşaya’nın zamanında ne oldu? Asurlular kentin surlarından içeri akın edip Tanrı’nın kavmini yok edebildi mi? Hayır. Çünkü Tanrı onlarla beraberdir.

      Korkmayın, ‘Tanrı Bizimledir’

      28. Düşmanlarının yoğun çabalarına rağmen, Yehova Yahuda’ya hangi güvenceyi veriyor?

      28 İşaya şu uyarıda bulunuyor: “Ey kavmlar [Tanrı’ya ahitle bağlı kavme muhalefet edenler], uğultu edin, ve kırılın; ey bütün uzak memleketlerden olanlar, kulak verin; kuşanın, ve kırılın; kuşanın, ve kırılın. Aranızda öğütleşin, ve hiçe çıkarılacaktır; bir söz söyleyin, durmıyacaktır; çünkü Allah bizimledir.” (İşaya 8:9, 10) Bu sözler birkaç yıl sonra, Ahaz’ın sadık oğlu Hizkiya’nın yönetimi sırasında gerçekleşir. Asurlular Yeruşalim’i tehdit ettiğinde, Yehova’nın meleği 185.000 Asurlu’yu vurur. Görüldüğü gibi, Tanrı kavmiyle ve Davud’un hanedanıyla beraberdir. (İşaya 37:33-37) Yaklaşan Armagedon savaşında, Yehova aynı şekilde, sadece düşmanlarını kırıp parçalaması için değil, Kendisine güvenen herkesi kurtarması için de Büyük İmmanuel’i gönderecek.—Mezmur 2:2, 9, 12.

      29. (a) Ahaz’ın günlerindeki Yahudiler, Hizkiya’nın zamanındakilerden nasıl farklıdırlar? (b) Bugün Yehova’nın hizmetçileri dinsel ve siyasal ittifaklardan neden sakınırlar?

      29 Hizkiya’nın zamanındaki Yahudilerin tersine, Ahaz’ın çağdaşları, Yehova’nın kendilerini koruyacağına iman etmiyor. Suriye-İsrail ittifakına karşı koruyucu siper olarak, Asurlularla bir ittifak yapıp ‘gizlice anlaşmayı’ uygun görüyorlar. Bununla birlikte, Yehova’nın “eli” İşaya’yı, ‘bu halkın tuttuğu yolu’, genel olarak gösterdikleri eğilimi yermeye yöneltiyor. İşaya şu uyarıda bulunuyor: “Onların korktuğundan korkmayın, ve ondan yılmayın. Orduların RABBİ, takdis edeceğiniz odur; ve korktuğunuz o olsun, ve yıldığınız o olsun.” (İşaya 8:11-13) Bugün bunu akılda tutan Yehova’nın hizmetçileri, dinsel konseylere ve siyasal ittifaklara bel bağlayıp gizli anlaşmalar yapmaktan sakınırlar. Tanrı’nın koruyucu gücüne tam bir güven duyarlar. Zaten, ‘Yehova bizimleyse, insan bize ne yapabilir?’—Mezmur 118:6.

      30. Yehova’ya güvenmeyenlerin başına neler gelecek?

      30 İşaya, sözlerine devam ederek, Yehova’nın Kendisine güvenenler için bir ‘kutsal yer’, bir korunma olacağını yineliyor. Buna karşıt, O’nu reddedenler ‘sendeleyip düşecek, parçalanacak, tuzağa düşüp ele geçecek.’ (İşaya 8:14, 15, YÇ) Bu ayette geçen beş güçlü fiil, Yehova’ya güvenmeyenlerin başına gelecekler konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmıyor. Birinci yüzyılda İsa’yı reddedenler böyle sendeleyip düşmüşlerdi. (Luka 20:17, 18) Bugün de, gökteki tahtta oturan Kral İsa’ya sadakat göstermeyenleri benzer bir son bekliyor.—Mezmur 2:5-9.

      31. Bugün İsa’nın hakiki takipçileri, İşaya’yı ve onun öğretimini dinleyenleri kendilerine nasıl örnek alabilirler?

      31 Ancak, İşaya’nın günlerinde herkes sendelemiyor. İşaya şunları diyor: “Şakirtlerim arasında şehadeti bağla, ve şeriati mühürle. Ve Yakub evinden yüzünü gizliyen RABBİ bekliyeceğim, ve ona ümit bağlıyacağım.” (İşaya 8:16, 17) İşaya ve onun öğretimine kulak verenler Tanrı’nın ‘kanununu’ bırakmayacaklar. Bu kişiler Yehova’ya güvenmeye devam ediyorlar. Oysa suç işleyen yurttaşları Yehova’yı reddettiğinden Yehova da Kendini onlardan gizliyor. Biz de Yehova’ya güvenenleri örnek alıp pak tapınmaya aynı şekilde bağlı kalmaya kararlı olalım.—Daniel 12:4, 9; Matta 24:45; ayrıca İbraniler 6:11, 12 ile karşılaştırın.

      ‘Belirtiler ve İşaretler’

      32. (a) Bugün kimler ‘belirtiler ve işaretler’ olarak hizmet ediyor? (b) İsa’nın takipçileri neden dünyadan farklılıklarıyla göze çarpmalıdırlar?

      32 İşaya şimdi şu duyuruda bulunuyor: “İşte ben de RAB’bin bana verdiği çocuklar da Siyon Dağı’nda oturan Her şeye Egemen RAB’bin İsrail’deki belirtileri ve işaretleriyiz.” (İşaya 8:18, YÇ) Evet, İşaya, Şear-Yaşub ve Maher-Şalal-Haş-Baz Yehova’nın Yahuda’ya yönelik amacının işaretleridirler. Günümüzde İsa ve meshedilmiş kardeşleri de aynı şekilde işaretlerdir. (İbraniler 2:11-13) Ayrıca, ‘başka koyunların’ ‘büyük kalabalığı’ da onların işine katılıyor. (Vahiy 7:9, 14; Yuhanna 10:16) Kuşkusuz, bir işaret ancak çevresinden farklılığıyla göze çarparsa değerlidir. Benzer şekilde, İsa’nın takipçileri de ancak Yehova’ya tümüyle bel bağlayıp O’nun amacını cesaretle duyurarak bu dünyadan farklılıklarıyla göze çarparlarsa, işaret olarak görevlerini yerine getirmiş olurlar.

      33. (a) İsa’nın hakiki takipçileri ne yapmaya kararlıdır? (b) Onlar neden sabit kalabilecekler?

      33 Öyleyse, bu dünyanın standartlarına değil, Tanrı’nınkilere uyalım. Büyük İşaya olan İsa Mesih’e verilen ‘Tanrımızın lütuf yılını ve öç alacağı günü ilan etme’ görevini yerine getirerek, korkusuzca işaretler olarak göze çarpmaya devam edelim. (İşaya 61:1, 2; Luka 4:17-21) Gerçekten, Asur istilası dünyayı kaplasa –boynumuza kadar çıksa– bile İsa’nın hakiki takipçilerini yok edemeyecek. Yerimizde sabit kalacağız, çünkü ‘Tanrı bizimledir.’

      [Dipnotlar]

      a Bu peygamberliğin gerçekleşmesi konusunda daha fazla bilgi edinmek için, Yehova’nın Şahitlerinin yayımladığı Insight on the Scriptures kitabının 1. cildinin, 62. ve 758. sayfalarına bakın.

      b Asur, aynı zamanda, kanatlarını gerdiğinde ‘memleketin genişliğini dolduran’ bir kuşa da benzetiliyor. Böylece Asur ordusu, sınırları nereye kadar varırsa varsın ülkeyi işgal edecek.

      [Sayfa 103’teki resim]

      İşaya, Ahaz’a Yehova’nın mesajını götürürken Şear-yaşub’u yanına aldı

      [Sayfa 111’deki resim]

      İşaya neden büyük bir levha üzerine “Maher-şalal-haş-baz” yazdı?

  • Vaat Edilen Barış Prensi
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Onuncu Bölüm

      Vaat Edilen Barış Prensi

      İşaya 8:19–9:7

      1. İnsanlık, Kain’in zamanından bu yana nelere tanık oldu?

      İLK bebek altı bin yıl kadar önce dünyaya geldi. İsmi Kain’di ve doğumu çok özel bir olaydı. Ana babası, melekler ve hatta Yaratıcı bile daha önce hiç bebek görmemişti. Bu yeni doğan bebek, mahkûm edilmiş insan ırkının umut kaynağı olabilirdi. Oysa büyüdüğünde bir katil olması ne denli düş kırıklığı yarattı! (I. Yuhanna 3:12) İnsanlık o günden bu yana sayısız cinayete tanık oldu. İnsanlar kötülük yapmaya eğilimli olduklarından ne birbirleriyle, ne de Tanrı’yla barış içinde olabiliyorlar.—Tekvin 6:5; İşaya 48:22.

      2, 3. İsa Mesih hangi olanakları açtı, böyle nimetlere erişebilmek için ne yapmalıyız?

      2 Kain’in doğumundan dört bin yıl kadar sonra, başka bir bebek doğdu. İsmi İsa’ydı ve onun da doğumu çok özel bir olaydı. Mukaddes ruhun gücü sayesinde bir bakireden doğdu. İnsanlık tarihinde böyle doğan tek bebekti. Doğumu sırasında sevinçten coşan melek ordusu Tanrı’ya ilahiler söyleyerek “en yücelerde Tanrı’ya yücelik olsun, yeryüzünde O’nun hoşnut kaldığı insanlara esenlik olsun!” diyordu. (Luka 2:13, 14, Müjde) İsa katil olmak şöyle dursun, insanlara Tanrı’yla “esenlik” ya da barış içinde olma ve sonsuz yaşam kazanma olanaklarını açtı.—Yuhanna 3:16; I. Korintoslular 15:55.

      3 İşaya, İsa’nın ‘Barış Prensi’ olarak adlandırılacağını önceden bildirdi. (İşaya 9:6) O, insanlık uğruna hayatını feda edecek ve böylece günahların bağışlanmasını mümkün kılacaktı. (İşaya 53:11) Bugün, İsa Mesih’e imanımız sayesinde Tanrı’yla barışabiliriz ve günahlarımız bağışlanabilir. Ama bu gibi nimetler kendiliğinden gelmez. (Koloseliler 1:21-23) Bunlara erişmek isteyen kişi, Yehova Tanrı’ya itaat etmeyi öğrenmelidir. (I. Petrus 3:11; ayrıca İbraniler 5:8, 9 ile karşılaştırın.) İsrail ve Yahuda ise İşaya’nın zamanında bunun tam tersini yapıyor.

      Cinlere Başvurmak

      4, 5. İşaya’nın zamanında durum nasıldır, bazıları kime başvuruyor?

      4 İşaya’nın çağdaşları itaatsizliklerinden ötürü ahlaken çok acınacak durumdalar. Ruhi karanlığın içine düşmüşler. Hatta Tanrı’nın mabedinin bulunduğu güneydeki Yahuda Krallığı’nda bile barış yok. Sadakatsizliğinin sonucu olarak Yahuda halkı, Asurlular’ın istilasına uğrama tehlikesiyle karşı karşıya. Onları zor günler bekliyor. Yardım almak için kime başvuruyorlar? Ne yazık ki, birçoğu Yehova yerine, Şeytan’a başvuruyor. Gerçi adını kullanarak Şeytan’dan yardım dilemiyorlar. Ama eskiden Kral Saul’un yaptığı gibi, ruhçuluğa dalıp ölülerle iletişim kurmaya çalışarak sorunlarına çözüm arıyorlar.—I. Samuel 28:1-20.

      5 Bu uygulamayı yaymaya çalışanlar da var. İşaya bu irtidata işaret ederek şunları diyor: “Birileri size: ‘Fısıldaşıp mırıldanan medyumlarla ruh çağıranlara danışın’ dediğinde, ‘Halk kendi Tanrısı’na danışmaz mı; yaşayanlar için ölülere mi danışılır?’ deyin.” (İşaya 8:19, YÇ) Medyumlar ‘fısıldaşıp mırıldanarak’ insanları kandırabilirler. Ölülerin ruhlarından geldiği sanılan bu tür sesler, aslında yaşayan bir medyumun vantrilogluk yapması (ağzını hareket ettirmeden konuşabilmesi) sonucu oluşabilir. Bazen de, herhalde Saul’un En-Dor’lu büyücüye danıştığında olduğu gibi, cinler doğrudan işe karışıp ölen kişinin görünümüne bürünebilirler.—I. Samuel 28:8-19.

      6. Ruhçuluğa başvuran İsrailliler neden özellikle suçlu durumdaydı?

      6 Yahuda’da bütün bunlar, Yehova ruhçuluğu yasakladığı halde oluyor. Bu uygulama, Musa Kanunu’nda idamlık bir suçtur. (Levililer 19:31; 20:6, 27; Tesniye 18:9-12) Yehova’nın özel kavmi olan insanlar böylesine büyük bir suçu neden işliyor? Yehova’nın Kanununa ve öğüdüne sırt çevirip ‘günahın aldatmasıyla katılaştıklarından.’ (İbraniler 3:13) ‘Yürekleri yağ bağlayıp’ duyarsızlaştı ve Tanrı’dan uzaklaştılar. —Mezmur 119:70.a

      7. Bugün birçok kişi İşaya’nın zamanındaki İsrailoğulları’na ne bakımdan benziyor, tövbe etmezlerse sonları nasıl olacak?

      7 Onlar belki, ‘Asurlular’ın saldırısına uğrama tehlikesiyle yüz yüze bulunduğumuz şu sırada, Yehova’nın Kanunu’nun bize ne yararı olabilir?’ diye düşünüyorlar. Karşılaştıkları zorluğa çabuk ve kolay bir çözüm bulmak istiyorlar. Yehova’nın meseleyi iradesi doğrultusunda halletmesini beklemeye niyetli değiller. Günümüzde de, Yehova’nın yasasını göz ardı edip sorunlarına çözüm bulmak amacıyla medyumlara gidenler, horoskoplara veya büyücülüğün başka türlerine başvuranlar çok. Gelgelelim, yaşayanların ölülere danışması, eskiden olduğu gibi bugün de çok gülünç. Tövbe etmeyip bu uygulamaları sürdürenlerin sonu, ‘katillerin, zina işleyenlerin, putperestlerin ve bütün yalancılarınki’ gibi olacak. Onlar için ileride bir yaşam umudu söz konusu değil.—Vahiy 21:8.

      Tanrı’nın ‘Yasası ve Tanıklığı’

      8. Bugün yönlendirilmek için başvurmamız gereken ‘yasa ve tanıklık’ nedir?

      8 Yahuda’da, Tanrı’nın diğer emirleri gibi ruhçuluğu yasaklayan kanunu da gizli tutulmuyor. Yazılı olarak korunuyor. Bugün, Tanrı’nın Sözü’nün tamamı yazılı olarak mevcuttur. Bu Mukaddes Kitaptır; sadece derlenmiş Tanrısal yasa ve kuralları değil, Tanrı ile kavminin ilişkisini de anlatır. Tanrı’nın yaptıklarını anlatan bu kitap, bize Yehova’nın kişiliği ve nitelikleri hakkında öğretim veren bir “Şehadet” ya da tanıklıktır. İsrailliler ölülere danışacakları yerde, yönlendirilmek için nereye başvurmalıydılar? Bunu İşaya yanıtlıyor: ‘Yasaya ve tanıklığa.’ (İşaya 8:20a) Evet, hakikat bilgisiyle aydınlanmak isteyenler, Tanrı’nın yazılı Sözüne başvurmalıdırlar.

      9. Mukaddes Kitaptan ara sıra alıntı yapmanın tövbe etmeyen günahkârlara bir yararı olacak mı?

      9 Ruhçulukla uğraşan bir İsrailli, Tanrı’nın yazılı Sözüne saygı duyduğunu iddia edebilirdi. Ama böyle iddialar boştur ve ikiyüzlülüktür. İşaya, “bu söze göre söylemezlerse, gerçek onlar için tan ışığı olmaz” diyor. (İşaya 8:20b) İşaya burada hangi “söze” değiniyor? Belki ‘Tanrı’nın yasasına ve tanıklığına.’ Bugün irtidat edenlerin ve başkalarının ihtimal Kutsal Yazılardan alıntı yaptığı gibi, herhalde hakiki tapınmadan sapan bazı İsrailliler de Tanrı’nın Sözüne gönderme yapıyorlardı. Fakat bunlar sadece lafta kalıyor. Tanrı’nın iradesi yerine getirilmeyip kirli alışkanlıklardan kaçınılmıyorsa, yalnızca Kutsal Yazılardan alıntı yapmak ‘tan ışığıyla’, yani Yehova tarafından aydınlatılmayla sonuçlanmaz.b

      ‘Ekmek Kıtlığı Değil’

      10. Yahuda halkı Yehova’yı reddettiğinden nasıl sıkıntı çekiyor?

      10 Yehova’ya itaatsizlik zihni karartır. (Efesoslular 4:17, 18) Yahuda halkı ruhi anlamda kör, anlayışsız olmuştur. (I. Korintoslular 2:14) İşaya onların durumunu tanımlarken ülkeden “çok sıkıntıda ve aç olarak” geçeceklerini söylüyor. (İşaya 8:21a) Yahuda’nın bağımsız bir krallık olarak varlığını sürdürmesi, özellikle Kral Ahaz’ın saltanatı sırasında halkının sadakatsizliği yüzünden tehlikeye girmiştir. Ülke düşmanlarla kuşatılmıştır. Asur ordusu, Yahuda kentlerine art arda saldırmaktadır. Düşman verimli toprakları harap edip kıtlığa neden olmaktadır. Birçok kimse ‘aç ve çaresizdir.’ Fakat başka bir tür açlık da ülkenin başına beladır. Onlarca yıl önce peygamber Amos şunların olacağını bildirmişti: “İşte, günler geliyor, Rab Yehova diyor, ve memlekete açlık göndereceğim, ekmeğe acıkma değil, ve suya susama değil, ancak RABBİN sözlerini işitmeğe susama göndereceğim.” (Amos 8:11) Yahuda şimdi, işte böyle ruhi bir açlık çekiyor.

      11. Yahuda verilen terbiyeden ders alacak mı?

      11 Acaba, Yahuda bundan ders alıp Yehova’ya dönecek mi? Halkı ruhçuluk ve putperestlikten vazgeçip ‘Tanrı’nın yasasına ve tanıklığına’ dönecek mi? Yehova verecekleri tepkiyi görüyor: “Aç kalınca öfkelenecekler, ve kıralları ile Allahlarına lânet edecekler, ve yüzlerini yukarı kaldıracaklar.” (İşaya 8:21b) Evet, birçokları bu duruma düştükleri için başlarındaki kralı suçlayacak. Hatta başına gelen felaketler nedeniyle akılsızca Yehova’yı bile suçlayanlar olacak. (Yeremya 44:15-18 ile karşılaştırın.) Günlerimizde de birçokları benzer şekilde davranıp aslında insanın kötülüğünün yol açtığı felaketler yüzünden Tanrı’yı suçluyor.

      12. (a) Yahuda’nın Tanrı’dan uzaklaşması neye yol açtı? (b) Hangi önemli sorular ortaya çıkıyor?

      12 Acaba Tanrı’ya lanet etmeleri, Yahuda’da oturanlara barış ve esenlik getirecek mi? Hayır. İşaya olacakları bildiriyor: “Yere bakacaklar, ve işte, sıkıntı ve karanlık, acı iç karartısı! ve koyu karanlığa sürülecekler.” (İşaya 8:22) Başlarını yukarı kaldırıp Tanrı’yı suçladıktan sonra tekrar yere, çaresizliklerine bakıyorlar. Tanrı’dan uzaklaşmaları felakete yol açtı. (Süleymanın Meselleri 19:3) Acaba Tanrı’nın İbrahim’e, İshak’a ve Yakub’a verdiği vaatler konusunda ne denebilir? (Tekvin 22:15-18; 28:14, 15) Yehova bunlardan vaz mı geçecek? Asurlular veya başka bir askeri güç, Yahuda’ya ve Davud’a vaat edilen kraliyet soyuna son mu verecek? (Tekvin 49:8-10; II. Samuel 7:11-16) İsrailoğulları sonsuza dek karanlığa mı mahkûm edilecek?

      ‘Alçaltılan’ Ülke

      13. “Ulusların yaşadığı Celile” neresidir ve nasıl ‘alçaltılır’?

      13 İşaya şimdi İbrahim’in soyunun başına gelen en büyük facialardan birine değinerek şöyle diyor: “Sıkıntı çekmiş olan ülke karanlıkta kalmayacak. Geçmişte Zevulun ve Naftali bölgelerini alçaltan Tanrı, gelecekte Şeria Irmağı’nın ötesinde, Deniz Yolu’nda, ulusların yaşadığı Celile’yi onurlandıracak.” (İşaya 9:1, YÇ) Celile [Galile], kuzeydeki İsrail Krallığı topraklarında bulunan bir bölgedir. İşaya’nın peygamberliğinde, “Zevulun ve Naftali bölgelerini” ayrıca Galile Denizi’nden [Celile Denizi; diğer adıyla Taberiye Gölü] Akdeniz’e dek uzanan eski “Deniz Yolu”nu da içine alıyor. İşaya’nın zamanında bu bölge, ihtimal birçok kentinde Yahudi olmayanlar oturduğundan “ulusların yaşadığı Celile” olarak adlandırılıyor.c Bu yer nasıl ‘alçaltılır’? Pagan Asurlular orayı fethedip İsrailoğulları’nı sürgüne götürür ve tüm bölgeye İbrahim’in soyundan olmayan paganları yerleştirir. Böylece kuzeydeki on sıptlık krallık ayrı bir millet olarak tarihten silinir.—II. Kırallar 17:5, 6, 18, 23, 24.

      14. Yahuda’nın içine düşeceği ‘karanlık’ on sıptlık krallığın düştüğünden ne bakımdan daha hafif olacak?

      14 Yahuda da Asurlular’ın baskısı altındadır. Acaba o da, Zebulun ve Naftali ile temsil edilen on sıptlık krallık gibi, sürekli bir ‘karanlığın’ içine mi düşecek? Hayır. Yehova güneydeki Yahuda Krallığı’nın bulunduğu bölgeye, hatta bir zamanlar Kuzey krallığının hüküm sürdüğü topraklara bile “gelecekte” nimetler getirecek. Nasıl?

      15, 16. (a) Hangi “gelecekte” ‘Zebulun ve Naftali bölgelerinde’ durum değişecek? (b) Alçaltılan diyar nasıl onurlandırılır?

      15 Resul Matta, İsa’nın yerdeki hizmetini anlatan ilham edilmiş kaydında bu soruyu yanıtlıyor. Bu hizmetin ilk günlerini şöyle anlatıyor: “[İsa] Nasıra’dan ayrılarak Zebulun ve Naftali yöresinde, Celile gölü kıyısında bulunan Kefernahum’a gelip yerleşti. Bu Yeşaya [İşaya] peygamber aracılığıyla bildirilen şu sözün yerine gelmesi için oldu: ‘Zebulun diyarı ve Naftali diyarı, Şeria nehrinin ötesinde, deniz tarafı, ulusların Celilesi! Karanlıkta yaşayan halk, büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda yaşayanların üzerine bir ışık doğdu.’ ”—Matta 4:13-16, Müjde.

      16 Evet, İşaya’nın önceden bildirdiği “gelecek”, Mesih’in yerde hizmet ettiği zamandır. İsa yerdeki yaşamının en büyük kısmını Galile’de geçirdi. Hizmetine ve ‘Göklerin Krallığı yakındır’ duyurusuna Galile bölgesinde başladı. (Matta 4:17) Dağdaki ünlü Vaazını Galile’de verdi, resullerini orada seçti, ilk mucizesini orada yaptı ve diriltildikten sonra 500 kadar takipçisine orada göründü. (Matta 5:1–7:27; 28:16-20; Markos 3:13, 14; Yuhanna 2:8-11; I. Korintoslular 15:6) ‘Zebulun ve Naftali bölgelerini’ bu şekilde onurlandırarak İşaya’nın peygamberliğini gerçekleştirdi. Tabii, İsa kutsal hizmetini Galile’yle sınırlamadı. Ülkenin her yerinde iyi haberi vaaz ederek, Yahuda da dahil tüm İsrail milletini onurlandırdı.

      “Büyük Işık”

      17. Galile’de “büyük bir ışık” nasıl parlar?

      17 Matta’nın sözünü ettiği Galile’deki ‘büyük ışık’ hakkında ne denebilir? Bu da, İşaya’nın peygamberliğinden yapılan bir alıntıydı. İşaya şunları yazmıştı: “Karanlıkta yürüyen kavm büyük ışık gördü; ölüm gölgesi diyarında oturanların üzerine ışık parladı.” (İşaya 9:2) MS birinci yüzyıla doğru, hakikat ışığı pagan yalanlarıyla gizlenmişti. Yahudi dinsel liderler, dini geleneklerine sımsıkı sarılıp bunlarla ‘Tanrı’nın sözünü bozarak’ sorunu daha da ciddi boyutlara vardırmışlardı. (Matta 15:6) ‘Kör kılavuzların’ peşinden giden alçakgönüllü insanlar sıkıntı ve şaşkınlık içindeydiler. (Matta 23:2-4, 16) Mesih İsa ortaya çıktığında, birçok alçakgönüllü kişinin olağanüstü şekilde gözleri açıldı. (Yuhanna 1:9, 12) İsa’nın yeryüzündeyken yaptığı iş ve kurbanlığının sağladığı nimetler, İşaya’nın ‘büyük ışıkla’ ilgili peygamberliğinde çok güzel betimleniyor.—Yuhanna 8:12.

      18, 19. Işığa karşılık verenlerin büyük sevincinin sebebi neydi?

      18 Bu ışığa karşılık verenlerin sevinç duyması için neden çoktu. İşaya sözlerine şunları da eklemişti: “Milleti çoğalttın, sevincini artırdın; orak vaktinde olan sevinç nasılsa, çapul paylaştıkları zaman nasıl mesrur olurlarsa, senin önünde öyle seviniyorlar.” (İşaya 9:3) İsa ve takipçilerinin vaaz faaliyeti sonucunda, Yehova’ya ruhla ve hakikatle tapınmak istediklerini gösteren dürüst yürekli kimseler ortaya çıktı. (Yuhanna 4:24) Dört yıl geçmeden pek çok kişi İsa’nın takipçisi oldu. MS 33 yılının Pentikost günü üç bin kişi vaftiz edildi. Çok geçmeden, “adamların sayısı beş bin kadar oldu.” (Resullerin İşleri 2:41; 4:4) İsa’nın takipçileri ışığı gayretle yansıttıkça, Yeruşalim’de “öğrencilerin sayısı arttıkça artıyor, kâhinlerden bir çoğu da iman çağrısına uyuyordu.”—Resullerin İşleri 6:7, Müjde.

      19 Bol ürün alanların sevindiği ya da büyük bir askeri zaferden sonra değerli ganimeti paylaşanların coştuğu gibi, İsa’nın takipçileri de sayıca çoğalmaları karşısında öyle sevinip coştular. (Resullerin İşleri 2:46, 47) Yehova, zamanı gelince milletler arasında ışığın parlamasını sağladı. (Resullerin İşleri 14:27) Böylece her ırktan insan, Yehova’ya yaklaşmak için önünde bir yol açılmış olmasına sevindi.—Resullerin İşleri 13:48.

      “Midyan Gününde Olduğu Gibi”

      20. (a) Midyanoğulları, İsrail’in düşmanı olduklarını ne şekilde gösterdiler, Yehova onların yarattığı tehlikeye nasıl son verdi? (b) Gelecekteki “Midyan gününde” İsa, Tanrı’nın kavminin düşmanlarının yarattığı tehlikeye nasıl son verecek?

      20 Mesih’in faaliyetinin etkileri kalıcıdır. Bunu İşaya’nın daha sonraki sözlerinden anlıyoruz: “Çünkü ona yük olan boyunduruğunu, ve sırtındaki değneği, ona gadredenin çomağını, Midyan gününde olduğu gibi kırdın.” (İşaya 9:4) İşaya’nın günlerinden yüzyıllar önce, Midyanoğulları, İsrailoğulları’nı günaha ayartmak niyetiyle Moabilerle komplo kurmuşlardı. (Sayılar 25:1-9, 14-18; 31:15, 16) Daha sonraları, Midyanoğulları yedi yıl süreyle baskınlar yapıp köy ve çiftliklerini yağmalayarak İsrail’i kasıp kavurmuşlardı. (Hâkimler 6:1-6) Ama sonra Yehova, hizmetçisi Gideon aracılığıyla, Midyan ordularını bozguna uğrattı. “Midyan günü”nden sonra, Yehova’nın kavminin, Midyanoğulları’ndan bir daha sıkıntı gördüğüne ilişkin hiçbir kanıt yoktur. (Hâkimler 6:7-16; 8:28) Yakın gelecekte, Büyük Gideon olan İsa Mesih, Yehova’nın hizmetçilerinin çağdaş düşmanlarına öldürücü bir darbe indirecek. (Vahiy 17:14; 19:11-21) O zaman “Midyan gününde olduğu gibi” insanların yiğitliğiyle değil, Yehova’nın gücü sayesinde tam ve kalıcı bir zafer kazanacak. (Hâkimler 7:2-22) Tanrı’nın kavmi bir daha asla zulmün boyunduruğu altına girmeyecek.

      21. İşaya’nın peygamberliği savaşın gelecekteki seyri konusunda ne gösteriyor?

      21 Tanrısal gücün gösterilmesi, savaşın yüceltilmesi anlamına gelmez. Diriltilen İsa, Barış Prensi’dir ve düşmanlarını yok edip sonsuz barış getirecek. İşaya şimdi askeri donanımın ateşle tamamen yok edileceğini söylüyor: “Savaşta giyilen çizmeleri ve kana bulanmış giysileri yakılacak, ateşe yem olacak.” (İşaya 9:5, YÇ) Yer, uygun adım yürüyen askerlerin postalları altında bir daha hiç sarsılmayacak. Savaşmaktan yürekleri taşlaşmış savaşçıların kanlı giysileri bir daha hiç görülmeyecek. Savaş bir daha hiç olmayacak.—Mezmur 46:9.

      “Harika Öğütçü”

      22. İşaya kitabında İsa’ya, peygamberlik niteliğinde hangi isimler veriliyor?

      22 Mesih olmak üzere mucizevi şekilde doğan bebeğe, doğumunda ‘Yehova Kurtuluştur’ anlamına gelen İsa ismi verildi. Ama onun, başrolüne ve yüksek konumuna işaret eden peygamberlik niteliğinde başka isimleri de vardır. Bu isimlerden biri “Tanrı Bizimledir” anlamına gelen İmmanuel’dir. (İşaya 7:14, dipnot) İşaya şimdi onun peygamberlik niteliğindeki başka bir ismini açıklıyor: “Bize bir çocuk doğacak, bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi (Barış Prensi) olacak.” (İşaya 9:6, YÇ) Peygamberlik niteliğindeki bu isimlerin tam olarak ne anlama geldiğini ele alalım.

      23, 24. (a) İsa hangi bakımdan ‘Harika Öğütçüdür’? (b) Bugün İsa’yı takip eden öğütçüler onu nasıl örnek alabilirler?

      23 Öğütte veya tavsiyede bulunana öğütçü denir. İsa Mesih yeryüzündeyken harika öğütler verdi. Mukaddes Kitapta ‘halkın onun öğretişine çok şaştığını’ okuyoruz. (Matta 7:28) O, insanın doğasını anlamakta olağanüstü yetenekli, hikmetli ve duygudaş bir Öğütçüdür. Öğütlerini azarlamalar ve cezalarla sınırlamaz. Çoğu kez öğretim yoluyla ya da sevgiyle tavsiyelerde bulunarak öğüt verir. Öğütleri, her zaman hikmet yansıttığından, ayrıca kusursuz ve hatasız olduğundan harikadır. Onları tutan kişiyi sonsuz yaşama götürür.—Yuhanna 6:68.

      24 İsa’nın öğütleri sırf kendi parlak zekâsının ürünü değildir. Aksine o, “öğrettiğim benim değil, fakat beni gönderenindir” der. (Yuhanna 7:16) Süleyman’ınki gibi, İsa’nın hikmetinin Kaynağı da Yehova Tanrı’dır. (I. Kırallar 3:7-14; Matta 12:42) İsa’nın örneği, Yehova’nın Şahitlerinin cemaatindeki öğretmen ve öğütçüleri, öğretimlerini her zaman Tanrı’nın Sözüne dayandırmaya yöneltmelidir.—Süleymanın Meselleri 21:30.

      “Güçlü Tanrı” ve “Ebedi Baba”

      25. “Güçlü Tanrı” ismi gökteki İsa hakkında bize neler açıklıyor?

      25 İsa aynı zamanda “Güçlü Tanrı” ve “Ebedi Baba”dır. Bu onun, ‘Babamız Tanrı’ Yehova’nın otoritesini ve konumunu ele geçirdiği anlamına gelmez. (II. Korintoslular 1:2) İsa, ‘Tanrı’ya eşit olması gerektiğini hiç düşünmedi.’ (Filipililer 2:6) O, “Mutlak Güce Sahip” değil, sadece “Güçlü Tanrı” olarak adlandırılır. İsa, kendisinin “Mutlak Güce Sahip” Tanrı olduğunu asla düşünmedi. Babasının ‘tek gerçek Tanrı’, yani tapınılması gereken tek Yaratıcı olduğunu söyledi. (Yuhanna 17:3; Vahiy 4:11) Kutsal Yazılarda ‘tanrı’ sözcüğü ‘kudretli’ ya da ‘güçlü’ kişi anlamına gelebilir. (Çıkış 12:12; Mezmur 8:5; II. Korintoslular 4:4) İsa yeryüzüne gelmeden önce, ‘Tanrı’nın suretinde’ bir tanrıydı. Diriltilmesinden sonra, göklerde eskisinden daha yüksek bir konuma getirildi. (Yuhanna 1:1; Filipililer 2:6-11) Ayrıca, ‘tanrı’ unvanında başka bir anlam da gizlidir. İsrail’deki hâkimler de ‘tanrı’ olarak adlandırılıyorlardı. İsa da onları bir keresinde böyle adlandırdı. (Mezmur 82:6; Yuhanna 10:35) Mesih, Yehova’nın, ‘dirilere ve ölülere hükmetmesi’ için tayin ettiği Hâkimdir. (II. Timoteos 4:1; Yuhanna 5:30) Açıkça görüldüğü gibi, onun “Güçlü Tanrı” olarak adlandırılması çok yerindedir.

      26. İsa neden “Ebedi Baba” olarak adlandırılabilir?

      26 “Ebedi Baba” unvanı, onun Mesih Kral sıfatıyla insanlara yeryüzünde sonsuza dek yaşama fırsatı verebilme gücünü ve yetkisini anlatıyor. (Yuhanna 11:25, 26) İlk babamız Âdem’in bize bıraktığı miras ölümdü. “Son Âdem” diye adlandırılan İsa “dirilten ruh oldu.” (I. Korintoslular 15:22, 45; Romalılar 5:12, 18) Ebedi Baba İsa sonsuza dek yaşayacağından, itaatli insanlık onun babalığından ebediyen yararlanacak.—Romalılar 6:9.

      ‘Barış Prensi’

      27, 28. ‘Barış Prensi’ne tabiiyet hem şimdi, hem de gelecekte hangi şahane nimetlere yol açacak?

      27 İnsanın, sonsuz yaşamın yanı sıra, hem Tanrı hem de hemcinsleriyle barışa da ihtiyacı var. Barış Prensi’nin yönetimine tabi olanlar daha bugünden, ‘kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri, mızraklarını bağcı bıçağı yapmışlardır.’ (İşaya 2:2-4) Onlar siyasal, yerel, ırksal ya da ekonomik farklılıklar yüzünden birbirlerinden nefret etmezler. Tek gerçek Tanrı Yehova’ya tapınmada birleşmişlerdir. Cemaatin içindeki ve dışındaki komşularıyla ilişkilerini barışçıl şekilde sürdürmeye çalışırlar.—Galatyalılar 6:10; Efesoslular 4:2, 3; II. Timoteos 2:24.

      28 Mesih, Tanrı’nın uygun gördüğü zamanda, yeryüzünde sağlam temellere dayalı, kalıcı, küresel bir barış kuracak. (Resullerin İşleri 1:7) “Davut’un tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenliğinin ve esenliğinin (barışının) büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracak ve sonsuza dek sürdürecek.” (İşaya 9:7a, YÇ) Barış Prensi İsa otoritesini despotça kullanmayacak. Tebaalarının özgür iradesini elinden almayacak. Onlara zorla boyun eğdirmeyecek. Bunun yerine, yaptığı her işi “adaletle, doğrulukla” başaracak. İnsanı ne kadar canlandıran bir değişiklik!

      29. Sonsuz barış nimetine sahip olmak istiyorsak ne yapmalıyız?

      29 İsa’nın peygamberlik niteliğindeki isminde gizli şahane anlamlar açısından, İşaya’nın peygamberliğinin bu bölümünün kapanış sözleri gerçekten heyecan vericidir. Şunu yazıyor: “Ordular RABBİNİN gayreti bunu yapacak.” (İşaya 9:7b) Evet, Yehova coşkuyla hareket ediyor. Hiçbir işi gönülsüzce yapmıyor. O’nun her vaadini tam olarak yerine getireceğinden emin olabiliriz. Öyleyse, sonsuz barışın özlemini çekenler Yehova’ya tüm benlikleriyle hizmet etsinler. Yehova ve Barış Prensi İsa gibi, O’nun tüm hizmetçileri de “iyi işlere gayretli” olsunlar.—Titus 2:14.

      [Dipnotlar]

      a Hizkiya’nın, 119. Mezmur’u kral olmadan önce yazdığına inananlar çoktur. Bu doğruysa, o muhtemelen İşaya’nın peygamberlik döneminde yazılmıştır.

      b İşaya 8:20’deki “bu söz” ifadesi, İşaya 8:19’da alıntılanan ruhçulukla ilgili sözü kastediyor da olabilir. Bu takdirde İşaya, Yahuda’da ruhçuluğu yaymaya çalışanların, başkalarını medyumlara danışmaya teşvike devam edeceklerini ve dolayısıyla Yehova’nın onları aydınlatmayacağını söylüyor demektir.

      c Kral Süleyman’ın Sur kralı Hiram’a verdiği 20 Galile şehrinde büyük olasılıkla İsrailoğulları’ndan olmayanların yaşadığını ileri sürenler var.—I. Kırallar 9:10-13.

      [Sayfa 122’deki harita/resim]

      (Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)

      Horazin

      Beytsayda

      Kefernahum

      Gennesaret Ovası

      Galile Denizi

      Magadan

      Taberiye

      Erden Nehri

      GADARA

      Gadara (Gazer)

      [Sayfa 119’daki resimler]

      Hem Kain’in, hem de İsa’nın doğumu çok özel birer olaydı. Ama sadece İsa’nınki mutlu sonuç verdi

      [Sayfa 121’deki resim]

      Ekmek ve su kıtlığından çok daha kötü bir kıtlık olacak

      [Sayfa 127’deki resim]

      İsa o ülke için ışıktı

  • Başkaldıranların Vay Haline!
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On Birinci Bölüm

      Başkaldıranların Vay Haline!

      İşaya 9:8–10:4

      1. Yeroboam hangi korkunç hatayı işledi?

      YEHOVA’YA ahitle bağlı kavim iki krallığa bölündüğünde, kuzeydeki on sıptlık krallık Yeroboam’ın yönetimi altına girdi. Yeni kral yetenekli, enerjik bir yöneticiydi. Ama Yehova’ya gerçek iman göstermedi. Bu nedenle, Kuzey Krallığı üzerinde tüm tarihi boyunca yıkıcı etkisi olan korkunç bir hata işledi. Musa Kanunu’nda, İsrailoğulları’na yılda üç kez Yeruşalim’deki mabede gitmeleri emredilmişti. Yeruşalim artık güneydeki Yahuda Krallığı’nın sınırları içindeydi. (Tesniye 16:16) Uyruklarının devamlı yaptıkları bu yolculuklar sonucunda güneydeki kardeşleriyle yeniden birleşmeyi düşünebileceklerinden korkan Yeroboam, “İki altın buzağı yapıp kavma dedi: Yeruşalime çıkmak sizin için fazladır; ey İsrail, işte seni Mısır diyarından çıkaran ilâhların! Ve birini Beyt-ele yerleştirdi, ve obirini Dana koydu.”—I. Kırallar 12:28, 29.

      2, 3. Yeroboam’ın hatasının İsrail üzerinde ne gibi etkileri oldu?

      2 Yeroboam’ın planının bir süre işlediği anlaşılıyor. Halk, yavaş yavaş Yeruşalim’e gitmekten vazgeçip iki buzağı önünde tapınmaya başladı. (I. Kırallar 12:30) Ancak, bu sapkın dinsel uygulama on sıptlık krallığı yozlaştırdı. Sonraki yıllarda, İsrail’i Baal tapınmasından temizlemek üzere övgüye değer çabalar gösteren Yehu bile, altın buzağılar önünde eğilmeyi sürdürdü. (II. Kırallar 10:28, 29) Yeroboam’ın feci bir hata olan kararı başka nelere yol açtı? Siyasal istikrarsızlığa ve halkın sıkıntı çekmesine.

      3 Yeroboam’ın irtidat etmesi nedeniyle, Yehova, onun soyunun ülke üzerinde saltanat sürmeyeceğini ve Kuzey Krallığı’nın sonunda korkunç bir felaketle karşılaşacağını söyledi. (I. Kırallar 14:14, 15) Yehova’nın sözü aynen yerine geldi. İsrail krallarından yedisi en fazla iki yıl, hatta bazısı sadece birkaç gün saltanat sürdü. Krallardan biri intihar etti, altısı tahtı ele geçirmek isteyen hırslı adamların suikastlarına kurban gitti. Özellikle II. Yeroboam’ın MÖ 804 dolaylarında son bulan saltanatından sonra, Uzziya Yahuda’da hüküm sürerken, İsrail kargaşa, şiddet ve suikastlarla boğuşmak zorunda kaldı. İşte bu koşullar altında Yehova, İşaya aracılığıyla Kuzey Krallığı’na direkt bir uyarı ya da “söz” gönderir. “Rab Yakub içine bir söz gönderdi, ve İsrailin üzerine indi.”—İşaya 9:8.a

      Gururlular ve Küstahlar Tanrı’nın Öfkesini Hak Eder

      4. Yehova, İsrail için hangi ‘hükmü’ bildirir, neden?

      4 Yehova’nın ‘hükmü’ göz ardı edilemez. “Bütün halk, Efrayim ve Samiriye’de yaşayanlar . . . . duyacak. Gururlu ve küstah olan bu halk.” (İşaya 9:9, YÇ) “Yakub”, “İsrail”, “Efraim” ve “Samiriye” hepsi kuzeydeki İsrail Krallığı’na atfeden isimlerdir. Bu krallığın başkenti Samiriye, en nüfuzlu sıptı ise Efraimoğulları’dır. Efraimoğulları irtidat yolunda katılaşıp Yehova’ya karşı yüzsüzce küstahlaştığından, Tanrı’nın Sözünde bu krallığa karşı şiddetli bir hüküm bildirilmektedir. Tanrı, bu kavmi kötü gidişatının feci sonuçlarından korumayacak. Onlar en sonunda, Tanrı’nın Sözüne kulak vermek zorunda kalacaklar.—Galatyalılar 6:7.

      5. İsrailoğulları, Yehova’nın hükmü gereği yaptıklarından nasıl etkilenmemiş görünüyorlar?

      5 Koşullar kötüleştikçe kavim büyük kayıplara uğrar; genelde kerpiçten ve adi keresteden yapılmış evlerini dahi kaybederler. Acaba başlarına gelenler yüreklerini yumuşatır mı? Yehova’nın peygamberlerine kulak verip hakiki Tanrı’ya dönerler mi?b İşaya, kavmin küstahça verdiği karşılığı yazıyor: “Kerpiçler düştü, fakat yonma taşlarla yapacağız; cemiz ağaçları kesildi, fakat yerlerine erz ağaçları koyacağız, diyenler anlıyacaklar.” (İşaya 9:10) İsrailoğulları, Yehova’ya karşı gelir ve bu zorlukları çekmelerinin nedenini kendilerine bildiren peygamberlerini reddederler. Bunu yapmakla aslında şunu demiş olurlar: ‘Dayanıksız kerpiçten ve adi keresteden yapılan evlerimizi kaybetmiş olabiliriz, ama onları yontma taş ve sedir ağacı gibi üstün kalitede malzemelerden tekrar yaparak kayıplarımızı telafi edeceğiz.’ (Eyub 4:19 ile karşılaştırın.) Bu davranışlarıyla, Yehova’ya kendilerini daha da fazla cezalandırmaktan başka seçenek bırakmıyorlar.—İşaya 48:22 ile karşılaştırın.

      6. Yahuda’ya karşı düzenlenen Suriye-İsrail komplosunu Yehova nasıl etkisiz kılar?

      6 İşaya sözlerini şöyle sürdürüyor: “RAB Retsin’in hasımlarını ona karşı kaldıracak.” (İşaya 9:11a) İsrail kralı Pekah ile Suriye (Aram) kralı Retsin ittifak halindedir. İki sıptlık Yahuda Krallığı’nı fethedip Yehova’nın Yeruşalim’deki tahtına bir kukla kral geçirmek üzere komplo kurarlar. Kral yapmayı tasarladıkları kişi ‘Tabeel’in oğlu’dur. (İşaya 7:6) Ama bu komplo başarısızlığa uğramaya mahkûmdur. Retsin’in güçlü düşmanları vardır ve Yehova bu hasımları ona ve İsrail’e “karşı kaldıracak”tır. “Kaldıracak” sözcüğüyle Yehova’nın, düşmanların bu ittifakı ve amaçlarını silip atacak bir savaşa kalkışmasına izin vereceği kastediliyor.

      7, 8. Asur’un Suriye’yi fethi, İsrail için hangi sonucu doğurur?

      7 Asur, Suriye’ye saldırdığında bu ittifak bozulmaya yüz tutar. “Aşur kıralı Şam’a [Suriye’nin başkenti] karşı çıktı, ve onu aldı, ve ahalisini Kire sürdü, ve Retsini öldürdü.” (II. Kırallar 16:9) Güçlü müttefikini yitiren Pekah, Yahuda’ya karşı kurduğu planların engellendiğini anlar. Gerçekten de, Retsin’in ölümünden kısa süre sonra, Pekah, daha sonra Samiriye tahtını ele geçiren Hoşea’nın düzenlediği bir suikasta kurban gider.—II. Kırallar 15:23-25, 30.

      8 İsrail’in eski müttefiki Suriye, şimdi bölgenin egemen gücü Asur’un vasalı olur. İşaya, peygamberliğinde Yehova’nın bu yeni siyasal durumu nasıl kullanacağını bildirir: “[Yehova İsrail’in] düşmanlarını, önden Suriyelileri [Aramlılar], ve arkadan Filistîleri ayaklandıracak; ve İsraili ağız dolusu yiyecekler. Bütün bunlarla beraber, öfkesi geri dönmedi, fakat hâlâ eli uzanmış duruyor.” (İşaya 9:11b, 12) Evet, Suriye artık İsrail’in düşmanı olduğuna göre, İsrail, Asur ve Suriye’den gelecek saldırıya hazır olmalıdır. Saldırı başarılı olur. Asur, tahtı ele geçiren Hoşea’yı oldukça ağır bir haraca bağlayarak kendi hizmetine sokar. (Asur onlarca yıl önce, İsrail kralı Menahem’den de ağır bir haraç almıştır.) Peygamber Hoşea’nın sözleri ne kadar da doğrudur: “[Efraim’in] kuvvetini yabancılar yedi.”—Hoşea 7:9; II. Kırallar 15:19, 20; 17:1-3.

      9. Filistîlerin ‘arkadan’ saldırması konusunda ne denebilir?

      9 İşaya, ayrıca Filistîlerin ‘arkadan’ saldıracaklarını da söylemiyor mu? Evet. Manyetik pusulalar bulunmazdan önce İbraniler, yüzlerini güneşin doğduğu tarafa çevirerek yönlerini belirlerlerdi. Bu açıdan bakınca, ön taraf doğu, Filistîlerin kıyı yurdu olan ‘arka’ taraf ise batıydı. İşaya 9:12’de sözü edilen “İsrail” bu olayda Yahuda’yı da kapsıyor olabilir, çünkü Filistîler, Pekah’ın çağdaşı Ahaz’ın saltanatı sırasında, Yahuda’yı istila ederek bazı Yahuda kent ve kalelerini ele geçirip işgal ettiler. Kuzeydeki Efraim gibi, Yahuda da, içine işleyen irtidat nedeniyle, Yehova’dan bu cezayı almayı hak etmişti.—II. Tarihler 28:1-4, 18, 19.

      ‘Başından Kuyruğuna’ Kadar Asi Bir Millet

      10, 11. Yehova, İsrail’e sürekli başkaldırdığından hangi cezayı verecek?

      10 Kuzey Krallığı, çektiği bütün sıkıntılara ve Tanrı’nın peygamberlerinin sert bildirilerine rağmen, Yehova’ya başkaldırmaya devam ediyor. “Kavm kendisine vurana dönmedi, ve ordular RABBİNİ aramadı.” (İşaya 9:13) Sonuç olarak, peygamber şunları söylüyor: “RAB İsrailden başı ve kuyruğu, hurma dalını ve sazı bir günde kesip atacak. İhtiyar ve itibarlı adam, baş odur; ve yalan öğreten peygamber, kuyruk odur. Çünkü bu kavma yol gösterenler onu saptırıyorlar; ve yol gösterilen adamlar yutuluyor.”—İşaya 9:14-16.

      11 “Baş” ve “dal”, ‘ihtiyar ve itibarlı adamları’, başka sözlerle milletin yöneticilerini temsil ediyor. “Kuyruk” ve “saz”, yöneticilerinin hoşlanacağı sözler söyleyen sahte peygamberleri simgeliyor. Bir Mukaddes Kitap bilgini şunları yazıyor: “Sahte Peygamberlere kuyruk denmesinin nedeni, onların ahlaken en düşük kimseler, kötü yöneticilerin aşağılık yandaşları ve destekçileri olmalarından kaynaklanıyor.” Profesör Edward J. Young bu sahte peygamberler hakkında şunları diyor: “Yönetici değildiler, ama yöneticilerin peşinden ayrılmaz, köpekler gibi kuyruk sallayıp onlara yaltaklanırlardı.”—II. Timoteos 4:3 ile karşılaştırın.

      ‘Dul Kadınlar ve Öksüzler’ Bile Asi

      12. Yozlaşma, İsrail toplumuna ne derece işlemiştir?

      12 Yehova dul kadınların ve öksüzlerin hakkını arar. (Çıkış 22:22, 23) Öyle olduğu halde, İşaya’nın şimdi söylediklerine kulak verin: “Bundan dolayı Rab seçme gençlerile sevinmiyecek, ve onların öksüzlerine ve dul kadınlarına acımıyacak; çünkü hepsi fasık (irtidat etmiş) ve kötülük işliyenlerdir, ve her ağız ahmaklık söyliyor. Bütün bunlarla beraber, öfkesi geri dönmedi, fakat eli hâlâ uzanmış duruyor.” (İşaya 9:17) İrtidat dul kadınlar ve öksüzler de içinde olmak üzere, toplumun her kesiminden insanı yozlaştırmıştır. Yehova, büyük bir sabırla kavmin gidişatını değiştirmesini bekleyip peygamberlerini gönderir. Örneğin, Hoşea “Ey İsrail, Allahın RABBE dön; çünkü kendi fesadınla yıkıldın” diyerek onlara yalvarır. (Hoşea 14:1) Dul kadınlara ve öksüzlere bile hükmünü infaz etmek zorunda kalması, onların hakkını arayan Tanrı’ya ne kadar acı geliyor olmalı!

      13. İşaya’nın zamanındaki durumdan ne öğrenebiliriz?

      13 İşaya gibi biz de, Yehova’nın kötülere hükmünü infaz edeceği günden önceki kritik zamanda yaşıyoruz. (II. Timoteos 3:1-5) Şu halde, toplumdaki konumları ne olursa olsun, İsa’nın hakiki takipçilerinin Tanrı’nın lütfunu kaybetmemek için ruhen, ahlaken ve zihnen temiz kalması ne denli önemlidir! Herkes Yehova’yla arasındaki ilişkiyi titizlikle korusun. ‘Büyük Babil’den’ kaçan hiç kimse bir daha asla ‘onun günahlarına ortak olmasın.’—Vahiy 18:2, 4.

      Sahte Tapınma Şiddete Yol Açar

      14, 15. (a) Cin tapınması neyle sonuçlanır? (b) İşaya, peygamberliğinde İsrail’in sürekli hangi sıkıntıyı çekeceğini bildiriyor?

      14 Sahte tapınma aslında cin tapınmasıdır. (I. Korintoslular 10:20) Tufan’dan önce görüldüğü gibi, cin etkisi şiddete yol açar. (Tekvin 6:11, 12) Şu halde, İsrailoğulları hakiki dinden sapıp cinlere tapınmaya başladığında, ülkenin şiddet ve kötülükle dolması doğal bir sonuçtur.—Tesniye 32:17; Mezmur 106:35-38.

      15 İşaya, kötülük ve şiddetin İsrail’e yayılışını canlı tasvirlerle anlatıyor: “Çünkü kötülük ateş gibi yakar; çalıları ve dikenleri yiyip bitirir; ve ormanın sık yerlerini tutuşturur; ve bir duman direği buram buram yükselir. Memleket ordular RABBİNİN gazabı ile yandı; ve kavm sanki ateşin yemidir; kimse kardeşini esirgemiyor. Ve biri sağ tarafta kapacak, ve aç kalacak; ve solda yiyecek, fakat doymıyacaklar; herkes kendi kolunun etini, Manasse Efraimi, ve Efraim Manasseyi yiyecek; bunlar birlikte Yahudaya karşı yürüyecekler. Bütün bunlarla beraber, öfkesi geri dönmedi, fakat eli hâlâ uzanmış duruyor.”—İşaya 9:18-21.

      16. İşaya 9:18-21’deki sözler nasıl yerine geliyor?

      16 Şiddet, dikenden dikene sıçrayarak kontrolden çıkan ve hızla ‘ormanın sık yerlerine’ ulaşıp büyük bir orman yangınına neden olan bir alev gibidir. Mukaddes Kitap yorumcuları Keil ve Delitzsch şiddetin eriştiği boyutları, “iç savaşın yarattığı anarşide en insanlık dışı yollarla kendini yok ediş” olarak betimliyor. “Onlar her tür şefkat duygusundan yoksun olarak hırsla birbirlerini yediler.” Burada diğerlerinden farklı olarak Yusuf’un iki oğlundan gelen Efraim ve Manasse sıptlarının adının geçmesi, muhtemelen onların Kuzey Krallığı’nın baştemsilcileri ve on sıpt arasında birbirine en yakın akraba olmalarından kaynaklanıyor. Ama onlar, birbirlerini yemeye ancak güneydeki Yahuda’ya karşı savaştıkları sıralarda ara veriyorlar.—II. Tarihler 28:1-8.

      Yoz Hâkimler Yargılanıyor

      17, 18. İsrail’in hukuki ve idari sisteminde ne tür bir yozlaşma görülüyor?

      17 Yehova şimdi hüküm vermek üzere İsrail’in yoz hâkimlerine ve diğer memurlarına bakıyor. Bu kimseler adalet istemek için kendilerine gelen yoksul ve düşkün kimseleri yağmalayarak güçlerini kötüye kullanıyorlar. İşaya şunları diyor: “Yoksullardan adaleti esirgemek, halkımın düşkünlerinin hakkını elinden almak, dulları avlamak, öksüzlerin malını yağmalamak için, haksız kararlar alanların, adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline!”—İşaya 10:1, 2, YÇ.

      18 Yehova’nın Kanunu adaletsizliğin her türünü yasaklar: “Hükümde haksızlık etmiyeceksiniz; fakirin hatırını saymıyacaksın, ve kudretlinin hatırına itibar etmiyeceksin; ve komşuna adaletle hükmedeceksin.” (Levililer 19:15) Memurlar, bu yasaya aldırmayıp açıktan açığa hırsızlıkların en insafsızını, yani dulların ve öksüzlerin elinde avcunda ne varsa çekip almalarını meşru kılmak amacıyla “haksız kararlar” çıkarıyorlar. Bu adaletsizliğe karşı İsrail’in sahte tanrılarının gözü kuşkusuz kör, ama Yehova’nınki değil. O şimdi İşaya aracılığıyla gözlerini bu kötü hâkimler üzerine çeviriyor.

      19, 20. Yozlaşmış İsrail hâkimlerinin durumu nasıl değişecek, ‘servetlerine’ ne olacak?

      19 “Yoklama gününde, ve uzaktan gelecek harabiyette ne yapacaksınız? yardım bulmak için kime kaçacaksınız? ve malınızı nereye bırakacaksınız? Ancak esirlerin altında çökecekler, ve öldürülenlerin altında düşecekler.” (İşaya 10:3, 4a) Dul kadınların ve öksüzlerin başvurabileceği hiçbir dürüst hâkim yoktur. Yehova’nın, şimdi bu yoz İsrail hâkimlerine, kendilerini hesap vermeye çağırdığında yardım için kime koşacaklarını sorması ne kadar yerindedir. Evet, onlar ‘yaşayan Tanrı’nın eline düşmenin dehşetli bir şey’ olduğunu öğrenmek üzeredirler.—İbraniler 10:31.

      20 Bu kötü hâkimlerin “malı” –paralarından ve konumlarından kaynaklanan dünyevi prestijleri, saygınlıkları ve güçleri– uzun süreli olmayacak. Bazısı savaşta tutsak alınıp diğer tutsaklar arasında bir köşeye “çökecek.” Gerisi öldürülecek ve cesetlerinin üstüne savaşta ölenlerin cesetleri yığılacak. Ayrıca, bu ‘malları’ arasında haksız yoldan edindikleri ve düşmanlarınca yağmalanacak servetleri de bulunuyor.

      21. İsrail’e verdiği cezalardan sonra Yehova’nın öfkesi dindi mi?

      21 İşaya bu sonuncu bente sert bir uyarıyla son veriyor: “Bütün bunlarla [milletin şimdiye dek çektiği tüm sıkıntılar] beraber öfkesi geri dönmedi, fakat eli hâlâ uzanmış duruyor.” (İşaya 10:4b) Evet, Yehova’nın İsrail’e söyleyecekleri bu kadarla bitmiyor. Yehova, başkaldıran Kuzey Krallığı’na öldürücü son bir darbe vuruncaya dek elini geri çekmeyecek.

      Yalanların ve Kişisel Çıkarların Asla Kurbanı Olmayın

      22. İsrail’in başına gelenlerden hangi dersi alabiliriz?

      22 Yehova’nın İşaya aracılığıyla söylediği söz, İsrail üzerinde etkili oldu, ‘O’na boş dönmedi.’ (İşaya 55:10, 11) Tarih, kuzeydeki İsrail Krallığı’nın uğradığı trajik sonu anlatır. Biz o kavmin katlanmak zorunda kaldığı sıkıntıları ancak zihnimizde canlandırabiliyoruz. Aynı şekilde, şimdiki ortamın ve özellikle hakiki tapınmadan uzaklaşan Hıristiyan Âleminin üzerinde de Tanrı’nın Sözünün gerçekleşeceği kesindir. Bu durumda, İsa’nın takipçilerinin Tanrı aleyhindeki yalan propagandalara kulak vermemesi ne denli önemli! Tanrı’nın Sözü sayesinde, Şeytan’ın uzun zamandır kullandığı kurnazca stratejilerin açığa vurulmakta olmasına şükrediyoruz. Öyleyse, eski İsrail milleti gibi oyuna gelmeyelim. (II. Korintoslular 2:11) Yehova’ya ‘ruhla ve hakikatle’ tapınmaktan hiçbirimiz asla vazgeçmeyelim. (Yuhanna 4:24) Bu takdirde, O’nun uzanmış eli, asi Efraimoğullarına yaptığı gibi, Kendisine tapınanları vurmayacak, tersine sımsıkı kucaklayıp onlara yeryüzündeki cennette sonsuz yaşama götüren yol boyunca yardım edecek.—Yakub 4:8.

      [Dipnotlar]

      a İşaya 9:8–10:4 arasındaki kısım dört bentten (şiirdeki anlam bütünlüğü olan bölümlerden her biri) oluşur. Her biri şu korku yaratan nakaratla son bulur: “Bütün bunlarla beraber öfkesi geri dönmedi, fakat eli hâlâ uzanmış duruyor.” (İşaya 9:12, 17, 21; 10:4) Bu edebi yöntem sayesinde, İşaya’nın 9:8–10:4 ayetleri tek bir bileşik “söz” halinde birbirine bağlanır. (İşaya 9:8) Yehova’nın ‘elinin’ barışmak için değil, hüküm vermek için ‘hâlâ uzanmış durumda’ olduğuna da dikkat edin.—İşaya 9:13.

      b Yehova’nın kuzeydeki İsrail Krallığı’nda yaşayan peygamberleri arasında, Yehu (Kral Yehu değil), İlya, Mikaya, Elişa, Yunus, Oded, Hoşea, Amos ve Mika da bulunuyor.

      [Sayfa 139’daki resim]

      Kötülük ve şiddet, orman yangını gibi İsrail’i kasıp kavuruyor

      [Sayfa 141’deki resim]

      Yehova, başkalarını soyanlardan hesap soracak

  • Asur’dan Korkmayın
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On İkinci Bölüm

      Asur’dan Korkmayın

      İşaya 10:5-34

      1, 2. (a) İnsan açısından bakıldığında, Yunus’un Asurlular’a vaaz etme görevini kabul etmek istememesi neden anlayışla karşılanabilir? (b) Nineveliler, Yunus’un mesajına nasıl karşılık verdiler?

      MÖ DOKUZUNCU yüzyılın ortasında, Amittay’ın oğlu, İbrani peygamber Yunus, Asur İmparatorluğu’nun başkenti Nineve’ye (Ninova) gitme cesareti gösterdi. Bildirmesi gereken çok önemli bir mesaj vardı. Yehova ona şunu demişti: “Kalk, Nineveye, o büyük şehre git, ve ona karşı çağır, çünkü kötülüğü benim önüme kadar çıktı.”—Yunus 1:2, 3.

      2 Yunus bu görevi aldığında, önce ters yöne, Tarşiş’e doğru kaçtı. İnsan açısından bakıldığında, Yunus’un oraya gitmek istememesi anlayışla karşılanabilir. Asurlular çok zalim insanlardı. Bakın bir Asur kralı düşmanlarına neler yapmıştı: “Devlet memurlarının kollarını, bacaklarını kestim. . . . . İçlerinden birçoğunu ateşte yaktım. Aldığım canlı tutsakların kiminin ellerini veya parmaklarını, kimininse burunlarını kestim.” Bütün bunlara rağmen, Yunus sonunda Yehova’nın mesajını bildirdiğinde, Nineveliler günahlarından tövbe ettiler ve Yehova da o dönemde kenti esirgedi.—Yunus 3:3-10; Matta 12:41.

      Yehova “Değneği” Alıyor

      3. İsrailoğulları’nın, Yehova’nın peygamberlerinden aldıkları uyarılara gösterdikleri tepki Nineveliler’inkinden nasıl farklıdır?

      3 Acaba Yunus’un vaaz ettiği İsrailoğulları da aynı olumlu karşılığı veriyorlar mı? (II. Kırallar 14:25) Hayır. Pak tapınmaya sırt çeviriyorlar. Aslına bakılırsa, ‘gök cisimlerine tapacak, Baal’a kulluk edecek’ kadar ileri gidiyorlar. Üstüne üstlük, “Oğulları ile kızlarını ateşten geçirdiler, ve falcılık ettiler, ve sihirbazlık ettiler, ve RABBİN gözünde kötü olanı yapmak için, onu öfkelendirmek için kendilerini sattılar.” (II. Kırallar 17:16, 17) Yehova kendilerini uyarmak için peygamberler gönderdiğinde, Nineveliler’in tersine, İsrailoğulları olumlu karşılık vermiyorlar. Bu nedenle, Yehova da daha sert önlemler almaya karar veriyor.

      4, 5. (a) “Asur” ile ne kastedilir, Yehova onu nasıl ‘değnek’ olarak kullanır? (b) Samiriye ne zaman düşer?

      4 Yunus’un Nineve’yi ziyaretinden sonra, Asur’un saldırganlığında bir süre için bir gerileme olur.a Bununla birlikte, MÖ sekizinci yüzyılın başında, Asur, yeniden askeri bir güç olarak boy gösterir ve Yehova tarafından hayret verici şekilde kullanılır. Peygamber İşaya, kuzeydeki İsrail Krallığı’na Yehova’dan gelen şu uyarıyı verir: “Ey Aşurlu, öfkemin değneği! ve onun elindeki asa benim gazabımdır. Onu fasık (irtidat etmiş) millete karşı göndereceğim, ve çapul etsin ve yağma etsin diye, ve onları sokakların çamuru gibi çiğnesin diye gazap ettiğim kavma karşı ona emredeceğim.”—İşaya 10:5, 6.

      5 İsrailoğulları için ne alçaltıcı bir durum! Yehova, onları cezalandırmak üzere ‘değnek’ olarak bir pagan milleti, “Asur”u kullanıyor. MÖ 742’de, Asur kralı V. Şalmaneser, irtidat etmiş İsrail milletinin başkenti Samiriye’yi kuşatır. Samiriye, yaklaşık 90 metre yüksekliğindeki bir tepe üzerinde bulunan stratejik noktasından, üç yıl kadar düşmana geçit vermez. Ama hiçbir insan stratejisi Tanrı’nın amacını engelleyemez. MÖ 740’da, Samiriye düşer ve Asurlular’ın ayakları altında çiğnenir.—II. Kırallar 18:10.

      6. Asur, ne yaparak Yehova’nın kendisiyle ilgili niyetinin ötesine geçer?

      6 Yehova, Kendi kavmine ders vermek üzere Asurlular’ı kullandıysa da, Asur milleti Yehova’yı kabul etmez. Bu nedenle, İşaya sözlerine şöyle devam eder: “Fakat o [Asur] böyle düşünmiyor, ve yüreği böyle hesap etmiyor; ancak onun yüreğinde olan helâk etmek, ve bir çok milletleri kesip atmaktır.” (İşaya 10:7) Yehova’nın niyeti, Asur’u bir araç olarak kullanmaktır. Oysa Asur Kralı’nın niyeti başkadır. Zihninde çok daha büyük bir proje, o zamanlar bilinen dünyayı fethetme düşüncesi vardır.

      7. (a) ‘Prenslerimin hepsi kral değil mi?’ sözünü açıklayın. (b) Bugün Yehova’yı terk edenler hangi olaydan ders almalı?

      7 Asurlular’ın fethettiği İsrailoğulları’na ait olmayan kentlerin birçoğu önceleri krallar tarafından yönetiliyordu. Bu eski krallar şimdi vasal prensler olarak Asur kralına boyun eğmek zorunda olduklarından, o, haliyle, “Reislerimin [prenslerimin] hepsi kıral değil mi?” diye övünebiliyor. (İşaya 10:8) Milletlerin ünlü kentlerinin sahte tanrıları, kendilerine tapanları yok olmaktan kurtaramadılar. Samiriye halkının tapındığı Baal, Molek ve altın buzağı gibi tanrılar da bu kenti kurtarmayacak. Yehova’yı terk eden Samiriye’nin, Tanrı’nın müdahalesini beklemeye hiç hakkı yok. Bugün, Yehova’yı terk eden herkes Samiriye’nin başına gelenlerden ders almalı. Asur, Samiriye ve diğer kentleri fethetmesiyle övünebilir: “Kalno da Karkemiş [Karkamış] gibi değil mi? Hamat [Hama] da Arpad [Arpat] gibi değil mi? Samiriye de Şam gibi değil mi?” (İşaya 10:9) Asur onların hepsine aynı gözle bakıyor: Alınıp yağmalanacak yerler.

      8, 9. Asur, Yeruşalim’e göz dikmekle neden haddini aşıyor?

      8 Ne var ki, Asur övünürken sınırı aşıyor. Şunları diyor: “Oyma putları Yeruşalimin ve Samiriyeninkinden daha iyi olan putların ülkelerine elim nasıl erişti ise, Samiriyeye ve onun putlarına ne ettimse, Yeruşalime ve onun putlarına da etmez miyim?” (İşaya 10:10, 11) Asur’un yendiği krallıkların, Yeruşalim’in ve hatta Samiriye’ninkinden çok daha fazla putu vardı. Asur, ‘Samiriye’ye yaptıklarımı Yeruşalim’e de yapmaktan beni ne alıkoyabilir?’ diye düşünüyor.

      9 Ne kadar da yüksekten atıyor! Yehova onun Yeruşalim’i almasına izin vermeyecek. Yahuda’nın hakiki tapınmayı destekleme konusundaki geçmişinin temiz olmadığı bir gerçek. (II. Kırallar 16:7-9; II. Tarihler 28:24) Yehova, Yahuda’nın sadakatsizliğinden ötürü, Asur istilası sırasında çok sıkıntı çekeceğine ilişkin uyarıda bulunmuştu. Ancak, Yeruşalim bu sıkıntıyı atlatacak. (İşaya 1:7, 8) Asur istilası sırasında, Hizkiya Yeruşalim’de kraldır. Hizkiya, babası Ahaz’a benzemez. Saltanatının daha ilk ayında, mabedin kapılarını yeniden açarak pak tapınmayı tekrar başlatır!—II. Tarihler 29:3-5.

      10. Yehova, Asur’la ilgili neyi vaat ediyor?

      10 Şu halde, Yehova, Asur’un Yeruşalim’e saldırı tasarısını onaylamıyor. Bu küstah dünya gücünü cezalandıracağını vaat ediyor: “Rab Siyon Dağı’na ve Yeruşalim’e karşı tasarladıklarını yapıp bitirdikten sonra şöyle diyecek: ‘Asur Kralı’nı kibirli yüreği, övüngen bakışları yüzünden cezalandıracağım.’ ”—İşaya 10:12, YÇ.

      Sıra Yahuda ve Yeruşalim’de!

      11. Asur, neden Yeruşalim’i kolayca avlayacağını düşünüyor?

      11 MÖ 740’ta Kuzey Krallığı’nın düşmesinden sekiz yıl sonra, yeni Asur kralı Sanherib (Sinahheriba) Yeruşalim’e yürür. İşaya, Sanherib’in mağrur planını şairane biçimde anlatıyor: “Kavmların sınırlarını kaldırdım, ve hazinelerini soydum, ve tahtlarda oturanları bir yiğit gibi alçalttım; ve elim bir yuva bulur gibi kavmların malını buldu; ve bırakılmış yumurtaları nasıl devşirirlerse [toplarlarsa], ben de bütün dünyayı öyle devşirdim; ve kanat kımıldatan, ve ağız açan, ve cıvıldıyan olmadı.” (İşaya 10:13, 14) Sanherib, diğer kentler düştüğüne ve Samiriye yıkıldığına göre, Yeruşalim’i de kolayca avlayacağını düşünüyor. Kent belki isteksizce savaşa kalkışsa bile “cıvıldayan”, yani sesini çıkaran pek olmayacak, içindekiler hemen boyun eğecek, hazineleri terk edilmiş yuvadan yumurta toplarcasına toplanıp götürülecek.

      12. Yehova, Asur’un övünmesiyle ilgili doğru görüşü nasıl gösteriyor?

      12 Ne var ki, Sanherib bir noktayı unutuyor. İrtidat etmiş Samiriye hak ettiği cezayı almıştır. Oysa Yeruşalim, Kral Hizkiya’nın yönetiminde bir kez daha pak tapınmanın kalesi olmuştur. Yeruşalim’e dokunmak isteyen, Yehova’ya hesap vermek zorundadır. İşaya öfkeyle şunları soruyor: “Balta ile kesen adama karşı balta övünür mü? testere kullanan adama karşı testere kendini büyütür mü? Sanki değnek kendini kaldıranı sallıyormuş, sanki asa odun olmıyan insanı kaldırıyormuş!” (İşaya 10:15) Oduncunun baltayı, hızarcının testereyi, çobanın değnek veya sopayı kullandığı gibi, Yehova da Asur İmparatorluğu’nu sadece bir alet olarak kullanıyor. Değneğin şimdi kendisini kullanana karşı büyüklenmesi ne müthiş bir cüret!

      13. (a) ‘Semizlerin’ (b) ‘dikenler ve çalıların’ (c) ‘ormanın izzetinin’ kimler olduğunu ve başlarına nelerin geleceğini açıklayın.

      13 Asur’un başına ne gelecek? “Orduların Rabbi Yehova onun semizleri arasına zebunluk [yıpratıcı hastalık, YÇ] gönderecek; ve onun izzeti altında ateş yanar gibi yangın tutuşacak. Ve İsrailin ışığı ateş, ve onun Kuddûsu alev olacak; ve bir günde onun dikenlerini ve çalılarını yakacak, ve yiyip bitirecek. Ormanının ve semereli tarlasının izzetini de, canı ve bedeni de telef edecek; ve bir hastanın erimesi gibi olacak. Ve ormanının artakalan ağaçları az olacak; bir çocuk da onları yazabilir.” (İşaya 10:16-19) Evet, Yehova bu Asurlu “değneği” yonta yonta ufaltacak! Asur ordusunun “semizleri” –yiğit askerleri– “yıpratıcı hastalıkla” vurulacak. Artık güçlü görünmeyecekler! İsrail’in Işığı Yehova Tanrı, onun etrafı saran diken ve çalılara benzeyen kara birliklerini yakacak. ‘Ormanın izzeti’ –subayları– tümüyle harap olacak. Yehova Asur’un işini bitirdikten sonra, onun geride bir çocuğun parmakla sayabileceği kadar az subayı kalacak.—İşaya 10:33, 34’e de bakın.

      14. Asur’un MÖ 732 dolaylarında Yahuda topraklarında ilerleyişini anlatın.

      14 Yine de, MÖ 732’de Yeruşalim’de yaşayan Yahudiler, Asur’un yenileceğine inanmakta mutlaka zorluk çekiyorlar. Devasa Asur ordusu hiç durmadan ilerliyor. Yahuda’da düşen kentlerin adlarına kulak verin: “Ayyata vardı, . . . . Migron . . . . Mikmaş . . . . Geba . . . . Rama . . . . Saul Gibeası . . . . Gallim . . . . Laişa . . . . Anatot . . . . Madmena . . . . Gebim . . . . Nob.” (İşaya 10:28-32a)b Sonunda, istilacılar Yeruşalim’e 50 kilometre mesafedeki Lakiş’e ulaşır. Aradan çok geçmeden, büyük bir Asur ordusu kenti tehdit eder. “Siyon Kenti’nin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesi’ne yumruk sallayacak.” (İşaya 10:32b, YÇ) Asur’u acaba ne durdurabilir?

      15, 16. (a) Kral Hizkiya’nın neden kuvvetli imana ihtiyacı var? (b)  Yehova neden Hizkiya’ya yardım edecek?

      15 Kentteki sarayda, Kral Hizkiya’nın kaygısı giderek artar. Giysilerini yırtıp çul sarınır. (İşaya 37:1) Yehova’dan Yahuda adına bilgi almak üzere peygambere adamlar gönderir. Kısa bir süre sonra ona Yehova’dan, “korkma. . . . . bu şehri koruyacağım” haberini getirirler. (İşaya 37:6, 35) Yine de, ordu onun gözüne çok tehdit edici ve kendinden son derece emin gözükmektedir.

      16 Kral Hizkiya’yı bu kriz döneminde imanı ayakta tutacak. İman, ‘görülmemesine rağmen gerçeklerin açık kanıtıdır.’ (İbraniler 11:1) Açıkça görülenin ötesine bakmayı içerir. Ama iman bilgiye dayanır. Hizkiya, muhtemelen Yehova’nın ileriye yönelik söylediği şu cesaret verici sözleri hatırlıyor: “Ey sen, Siyonda yaşayan halkım, Asurlular’dan korkma. . . . . Çünkü çok yakında gazabım sona erecek, öfkem Asurlular’ın yıkımını sağlayacak. Ben, Her şeye Egemen RAB, Midyanlılar’ı Orev Kayası’nda altettiğim gibi, onları da kırbaçla altedeceğim. Değneğimi Mısır’a karşı nasıl deniz üzerine uzattımsa, şimdi yine öyle yapacağım.” (İşaya 10:24-26, YÇ)c Evet, Tanrı’nın kavmi önceleri de zor durumlarla karşılaşmıştı. Kızıldeniz’de, Mısır ordusunun üstünlüğü karşısında, Hizkiya’nın atalarının durumu umutsuz görünmüştü. Yine, yüzyıllar önce, Midyanoğulları ve Amalekliler İsrail’i istila ettiğinde, Gideon, kendilerinden sayıca çok üstün bir kalabalıkla karşı karşıya kalmıştı. Ama Yehova her iki olayda da kavmini kurtarmıştı.—Çıkış 14:7-9, 13, 28; Hâkimler 6:33; 7:21, 22.

      17. Asur’un boyunduruğu nasıl ve neden “kırılacak”?

      17 Acaba Yehova yine daha önceki olaylarda davrandığı gibi davranacak mı? Evet. Şu vaatte bulunuyor: “O gün vaki olacak ki, onun yükü senin sırtından, ve boyunduruğu senin boynundan kalkacak, ve semizlikten ötürü [‘yağdan ötürü’, YÇ, dipnot] boyunduruk kırılacak.” (İşaya 10:27) Tanrı’ya ahitle bağlı kavmin sırtından ve boynundan Asur boyunduruğu kalkacak. Aslında boyunduruk ‘kırılacaktır’ ve öyle de olur. Yehova’nın meleği bir gecede 185.000 Asurluyu öldürür. Tehlike ortadan kalkar ve Asurlular Yahuda topraklarını bir daha geri gelmemek üzere terk ederler. (II. Kırallar 19:35, 36) Neden? “Yağdan ötürü.” Bununla, Davud’un soyundan gelen Hizkiya’nın kral olarak meshedilmesinde kullanılan yağ kastediliyor olabilir. Böylece Yehova şu vaadini yerine getirir: “Kendim için ve kulum Davudun hatırı için, kurtarayım diye bu şehri koruyacağım.”—II. Kırallar 19:34.

      18. (a) İşaya’nın peygamberliği bir kezden fazla mı gerçekleşiyor? Açıklayın. (b) Bugün hangi teşkilat eski Samiriye’ye benziyor?

      18 İşaya’nın bu babında incelenen kayıt, 2.700’den fazla yıl önce Yahuda’da meydana gelen olaylarla ilgilidir. Ancak bu olaylar günümüzle son derece bağlantılıdır. (Romalılar 15:4) Acaba bu, incelediğimiz heyecan verici öyküde başroldekilerin, yani Samiriye ve Yeruşalim halkı kadar Asurlular’ın da çağımızda birer karşılığı bulunduğu anlamına mı gelir? Evet. Putperest Samiriye gibi, Hıristiyan Âlemi de Yehova’ya tapındığını iddia ediyor, oysa irtidat iliklerine dek işlemiştir. An Essay on the Development of Christian Doctrine’de, Roma Katolik Kardinali John Henry Newman, Hıristiyan Âleminin yüzyıllardır kullandığı tütsü, kandil, kutsal su, rahip giysileri, resim ve heykel gibi nesnelerin “hepsinin pagan kökenli” olduğunu itiraf ediyor. Yehova, eskiden Samiriye’nin putperestliğinden hoşnut olmadığı gibi, şimdi de Hıristiyan Âleminin pagan kökenli tapınmasından hoşnut değildir.

      19. Hıristiyan Âlemi hangi konuda ve kimler tarafından uyarılmaktadır?

      19 Yehova’nın Şahitleri, Hıristiyan Âlemini, Yehova’nın kendilerinden hoşnut olmadığı konusunda yıllardır uyarmaktadır. Örneğin, 1955’te dünya çapında, “Hıristiyan Âlemi mi Yoksa Hıristiyanlık mı—Hangisi Dünyanın Işığı?” başlıklı umumi konuşmayı sundular. Konuşma, Hıristiyan Âleminin, pak Hıristiyan öğreti ve uygulamalarından sapmış olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Ardından, bu etkili konuşma metninin kopyaları birçok ülkedeki din adamlarına postalandı. Hıristiyan Âlemi verilen uyarıyı teşkilatça kulak ardı etti. Onlar bu şekilde Yehova’ya kendilerini ‘değnekle’ cezalandırmaktan başka seçenek bırakmıyorlar.

      20. (a) Hangi örgüt çağdaş Asur olarak hizmet edecek, nasıl değnek olarak kullanılacak? (b) Hıristiyan Âlemi ne ölçüde cezalandırılacak?

      20 Yehova, başkaldıran Hıristiyan Âlemini cezalandırmak üzere kimi kullanacak? Bunun cevabını Vahiy’in 17. babında buluyoruz. Orada, Hıristiyan Âlemi de içinde olmak üzere, dünyanın tüm sahte dinlerini temsil eden ‘Büyük Babil’ adlı bir fahişe tanıtılıyor. Fahişe yedi başlı ve on boynuzlu kırmızı bir canavarın sırtına binmiştir. (Vahiy 17:3, 5, 7-12) Bu canavar Birleşmiş Milletler Örgütü’nü temsil ediyor.d Tıpkı eski Asur’un Samiriye’yi yok ettiği gibi, kırmızı canavar da ‘fahişeden nefret edecek; onu perişan ve çıplak edecek ve onun etini yiyecek ve kendisini ateşte yakacak.’ (Vahiy 17:16) Böylece, çağdaş Asur (BM ile bağlantılı milletler) Hıristiyan Âlemine kuvvetli bir darbe indirerek onu yok edecek.

      21, 22. Canavarı, Tanrı’nın hizmetçilerine saldırmaya kim yöneltecek?

      21 Yehova’nın sadık Şahitleri Büyük Babil’le birlikte yok edilecek mi? Hayır. Tanrı onlardan hoşnuttur. Pak tapınma ayakta kalacak. Ne var ki, Büyük Babil’i yok eden canavarın açgözlü bakışları bu kez de Yehova’nın hizmetçilerine yöneliyor. Bu tutumuyla, Tanrı’nın değil, başka birinin düşüncesine göre davranmış oluyor. Kimin? İblis Şeytan’ın.

      22 Yehova, Şeytan’ın mağrur planını önceden açığa vuruyor: “O gün aklına bir takım şeyler gelecek, ve kötü düşünceler düşüneceksin; ve diyeceksin: Duvarsız köyler diyarına çıkayım, rahatta olanların, emniyette oturanların üzerine gideyim, hepsi [koruyucu] duvarsız oturmaktalar. . . . . Çapul etmek ve yağma etmek için . . . . çıkacaksın.” (Hezekiel 38:10-12) Şeytan, ‘Milletleri Yehova’nın Şahitlerine saldırmaya neden kışkırtmayayım? Onlar hiçbir siyasal etkinliği olmayan, savunmasız, korunmasız kişiler. Hiç direnemeyecekler. Onları toplayıp yok etmek, korunmasız bir yuvadan yumurta toplamak kadar kolay!’ diye düşünecek.

      23. Çağdaş Asur Hıristiyan Âlemine yaptıklarını Tanrı’nın hizmetçilerine de yapmayı neden başaramayacak?

      23 Ama sizler, ey milletler, dikkatli olun! Yehova’nın hizmetçilerine dokunursanız, Tanrı’yla hesaplaşmak zorunda kalacağınızı aklınızdan çıkarmayın. Yehova, hizmetçilerini seviyor ve Hizkiya’nın zamanında Yeruşalim için savaştığı gibi, mutlaka onlar için de savaşacak. Çağdaş Asur, Yehova’nın hizmetçilerini yok etmeye kalkıştığında, aslında Yehova Tanrı ve Kuzu İsa Mesih ile savaşacak. Bu savaşı Asur kazanamayacak. Mukaddes Kitap “Kuzu onları yenecektir” diyor; “çünkü rablerin Rabbi ve kıralların Kıralıdır.” (Vahiy 17:14; ayrıca Matta 25:40 ile karşılaştırın.) Eski Asur gibi, kırmızı canavar da ‘helake gidecek.’ Artık ondan korkulmayacak.—Vahiy 17:11.

      24. (a) İsa’nın hakiki takipçileri geleceğe hazırlanmak amacıyla ne yapmaya kararlıdır? (b) İşaya nasıl daha da ileriye bakıyor? (155. sayfadaki çerçeveye bakın.)

      24 İsa’nın hakiki takipçileri, Yehova’yla ilişkilerini güçlü tutup O’nun isteklerini yapmaya yaşamlarında öncelik verdiklerinde, geleceğe korkmadan bakabilirler. (Matta 6:33) Bu takdirde, ‘kötüden korkmaları’ gerekmez. (Mezmur 23:4) İman gözleriyle, Tanrı’nın kudretli elinin, kendilerini cezalandırmak yerine, düşmanlarından korumak için kalkmış olduğunu görecekler. Ve kulakları güven perçinleyici şu sözleri işitecek: “Korkma.”—İşaya 10:24.

      [Dipnotlar]

      a Insight on the Scriptures, Cilt 1, sayfa 203’e bakın.

      b Konuya açıklık getirebilmek için, İşaya 10:20-27’den önce İşaya 10:28-32 ele alınıyor.

      c İşaya 10:20-23’ü irdelemek için 155. sayfadaki “İşaya Daha da İleriye Bakıyor” başlığına bakın.

      d Fahişenin ve kırmızı canavarın kimliği hakkında, Yehova’nın Şahitlerinin yayımladığı Vahiy—Görkemli Doruğu Yakındır! kitabının 34 ve 35. bölümlerinde daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

      [Sayfa 155, 156’daki çerçeve/resimler]

      İŞAYA DAHA DA İLERİYE BAKIYOR

      İşaya 10:20-23

      İşaya kitabının 10. babı esas olarak, Yehova’nın, Asur istilasını İsrail’e hükmünü infaz etmek üzere kullanacağına ve Yeruşalim’i savunacağına ilişkin vaadi üzerinde odaklanır. Yirmi ila yirmi üçüncü ayetler bu peygamberliğin ortalarında yer aldığından, onların da babın diğer ayetleriyle aynı dönemde gerçekleştiği düşünülebilir. (İşaya 1:7-9 ile karşılaştırın.) Ne var ki, kullanılan sözcükler, bu ayetlerin özellikle günahlarından ötürü Yeruşalim’in de hesap vermek zorunda kaldığı daha geç dönemler için geçerli olduğunu gösterir.

      Kral Ahaz, yardım almak için Asur’a başvurarak güvenlik kazanmaya çalışıyor. Peygamber İşaya, ileride, İsrail evinden kurtulacak olanların bir daha hiçbir zaman böyle anlamsız bir davranışta bulunmayacaklarını bildiriyor. İşaya 10:20 ayeti, onların ‘İsrail’in Kutsalı Yehova’ya dayanacaklarını’ söylüyor. Bununla birlikte, 22. ayet, az sayıda insanın bunu yapacağını, kavmin ‘ancak küçük bir kısmının döneceğini’ gösteriyor. Bu bize, İşaya’nın, İsrail’de bir işaret olan oğlu Şear-Yaşub’u anımsatıyor. Onun ismi “Sağ kalanlar Dönecek” anlamına gelir. (İşaya 7:3) Onuncu babın 23. ayeti, kararlaştırılan ‘yıkımın’ yaklaştığı uyarısında bulunuyor. Bu yıkım başkaldıran kavme verilecek bir ceza olduğundan, haklı nedene dayanıyor. Sonuçta, nüfusu “denizin kumu kadar” çok olan bir milletin ancak küçük bir kısmı dönecek. Aynı ayet, yaklaşan bu yıkımın bütün ülkede gerçekleşeceğine ilişkin uyarıda bulunuyor. Bu defa Yeruşalim esirgenmeyecek.

      Bu ayetler, MÖ 607’de Yehova Babil İmparatorluğu’nu “değneği” olarak kullandığında olanları çok iyi anlatıyor. Yeruşalim de içinde olmak üzere bütün ülke istilacıların eline geçti. Yahudiler Babil’e götürülüp orada 70 yıl tutsak yaşadılar. Daha sonra, ancak “küçük bir kısmı” hakiki tapınmayı yeniden kurmak üzere Yeruşalim’e döndü.

      Romalılar 9:27, 28’de gösterildiği gibi, İşaya 10:20-23’teki peygamberlik birinci yüzyılda da gerçekleşti. (İşaya 1:9; Romalılar 9:29 ile karşılaştırın.) Pavlus, birinci yüzyılda Yahudilerin ‘küçük bir kısmının’ ruhi bakımdan Yehova’ya ‘döndüğünü’, çok az sayıda sadık Yahudi’nin İsa Mesih’in takipçisi olarak Yehova’ya ‘ruhla ve hakikatle’ tapınmaya başladığını anlatıyor. (Yuhanna 4:24) Sonradan, diğer milletlerden iman edenlerin de katılımıyla ruhi bir millet, ‘Tanrı’nın İsrail’i’ oluştu. (Galatyalılar 6:16) Bu olayda, İşaya 10:20’deki sözler yerine geldi: Yehova’ya vakfolan bir millet, “artık bir daha” O’na sırt çevirip insani kaynaklardan destek aramadı.

      [Sayfa 147’deki resim]

      Sanherib, milletleri toplamanın, yuvadan yumurta toplamak kadar kolay olduğunu düşünüyor

  • Mesih’in Yönetimi Altında Kurtuluş ve Sevinç
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On Üçüncü Bölüm

      Mesih’in Yönetimi Altında Kurtuluş ve Sevinç

      İşaya 11:1–12:6

      1. Tanrı’ya ahitle bağlı kavmin, İşaya’nın zamanında ruhen ne durumda olduğunu anlatın.

      İŞAYA’NIN zamanında, Tanrı’ya ahitle bağlı kavmin ruhi durumu kötüydü. Uzziya ve Yotam gibi sadık kralların yönetimi sırasında bile kavimden birçoğu yüksek yerlerde tapınıyordu. (II. Kırallar 15:1-4, 34, 35; II. Tarihler 26:1, 4) Hizkiya kral olduğunda, ülkeyi Baal tapınmasıyla ilgili uygulamalardan temizlemek zorunda kalmıştı. (II. Tarihler 31:1) Bu nedenle Yehova’nın, kavmini Kendisine dönmeye teşvik edip, alacakları ceza hakkında uyarması gayet doğaldı.

      2, 3. Her yerde görülen sadakatsizliğe rağmen, Yehova Kendisine hizmet etmek isteyenlere nasıl teşvikte bulunuyor?

      2 Bununla birlikte, herkes tam anlamıyla isyankâr değildi. Yehova’nın sadık peygamberleri ve muhtemelen onları dinleyen bazı Yahudiler de vardı. Yehova, bu kimseleri avutacak sözler söyledi. Peygamber İşaya, Yahuda’nın Asur istilası sırasında göreceği korkunç yıkımları anlattıktan sonra, ilham altında Mukaddes Kitabın en güzel pasajlarından birini yazdı. Bu, Mesih’in yönetimi sırasında gelecek nimetleri tanımlayan pasajdır.a Yahudiler Babil’deki tutsaklıktan döndüklerinde, bu nimetlerden bazıları küçük çapta yerine gelmiş oldu. Ama bu peygamberlik bir bütün olarak büyük çapta zamanımızda gerçekleşiyor. Gerçi İşaya ve o günlerdeki sadık Yahudiler, yaşadıkları dönemde bu nimetleri görmediler. Ama bunların gerçekleşmesini imanla bekliyorlardı ve İşaya’nın sözlerinin gerçekleştiğini diriltildikten sonra kendi gözleriyle görecekler.—İbraniler 11:35.

      3 Yehova’nın çağdaş hizmetçilerinin de teşvike ihtiyacı var. Dünyada ahlak değerlerinin hızla yozlaşması, Gökteki Krallık mesajına gösterilen şiddetli muhalefet ve kişisel zayıflıklar onların hepsi için birer denemedir. İşaya’nın, Mesih ve yönetimi hakkındaki şahane sözleri, güç kazanıp bu denemelerin üstesinden gelebilmelerine yardımcı olabilir.

      Yetenekli Önder Mesih

      4, 5. İşaya, Mesih’in gelişi hakkında hangi peygamberlikte bulundu; Matta’nın İşaya’nın sözlerini nasıl uyguladığı anlaşılıyor?

      4 İşaya’nın zamanından yüzyıllar önce, Mukaddes Kitabın diğer İbrani yazarları, Yehova’nın İsrail’e göndereceği gerçek Önder Mesih’in gelişine işaret etmişlerdi. (Tekvin 49:10; Tesniye 18:18; Mezmur 118:22, 26) Yehova şimdi İşaya aracılığıyla bunlara başka ayrıntılar da ekliyor. İşaya şunları yazıyor: “Yessenin kütüğünden filiz çıkacak, ve kökünden bir fidan meyva verecek.” (İşaya 11:1; Mezmur 132:11 ile karşılaştırın.) Hem “filiz”, hem de “fidan” Mesih’in, Yesse’nin soyundan, onun İsrail kralı olarak yağla meshedilen oğlu Davud aracılığıyla geleceğini gösteriyor. (I. Samuel 16:13; Yeremya 23:5; Vahiy 22:16) Hakiki Mesih geldiğinde Davud evinden çıkan bu ‘fidanın’ iyi meyve verdiği görülür.

      5 Vaat edilen Mesih, İsa’dır. İncil yazarı Matta, İsa’ya ‘Nasıralı’ denmesiyle peygamberlerin sözlerinin yerine geldiğini söylerken İşaya 11:1’i kastediyordu. İsa, Nasıra kasabasında büyüdüğünden Nasıralı olarak adlandırıldı. Bu ismin, İşaya 11:1’de “fidan” diye çevrilen İbranice sözcükle bağlantısı olduğu anlaşılıyor.b—Matta 2:23; Luka 2:39, 40.

      6. Mesih’in ne tür bir yönetici olacağı peygamberlikte bildiriliyor?

      6 Mesih ne tür bir yönetici olacak? Kuzeydeki on sıptlık İsrail Krallığı’nı yıkan Asur gibi, zalim, kendi istekleri doğrultusunda hareket eden biri mi olacak? Tabii ki, hayır. İşaya, Mesih hakkında şunları söylüyor: “RABBİN Ruhu, hikmet ve anlayış ruhu, öğüt ve kuvvet ruhu, bilgi ve RAB korkusu ruhu onun üzerinde kalacak. Ve onun zevki RAB korkusunda olacak.” (İşaya 11:2, 3a) Mesih yağ yerine Tanrı’nın mukaddes ruhuyla meshedilir. Bu, vaftizi sırasında olur. Vaftizci Yahya, Tanrı’nın mukaddes ruhunun güvercin şeklinde İsa’nın üzerine indiğini görür. (Luka 3:22) Yehova’nın ruhu İsa’nın ‘üzerinde kalır’ ve İsa hikmet, anlayış, amaç, kuvvet ve bilgi yansıtan davranışlarıyla bunu kanıtlar. Bir yönetici için ne şahane nitelikler!

      7. İsa, sadık takipçilerine hangi vaatte bulundu?

      7 İsa’nın takipçilerinin de mukaddes ruhu alması mümkündür. İsa söylevlerinden birinde şunu bildirdi: “İmdi, sizler kötü olduğunuz halde, çocuklarınıza iyi hediyeler vermeği bilirseniz, semavî Baba kendisinden diliyenlere ne kadar ziyade Ruhülkudüsü verir!” (Luka 11:13) Bu nedenle, Tanrı’dan mukaddes ruhu dilemekten hiçbir zaman çekinmeyip onun sağlıklı meyvelerini geliştirmekten vazgeçmeyelim. Bunlar ‘sevgi, sevinç, barış, tahammül, inayet, iyilik, iman, huy yumuşaklığı, özdenetimdir.’ (Galatyalılar 5:22, 23) Yehova, İsa’nın takipçilerinin, hayatta karşılaştıkları sorunların altından kalkabilmelerine yardım etmek üzere ‘yukarıdan olan hikmeti’ edinmeye yönelik dileklerini cevaplayacağını vaat ediyor.—Yakub 1:5; 3:17.

      8. Yehova korkusu İsa’ya nasıl sevinç veriyor?

      8 Mesih’in gösterdiği Yehova korkusu nedir? İsa’nın Tanrı karşısında mahkûm edilme korkusuyla dehşete düşmediği kuşkusuz. Bunun yerine, O’na sevgi ve saygıdan kaynaklanan bir korku, bir hürmet duyuyor. Tanrı’dan korkan bir kimse, İsa gibi ‘daima O’na hoş gelen şeyleri yapmak’ ister. (Yuhanna 8:29) İsa, hem sözleriyle hem de örneğiyle, her günü Yehova’ya sağlıklı bir korku besleyerek yaşamaktan daha büyük bir sevinç olmadığını öğretiyor.

      Adaletli ve Merhametli Yargıç

      9. İsa, Yehova’nın Şahitlerinin cemaatinde meseleler hakkında hüküm verme görevi alanlara nasıl örnek oluyor?

      9 İşaya, Mesih’in sahip olacağı başka özellikleri de bildiriyor: “Gözlerinin gördüğüne göre hükmetmiyecek, ve kulaklarının işittiğine göre karar vermiyecek.” (İşaya 11:3b) Bir mahkemeye çıkmak zorunda kalsaydınız ve orada böyle bir yargıç bulunsaydı, buna minnettar olmaz mıydınız? Mesih tüm insanlığın Yargıcı sıfatıyla yanıltıcı kanıtların, mahkeme salonunda kurnazca uygulanan taktiklerin, söylentilerin veya zenginlik gibi önemsiz faktörlerin etkisi altında kalarak karar vermiyor. Sahteliği seziyor, dıştan olumlu görünmeyenin içine bakıyor, ‘yüreğin gizli insanını’ fark ediyor. (I. Petrus 3:4) İsa’nın takipçilerinin cemaatinde başgösteren sorunlar hakkında hüküm vermesi gereken herkes onun bu üstün örneğine uymalıdır.—I. Korintoslular 6:1-4.

      10, 11. (a) İsa, takipçilerinin yanlışlarını ne şekilde düzeltiyor? (b) İsa, kötülere hangi hükmü veriyor?

      10 Mesih’in mükemmel nitelikleri, vereceği hükümleri nasıl etkileyecek? İşaya bunu şöyle açıklıyor: “Fakirlere adaletle hükmedecek, ve memleketin (yeryüzünün) hakirleri için doğrulukla karar verecek; ve dünyaya ağzının değneğile vuracak; ve kötüyü dudaklarının soluğu ile öldürecek. Ve belinin kuşağı adalet, ve kalçalarının kuşağı sadakat olacak.”—İşaya 11:4, 5.

      11 Takipçilerinin yanlışlarını düzeltmek gerektiğinde, İsa bunu onlara en yararlı şekilde yapıyor. Cemaat ihtiyarları için gerçekten şahane bir örnek! Öte yandan, kötülük yapanlar ağır bir hüküm bekleyebilirler. Tanrı bu ortamla hesaplaştığında, Mesih otoriter bir ifadeyle tüm kötülerin yok edilmesi yönünde hüküm vererek ‘dünyayı cezalandıracak.’ (Mezmur 2:9; Vahiy 19:15 ile karşılaştırın.) Sonunda, insanlığın huzurunu bozacak hiçbir kötü kişi kalmayacak. (Mezmur 37:10, 11) Beline ve kalçalarına adalet ve sadakat kuşanmış olan İsa bunu başaracak güçtedir.—Mezmur 45:3-7.

      Dünyanın Değişen Koşulları

      12. Babil’den Vaat Edilen Diyara dönmeyi düşünen bir Yahudi ne yönlerden kaygı çekebilir?

      12 Koreş’in (Kyros) Yahudilerin Yeruşalim’e dönmeleri ve mabedi yeniden inşa etmeleri için buyruk çıkardığını duyan bir İsrailliyi gözünüzde canlandırın. Acaba Babil’deki güvenli yaşamı bırakıp yurduna dönmek üzere bu uzun yolculuğa çıkacak mı? İsraillilerce 70 yıldır terk edilmiş tarlaları yabani otlar bürümüş. Buralarda şimdi kurtlar, parslar, aslanlar, ayılar başıboş dolaşıyor. Kobra yılanları da buraları kendine yurt edinmiş. Yahudiler geri döndüklerinde yaşamlarını sürdürebilmek için evcil hayvanlara muhtaç olacaklar; sütü, yünü, eti, koyun ve sığırlardan sağlayıp öküzlerini sabana koşacaklar. Acaba bu tür hayvanlar yırtıcı hayvanların kurbanı mı olacak? Küçük çocukları yılanlar mı sokacak? Ayrıca yolda pusuya düşme tehlikesi için ne diyelim?

      13. (a) İşaya sevinç veren hangi betimlemeyi yapıyor? (b) İşaya’nın betimlediği barışın, yırtıcı hayvanlardan gelen tehlikenin kalkmasından çok daha fazlasını içerdiğini nereden biliyoruz?

      13 İşaya şimdi Tanrı’nın o ülkede oluşturacağı koşulları insanı mutlu eden bir biçimde betimliyor. Şunları diyor: “Kurt kuzu ile beraber oturacak, ve kaplan oğlakla beraber yatacak; ve buzağı ve genç aslan ve besili sığır bir arada olacak; ve onları küçük bir çocuk güdecek. Ve inekle ayı otlanacak; onların yavruları birlikte yatacak; ve aslan sığır gibi saman yiyecek. Ve emzikteki çocuk kara yılanın deliği üzerinde oynıyacak, ve sütten kesilmiş çocuk elini engerek kovuğu üzerine koyacak. Bütün mukaddes dağımda zarar vermiyecekler ve helâk etmiyecekler; çünkü sular denizi nasıl kaplıyorsa, dünya da RAB bilgisi ile dolu olacak.” (İşaya 11:6-9) Bu sözler size sevinç vermiyor mu? Burada betimlenen barışın, Yehova bilgisinin sonucu olduğuna dikkat edin. Bu nedenle, yırtıcı hayvanlardan gelen tehlikenin kalkmasından çok daha fazlasını içeriyor. Yehova bilgisi hayvanları değiştirmeyecek, ama insanları etkileyecek. İsrailoğulları’nın, hem yurtlarına dönerken, hem de yurtlarında otururken vahşi hayvanlardan ve hayvan gibi davranan insanlardan korkması gerekmeyecek.—Ezra 8:21, 22; İşaya 35:8-10; 65:25.

      14. İşaya 11:6-9 daha büyük çapta nasıl gerçekleşiyor?

      14 Bununla birlikte, bu peygamberlik daha büyük çapta da gerçekleşiyor. 1914’te, Mesih İsa gökteki Sion Dağı’nda tahta geçti. 1919’da, “Tanrı’nın İsraili”nin artakalanı, Babil tutsaklığından kurtuldu ve hakiki tapınmayı yeniden kurma işine katıldı. (Galatyalılar 6:16) Bu, İşaya’nın Cennetle ilgili peygamberliğinin çağımızda gerçekleşmesine yol açtı. Doğru “bilgi”, başka sözlerle Yehova bilgisi insanların kişiliğini değiştirdi. (Koloseliler 3:9, 10) Eskiden şiddet yanlısı insanlar barışçıl oldu. (Romalılar 12:2; Efesoslular 4:17-24) İşaya’nın peygamberliği, artık sayısı hızla artan, yeryüzünde yaşama ümidine sahip İsa’nın takipçilerini de kapsamına aldığından, bu gelişmeler şimdi milyonlarca insanı etkiliyor. (Mezmur 37:29; İşaya 60:22) Bu kimseler, Tanrı’nın başlangıçtaki amacına uygun olarak, tüm yeryüzünün barış ve güvenlik içinde bir cennete dönüşeceği zamanı beklemeyi öğrendiler.—Matta 6:9, 10; II. Petrus 3:13.

      15. İşaya’nın sözlerinin yeni dünyada somut anlamda gerçekleşeceğini beklemek makul müdür? Açıklayın.

      15 Yeniden kurulan bu Cennette, İşaya’nın peygamberliği bir kez daha, bu sefer belki de daha somut tarzda gerçekleşecek mi? Bu, makul bir düşünce gibi görünüyor. Bu peygamberlik, Mesih’in yönetimi altında yaşayacak herkese, geçmiş zamanda ülkelerine dönen İsrailoğulları’na verdiği güvencenin aynını veriyor. Onlar da, çocukları da, kendilerini insanlardan ya da hayvanlardan kaynaklanan bir tehdit altında hissetmeyecekler. Mesih’in yönetimi altında, yeryüzünde yaşayacak herkes, Âdem ve Havva’nın Aden’deki koşullarına benzer barışçıl koşullarda yaşayacak. Kutsal Yazıların, geçmişte Aden’deki veya gelecekte Cennetteki yaşamı her ayrıntısıyla açıklamadığı kuşkusuz. Bununla birlikte, biz Kral İsa Mesih’in hikmet ve sevgi dolu yönetimi altında, her şeyin olması gerektiği tarzda olacağına güvenebiliriz.

      Pak Tapınma Mesih Aracılığıyla Yeniden Kuruldu

      16. MÖ 537’de, Tanrı’nın kavmine bayrak olan neydi?

      16 Pak tapınmaya ilk saldırı Aden’de, Şeytan, Âdem ve Havva’yı Yehova’ya itaatsizliğe kışkırtmayı başardığında gerçekleşmiş oldu. Bugüne dek Şeytan, olabildiğince çok kimseyi Tanrı’ya karşı döndürme hedefinden vazgeçmedi. Ama Yehova, pak tapınmanın yeryüzünden silinmesine asla izin vermeyecek. İsmi söz konusudur ve O, Kendisine hizmet edenlerle ilgileniyor. Bu nedenle, İşaya aracılığıyla şu dikkate değer vaatte bulunuyor: “O gün vaki olacak ki, kavmlar için bayrak olarak durmakta olan Yessenin kökünü milletler arıyacaklar; ve onun rahat ettiği [kaldığı, YÇ] yer izzetli olacak.” (İşaya 11:10) MÖ 537’de, Davud’un millete başkent yaptığı Yeruşalim kenti, dağılmış durumdaki Yahudi kavminden sağ kalan sadık kimseleri geri dönüp mabedi yeniden inşa etmeye çağıran bir bayrak gibiydi.

      17. İsa, hem birinci yüzyılda hem de günümüzde ‘milletlere saltanat etmek için nasıl çıktı’?

      17 Ancak, peygamberlik sadece buna işaret etmekle kalmıyor. Gördüğümüz gibi o, her milletten insanın tek hakiki Önderi Mesih’in yönetimine işaret ediyor. Resul Pavlus, Mesih’in gününde her milletten insanın onun cemaatinde bir yeri olacağını göstermek amacıyla İşaya 11:10’dan alıntıda bulundu. Bu ayeti Septuagint tercümesinden alıntılayarak şunları yazdı: “İşaya diyor: ‘Yesseden kök, ve Milletlere saltanat etmek için çıkan bir zat olacak; Milletler ona ümit bağlıyacaklar.’ ” (Romalılar 15:12) Üstelik, bu peygamberlik daha ilerisi için de geçerlidir; her milletten insanın, Mesih’in meshedilmiş kardeşlerini destekleyerek Yehova’ya sevgisini gösterdiği günlerimize dek uzanır.—İşaya 61:5-9; Matta 25:31-40.

      18. İsa günümüzde nasıl insanların altında toplandığı bir bayraktır?

      18 Çağımızdaki gerçekleşmede, İşaya’nın değindiği “o gün”, Mesih’in Tanrı’nın Gökteki Krallığının kralı olarak tahta geçtiği 1914 yılında başladı. (Luka 21:10; II. Timoteos 3:1-5; Vahiy 12:10) O zamandan beri İsa Mesih, hem ruhi İsrailliler’in, hem de adil bir yönetim özlemi çeken her milletten insanın altında toplandığı, göze çarpan bir bayraktır. İsa’nın önceden bildirdiği gibi, Mesih’in yönlendirmesiyle Gökteki Krallığın iyi haberi her millete götürülüyor. (Matta 24:14; Markos 13:10) Bu iyi haberin etkisi güçlüdür. Pak tapınmada, ‘her milletten, kimsenin sayamayacağı kadar büyük bir kalabalık’ meshedilmiş artakalanla birleşerek Mesih’e tabi oluyor. (Vahiy 7:9) Yehova’ nın ruhi ‘dua evinde’ sürekli birçok yeni kimsenin artakalanla birleşmesi, Mesih’in ‘kaldığı yere’, başka sözlerle Tanrı’nın büyük ruhi mabedine görkem katıyor.—İşaya 56:7; Haggay 2:7.

      Birleşmiş Bir Topluluk Yehova’ya Hizmet Ediyor

      19. Yehova hangi iki olayda, dünyaya dağılmış kavminin artakalanlarını yurduna döndürdü?

      19 İşaya bundan sonra İsrailoğulları’na, daha önce de güçlü bir düşmanla karşılaştıklarında Yehova’nın kendilerini kurtardığını hatırlatıyor. Sadık Yahudilerin hepsi İsrail tarihinin, Yehova’nın milleti Mısır’daki tutsaklıktan kurtarışıyla ilgili bu bölümüne büyük değer veriyor. İşaya şunları diyor: “O gün vaki olacak ki, Aşurdan ve Mısırdan, ve Patrostan, ve Kuştan, ve Elamdan, ve Şinardan, ve Hamattan, ve denizin adalarından artakalacak olan kavmının bakiyesini kurtarmak için Rab yine ikinci kere elini uzatacak. Ve milletler için bir bayrak kaldıracak, ve İsrailin sürgünlerini toplıyacak, ve yerin dört köşesinden Yahudanın dağılmış adamlarını bir araya getirecek.” (İşaya 11:11, 12) Yehova hem İsrail’den, hem de Yahuda’dan sağ kalan sadık kimseleri dağıtılmış oldukları milletlerin içinden sanki eliyle çıkarıp sağ salim yurtlarına getirecek. Bu olay MÖ 537’de küçük çapta olur. Büyük çaptaki gerçekleşmesiyse çok daha görkemlidir! Yehova, 1914’te tahta geçen İsa Mesih’i “milletler için bir bayrak” olarak yükseltti. 1919’dan itibaren “Tanrı’nın İsraili”nin artakalanı, O’nun Gökteki Krallığı altında pak tapınmaya katılma arzusuyla bu bayrağa akın etmeye başladı. Bu eşsiz ruhi millet “her soydan, her dilden, her halktan, her ulustan” oluşuyor.—Vahiy 5:9, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri.

      20. Tanrı’nın kavmi Babil’den döndükten sonra nasıl birlik içinde olacak?

      20 İşaya şimdi, ülkesine dönen milletin birlik içinde olacağını anlatıyor. Kuzey krallığından Efraim, Güney krallığından Yahuda olarak söz ederek şunları diyor: “Efrayim halkının kıskançlığı yok olacak, Yahudalılar’ı sıkıştıranlar ortadan kalkacak. Efrayim Yahuda’yı kıskanmayacak, Yahuda Efrayim’i sıkıştırmayacak. Batıdaki Filistliler’e saldırıp hep birlikte doğudakilerin her şeyini yağmalayacaklar. Edom ve Moav halklarının topraklarına el koyacak, Ammonlular’a boyun eğdirecekler.” (İşaya 11:13, 14, YÇ) Yahudiler, Babil’den döndüklerinde artık iki millete bölünmüş durumda olmayacaklar. İsrailoğulları’nın tüm sıptları birleşmiş olarak yurtlarına dönecek. (Ezra 6:17) Artık birbirlerine kırgınlık besleyip düşmanlık etmeyecekler. Birleşmiş bir kavim olarak, çevrelerindeki düşmanlarına karşı muzaffer bir tavır alacaklar.

      21. Bugün Tanrı’nın hizmetçilerinin arasındaki birlik nasıl göze çarpıyor?

      21 “Tanrı’nın İsraili”nin birliğiyse daha da hayranlık vericidir. Yaklaşık 2.000 yıldan beri ruhi İsrail’in sembolik 12 sıptı, Tanrı’ya ve ruhi kardeşlerine duydukları sevgiye dayanan bir birliğe sahiptir. (Koloseliler 3:14; Vahiy 7:4-8) Bugün hem ruhi İsrailliler, hem de yerde yaşamayı ümit edenlerden oluşan Yehova’nın hizmetçileri, Mesih’in yönetimi altında barışa ve küresel birliğe sahiptir. Bu, Hıristiyan Âleminin kiliselerinde hiç görülmeyen bir durumdur. Yehova’nın Şahitleri, Şeytan’ın tapınmalarını engelleme çabalarına karşı birleşik ruhi bir cephe oluşturuyor. Onlar tek bir beden olarak İsa’nın, Gökteki Mesihi Krallığının iyi haberini bütün ülkelerde vaaz etme ve öğretme görevini yerine getiriyorlar.—Matta 28:19, 20.

      Engeller Aşılacak

      22. Yehova nasıl ‘Mısır’daki deniz dilini yok edecek’ ve ‘Fırat’ın üzerinde elini sallayacak’?

      22 İsrailoğulları’nın sürgünden dönmelerini zorlaştıran hem mecazi, hem de harfi birçok engel bulunuyor. Bunlar nasıl aşılacak? İşaya şunları söylüyor: “RAB Mısırdaki deniz dilini büsbütün yok edecek; ve Irmağın üzerinde elini kavuran yeli ile sallıyacak, ve onu vurup yedi dereye bölecek, ve insanları çarıklarla geçirecek.” (İşaya 11:15) Yehova, kavminin dönüşünü zorlaştıran bütün engelleri ortadan kaldıracak. Kızıldeniz’in bugün Süveyş Körfezi diye bilinen uzantısı gibi aşılmaz, ya da güçlü Fırat Irmağı gibi geçilmez bir engel bile o denli kuruyacak ki, insan sanki çarığını çıkarmadan su yatağından geçebilecek.

      23. Ne şekilde ‘Asur’dan bir çıkış yolu olacak’?

      23 Musa’nın zamanında, Yehova, İsrailoğulları’nın Mısır’dan kaçıp Vaat Edilen Diyara gidecekleri yolu hazırlamıştı. Şimdi de bunun benzerini yapacak: “Ve Mısır diyarından çıktığı gün İsrail için olduğu gibi, kavmının artakalan bakiyesi için Aşurdan büyük bir yol olacak.” (İşaya 11:16) Yehova, dönmekte olan sürgünlerin önüne, sürgün oldukları yerden yurtlarına kadar yürüyüp gitmeleri için sanki bir yol açacak. Muhalifler onları durdurmaya kalkışacak, fakat Tanrıları Yehova onlarla birlikte olacak. Bugün de, İsa’nın meshedilmiş takipçileri ve arkadaşları benzer şekilde şiddetli saldırı altında olmalarına rağmen cesaretle yollarına devam ediyorlar. Onlar çağdaş Asur’dan, yani Şeytan’ın dünyasından çıktılar ve başkalarının da bunu yapmasına yardım ediyorlar. Pak tapınmanın kazanacağını ve her yere yayılacağını biliyorlar. Bu insanın değil, Tanrı’nın işidir.

      Mesih’in Tebaaları İçin Sonsuz Sevinç!

      24, 25. Yehova’nın hizmetçileri, hangi hamt ve şükran sözlerini söyleyerek haykıracak?

      24 İşaya şimdi Yehova’nın sözünün gerçekleşmesi nedeniyle kavminin duyduğu mutluluğu sevinçle anlatıyor: “O gün diyeceksin: Ya RAB, sana şükrederim; çünkü bana karşı öfkelenmiştin, fakat öfken döndü, ve beni teselli ettin.” (İşaya 12:1) Yehova, dikbaşlı kavmine ağır bir ceza verir. Ama bu ceza amacına ulaşır; milletin Kendisi ile ilişkisini düzeltmesini ve pak tapınmaya yeniden dönmesini sağlar. Yehova Kendisine tapınan sadık kişilere en sonunda onları kurtaracağına ilişkin yeniden güvence verir. Bu durumda, onların şükranlarını ifade etmelerine hiç şaşmamalı!

      25 Yurtlarına dönen İsrailoğulları’nın Yehova’ya duydukları güvenin ne kadar yerinde olduğu tamamen ortaya çıkar. Onlar şöyle haykırırlar: “İşte, Allah kurtuluşumdur; güveneceğim ve yılmıyacağım; çünkü RAB (Yah) Yehova kuvvetim ve ilâhimdir; ve bana kurtuluş oldu. Bundan dolayı kurtuluş kuyularından sevinçle su çekeceksiniz.” (İşaya 12:2, 3) İkinci ayette “ilahi” olarak tercüme edilen İbranice sözcük, Septuagint çevirisinde “övgü” ya da “hamt” olarak geçiyor. Yehova’ya tapınanlar, ‘Yah, Yehova’nın’ sağladığı kurtuluş nedeniyle hissettikleri duyguları hamt ilahileriyle dile getiriyorlar. Yehova isminin kısaltılmış şekli olan “Yah” Mukaddes Kitapta derin övgü ve şükran duygularını iletmek amacıyla kullanılır. Tanrısal ismi “Yah Yehova” şeklinde art arda kullanmak, Tanrı’ya yöneltilen övgüye daha da güç katar.

      26. Bugün kimler Tanrı’nın işlerini milletler arasında bildiriyor?

      26 Yehova’ya içtenlikle tapınanlar sevinçlerini içlerinde gizlemezler. İşaya şunu önceden bildiriyor: “Ve o gün diyeceksiniz: RABBE şükredin, onun ismini çağırın (adıyla yakarın), kavmlar arasında onun işlerini bildirin, ismi yüceldiğini anın. RABBE terennüm edin; çünkü övünecek işler yaptı; bütün dünyada bu bilinsin.” (İşaya 12:4, 5) 1919’dan bu yana İsa’nın meshedilmiş takipçileri, sonradan ‘başka koyunlardan’ arkadaşlarının da yardımıyla, ‘kendilerini karanlıktan şaşılacak ışığına çağıranın erdemli işlerini duyuruyorlar.’ Onlar bu amaç için ayrılmış, ‘seçilmiş kuşak, kutsal ulusturlar.’ (Yuhanna 10:16; I. Petrus 2:9, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri) Meshedilmiş kişiler, Yehova’nın kutsal adının yüce olduğunu duyuruyor ve bunun bütün dünyada bilinmesine çalışıyorlar. Yehova’ya tapınan herkesi, O’nun kurtuluşları için yaptığı düzenlemeden sevinç duymaya yöneltiyorlar. Aynen İşaya’nın haykırdığı gibi: “Ey Siyon halkı, sesini yükselt, sevinçle haykır! Çünkü aranızda bulunan İsrail’in Kutsalı büyüktür.” (İşaya 12:6, YÇ) İsrail’in Kutsalı Yehova Tanrı’dır.

      Geleceğe Güvenle Bakın!

      27. İsa’nın takipçileri, ümitlerinin gerçekleşmesini beklerken hangi konudan emindirler?

      27 Bugün milyonlarca kişi, Tanrı’nın Gökteki Krallığının tahtında oturan ve “milletler için bir bayrak” olan İsa Mesih’e akın akın yöneliyor. Onlar bu Krallığa tabi olmaktan sevinç duyup Yehova Tanrı ile Oğlunu tanımanın heyecanını yaşıyorlar. (Yuhanna 17:3) İsa’nın takipçilerinin kardeşlik birliğinde büyük mutluluk buluyor ve Yehova’nın hakiki hizmetçilerini tanıtan barışı korumak üzere yoğun çaba harcıyorlar. (İşaya 54:13) Yah Yehova’nın vaatlerini yerine getiren bir Tanrı olduğuna inanç geliştirip ümitlerinin gerçekleşeceğinden emin olarak bunu başkalarıyla paylaşmaktan büyük sevinç duyuyorlar. Yehova’ya tapınan her kişi, O’na tüm gücüyle hizmet etmeye ve başkalarının da bunu yapmasına yardımcı olmaya devam etsin. Herkes İşaya’nın sözlerini ciddiye alıp Yehova’dan Mesih’i aracılığıyla gelecek kurtuluşa sevinsin.

      [Dipnotlar]

      a “Mesih”, ‘meshedilmiş’ anlamına gelen İbranice maşiʹah sözcüğünden türetilmiştir. Yunanca karşılığı Hıristosʹtur.

      b İbranice’de ‘fidanın’ karşılığı neʹtser, ‘Nasıralı’nın karşılığı Notsriʹdir.

      [Sayfa 158’deki resimler]

      Mesih, Kral Davud aracılığıyla Yesse’den çıkan ‘fidandır’

      [Sayfa 162’deki tam sayfa resim]

      [Sayfa 170’deki resim]

      Lût Gölü Ruloları’nda görülen İşaya 12:4, 5 (Tanrı’nın adının geçtiği yerler işaretlenmiştir)

  • Yehova Küstah Bir Kente Haddini Bildiriyor
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On Dördüncü Bölüm

      Yehova Küstah Bir Kente Haddini Bildiriyor

      İşaya 13:1–14:23

      1. İşaya kitabında ne kadar ilerisi anlatılıyor?

      İŞAYA’NIN peygamberlik kitabı, MÖ sekizinci yüzyılda, Asur’un Vaat Edilen Diyarı istilası sırasında yazıldı. İşaya, yazdığı kitabın daha önceki baplarında da görüldüğü gibi, ilerideki olayların seyrini olağanüstü bir doğrulukla bildiriyor. Bununla birlikte, kitapta Asur’un yükselme devrinden sonrası da anlatılıyor. Yehova’ya ahitle bağlı kavmin sürgün edildiği birçok ülkeden döneceği bildiriliyor ki, bu ülkeler arasında Babil’in bulunduğu Şinar da sayılıyor. (İşaya 11:11) Gerçekleşmesiyle böyle bir dönüşe yol açacak şahane bir peygamberliği İşaya kitabının 13. babında buluyoruz. Bu peygamberlik şu sözlerle başlıyor: “Amos oğlu Yeşaya’nın (İşaya) Babil’le ilgili bildirisi.”—İşaya 13:1, YÇ.

      “Gururunu Alçaltacağım”

      2. (a) Hizkiya’nın Babil’le ilişkisi nasıl başlar? (b) Dikilecek “sancak” nedir?

      2 Yahuda’nın Babil’le ilişkisi İşaya’nın yaşadığı günlerde başlar. Kral Hizkiya ağır bir hastalık geçirir, ama sonra iyileşir. Babil’den geçmiş olsun mesajı getiren elçiler gelir. Muhtemelen gizli amaçları, Asur’a açtıkları savaşta Hizkiya’yla ittifaka girmektir. Kral Hizkiya hikmetsizce davranıp onlara bütün hazinelerini gösterir. Bunun üzerine İşaya krala, ölümünden sonra bütün bu servetin Babil’e götürüleceğini söyler. (İşaya 39:1-7) MÖ 607’de Yeruşalim yıkıma uğrayıp kavim sürgün edilince, söylenenler gerçekleşir. Ne var ki, Tanrı’nın seçtiği kavim sonsuza dek Babil’de kalmayacaktır. Yehova, onların yurtlarına dönebilmesini nasıl sağlayacağını da bildirir. Bildirisine şöyle başlar: “Çıplak dağın tepesine sancak dikin! Savaşçıları yüksek sesle çağırıp el sallayın ki soylulara ayrılan kapılardan girsinler.” (İşaya 13:2, YÇ) Babil’i yüksek konumundan indirecek olan bu “sancak”, henüz yükselme aşamasındaki bir dünya gücüdür. Çok uzaklardan açık seçik görülebilmesi için “çıplak dağın tepesine” dikilecek. Babil’e saldırması buyrulan bu yeni dünya gücü, o büyük kenti “soylulara ayrılan kapılardan” –giriş kapılarından– girerek alacak.

      3. (a) Yehova’nın yükselteceği ‘tahsis edilenler’ kimlerdir? (b) Pagan orduların ‘tahsis edilmesi’ ne anlama gelir?

      3 Yehova şimdi şunları diyor: “Tahsis ettiğim kimselere ben emrettim, evet, öfkemden ötürü yiğitlerimi, benim büyüklüğümle şenlik edenleri [övünen yiğitleri, YÇ] çağırdım. Dağlarda kalabalığın gürültüsü, büyük bir kavmın gürültüsü gibi! bir araya birikmiş milletler ülkelerinin kargaşalık gürültüsü! orduların RABBİ cenk için orduyu yoklıyor.” (İşaya 13:3, 4) Kibirli Babil’i devirmekle görevlendirilen bu ‘tahsis edilenler’ kimlerdir? “Bir araya birikmiş milletlerin” toplu haldeki orduları. Onlar Babil’i yerle bir etmek üzere uzaklardaki dağlık bir bölgeden iniyorlar. ‘Uzak bir ülkeden, ufukların ötesinden geliyorlar.’ (İşaya 13:5) Tahsis edilmeleri ne anlama geliyor? Onlar, Yehova’ya hizmetle hiç ilgilenmeyen pagan ordulardır. Ancak, İbranice Kutsal Yazılarda ‘tahsis etme’ ‘Tanrı tarafından kullanılmak üzere ayırma’ anlamına gelir. Yehova, duyduğu öfkeyi göstermek amacıyla, milletlerin ordularını bu iş için ayırıp onların bencil hırslarından yararlanabilir. Asur’u bu amaçla kullandı. Babil’i de aynı amaçla kullanacak. (İşaya 10:5; Yeremya 25:9) Ayrıca, başka milletleri de Babil’i cezalandırmak amacıyla kullanacak.

      4, 5. (a) Yehova, Babil hakkında önceden neler bildiriyor? (b) Babil’e saldıranların nelerin üstesinden gelmesi gerekecek?

      4 Babil henüz egemen dünya gücü olmamıştır. Fakat Yehova, İşaya aracılığıyla bir bildiride bulunarak, Babil’in bu konuma geleceği zamanı önceden haber veriyor. Onun ne şekilde yıkılacağını da anlatıyor. Şunları diyor: “Uluyun! çünkü RABBİN günü yakındır; her şeye Kadir olan tarafından bir yıkım gibi geliyor.” (İşaya 13:6) Evet, Babil’in övünmesi acı bir ulumaya dönüşecek. Neden? ‘Yehova’nın gününden’, başka sözlerle Yehova’nın Babil’e hükmünü infaz edeceği günden ötürü.

      5 Acaba Babil’in yağmalanması nasıl mümkün olacak? Yehova’nın bunun için kararlaştırdığı vakit geldiğinde, kent yıkılmazmış gibi görünecek. İstilacı orduların önce, kentin içinden akarak istihkâm hendeğini dolduran ve içme suyunu sağlayan Fırat Irmağı’nın oluşturduğu doğal savunma hattının üstesinden gelmesi gerek. Sonra sırada, Babil’in aşılmaz gibi görünen çift sıra halindeki kalın surları var. Üstelik, kent yiyecekle dolu olacak. Daily Bible Illustrations kitabı, Babil’in son kralı Nabonidus’un (Nabunaid), “kenti erzakla doldurmak üzere çok büyük çaba harcadığını ve sanıldığına göre, kent halkını yirmi yıl besleyebilecek kadar [gıda maddesi] yığdığını” söylüyor.

      6. Babil’e önceden bildirilen saldırı gerçekleştiğinde, hangi durum görülecek?

      6 Gelgelelim, görünüş aldatıcı olabilir. İşaya şunları diyor: “Bundan ötürü bütün eller gevşiyecek, ve her insan yüreği eriyecek; ve şaşıracaklar; onları ağrılar ve elemler tutacak; doğuran kadın gibi ağrı çekecekler; şaşkın şaşkın birbirlerine bakacaklar; yüzleri alev yüzü.” (İşaya 13:7, 8) Fetih orduları kenti istila ettiğinde, içindekilerin rahatı artık sona erecek, doğuran bir kadın gibi birdenbire ağrı çekecekler. Yürekleri korkudan eriyecek. Felce uğrayacaklar, elleri gevşediğinden kendilerini savunamayacaklar. Yüzleri korku ve acıdan ‘alev alev’ yanacak. Büyük kentlerinin yıkılışı karşısında hayretten donakalıp şaşkın şaşkın birbirlerine bakacaklar.

      7. Yehova’nın hangi ‘günü’ geliyor, Babil için bunun sonuçları ne olacak?

      7 Ne var ki, yıkım kesindir. Babil’in gerçekten acı sonuçlar doğuracak bir hesap günüyle, ‘Yehova’nın günüyle’ karşılaşması gerekiyor. Yüce Yargıç öfkesini gösterecek ve Babil’in suçlu halkına hak ettiği cezayı verecek. Peygamberlik şunları söylüyor: “Memleketi çöl etmek için, ve onun içinden suçlu olanlarını helâk etmek için, işte, RABBİN günü, acımıyan gün, gazapla ve kızgın öfke ile geliyor.” (İşaya 13:9) Babil’in geleceği karanlıktır. Sanki artık güneş, ay ve yıldızlar ışımayacak. “Göklerin yıldızları, ve onların yıldız kümeleri ışıklarını vermiyecekler; güneş doğunca kararacak, ve ay parlak ışığını vermiyecek.”—İşaya 13:10.

      8. Yehova, neden Babil’in yıkılmasını buyuruyor?

      8 Bu kibirli kentin başına neden bunlar gelecek? Yehova şunu diyor: “Kötülüğünden ötürü dünyayı, ve fesatlarından ötürü kötüleri cezalandıracağım; ve kibirlilerin küstahlığını sona erdireceğim, ve korkunç olanların [zalimlerin, YÇ] gururunu alçaltacağım.” (İşaya 13:11) Yehova, kavmine yaptığı gaddarlığın cezası olarak Babil’e tüm öfkesini gösterecek. Babillilerin kötülüğü nedeniyle ülkenin tümü sıkıntı çekecek. Bu kibirli “zalimler” artık Yehova’ya açıktan açığa meydan okuyamayacak!

      9. Yehova’nın hüküm gününde Babil’in başına ne gelecek?

      9 Yehova şunu diyor: “İnsanı has altından, ve bir adamı Ofirin saf altınından daha nadir kılacağım.” (İşaya 13:12) Evet, kent boşaltılıp ıssız bırakılacak. Yehova sözüne şöyle devam ediyor: “Bundan ötürü gökleri titreteceğim, ve ordular RABBİNİN gazabında, ve kızgın öfkesi gününde dünya yerinden oynıyacak.” (İşaya 13:13) Babil’in sayısız tanrı ve tanrıçasından oluşan “gökler” titreyeceğinden ihtiyaç olduğunda kente yardım edemeyecek. “Dünya”, yani Babil İmparatorluğu, yerinden oynayıp, çökmüş imparatorluklardan biri olarak tarihe geçecek. “Vaki olacak ki, kovalanan ceylan gibi, ve toplıyanı olmıyan koyunlar gibi, herkes kavmına yünelecek, ve herkes memleketine kaçacak.” (İşaya 13:14) O güne dek Babil’i destekleyen tüm yabancılar, Babil fatihi dünya gücüyle yeni ilişkiler kurma umuduyla onu yüzüstü bırakıp kaçacaklar. Babil, parlak günlerinde birçoklarına çektirdiği acıyı, fethedilen bir kent olmanın acısını sonunda kendi de çekecek. “Ele geçen her adamın gövdesi delik deşik edilecek; ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da gözleri önünde yere çalınacak [parçalanacak, YÇ]; evleri çapul edilecek, ve karıları kirletilecek.”—İşaya 13:15, 16.

      Tanrı’nın Yıkım Aracı

      10. Yehova, Babil’i yıkmak üzere kimi kullanacak?

      10 Yehova, Babil’i yıkmak üzere hangi dünya gücünü kullanacak? Kendisi, bunun cevabını 200 yıl kadar önceden açıklıyor: “İşte, ben onlara karşı Medleri uyandıracağım, onlar için gümüşün değeri yoktur, ve altınla gönülleri hoş olmaz. Ve yayları gençleri yere çalacak; ve rahmin semeresine acımıyacaklar; gözleri çocukları esirgemiyecek. Ve Allah Sodomu ve Gomorrayı yıktığı gibi ülkelerin izzeti, Kildanîlerin gururunun süsü olan Babil de öyle olacak.” (İşaya 13:17-19) Görkemli Babil yıkılacak ve Yehova yıkım aracı olarak uzaklardan, dağlık Media ülkesinden gelen orduları kullanacak.a Sonunda, çok ahlaksız Sodom ve Gomorra kentleri gibi, Babil de ıssız kalacak.—Tekvin 13:13; 19:13, 24.

      11, 12. (a) Media, dünya gücü konumuna nasıl gelir? (b) Peygamberlik, Media ordularının hangi olağandışı özelliğinden söz ediyor?

      11 İşaya’nın zamanında hem Media, hem de Babil, Asur’un boyunduruğu altındadır. Yaklaşık yüzyıl sonra, MÖ 632’de, Media ile Babil güçlerini birleştirip Asur’un başkenti Ninova’yı yıkarlar. Bu olay Babil’in en etkili dünya gücü olmasına yol açar. Babil, o olaydan 100 yıl kadar sonra Media tarafından yıkılacağını herhalde tahmin edemezdi. Yehova Tanrı’dan başka kim bunu önceden bildirmeye cesaret edebilir?

      12 Yehova, Babil’in yıkımında kullanmak üzere seçtiği aracı tanıtırken, Media ordularının ‘gümüşe değer vermediğini ve altını sevmediğini’ söylüyor. Savaşmaktan yürekleri taşlaşmış askerler için ne olağandışı bir özellik! Mukaddes Kitap bilgini Albert Barnes şunları diyor: “İstilacı ordular arasında ganimet almaya meraklı olmayanlar gerçekten çok azdır.” Media orduları bu konuda Yehova’nın sözlerini haklı çıkarıyor mu? Evet. J. Glentworth Butler tarafından hazırlanan The Bible-Work’te bulunan şu yoruma dikkat edin: “Çoğu savaşçı milletin tersine, Medlerin ve özellikle Perslerin gözünde, kentler alıp şan şeref kazanmanın yanında altının pek değeri yoktu.”b Bu nedenle, Pers hükümdarı Koreş’in, İsrailoğulları’nı Babil’deki sürgünden özgürlüğe kavuşturduğunda, Nebukadnetsar’ın (II. Nabukadnezar) Yeruşalim mabedinden ganimet olarak aldığı binlerce altın ve gümüş kabı onlara geri vermesi pek şaşırtıcı değildir.—Ezra 1:7-11.

      13, 14. (a) Med ve Pers savaşçıları ganimet almaya meraklı değillerse de, hangi konuda hırslıdırlar? (b) Koreş, Babil’in övülen savunma sisteminin nasıl üstesinden gelir?

      13 Med ve Pers savaşçıları ganimete pek meraklı değillerse de, hırslıdırlar. Dünya sahnesindeki herhangi bir millet karşısında ikinci planda kalmaya niyetleri yoktur. Üstelik, Yehova ‘yıkma’ düşüncesini yüreklerine koyuyor. (İşaya 13:6) Bu nedenle, sadece yaylarıyla fırlatmak için değil, Babilli anaların doğurduğu düşmanlarını vurup parçalamak için de kullandıkları madeni oklarla Babil’i almaya kararlıdırlar.

      14 Med ve Pers ordularının önderi Koreş, Babil tahkimatı karşısında yılmaz. MÖ 5/6 Ekim 539 gecesi, Fırat Irmağı’nın akış yönünün değiştirilmesini buyurur. Su seviyesinin düşmesiyle istilacılar, nehir yatağında kalçalarına gelen suyun içinden yürüyerek kente hırsız gibi girerler. Babil halkı gafil avlanır ve şehir düşer. (Daniel 5:30) Yehova Tanrı, İşaya’ya ilhamla bunları önceden bildirtir ve böylece olayları yönlendirdiğine ilişkin hiçbir kuşkuya yer bırakmaz.

      15. Babil’i nasıl bir gelecek bekliyor?

      15 Babil’in yıkımı ne boyutta olacak? Yehova’nın bildirisini dinleyin: “İçinde ebediyen oturulmıyacak, ve nesilden nesle meskûn olmıyacak, ve bedevi orada çadır kurmıyacak; ve çobanlar orada sürülerini yatırmıyacaklar. Ancak orada çölün yabani hayvanları yatacak, ve onların evleri baykuşlarla dolu olacak; ve orada deve kuşları yer tutacaklar, ve yabani keçiler [teke görünümlü cinler, YÇ, dipnot] orada oynaşacaklar. Ve saraylarında kurtlar, ve güzel hisarlarında çakallar uluyacak; vaktinin gelmesi yakındır, ve günleri uzamıyacaktır.” (İşaya 13:20-22) Kent tamamen ıssız kalacak.

      16. Babil’in şimdiki durumu bize ne konuda güvence veriyor?

      16 Bu durum MÖ 539’da hemen meydana gelmedi. Yine de, İşaya’nın Babil hakkında önceden söylediklerinin hepsinin doğru çıktığı bugün apaçık görülüyor. Bir Mukaddes Kitap yorumcusu, Babil “yüzyıllar öncesinden bugüne dek tamamen ıssız ve yıkık durumdadır” diyor. Sonra şunları ekliyor: “Bu sahneyi görüp de, İşaya ve Yeremya’nın önceden bildirdiği olayların en küçük ayrıntısına kadar nasıl gerçekleşmiş olduğunu düşünmemek olanaksızdır.” İşaya’nın zamanında yaşayan hiçbir insanın, Babil’in düşeceğini ve günün birinde ıssız kalacağını önceden bildiremeyeceği açıktır. Her şeyden önce, Babil’in Medler ve Persler önünde düşmesi İşaya kitabının yazılmasından 200 yıl kadar sonra gerçekleşti. Issız kalışıysa ondan yüzyıllar sonra oldu. Bu durum, Mukaddes Kitabın Tanrı’nın ilham edilmiş Sözü olduğuna imanımızı kuvvetlendirmiyor mu? (II. Timoteos 3:16) Üstelik geçmiş zamanlarla ilgili peygamberlikleri yerine getiren Yehova’nın, Mukaddes Kitabın henüz gerçekleşmemiş peygamberliklerini de uygun gördüğü zamanda gerçekleştireceğine kesinlikle güvenebiliyoruz.

      ‘Acıdan Kurtaracak’

      17, 18. Babil’in yenilgisi İsrail için hangi nimetlere yol açacak?

      17 Babil’in düşüşü İsrail için kurtuluş olacak. Bu onların tutsaklıktan salıverilmeleri ve Vaat Edilen Diyara dönme olanağına sahip olmaları anlamına gelecek. Bu nedenle, İşaya şimdi şunları söylüyor: “RAB Yakuba acıyacak, ve İsraili yine seçecek, ve onları kendi toprakları üzerine koyacak; ve yabancı onlarla birleşecek, ve Yakub evine yapışacaklar. Ve kavmlar onları alıp yerlerine getirecekler; ve İsrail evi RABBİN toprağı üzerinde onları köle ve cariye olarak kendine mülk edinecek; ve kendilerini sürgün etmiş olanları sürgün edecekler; ve kendilerine gadretmiş olanlara hâkim olacaklar.” (İşaya 14:1, 2) “Yakub” sözcüğüyle İsrail’in tümü –12 sıptın hepsi– kastediliyor. Yehova, “Yakuba” acıyıp bu milletin yurduna dönmesine izin verecek. Binlerce yabancı da onlarla birlikte gidecek ve bu kişilerin birçoğu mabet hizmetkârı olarak İsrailoğulları’na hizmet edecek. Hatta İsrailoğulları’ndan bazısı, bir zamanlar kendilerini sürgün edenlerin üzerinde yetki sahibi bile olacak.c

      18 Sürgünde yaşamanın ıstırabı bitecek. Bunun yerine, Yehova kavmini ‘acıdan, sıkıntıdan ve yaptığı ağır işlerden kurtaracak.’ (İşaya 14:3) İsrail, köleliğin bedensel yükünden kurtulmanın yanı sıra, sahte tanrılara tapanlar arasında yaşamanın acı ve sıkıntısını da artık çekmeyecek. (Ezra 3:1; İşaya 32:18) Bu konuda yorum yapan Lands and Peoples of the Bible adlı kitap şunları diyor: “Babillilere göre tanrıları, tüm kötü yönleriyle kendi karakterlerini yansıtıyorlardı. Kendileri gibi korkak, ayyaş ve ahmaktılar.” Böyle yozlaşmış bir dinsel çevreden sıyrılmak ne büyük bir kurtuluş olacak!

      19. Yehova tarafından bağışlanabilmek için, İsrail’in ne yapması gerekir, bundan ne öğreniyoruz?

      19 Bununla birlikte, Yehova’nın merhameti koşulsuz değildir. Kavmin, Tanrı’yı kendilerini böylesine ağır şekilde cezalandırmak zorunda bırakan kötülüklerinden pişman olduğunu göstermesi gerekir. (Yeremya 3:25) Yehova yürekten, samimi itiraflarda bulunanları bağışlar. (Nehemya 9:6-37; Daniel 9:5’e bakın.) Bu ilke bugün de geçerlidir. ‘Suç etmeyen adam olmadığına’ göre, hepimiz Yehova’nın merhametine muhtacız. (II. Tarihler 6:36) Merhamet Tanrısı Yehova bizi, iyileşebilmemiz için günahlarımızı Kendisine itiraf edip tövbe etmeye ve yanlış bir yoldaysak bunu bırakmaya sevgiyle davet ediyor. (Tesniye 4:31; İşaya 1:18; Yakub 5:16) Bunu yaparsak, sadece Tanrı’nın lütfuna yeniden kavuşmakla kalmayacak, aynı zamanda rahatlayacağız.—Mezmur 51:1; Süleymanın Meselleri 28:13; II. Korintoslular 2:7.

      Babil’le İlgili Bir ‘Deyiş’

      20, 21. Babil’in komşuları düşüşüne nasıl sevinecekler?

      20 Babil’in en etkin dünya gücü konumuna yükselmesinden 100 yılı aşkın bir süre önce İşaya, dünyanın onun düşmesine göstereceği tepkiyi açıklıyor. Babil’deki tutsaklıktan kurtulacak olan İsrailoğulları’na peygamberlik niteliğinde şunları diyor: “Babil Kralı’nı alaya alarak, ‘Halkı ezenin nasıl da sonu geldi!’ diyecekler, ‘Zorbalığı nasıl da sona erdi!’ RAB kötülerin değneğini, egemenlerin asasını kırdı. O asa ki, halkları gazapla vurdukça vurdu, ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti (dipnot: boyun eğdirdi).” (İşaya 14:4-6, YÇ) Babil, özgürleri köleleştiren zorba bir fatih olarak ad yapmıştır. Kentin yıkılışına övgü olarak söylenen böyle bir deyişin, özellikle bu büyük kentin parlak günlerinde yönetimi elinde tutmuş Babil hanedanına –Nebukadnetsar’la başlayıp Nabonidus ve Belşatsar’la (Belşazar ya da Baltasar) son bulan hanedana– yönelik olması ne kadar yerindedir!

      21 Babil’in düşmesi ne büyük değişiklik getirecek! “Bütün dünya rahatta ve susmuş; birden terennümle coşarlar. Senden ötürü Libnanın erz ağaçları ile beraber serviler de seviniyorlar: Sen yere yatırıldığından beri, bize karşı kesici çıkmadı, diyorlar.” (İşaya 14:7, 8) Babil kralları açısından, çevre milletlerin kralları, kesip canlarının istediği gibi kullandıkları birer ağaca benziyor. Ama bu durum artık sona erdi. Ağaç kesen Babil’in sonunda kendi ağacı kesildi!

      22. Şiirsel bir anlatımda, ölüler diyarı Babil hanedanının devrilmesinden nasıl etkileniyor?

      22 Babil’in devrilişi öylesine şaşırtıcı olacak ki, mezar bile şu tepkiyi verecek: “Ölüler diyarı senin gelişini karşılamak için dibinden kaynaşıyor; senin için ölüleri, dünyanın bütün büyüklerini uyandırıyor; milletlerin bütün kırallarını tahtlarından ayağa kaldırdı. Hepsi sana cevap verip diyecekler: Sen de mi bizim gibi zayıfladın? bize mi benzedin? Haşmetin, ve santurlarının velvelesi ölüler diyarına indirildi; senin altına kurtlar serildi, ve senin üzerini kurtlar örtüyor.” (İşaya 14:9-11) Ne etkili bir şiirsel betimleme! Sanki insanlığın ortak mezarı, yeni geleni karşılamaları için, Babil hanedanından önceki bütün kralları ölüm uykusundan uyandırıyor. Onlar, artık değerli bir divan yerine kurtların kaynaştığı yatakta yatan, üstü pahalı bir yorgan yerine solucanlarla örtülü olan aciz Babil dünya gücünü alaya alıyorlar.

      “Ayak Altında Çiğnenen Leş Gibi”

      23, 24. Babil kralları nasıl aşırı derecede kurumlanıyorlar?

      23 İşaya deyişine şöyle devam ediyor: “Ey parlak yıldız, seherin oğlu, göklerden nasıl düştün! sen ki, milletleri devirirdin, nasıl yere yıkıldın!” (İşaya 14:12) Bencilce gururları, Babil krallarını çevrelerindeki insanlar karşısında kendilerini yüceltmeye yöneltiyor. Güç ve yetkilerini seher vakti gökte parıldayan bir yıldız gibi kurumlanarak kullanıyorlar. Nebukadnetsar’ın Asur’un başaramadığı işi başarıp Yeruşalim’i alması gururlanmaları için özel bir neden oluşturuyor. Bu deyiş, kibirli Babil hanedanının düşünce yapısını şöyle betimliyor: “Göklere çıkacağım, tahtımı Allahın yıldızları üzerine yükselteceğim; ve şimalin sonlarında, cemaat dağında oturacağım: bulutların yüksek yerleri üzerine çıkacağım, kendimi Yüce Allah gibi edeceğim.” (İşaya 14:13, 14) Bundan daha rezilce bir tutum olabilir mi?

      24 Davud’un kraliyet soyundan gelen krallar, Mukaddes Kitapta yıldızlara benzetilir. (Sayılar 24:17) Davud’dan başlayarak bu “yıldızlar” Sion Dağı’ndan saltanat sürdüler. Süleyman’ın Yeruşalim’deki mabedi inşa etmesinden sonra, Sion ismi tüm kent için kullanılır oldu. Kanun ahdi yürürlükteyken, İsrailoğulları’ndan tüm erkekler yılda üç kez Sion’a gitmek zorundaydılar. Böylece, orası “cemaat dağı” oldu. Yahuda krallarına boyun eğdirip onları bu dağdan atmaya karar veren Nebukadnetsar, kendini bu ‘yıldızların’ üzerine çıkarmak niyetinde olduğunu açıkça ortaya vuruyor. Onlara karşı kazandığı zaferin onurunu Yehova’ya vermiyor. Bunun yerine aslında, kurumlanarak kendini Yehova’nın yerine koyuyor.

      25, 26. Babil hanedanı nasıl rezil bir sonla karşılaşıyor?

      25 Oysa gururlu Babil hanedanı için durum tersine dönecek. Tanrı’nın yıldızlarının üzerine çıkmak bir yana, tam tersi olacak. Yehova şunları diyor: “Ölüler diyarına, çukurun en derinine indirileceksin. Seni görenler gözlerini sana dikecekler, senin için düşünüp diyecekler: Dünyayı sarsan, ülkeleri titreten, yeryüzünü çöle döndüren, ve şehirlerini yıkan, esirlerini evlerine salıvermiyen adam bu mu?” (İşaya 14:15-17) Bu hırslı hanedan da herhangi bir insan gibi, ölüler diyarına [Hades ya da Şeol’e] inecek.

      26 O zaman, krallıkları fetheden, yeryüzünü mahveden, sayısız kenti yerle bir eden o güç nereye gitmiş olacak? İnsanları tutsak alan ve vatanlarına salıvermeyen dünya gücü nerede olacak? Babil hanedanının doğru dürüst bir mezarı bile olmayacak. Yehova şunları diyor:“Milletlerin bütün kıralları, her biri kendi evinde [kabrinde], hepsi izzetle yatıyorlar. Fakat sen mekruh bir dal gibi, kabrinden dışarı, uzağa atıldın, çukurun taşlarına inen gövdesi kılıçla delinmiş ölülerle örtülmüşsün; ayak altında çiğnenen leş gibisin. Gömülerek onlarla birleşmiyeceksin, çünkü kendi memleketini harap ettin, kendi kavmını öldürdün; kötülük işliyenlerin zürriyeti ebediyen anılmıyacaktır.” (İşaya 14:18-20) Eski dünyada, bir kralın onurlu şekilde gömülmemesi onun için utanç sayılırdı. Acaba Babil hanedanı hakkında ne denebilir? Bazı kralları ihtimal onurlu şekilde gömülürse de, Nebukadnetsar’ın soyundan gelenler “reddedilen bir dal gibi” atılırlar. Bu hanedan sanki savaşta ölen piyadelerin isimsiz mezarına atılmış gibidir. Ne korkunç bir aşağılama!

      27. Babil’in gelecek kuşakları, atalarının suçundan ötürü ne şekilde acı çekecek?

      27 Deyiş, Babil’i alan Med ve Perslere yönelik son buyruklarla bitiyor: “Atalarının fesadından [suçundan, YÇ] ötürü, onun oğullarını boğazlıyacak yer hazırlayın da ayağa kalkmasınlar, ve diyarı kendilerine mülk edinmesinler, ve dünya yüzünü şehirlerle doldurmasınlar.” (İşaya 14:21) Babil bir daha doğrulmamak üzere yıkılacak. Babil hanedanı kökünden sökülecek. Yeniden ortaya çıkmayacak. Babil’in gelecek kuşakları ‘atalarının suçundan’ ötürü acı çekecek.

      28. Babil krallarının suçu nereden kaynaklanıyordu, bundan nasıl bir ders alıyoruz?

      28 Babil hanedanına bildirilen hükümden değerli bir ders alıyoruz. Babil krallarının suçu, bitmez tükenmez hırslarından kaynaklanıyordu. (Daniel 5:23) Yürekleri iktidar tutkusuyla doluydu. Başkalarına hükmetmek istiyorlardı. (İşaya 47:5, 6) İnsanlarca yüceltilmek için yanıp tutuşuyorlardı, oysa bu hak sadece Tanrı’ya aittir. (Vahiy 4:11) Bu, yetki sahibi kimseler için bir uyarıdır. İsa’nın takipçilerinin cemaatindekiler için de geçerlidir. Hırs ve bencil gurur, Yehova’nın bireylerde de, milletlerde de hoş görmediği özelliklerdir.

      29. Babil krallarının kibri ve hırsı neyi yansıtıyordu?

      29 Babil krallarının kibri “bu dünyanın ilâhı” İblis Şeytan’ın ruhunu yansıtıyordu. (II. Korintoslular 4:4) O da iktidar tutkusuyla yanıp tutuşuyor ve kendini Yehova Tanrı’nın üstüne çıkarmaya can atıyor. Babil kralının ve boyunduruğu altına aldığı kimselerin olayında görüldüğü gibi, Şeytan’ın doymak bilmez hırsı da tüm insanlık için acı ve ıstıraba yol açtı.

      30. Mukaddes Kitapta başka hangi Babil’den de söz ediliyor, o nasıl bir ruh yansıtıyor?

      30 Ayrıca Vahiy kitabında başka bir Babil, “Büyük Babil” hakkında yazılanları okuyoruz. (Vahiy 18:2) Sahte dinin dünya imparatorluğu olan bu teşkilat da kibirli, zorba, zalim bir ruh yansıtıyor. Sonuç olarak o da, ‘Yehova’nın günüyle’ karşı karşıya kalacak ve Tanrı’nın uygun gördüğü zamanda yok edilecek. (İşaya 13:6) “Büyük Babil düştü” haberi 1919’dan beri dünyanın her yerinde duyuruluyor. (Vahiy 14:8) O, Tanrı’nın hizmetçilerini artık elinde tutsak olarak tutamaz duruma geldiğinde bir düşüş yaşadı. Yakında tamamen yok edilecek. Yehova eski Babil’e yönelik şu emri vermişti: “İşine göre ona ödeyin; her ne etti ise, kendisine onu edin, çünkü RABBE karşı, İsrailin Kuddûsuna karşı kibirli oldu.” (Yeremya 50:29; Yakub 2:13) Büyük Babil de aynı hükmü alacak.

      31. Yakında Büyük Babil’in başına neler gelecek?

      31 Bu nedenle, İşaya kitabındaki bu peygamberlikte Yehova’nın bildirdiği son sözler, sadece eski Babil için değil, Büyük Babil için de geçerlidir: “Onlara karşı kalkacağım, ve adı, ve baki kalanı, ve oğlu, ve torunu Babilden kesip atacağım. . . . . Ve onu kirpiye mülk edeceğim, ve su bataklıklarına döndüreceğim; ve onu helâk süpürgesile süpüreceğim.” (İşaya 14:22, 23) Eski Babil’in yıkıntıları, Yehova’nın yakında Büyük Babil’in başına neler getireceğinin göstergesidir. Hakiki tapınmayı sevenler için ne büyük bir teselli! İçimizde kibir, küstahlık ya da acımasızlık gibi şeytani özelliklerin gelişmesine asla izin vermemek üzere bizi mücadele etmeye yönelten ne güçlü bir teşvik!

      [Dipnotlar]

      a İşaya, sadece Medler’in adını veriyorsa da, Babil’e karşı birkaç millet ittifak halinde olacak. Bunlar Med, Pers, Elam ve daha küçük başka milletlerdir. (Yeremya 50:9; 51:24, 27, 28) Komşu milletler, hem Medler’e, hem de Persler’e “Med” derler. Üstelik, İşaya’nın zamanında egemen güç Media’dır. Persia [Persis] ancak Koreş’in [II. Kyros] zamanında egemen olur.

      b Ancak Med ve Perslerin zamanla lükse büyük merak sardıkları anlaşılıyor.—Ester 1:1-7.

      c Örneğin, Daniel, Med ve Pers yönetimi sırasında Babil’de yüksek bir göreve atandı. Ayrıca, ondan 60 yıl kadar sonra, Pers kralı Ahaşveroş’la (I. Kserkses) evlenen Ester kraliçe oldu, Mordekay ise tüm Pers İmparatorluğu’nun başveziri konumuna geldi.

      [Sayfa 178’deki resim]

      Düşen Babil, çöl yaratıklarının uğrak yeri olacak

      [Sayfa 186’daki resimler]

      Eski Babil gibi, Büyük Babil de yıkıntıya dönüşecek

  • Yehova’nın Milletlerle İlgili Tasarısı
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On Beşinci Bölüm

      Yehova’nın Milletlerle İlgili Tasarısı

      İşaya 14:24–19:25

      1. İşaya, Asur’la ilgili hangi hüküm bildirisini kaydeder?

      YEHOVA, kavmini kötülüklerinden ötürü cezalandırmak için milletleri kullanabilir. Ama bu durumda bile o milletlerin gereksiz zalimliklerini, kibirlerini ve hakiki tapınmaya düşmanlıklarını mazur görmez. İşte bu nedenle, çok önceden İşaya’ya ilhamla ‘Babil’e karşı bir bildiri’ kaydettirir. (İşaya 13:1) Ancak, Babil’in oluşturduğu tehlike ilerisi içindir. İşaya’nın zamanında, Tanrı’ya ahitle bağlı kavme baskı yapan Asur’dur. Asur, kuzeydeki İsrail Krallığı’nı yıkar ve Yahuda’nın da büyük bir kısmını mahveder. Ama Asur’un zaferi sınırlı kalır. İşaya şunları yazıyor: “Orduların RABBİ and edip dedi: Gerçek, nasıl düşündümse öyle olacak; . . . . şöyle ki, kendi memleketimde Aşurluyu kıracağım, ve dağlarımın üzerinde onu ayak altında çiğniyeceğim; ve boyunduruğu onların [kavmimin] üzerinden kalkacak, ve yükü onların sırtından kalkacak.” (İşaya 14:24, 25) İşaya’nın bu peygamberliği bildirmesinin üzerinden çok geçmeden, Yahuda’dan Asur tehlikesi kalkar.

      2, 3. (a) Eski zamanlarda, Yehova elini kimlere karşı uzatır? (b) Yehova’nın “bütün milletlere” karşı elini uzatması ne anlama gelir?

      2 Tanrı’ya ahitle bağlı kavme düşman diğer milletler için ne diyelim? Onlar da hüküm almalı. İşaya şunu bildiriyor: “İşte bütün dünyaya karşı tasarlanan tertip budur; ve bütün milletlere karşı uzanmış olan el budur. Çünkü orduların RABBİ tasarladı, ve kim bozar? ve onun eli uzanmıştır, ve onu kim geri çevirir?” (İşaya 14:26, 27) Yehova’nın ‘tasarısı’ sadece bir ‘fikir’ olmaktan öteye geçer. O’nun kesin kararı, kesin buyruğudur. (Yeremya 49:20, 30) Tanrı’nın “eli”, O’nun uyguladığı güçtür. İşaya kitabının 14. babının son ayetlerinde ayrıca, 15 ila 19. baplarda, Yehova’nın Filistiya (Filistî ülkesi), Moab, Şam, Habeş [Etiyopya] ve Mısır’a yönelik tasarısından söz ediliyor.

      3 Bununla birlikte İşaya, Yehova’nın elinin ‘bütün milletlere karşı uzanmış’ olduğunu söylüyor. Şu halde, İşaya kitabındaki bu peygamberlikler, önce geçmiş zamanlarda yerine geliyorsa da, Yehova’nın elinin yerdeki tüm krallıklara karşı uzandığı ‘sonun vaktinde’ de ilke olarak geçerlidir. (Daniel 2:44; 12:9; Romalılar 15:4; Vahiy 19:11, 19-21) Mutlak Güce Sahip Tanrı Yehova, tasarısını uzun zaman önceden güvenle açıklıyor. O’nun uzanmış durumdaki elini kimse çeviremez.—Mezmur 33:11; İşaya 46:10.

      Filistîler’e Karşı “Uçan Yılan”

      4. Yehova’nın Filistîler’e karşı bildirisinin bazı ayrıntıları nelerdir?

      4 Önce Filistîler dikkati çeker. ‘Kral Ahaz’ın öldüğü yıl gelen bildiri’ şöyledir: “Baştan başa, ey Filistin, seni vuran değnek kırıldı diye sevinme; çünkü yılanın kökünden engerek çıkacak, ve onun semeresi yakıcı uçan yılan olacak.”—İşaya 14:28, 29.

      5, 6. (a) Uzziya, ne bakımdan Filistîler için yılan gibiydi? (b) Hizkiya, Filistîler’e nasıl biri olduğunu gösterir?

      5 Kral Uzziya, Filistîler’in yarattığı tehlikeyi engelleyebilecek güçteydi. (II. Tarihler 26:6-8) Kendisine düşmanca davranan komşusunun gözünde yılan gibiydi ve onu değneğiyle sürekli dövüyordu. Uzziya’nın ölümünden, yani ‘değneğin kırılmasından’ sonra, sadık Yotam saltanat sürmeye başladı, fakat ‘kavim kötülüğünü sürdürmekteydi.’ Ardından, Ahaz kral oldu. Durum değişti ve Filistîler Yahuda’ya başarılı baskınlar düzenlediler. (II. Tarihler 27:2; 28:17, 18) Bu kez durum tekrar değişir. MÖ 746’da, Kral Ahaz ölür ve genç Hizkiya tahta geçer. Filistîler işlerin bundan sonra da kendi açılarından iyi gideceğini düşünüyorlarsa tamamen yanılıyorlar. Hizkiya’nın amansız bir düşman olduğu görülür. Uzziya’nın torunlarından (“kökünden” çıkan “semere”) Hizkiya, “uçan yılan” gibi şimşek hızıyla saldırıya geçip zehirli ısırışıyla kurbanlarının canını yakar.

      6 Bu betimleme yeni krala tam olarak uyuyor. “[Hizkiya] Gazaya [Gazze], ve onun sınırlarına kadar . . . . Filistîleri vurdu.” (II. Kırallar 18:8) Asur kralı Sanherib kroniğine göre, Filistîler Hizkiya’nın boyunduruğu altına girerler. Filistiya kıtlık çekerken, zayıf durumdaki Yahuda Krallığı, yani “fakirler”, ya da ‘düşkünler’ güvenliğe ve maddi bolluğa kavuşurlar.—İşaya 14:30, 31’i okuyun.

      7. Hizkiya’nın, Yeruşalim’e gelen elçilere imanla ne demesi gerekir?

      7 Anlaşılan o sırada Yahuda’da, muhtemelen Asur’a karşı ittifak oluşturmaya uğraşan elçiler bulunuyor. Onlara ne yanıt verilmeli? “O milletin ulaklarına ne cevap verilecek?” Hizkiya güvenlikte olabilmek için yabancılarla ittifaka mı girmeli? Hayır! Elçilere şöyle demeli: “RAB Sionun temelini kurmuştur, ve kendi kavmının düşkünleri ona sığınacaklardır.” (İşaya 14:32) Kral, Yehova’ya tam bir güven duymalı. Sion’un temeli sağlamdır. Emin bir sığınak olan kent, Asur saldırısında ayakta kalacak.—Mezmur 46:1-7.

      8. (a) Günümüzde bazı devletler hangi yönlerden Filistîler’e benziyor? (b) Yehova eskiden yaptığı gibi, hizmetçilerine nasıl destek oluyor?

      8 Eski Filistîler gibi, bugün de bazı devletler Tanrı’ya tapınanlara şiddetle karşı koyuyor. Yehova’nın Şahitlerini hapishanelere, toplama kamplarına atıyor. Faaliyetlerini yasaklıyor. Bazılarını öldürüyor. Bu muhalifler, ‘salihin canına karşı toplanmaya’ devam ediyorlar. (Mezmur 94:21) İsa’nın takipçilerinden oluşan bu topluluk, düşmanlarının gözüne “düşkün” ve “yoksul” görünebilir. Oysa düşmanları kıtlık çekerken, onlar Yehova’nın desteğiyle ruhi açıdan bolluk içindeler. (İşaya 65:13, 14; Amos 8:11) Yehova çağdaş Filistîler’e karşı elini uzattığında, bu “düşkünler” güvenlikte olacaklar. Nerede? İsa’nın sağlam köşe taşı olduğu ‘Tanrı’nın ev halkının’ yanında. (Efesoslular 2:19, 20) Ayrıca onlar, İsa Mesih’in Kral olarak saltanat sürdüğü Yehova’nın Gökteki Krallığını simgeleyen “semavi Yeruşalim”in koruması altında da olacaklar.—İbraniler 12:22; Vahiy 14:1.

      Moab Susturulur

      9. Sonraki bildiri kiminle ilgilidir, bu toplum Tanrı’nın kavminin düşmanı olduğunu nasıl gösterdi?

      9 İsrail’in, Ölü Deniz’in (Lût Gölü) doğusunda başka bir komşusu daha var; o da Moab’dır. Filistîler’in tersine Moabiler, İbrahim’in yeğeni Lût’un torunu olduklarından İsrailoğulları’yla akrabadırlar. (Tekvin 19:37) Bu akrabalığa rağmen, Moabiler’in tarihi İsrailoğulları’na düşmanlıklarını ortaya koyan olaylarla doludur. Örneğin Musa’nın günlerinde, Moab kralı İsrailoğulları’nı lanetleyeceğini umduğu peygamber Balam’ı ücret karşılığında tutmuştu. Umudu boşa çıkınca, Moabiler, İsrailoğulları’nı tuzağa düşürmek üzere ahlaksızlığa ve Baal tapınmasına başvurdular. (Sayılar 22:4-6; 25:1-5) Öyleyse, şimdi Yehova’nın İşaya’ya, ‘Moab’la ilgili bildiriyi’ kaleme aldırmasına pek şaşmamalı!—İşaya 15:1a.

      10, 11. Moab’ın başına neler gelecek?

      10 İşaya’nın peygamberliği, Ar, Kir (ya da Kir-hareset) ve Dibon da dahil Moab’daki birçok kent ve yöreye yöneliktir. (İşaya 15:1b, 2a) Moabiler Kir-hareset’in muhtemelen başlıca ürünü olan üzüm pideleri için yas tutacaklar. (İşaya 16:6, 7) Şarapçılığıyla ünlü Sibma ve Yazer’in asması kırılacak. (İşaya 16:8-10) Adı muhtemelen “Üç Yaşında Düve” anlamına gelen Eglat-şelişiya feryatlar koparan gürbüz genç bir inek gibi olacak. (İşaya 15:5) Moabiler’in öldürülmesiyle “Dimon suları” kana bulanacak ve diyarın otları kuruyacak. Muhtemelen düşman güçleri akarsuların önünü kestiğinden, “Nimrim suları” ya mecazi, ya da gerçek anlamda “çöl olacak”.—İşaya 15:6-9.

      11 Moabiler çul ve yas giysileri kuşanacaklar. Utanç ve dövünme simgesi olarak saçlarını kazıyacaklar. Büyük keder içinde olduklarını ve çok alçaltıldıklarını göstermek üzere sakallarını ‘kesecekler.’ (İşaya 15:2b-4) Bu hükümlerin yerine geleceğinden hiç kuşkusu olmayan İşaya derin ıstırap içindedir. Moab’a karşı felaket haberinden dolayı duyduğu acıyla içi “çenk” (arp) gibi inlemektedir.—İşaya 16:11, 12.

      12. İşaya’nın Moab’a karşı söylediği sözler nasıl gerçekleşti?

      12 Bu peygamberlik ne zaman gerçekleşecek? Yakında. “Geçmiş zamanda RABBİN Moab için söylediği söz budur. Fakat RAB şimdi söyliyip dedi: Büyük kalabalığı ile beraber Moabın izzeti, bir ücretlinin yılları gibi, üç yıl içinde hakarete düşürülecek; ve artakalan büyük değil, çok az olacak.” (İşaya 16:13, 14) Bu sözlere uygun olarak, Moab’ın MÖ sekizinci yüzyılda çok büyük kayba uğradığına ve birçok yerleşim alanında nüfusun azaltıldığına ilişkin arkeolojik kanıtlar var. III. Tiglat-pileser, kendisine haraç ödeyen hükümdarlar arasında Moabi Salamanu’yu da saydı. Sanherib, Moab kralı Kammusunadbi’den haraç aldı. Asur kralları, Esarhaddon ve Asurbanipal, Moab kralları Musuri ve Kamuşaltu’yu boyundurukları altına aldıklarını söylediler. Moabiler yüzyıllar önce bir kavim olmaktan çıkmıştı. Moabiler’e ait olduğu düşünülen kentlerin yıkıntıları bulundu, ama buna rağmen, İsrailoğulları’nın bu güçlü düşmanının varlığına ilişkin bugüne dek pek az somut kanıt gün ışığına çıkarılmıştır.

      Çağdaş “Moab” Yok Olup Gidiyor

      13. Günümüzde hangi teşkilat Moab’a benzetilebilir?

      13 Günümüzde dünya çapında eski Moab’a benzer bir teşkilat var. Bu, Hıristiyan Âlemidir ve “Büyük Babil”in en başta gelen kısmıdır. (Vahiy 17:5) Hem Moab, hem de İsrail, İbrahim’in babası Terah’ın soyundan geliyor. Aynı şekilde, bugün İsa’nın meshedilmiş takipçilerinin cemaati gibi, Hıristiyan Âlemi de kökünün birinci yüzyıldaki ilk Hıristiyan cemaatine dayandığını iddia ediyor. (Galatyalılar 6:16) Ne var ki, Moab gibi Hıristiyan Âlemi de ruhi ahlaksızlığı ve tek hakiki Tanrı Yehova’dan başka tanrılara tapınmayı destekleyip yozlaşmıştır. (Yakub 4:4; I. Yuhanna 5:21) Hıristiyan Âleminin yönetici sınıfı, Gökteki Krallığın iyi haberini vaaz edenlere muhalefet ediyor.—Matta 24:9, 14.

      14. Yehova’nın çağdaş “Moab”la ilgili tasarısına rağmen, bu teşkilat içindeki fertler için hangi ümit var?

      14 Moab sonunda susturuldu. Hıristiyan Âleminin de başına aynısı gelecek. Yehova, Asur’un günümüzdeki karşılığını kullanarak onun yok edilmesini sağlayacak. (Vahiy 17:16, 17) Bununla birlikte, bu çağdaş “Moab”ın içindeki fertler için bir ümit var. İşaya, Moab’a yönelik peygamberliğinde, sözünün ortasında şunları söylüyor: “Taht inayetle pekiştirilecek, ve onun üzerinde, Davudun çadırında öyle bir hâkim hakikatla oturacak ki, adaleti arıyacak, ve doğruluğu yapmakta tez davranacak.” (İşaya 16:5) Yehova 1914’te, Kral Davud’un soyundan gelen Kral sıfatıyla İsa’nın tahtını pekiştirdi. İsa’ya krallık vermesi, Yehova’nın sevgiden kaynaklanan iyiliğinin bir göstergesidir ve bu krallık, O’nun Kral Davud’la yaptığı ahit gereğince sonsuza dek sürecek. (Mezmur 72:2; 85:10, 11; 89:3, 4; Luka 1:32) Yumuşak huylu birçok insan, hayat kazanabilmek için çağdaş “Moab”ı terk edip İsa’ya tabi oldu. (Vahiy 18:4) İsa’nın ‘adaleti uluslara ilan edeceğini’ bilmeleri bu kimseler için ne büyük bir tesellidir!—Matta 12:18, Müjde; Yeremya 33:15.

      Şam Enkaz Yığınına Döner

      15, 16. (a) Şam ile İsrail, Yahuda’ya karşı hangi düşmanca adımları atıyorlar, bunun Şam için sonucu ne oluyor? (b) Şam’la ilgili bildiri kimi de içeriyor? (c) Bugün İsa’nın takipçileri İsrail örneğinden hangi dersi alabilirler?

      15 İşaya daha sonra ‘Şam’la ilgili bildiriyi’ kaydediyor. (İşaya 17:1-6’yı okuyun.) İsrail’in kuzeyinde bulunan Şam, ‘Aram’ın (Suriye’nin) başkentidir’. (İşaya 7:8) İsrail kralı Pekah’la ittifak kuran Şamlı Retsin, Kral Ahaz’ın saltanatı sırasında Yahuda’yı istila eder. Ne var ki, Ahaz’ın ricası üzerine Asur kralı III. Tiglat-pileser Şam’a savaş açar ve orayı fethedip halkın çoğunu sürgün eder. Şam bundan sonra Yahuda için bir tehlike olmaktan çıkar.—II. Kırallar 16:5-9; II. Tarihler 28:5, 16.

      16 İsrail Şam’la ittifak halinde olduğundan, Yehova’nın Şam’la ilgili bildirisi, sadakatsiz Kuzey Krallığı’na yönelik hüküm sözleri de içeriyor. (İşaya 17:3-6) İsrail, hasat vakti hemen hiç ekini olmayan bir tarla ya da dallarındaki zeytinlerin çoğu silkelenmiş bir zeytin ağacı gibi olacak. (İşaya 17:4-6) Yehova’ya kendini vakfetmiş kimseler için ne ciddi bir ders! O, özel bağlılık bekliyor ve ancak içtenlikle sunulan kutsal hizmeti kabul ediyor. Ayrıca, kardeşlerine karşı düşmanca davrananlardan da nefret ediyor.—Çıkış 20:5; İşaya 17:10, 11; Matta 24:48-50.

      Yehova’ya Tam Güven

      17, 18. (a) İsrail’de bazıları Yehova’nın bildirilerine nasıl karşılık veriyor, ama genel tepki nedir? (b) Günümüzdeki olaylar, Hizkiya’nın günlerindekilere nasıl benziyor?

      17 İşaya şimdi şunları diyor: “O gün insanlar kendilerini Yaratana yünelecekler, ve gözleri İsrailin Kuddûsuna bakacak. Ve kendi ellerinin işi olan mezbahlara yünelmiyecekler; ve parmaklarının yaptığına bakmıyacaklar, ne Aşerlere, ne de güneş putlarına [buhur sunaklarına, YÇ].” (İşaya 17:7, 8) Evet, İsrail’de bazıları Yehova’nın bu uyarıcı bildirisine kulak veriyor. Örneğin Hizkiya, İsrail kavmini Yahudalılar’la birlikte Fıshı kutlamaya davet etmek üzere ulaklar gönderdiğinde, İsrailoğulları’ndan bazıları bu çağrıya karşılık verip kardeşleriyle birlikte hakiki tapınmaya katılmak üzere güneye gidiyor. (II. Tarihler 30:1-12) Ne var ki, İsrail halkının çoğu daveti getiren ulaklarla alay ediyor. Ülke tam bir irtidat içinde. Bu nedenle, Yehova’nın onunla ilgili tasarısı gerçekleşir. Asur İsrail kentlerini mahveder, ülke çöle dönüşür, otlaklarda ot bitmez.—İşaya 17:9-11’i okuyun.

      18 Günümüz için ne denebilir? İsrail irtidat etmiş bir milletti. Bu nedenle, Hizkiya’nın bu milletin fertlerini hakiki tapınmaya döndürmeye çalışması, bize bugün İsa’nın hakiki takipçilerinin, irtidat etmiş bir teşkilat olan Hıristiyan Âleminin içindeki bireylere aynı konuda yardıma çalışmasını hatırlatıyor. 1919’dan beri, “Tanrı’nın İsraili”nden ulaklar Hıristiyan Âleminin egemen olduğu topraklarda insanları hakiki tapınmaya davet ediyor. (Galatyalılar 6:16) Çoğu daveti geri çeviriyor. Birçokları ulaklarla alay ediyor. Ama bazıları olumlu karşılık veriyor. Bu kimselerin sayısı şimdi milyonlara ulaştı ve bunlar büyük bir sevinçle ‘İsrail’in Kutsalı’nı görmekten’ zevk duyarak O’nun tarafından eğitiliyorlar. (İşaya 54:13) Kutsallıkla ilgisi olmayan sunaklarda tapınmayı, başka sözlerle insan yapısı tanrılara bağlılık ve güven göstermeyi bırakarak büyük bir arzuyla Yehova’ya dönüyorlar. (Mezmur 146:3, 4) İşaya’nın çağdaşı Mika gibi her biri, “ben RABBE bakacağım, kurtuluşumun Allahını bekliyeceğim; Allahım beni işitecek” diyor.—Mika 7:7.

      19. Yehova kimleri azarlayacak, bu onlar için ne demek olacak?

      19 Ölümlü insana bel bağlayanlara ne büyük bir tezat! Bu son günlerde şiddet ve kargaşa insanlığa karayı döven dalgalar gibi darbeler vuruyor. İç huzursuzluk ve devrimler yatışmak bilmeyen asi insanlık ‘denizini’ çalkalıyor. (İşaya 57:20; Vahiy 8:8, 9; 13:1) Yehova bu gürültücü kalabalığı ‘azarlayacak.’ O’nun Gökteki Krallığı, sorun yaratan her örgütü ve kişiyi yok edecek. Onlar “kasırganın önünde diken yumağı gibi savrulacaklar.”—İşaya 17:12, 13, YÇ; Vahiy 16:14, 16.

      20. Milletler tarafından ‘soyulup’ çapul edilmelerine rağmen İsa’nın takipçileri hangi durumdan emindirler?

      20 Sonuç ne olacak? İşaya şunları söylüyor: “Akşam vakti, işte, dehşet, ve sabah olmadan yok oldular. Bizi çapul edenlerin payı, ve bizi soyanların hissesi budur.” (İşaya 17:14) Birçok kimse kaba ve saygısızca davranarak Yehova’nın kavmini soyup “çapul” ediyor. İsa’nın hakiki takipçileri, dünyanın önde gelen dinleriyle hiçbir ilgileri olmadığından –ve olmasını istemediklerinden– önyargılı eleştiricilerine ve bağnaz düşmanlarına kolay bir lokma gibi görünürler. Fakat Tanrı’nın hizmetçileri, sıkıntılarının son bulacağı ‘sabahın’ hızla yaklaştığından emindir.—II. Selânikliler 1:6-9; I. Petrus 5:6-11.

      Habeş İli Yehova’ya Hediye Getiriyor

      21, 22. Daha sonra hangi milletle ilgili hüküm bildiriliyor, İşaya’nın ilhamla söyledikleri nasıl gerçekleşiyor?

      21 Mısır’ın güneyinde bulunan Habeş ili en az iki olayda Yahuda’ya yapılan askeri sefere katılır. (II. Tarihler 12:2, 3; 14:1, 9-15; 16:8) İşaya şimdi bu devlete yönelik hükmü bildiriyor: “Ah, Habeş ilinin ırmakları ötesinde olan kanat vızıltıları memleketi!” (İşaya 18:1-6’yı okuyun.)a Yehova, Habeş’in ‘kesilmesine, koparılıp atılmasına’ karar veriyor.

      22 Dünya tarihi, MÖ sekizinci yüzyılın ikinci yarısında Habeş’in Mısır’ı alıp 60 yıl kadar yönettiğini anlatır. Asur İmparatorları Esarhaddon ve Asurbanipal de Mısır’ı istila ettiler. Asurbanipal’in Teb’i yıkmasıyla Mısır, Asur boyunduruğu altına girdi ve böylece Nil Deltası’nda Habeş egemenliği son buldu. (İşaya 20:3-6’ya da bakın.) Acaba zamanımız için ne denebilir?

      23. Çağdaş “Habeş” nasıl bir rol oynuyor, neden yok edilecek?

      23 Daniel’in ‘sonun vaktiyle’ ilgili peygamberliğinde, Lûbilerle (Libyalılar) Habeşlerin saldırgan ‘kuzey kralının ardınca yürüyecekleri’, başka sözlerle onun emrinden çıkmayacakları anlatılıyor. (Daniel 11:40-43) Habeş’in ‘Magog diyarından Gog’un’ silahlı kuvvetleri arasında olduğundan da söz ediliyor. (Hezekiel 38:2-5, 8) Kuzey Kralının da içinde bulunduğu Gog’un kuvvetleri, Yehova’nın kutsal milletine saldırdıklarında yok edilecekler. Şu halde Yehova’nın egemenliğine karşı koyduğundan, çağdaş “Habeş”e karşı da Tanrı’nın eli kalkacak.—Hezekiel 38:21-23; Daniel 11:45.

      24. Yehova ne şekilde milletlerden “hediye”ler aldı?

      24 Bununla birlikte, peygamberlikte şu da bildiriliyor: “O zaman orduların RABBİNE, . . . . uzun boylu, ve parlak derili milletten, oldukları günden beri korkunç kavmdan, . . . . orduların RABBİNİN isminin yerine [isminin bulunduğu yere], Sion dağına, hediye getirilecek.” (İşaya 18:7) Devletler Yehova’nın egemenliğini kabul etmiyorlarsa da, zaman zaman O’na hizmet eden topluma yararları dokunuyor. Bazı ülkelerdeki yetkililer, meclis ve mahkemelerden Yehova’ya sadakatle tapınanlara yasal haklar veren kanun ve kararlar çıkarıyorlar. (Resullerin İşleri 5:29; Vahiy 12:15, 16) Başka “hediye”ler de veriliyor. “Kırallar sana hediyeler getirecek. . . . . Mısırdan reisler gelecek; Habeş ili Allaha ellerini çabuk uzatacak.” (Mezmur 68:29-31) Günümüzde, Yehova’dan korkan milyonlarca çağdaş ‘Habeş’, tapınma şekliyle O’na ‘sunular’ getiriyor. (Malaki 1:11) Onlar, Gökteki Krallığın iyi haberini dünyanın her yerinde vaaz etmek gibi büyük bir görevi paylaşıyorlar. (Matta 24:14; Vahiy 14:6, 7) Yehova’ya sunulan ne şahane bir hediye!—İbraniler 13:15.

      Mısır’ın Yüreği Eriyor

      25. İşaya 19:1-11’in gerçekleşmesiyle, eski Mısır’ın başına ne geliyor?

      25 Yahuda’nın en yakın güney komşusu, Tanrı’ya ahitle bağlı bu kavmin eski düşmanı Mısır’dır. İşaya kitabının 19. babı, İşaya’nın yaşadığı günlerde Mısır’daki iç huzursuzluğu anlatıyor. Mısır’da iç savaş vardır, ‘şehir şehre karşı, ülke ülkeye karşı’ savaşmaktadır. (İşaya 19:2, 13, 14) Tarihçiler, ülkenin değişik yerlerinde rakip hanedanların aynı anda saltanat sürdüğüne ilişkin kanıtlar sunuyor. Değersiz ‘putları, büyücüleri’ ve övündüğü bilgeliği Mısır’ı ‘sert bir efendinin elinden’ kurtaramıyor. (İşaya 19:3, 4) Asur, Babil, Persia, Yunan ve Roma gibi devletler, Mısır’ı peş peşe fethediyor. Bütün bu olaylarla, İşaya 19:1-11’deki peygamberlikler gerçekleşiyor.

      26. Büyük çaptaki gerçekleşmede, Yehova hükmünü infaz ederken çağdaş “Mısır” halkı nasıl tepki gösterecek?

      26 Ancak, Mısır Mukaddes Kitapta çoğu kez Şeytan’ın dünyasını simgeler. (Hezekiel 29:3; Yoel 3:19; Vahiy 11:8) Öyleyse, İşaya’nın ‘Mısır’la ilgili bildirisi’ acaba daha büyük çapta da gerçekleşiyor mu? Evet, gerçekleşiyor! Peygamberliğin ilk sözleri herkesin dikkatini çekmeli: “İşte, RAB tez giden buluta binmiş de Mısıra gidiyor; ve Mısırın putları onun yüzünden titriyecekler; ve Mısırın yüreği kendi içinde eriyecek.” (İşaya 19:1) Yehova, yakında Şeytan’ın teşkilatına karşı harekete geçecek. O zaman, içinde bulunduğumuz ortamın tanrılarının değersiz olduğu görülecek. (Mezmur 96:5; 97:7) Korkudan “Mısır’ın yüreği kendi içinde eriyecek.” İsa, böyle bir zamanın geleceğini önceden bildirdi: “Denizin ve dalgaların uğultusundan dolayı şaşkınlıkta olan milletlere yeryüzünde sıkıntı olacaktır; insanlar korkudan, ve dünyaya gelmekte olan şeyler için beklemekten bayılacaklar.”—Luka 21:25, 26.

      27. “Mısır”da hangi iç bölünmelerin olacağı önceden bildirildi, bugün bu nasıl gerçekleşiyor?

      27 Yehova, hükmünün infazından önceki günler hakkında peygamberlik niteliğinde şunları diyor: “Mısırlıları Mısırlılara karşı ayaklandıracağım; ve herkes kardeşine karşı, ve herkes komşusuna karşı, şehir şehre karşı, ülke ülkeye karşı cenk edecekler.” (İşaya 19:2) 1914’te Tanrı’nın Gökteki Krallığının kurulmasından bu yana, milletin millete karşı, ülkenin ülkeye karşı kalkmasıyla İsa’nın ‘hazır bulunuşunun alameti’ görülüyor. Kabilelerarası katliamlar, kanlı soykırımlar ve sözde etnik temizlik bu son günlerde milyonlarca can aldı. Son yaklaştıkça bu gibi “ağrılar” daha da şiddetlenecek.—Matta 24:3, 7, 8.

      28. Hüküm gününde, sahte din bu ortamı kurtarmak için bir şeyler yapabilecek mi?

      28 “Mısırlılar’ın cesareti tükenecek, ve tasarılarını boşa çıkaracağım. Yardım için putlara, ölülerin ruhlarına, medyumlarla ruh çağıranlara danışacaklar.” (İşaya 19:3, YÇ) Musa Firavun’un önüne çıktığında, Mısır rahipleri Yehova’nın kudretiyle boy ölçüşemediklerinden utanç verici duruma düştüler. (Çıkış 8:18, 19; Resullerin İşleri 13:8; II. Timoteos 3:8) Aynı şekilde, sahte din de hüküm gününde bu bozuk sistemi kurtaramayacak. (İşaya 47:1, 11-13 ile karşılaştırın.) Mısır sonunda “sert bir efendinin”, Asur’un eline verildi. (İşaya 19:4) O olay, bu sistemin önünde de karanlık bir geleceğin bulunduğunu gösteriyor.

      29. Yehova’nın günü geldiğinde, siyasetçiler işe yarayacak mı?

      29 Siyasal liderler için ne denebilir? Onlar kurtarabilir mi? “Tsoan reisleri bütün bütün sefihtirler [akılsızdırlar]; Firavunun en hikmetli öğütçülerinin öğüdü budalaca oldu.” (İşaya 19:5-11’i okuyun.) Hüküm gününde danışmanların işe yarayacağını ummak ne büyük bir akılsızlık! Dünyanın tüm bilgisine sahip bile olsalar, Tanrısal hikmetten yoksundurlar. (I. Korintoslular 3:19) Yehova’yı reddedip sözde bilime, felsefeye, paraya, zevke ve başka geçici tanrılara bel bağladılar. Bunun sonucu olarak, Tanrı’nın amaçlarından habersizdirler. Aldanıyorlar, şaşkınlar. Yaptıkları işler boşa gidiyor. (İşaya 19:12-15’i okuyun.) “Hikmetli adamlar utandılar, yıldılar, ve ele geçtiler; işte, onlar RABBİN sözünü kendilerinden attılar; ve onlarda hikmetin nesi var?”—Yeremya 8:9.

      Yehova İçin Alamet ve Şahitlik

      30. Ne şekilde “Yahuda Mısır’ı dehşete düşürecek”?

      30 Ancak, “Mısır” yöneticileri “kadın gibi” zayıf iseler de, Tanrısal hikmet arayan kişiler de var. Meshedilenler ve arkadaşları Tanrı’nın “erdemli işlerini” duyuruyorlar. (İşaya 19:16; I. Petrus 2:9, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri) İnsanları Şeytan’ın teşkilatının yakında ortadan kalkacağı konusunda ellerinden geldiğince uyarıyorlar. İşaya bu durumu çok önceden bildirerek şunları diyor: “Yahuda diyarı Mısır için bir dehşet olacak; ve onun adı kendisine anılan [kendisine ondan söz edilen] her adam, ordular RABBİNİN ona karşı ettiği niyetten ötürü yılacak.” (İşaya 19:17) Yehova’nın sadık habercileri, insanlara gidip hakikati anlatırken, Yehova’nın önceden bildirdiği belalar hakkında duyuruda da bulunuyorlar. (Vahiy 8:7-12; 16:2-12) Bu da dünyanın dinsel liderlerini çok rahatsız ediyor.

      31. (a) Eski zamanda, (b) çağımızda, “Kenân dili” Mısır kentlerinde nasıl konuşuluyor?

      31 Bu duyuru işinin şaşırtıcı sonucu nedir? “O gün Mısır diyarında Kenân dili konuşan, ve orduların RABBİNE and eden beş şehir olacak; birine Yıkım şehri denilecek.” (İşaya 19:18) Eskiden, Mısır şehirlerine kaçan Yahudilerin oralarda İbranice konuşmasıyla bu peygamberliğin gerçekleştiği anlaşılıyor. (Yeremya 24:1, 8-10; 41:1-3; 42:9–43:7; 44:1) Günümüzdeyse, çağdaş “Mısır” toprakları içinde Mukaddes Kitap hakikatinin temiz dilini konuşmayı öğrenmiş insanlar var. (Tsefanya 3:9) Beş mecazi şehirden birinin adının “Yıkım” olması, ‘temiz dilin’ bir kısmının Şeytan’ın teşkilatını ortaya serip ‘yıkmakla’ bağlantılı olduğunu gösteriyor.

      32. (a) Mısır diyarının ortasında hangi “sunak” bulunuyor? (b) Meshedilmişler nasıl Mısır sınırında “sütun” gibi duruyor?

      32 Yehova’nın yüce ismi, O’na hizmet eden toplumun duyuruları sayesinde bu ortamda kesinlikle bilinecek. “O gün Mısır’ın ortasında RAB için bir sunak, sınırında da bir sütun dikilecek.” (İşaya 19:19, YÇ) Bu sözler, Tanrı’ya ahitle bağlı meshedilmişlerin konumuna işaret ediyor. (Mezmur 50:5) Onlar bir “sunak” gibi Yehova’ya kurban sunuyorlar; “hakikatin direği ve esası” olarak da O’na şahitlik ediyorlar. (I. Timoteos 3:15; Romalılar 12:1; İbraniler 13:15, 16) ‘Başka koyunlardan’ arkadaşlarıyla birlikte 230’dan fazla ülke ve adada bulunduklarından, ‘Mısır’ın ortasındadırlar.’ Ama dünyanın bir kısmı değildirler. (Yuhanna 10:16; 17:15, 16) Onlar sanki bu dünya ile Tanrı’nın Gökteki Krallığı arasındaki sınırda duruyor ve bu sınırı geçip gökte yaşama ödülünü almaya hazırlanıyorlar.

      33. Meshedilmişler ne bakımlardan ‘Mısır’da bir alamet ve şahit’tir?

      33 İşaya sözüne devam ediyor: “Orduların RABBİNE Mısır diyarında alâmet ve şehadet [şahitlik] için olacak; çünkü sıkıştıranların yüzünden RABBE feryat edecekler, ve onlara bir kurtarıcı ve koruyucu gönderecek, ve onları o azat edecek.” (İşaya 19:20) Meshedilmişler, bir ‘alamet ve şahit’ olarak vaaz etme işine önderlik ediyor ve bu dünyada Yehova’nın ismini yüceltiyorlar. (İşaya 8:18; İbraniler 2:13) Ezilen insanların feryadı dünyanın her tarafında duyuluyorsa da, hükümetler genelde onlara yardım edemiyor. Ama Yehova, bütün yumuşak huylu kimseleri kurtarmak üzere bir Büyük Kurtarıcı, Kral İsa Mesih’i gönderecek. Bu son günler Armagedon savaşında doruğuna ulaştığında, İsa Tanrı’dan korkan insanlara kurtuluş ve sonsuz nimetler getirecek.—Mezmur 72:2, 4, 7, 12-14.

      34. (a) Yehova Kendini “Mısıra” nasıl bildirecek, Mısırlılar O’na hangi kurbanı ve sunuyu verecekler? (b) Yehova “Mısırı” ne zaman vuracak, ardından hangi iyileştirme olacak?

      34 Bu arada, Tanrı her tür insanın tam bilgi kazanıp kurtulmasını arzuluyor. (I. Timoteos 2:4) Bu nedenle İşaya şunları yazıyor: “RAB kendini Mısıra bildirecek, ve o gün Mısırlılar RABBİ bilecekler; ve kurbanla ve takdime ile tapınacaklar, ve RABBE adak adıyacaklar, ve onu ödiyecekler. Ve RAB Mısırı vuracak, vuracak ve iyi edecek; ve RABBE dönecekler, ve yalvarışları kabul olunacak, ve onları iyi edecek.” (İşaya 19:21, 22) Şeytan’ın dünyasına ait her milletten insan, başka sözlerle “Mısırlı”lar Yehova’yı tanıyıp, O’na kurban olarak “ismini ikrar eden dudakların meyvasını” sunarak tapınıyor. (İbraniler 13:15) Yehova’ya adak olarak kendini vakfediyor ve vefayla hizmet ederek bu adağı ödüyor. Yehova bu ortamı Armagedon’da ‘vurduktan’ sonra, Gökteki Krallığını kullanarak insanlığı iyileştirecek. İsa’nın Bin Yıllık Hükümdarlığı sırasında, insanlık ruhsal, zihinsel, ahlaksal ve fiziksel kusursuzluğa eriştirilerek gerçekten iyi edilecek!—Vahiy 22:1, 2.

      ‘Kavmim Mubarek Olsun’

      35, 36. İşaya 19:23-25’in gerçekleşmesiyle, eski zamanlarda Mısır, Asur ve İsrail arasında hangi bağlantılar oldu?

      35 Peygamber o zaman olağanüstü bir gelişme olacağını görüyor: “O gün Mısırdan Aşura büyük yol olacak, ve Aşurlu Mısıra, ve Mısırlı Aşura gelecek; ve Mısırlılar Aşurlularla beraber tapınacaklar. O gün İsrail Mısıra ve Aşura üçüncü, dünya ortasında bereket olacak; çünkü orduların RABBİ: Kavmım Mısır, ve ellerimin işi Aşur, ve mirasım İsrail mubarek olsun, diye onları mubarek kıldı.” (İşaya 19:23-25) Evet, bir gün Mısır ile Asur arasında dostluk ilişkileri olacak. Nasıl?

      36 Yehova geçmişte kavmini milletlerin elinden kurtardığı zamanlar, önlerine sanki özgürlüğe giden büyük yollar açmıştı. (İşaya 11:16; 35:8-10; 49:11-13; Yeremya 31:21) Babil’in yenilmesinden sonra, hem Babil’deki hem de Asur ve Mısır’daki sürgünler Vaat Edilen Diyara geri döndüğünde, bu peygamberlik küçük çapta gerçekleşti. (İşaya 11:11) Ya günümüz için ne denebilir?

      37. Bugün milyonlarca kişi nasıl ‘Asur’ ve “Mısır” arasında sanki büyük bir yol varmış gibi yaşıyor?

      37 Günümüzde, meshedilmiş ruhi İsrailliler’in artakalanı ‘dünya ortasında bir berekettir.’ Hakiki tapınmaya destek oluyor ve her devletin halkına Gökteki Krallık haberini bildiriyor. Bu devletlerden bazıları Asur gibi büyük ölçüde askeri zihniyetle yönetiliyor. Bazılarıysa, Daniel’in peygamberliğindeki bir zamanların ‘güney kralı’ Mısır gibi daha liberaldir. (Daniel 11:5, 8) Militarist ve daha liberal devletlerden milyonlarca kişi hakiki tapınma yolunu benimsemiştir. Böylece, her milletten insan ‘tapınmada’ birleşiyor. Bu insanlar arasında miliyetçiliğin yarattığı ayrımlar yoktur. Birbirlerini seviyorlar ve böylece ‘Asurlu’nun Mısır’a ve Mısırlı’nın Asur’a geldiği’ haklı olarak söylenebiliyor. Sanki birinden diğerine büyük bir yol uzanıyor.—I. Petrus 2:17.

      38. (a) İsrail nasıl “Mısıra ve Aşura üçüncü” olacak? (b) Yehova neden ‘mirasım mubarek olsun’ diyor?

      38 Acaba İsrail nasıl “Mısıra ve Aşura üçüncü” oluyor? ‘Sonun vaktinin’ başlarında Yehova’ya yeryüzünde hizmet edenlerin çoğu, Tanrı’nın İsraili’ni oluşturanlardandı. (Daniel 12:9; Galatyalılar 6:16) 1930’lardan sonra, yerde yaşama ümidine sahip ‘başka koyunların’ bir büyük kalabalığı ortaya çıktı. (Yuhanna 10:16a; Vahiy 7:9) Mısır ve Asur’la temsil edilen milletlerden çıkıp Yehova’nın tapınma evine akın eden bu kişiler, başkalarını da kendilerine katılmaya davet ediyorlar. (İşaya 2:2-4) Meshedilmiş kardeşlerinin yaptığı vaaz etme işini yapıyorlar, onların dayandığı denemelerin benzerlerine dayanıyorlar, gösterdikleri sadakat ve bütünlüğü gösteriyorlar ve onların beslendiği ruhi sofradan besleniyorlar. Gerçekten de, meshedilmişler ve “başka koyunlar” “tek sürü, tek çoban”dırlar. (Yuhanna 10:16b) Gösterdikleri gayret ve tahammülü gören Yehova’nın, bu kimselerin faaliyetlerinden hoşnut kaldığından kimin kuşkusu olabilir? ‘Mirasım mubarek olsun’ diyerek onları kutsamasına hiç şaşmamalı!

      [Dipnot]

      a Bazı bilginler, “kanat vızıltıları memleketi” deyişiyle, zaman zaman Habeş iline akın eden çekirgelerin kastedildiğini ileri sürer. Bazıları da, çağdaş Etiyopya’da yaşayan Hami Galla topluluğunun çeçe sineğine verdiği tsaltsalya adının ses bakımından, ‘vızıltının’ İbranice karşılığı olan tsela·tsalʹı andırdığını söyler.

      [Sayfa 191’deki resim]

      Düşmanlarına saldıran Filistî savaşçıları (MÖ 12. yüzyıldan Mısır’a ait bir oyma yapıt)

      [Sayfa 192’deki resim]

      Moabilere ait bir savaşçıyı ya da tanrıyı gösteren taş kabartma (MÖ 11-8. yüzyıl)

      [Sayfa 196’daki resim]

      Deve üzerinde bir Arami savaşçı (MÖ 9. yüzyıldan)

      [Sayfa 198’deki resim]

      İç huzursuzluk ve devrimler asi insanlık ‘denizini’ çalkalıyor

      [Sayfa 203’teki resim]

      Mısır rahipleri güç bakımından Yehova’yla boy ölçüşemediler

  • Yehova’nın Sizi Yönlendirip Koruyacağına Güvenin
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On Altıncı Bölüm

      Yehova’nın Sizi Yönlendirip Koruyacağına Güvenin

      İşaya 20:1-6

      1, 2. Tanrı’nın kavmi, MÖ sekizinci yüzyılda hangi tehlikeyle karşı karşıyadır, onlardan birçoğu kimlerden korunma beklemeye eğilimlidir?

      BU KİTABIN önceki bölümlerinde görüldüğü gibi, Tanrı’nın kavmi MÖ sekizinci yüzyılda korkunç bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Kana susamış Asurlular birbiri ardınca ülkeler yakıp yıkıyor. Güneydeki Yahuda Krallığı’na saldırmaları sadece an meselesi. Ülke halkı kimden korunma bekleyecek? Yehova’ya ahitle bağlı bu kavmin O’nun yardımına güvenmesi gerek. (Çıkış 19:5, 6) Kral Davud bunu yapmıştı. ‘Yehova benim kayam ve hisarım, evet, kurtarıcımdır’ dedi. (II. Samuel 22:2) Gelgelelim, MÖ sekizinci yüzyılda birçokları sığınak olarak Yehova’ya güvenmiyor. Onlar Mısır ve Habeş’e güvenmeye çok daha istekliler. Asur istilasına karşı bu iki milletin kendilerine siper olacağını sanıyorlar. Ama yanılıyorlar.

      2 Yehova, İşaya peygamber aracılığıyla, Mısır’a ve Habeş’e sığınmaya çalışmanın başlarına felaket getireceğine ilişkin uyarıda bulunuyor. Peygambere ilham edilen sözler çağdaşlarına, Yehova’ya güvenmenin önemi hakkında yararlı bir ders veriyor. Biz de bundan değerli bir ders alabiliriz.

      Kanlı Ülke

      3. Asur’un askeri güce verdiği önemi anlatın.

      3 Asurlular askeri güçleriyle tanınırlardı. Ancient Cities kitabında şunlar kayıtlıdır: “Onlar güce taparlardı ve sadece kuvvet, yiğitlik ve zafer simgesi olan hantal bacaklı, kartal kanatlı, insan başlı devasa aslan ve boğa biçimli taş putlara yakarırlardı. Savaşmak bu milletin başlıca uğraşıydı ve rahipleri hiç durmadan savaşı körüklerlerdi.” Mukaddes Kitap peygamberi Nahum, Asur’un başkenti Nineve’yi ‘kanlı şehir’ olarak nitelemekte haklıydı.—Nahum 3:1.

      4. Asurlular, diğer milletlere nasıl dehşet saçıyorlardı?

      4 Asurluların savaş taktikleri görülmedik derecede vahşiydi. O günlerden kalma kabartmalarda, Asurlu savaşçıların tutsaklarını, burunlarına ve dudaklarına taktıkları kancalarla sürükledikleri görülür. Kargılarıyla bazı tutsakların gözlerini oyarlardı. Bir yazıtta, Asur ordusunun tutsaklarının organlarını kesip şehrin dışına yığarak iki tepe oluşturduğu bir fetih anlatılır. Bu tepelerden biri başlar, diğeri kol ve bacaklar yığınıydı. Fethettikleri yerlerdeki çocukları ateşte yakarlardı. Böylesine bir vahşetin saçtığı dehşet, ordularının geçtiği yerlerde kimsede onlara karşı koyma cesareti bırakmadığından, askeri yönden Asurluların işine yarıyor olmalıydı.

      Aşdod’a Karşı Savaş

      5. İşaya’nın zamanındaki güçlü Asur kralı kimdi, onunla ilgili Mukaddes Kitap kaydı nasıl doğrulandı?

      5 İşaya’nın zamanında Asur İmparatorluğu, Kral Sargon’un yönetiminde görülmemiş bir güce erişti.a Eleştirmenler uzun yıllar bu kralın varlığından kuşku duydular, çünkü dindışı kaynaklarda ondan söz edildiğine hiç rastlanmamıştı. Bununla birlikte, zamanla arkeologlar, Sargon’un sarayının yıkıntılarını buldular ve böylece Mukaddes Kitap kaydı doğrulandı.

      6, 7. (a) Sargon muhtemelen hangi nedenlerle Aşdod’a saldırı emri verir? (b) Aşdod’un düşüşü, Filistiya’nın komşularını nasıl etkiler?

      6 İşaya, Sargon’un askeri seferlerinden birini kısaca anlatıyor: ‘Tartanın Aşdod’a geldiği yıl, Asur kralı Sargon onu gönderdi ve Aşdod’a karşı cenk edip onu aldı.’ (İşaya 20:1)b Sargon, Filistî kenti Aşdod’a neden saldırı emri verir? Bunun birinci nedeni Filistiya Mısır’ın bir müttefikidir ve Dagon Tapınağı’nın kurulu olduğu Aşdod, Mısır’dan Filistiya’ya uzanan kıyı yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu nedenle, kent stratejik bir noktadadır. Orasının ele geçirilmesine, Mısır’ın fethi için ilk adım gözüyle bakılabilir. Ayrıca, Asur kayıtlarında Aşdod kralı Azuri’nin Asur’a karşı bir komplo kurduğu yazılıdır. Bu nedenle Sargon, baş kaldıran kralı tahttan indirip, yerine erkek kardeşi Ahimiti’yi geçirir. Fakat mesele bununla halledilmez. Başka bir isyan daha patlak verir ve Sargon bu sefer çok daha sert önlemler alır. Aşdod’a bir saldırı düzenler, kent kuşatılıp alınır. İşaya 20:1 muhtemelen bu olaydan söz etmektedir.

      7 Aşdod’un düşüşüyle, başta Yahuda olmak üzere komşuları üzerinde kara bulutlar belirir. Yehova kavminin, ‘insan gücüne’, örneğin güneydeki Mısır ve Habeş’e güvenme eğiliminde olduğunu bilir. Bu nedenle, İşaya’yı temsili canlandırma yoluyla müthiş bir uyarıyı aktarmakla görevlendirir.—II. Tarihler 32:7, 8.

      “Çıplak ve Yalın Ayak”

      8. İşaya ilham altında, peygamberlik anlamı taşıyan bir uyarıyı nasıl canlandırır?

      8 Yehova İşaya’ya şöyle der: “Git, ve belindeki çulu çöz, ve ayağından çarığını çıkar.” İşaya Yehova’nın emrini yerine getirir. “Öyle yaptı, çıplak ve yalın ayak yürüdü.” (İşaya 20:2) Çul, peygamberlerin sık sık giydiği kaba dokunmuş bir giysidir. Bazen bir uyarı mesajıyla bağlantılı olarak giyilir. Kritik dönemlerde ya da bir felaket haberi alındığında da giyilir. (II. Kırallar 19:2; Mezmur 35:13; Daniel 9:3) Acaba İşaya’nın çıplak dolaşması, gerçekten çırılçıplak olduğu anlamına mı geliyor? Böyle olması gerekmiyor. “Çıplak” olarak çevrilen İbranice sözcük, birinin yarı çıplak ya da ince giyinmiş olduğu anlamına da gelebilir. (I. Samuel 19:24) Öyleyse, İşaya belki sadece içine giydiği kısa tüniğin üzerindekileri çıkarmış olabilir. Asur kabartmalarında, erkek tutsaklar sık sık böyle resmedilmişlerdir.

      9. İşaya’nın davranışının peygamberlik anlamı nedir?

      9 İşaya’nın acayip davranışının anlamı belirsiz bırakılmaz: “RAB dedi: Mısır için ve Habeş ili için alâmet ve örnek olarak kulum İşaya nasıl üç yıl çıplak ve yalın ayak yürüdü ise; Aşur kıralı da, Mısıra utanç olsun diye Mısır esirlerini, ve Habeş sürgünlerini, gençleri ve kocamış adamları, böylece çıplak ve yalın ayak, ve oturak yerleri açık olarak sürecek.” (İşaya 20:3, 4) Evet, Mısırlılar ve Habeşler yakında tutsak alınıp götürülecekler. Hiçbiri esirgenmeyecek. ‘Gençler ve kocamış adamlar’ –çocuklar ve yaşlılar– bile mal mülkleri ellerinden alınarak sürgüne götürülecek. Yehova bu iç karartıcı betimleme ile Yahuda’da oturanlara, Mısır’a ve Habeş’e güvenmelerinin boşa çıkacağına ilişkin uyarıda bulunuyor. Bu devletlerin çöküşü, onların “çıplak” kalmalarıyla –en kötü şekilde alçaltılmalarıyla– sonuçlanacak!

      Ümitler Paramparça Olur, Güzellik Solar

      10, 11. (a) Mısır’ın ve Habeş’in Asur karşısında güçsüz kaldığını fark eden Yahuda’nın tepkisi ne olacak? (b) Yahuda’da oturanlar neden Mısır’a ve Habeş’e güveniyor olabilir?

      10 Daha sonra Yehova, kavminin güvenip sığındığı Mısır’ın ve Habeş’in Asur karşısında güçsüz kaldığını fark ettiğinde göstereceği tepkiye ilişkin peygamberlikte bulunuyor. “Güvendikleri Habeş ilinden dolayı, ve (güzelliğiyle) övündükleri Mısırdan dolayı şaşıracaklar ve utanacaklar. Ve bu kıyı memleketinde oturan adam o gün diyecek: İşte, Aşur kıralının önünden kurtulmak için yardım bulalım diye kendisine kaçıp sığındığımız böyle oldu; biz nasıl kaçıp da kurtuluruz?”—İşaya 20:5, 6.

      11 Yahuda, Mısır’ın ve Habeş’in gücüyle karşılaştırıldığında önemsiz bir kıyı ülkesi gibi görünüyor. Bu “kıyı memleketinde” oturanlardan bazıları belki etkileyici piramitleriyle, heybetli tapınaklarıyla, meyve bahçeleri içindeki havuzlu geniş villalarıyla Mısır’ın güzelliğine hayrandır. Mısır’ın görkemli mimarisi, istikrar ve kalıcılığının kanıtı gibi görünüyor. Bu ülkenin yıkılması mümkün değil! Ayrıca, Habeş’in okçuları, savaş arabaları ve atlıları da Yahudileri etkiliyor olmalı.

      12. Yahuda’nın kime güvenmesi gerek?

      12 Mısır’a ve Habeş’e güven duyan Tanrı’nın sözde kavminin, İşaya’nın canlandırdığı uyarı ve Yehova’nın peygamberlikleri karşısında ciddi olarak düşünmesi gerek. İnsana güvenmektense, Yehova’ya güvenmeleri ne kadar yerinde olur. (Mezmur 25:2; 40:4) Olaylar gelişirken Yahuda, Asur kralından müthiş zulüm görür ve daha sonra mabedinin ve başkentinin Babillilerce yıkıldığına tanık olur. Buna rağmen, büyük bir ağacın kütüğü gibi “onda biri”, bir “mukaddes zürriyet” artakalır. (İşaya 6:13) İşaya’nın mesajı, zamanı gelince Yehova’ya güvenmeye devam eden bu küçük grubun imanını büyük ölçüde kuvvetlendirecek!

      Yehova’ya Güvenin

      13. Bugün hangi baskılar iman eden ya da etmeyen herkesi etkiliyor?

      13 Mısır’a ve Habeş’e duyulan güvenin boşa çıkacağıyla ilgili İşaya kitabındaki uyarı sadece geçmişe özgü bir uyarı değildir. Günümüz için de pratik bir değer taşır. ‘Çetin anlarda’ yaşıyoruz. (II. Timoteos 3:1) Ekonomik felaketlerin, yaygın yoksulluğun, siyasal istikrarsızlığın, iç huzursuzluğun, küçük ve büyük çaplı savaşların sadece Tanrı’nın yönetimini reddedenler değil, Yehova’ya tapınanlar üzerinde de yıkıcı etkileri oluyor. Herkes şu soruyla karşı karşıya bulunuyor: ‘Yardım için kime başvurayım?’

      14. Neden sadece Yehova’ya güvenmeliyiz?

      14 İnsanın yaratıcı gücünü ve teknolojiyi kullanarak sorunları halledeceğini söyleyen günümüzün ekonomi uzmanları, siyasetçileri ve bilim adamları bazılarını etkileyebilir. Ama Mukaddes Kitap açıkça şunu diyor: “RABBE sığınmak, emîrlere [baş konumundaki insanlara] güvenmekten iyidir.” (Mezmur 118:9) Peygamber Yeremya’nın yerinde olarak belirttiği nedenden dolayı, insanın barış ve güvenlik getirmek için yaptığı tüm planlar boşa gidecek: “Ya RAB, bilirim ki, insanın yolu kendi elinde değildir; adımlarını doğrultmak yürüyen insanın elinde değildir.”—Yeremya 10:23.

      15. Sıkıntı içindeki insanlık için tek ümit nedir?

      15 Şu halde, Tanrı’nın hizmetçilerinin bu dünyanın görünüşteki gücü ya da bilgeliğinden fazla etkilenmemesi gerekir. (Mezmur 33:10; I. Korintoslular 3:19, 20) Sıkıntı içindeki insanlık için tek ümit Yaratıcı Yehova’dır. O’na güvenenler kurtulacak. Resul Yuhanna’nın ilham altında yazdığı gibi, “dünya ve onun şehveti geçer, fakat Allahın iradesini yapan ebediyen durur.”—I. Yuhanna 2:17.

      [Dipnotlar]

      a Tarihçiler bu krala II. Sargon lakabını verirler. Ondan çok önceleri yaşamış bir krala –Asur değil, bir Akkad kralına– “I. Sargon” lakabı verilir.

      b “Tartan” bir isim değil, imparatorluğun muhtemelen en güçlü ikinci kişisi olan Asur ordusunun başkomutanına verilen unvandır.

      [Sayfa 209’daki resim]

      Asurlular, bazı tutsakların gözlerini oyarlardı

      [Sayfa 213’teki resimler]

      Bazıları insanların başarılarından etkilenebilir, oysa Yehova’ya güvenmek en doğru davranıştır

  • ‘Babil Düştü’
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On Yedinci Bölüm

      ‘Babil Düştü’

      İşaya 21:1-17

      1, 2. (a) Mukaddes Kitabın ana teması nedir, fakat İşaya kitabında hangi önemli yan tema görülüyor? (b) Mukaddes Kitap Babil’in düşüşü temasını nasıl geliştiriyor?

      MUKADDES KİTAP, tek bir ana teması olan ve eserin tümünü daha da özgünleştirmek amacıyla yan temalar eklenen görkemli bir müzik parçasına benzetilebilir. Mukaddes Kitabın da böyle tek bir ana teması vardır. Bu, Mesihi Krallık aracılığıyla Yehova’nın egemenlik hakkının doğrulanmasıdır. Ama devamlı yinelenen başka önemli temalar da içerir. Bunlardan biri Babil’in düşüşüyle ilgilidir.

      2 Bu tema önce İşaya kitabının 13 ve 14. baplarında işlenir. Sonra 21. bapta ve tekrar 44 ve 45. baplarda yinelenir. Aynı tema, yüz yıl sonra Yeremya tarafından genişletilir ve Vahiy kitabında görkemli şekilde noktalanır. (Yeremya 51:60-64; Vahiy 18:1–19:4) Mukaddes Kitabı ciddiyetle inceleyen herkesin, Tanrı’nın Sözünün bu önemli yan temasıyla ilgilenmesi gerekir. İşaya kitabının 21. babındaki peygamberlik, bu büyük dünya gücünün konumunu yitirişi hakkında çok ilginç ayrıntılar verdiğinden, bize bu yönde yardımcıdır. Daha sonra, İşaya kitabının 21. babının, Mukaddes Kitaptaki başka önemli bir tema üzerinde de durduğunu göreceğiz. Bu tema, İsa’nın bir takipçisi olarak bizim, bugün ne derece uyanık olduğumuzu anlamamızı sağlar.

      “Çetin Bir Rüyet”

      3. Babil’e neden “deniz çölü” deniyor, bu unvan ilerisi hakkında ne gösteriyor?

      3 İşaya kitabının 21. babı ‘Deniz çölüyle ilgili bildiri’ denen şu felaket haberiyle başlar: “Cenubda [güneyde] kasırgalar nasıl zorlu saldırırsa, çölden, korkunç diyardan, o da öyle geliyor.” (İşaya 21:1) Fırat Irmağı’nın iki yakasına kurulu Babil’in doğu yarısı iki büyük ırmağın, Fırat ve Dicle’nin arasındaki bölgede yer alır. Denize epeyce uzaktır. Acaba oraya neden “deniz çölü” deniyor? Babil’in bulunduğu bölge her yıl sular altında kalıp geniş bataklık bir ‘denize’ dönüştüğünden. Bununla birlikte, Babilliler hendekler, savaklar ve kanallar açarak bu su çölünü denetim altında tutabiliyorlar. Dâhiyane bir fikirle bu suları kentin savunma sisteminin bir kısmı olarak kullanıyorlar. Gelgelelim, insanların çabaları Babil’i Tanrısal hükümden kurtaramayacak. Orası eskiden çöldü, yine çöl olacak. Babil’in başına, İsrail’e zaman zaman güneydeki çölden gelen korkunç kasırgalardan biri gibi bir felaket gelmek üzere.—Zekarya 9:14 ile karşılaştırın.

      4. Vahiy kitabındaki “Büyük Babil” rüyetinde “su” ve “çöl” öğeleri nasıl geçiyor, “sular” ne anlama geliyor?

      4 Bu kitabın 14. bölümünden öğrendiğimiz gibi, eski Babil’in çağdaş bir karşılığı var: sahte dinin dünya imparatorluğu olan “Büyük Babil.” Vahiy kitabında Büyük Babil betimlenirken, aynı şekilde onunla “çöl” ve “sular” arasında bağlantı kuruluyor. Resul Yuhanna Büyük Babil’i görmek üzere çöle götürülüyor. Ona Büyük Babil’in, ‘birçok halk, toplum, ulus ve dili’ simgeleyen ‘çok sular üzerinde oturduğu’ söyleniyor. (Vahiy 17:1-3, 5, 15) Halkın desteği sahte dinin ayakta kalmasında her zaman çok önemli bir rol oynamışsa da, bu gibi “sular” ilerde onu korumayacak. Eski karşılığı gibi, o da sonunda bomboş, terk edilmiş ve ıssız kalacak.

      5. Babil’in nasıl “hain” ve “harap eden” olarak adı çıkıyor?

      5 Babil, İşaya’nın zamanında henüz egemen dünya gücü olmamışsa da, Yehova onun bu konuma geldiğinde gücünü kötüye kullanacağını önceden görüyor. İşaya anlatımına devam ediyor: “Bana çetin bir rüyet bildirildi; hain hainlik etmede, harap eden de harap etmede.” (İşaya 21:2a) Gerçekten de Babil, Yahuda da dahil, aldığı tüm ülkelere haince davranıp onları harap edecek. Babilliler, Yeruşalim’i yağmalayıp mabedi talan edecek ve halkı tutsak alıp Babil’e götürecekler. Orada, inançlarıyla alay ettiği ve yurtlarına dönmeleri için hiçbir ümit vermediği bu zavallı tutsaklara haince davranacak.—II. Tarihler 36:17-21; Mezmur 137:1-4.

      6. (a) Yehova hangi iniltileri sona erdirecek? (b) Babil’e hangi milletlerin saldıracağı bildiriliyor, bu nasıl gerçekleşiyor?

      6 Evet Babil, zor günler yaşayacağını gösteren bu ‘çetin rüyeti’ fazlasıyla hak ediyor. İşaya peygamberliğine devam eder: “Ey Elam, saldır! Ey Meday, onu kuşat! Onun neden olduğu iniltileri sona erdireceğim.” (İşaya 21:2b, YÇ) Bu hain imparatorluğun zulmettiği kimseler kurtuluşa kavuşacak. İniltileri nihayet sona erecek. (Mezmur 79:11, 12) Bu kurtuluş kimlerin aracılığıyla gelecek? İşaya, Babil’e saldıracak iki milletin adını veriyor: Elam ve Media. İki yüzyıl sonra, MÖ 539’da Babil’e saldıran Med ve Pers birleşik gücüne Persli Koreş komuta edecek. Elam’a gelince, onun hiç değilse bir kısmı MÖ 539’dan önce Pers hükümdarlarının eline geçecek.a Böylece, Pers güçlerinin içinde Elamlar da olacak.

      7. Gördüğü rüyet İşaya’nın üzerinde nasıl bir etki bırakıyor, bu neyi gösteriyor?

      7 Bu rüyetin İşaya’nın üzerinde bıraktığı etkiye dikkat edin: “Bundan dolayı belime sancı yapıştı; beni, doğuran kadının ağrıları gibi ağrılar tuttu; öyle acı çekiyorum ki, işitemiyorum; öyle korkuyorum ki, gözüm göremiyor. Yüreğim şaşkın oldu, beni dehşet yıldırdı; sevdiğim alaca karanlık benim için bir titreme oldu.” (İşaya 21:3, 4) Anlaşılan peygamber, derin düşünebilmek için ideal bir vakit olan alacakaranlıktan hoşlanıyor. Fakat akşam karanlığı ona artık sadece korku, acı ve ürperti verdiğinden, gözünde eski çekiciliğini yitirmiş. Doğuran kadın gibi ağrı çekiyor ve yüreği “şaşkın.” Bir bilgin, bu ifadeyi “yüreğim küt küt atıyor” şeklinde tercüme ederek, bununla nabzın hızlı ve düzensiz atışının kastedildiğini belirtiyor. Bunca sıkıntı neden? Anlaşılan, İşaya’nın duyguları gelecekteki olaylarla bağlantılıdır. MÖ 5/6 Ekim 539 gecesi Babilliler benzer bir dehşet yaşayacaklar.

      8. Babilliler, düşmanları surların hemen dışında bulunduğu halde, peygamberlikte bildirildiği gibi nasıl davranıyorlar?

      8 Tarihsel önem taşıyan o akşam karanlık çökerken, az sonra yaşayacakları dehşet Babilliler’in akıllarının ucundan bile geçmiyor. İşaya bu olaydan iki yüzyıl kadar önce şunları bildirir: “Sofrayı hazırlıyorlar; halılar yayıyorlar, yiyip içiyorlar.” (İşaya 21:5a) Evet, küstah Kral Belşatsar bir şölen veriyor. Yüksek rütbeli bin adamının yanı sıra çok sayıdaki karılarının ve cariyelerinin oturacağı yerler de hazırlanmış. (Daniel 5:1, 2) Cümbüş yapanlar, surların dışında bir ordunun bulunduğunu biliyorlarsa da, kentin zaptedilmesinin olanaksız olduğuna inanıyorlar. Babil’in devasa surları ve derin hendeği ona ele geçirilemez bir görünüm veriyor. Tanrıları çok olduğundan kentin alınabileceği akla bile gelmiyor. Dolayısıyla onlar “yiyip içiyorlar.” Belşatsar sarhoş oluyor ve herhalde sarhoş olan tek kişi de o değil. İşaya’nın peygamberliğin devamındaki sözlerinden anlaşıldığı gibi, yüksek devlet memurlarını ayıltmak gerektiğine göre, onların da sarhoş oldukları anlaşılıyor.

      9. ‘Kalkanı yağlamak’ neden zorunlu hale gelir?

      9 “Kalkın, ey reisler! kalkanı yağlayın.” (İşaya 21:5b) Ziyafet aniden son buluyor. Reisler ayılmak zorunda kalıyorlar! Yaşlı peygamber Daniel salona çağrılıyor ve Yehova’nın Babil kralı Belşatsar’a, İşaya’nın anlattığına benzer bir dehşet yaşattığına tanık oluyor. Medler, Persler ve Elamlar’dan oluşan birleşik güç kentin savunma sistemini aştığında, kralın önde gelen adamları arasında kargaşa başlıyor. Babil çok çabuk düşüyor! Peki acaba ‘kalkanı yağlamak’ ne anlama geliyor? Bir ülkenin kralı, ülkesinin savunucusu ve koruyucusu olduğundan, Mukaddes Kitap bazen ondan ülkesinin kalkanı olarak da söz eder.b (Mezmur 89:18) Şu halde İşaya kitabında geçen bu ayet, muhtemelen yeni bir krala ihtiyaç duyulacağını belirtiyor. Neden? Çünkü, Belşatsar “o gece” öldürülür. Böylece ‘kalkanı yağlama’, yani yeni bir kral atama gereksinimi doğar.—Daniel 5:1-9, 30.

      10. İşaya’nın hainlik edenle ilgili peygamberliğinin gerçekleşmesi, Yehova’ya tapınanları nasıl teselli edebilir?

      10 Bu kayıt, hakiki tapınmayı seven herkesi teselli edebilir. Günümüzdeki Babil, yani Büyük Babil de eski karşılığı kadar hain ve harap edicidir. Dinsel liderler, geçmişte olduğu gibi günümüzde de Yehova’nın Şahitlerinin zulüm görmesi, ceza niteliğinde vergilere tabi tutulması ve faaliyetlerinin yasaklanması için her tür entrikayı çeviriyorlar. Fakat bu peygamberliğin bize hatırlattığı gibi, Yehova yapılan bütün bu hainlikleri görüyor ve bunları cezasız bırakmayacak. Kendisini yanlış tanıtan ve hizmetçilerine kötü davranan tüm dinleri ortadan kaldıracak. (Vahiy 18:8) Böyle bir şey olabilir mi? Bunun olacağına inancımızın pekişmesi için, Tanrı’nın hem eski Babil’in, hem de çağdaş karşılığının yıkılışıyla ilgili uyarılarının nasıl gerçekleştiğine şöyle bir bakmamız yeterli olur.

      ‘Düştü’

      11. (a) Gözcünün sorumluluğu nedir, günümüzde kim gözcü gibi etkinlik gösteriyor? (b) Eşeklerin ve de develerin çektiği savaş arabaları neyi temsil ediyor?

      11 Yehova şimdi peygambere hitap ediyor. İşaya şunu yazıyor: “Rab bana dedi ki: ‘Git, bir gözcü dik; gördüğünü bildirsin.’ ” (İşaya 21:6, YÇ) Bu sözler, aynı bapta geçen başka önemli bir temayı –gözcü ya da bekçi temasını– vurguluyor. İsa, kendisini izleyenleri “uyanık” kalmaya teşvik ettiğinden, bu tema günümüzde onun tüm hakiki takipçilerini ilgilendiriyor. ‘Sadık ve basiretli köle,’ Tanrı’nın hüküm gününün yakınlığı ve bu yoz dünyanın tehlikeleri konusunda gördüklerini bildirmekten hiçbir zaman vazgeçmedi. (Matta 24:42, 45-47) İşaya’nın rüyetindeki gözcü neler görüyor? “Savaş arabalarının, atlara, eşeklere, develere binmiş insanların çifter çifter geldiğini görünce dikkat kesilsin.” (İşaya 21:7, YÇ) Tek tek sayılan bu savaş arabaları muhtemelen savaşta, eğitilmiş hızlı atlarla çekilen araba dizilerini temsil ediyor. Eşeklerin çektiği savaş arabalarıyla develerinki, bu saldırıyı başlatmak üzere birleşen Med ve Pers güçlerini çok güzel betimliyor. Savaşlarda Pers ordusunda hem eşeklerin, hem de develerin kullanıldığını zaten tarih de doğruluyor.

      12. İşaya’nın rüyetindeki gözcü hangi nitelikleri gösteriyor, bugün bu nitelikler kimler için de gerekli?

      12 Gözcü bu durumda bir haber vermek zorunda. “[Gözcü] aslan gibi bağırdı: Ya Rab [Yehova], daima gündüzün kule üzerinde durmaktayım, ve bütün geceler nöbetimde beklemekteyim; ve işte, bir bölük insan, çift çift atlılar geliyor.” (İşaya 21:8, 9a) Rüyetteki gözcü ‘aslan gibi’ cesaretle bağırıyor. Babil gibi ürkütücü bir millete hüküm mesajını bağırarak bildirmek cesaret ister. Başka bir nitelik daha ister ki, o da tahammül ya da dayanma gücüdür. Gözcü dikkatinin dağılmasına asla izin vermeden gece gündüz nöbet yerinde kalıyor. Aynı şekilde, gözcü sınıfının da bu son günlerde cesaret ve dayanma gücüne ihtiyacı var. (Vahiy 14:12) Bu nitelikler İsa’nın tüm hakiki takipçileri için de gerekli.

      13, 14. (a) Eski Babil nasıl bir felaket yaşıyor, putlarının parçalanması ne anlama geliyor? (b) Büyük Babil de nasıl ve ne zaman benzer bir düşüş yaşadı?

      13 İşaya’nın rüyetteki gözcüsü, bir savaş arabasının ilerlediğini görüyor. Ne haber veriyor? “Cevap verip dedi: Yıkıldı (düştü), Babil yıkıldı (düştü); ve ilâhlarının bütün oyma putları yere çalınıp parçalandı.” (İşaya 21:9b) Ne heyecan verici bir haber! Tanrı’nın kavmini harap eden bu hain sonunda düştü!c Acaba Babil’in oyma putlarının parçalanması ne anlama geliyor? Med ve Pers istilacılarının, Babil tapınaklarına girip sayısız putu paramparça edecekleri anlamına mı geliyor? Hayır, kastedilen bu değil. Babil tanrılarına ait putların parçalanması, onların kenti koruyacak güçten yoksun olduklarının açıkça ortaya konacağı anlamına geliyor. Ayrıca Babil, Tanrı’nın kavmine artık zulmedemez duruma geldiğinde bir yıkım yaşayacak.

      14 Büyük Babil için ne denebilir? Birinci Dünya Savaşı sırasında, Tanrı’nın hizmetçilerine zulmedilmesini sağlayarak onları fiilen bir süre sürgünde tutmayı başardı. Böylece vaaz etme işi neredeyse durduruldu. Teşkilatın başkanı ve önde gelen diğer görevlileri asılsız suçlamalarla hapsedildiler. Ama 1919’da durum şaşkınlık verici biçimde tersine döndü. Görevliler hapishaneden serbest bırakıldılar, merkez bürosu yeniden açıldı ve vaaz etme işi yeni boyutlar kazandı. Böylece Büyük Babil, Tanrı’nın hizmetçileri üzerindeki etkisini ve denetimini kaybederek düştü.d Vahiy kitabında bu düşüş, İşaya 21:9’daki bildiride geçen sözleri kullanan bir melek tarafından iki kez yineleniyor.—Vahiy 14:8; 18:2.

      15, 16. İşaya’nın kavmi ne bakımdan ‘dövme buğdaydır’, İşaya’nın onlara karşı tutumundan ne öğrenebiliriz?

      15 İşaya bu peygamberlik mesajını kavmine yönelttiği şefkat sözleriyle noktalıyor. Şunları diyor: “Ey benim dövme buğdayım, ve harmanımın oğlu! İsrailin Allahı ordular RABBİNDEN işittiğimi size bildirdim.” (İşaya 21:10) Mukaddes Kitapta harman, çoğu kez Tanrı’nın kavminin bir terbiye sürecinden geçerek arındırılmasını simgeler. Harman, buğday elde etmek üzere demetlerin dövülüp tanelerin saplarından ayrılarak arındırıldığı yerdir. Tanrı’ya ahitle bağlı kavim ‘harman oğlu’ olacaktır. İşaya onların tedip edilmesinden zevk duymuyor. Tersine, bazıları tüm yaşamlarını yabancı bir ülkede tutsak olarak geçirecek olan, geleceğin bu ‘harman oğullarına’ acıyor.

      16 Bu hepimize yararlı bir hatırlatma olabilir. Bugün Yehova’nın Şahitlerinin cemaatindeki bazı kişiler, belki suç işleyenlere hiç acımama eğilimi gösterebilir. Ayrıca, tedip edilenler de tedip edilmelerine içerleyebilir. Ama Yehova’nın, hizmetçilerini arındırmak amacıyla tedip ettiğini aklımızda tutarsak, tedibi ve alçakgönüllülükle onu kabul edenleri küçümsemeyecek, tedip edilmeye karşı koymayacağız. Tanrı’dan gelen tedibi, O’nun sevgisinin bir göstergesi olarak kabul edelim.—İbraniler 12:6.

      Gözcüye Sorun

      17. Edom’a neden yerinde olarak “Duma” deniyor?

      17 İşaya kitabının 21. babındaki peygamberlik mesajlarının ikincisi gözcü karakterine dikkati çeker. Şu sözlerle başlar: “Duma ile ilgili bildiri: Biri Seir’den bana sesleniyor: ‘Ey gözcü, geceden geriye ne kaldı? Geceden geriye ne kaldı?’ ” (İşaya 21:11, YÇ) Sözü edilen Duma nerede bulunuyor? Mukaddes Kitap devirlerinde birkaç kentin bu ismi taşıdığı anlaşılıyor, fakat burada kastedilen onların hiçbiri değil. Edom’da, diğer adıyla Seir’de Duma adlı bir yer bulunmuyor. Ancak, “Duma” “Sessizlik” anlamına geliyor. Bu nedenle, önceki bildiride olduğu gibi, bu bölgeye de ilerdeki durumu hakkında fikir veren bir isim takıldığı anlaşılıyor. Tanrı’nın kavmine uzun zamandır kin güden düşman Edom sonunda sessizliğe gömülecek; bir ölüm sessizliğine. Ama bu olay meydana gelmeden önce, bazıları endişeyle ilerisi hakkında sorular soracak.

      18. “Sabah geliyor, gece de geliyor” bildirisi eski Edom üzerinde nasıl gerçekleşti?

      18 İşaya kitabının yazıldığı sıralarda, Edom güçlü Asur ordusunun yolu üzerindedir. Edom’da bazıları, yaşadıkları zulüm gecesinin ne zaman sona ereceğini bilmek istiyor. Ne cevap alıyorlar? “Sabah geliyor, gece de geliyor.” (İşaya 21:12a) Durumun gidişatı Edom için iyiye işaret etmiyor. Sabah ışıltısı ufukta görünüyorsa da, yalnızca bir göz aldanması gibi, kısa sürecek. Sabahın hemen ardından yine zulümle dolu karanlık bir zaman –gece– olacak. Gerçekten de Edom’un geleceğine çok iyi uyan bir betimleme! Asur zulmü sona erecek, ama Asur’un ardından Babil dünya gücü olacak ve Edom’un büyük bir kısmını katledecek. (Yeremya 25:17, 21; 27:2-8) Bu hep böyle sürüp gidecek. Babil zulmünün ardından Pers, sonra da Yunan zulmü gelecek. Roma zamanında, Edom kökenli Hirodesler’in Yeruşalim’de iktidarı sırasında kısa bir “sabah” olacak. Fakat bu “sabah” uzun sürmeyecek. Sonunda, Edom’un üzerine kalıcı sessizlik çökecek ve o tarihten silinecek. Duma ismi onun son durumunu çok iyi betimliyor.

      19. Gözcü “eğer sormak istiyorsanız sorun: geri dönüp gelin” dediğinde ne anlatmak istiyor olabilir?

      19 Gözcü kısa mesajını şu sözlerle bitiriyor: “Eğer sormak istiyorsanız sorun: geri dönüp gelin.” (İşaya 21:12b) ‘Geri gelin’ deyişiyle, Edom’un yaşayacağı birbirini izleyen bitmez tükenmez ‘geceler’ kastediliyor olabilir. Ya da ‘dönmekten’ de söz edildiğine göre peygamber, Edom’un başına gelecek felaketten kaçıp kurtulmak isteyen her Edomlu’nun tövbe edip Yehova’ya dönmek zorunda olduğunu kastediyor olabilir. Her iki durumda da, gözcü daha başka sorular sorulması için çağrıda bulunuyor.

      20. İşaya 21:11, 12’de kayıtlı bildiri günümüzde Yehova’nın hizmetçileri için neden önemlidir?

      20 Bu kısa bildiri, Yehova’nın çağımızdaki hizmetçileri için büyük önem taşır.e Ruhen kör ve Tanrı’ya yabancılaşmış durumdaki insanlığın içinde bulunduğu karanlık gecenin çok ilerlemiş olması nedeniyle, bu ortamın yakında yok edileceğini anlıyoruz. (Romalılar 13:12; II. Korintoslular 4:4) Bu gece boyunca, insanlığın herhangi bir şekilde barış ve güvenlik getirebileceğine ilişkin umut parıltıları, tıpkı ardından koyu karanlığın devam ettiği, göz aldanmasından başka bir şey olmayan tan ışıltısına benzer. Gerçek tan, yani Mesih’in yeryüzü üzerinde Bin Yıllık Hükümdarlığının şafağı ise yakında sökecek. Ama gece devam ettiği sürece bizler, ruhen uyanık kalarak ve bu bozuk ortamın sonunun yakın olduğunu cesaretle bildirerek gözcü sınıfının önderliğini izlemeliyiz.—I. Selânikliler 5:6.

      Bozkıra Gece Çöker

      21. (a) ‘Arab iliyle ilgili bildiri’ ifadesiyle hangi kelime oyunu yapılıyor olabilir? (b) Dedan kervanları nedir?

      21 İşaya kitabının 21. babındaki son bildiri, “Arab ili”yle ilgilidir. ‘Arab iliyle ilgili bildiri’ şöyle başlar: “Ey Dedanîlerin kervanları, Arab ili ormanında geceleyeceksiniz.” (İşaya 21:13) Burada “Arab ili” olarak tercüme edilen sözcüğün orijinal İbranice’deki anlamı “bozkır”dır, ancak bildiri açıkça birkaç Arap kabilesine yöneliktir. Ayrıca, İbranice sözcük bazen “akşam” olarak da tercüme edilir. Bazıları bununla, bu bölgeye sanki akşam karanlığı –bir sıkıntı vakti– çökmek üzere olduğunu anlatan bir kelime oyunu yapıldığını ileri sürer. Bildiri, önemli bir Arap kabilesi olan Dedanlılar’ın kervanlarının ön planda olduğu bir gece sahnesiyle başlar. Baharat, inci ve diğer kıymetli mallarla yüklü bu kervanlar, çölde ticaret yolları üzerinden bir vahadan diğerine gidiyorlar. Ama burada onların gizli yerlerde geceleyebilmek için, her zaman gittikleri yollardan sapmak zorunda kaldıklarını görüyoruz. Neden?

      22, 23. (a) Arap kabilelerinin omzuna hangi ağır yük binmek üzere; bunun onlar üzerindeki etkisi ne olacak? (b) Bu felaket ne zaman gelecek, kimler vasıtasıyla?

      22 İşaya bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Susamış olana su getirdiler; Tema diyarında oturanlar, kaçakları ekmeklerile karşıladılar. Çünkü kılıçların önünden, yalın kılıcın önünden, ve kurulmuş yayın yüzünden, ve cengin ağırlığı yüzünden kaçtılar.” (İşaya 21:14, 15) Evet, savaşın ağır yükü bu Arap kabilelerinin sırtına binecek. Bölgenin en sulak vahalarından birinde yer alan Tema, talihsiz savaş mültecilerine su ve ekmek getirmek zorunda kalacak. Bu felaket ne zaman gelecek?

      23 İşaya peygamberlik sözüne devam eder: “Rab bana şöyle dedi: Kedarın bütün izzeti, ücretlinin yılları gibi bir yıl içinde sona erecek; ve okçular sayısının artakalanları, Kedar oğullarının yiğitleri az olacak; çünkü İsrailin Allahı RAB söyledi.” (İşaya 21:16, 17) Kedar, bazen tüm Arabistan’ı temsilen kullanılabilecek kadar ünlü bir kabiledir. Yehova, bu kabileden geriye az sayıda okçunun ve yiğidin kalmasına karar verir. Bu ne zaman olacak? Bir ücretlinin ücreti karşılığında anlaştığı süreden fazla çalışmadığı gibi, bu da süresini aşmadan, “bir yıl içinde” olacak. Bütün bunların tam nasıl gerçekleştiği pek bilinmiyor. Arabistan’ı boyunduruk altına alma onurunun iki Asur kralına, II. Sargon ve Sanherib’e ait olduğu iddia edilir. Önceden bildirildiği gibi, bu kibirli Arap kabilelerini her ikisi de kırıp geçirmiş olabilir.

      24. İşaya’nın Arabistan’la ilgili peygamberliğinin gerçekleştiğinden nasıl emin olabiliriz?

      24 Bununla birlikte, bu peygamberliğin harfi harfine gerçekleştiğinden emin olabiliriz. Buna, bildirinin şu kapanış sözlerinden daha güçlü bir kanıt olamaz: ‘İsrail’in Tanrısı Yehova söyledi.’ Babil’in Asur’dan daha üstün duruma geleceği ve sonra bir akşam sefahat âlemi sırasında iktidardan alaşağı edileceği İşaya’nın zamanındaki insanlara hiç olası görünmüyor olabilir. Güçlü Edom’un ölüm sessizliğine gömüleceği ya da zengin Arap kabilelerinin üzerine sıkıntı ve yoksulluk gecesinin çökeceği de aynı şekilde olanaksız görünüyor olabilir. Ama Yehova bunların olacağını söyler ve hepsi olur. Bugün de Yehova sahte dinin dünya imparatorluğunun yok olacağını söylüyor. Bu bir olasılık değildir, bunun olacağı kesindir. Bunu söyleyen Yehova’dır!

      25. Gözcüyü nasıl örnek alabiliriz?

      25 Öyleyse, biz de gözcü gibi olalım. Sanki yüksek bir gözcü kulesinde nöbet tutuyor ve olası bir tehlikeye işaret eden bir durumun olup olmadığını anlamak üzere ufku gözlerimizle tarıyormuşcasına tetikte kalalım. Sadık gözcü sınıfıyla, yani İsa’nın meshedilmiş takipçilerinden bugün hâlâ yeryüzünde kalanlarla sıkı bir işbirliği içinde olalım. Gördüklerimizi –Mesih’in, gökte hüküm sürdüğünü; yakında insanlığın Tanrı’ya yabancılaştığı uzun karanlık geceye son vereceğini; ardından yerdeki cennet üzerinde gerçek tan vaktini, yani Bin Yıllık Hükümdarlığını başlatacağını gösteren karşı konulmaz kanıtları– onlarla birlikte cesaretle bildirelim.

      [Dipnotlar]

      a Pers hükümdarı Koreş bazen “Anşan hükümdarı” olarak da adlandırılır. Anşan, Elam’ın bir bölgesi ya da bir kentidir. Persia, İşaya’nın zamanındaki, yani MÖ sekizinci yüzyıldaki İsrailoğulları’nın kulağına tanıdık bir isim gibi gelmeyebilir, ama Elam bildikleri bir yerdir. Bu durum İşaya’nın, Persia’nın yerine Elam’ın adını verme nedenini açıklayabilir.

      b Birçok Mukaddes Kitap yorumcusu “kalkanı yağlayın” sözleriyle, eskiden askerlerin silah darbelerini savuşturmak amacıyla savaştan önce deri kalkanlarını yağlayarak kayganlaştırma âdetinin kastedildiğini düşünür. Bu yorum doğru olabilirse de, kentin düştüğü o gece, Babilliler’in kalkanlarını yağlayarak savaşa hazırlanmak şöyle dursun, direnmeye bile pek vakit bulamadıkları dikkate alınmalı.

      c İşaya’nın Babil’in yıkılışıyla ilgili peygamberliği öylesine doğrudur ki, Mukaddes Kitap eleştirmenlerinden bazısı bu nedenle onun olaydan sonra yazıldığını varsayar. Fakat İbranice bilgini F. Delizsch’in belirttiği gibi, bir peygamberin olayları yüzyıllar öncesinden ilhamla bildirebileceğini kabul edersek, böyle bir varsayım geçersiz olur.

      d Vahiy—Görkemli Doruğu Yakındır! kitabının 164-169. sayfalarına bakın.

      e İşaya 21:11 ayeti Watchtower dergisinin, ilk sayısından itibaren 59 yıl boyunca kapağında yer aldı. Aynı ayet, Teşkilatın ilk başkanı Charles T. Russell’ın son yazılı vaazının da konusuydu. (Yan sayfadaki resme bakın.)

      [Sayfa 219’daki resim]

      “Yiyip içiyorlar”

      [Sayfa 220’deki resim]

      Gözcü ‘aslan gibi bağırdı’

      [Sayfa 222’deki resim]

      ‘Gece gündüz durmaktayım’

  • Sadakatsizlik Konusunda Dersler
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On Sekizinci Bölüm

      Sadakatsizlik Konusunda Dersler

      İşaya 22:1-25

      1. Kuşatma altındaki eski bir kentte neler yaşanmış olabilir?

      KUŞATMA altındaki eski bir kentte yaşadığınızı varsayın. Surların dışında güçlü, acımasız bir düşman bekliyor. Başka kentleri ele geçirdiğini biliyorsunuz. Şimdi burayı da alıp yağmalamaya, halk arasında tecavüz ve katliama girişmeye kesin kararlı. Düşman orduları doğrudan bir çarpışmaya girilemeyecek kadar kuvvetli. Tek umudunuz surların onlara geçit vermemesi. Burçlardan dışarıya baktığınızda, getirdikleri kuşatma kulelerini görüyorsunuz. Ayrıca savunmanızı yarmak amacıyla mancınıklar da getirmişler. Şahmerdanlarını (koçbaşlarını), surlara tırmanma merdivenlerini, okçularını, savaş arabalarını ve asker kalabalığını görüyorsunuz. Ne dehşet verici bir görünüm!

      2. İşaya kitabının 22. babında ne zamanki kuşatma anlatılıyor?

      2 İşaya kitabının 22. babında da işte böyle bir kuşatmayı –Yeruşalim kuşatmasını– okuyoruz. Bu ne zaman olmuştu? O bapta anlatılan her özelliğin tümüyle hangi kuşatmada gerçekleştiğini belirlemek zor. Bu peygamberlikte, Yeruşalim’in göreceği çeşitli kuşatmaların genel çizgileriyle anlatıldığı, kavmin yaşayacağı olaylar hakkında genel bir uyarı verildiği anlaşılıyor.

      3. Yeruşalim halkı, İşaya’nın anlattığı kuşatma karşısında nasıl davranıyor?

      3 Yeruşalim halkı, İşaya’nın anlattığı kuşatma karşısında ne yapıyor? Tanrı’ya ahitle bağlı bir kavim olarak Yehova’ya feryat edip kendisini kurtarması için yakarıyor mu? Hayır, günümüzde Tanrı’ya tapındığını iddia eden birçoklarının da yaptığı gibi, çok akılsızca davranıyor.

      Kuşatma Altında Bir Kent

      4. (a) ‘Rüyet Vadisi’ nedir, ona neden bu isim verilmiş? (b) Yeruşalim halkı ruhen ne durumdadır?

      4 İşaya kitabının 21. babındaki üç hüküm mesajının her biri ‘bildiriyle’ başlıyordu. (İşaya 21:1, 11, 13) Yirmi ikinci bap da “Rüyet vadisi” ile ilgili bir bildiriyle başlayıp şöyle sürüyor: “Şimdi sana ne oldu da, hep birlikte damlara çıktınız?” (İşaya 22:1) “Rüyet Vadisi” ile Yeruşalim kastediliyor. Kent, yükseğe kurulmuş olmasına rağmen çok yüksek dağlarla çevrili olduğundan, vadi diye adlandırılır. Tanrısal kaynaklı birçok rüyet ve vahiy orada verildiğinden, o yere ‘Rüyet Vadisi’ deniyor. Bu nedenle, kent halkının Yehova’nın sözlerine kulak vermesi gerek. Ama onlar bunu yapacaklarına, O’nu göz ardı edip sahte tapınmaya sapmış durumdalar. İşte Tanrı, kenti kuşatan bu düşmanı dikbaşlı kavmine karşı hüküm aracı olarak kullanıyor.—Tesniye 28:45, 49, 50, 52.

      5. İnsanlar ihtimal hangi nedenle damlara çıkıyor?

      5 Yeruşalim’de halkın evlerinin ‘damına çıkmış’ olduğuna dikkat edin. Eskiden, İsrail evlerinin damı düzdü ve aileler sık sık orada bir araya gelirlerdi. İşaya bu defa, onların bunu hangi nedenle yaptıklarını anlatmıyorsa da, hoşnutsuzluğunu sözleriyle belli ediyor. İhtimal, onlar sahte tanrılarına yakarmak için damlara çıkmıştı. Yeruşalim’in MÖ 607’deki yıkımından önceki yıllarda bunu yapmak âdetleriydi.—Yeremya 19:13; Tsefanya 1:5.

      6. (a) Yeruşalim’in içinde hangi koşullar hüküm sürüyor? (b) Bazıları neden eğleniyor; oysa şehrin başına neler gelecek?

      6 İşaya peygamberliğine devam ediyor: “Ey şehir, bağırışlarla dolu, gürültülü, şenlikli şehir, . . . . Öldürülmüş olanların kılıçla öldürülmedi, ve cenkte ölmediler.” (İşaya 22:1, 2) Kalabalıkların akınına uğrayan kent kargaşa içindedir. İnsanlar sokaklarda korku içinde bağrışıyor. Bazılarıysa, ya güvenlikte olduklarını sandıklarından ya da tehlikenin geçtiğine inandıklarından eğleniyor.a Oysa bu zamanda eğlenmek akılsızlık! Yakında kenttekilerin birçoğu kılıç darbesinden çok daha acı verici şekilde ölecek. Kuşatma altındaki kent dış kaynaklarla ilişkisi kesildiğinden yiyecek alamıyor. Stoklarsa giderek tükeniyor. Kentte açlık ve olağanüstü kalabalık nedeniyle salgın hastalıklar başlayacak. Böylece Yeruşalim’dekilerin birçoğu ya açlıktan ya da hastalıktan ölecek. Hem MÖ 607’de, hem de MS 70’te bunlar olur.—II. Kırallar 25:3; Yeremyanın Mersiyeleri 4:9, 10.b

      7. Kuşatma sırasında Yeruşalim yöneticileri ne yapıyor, başlarına ne geliyor?

      7 Yeruşalim’in yöneticileri yaşanan bu kriz sırasında ne yapıyorlar? İşaya bunun cevabını veriyor: “Bütün hâkimlerin birlikte kaçtılar, okçular tarafından bağlandılar (bir yay bile çekilmeden tutsak alındılar); senden ele geçenler hepsi birlikte bağlandılar, onlar ki, uzağa kaçmışlardı.” (İşaya 22:3) Bu yöneticiler ve yiğitler kaçarlarsa da, yakalanırlar. Üzerlerine bir yay bile çekilmeden tutsak alınırlar. Bunlar MÖ 607’de olur. Yeruşalim surlarında gedik açılınca, Kral Tsedekiya geceleyin yiğitleriyle birlikte kaçar. Düşman bunu öğrenir, peşlerine düşer ve Eriha [Ceriko] ovalarında onları yakalar. Yiğitler kaçışıp dağılırlar. Tsedekiya yakalanır, gözleri çıkarılır, zincire vurulup Babil’e götürülür. (II. Kırallar 25:2-7) Sadakatsizliğinin ne feci bir sonucu!

      Felaketin Yol Açtığı Derin Üzüntü

      8. (a) İşaya, Yeruşalim’in başına geleceği bildirilen felakete nasıl tepki gösteriyor? (b) Yeruşalim’de hangi sahne yaşanacak?

      8 Bu peygamberlik İşaya’yı derinden etkiler. Şunları der: “Gözünüzü benden çevirin, acı acı ağlıyayım; kavmım kızının soyulmasından ötürü beni teselliye çalışmayın.” (İşaya 22:4) İşaya, Moab’ın ve Babil’in başına geleceği bildirilen felaketten ötürü büyük üzüntü duymuştu. (İşaya 16:11; 21:3) Şimdiyse, kendi kavminin başına gelecek felaketi düşündüğünde çok daha büyük bir dehşete kapılıp ağlıyor. Teselli edilemez durumdadır. Neden? “Çünkü orduların Rabbi Yehova tarafından rüyet vadisinde, gürültü, ve çiğnenme, ve şaşkınlık, duvarların yıkılması, ve dağlara feryat etme günüdür.” (İşaya 22:5) Yeruşalim vahşi bir gürültüyle dolacak. Panik içindeki insanlar amaçsızca oraya buraya koşuşacak. Düşman surlarda gedik açmaya başladığında “dağlara feryat” edilecek. Acaba bu, kent halkının Tanrı’ya Moriya Dağı’ndaki kutsal mabedinde feryat edeceği anlamına mı geliyor? Olabilir. Ama sadakatsizliklerine bakılacak olursa, dehşet çığlıklarının çevre dağlardan yankılanacağı anlamına gelmesi çok daha olası.

      9. Yeruşalim’i tehdit eden orduyu tanımlayın.

      9 Yeruşalim’i ne tür bir düşman tehdit ediyor? İşaya şunları anlatıyor: “Elam, adamlarla dolu cenk arabaları, ve atlılarla beraber, ok kılıfını sırtına vurdu; ve Kir kalkanın örtüsünü çıkardı.” (İşaya 22:6) Düşman ordusu tam teçhizatlı. Okçuların kılıfları oklarla dolu. Savaşçılar çarpışma için kalkanlarını hazırlıyor. Savaş arabaları, savaş için eğitilmiş atları var. Orduda, bugünkü Basra Körfezi’nin kuzeyinde yer alan Elam ile, muhtemelen Elam’ın komşusu Kir askerleri de bulunuyor. Bu ülkelerden söz edilmesi, istilacıların çok uzaklardan geldiğini gösteriyor. Ayrıca Hizkiya’nın zamanında Yeruşalim’i tehdit eden orduda Elam okçularının bulunduğunun işareti de olabilir.

      Savunma Girişimleri

      10. Hangi gelişme kent için felaket demektir?

      10 İşaya gelişen durumu anlatıyor: “Vaki oldu ki, senin en iyi vadilerin cenk arabaları ile doldu, ve atlılar kapıya karşı dizildiler. Ve Yahudanın örtüsünü kaldırdı.” (İşaya 22:7, 8a) Yeruşalim’in dışındaki vadiler savaş arabaları ve atlılarla dolu. Kentin kapılarına saldırmak üzere dizilmişler. Acaba Yahudanın kaldırılan “örtüsü” nedir? Herhalde kentin kapılarından biridir. Onun alınması kenti savunanlar için felaket demektir.c Bu savunma “örtüsü” kaldırılırsa, şehir saldırganlara tamamen açık kalır.

      11, 12. Yeruşalim halkı savunma için hangi önlemleri alıyor?

      11 İşaya şimdi kavmin savunma amacıyla girişeceği işlere dikkati çekiyor. Akıllarına ilk gelen, silaha sarılmak olacak! “Sen de o gün orman evinin silâhlarına baktın. Ve Davud şehrinin çatlaklarını gördünüz, onlar çoktu; ve aşağıki havuzun sularını topladınız.” (İşaya 22:8b, 9) Silahlar Orman Sarayı’nın silah deposunda saklanmaktadır. Bu depoyu Süleyman yaptırmıştı. Lübnan’ın sedir ağaçlarından inşa edildiğinden ‘Lübnan Ormanı evi’ adıyla tanınmaktadır. (I. Kırallar 7:2-5) Surlardaki gedikler inceleniyor. Savunma için yeterli miktarda su depolanıyor. Halkın yaşayabilmek için suya ihtiyacı var. Su olmadan kent ayakta kalamaz. Yine de, onların Yehova’dan kendilerini kurtarmasını dilediklerine ilişkin tek bir söz bile edilmediğine dikkat edin. Yehova’ya değil, kendi kaynaklarına güveniyorlar. Biz bu hatayı asla yapmayalım!—Mezmur 127:1.

      12 Surdaki gedikleri onarmak için ne yapılabilir? “Yeruşalimin evlerini saydınız, ve duvarı pekiştirmek için evleri yıktınız.” (İşaya 22:10) Malzemelerini gediklerin onarımında kullanabilmek için evleri inceleyip hangilerini yıkmaları gerektiğini belirlemeye çalışıyorlar. Bunu düşmanın surların denetimini tamamen eline geçirmesini önlemek amacıyla yapıyorlar.

      İmansız Kavim

      13. Halk ne şekilde su depolamaya çalışıyor, fakat kimi unutuyor?

      13 “Eski havuzun suları için iki duvar arasında su hazinesi yaptınız. Fakat bu işi etmiş olana bakmadınız, ve bunu çoktan tasarlıyanı saymadınız.” (İşaya 22:11) Hem bu, hem de 9. ayette anlatılan su depolama çabaları, bize Kral Hizkiya’nın kenti Asur istilasından korumak amacıyla giriştiği eylemi hatırlatıyor. (II. Tarihler 32:2-5) Ancak şu var ki, İşaya’nın bu peygamberlikte değindiği kent halkı tamamen imansızdır. Hizkiya’nın tersine, kenti savunmaya çalışırken Yaratıcı’yı aklından bile geçirmiyorlar.

      14. Yehova’nın uyarı mesajına rağmen, halk hangi akılsızlığı yapıyor?

      14 İşaya peygamberliğine devam ediyor: “Orduların Rabbi Yehova, o gün ağlayışa, ve dövünmeye, ve saç yolmaya, ve çul kuşanmaya çağırdı; ve işte, meserret ve sevinç, öküzler kesme ve koyunlar boğazlama, et yeme ve şarap içme vardı: Yiyelim ve içelim, çünkü yarın öleceğiz, diyordunuz.” (İşaya 22:12, 13) Yeruşalim halkı Yehova’ya başkaldırdığına pişman olduğunu gösteren hiçbir davranışta bulunmuyor. Tövbe belirtisi olarak ağlamıyor, saçını kesip çul kuşanmıyor. Bunları yapsaydı, Yehova herhalde onu gelecek felaketlerden esirgerdi. Böyle davranacağına, kendini bedensel zevklere veriyor. Günümüzde, Tanrı’ya iman etmeyen birçok insanda da aynı tutum görülüyor. Bu insanlar dirilme ya da gelecekte Cennet yeryüzünde yaşama gibi bir ümide sahip olmadıklarından “yiyelim ve içelim, çünkü yarın öleceğiz” diyerek kendilerini tamamen zevke veriyorlar. (I. Korintoslular 15:32) Ne büyük bir dargörüşlülük! Böyle davranacaklarına, Yehova’ya güvenselerdi, sonsuz bir ümide sahip olurlardı!—Mezmur 4:6-8; Süleymanın Meselleri 1:33.

      15. (a) Yehova, Yeruşalim’e karşı hangi hüküm mesajını veriyor, hükmü kim yerine getiriyor? (b) Yeruşalim’in başına gelen felaketin benzeri neden Hıristiyan Âleminin de başına gelecek?

      15 Kuşatma altındaki Yeruşalim halkı bundan böyle güvenlik nedir bilmeyecek. İşaya şunları diyor: “Orduların RABBİ kulaklarıma işittirdi: Gerçek, ölünciye kadar bu kötülük size bağışlanmıyacaktır, orduların Rabbi Yehova diyor.” (İşaya 22:14) Kavim yüreğinin katılığından ötürü bağışlanmayacak. Ölümden asla kurtulamayacak. Bu kesin. Bunu orduların Egemen Rabbi Yehova söyledi. İşaya’nın peygamberliğine uygun olarak, sadakatsiz Yeruşalim’in başına iki kez felaket gelir. Önce Babil orduları, sonra da Romalılar tarafından yıkılır. Öyleyse, Tanrı’ya tapındığını iddia eden, ama aslında işleriyle O’nu reddeden sadakatsiz Hıristiyan Âleminin başına da felaket gelecek. (Titus 1:16) Tanrı’nın adil yollarını hiçe sayan diğer dünya dinleriyle birlikte, Hıristiyan Âleminin de günahları “göke kadar erişti.” Tanrı’ya başkaldıran Yeruşalim’in kötülüğü gibi, onlarınki de bağışlanmayacak kadar büyük.—Vahiy 18:5, 8, 21.

      Bencil Kâhya

      16, 17. (a) Şimdi kim Yehova’dan bir uyarı mesajı alıyor, neden? (b) Şebna’nın gözü yükseklerde olduğundan başına ne gelecek?

      16 Peygamber şimdi dikkatini sadakatsiz bir kavimden, sadakatsiz bir kişiye yöneltiyor. Şunları yazıyor: “Orduların Rabbi Yehova şöyle diyor: Git, o kâhyanın, kıral evi üzerinde olan Şebnanın yanına gir de kendisine de: Senin burada ne işin var? ve burada kimin var ki, kendine bu yerde kabir kazdın? Yüksek yerde kabrini kazdı, kayada kendine mesken oydu.”—İşaya 22:15, 16.

      17 Şebna, ‘kral evi’ –muhtemelen kral Hizkiya’nın evi– üzerinde kâhyadır. O çok nüfuzlu bir konumdadır, kraldan hemen sonra gelen kişidir. Ondan çok iş bekleniyor. (I. Korintoslular 4:2) Oysa o, her şeyden önce halkın sorunlarıyla ilgilenmesi gerekirken, kendini yüceltmeye çalışıyor. Kendine, yüksek sarp bir kayalık üzerine kralınkinden aşağı kalmayan çok lüks bir mezar oyduruyor. Bunu gören Yehova, İşaya’ya bu sadakatsiz kâhyayı uyarmasını ilham ediyor. “Ey güçlü kişi, RAB seni tuttuğu gibi şiddetle savuracak. Top gibi evirip çevirip geniş bir ülkeye fırlatacak. Orada öleceksin, gurur duyduğun arabaların orada kalacak. Efendinin evi için utanç nedenisin! Seni görevden alacak, makamından alaşağı edeceğim.” (İşaya 22:17-19, YÇ) Yalnızca kendini düşündüğünden Şebna’nın Yeruşalim’de basit bir mezarı bile olmayacak. Bunun yerine, top gibi fırlatılıp atıldığı uzak bir ülkede ölecek. Bu, Tanrı’nın hizmetçileri arasında yetki verilen herkese bir uyarıdır. Konumlarını kötüye kullanmaları, bu yetkilerini kaybetmeleriyle ve büyük olasılıkla görevlerinden alınmalarıyla sonuçlanacak.

      18. Şebna’nın yerine kim geçirilecek, o kişiye Şebna’nın resmi giysilerinin ve Davud evinin anahtarının verilecek olması ne anlama geliyor?

      18 Acaba Şebna görevinden nasıl alınacak? Yehova, İşaya aracılığıyla bunu açıklıyor: “O gün vaki olacak ki, kulum Hilkiya oğlu Elyakimi çağıracağım; ve senin cübbeni ona giydireceğim, ve senin kuşağınla onu kuvvetlendireceğim, ve senin salâhiyetini onun eline vereceğim; ve Yeruşalimde oturanlara, ve Yahuda evine baba olacak. Ve Davud evinin anahtarını onun omuzuna koyacağım; ve o açacak ve kimse kapamıyacak; ve o kapıyacak ve kimse açmıyacak.” (İşaya 22:20-22) Şebna’nın yerine geçirilecek Elyakim’e, Davud evinin anahtarıyla birlikte kâhyanın resmi giysileri de verilecek. Mukaddes Kitapta “anahtar” sözcüğü, yetki, iktidar ya da güç simgesi olarak kullanılır. (Matta 16:19 ile karşılaştırın.) Eski zamanlarda, anahtarların emanet edildiği kral danışmanları, muhtemelen saraydaki odaların genel denetimiyle ilgileniyor, hatta kralın hizmetinde kullanılacak adaylar arasında seçim bile yapıyorlardı. (Vahiy 3:7, 8 ile karşılaştırın.) Bu nedenle, kâhyalık önemli bir görevdir ve bu konumda hizmet edenden çok iş beklenir. (Luka 12:48) Şebna yetenekli olabilir, ama sadakatsiz olduğundan Yehova onun görevini başkasına verecek.

      İki Simgesel Kazık

      19, 20. (a) Elyakim, kavmi için nasıl bir nimet olacak? (b) Şebna’ya asılı kalmaya devam edenin başına ne gelecek?

      19 Yehova, sonunda yetkinin Şebna’dan Elyakim’e geçeceğini simgesel bir dille anlatıyor. Şunları bildiriyor: “ ‘Onu [Elyakim’i] sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, ailesi için onur kürsüsü olacak. Ailenin ağırlığı –soyundan türeyen herkes– taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.’ Her Şeye Egemen RAB diyor ki: ‘O gün sağlam yere çakılmış kazık [Şebna] yerinden çıkacak, kırılıp düşecek, ona asılan yük de yok olacak.’ Çünkü RAB böyle diyor.”—İşaya 22:23-25, YÇ.

      20 Bu ayetlerdeki birinci kazık Elyakim’dir. O, babası Hilkiya’nın evine “onur kürsüsü” olacak. Şebna’nın tersine, babasının evine ya da adına utanç getirmeyecek. Elyakim evdeki kaplara, başka sözlerle kralın hizmetinde çalışanlara sağlam bir destek olacak. (II. Timoteos 2:20, 21) Bunun tersine, ayetteki ikinci kazık ile kastedilen Şebna’dır. Yere sağlamca çakılıymış gibi görünse de, yerinden çıkarılacak. Ona ‘asılı’ duran düşecek.

      21. Çağımızda kim Şebna gibi görevinden alındı, neden ve kimin tarafından?

      21 Şebna’nın başından geçenler bize, Tanrı’ya tapındığını iddia edenlerden hizmet imtiyazları alanların, bu ayrıcalıklarını, başkalarına hizmet etmek ve Yehova’ya onur getirmek üzere kullanmaları gerektiğini hatırlatır. Kendilerini zengin etmek ya da itibarlarını artırmak amacıyla konumlarını kötüye kullanmamalıdırlar. Örneğin Hıristiyan Âlemi, uzun zaman boyunca kendini İsa Mesih’in yerdeki temsilcisi, atanmış kâhya olarak tanıttı. Ama kendini yüceltmeye uğraşarak babasına utanç getiren Şebna gibi, Hıristiyan Âleminin liderleri de sürekli zenginlik ve güç peşinde koşarak Yaratıcı’ya utanç getirdiler. Bu nedenle, 1918’de hükmün ‘Tanrı’nın evinden başlama’ vakti gelince, Yehova Hıristiyan Âlemini görevden aldı. Başka bir kâhya, “sadık ve akıllı kâhya” oluşturuldu ve İsa’nın yerdeki ev halkı üzerine atandı. (I. Petrus 4:17; Luka 12:42-44) Bu bileşik sınıf Davud evinin “anahtarı” ile simgelenen sorumluluğu üstlenmeye layık olduğunu gösterdi. Kendisinden ruhi destek isteyen her farklı “kap”, başka sözlerle farklı sorumluluklara sahip meshedilmişler, onun sağlam bir “kazık” gibi güvenilir bir dayanak olduğunu gördüler. Eski Yeruşalim’in ‘kapılarında olan yabancı’ gibi, “başka koyunlar” da bu ‘kazığa’ –çağdaş Elyakim’e– ‘asılı’ duruyorlar.—Yuhanna 10:16; Tesniye 5:14.

      22. (a) Şebna’nın kâhyalıktan alınmasının neden tam vaktiydi? (b) Çağımızda ‘sadık ve akıllı kâhyanın’ atanmasının neden tam vaktiydi?

      22 Sanherib ile ordularının Yeruşalim’i tehdidi sırasında, Şebna’nın görevi Elyakim’e verilmişti. Benzer şekilde, Şeytan ve güçlerinin ‘Tanrı’nın İsraili’ ve başka koyunlardan arkadaşlarına karşı girişecekleri son saldırıyla nihayete erecek olan bu sonun vaktinde, ‘sadık ve akıllı kâhyaya’ da hizmet görevi verildi. (Galatyalılar 6:16) Hizkiya’nın zamanında olduğu gibi, bu saldırı yine adaletin düşmanlarının yok edilmesiyle sonuçlanacak. Asur’un Yahuda’yı istilasında sadık Yeruşalim halkının sağ kaldığı gibi, ‘sağlam yere çakılmış kazığa’, sadık kâhyaya asılı olanlar da sağ kalacak. Öyleyse, gözden düşen ‘kazığa’, yani Hıristiyan Âlemine ‘asılı’ durumda olmamak ne kadar akıllıca bir davranış!

      23. Şebna’ya sonunda ne olur, bundan ne ders alabiliriz?

      23 Şebna’ya ne olur? Onun hakkında İşaya 22:18’de kayıtlı peygamberliğin nasıl gerçekleştiğini anlatan bir kayda sahip değiliz. Kendini yükseltişi ve sonra utanç içine düşüşüyle Hıristiyan Âlemine benzerlik gösteriyor, ama Şebna bu tedipten ders almış olmalı. Bu bakımdan Hıristiyan Âleminden çok farklı. Asur’dan gelen Rabşake Yeruşalim’den teslim olmasını istediği sırada, dışarıya onunla görüşmeye giden heyetin başında Hizkiya’nın yeni kâhyası Elyakim var. Ama kral kâtibi sıfatıyla Şebna da onun yanında. Anlaşılan Şebna hâlâ kralın hizmetinde bulunuyor. (İşaya 36:2, 22) Tanrı’nın teşkilatında hizmet konumlarını kaybedenler için ne güzel bir ders! Öfkelenip içerleyecekleri yerde, Yehova hangi görevde çalışmalarına izin veriyorsa o görevde hizmete devam etmeleri en akıllıca davranıştır. (İbraniler 12:6) Bunu yapmakla, Hıristiyan Âleminin başına gelecek felaketten kendilerini kurtarmış olurlar. Sonsuza dek Tanrı’nın lütfunu ve bereketini kazanırlar.

      [Dipnotlar]

      a MS 66’da Yeruşalim’i kuşatan Roma orduları geri çekilince Yahudilerin birçoğu şenlik yaptı.

      b Birinci yüzyıl tarihçisi Josephus’a göre, MS 70’te Yeruşalim’de açlık öylesine şiddetliydi ki, insanlar derileri, otları, samanları yediler. Kayda geçmiş bir olaya göre, bir anne çocuğunu pişirip yedi.

      c “Yahuda’nın örtüsü”, kentin, silahlarının depolandığı, askerlerin konakladığı müstahkem yerleri gibi başka bir korunma aracı da olabilir.

      [Sayfa 231’deki resim]

      Kaçan Tsedekiya yakalanır ve gözleri çıkarılır

      [Sayfa 232, 233’teki resim]

      Yeruşalim’de kapana kıstırılan Yahudiler için gelecek çok korkunç

      [Sayfa 239’daki resim]

      Hizkiya, Elyakim’i ‘sağlam yere çakılı kazık’ yapar

      [Sayfa 241’deki resim]

      Şebna gibi, Hıristiyan Âleminin birçok lideri de kendilerini zengin ederek Yaratıcı’ya utanç getirdi

      [Sayfa 242’deki resimler]

      Çağımızda sadık bir kâhya sınıfı İsa’nın ev halkı üzerine atandı

  • Yehova Sur’un Gururunu Kırıyor
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • On Dokuzuncu Bölüm

      Yehova Sur’un Gururunu Kırıyor

      İşaya 23:1-18

      1, 2. (a) Eski Sur ne tür bir kentti? (b) İşaya Sur hakkında neyi önceden bildirdi?

      ‘GÜZELLİĞİ doruğa ulaşmıştı’ ve “her çeşit mal” ile doluydu. (Hezekiel 27:4, 12) Büyük filoları çok uzaklara, denizaşırı ülkelere giderlerdi. ‘Denizin bağrında çok görkemliydi’ ve ‘zenginliğiyle dünya krallarını zenginleştirmişti.’ (Hezekiel 27:25, 33) Akdeniz’in doğu ucunda bir Fenike kenti olan Sur, MÖ yedinci yüzyılda işte bu durumdaydı.

      2 Ama Sur’un yıkılması yakındı. Peygamber İşaya, Hezekiel’in yukarıdaki tanımı vermesinden 100 yıl kadar önce, bu Fenike kalesinin yıkılacağını ve ona bağımlı olanların büyük üzüntü çekeceğini bildirmişti. İşaya aynı zamanda Tanrı’nın daha sonra dikkatini tekrar bu kente çevirip ona yeniden zenginlik bağışlayacağını da peygamberlikte bildirmişti. Peygamberin sözleri nasıl gerçekleşti? Sur’un başına gelenlerden biz nasıl bir ders alabiliriz? Sur’un başına nelerin geldiğini bilmek ve bunların nedeni konusunda net bir anlayışa sahip olmak, Yehova’ya ve vaatlerine duyduğumuz imanı güçlendirecek.

      ‘Ey Tarşiş Gemileri, Feryat Edin!’

      3, 4. (a) Tarşiş neredeydi, Sur ve Tarşiş arasında hangi ilişki vardı? (b) Tarşiş’e ticaret yapmaya gelen gemicilerin ‘feryat etmeleri’ için hangi nedenleri olacak?

      3 İşaya “Sur Kenti’yle ilgili bildiri” başlığı altında şunları diyor: “Ey Tarşiş gemileri, uluyun, çünkü o harap oldu, ev yok, girilecek yer [liman, YÇ] yok!” (İşaya 23:1a) Tarşiş’in, Akdeniz’in doğusunda bulunan Sur’dan çok uzakta, İspanya’da bir bölge olduğuna inanılır.a Ne var ki, Fenikeliler usta denizcilerdi; tekneleri büyük ve dayanıklıydı. Bazı tarihçiler, gelgit olaylarıyla ay arasındaki bağlantıyı ilk Fenikeliler’in fark ettiğine ve denizcilikte astronomiden ilk onların yararlandığına inanır. Bu nedenle, Sur ile Tarşiş arasındaki uzaklık onlar için bir engel değildi.

      4 İşaya’nın günlerinde, uzaktaki Tarşiş, Sur için önemli bir pazardı ve belki bir dönem onun başlıca servet kaynağıydı. İspanya’da gümüş, demir, kalay ve daha başka zengin maden yatakları vardır. (Yeremya 10:9; Hezekiel 27:12 ile karşılaştırın.) ‘Tarşiş gemilerinin’, yani muhtemelen Sur’dan Tarşiş’e ticaret yapmaya gelen gemicilerin, liman kentlerinin yıkılışına ağlayıp ‘feryat etmeleri’ için yeterince neden olacak.

      5. Tarşiş’ten gelen gemiciler, Sur’un düştüğünü nerede öğrenecekler?

      5 Denizdeki gemiciler Sur’un yıkıldığını nasıl öğrenecekler? İşaya şu cevabı veriyor: “Kittim diyarından onlara bildirildi.” (İşaya 23:1b) “Kittim diyarı”nın Fenike kıyısından 100 kilometre kadar batıdaki Kıbrıs Adası olması muhtemeldir. Burası, Tarşiş’ten doğuya giden gemilerin Sur’a varmadan önceki son uğrak yeridir. Böylece gemiciler Kıbrıs’ta mola verdiklerinde, sevgili liman kentlerinin düştüğü haberini alacaklar. Çok şaşıracaklar! Dehşet içinde kalıp büyük üzüntüyle ‘feryat edecekler.’

      6. Sur ve Sayda arasındaki ilişkiyi anlatın.

      6 Fenike kıyısındaki insanlar da dehşete düşecek. Peygamber şunları diyor: “Kıyıda oturanlar, susun; denizden geçen Sayda tüccarı seni doldurdu. Ve büyük sular üzerinde onun geliri Şihorun zahiresi, Nilin orak mahsulü idi; ve milletlerin alış veriş yeri orası idi.” (İşaya 23:2, 3) “Kıyıda oturanlar”, yani komşuları, Sur’un feci yıkılışı karşısında şaşkınlıklarını dile getiremeyip susacaklar. Bu kıyı halklarını zengin ederek ‘dolduran’ “Sayda tüccarı” acaba kimdir? Sur ilk başta, 35 kilometre kuzeyindeki liman kenti Sayda’nın [Sidon] bir kolonisiydi. Sayda, sikkeler üzerinde kendini Sur’un Anası olarak betimler. Sur zenginlikte Sayda’yı geçtiyse de hâlâ “Sayda kızı”dır ve orada oturanlar hâlâ Saydalı olduklarını söylerler. (İşaya 23:12) Bu nedenle, “Sayda tüccarı” denilenler, muhtemelen Sur’un ticaretle uğraşan halkıdır.

      7. Saydalı tüccarlar nasıl servet saçıyor?

      7 Zengin Sayda tüccarı ticari amaçla Akdeniz’de devamlı dolaşır. Nil Deltası’nda ırmağın doğuya uzanan kolu Şihor’un tahılını birçok yere götürür. (Yeremya 2:18 ile karşılaştırın.) “Nilin orak mahsulü” arasında Mısır’ın başka ürünleri de bulunmaktadır. Bu malların satışı veya başka mallarla değiş tokuşu, hem bu denizci tüccarlara, hem de ticaret yaptıkları milletlere yüksek kazanç getirir. Sayda tüccarı Sur’a gelir sağlar. Bu nedenle, onlar Sur yıkıldığında gerçekten büyük üzüntü duyacaklar!

      8. Sur’un düşmesinin Sayda üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

      8 İşaya şimdi Sayda’ya hitaben şunları diyor: “Ey Sayda, utan; çünkü deniz, denizin kuvvetli hisarı söyliyip dedi: Ben ağrı çekmedim, ve doğurmadım, ve seçme yiğitler beslemedim, ve kızlar büyütmedim.” (İşaya 23:4) Sur’un yıkılmasından sonra, onun bir zamanlar bulunduğu kıyı şeridi çıplak ve ıssız görünecek. Çocuklarını yitirdiğinden çıldıran ve bir zamanlar onlara sahip olduğunu bile artık inkâr eden bir ana gibi, deniz de sanki acısından feryat edecek. Sayda, kızının başına gelenlerden utanç duyacak.

      9. Sur’un düşmesinin ardından insanların çektiği acı, hangi olayların ardından çekilene benzeyecek?

      9 Evet, Sur’un yıkıldığına ilişkin haber geniş çapta üzüntüye yol açacak. İşaya şunları diyor: ‘Tıpkı Mısır’la ilgili haberde olduğu gibi, Sur hakkındaki haber üzerine de büyük acılar çekilecek.’ (İşaya 23:5) Yas tutanların acısı, Mısır hakkındaki haberden duyulan acı kadar büyük olacak. Peygamber acaba Mısır hakkındaki hangi haberi kastediyor? Muhtemelen daha önceki ‘Mısır’la ilgili bildirinin’ yerine geldiğine ilişkin haberi.b (İşaya 19:1-25) Ya da belki Musa’nın zamanında Firavun’un ordusunun yok edildiğine ilişkin geniş çapta dehşet yaratan haberi. (Çıkış 15:4, 5, 14-16; Yeşu 2:9-11) Durum ne olursa olsun, Sur’un yıkıldığına ilişkin haberi işitenler çok acı duyacaklar. Onlara kaçıp uzaklardaki Tarşiş’e sığınmaları ve büyük üzüntülerini feryat ederek dile getirmeleri çağrısında bulunuluyor: “Tarşişe geçin; ey kıyıda oturanlar, uluyun.”—İşaya 23:6.

      ‘Eskiden’ Beri Şenlikli

      10-12. Sur’un zenginliğini, tarihsel önemini ve etkisini anlatın.

      10 Sur çok eski bir kenttir. İşaya şu sorusuyla kentin eskiliğini hatırlatır: “Şenlikli şehriniz bu mu? o şehir ki, . . . . eski günlerdendir.” (İşaya 23:7a) Sur’un zenginliği eskiye, Yeşu’nun zamanına dayanır. (Yeşu 19:29) Sur yıllar boyunca, metal ve cam eşyalarıyla, ayrıca o zamanlar çok değerli bir boyarmadde olan erguvani-mor tonundaki Sur firfiriyle ün yapmıştır. Sur firfiriyle boyanmış kaftanlar çok yüksek fiyatlara satılmaktadır; Sur’un pahalı dokumaları soylularca aranan mallardır. (Hezekiel 27:7, 24 ile karşılaştırın.) Sur aynı zamanda büyük bir dış ticaret noktası ve karayoluyla yolculuk eden kervanlar için bir ticaret merkezidir.

      11 Üstelik, kent askeri yönden de güçlüdür. L. Sprague de Camp şunları yazıyor: “Asker değil, tüccar olan Fenikeliler özellikle savaşa düşkün kimseler olmadıkları halde, kentlerini bağnazcasına bir cesaretle ve inatla savundular. Güçlü donanmalarının yanı sıra, bu nitelikleri sayesinde de Surlular o zamanın en güçlü ordusu Asur’a karşı koyabildiler.”

      12 Gerçekten de Sur’un Akdeniz dünyası üzerindeki etkisi kuvvetlidir. “Kendi ayakları gurbette kalmak için onu uzaklara götürdü.” (İşaya 23:7b) Fenikeliler uzaklara gidip oralarda satış noktaları ve gemicilerin uğradığı limanlar kurarlar. Bazı durumlarda bu yerler gelişip birer koloniye dönüşür. Örneğin, Kuzey Afrika’daki Kartaca, bir Sur kolonisidir. Kartaca zamanla önem açısından Sur’u geride bırakıp Akdeniz dünyasında Roma’ya rakip olur.

      Gururu Kırılacak

      13. ‘Sur’a hüküm vermeye kim cüret edebilir’ sorusu neden soruluyor?

      13 Sur’un tarihsel önemi ve zenginliği karşısında yerinde olarak şu soru soruluyor: “Taçlar giydiren Sura karşı bu işi kim tasarladı? o şehir ki, tüccarı reislerdi, bazirgânları [iş adamları] dünyanın itibarlı adamları idiler.” (İşaya 23:8) Nüfuzlu kişilere, kolonilerinde ve başka yerlerde yüksek makamlar vererek “taçlar giydiren” bir kentin aleyhinde konuşmaya kim cüret edebilir? Tüccarları ‘reislerden ve saygın kişilerden’ oluşan bir metropole karşı söz söylemeye kim cesaret edebilir? Lübnan’daki, Beyrut National Museum’un eskiçağ tarihi bölümü eski başkanı Maurice Chehab şunları dedi: “Sur MÖ dokuzuncu yüzyıldan altıncı yüzyıla değin, Londra’nın yirminci yüzyılın başında sahip olduğu öneme sahipti.” Öyleyse, bu şehrin aleyhinde konuşmaya kim cüret edebilir?

      14. Sur’a karşı kim hüküm bildiriyor ve neden?

      14 İlhamla verilen yanıt Sur’da şaşkınlık yaratacak. İşaya şunları bildiriyor: “Her izzetin gururunu bozmak, dünyanın bütün itibarlı adamlarını hakarete düşürmek için, bu işi orduların RABBİ tasarladı.” (İşaya 23:9) Yehova neden bu eski zengin kente hüküm bildiriyor? Kent halkı sahte tanrı Baal’e tapındığından dolayı mı? Yoksa İsrail kralı Ahab’la evlenip Yehova’nın peygamberlerini öldürten İzebel’in Sayda ve Sur kralı Etbaal’ın kızı olması nedeniyle mi? (I. Kırallar 16:29, 31; 18:4, 13, 19) İkisi de değil. Sur küstahça gururundan ve İsrailoğulları da dahil diğer kavimlerin zararı pahasına kendini büyüttüğünden dolayı mahkûm ediliyor. MÖ dokuzuncu yüzyılda Yehova, Yoel peygamber aracılığıyla Sur’a ve diğer kentlere şunları dedi: “Yahuda oğullarını ve Yeruşalim oğullarını, kendi sınırlarından uzaklaştırmak için, Yunanlıların oğullarına sattınız.” (Yoel 3:6) Tanrı, Sur’un Kendisine ahitle bağlı kavmine ticari bir mal gibi davranmasına göz yumabilir mi?

      15. Yeruşalim Nebukadnetsar’ın eline düştüğünde, Sur nasıl tepki gösterecek?

      15 Aradan yüz yıl geçse de Sur’un tutumu değişmeyecek. MÖ 607’de Babil kralı Nebukadnetsar’ın [II. Nabukadnezar] ordusu Yeruşalim’i yıktığında, Sur “ ‘Oh, oh! Ulusların kapısı olan kent [Yeruşalim] yıkıldı, kapıları bana açıldı. O viraneye döndü, ben zenginleşeceğim’ ” diyerek sevinçten coşacak. (Hezekiel 26:2, YÇ) Yeruşalim’in yıkılmasından kârlı çıkacağını umarak çok neşelenecek. Rakibi Yahuda’nın başkentinden artık kurtulduğundan, kendisine çok daha fazla ticaret kapısı açılacağını ümit edecek. Yehova, gururla kavminin düşmanlarının yanında yer alan ve kendilerinin ‘saygın kişiler’ olduklarını söyleyenleri alçaltacak.

      16, 17. Sur düştüğünde, halkının başına ne gelecek? (Dipnota bakın.)

      16 İşaya, Yehova’nın Sur’u kınayan sözlerini bildirmeye devam ediyor: “Kendi diyarını Nil gibi [basıp, YÇ] geç, ey Tarşiş kızı; artık alıkoyan yok. Denizin üzerine elini uzattı, ülkeleri titretti; Kenân hisarlarını harap etsin diye RAB onun hakkında emretti. Ve dedi: Artık bir daha meserretle coşmıyacaksın, ey kirletilen kız, ere varmamış Sayda kızı; kalk, Kittime geç; orada bile sana rahat yok.”—İşaya 23:10-12.

      17 Sur’a neden “Tarşiş kızı” deniyor? Belki Sur yenildikten sonra, Tarşiş daha güçlü olacağından.c Bir ırmak taşkınında suların, yatağın kenarlarını yıkıp etrafa yayıldığı gibi, Sur yıkıldığında onun halkı da etrafa yayılacak. İşaya’nın ‘Tarşiş kızına’ mesajı, Sur’un başına geleceklerin şiddetini vurgular. Yehova elini uzatıp bu buyruğu verir. Bu nedenle sonucu kimse değiştiremez.

      18. Sur’a neden “ere varmamış kız” deniyor, durumu nasıl değişecek?

      18 İşaya Sur’dan, ‘Sayda’nın ere varmamış kızı’ olarak da söz ediyor. Bu onun daha önce yabancı fatihlerce zapt edilip yağmalanmadığını ve hâlâ boyun eğmemiş durumda kaldığını gösteriyor. (II. Kırallar 19:21; İşaya 47:1; Yeremya 46:11 ile karşılaştırın.) Oysa artık yok edilecek ve halkının bir kısmı sığınmacılar gibi Fenike’nin Kittim kolonisine sığınacak. Ama ticari gücünü kaybettiğinden, orada da rahat yüzü görmeyecek.

      Kildaniler Onu Harap Edecek

      19, 20. Hangi fatihin Sur’u alacağı bildiriliyor, bu peygamberlik nasıl gerçekleşir?

      19 Yehova’nın Sur’a yönelik hükmünü acaba hangi devlet infaz edecek? İşaya şu duyuruda bulunuyor: “İşte, Kildanîler diyarı! o kavm artık yok; Aşur onu çölün vahşi hayvanlarına bıraktı; onlar kulelerini diktiler; onun saraylarını yıktılar; onu virane ettiler. Uluyun, ey Tarşiş gemileri; çünkü hisarınız harap oldu.” (İşaya 23:13, 14) Sur’u, Asurlar değil, Kildaniler [Keldani ya da Kaldeliler] fethedecek. Kuşatma kuleleri dikecek, Sur’un saraylarını yerle bir edip Tarşiş gemilerinin bu hisarını harabe yığınına çevirecek.

      20 Peygamberliğe uygun olarak, Yeruşalim’in yıkılmasının üzerinden çok geçmeden, Sur Babil’e başkaldırır ve Nebukadnetsar kenti kuşatır. Asla zaptedilmeyeceğine inanan Sur direnir. Kuşatma sırasında, Babil askerlerinin başlarındaki miğferlerinin sürtünmesinden ‘saçları dökülür’ ve kuşatma malzemelerini taşımaktan sırtlarının derisi ‘soyulur.’ (Hezekiel 29:18) Kuşatma Nebukadnetsar’a pahalıya mal olur. Sur’un anakara kentini yıkar, fakat yağmalayacağı mallar elinden uçup gider. Sur hazinesinin esas kısmı, kıyıya yaklaşık bir kilometre uzaktaki küçük adaya nakledilir. Kildani kralı, filosu olmadığından adayı alamaz. Bu olaydan 13 yıl sonra Sur teslim olursa da, ayakta kalır ve daha başka peygamberliklerin de gerçekleştiğini görür.

      “Ücretine Dönecek”

      21. Sur ne bakımdan ‘unutulur’, bu ne kadar sürer?

      21 İşaya peygamberliğe devam ediyor: “O gün vaki olacak ki, yetmiş yıl, bir kıralın günleri kadar, Sur unutulacak.” (İşaya 23:15a) Anakara kentinin Babillilerce yıkılmasından sonra, Sur ada kenti “unutulacak.” Peygamberliğe uygun olarak, “bir kıralın”, yani Babil İmparatorluğu’nun saltanatı süresince Sur ada kenti önemli bir ticari güç olmayacak. Yeremya aracılığıyla konuşan Yehova, öfke şarabından içirmek üzere belirlediği milletler arasında Sur’u da sayıyor. Şunları diyor: “Bu milletler Babil kıralına yetmiş yıl kulluk edecekler.” (Yeremya 25:8-17, 22, 27) Gerçi Babil İmparatorluğu MÖ 539’da devrildiğinden Sur ada kenti tamı tamına 70 yıl Babil boyunduruğu altında kalmadı. Anlaşılan 70 yıl, Babil’in en parlak dönemini, yani Babil hanedanının tahtını ‘Tanrı’nın yıldızlarından daha yükseğe’ koymakla övündüğü zamanı temsil ediyor. (İşaya 14:13) Farklı milletler, farklı zamanlarda onun boyunduruğu altına girerler. Fakat 70 yılın sonunda bu boyunduruk kırılacak. O zaman Sur’a acaba ne olacak?

      22, 23. Babil boyunduruğu altından çıktığında Sur’a ne olacak?

      22 İşaya peygamberliğe devam ediyor: “Yetmiş yıl bitince, fahişe türküsünde nasılsa, Sura öyle olacak. Bir çenk al, şehri dolaş, ey sen, unutulmuş fahişe; seni hatırlasınlar diye iyi çal, çok türküler söyle. Ve yetmiş yıl bitince vaki olacak ki, RAB Suru yoklıyacak, ve şehir fahişelik ücretine dönecek, ve yeryüzündeki bütün dünya kırallıkları ile fahişelik edecek.”—İşaya 23:15b-17.

      23 MÖ 539’da Babil’in yıkılmasının ardından Fenike, Med-Pers İmparatorluğu’nun bir satraplığı haline gelir. Pers hükümdarı Büyük Koreş [II. Kyros] hoşgörülü bir insandır. Müşterisiz kalan unutulmuş bir fahişenin yeni müşteriler bulabilmek amacıyla çenk (arp) çalıp türkü söyleyerek şehirde dolaştığı gibi Sur da, bu yeni hükümdarlığın yönetimi altında eski etkinliğine kaldığı yerden devam edebilmek ve yeniden dünya ticaret merkezi olarak tanınabilmek için yoğun çaba gösterecek. Bunu başarabilecek mi? Evet, Yehova onu başarılı kılacak. Zamanla bu ada kent öylesine zenginleşti ki, MÖ altıncı yüzyılın sonlarına doğru peygamber Zekarya şunları dedi: “Sur kendine hisar yaptı, ve toprak gibi gümüş, ve sokak çamuru gibi halis altın yığdı.”—Zekarya 9:3.

      ‘Kazandıkları Yehova’ya Adanacak’

      24, 25. (a) Sur’un kazandıkları nasıl Yehova’ya adanır? (b) Sur Tanrı’nın kavmine yardım ettiği halde, Yehova onun hakkında ilhamla neyin önceden bildirilmesini sağlar?

      24 Aşağıdaki peygamberlik sözleri ne kadar dikkate değer! “Kentin ticaretten ve fuhuştan kazandıkları RAB’be adanacak. Bunlar biriktirilmeyecek, hazineye konmayacak. Ticaretten kazandıkları doyuncaya kadar yesinler, güzel güzel giyinsinler diye RAB’bin önünde yaşayanlara verilecek.” (İşaya 23:18, YÇ) Sur’un ticaretten kazandıkları nasıl Yehova’ya adanır? Yehova olaya öyle bir yön verir ki, sonuçta bu kazanç O’nun isteği doğrultusunda, yani halkının doyuncaya kadar yemesi ve giyinmesi için kullanılır. Bu olay, İsrailoğulları’nın Babil sürgününden dönmesinden sonra olur. Sur halkı, İsrailoğulları’na mabedi yeniden yapmaları için sedir ağaçları vererek yardımda bulunur. Ayrıca Yeruşalim kentiyle eski ticaretine yeniden başlar.—Ezra 3:7; Nehemya 13:16.

      25 Buna rağmen, Yehova ilhamla Sur’a karşı başka bir bildiride bulunulmasını sağlar. Zekarya artık zenginleşen bu ada kenti hakkında şunları önceden bildirir: “Rab onu kovacak (onun mal varlığını alıp götürecek, YÇ); ve denizde onun kuvvetini vuracak; ve o, ateşle yutulacak.” (Zekarya 9:4) MÖ 332’de Büyük İskender denizlerin bu gururlu kraliçesini yerle bir ettiğinde bu yazılanlar gerçekleşir.

      Maddecilikten ve Gururdan Kaçının

      26. Tanrı Sur’u neden mahkûm ediyor?

      26 Yehova Sur’u nefret ettiği bir özelliğinden, gururundan dolayı mahkûm ediyor. Yehova’nın nefret ettiği yedi özelliğin birincisi “yüksek”, yani gururlu gözlerdir. (Süleymanın Meselleri 6:16-19) Pavlus gurur ile İblis Şeytan arasında bağlantı kurdu ve Hezekiel Sur’un gururunu anlatırken aslında Şeytan’ın özelliklerini tanımlıyordu. (Hezekiel 28:13-15; I. Timoteos 3:6) Sur neden gururluydu? Hezekiel Sur’a hitaben ‘zenginliğin seni gurura sürükledi’ diyor. (Hezekiel 28:5) Şehir kendini ticarete ve para biriktirmeye adamıştı. Bu yöndeki başarısı Sur’u çekilmez derecede mağrur yapmıştı. Yehova, Hezekiel aracılığıyla “Sur hükümdarına” şunları dedi: “Yüreğin yükseldi, ve sen: Ben ilâhım, denizlerin bağrında Allah tahtında oturuyorum, dedin.”—Hezekiel 28:2.

      27, 28. İnsanlar hangi tuzağa düşebilir, İsa bunu nasıl örnekledi?

      27 Milletler gurura ve zenginlik konusunda yanlış bir görüşe kapılabildiğine göre, bireyler de kapılabilir. İsa, bunun ne denli sinsi bir tuzak olabileceğini gösteren bir örnekleme yaptı. Toprakları bol ürün veren zengin bir adamdan söz etti. Sevinç içinde, ürünlerini koymak için daha büyük ambarlar yapmayı tasarlıyor, rahat, uzun bir yaşam sürdüreceğini umuyordu. Ama umduğu gibi olmadı. Tanrı ona “Ey akılsız, bu gece canın senden isteniliyor; hazırladığın şeyler kimin olacak?” dedi. Evet, adam öldü ve zenginliğinin ona hiçbir yararı olmadı.—Luka 12:16-20.

      28 İsa örneklemesini şu sözlerle bitirdi: “Kendisi için hazine toplıyan, ve Allahın indinde zengin olmıyan kimse böyledir.” (Luka 12:21) Zengin olmakta aslında yanlış bir taraf yoktu, iyi ürün almak da günah değildi. Adamın hatası bunları yaşamının tek hedefi yapmasıydı. Yalnızca zenginliğine güveniyordu. Geleceğe bakarken, Yehova Tanrı’yı hiç hesaba katmıyordu.

      29, 30. Yakub kendine fazla güvenme tutumuna karşı nasıl uyarıda bulundu?

      29 Aynı noktayı Yakub da çok kesin bir dille belirtti. Şunları dedi: “Gelin şimdi: Bugün yahut yarın filân şehre gideceğiz, ve orada bir yıl geçireceğiz, ve alış veriş edeceğiz, ve kazanacağız, diyenler; sizler ki yarın ne olacağını bilmezsiniz. Hayatınız nedir? Biraz vakit görünen ve ondan sonra görünmez olan bir buğusunuz. Bunun yerine siz: Eğer Rab dilerse, yaşıyacağız, ve bunu ve şunu yapacağız, demelisiniz.” (Yakub 4:13-15) Yakub sonra gurur ile zenginlik arasındaki bağlantıyı göstererek şunları dedi: “Şimdiki durumunuzla, gösterişinizle övünüyorsunuz. Bu tür övüncün tümü kötüdür.”—Yakub 4:16, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri.

      30 Yinelenecek olursa, ticaret yapmak günah değildir. Günah olan, zenginlikten kaynaklanabilen gurur, küstahlık ve özgüvendir. Eski bir özdeyiş hikmetle, “Bana ne fakirlik ve ne zenginlik ver” der. Fakirlik yaşamı çok acı kılabilir. Zenginlikse insanın ‘Yehova kimdir? diyerek Tanrı’yı inkâr etmesine’ yol açabilir.—Süleymanın Meselleri 30:8, 9.

      31. İsa’nın bir takipçisi kendine hangi soruları sorarsa iyi eder?

      31 Birçok kişinin açgözlülüğün ve bencilliğin kurbanı olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Etkisini sürdüren ticari hava nedeniyle zenginliğe büyük önem veriliyor. Bu nedenle İsa’nın bir takipçisi, Sur ticaret kentinin düştüğü tuzağa kendisinin de düşüp düşmediğinden emin olmak için durumunu gözden geçirirse iyi eder. Acaba zamanının ve enerjisinin çok büyük bir kısmını maddi uğraşılar peşinde koşarak mı harcıyor, yani aslında zenginliğe mi kölelik ediyor? (Matta 6:24) Kendi sahip olduklarından daha fazlasına ve daha iyisine sahip olanlara imreniyor mu? (Galatyalılar 5:26) Zenginse, gururla kendisinin başkalarından daha fazla ilgiye ve ayrıcalığa layık olduğunu mu düşünüyor? (Yakub 2:1-9 ile karşılaştırın.) Zengin değilse, ne pahasına olursa olsun ‘zengin olmak mı istiyor’? (I. Timoteos 6:9) Ticari işleriyle aşırı derecede meşgul olup Tanrı’ya hizmet etmeye yaşamında çok küçük bir yer mi bırakıyor? (II. Timoteos 2:4) Zenginlik peşinde kendini tüketirken, ticari işlerinde İsa’nın takipçilerine özgü ilkeleri görmezlikten mi geliyor?—I. Timoteos 6:10.

      32. Yuhanna hangi uyarıyı verdi, bunu nasıl uygulayabiliriz?

      32 Ekonomik durumumuz ne olursa olsun, Gökteki Krallık yaşamımızda her zaman ilk yeri tutmalıdır. Resul Yuhanna’nın sözlerini asla görmezlikten gelmememiz çok önemli: “Dünyayı ve dünyada olan şeyleri sevmeyin. Eğer bir kimse dünyayı severse, onda Babanın sevgisi yoktur.” (I. Yuhanna 2:15) Yaşayabilmek için dünyadaki ekonomik düzenlemelerden yararlanmak zorundayız. (II. Selânikliler 3:10) Bu nedenle ‘dünyayı kullanıyorsak’ da ‘ifratla’, yani aşırılıkla kullanmıyoruz. (I. Korintoslular 7:31) Dünyada olan maddi şeyleri aşırı derecede sevmeye başlıyorsak, artık Yehova’yı sevmiyoruz demektir. ‘Bedenin tutkularını, gözün tutkularını, yaşamın gösterişçiliğini’ tatmine çalışmak Tanrı’nın isteklerini yapmakla bağdaşmaz.d Ancak Tanrı’nın isteğini yerine getirmek sonsuz yaşama götürür.—I. Yuhanna 2:16, 17, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri.

      33. İsa’nın takipçileri, Sur’un düştüğü tuzaktan nasıl kaçınabilirler?

      33 Sur maddi uğraşılara öncelik verme tuzağına düştü. Maddi bakımdan başarılıydı, bundan dolayı çok küstahlaştı ve gururundan ötürü cezalandırıldı. Onun bu örneği günümüzde hem milletlere, hem de bireylere bir uyarıdır. Resul Pavlus’un öğüdünü tutmak ne kadar yerindedir! O İsa’nın takipçilerini ‘gururlanmamaya, gelip geçici zenginliğe ümit bağlamamaya, zevk almamız için bize her şeyi bol bol veren Tanrı’ya ümit bağlamaya’ teşvik ediyor.—I. Timoteos 6:17, Müjde.

      [Dipnotlar]

      a Bazı bilginler Tarşiş’in Akdeniz’in batısındaki Sardinya Adası olduğunu söyler. Sardinya da Sur’dan çok uzaktaydı.

      b Bu kitabın 15. bölümünün 200-207. sayfalarına bakın.

      c “Tarşiş kızı” Tarşiş halkı da olabilir. Bir başvuru kitabında şunlar deniyor: “Nil’in istediği doğrultuda aktığı gibi, Tarşiş yerlileri de artık istedikleri yere girip ticaret yapıyorlar.” Burada yine Sur’un düşüşünün güçlü etkileri vurgulanıyor.

      d Yunanca alazoni’a sözcüğünün karşılığı olan ‘gösterişçilik’, “dünyaya özgü şeylerin kalıcılığına güvenen saygısız, boş bir haddinibilmezlik” olarak tanımlanır.—The New Thayer’s Greek-English Lexicon.

      [Sayfa 256’daki harita]

      (Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)

      AVRUPA

      İSPANYA (TARŞİŞ’in olası yeri)

      AKDENİZ

      SARDİNYA

      KIBRIS

      ASYA

      SAYDA

      SUR

      AFRİKA

      MISIR

      [Sayfa 250’deki resim]

      Sur Asur’a değil, Babil’e boyun eğecekti

      [Sayfa 256’daki resim]

      Sur’un baştanrısı Melkart’ı betimleyen bir sikke

      [Sayfa 256’daki resim]

      Bir Fenike teknesi modeli

  • Yehova Kraldır
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirminci Bölüm

      Yehova Kraldır

      İşaya 24:1-23

      1, 2. (a) Kimler Yehova’nın öfkesini görecek? (b) Yahuda cezadan muaf mı tutulacak, bunu nereden biliyoruz?

      BABİL, Filistiya, Moab, Suriye, Habeş, Mısır, Edom, Sur, Asur; bunların tümü Yehova’nın öfkesini görecek. İşaya bu düşman milletlerin ve kentlerin başına gelecek felaketleri bildirdi. Yahuda için ne denebilir? Yahuda halkı günahkâr davranışları yüzünden göreceği cezadan muaf mı tutulacak? Tarihsel kayıtlar buna kesinlikle hayır diyor!

      2 On sıptlık İsrail Krallığı’nın başkenti Samiriye’nin başına gelenleri ele alalım. Bu millet Tanrı’yla arasındaki ahdi tutmadı. Çevresindeki şehvet düşkünü milletlerin sapık davranışlarından uzak durmadı. Tam tersine, Samiriye halkı ‘Yehova’yı öfkelendirmek için kötü şeyler yaptı. Bu nedenle Yehova, İsrail’e karşı çok öfkelendi ve onları gözü önünden kaldırdı. Ve İsrail kendi topraklarından Asur’a sürüldü.’ (II. Kırallar 17:9-12, 16-18, 23; Hoşea 4:12-14) İsrail’in başına gelenler, kız kardeşi Yahuda Krallığı için felaket işaretidir.

      İşaya, Yahuda’nın Issız Kalacağını Bildirir

      3. (a) Yehova iki sıptlık Yahuda krallığını neden terk eder? (b) Yehova ne yapmaya kesin kararlıdır?

      3 Yahuda krallarının bazıları sadık olsa da, çoğu değildi. Yotam gibi sadık bir kralın yönetiminde bile kavim sahte tapınmaya tamamen sırt çevirmemişti. (II. Kırallar 15:32-35) Kana susamış Kral Manasse’nin saltanatı sırasında ise Yahuda’nın kötülüğü doruğa varır; Yahudi geleneğine göre, o, peygamber İşaya’nın testereyle kesilmesini emreder. (İbraniler 11:37 ile karşılaştırın.) Bu kötü kral, “Yahudayı ve Yeruşalimde oturanları, RABBİN İsrail oğulları önünden helâk ettiği milletlerden ziyade kötülük etmek için baştan çıkardı.” (II. Tarihler 33:9) Ülke, Manasse’nin saltanatı sırasında, Kenanlılar’ın denetiminde olduğu zamandan çok daha fazla kirlenir. İşte bu nedenle Yehova şunu bildirir: “İşte, ben Yeruşalimin ve Yahudanın üzerine öyle bir kötülük [felaket, YÇ] getiriyorum ki, onu işitenin iki kulağı çınlıyacaktır . . . . Bir adam sahanı nasıl siler, siler ve yüz üstü döndürürse, Yeruşalimi de öyle sileceğim. Ve mirasımdan artakalanı atacağım, ve onları düşmanlarının eline vereceğim; ve bütün düşmanları için ganimet, ve çapul malı olacaklar; çünkü gözümde kötü olanı yaptılar, ve . . . . bugüne kadar beni öfkelendirdiler.”—II. Kırallar 21:11-15.

      4. Yehova Yahuda’ya ne yapacak, bu peygamberlik nasıl yerine gelir?

      4 Ülke halkı, bir tabağın yüz üstü çevrilerek içindekilerin tamamen boşaltıldığı gibi boşaltılacak. Bu kez de, İşaya’nın peygamberliğinin konusu Yahuda’nın ve Yeruşalim’in yakında böyle ıssız kalacağıdır. Söze şöyle başlar: “İşte, RAB dünyayı (ülkeyi) boşaltıyor, ve onu çöl ediyor, ve onun yüzünü altüst ediyor, ve orada oturanları dağıtıyor.” (İşaya 24:1) Yeruşalim ve mabedi Kral Nebukadnetsar’ın komutasındaki istilacı Babil ordularınca yıkılıp Yahuda halkının büyük bir kısmı kılıç, açlık ve salgın hastalıklarla yok edildiğinde, önceden bildirilen bu sözler yerine gelir. Yahudilerden sağ kalanların çoğu Babil’e sürülür; geride bırakılan azınlıksa Mısır’a kaçar. Böylece ülke viran olur ve tamamen boşalır. Evcil hayvanlar bile kalmaz. Sadece yırtıcı hayvan ve kuşların yaşadığı bu terk edilmiş topraklar kasvetli bir çöle dönüşür.

      5. Yehova’nın hükmü sırasında ayrım gözetilecek mi? Açıklayın.

      5 Yahuda’ya gelmekte olan hüküm sırasında ayrım gözetilecek mi? Bunu İşaya yanıtlıyor: “Vaki olacak ki, kavm nasılsa, kâhin de öyle; köle nasılsa, efendisi de öyle; cariye nasılsa, hanımı da öyle; satın alan nasılsa, satan da öyle; alacaklı nasılsa, borçlu da öyle; faiz alan nasılsa, ona faiz veren de öyle olacak. Dünya (ülke) baştan başa boşalacak, ve baştan başa çapul edilecek; çünkü bu sözü RAB söyledi.”(İşaya 24:2, 3) Bir kimsenin zengin ya da mabette ayrıcalıklı bir hizmeti olması hiç fark etmeyecek. Hiçbir istisna yapılmayacak. Ülke o derece yozlaşmıştır ki, ister kâhin, ister hizmetkâr, ister efendi, ister satıcı ya da alıcı olsun, sağ kalanların hepsinin oradan sürülmesi gerek.

      6. Yehova ülkeden bereketini neden çeker?

      6 İşaya hiçbir yanılgı olmaması için, yaklaşan bu felaketin ülke çapında olacağını anlatıp bunun nedenini de açıklıyor: “Dünya (ülke) yas tutuyor ve yüzü soluyor, yer zayıflıyor ve yüzü soluyor, dünyanın yüksek kavmları (soyluları, YÇ) zayıflıyorlar (kuruyup gidiyorlar). Ve üzerinde oturanların altında dünya kirlendi; çünkü şeriatlerden öte geçtiler, kanunları ayak altına aldılar, ebedî ahdi bozdular. Lânet bundan ötürü dünyayı yiyip bitirdi, ve orada oturanlar suçlu çıktılar; dünyada oturanlar bundan dolayı yandılar, ve artakalan insan az.” (İşaya 24:4-6) Kenan toprakları İsrailoğulları’na verildiğinde, orası ‘süt ve bal akan bir diyardı.’ (Tesniye 27:3) Ama onlar yine de Yehova’nın bereketine sürekli muhtaçtılar. Yasalarını ve emirlerini sadakatle tutarlarsa, toprak ‘mahsulünü verecek’, tutmazlarsa toprağı işlemek üzere harcadıkları çabalar ‘boş yere sarf olacak’ ve yer ‘mahsulünü vermeyecekti.’ (Levililer 26:3-5, 14, 15, 20) Yehova’nın lâneti ‘ülkeyi yiyip bitirecekti.’ (Tesniye 28:15-20, 38-42, 62, 63) Yahuda artık bu lâneti görmeyi beklemeli.

      7. Kanun ahdi İsrailoğulları’na nasıl bir bereket sağlayacaktı?

      7 İşaya’nın zamanından 800 yıl kadar önce, İsrailoğulları kendi arzularıyla Yehova’yla bir ahit ilişkisine girmeyi ve onun koşullarına uymayı kabul etmişlerdi. (Çıkış 24:3-8) Bu Kanun Ahdi’nin koşulları uyarınca, Yehova’nın emirlerine itaat ederlerse O’nun tarafından bol bol bereketleneceklerdi, ama ahdi bozarlarsa bereketini kaybedecek ve düşmanlarına tutsak olacaklardı. (Çıkış 19:5, 6; Tesniye 28:1-68) Musa aracılığıyla verilen bu Kanun Ahdinin yürürlükte kalacağı süre belirtilmemişti. Mesih ortaya çıkıncaya dek İsrailoğulları’nı koruyacaktı.—Galatyalılar 3:19, 24.

      8. (a) Kavim nasıl ‘şeriati çiğnedi’ ve ‘kanunları ayaklar altına aldı’? (b) ‘Soylular’ nasıl ilk ‘kuruyup gidenler’ olacak?

      8 Fakat kavim “ebedî ahdi bozdu.” Tanrı’nın verdiği yasaları göz ardı edip çiğnedi. Yehova’nın verdiklerinden farklı yasal uygulamalarda bulunarak ‘kanunları ayak altına aldılar.’ (Çıkış 22:25; Hezekiel 22:12) İşte bu nedenle kavim ülkeden sürülecek. Gelmekte olan hüküm sırasında hiç merhamet görmeyecek. Yehova artık onları koruyup kayırmadığından ‘kuruyup gidecek’ ilk kişiler arasında “soylular” bulunacak. Bu sözlere uygun olarak, Yeruşalim’in yıkımı yaklaşırken önce Mısırlılar, sonra da Babilliler Yahuda krallarını vasal yaparlar. Daha sonra Babil’e ilk tutsak götürülenler arasında, Kral Yehoyakin ve kraliyet ailesinin başka fertleri de bulunur.—II. Tarihler 36:4, 9, 10.

      Ülkede Sevinçten Eser Kalmıyor

      9, 10. (a) İsrail’de tarımın rolü nedir? (b) Herkesin ‘kendi asması ve incir ağacı altında oturması’ ne anlama gelir?

      9 İsrail milleti tarımla uğraşan bir toplumdur. İsrailoğulları Vaat Edilen Diyara girdikleri zamandan beri tarım ve hayvancılık yapıyorlar. Bu nedenle, İsrail’e verilen yasalarda tarım önemli bir yer tutuyor. Zorunlu Sebt yasası gereğince, toprağın yeniden verimini kazanabilmesi için her yedi yılda bir dinlendirilmesi gerekiyor. (Çıkış 23:10, 11; Levililer 25:3-7) Millete her yıl kutlaması emredilen üç bayram tarım mevsimlerine rastlıyor.—Çıkış 23:14-16.

      10 Ülkenin her tarafında bağlar var. Kutsal Yazılar, Tanrı’nın “insanın yüreğini sevindiren” armağanları arasında asmanın ürünü şarabı da sayar. (Mezmur 104:15) Herkesin ‘kendi asması ve incir ağacı altında oturması’, Tanrı’nın adil yönetimi altında bolluk, barış ve güvenlik içinde yaşadığı anlamına gelir. (I. Kırallar 4:25; Mika 4:4) Bağbozumunda iyi ürün alınması bereket sayılır. Bu durum sevinçle şarkılar söylenmesine yol açar. (Hâkimler 9:27; Yeremya 25:30) Tersi de söz konusudur. Asmaların kuruması veya hiç üzüm vermemesi ve bağı dikenlerin sarması, Yehova’nın bereketini geri çektiğinin göstergesidir. Büyük bir üzüntü zamanıdır.

      11, 12. (a) İşaya, Yehova’nın hükmü sonucunda oluşacak koşulları nasıl anlatıyor? (b) İşaya hangi karanlık geleceği betimliyor?

      11 Bu nedenle yerinde olarak İşaya, Yehova’nın o topraklardan bereketini çekmesinden doğacak sonuçları bağlarla ve ürünleriyle betimliyor: “Yeni şarap yas tutuyor, asma zayıflıyor [kuruyor]; yürekleri sevinçli olanların hepsi inliyorlar. Teflerin coşkunluğu kesildi, şenlik edenlerin gürültüsü sona erdi, çengin coşkunluğu kesildi. Türkü ile şarap içmiyecekler; içenlere içki acı olacak. Issız şehir yıkıldı; kimse girmesin diye her ev kapandı. Şarap için sokaklarda bağırış var; her sevinç karardı [sevinçten eser kalmadı, YÇ], diyarın coşkunluğu sürgün [yok, YÇ] oldu. Şehirde viranelik kaldı, ve kapı vuruşlarla yıkıldı.”—İşaya 24:7-12.

      12 Tef ve çenk (arp), sevinç ifade ederken ve Yehova’ya övgüler sunarken çalınan hoş birer müzik aletidir. (II. Tarihler 29:25; Mezmur 81:2) Bu Tanrısal ceza sırasında onların sesleri artık duyulmayacak. Sevinç verici bağbozumları da olmayacak. Kapıları ‘yıkılıp’ paramparça olan ve kimse girmesin diye her evi ‘kapatılan’ ıssız Yeruşalim yıkıntılarında artık neşeli bir ses duyulmayacak. Aslında çok verimli olan bu topraklarda yaşayan kavim için ne karanlık bir gelecek!

      Artakalan, “Sevinç Çığlıkları Atacak”

      13, 14. (a) Yehova’nın hasatla ilgili yasaları nelerdir? (b) İşaya, Yehova’nın hükmünün infazı sırasında sağ kalanlar olacağını hasatla ilgili yasalarıyla nasıl betimliyor? (c) Üzücü denemeler gelecekse de, sadık Yahudalılar hangi durumdan emin olabilirler?

      13 İsrailliler hasatta zeytinleri dökmek için ağaçları sopayla döverler. Dallara çıkıp kalan zeytinleri toplamaları Tanrı’nın Kanununda yasaklanmıştır. Bağbozumundan sonra bağda kalan üzümleri toplamaları da yasaktır. Hasattan geriye kalanlar ‘garibe, öksüzlere ve dul kadınlara’, yani yoksullara bırakılmalıdır. (Tesniye 24:19-21) İşaya, bu iyi bilinen yasalara dikkati çekerek Yehova’nın yaklaşan hükmü sırasında sağ kalanların olacağına ilişkin rahatlatıcı gerçeği betimliyor: “Zeytinler dökülsün diye dövülen ağaç nasılsa, bağbozumundan artakalan üzümler nasılsa, dünyadaki bütün uluslar [arasında, Kitabı Mukaddes] öyle olacak. Sağ kalanlar seslerini yükseltip sevinç çığlıkları atacak, batıda yaşayanlar RAB’bin büyüklüğü karşısında hayranlıkla bağıracak. Onun için, doğuda yaşayanlar RAB’bi yüceltin, deniz kıyısındakiler, İsrail’in Tanrısı Yahve’nin (Yehova’nın) adını yüceltin. Dünyanın en uzak köşelerinden ezgiler işitiyoruz: ‘Doğru Olan’a övgüler olsun!”—İşaya 24:13-16a, YÇ.

      14 Hasattan sonra ağaçlarda ya da asmalarda hâlâ meyve kaldığı gibi, Yehova’nın hükmünün infazından sonra da geride kalanlar, “bağbozumundan artakalan üzümler” olacak. Altıncı ayette kaydedildiği gibi, peygamber “artakalan insan az” derken bu kimselerden söz ediyordu. Yeruşalim ve Yahuda’nın yıkımı sırasında pek az sayıda da olsa sağ kalanlar olacak ve sonra artakalan bir grup tutsak edildiği yerden dönüp tekrar kendi topraklarında oturacak. (İşaya 4:2-4, 14:1-5) Doğru yürekli kimseler üzücü denemeler geçireceklerse de, kendilerini kurtuluş ve sevincin beklediğinden emin olabilirler. Sağ kalanlar Yehova’nın bildirdiği peygamberlik sözünün yerine geldiğini görecek ve İşaya’nın Tanrı’nın hakiki peygamberi olduğunu fark edecekler. Onarım peygamberliklerinin gerçekleşmesine tanık olduklarında sevinçle coşacaklar. Korunmuş olduklarından, dağıldıkları her yerde –batıda Akdeniz adalarında, doğuda Babil’de ya da başka uzak köşelerde– Tanrı’yı yüceltip “Doğru Olan’a övgüler olsun!” diyerek ezgiler söyleyecekler.

      Yehova’nın Hükmünden Kaçış Yok

      15, 16. (a) İşaya, kavminin başına geleceklerden ötürü ne hissediyor? (b) Ülkenin sadakatsiz kavminin başına ne gelecek?

      15 Bununla birlikte, sevinmek için henüz erken. İşaya çağdaşlarını gerilere, o günlere götürerek şunları diyor: “Fakat ben dedim: Bittim, bittim, vay başıma! hainler hainlik ettiler; evet, hainler çok hainlik ettiler. Ey sen, dünyada (ülkede) oturan adam, dehşet, ve çukur, ve tuzak senin üzerinde! Ve vaki olacak ki, dehşet velvelesinden kaçan çukura düşecek; ve çukurun içinden çıkan tuzağa tutulacak; çünkü yüksekteki pencereler açıldı, ve dünyanın temelleri titriyor. Dünya ezildikçe ezildi, dünya yarıldıkça yarıldı, dünya sarsıldıkça sarsıldı. Dünya sarhoş bir adam gibi sendeliyecek, ve bir salıncak gibi sallanacak; ve günahı kendi üzerine ağır basacak, ve düşecek, ve bir daha kalkmıyacak.”—İşaya 24:16b-20.

      16 Kavminin başına geleceklerden ötürü İşaya büyük üzüntü duyuyor. Çevresindeki durum kendisini hasta ve kötü hissetmesine neden oluyor. Etraf hainlerle dolu ve bu, ülke halkına yılgınlık veriyor. Yehova korumayı kaldırdığında, sadakatsiz Yahuda halkı gece gündüz dehşet yaşayacak. Kimse yarınından emin olmayacak. Yehova’nın emirlerini bırakıp Tanrısal hikmeti göz ardı ettiklerinden başlarına gelecek felaketten kaçış olmayacak. (Süleymanın Meselleri 1:24-27) Ülkedeki hainler, yıkımlarına yol açan sahtekârlığa ve yalanlara başvurarak kavmi her şeyin iyi gittiğine ikna etmeye çalışacaklarsa da felaket gelecek. (Yeremya 27:9-15) Dışardan düşmanları gelecek, onları yağmalayıp topraklarından sürecek. Bütün bunlar İşaya için çok üzücü olaylar.

      17. (a) Neden hiçbir kaçış yolu olmayacak? (b) Yehova’nın hükmü göklerden geldiğinde ülkeye ne olacak?

      17 Ama peygamber hiçbir kaçış yolu olmayacağını bildirmek zorunda. Kavim nereye kaçmaya çalışırsa çalışsın, yakalanacak. Bazısı belki felaketlerin birinden kaçmayı başarsa bile diğerine yakalanacak. Güvenli hiçbir yer olmayacak. Çukurdan kaçarken tuzağa düşen bir hayvan gibi olacaklar. (Amos 5:18, 19 ile karşılaştırın.) Yehova’nın hükmü göklerden gelecek ve ülkeyi temellerinden sarsacak. Ülke günahının ağırlığından sarhoş bir adam gibi sendeleyip düşecek ve bir daha ayağa kalkamayacak. (Amos 5:2) Yehova’nın hükmü kesindir, hiçbir şekilde değişmez. Ülkeye kesin yıkım ve son geliyor.

      Yehova Görkemle Saltanat Sürecek

      18, 19. (a) ‘Yüksekte olanların ordusu’ neler olabilir, bunlar nasıl toplanıp “zindana” kapatılacak? (b) Herhalde “çok günlerden sonra” “yüksekte olanların ordusu” nasıl cezalandırılacak? (c) Yehova “yerin kıralları”nı nasıl cezalandıracak?

      18 İşaya’nın peygamberliği şimdi daha geniş boyutlara varıp Yehova’nın amacının her ayrıntısıyla yerine gelişine işaret ediyor: “O günde vaki olacak ki, RAB yüksekte olanların ordusunu yüksekte, ve yerin kırallarını yer üzerinde yoklıyacak. Ve esirler çukura nasıl toplanırlarsa, onlar da bir araya toplanacaklar, ve zindana kapatılacaklar; ve çok günlerden sonra yoklanacaklar. Ve ay kızaracak, ve güneş utanacak; çünkü orduların RABBİ Sion dağında ve Yeruşalimde kırallık edecek; onun ihtiyarları karşısında da izzet!” —İşaya 24:21-23.

      19 ‘Yüksekte olanların ordusu’, ‘bu karanlık dünyanın güçleri, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal orduları’ olabilir. (Efesoslular 6:12, Müjde) Bunların dünya kudretleri üzerinde güçlü etkisi oldu. (Daniel 10:13, 20; I. Yuhanna 5:19) Hedefleri insanları Yehova’dan ve pak tapınmadan uzaklaştırmaktır. Etraflarındaki milletlerin yoz âdetlerini izlemesi için İsrailoğulları’nı kandırmayı da başardılar! İsrail böylece Tanrısal hükmü hak etti. Fakat Şeytan ve cinlerinin de Tanrı’ya hesap vermeleri gerek. Bu, Tanrı’nın sonunda onları ve onların Kendisine sırt çevirip yasalarını çiğnemeye ayarttıkları “yerin kırallarını”, dünya yöneticilerini cezalandıracağı zaman olacak. (Vahiy 16:13, 14) İşaya simgesel bir dille onların toplanıp ‘zindana kapatılacaklarını’ söylüyor. “Çok günlerden sonra”, yani belki İsa Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığının sonunda Şeytan ve cinleri [fakat “yerin kıralları” değil] geçici bir süre serbest bırakıldıklarında, Tanrı onlara hak ettikleri son cezayı verecek.—Vahiy 20:3, 7-10.

      20. Yehova hem eskiden, hem de çağımızda nasıl ve ne zaman ‘krallık etti’?

      20 İşaya’nın peygamberliğinin bu kısmı böylece Yahudilerin önüne şahane bir güvence koydu. Yehova, uygun gördüğü zamanda eski Babil’in yıkılmasını ve Yahudilerin yurtlarına dönmesini sağlayacaktı. MÖ 537’de, kavmi adına gücünü ve egemenliğini bu şekilde gösterdiğinde, onlara yerinde olarak ‘Tanrınız krallık ediyor!’ denebildi. (İşaya 52:7) Çağımızdaysa Yehova, İsa Mesih’i Gökteki Krallığında Kral olarak tahta oturttuğu 1914’te ‘krallık etti.’ (Mezmur 96:10) Aynı zamanda 1919’da ruhi İsrail’i Büyük Babil’e tutsaklıktan kurtararak krallık yetkisini ortaya koyduğunda yine ‘krallık etti.’

      21. (a) “Ay kızaracak, güneş utanacak” sözleri nasıl gerçekleşecek? (b) Hangi çağrı tüm dünyada yüksek sesle yankılanacak?

      21 Yehova, Büyük Babil’in ve bu kötü ortamın kalan kısmının sonunu getirdiğinde de yine ‘krallık edecek.’ (Zekarya 14:9; Vahiy 19:1, 2, 19-21) Ondan sonra, Yehova’nın Krallık yönetimi öylesine muhteşem olacak ki, ne geceleyin ışıldayan dolunayın, ne de öğle vakti parlayan güneşin görkemi onunla boy ölçüşebilecek. (Vahiy 22:5 ile karşılaştırın.) Bu gök cisimleri kendilerini Orduların Yehova’sının görkemiyle karşılaştırdıklarında, deyim yerindeyse utanacaklar. Yehova her yere, herkese egemen olacak. O’nun mutlak kudretini ve görkemini herkes görecek. (Vahiy 4:8-11; 5:13, 14) Ne şahane bir beklenti! O zaman Mezmur 97:1’deki çağrı tüm dünyada yüksek sesle yankılanacak: ‘Yehova saltanat sürüyor, yer mesrur olsun; bütün adalar sevinsin.’

      [Sayfa 262’deki resim]

      Müzik ve sevinç sesi ülkede artık duyulmayacak

      [Sayfa 265’teki resim]

      Hasattan sonra ağaçta hâlâ bazı meyvelerin kaldığı gibi, Yehova’nın hükmünün infazı sırasında da sağ kalanlar olacak

      [Sayfa 267’deki resim]

      Kavminin başına geleceklerden ötürü İşaya büyük üzüntü duyuyor

      [Sayfa 269’daki resim]

      Yehova’nın görkemiyle ne güneş, ne de ay boy ölçüşebilir

  • Yehova’nın ‘Eli Yükseliyor’
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi Birinci Bölüm

      Yehova’nın ‘Eli Yükseliyor’

      İşaya 25:1–27:13

      1. İşaya, Yehova’ya neden büyük değer veriyor?

      İŞAYA derin sevgi beslediği Yehova’ya övgüler sunmaktan zevk alıyor. “YA RAB, sensin benim Tanrım, seni yüceltir, adını överim” diye haykırıyor. Peygamberin Yaratıcısına böylesine büyük değer vermesine yol açan nedir? Önemli bir etken, Yehova ve işleri hakkında edindiği bilgidir. İşaya’nın şu sözleri bu bilgiye sahip olduğunu ortaya koyar: “Çünkü sen eskiden beri tasarladığın harikaları tam bir sadakatle gerçekleştirdin.” (İşaya 25:1, YÇ) O da kendisinden önce yaşamış Yeşu gibi, Yehova’nın sadık ve güvenilir olduğunu ve her tasarı ve amacının gerçekleştiğini bilir.—Yeşu 23:14.

      2. İşaya şimdi Yehova’nın hangi tasarısını bildiriyor, bu tasarıda hedef neresi olabilir?

      2 İsrailoğulları’nın düşmanlarına hüküm bildirilerinde bulunmak Yehova’nın tasarladığı işler arasındadır. İşaya şimdi bunlardan birini bildiriyor: “Sen şehirden bir taş yığını; duvarlı şehirden bir virane yaptın, ecnebilerin sarayını [yabancıların kalesiydi, YÇ] şehirlikten çıkardın; ebediyen yapılmıyacaktır.” (İşaya 25:2) Adı verilmeyen bu kent neresidir? İşaya Moab’ın Ar şehrinden söz ediyor olabilir, çünkü Moab uzun zamandır Tanrı’nın kavmine düşmandır.a Ya da daha güçlü başka bir kenti, örneğin Babil’i kastediyor da olabilir.—İşaya 15:1; Tsefanya 2:8, 9.

      3. Düşmanları Yehova’yı ne şekilde onurlandırıyor?

      3 Yehova’nın düşmanları, güçlü kentleriyle ilgili Tanrısal tasarı gerçekleştiğinde nasıl tepki gösterecekler? “Kuvvetli bir kavm sana izzet verecek; korkunç milletlerin şehri senden korkacak.” (İşaya 25:3) Düşmanlarının Mutlak Güce Sahip Tanrı’dan korkması doğaldır. Ama acaba Kendisine nasıl izzet verecek, yani O’nu onurlandıracaklar? Sahte tanrılarını terk edip pak tapınmayı mı kabul edecekler? Bu pek olası değil! Bunun yerine Firavun’un ve Nebukadnetsar’ın olayında olduğu gibi, Yehova’nın ezici üstünlüğünü kabul etmek zorunda kaldıklarında O’nu onurlandıracaklar.—Çıkış 10:16, 17; 12:30-33; Daniel 4:37.

      4. Günümüzde “korkunç milletlerin şehri” nedir, o bile Yehova’yı nasıl onurlandırmak zorunda?

      4 Günümüzde “korkunç milletlerin şehri” “dünyanın kıralları üzerine kırallığı olan büyük şehirdir”, başka bir deyişle sahte dinin dünya imparatorluğu olan “Büyük Babil”dir. (Vahiy 17:5, 18) Bu imparatorluğun en önde gelen kısmı ise Hıristiyan Âlemidir. Hıristiyan Âleminin dinsel liderleri Yehova’yı nasıl onurlandırıyor? Şahitleri adına şahane işler başardığını istemeyerek de olsa kabul ederek. Özellikle Yehova 1919’da hizmetçilerini, Büyük Babil’in ruhi tutsaklığından kurtarıp faaliyet açısından yeniden canlandırdığında, bu liderler “dehşete kapılıp gökteki Tanrı’yı yücelttiler.”—Vahiy 11:13, Müjde.b

      5. Yehova Kendisine tam anlamıyla güvenenleri nasıl koruyor?

      5 Yehova, düşmanlarının gözüne korkunç görünüyorsa da, Kendisine hizmet etmek isteyen yumuşak huylu, alçakgönüllü kimseler için bir sığınaktır. Dinsel ve siyasal zorbalar hakiki tapınmada olanların imanını baltalamak için belki her yola başvuruyorlarsa da, bunu başaramıyorlar. Çünkü bu kimselerin Yehova’ya tam bir güvenleri var. Sonunda, O muhaliflerini, kavurucu çöl güneşini bir bulutla örtercesine ya da sağanağın gücünü bir duvarla kırarcasına kolayca etkisiz hale getiriyor.—İşaya 25:4, 5’i okuyun.

      ‘Bütün Kavimlere Ziyafet’

      6, 7. (a) Yehova kimlere, ne tür bir ziyafet veriyor? (b) İşaya’nın peygamberlikte bulunduğu ziyafet ne hakkında fikir verir?

      6 Yehova, sevgi dolu bir baba gibi çocuklarını sadece korumakla kalmıyor, aynı zamanda besliyor ve bunu özellikle ruhi bakımdan yapıyor. 1919’da özgürlüğe kavuşturduğu hizmetçilerine bir zafer şöleni vererek onların önüne bol bol ruhi gıda koyuyor: “Bu dağda orduların RABBİ bütün kavmlara semiz şeylerden bir ziyafet, eski şaraplardan, ilikle dolu semiz şeylerden, süzme eski şaraplardan ziyafet verecek.”—İşaya 25:6.

      7 Ziyafet Yehova’nın ‘dağında’ veriliyor. Bu dağ nedir? “Son günlerde” bütün milletlerin akın edeceği “RAB evinin dağı”dır. O’na sadakatle tapınanların hiçbir zararlı, yıkıcı davranışta bulunmayacağı Yehova’nın “mukaddes dağı”dır. (İşaya 2:2; 11:9) Yehova bu yüce tapınma yerinde sadık kimselere bu zengin ziyafeti veriyor. O’nun şimdi böyle cömertçe sağladığı kaliteli ruhi gıdalar, Gökteki Krallığı insanlığın tek hükümeti olduğunda sağlayacağı kaliteli maddi gıdalar hakkında bir fikir verir. O zaman artık açlık olmayacak. “Yerde, dağlar başında, buğday bolluğu olsun.”—Mezmur 72:8, 16.

      8, 9. (a) İnsanlığın hangi iki büyük düşmanı ortadan kaldırılacak? Açıklayın. (b) Tanrı, hizmetçilerinin katlandığı utancı kaldırmak üzere ne yapacak?

      8 Şimdi Tanrı’nın verdiği bu ruhi ziyafete katılanlar görkemli beklentilere sahiptirler. İşaya’nın sözlerinin devamını dinleyin. O, günah ve ölümü, soluk aldırmayan bir “perde” ya da ‘örtüye’ benzeterek şunları diyor: “Bütün kavmları örten örtünün yüzünü, bütün milletler üzerine çekilmiş perdeyi bu dağda yok edecek. Ölümü ebediyen yuttu; ve RAB Yehova bütün yüzlerden gözyaşlarını silecek.”—İşaya 25:7, 8a.

      9 Evet, artık günah ve ölüm olmayacak! (Vahiy 21:3, 4) Üstelik, Yehova’nın hizmetçilerinin binlerce yıldır katlanmak zorunda kaldığı yalanların utancı da ortadan kaldırılacak. “Bütün dünya üzerinden kavmının utancını kaldıracak, çünkü RAB söyledi.” (İşaya 25:8b) Bu nasıl olacak? Yehova bu utancın kaynağı Şeytan’ı ve zürriyetini ortadan kaldıracak. (Vahiy 20:1-3) Tanrı’nın hizmetçilerinin o zaman şöyle haykırmaları doğaldır: “İşte, Allahımız budur; onu bekledik, ve bizi kurtaracaktır; RAB budur; onu bekledik, onun kurtarışı ile mesrur olacağız ve sevineceğiz.”—İşaya 25:9.

      Gururlular Alçaltılacak

      10, 11. Yehova, ilerde Moab’a hangi sert tokadın indirilmesini sağlayacak?

      10 Yehova kavminden alçakgönüllülük gösterenleri kurtarıyor. Gelgelelim, İsrail’in komşusu Moab gururludur ve Yehova gururdan nefret eder. (Süleymanın Meselleri 16:18) Moab bu nedenle alçaltılacak. “RABBİN eli bu dağda rahat edecek [kalacak, YÇ]; ve gübre yığınının suyunda saman nasıl çiğnenirse, Moab da olduğu yerde çiğnenecek. Ve yüzen bir adam yüzmek için ellerini uzattığı gibi onun ortasında ellerini uzatacaktır; fakat RAB onun gururunu ellerinin hünerile beraber alçaltacaktır. Ve senin duvarlarının yüksek hisarını yıktı, alçalttı, ve toprağa, toza kadar da indirdi.”—İşaya 25:10-12.

      11 Yehova’nın eli Moab dağı üzerinde “kalacak.” Sonuç ne olacak? Mağrur Moab tokadı yiyip “gübre yığını” gibi çiğnenecek. İşaya’nın zamanında humus yapmak için, samanlar gübre yığını içinde çiğnenirdi. İşaya böylece Moab’ın yüksek, aşılmaz görünen surlarına rağmen yerle bir edileceğini bildiriyor.

      12. Yehova’nın hüküm bildirisi neden özellikle Moab’a yöneliktir?

      12 Yehova neden özellikle Moab’ı böyle sert bir şekilde cezalandırmayı tasarlıyor? Moabiler, İbrahim’in yeğeni olan ve Yehova’ya tapınan Lût’un torunlarıdır. Şu halde, Tanrı’ya ahitle bağlı kavmin yalnızca komşusu değil, aynı zamanda akrabasıdırlar. Buna rağmen, sahte tanrıları benimsemiş ve İsrailoğulları’na her zaman şiddetle düşmanlık etmişlerdir. Cezalandırılmayı hak ediyorlar. Bu bakımdan Moab, Yehova’nın günümüzdeki hizmetçilerinin düşmanlarına benziyor. Özellikle, kökünün birinci yüzyıldaki Hıristiyan cemaatine dayandığını iddia eden, oysa daha önceki bölümlerde de görüldüğü gibi, Büyük Babil’in en önde gelen kısmını oluşturan Hıristiyan Âlemiyle benzerlik gösteriyor.

      Kurtuluş İlahisi

      13, 14. Günümüzde Tanrı’nın hizmetçilerinin hangi ‘güçlü kenti’ var, oraya kimlerin girmesine izin veriliyor?

      13 Tanrı’nın kavmi için ne denebilir? Onlar Yehova’nın lûtfuna ve korumasına sahip olmanın verdiği coşkuyla haykırarak ilahi söylüyorlar. “O gün Yahuda’da şu ilâhi söylenecek: Güçlü bir kentimiz var. Çünkü Tanrı’nın kurtarışı kente sur ve duvar gibidir. Açın kentin kapılarını, sadık kalan doğru ulus içeri girsin.” (İşaya 26:1, 2, YÇ) Bu sözler hiç kuşkusuz geçmiş zamanlarda yerine geldiyse de, onların günümüzde de gerçekleştiği açıktır. Yehova’nın ‘doğru ulusu’ ruhi İsrail’in, ‘güçlü bir kente’ benzer bir teşkilatı var. Sevinmek, ilahi söylemek için ne büyük bir neden!

      14 Bu ‘kente’ ne tür insanlar giriyor? İlahi bunu yanıtlıyor: “Sana güvendiği için düşüncelerinde sarsılmaz olanı tam bir esenlik içinde korursun. RAB’be sonsuza dek güvenin, çünkü Rab Yahve (Yah Yehova) sonsuza dek kalıcı kayadır.” (İşaya 26:3, 4, YÇ) Yehova’nın desteğiyle “sarsılmaz olan” “düşünce”, dünyanın bocalayan ticari, siyasi ve dini sistemleri yerine O’na güvenme ve doğru ilkelerine itaat etme arzusudur. ‘Yah Yehova’ korunmak için tek güvenilir “kayadır”. Yehova’ya tam anlamıyla güvenenler O’nun tarafından korunur ve ‘tam bir esenliğe’ kavuşurlar.—Süleymanın Meselleri 3:5, 6; Filipililer 4:6, 7.

      15. “Yüce şehir” bugün nasıl alçaltılıyor, ‘mazlumların ayakları altında’ ne şekilde çiğneniyor?

      15 Tanrı’nın kavminin düşmanlarının başına gelenlere ne büyük tezat! “Yüksekte oturanları, yüce şehri yıktı; onu alçalttı, yere kadar alçalttı; toprağa kadar indirdi. Ayak altında, düşkünlerin [mazlumların, YÇ] ayakları altında, ve yoksulların adımları altında çiğnenecek.” (İşaya 26:5, 6) İşaya yine burada, Moab’daki bir ‘yüce şehirden’ ya da kuşkusuz kendini mağrurca yücelten Babil gibi bir başka kentten söz ediyor olabilir. Her ne ise, Yehova hem ‘yüce şehrin’ hem de ‘mazlumların ve yoksulların’ durumunu tersine çevirdi; onlar bu şehri çiğniyor. Günümüzdeyse bu peygamberlik Büyük Babil’e, özellikle Hıristiyan Âlemine her yönden uyuyor. Bu “yüce şehir” 1919’da Yehova’nın hizmetçilerini serbest bırakmak zorunda kaldı; bu alçaltıcı düşüşten sonra artık kendisi eski tutsaklarının ayakları altında çiğneniyor. (Vahiy 14:8) Nasıl? Yehova’nın yakında ondan öç alacağının herkese duyurulmasıyla.—Vahiy 8:7-12; 9:14-19.

      Doğruluğu ve Yehova’nın Anılmasını Arzulamak

      16. İşaya nasıl güzel bir bağlılık örneği oluyor?

      16 Bu zafer ilahisinden sonra İşaya, doğruluk Tanrısı’na hizmet etmenin yararlarını ve O’na duyduğu bağlılığın derinliğini açıklıyor. (İşaya 26:7-9’u okuyun.) Peygamber, Yehova’yı ‘beklemek’ ve O’nun “ismine” ve ‘anılmasına’ derin bir arzu duymak konusunda şahane bir örnektir. Yehova’nın ‘anılması’ nedir? Çıkış 3:15 şunları der: “Yehova . . . . ebediyen ismim bu, ve devirden devire anılmam budur.” İşaya, Yehova’nın ismini ve bu ismin ifade ettiği ne varsa, hepsini çok seviyor. Buna O’nun doğru standart ve yolları da dahildir. Yehova’ya buna benzer bir sevgi besleyenler O’nun bereketini mutlaka görürler.—Mezmur 5:8; 25:4, 5; 135:13; Hoşea 12:5.

      17. Kötüye hangi ayrıcalıklar verilmeyecek?

      17 Ne var ki, herkes Yehova’yı ve yüksek standartlarını sevmiyor. (İşaya 26:10’u okuyun.) Kötü kişi, Yehova’nın ahlaken ve ruhen dürüst hizmetçilerinin bulunduğu ‘doğruluk diyarına’ girebilmek için doğruluk öğrenmeye davet edilse bile bunu inatla reddeder. Sonuç olarak ‘Yehova’nın haşmetini görmez.’ Bu gibi kişiler sağ kalmayacak ve böylece Yehova’nın ismi kutsandıktan sonra insanlığa yağacak nimetlerden yararlanamayacak. Hatta tüm yeryüzünün ‘doğruluk diyarına’ dönüşeceği yeni dünyada bile, Yehova’nın sevgisinden kaynaklanan iyiliğe olumlu karşılık vermeyenler olabilecek. Böyle kimselerin isimleri hayat kitabına yazılmayacak.—İşaya 65:20; Vahiy 20:12, 15.

      18. İşaya’nın zamanında bazıları nasıl kendi isteğiyle kör kalıyor, onlar ne zaman Yehova’yı ‘görmek’ zorunda kalacaklar?

      18 “Ya RAB, elin yükseldi, fakat onlar görmiyorlar; fakat kavm için senin gayretini görecekler, ve utanacaklar; evet, senin hasımlarını ateş yiyip bitirecek.” (İşaya 26:11) İşaya’nın zamanında Yehova düşmanlarına karşı harekete geçerek kavmini koruduğunda, elinin ‘yükseldiğini’ gösterir. Ama çoğunluk bunu görmez. Kendi istekleriyle ruhen kör kalan böyle kişiler, sonunda O’nun gayreti bir ateş gibi kendilerini yiyip bitirdiğinde Yehova’yı ‘görmek’ veya tanımak zorunda kalacaklar. (Tsefanya 1:18) Yehova, sonradan Hezekiel’e ‘bilecekler ki ben Yehova’yım’ der.—Hezekiel 38:23.

      ‘Yehova Sevdiğini Terbiye Eder’

      19, 20. Yehova, kavmini neden ve nasıl terbiye etti, bu tür bir terbiyeden kimler yararlandı?

      19 İşaya, yurttaşlarının barış ve bolluğa ancak Yehova’nın bereketi sayesinde kavuştuğunu biliyor. “Ya RAB, bize selâmet vereceksin; çünkü bizim için bütün işlerimizi de sen başardın.” (İşaya 26:12) Hem buna, hem de Yehova’nın, kavminin önüne ‘kâhinler krallığı, kutsal bir ulus’ olma fırsatı koymasına rağmen, Yahuda’nın bir iyi, bir kötü yönde sürekli değişen bir tarihi vardır. (Çıkış 19:6) Kavim defalarca sahte tanrılara tapınmaya yönelmiştir. Sonuç olarak, defalarca terbiye sürecinden geçmiştir. Ama bu tür bir terbiye Yehova’nın sevgisinin göstergesidir, çünkü Yehova “sevdiğini terbiye eder.”—İbraniler 12:6, Müjde.

      20 Yehova sık sık başka milletlerin, ‘başka efendilerin’ kavmini boyunduruk altına almasına izin vererek onları terbiye eder. (İşaya 26:13’ü okuyun.) MÖ 607’de Babillilerce sürgün edilmelerine izin verir. Bunun onlara bir yararı olur mu? Yalnızca sıkıntı çekmenin kişiye yararı olmaz. Ancak sıkıntı çeken, başına gelenlerden ders alıp tövbe eder ve Yehova’ya özel bağlılık gösterirse yarar görür. (Tesniye 4:25-31) Tanrı’nın istediği tarzda tövbe eden Yahudiler var mı? Evet, var! İşaya peygamberlikte bulunarak ‘yalnız sana, senin adına yakaracağız’ diyor. Yahudilerin, MÖ 537’de sürgünden döndükten sonra işledikleri başka günahlar nedeniyle sık sık terbiye edilmeleri gerekirse de, onlar taş tanrılara tapınma tuzağına bir daha asla düşmezler.

      21. Tanrı’nın kavmine zulmedenlerin başına ne gelecek?

      21 Yahuda’yı zaptedenler için ne denebilir? “Onlar ölülerdir, dirilmezler; gölgelerdir, kalkmazlar; bundan ötürü onları yokladın, ve helâk ettin, onların anılmasını da bütün bütün yok ettin.” (İşaya 26:14) Babil, Yehova’nın seçtiği millete gösterdiği gaddarlıktan dolayı cezalandırılacak. Yehova, Medler ve Persler aracılığıyla gururlu Babil’i devirip sürgündeki kavmini kurtaracak. Büyük kent Babil ölü gibi olacak. Varlığı zamanla son bulacak.

      22. Çağımızda Tanrı’nın hizmetçileri nasıl bereketleniyor?

      22 Peygamberliğin çağdaş gerçekleşmesinde, bir terbiye sürecinden geçen ruhi İsrail’in artakalanı 1919’da Büyük Babil’den kurtarılıp yeniden Yehova’nın hizmetine verildi. İsa’nın meshedilmiş takipçileri yeniden canlanarak kendilerini tamamen vaaz etme işine adadılar. (Matta 24:14) Buna karşılık, Yehova da onları sayıca çoğaltarak bereketledi, hatta “başka koyunlar”a ait bir büyük kalabalığın ortaya çıkıp onlarla birlikte hizmet etmesini sağladı. (Yuhanna 10:16) “Milleti çoğalttın, ya RAB, milleti çoğalttın; izzet buldun; diyarın bütün sınırlarını genişlettin. Ya RAB, sıkıntıda seni aradılar; kendilerine tedibin erince onların yalvarışını [sessizce yakararak içlerini, YÇ] döktüler.”—İşaya 26:15, 16.

      ‘Dirilecekler’

      23. (a) MÖ 537’de Yehova’nın gücünün göze çarpar hangi kanıtı görülür? (b) MS 1919’da hangi benzer kanıt görülür?

      23 İşaya şimdi Yahuda halkının Babil’de tutsak olduğu sırada yüz yüze bulunduğu duruma dönüyor. Milleti, doğum sancısı çeken, fakat yardım edilmezse doğuramayacak bir kadına benzetiyor. (İşaya 26:17, 18’i okuyun.) Bu yardım MÖ 537’de gelir ve Yehova’nın kavmi mabedi baştan yapıp hakiki tapınmayı yeniden kurma özlemiyle yurduna döner. Aslında, millet ölüyken dirilmiştir. “Senin ölülerin dirilecekler; benimkilerin cesetleri kalkacaklar. Ey sizler, toprak içinde yatanlar, uyanın ve terennüm edin; çünkü çiğlerin otların çiği gibidir, ve yer ölülerini dışarı atacak.” (İşaya 26:19) Yehova’nın gücünün ne göze çarpar bir kanıtı! Ayrıca, 1919’da bu sözlerin ruhi anlamda gerçekleşmesi de, O’nun gücünün görkemli bir kanıtıydı! (Vahiy 11:7-11) Bizler, bu sözlerin yeni dünyada somut olarak gerçekleşeceği ve ölülerin ‘İsa’nın sesini işitip’ anılma mezarlarından çıkacağı zamanı büyük bir özlemle bekliyoruz!—Yuhanna 5:28, 29.

      24, 25. (a) MÖ 539’da Yahudiler, Yehova’nın gizlenmeleri yönündeki emrine nasıl itaat etmiş olabilir? (b) “İç odalar” çağımızda neye işaret ediyor olabilir, bunlara karşı hangi tutumda olmalıyız?

      24 Ancak, sadık kimseler İşaya aracılığıyla vaat edilen ruhi nimetlere kavuşmak istiyorlarsa, Yehova’nın şu emrine itaat etmelidirler: “Gel, ey kavmım, kendi iç odalarına gir, ve ardında kapılarını kapa; gazap geçinciye kadar biraz gizlen. Çünkü, işte, kötülüklerinden ötürü dünyada oturanları cezalandırmak için RAB yerinden çıkıyor; ve dünya kanını açığa koyacak, ve öldürülenlerini artık örtmiyecek.” (İşaya 26:20, 21; ayrıca Tsefanya 1:14 ile karşılaştırın.) Bu pasaj muhtemelen ilk kez MÖ 539’da Hükümdar Koreş’in komutasındaki Med ve Persler Babil’i zapt ettiğinde gerçekleşir. Yunanlı tarihçi Ksenophon’a göre, Koreş Babil’e girdiğinde kimsenin evinden çıkmamasını emreder, çünkü süvarilerine ‘kapının dışında buldukları herkesi öldürmelerini buyurmuştur.’ Günümüzdeyse, bu peygamberlikteki ‘iç odaların’, Yehova’nın hizmetçilerinin dünya çapındaki on binlerce cemaatiyle yakından bağlantısı olabilir. Bu cemaatler “büyük sıkıntı” boyunca da hayatımızda vazgeçilmez bir rol oynamaya devam edecekler. (Vahiy 7:14) Cemaate karşı sağlıklı bir tutumu koruyarak onunla düzenli ilişkide bulunmak ne denli önemlidir!—İbraniler 10:24, 25.

      25 Yakında Şeytan’ın dünyasının sonu gelecek. Yehova’nın, o korku verici zamanda hizmetçilerini nasıl koruyacağını henüz bilmiyoruz. (Tsefanya 2:3) Ama sağ kalmamızın, Yehova’ya duyduğumuz imana, vefaya ve itaate bağlı olacağını biliyoruz.

      26. İşaya’nın gününde ve günümüzde “Levyatan” kim veya nedir, bu ‘denizdeki canavara’ ne yapılıyor?

      26 İşaya ileriye, o zamana bakarak şunları bildiriyor: “O gün RAB Levyatanı, tez kaçan o yılanı, ve Levyatanı, dolambaç giden o yılanı, çetin ve iri ve zorlu kılıcı ile yoklıyacak; ve denizde olan canavarı öldürecek.” (İşaya 27:1) Peygamberliğin ilk gerçekleşmesinde “Levyatan”, İsrail kavminin dağıtıldığı Babil, Mısır, Asur gibi ülkelerdir. Bu ülkeler, vakti gelince Yehova’nın kavminin yurduna dönmesini engelleyemeyecek. Acaba günümüzde Levyatan kimdir? Anlaşılan, “eski yılan” da denen Şeytan ve onun ruhi İsrail’e açtığı savaşta maşa olarak kullandığı yeryüzündeki kötü ortamdır. (Vahiy 12:9, 10; 13:14, 16, 17; 18:24) “Levyatan” 1919’da Tanrı’nın hizmetçilerini artık pençesinde tutamaz oldu ve yakında Yehova ‘denizdeki canavarı öldürdüğünde’ tamamen ortadan kaybolacak. Bu arada “Levyatan”ın Yehova’nın hizmetçilerine yönelik hiçbir girişimi gerçekten başarılı olamayacak.—İşaya 54:17.

      “Bağ”

      27, 28. (a) Yehova’nın bağı dünyayı neyle doldurdu? (b) Yehova bağını nasıl koruyor?

      27 İşaya, Yehova’nın özgür kılınan hizmetçilerinin ne denli verimli olduğunu şimdi başka bir ilahiyle çok güzel betimliyor: “O gün denecek: Şarap bağı! ona terennüm edin. Ben, RAB, onun korucusuyum; onu her dakika sulıyacağım; kimse onu yoklamasın diye gece gündüz onu koruyacağım.” (İşaya 27:2, 3) Ruhi İsrail’in artakalanı ve çalışkan arkadaşları gerçekten tüm dünyayı ruhi meyvelerle doldurdular. Kutlamak, ‘terennüm etmek’ için ne güçlü bir neden! Bu işin bütün onuru, bağına sevgiyle bakan Yehova’nındır.—Yuhanna 15:1-8 ile karşılaştırın.

      28 Gerçekten de, Yehova’nın daha önce duyduğu öfke yerini sevince bırakıyor. “Bende kızgınlık yok; keşke çalılarla dikenler cenkte bana karşı olsaydılar! onlara karşı yürürdüm, onları hep birden yakardım. Yahut ki, kuvvetime yapışsın da barış etsin benimle, evet, benimle barışsın.” (İşaya 27:4, 5) Yehova asmalarının devamlı bol “şarap” vermesini sağlamak amacıyla bağını bozabilecek her dikeni ezip ateşe atıyor. O halde kimse İsa’nın takipçilerinin cemaatinin rahatını tehlikeye sokmaya kalkışmasın! Tersine, Yehova’nın lûtfunu ve korumasını isteyen herkes ‘O’nun kuvvetine yapışsın.’ Bunu yaparak Tanrı’yla barışsın. Bu barışmanın önemi, İşaya’nın ondan iki kez söz etmesinden anlaşılabilir. Sonuç ne olacak? “Gelecek günlerde Yakub kök salacak; İsrail gonca verip çiçeklenecek; ve yeryüzünü meyva ile dolduracaklar.” (İşaya 27:6)c Bu ayetin gerçekleşmesi, Yehova’nın gücünün ne şahane bir kanıtıdır! İsa’nın meshedilmiş takipçileri 1919’dan beri yeryüzünü ‘meyveyle’, yani besleyici ruhi gıdayla dolduruyorlar. Bunun sonucunda, kendilerine katılan milyonlarca vefalı başka koyunla birlikte ‘gece gündüz Tanrı’ya hizmet ediyorlar.’ (Vahiy 7:15) Yoz bir dünyanın ortasında, Tanrı’nın yüksek standartlarını sevinçle koruyorlar. Yehova da onları sayıca çoğaltarak bereketlemeye devam ediyor. Bu ‘meyveyi’ paylaşma ve onu övgüyle başkalarına da sunma yönündeki büyük ayrıcalığımızı asla gözden kaçırmayalım!

      [Dipnotlar]

      a Ar ismi muhtemelen “Kent” anlamına geliyor.

      b Vahiy—Görkemli Doruğu Yakındır! kitabının 170. sayfasına bakın.

      c İşaya 27:7-13 ayetleri 285. sayfadaki çerçevede ele alınıyor.

      [Sayfa 285’teki çerçeve]

      Özgürlük İlan Eden “Büyük Boru”

      Yehova, MÖ 607’de dikbaşlı milletini sürgün cezasıyla terbiye ettiğinde Yahuda daha da çok ağrı çekmeye başlar. (İşaya 27:7-11’i okuyun.) Milletin günahı hayvan kurbanlarıyla ‘örtülmeyecek’ kadar büyüktür. Bu nedenle Yehova, korkutucu bir bağırışın koyun ve keçileri dağıttığı ya da sert bir rüzgârın yaprakları savurduğu gibi İsrail’i yurdundan kovup dağıtır. Bunun ardından, ‘kadınla’ simgelenen zayıf kavimler bile ülkede kalanları sömürebilir.

      Ancak, Yehova’nın kavmini tutsaklıktan kurtarma zamanı gelmiştir. Bu, bir çiftçinin ağaçlarda sanki tutsak gibi duran zeytinleri kurtarmasına benzer. “O gün vaki olacak ki, RAB Irmak selinden [Fırat] Mısır vadisine kadar semeresini [ürünü] dövüp düşürecek; ve siz, ey İsrail oğulları, teker teker devşirileceksiniz [toplanacaksınız]. Ve o gün vaki olacak ki, büyük boru çalınacak; ve Aşur diyarında helâk . . . . olanlar, ve Mısır diyarında olan sürgünler gelecekler; ve mukaddes dağda, Yeruşalimde, RABBE tapınacaklar.” (İşaya 27:12, 13) Koreş MÖ 539’da kazandığı zaferden sonra çıkardığı bir fermanla imparatorluk sınırları içindeki bütün Yahudileri serbest bırakır. Asur ve Mısır’dakiler de buna dahildir. (Ezra 1:1-4) Sanki Tanrı’nın kavmine özgürlük ilan eden “büyük bir boru” çalınır.

      [Sayfa 275’teki resimler]

      “Semiz Şeylerden Bir Ziyafet”

      [Sayfa 277’deki resim]

      Babil, bir zamanlar tutsak ettiği insanların ayakları altında çiğneniyor

      [Sayfa 278’deki resim]

      “İç odalarına gir”

  • İşaya, Yehova’nın Yapacağı ‘Garip İşi’ Bildiriyor
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi İkinci Bölüm

      İşaya, Yehova’nın Yapacağı ‘Garip İşi’ Bildiriyor

      İşaya 28:1–29:24

      1, 2. İsrail ve Yahuda neden kendini güvenlikte hissediyor?

      İSRAİL ve Yahuda kısa bir süre kendini güvenlikte hisseder. Yöneticileri, tehlikeli bir dünyada güvende olabilme çabasıyla daha büyük, daha güçlü devletlerle siyasal ittifaklar yapmışlardır. İsrail’in başkenti Samiriye komşusu Suriye’den yardım isterken, Yahuda’nın başkenti Yeruşalim de gaddar Asur’a ümit bağlamıştır.

      2 Kuzeydeki krallıkta, bir yandan yeni siyasal ittifaklara bel bağlayıp bir yandan da altın buzağılarla tapınmayı sürdürmelerine rağmen, Yehova tarafından korunmayı bekleyenler olabilir. Aynı şekilde Yahuda da, Yehova tarafından korunacağı kanısındadır. Nasıl olsa, başkentleri Yeruşalim’de Yehova’nın mabedi bulunmuyor mu? Oysa her iki devlet de hiç beklenmedik olaylarla karşılaşacak. Yehova İşaya’ya, dikbaşlı kavmine gerçekten garip görünecek gelişmeleri bildirmesini ilham ediyor. O’nun sözleri bugün herkes için yaşamsal dersler içeriyor.

      “Efrayimli Sarhoşlar”

      3, 4. Kuzeydeki İsrail Krallığı hangi nedenle böbürleniyor?

      3 İşaya peygamberliğine şu çok şaşırtıcı sözlerle başlıyor: “Vay haline verimli vadinin başındaki kentin, Efrayimli sarhoşların gurur tacının! Şaraba yenilmişlerin yüce ve görkemli tacı, solmakta olan çiçeği andırıyor. RAB’bin güçlü kudretli bir adamı var. Dolu fırtınası gibi, . . . . o kenti şiddetle yere çalacak. Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.”—İşaya 28:1-3, YÇ.

      4 Efraim, kuzeydeki on sıptın en önde geleni olarak, tüm İsrail Krallığı’nı temsil etmektedir. Başkent Samiriye “verimli vadinin başında”, dikkat çeken, görkemli bir yerde bulunmaktadır. Efraimli yöneticiler, Davud hanedanının elinde bulunan Yeruşalim’deki krallıktan tamamen bağımsız olmanın “gurur tacını” giymiş olmalarıyla böbürleniyorlar. Oysa onlar Yahuda’ya karşı Suriye’yle (Aram) yaptıkları ittifaktan ötürü ruhen “sarhoş” durumdalar. Büyük değer verdikleri ne varsa hepsi istilacıların ayakları altında çiğnenmek üzere.—İşaya 29:9 ile karşılaştırın.

      5. İsrail hangi hassas durumda bulunuyor, ama İşaya hangi ümidi bildiriyor?

      5 Efraim, durumunun hassas dengeler üzerine kurulu olduğunun farkında değil. İşaya sözüne devam ediyor: “Verimli vadinin başındaki kent, yüce ve görkemli taç, artık solmakta olan çiçeği andıran kent, mevsiminden önce olgunlaşmış incir gibi görülür görülmez koparılıp yutulacak.” (İşaya 28:4, YÇ) Efraim bir kerede yutulacak tatlı bir lokma gibi Asur’un eline düşecek. Öyleyse, hiç ümit yok mu? Çoğu kez olduğu gibi, yine İşaya’nın hüküm içeren peygamberlik sözlerini yumuşatan bir ümit söz konusu. Millet yıkıma uğrayacaksa da, sadık kişiler Yehova’nın yardımıyla sağ kalacak. “O gün orduların RABBI kavminin artakalanlarına izzet tacı, ve güzellik çelengi olacak; ve hüküm kürsüsünde oturan için adalet ruhu, ve cengi kapıdan geri sürenler için kuvvet olacak.”—İşaya 28:5, 6.

      “Sendeliyorlar”

      6. İsrail’in sonu ne zaman gelir, ama Yahuda buna neden oh çekmemeli?

      6 Samiriye’yle hesaplaşma günü MÖ 740’ta gelir. Asurlar ülkeyi yakıp yıkar ve kuzey krallığının bağımsız bir devlet olarak varlığı son bulur. Ya Yahuda? O da Asur istilasına uğrayacak ve sonra başkenti Babillilerce yıkılacak. Ama İşaya’nın yaşamı boyunca Yahuda’da hem mabet ve kâhinliği işlevini sürdürecek, hem de peygamberleri bildirilerde bulunmaya devam edecek. Yahuda kuzey komşusunun sonunun gelişine sevinip oh çekmeli mi? Kuşkusuz hayır! Yehova itaatsizlikleri ve iman noksanlıkları nedeniyle Yahuda ve yöneticileriyle de hesaplaşacak.

      7. Yahuda liderleri ne anlamda sarhoşturlar, bunun sonuçları nedir?

      7 İşaya, mesajını Yahuda’ya yönelterek sözüne devam ediyor: “Ve şunlar da şaraptan sendeliyorlar, ve içkiden salınıyorlar; kâhinle peygamber içkiden sendeliyorlar, şarap düşkünüdürler, içkiden salınıyorlar; rüyette yanılıyorlar, hükümde sürçüyorlar. Çünkü bütün sofralar kusmuk ve pislikle dolu, temiz yer yok.” (İşaya 28:7, 8) Ne kadar iğrenç! Bir kimsenin Tanrı’nın evinde sarhoş olması çok kötü bir davranıştır. Bu kâhinler ve peygamberlerse ruhen sarhoşturlar. Yapılan ittifaklara duydukları aşırı güven zihinlerini köreltmiştir. İzledikleri yolun tek pratik yol olduğunu düşünerek kendilerini aldatıyorlar. Belki şimdi, Yehova’nın koruması yetersiz kalırsa, uygulayabilecekleri başka bir planları olduğuna inanıyorlar. Ruhen sarhoş durumdaki bu dinsel liderler, Tanrı’nın vaatlerine içtenlikle inanmadıklarını ortaya koyan pis, iğrenç sözler kusuyorlar.

      8. İşaya’nın mesajına verilen karşılık nedir?

      8 Yahuda yöneticileri Yehova’nın uyarısına nasıl karşılık veriyor? İşaya’yı kendileriyle bir bebekle konuşur gibi konuşmakla suçlayıp alaya alıyorlar: “Kime bilgi öğretecek? ve haberi kime anlatacak? sütten kesilmiş olanlara mı, ve memeden ayrılmış olanlara mı? Çünkü emir üzerine emir, emir üzerine emir; kanun üzerine kanun, kanun üzerine kanun; biraz burada, biraz şurada!” (İşaya 28:9, 10) İşaya’yı ısrarcı ve garip biri olarak görüyorlar. Devamlı kendi kendine, ‘Yehova bunu emretti. Yehova şunu emretti! Bu Yehova’nın standardı! Şu Yehova’nın standardı!’ diye yineleyip duruyor.a Fakat Yehova yakında yapacağı eylemle Yahuda halkına gerekeni ‘söyleyecek.’ Onların üzerine Babil ordularını –gerçekten başka bir dil konuşan yabancıları– gönderecek. Bu ordular, Yehova’dan gelen ‘emir üzerine emri’ mutlaka yerine getirecekler ve Yahuda yıkılacak.—İşaya 28:11-13’ü okuyun.

      Günümüzdeki Ruhi Sarhoşlar

      9, 10. İşaya’nın sözleri sonraki kuşaklar üzerinde ne zaman ve nasıl gerçekleşti?

      9 İşaya’nın peygamberliği sadece eski İsrail ve Yahuda üzerinde mi gerçekleşti? Kesinlikle hayır! Hem İsa, hem de Pavlus, İşaya’nın sözlerinden alıntıda bulunup onları aynı milletin kendi dönemlerindeki kuşağına uyguladılar. (İşaya 29:10, 13; Matta 15:8, 9; Romalılar 11:8) Günümüzde de, İşaya’nın zamanındakine benzer bir durum ortaya çıktı.

      10 Bu defa da Hıristiyan Âleminin dinsel liderleri siyasete bel bağlıyor. İsrail’in ve Yahuda’nın sarhoşları gibi onlar da bir o yana, bir bu yana sendeliyorlar. Siyasal meselelere karışıyor ve bu dünyanın sözde büyük adamlarına akıl hocalığı etmekten hoşlanıyorlar. Mukaddes Kitabın pak hakikatini konuşacakları yerde, “pis” sözler söylüyorlar. Onların ruhi görüşleri bulanıktır ve insanlık için güvenilir rehber değillerdir.—Matta 15:14.

      11. Hıristiyan Âleminin liderleri, Tanrı’nın Gökteki Krallığının iyi haberine nasıl tepki gösteriyor?

      11 Yehova’nın Şahitleri, dikkatlerini tek gerçek ümide, Tanrı’nın Gökteki Krallığına çekmeye çalıştıklarında Hıristiyan Âleminin liderlerinin karşılığı ne oluyor? Bir şey anlamıyorlar. Onlara göre, Şahitler bebekler gibi hiç durmadan anlaşılmaz sözler tekrarlıyorlar. Dinsel liderler bu habercileri küçümseyip alaya alıyorlar. İsa’nın zamanındaki Yahudiler gibi, onlar da ne Tanrı’nın Gökteki Krallığını ne de sürülerinin bu krallık hakkında bir söz duymasını istiyorlar. (Matta 23:13) Bu nedenle, kendilerine, Yehova’nın her zaman zararsız habercileri aracılığıyla konuşmayacağı bildiriliyor. Tanrı’nın Gökteki Krallığına tabi olmayanların ‘kırılacağı, tuzağa düşüp tutulacağı’, evet, tamamen yok olacağı zaman geliyor.

      “Ölümle Ahit”

      12. Yahuda’nın ‘ölümle kestiği’ söylenen ‘ahit’ nedir?

      12 İşaya bildirisine devam ediyor: “Siz dediniz: Ölümle ahit kestik, ve ölüler diyarı ile uyuştuk; taşkın belâ geçerken bize erişmiyecek; çünkü yalanları kendimize sığınacak yer ettik, ve hilenin altına gizlendik.” (İşaya 28:14, 15) Yahuda yöneticileri siyasal ittifakları sayesinde yenilgiden kurtulmalarıyla övünüyorlar. Pençesine düşmemek için ‘ölümle ahit kestiklerini’ düşünüyorlar. Fakat sağlam bir temeli olmayan sığınakları onları korumayacak. İttifakları aslında ardına gizlendikleri bir yalan, bir hiledir. Benzer şekilde günümüzde de Yehova’nın hesap soracağı zaman geldiğinde, dünya yöneticileriyle arasındaki yakın ilişki Hıristiyan Âlemini korumayacak. Tersine, onun mahvına neden olacak.—Vahiy 17:16, 17.

      13. ‘Denenmiş taş’ kimdir, Hıristiyan Âlemi onu nasıl reddetti?

      13 Öyleyse, bu dinsel liderlerin nereye başvurması gerek? İşaya şimdi Yehova’nın vaadini bildiriyor: “İşte, Sionda temel olarak bir taş, denenmiş bir taş, temeli emniyetli değerli köşe taşını koydum; iman eden acele etmez. Adaleti çırpı ipi, ve doğruluğu şakul edeceğim; ve yalanlarla kurulan sığınacak yeri dolu süpürüp götürecek, ve gizlenilen yerin üzerine sular taşacak.” (İşaya 28:16, 17) İşaya’nın bu sözleri söylemesinin üzerinden çok geçmeden, Sion’da sadık Kral Hizkiya tahta geçer ve onun krallığı ittifak yaptığı komşu devletlerce değil, Yehova’nın müdahalesiyle kurtarılır. Ancak, ilham edilmiş bu sözler Hizkiya üzerinde gerçekleşmez. Resul Petrus, İşaya’nın sözlerinden alıntıda bulunarak, Hizkiya’nın uzak bir akrabası olan İsa Mesih’in “denenmiş bir taş” olduğunu ve ona iman eden hiç kimsenin korkmasına gerek olmadığını belirtti. (I. Petrus 2:6) Kendilerini Hıristiyan, yani Mesih’in takipçisi diye adlandıran Hıristiyan Âleminin liderlerinin, İsa’nın yapmayı reddettiği işleri yapması ne içler acısı bir durum! Onlar Yehova’nın Kral İsa Mesih’in yönetimindeki Krallığını getirmesini bekleyecekleri yerde, bu dünyada şan, şöhret ve iktidar peşinde koşuyorlar.—Matta 4:8-10.

      14. Yahuda’nın “ölümle olan ahdi” ne zaman bozulacak?

      14 Babil ordularının ‘taşkın belası’ ülkeden geçerken, Yehova Yahuda’nın siyasal sığınağının bir yalan olduğunu ortaya koyacak. “Ölümle olan ahdiniz bozulacak” diyor Yehova. “Taşkın belâ geçerken onunla çiğneneceksiniz. Her geçtikçe . . . . onun haberini bile almak dehşetli olacak.” (İşaya 28:18, 19) Evet, Yehova’ya hizmet ettiklerini iddia etseler de, O’nun yerine devletlerle yapılan ittifaklara güvenenlerin başına gelenlerden alınacak önemli bir ders var.

      15. İşaya, Yahuda’nın korunmasının yetersiz kalacağını nasıl betimliyor?

      15 Yahuda’nın yöneticilerinin şimdi içinde bulundukları durumu ele alalım. “Uzanmak için döşek kısa; ve örtünmek için örtü dar.” (İşaya 28:20) Sanki rahat etmek için uzanmışlar, ama bunun kendilerine hiçbir yararı olmuyor. Ya ayakları dışarıda soğukta kalıyor ya da ayaklarını toplasalar bile üzerlerindeki örtü dar geliyor. İşaya’nın zamanında işte böyle rahatsız edici bir durum vardı. Bugün de Hıristiyan Âleminin yalanlarla kurulmuş sığınağına güvenenler için aynı durum söz konusu. Hıristiyan Âleminin siyasete karışması sonucu, dinsel liderlerinden bazısının etnik temizlik ve soykırım gibi korkunç gaddarlıklara bulaşması ne iğrenç!

      Yehova’nın ‘Garip İşi’

      16. Yehova’nın ‘garip işi’ nedir, bu neden görülmemiş bir olaydır?

      16 Olaylar sonunda Yahuda’nın dinsel liderlerinin umduğunun tam tersi sonuç verecek. Yehova, Yahuda’nın ruhi sarhoşlarına ‘garip bir iş’ yapacak: “RAB Peratsim dağında ettiği gibi kalkacak, Gibeon deresinde ettiği gibi öfkelenecek ki, işini, kendisine garip gelen işini, ve işçiliğini, kendisine yabancı gelen işçiliğini, yapsın.” (İşaya 28:21) Kral Davud’un zamanında, Yehova Peratsim Dağı’nda ve Gibeon Ovası’nda, kavmine Filistîlere karşı dikkate değer zaferler kazandırmıştı. (I. Tarihler 14:10-16) Yeşu’nun zamanında, İsrail’in Amorilere karşı tam bir zafer kazanabilmesi için güneşin Gibeon üzerinde hareketsiz durmasını bile sağlamıştı. (Yeşu 10:8-14) Bu görülmemiş bir olaydı! Şimdiyse Yehova yeniden savaşacak, ancak bu kez kavmi olduklarını iddia edenlere karşı. Bundan daha garip, daha görülmemiş bir iş olabilir mi? Yeruşalim’in, Yehova’ya sunulan tapınmanın merkezi ve O’nun meshedilmiş kralının şehri olduğu düşünülecek olursa, hayır. Davud’un Yeruşalim’deki kraliyet hanedanı o zamana dek tahttan hiç indirilmedi. Buna rağmen, Yehova ‘garip işini’ mutlaka yapacak.—Habakkuk 1:5-7 ile karşılaştırın.

      17. Alayların, İşaya’nın peygamberliğinin gerçekleşmesi üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

      17 Bu nedenle, İşaya şu uyarıda bulunuyor: “Şimdi siz müstehzilerden [alaycılardan] olmayın, yoksa zincirleriniz kuvvetlendirilecektir; çünkü bütün dünya için helâk fermanını orduların Rabbi Yehovadan işittim.” (İşaya 28:22) Yöneticiler alay etseler de, İşaya’nın mesajı doğrudur. O, verdiği haberi bu yöneticilerin bir ahitle bağlı oldukları Yehova’dan işitti. Benzer şekilde günümüzde, Hıristiyan Âleminin dinsel liderleri de Yehova’nın ‘garip işini’ işittiklerinde alay ediyorlar. Hatta Şahitlere karşı ileri geri konuşuyorlar. Oysa Yehova’nın Şahitlerinin bildirdiği mesaj doğrudur. Bu mesaj, o liderlerin temsil ettiklerini iddia ettikleri kitapta, Mukaddes Kitapta bulunuyor.

      18. İşaya, Yehova’nın terbiye ederken gösterdiği dengeli tutumu nasıl betimliyor?

      18 Bu liderlerin peşinden gitmeyen samimi kişilere gelince, Yehova yanlışlarını doğrultup onlara eskisi gibi lütuf gösterecek. (İşaya 28:23-29’u okuyun.) Kimyon gibi çok narin yapılı taneleri dövmek için daha nazik yöntemler kullanan bir çiftçi gibi, Yehova da verdiği terbiyeyi kişiye ve koşullarına göre ayarlıyor. Asla keyfi ya da ezici davranmıyor, ama hatalı kişilerin düzelme ihtimalini göz önüne alarak hareket ediyor. Evet, Yehova’nın çağrısına olumlu karşılık veren kişiler için ümit var. Benzer şekilde bugün de, bir kurum olarak Hıristiyan Âleminin akıbeti belirlenmişse de, Yehova’nın Gökteki Krallığına tabi olan her fert onun başına gelecek cezadan sakınabilir.

      Vay Haline Yeruşalim!

      19. Yeruşalim ne şekilde “sunak ocağı” haline gelecek, bu ne zaman ve nasıl olacak?

      19 Yehova şimdi hangi konudan söz ediyor? “Ariel, Ariel, Davut’un ordugah kurduğu kent, vay haline! Sen yıla yıl kat, bayramların süredursun. Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, benim için sunak ocağı gibi olacaksın.” (İşaya 29:1, 2, YÇ) “Ariel” büyük olasılıkla ‘Tanrı’nın Sunak Ocağı’ anlamına geliyor ve burada herhalde Yeruşalim kastediliyor. Yeruşalim mabetle sunağın bulunduğu yerdir. Yahudiler sürekli olarak orada bayramlar tutuyor ve kurbanlar sunuyorlarsa da, Yehova onların tapınmasından hoşlanmıyor. (Hoşea 6:6) Bunun yerine, kentin farklı anlamda “sunak ocağı” haline gelmesini buyuruyor. Bir sunak gibi, o da üzerinde kanların aktığı, ateşin yandığı bir yer olacak. Yehova bunun nasıl olacağını da anlatıyor: “Sana karşı çepçevre ordugah kuracak, çevreni rampalarla, kulelerle kuşatacağım. Alçaltılacaksın, yerin altından konuşacak, toz toprak içinden boğuk boğuk sesleneceksin.” (İşaya 29:3, 4, YÇ) Bu sözler MÖ 607’de Yahuda ve Yeruşalim üzerinde gerçekleşir. Babil ordusu şehri kuşatıp yıkar ve mabedi yakar. Yeruşalim yerle bir edilir.

      20. Tanrı’nın düşmanlarının akıbeti ne olacak?

      20 Bu felaket gelmezden önce, kimi zaman Yahuda’da Yehova’nın Kanununa itaat eden krallar başa geçer. Öyle durumlarda ne olur? Yehova kavmi için savaşır. Düşman, ülkeyi istila etse bile “ince toz” ve “saman ufağı” gibi olur. Yehova istediği zaman onları “gök gürlemesile, ve zelzele ile ve büyük gürültü ile, kasırga ile ve sağanakla, ve yiyip bitiren ateş alevile” dağıtır.—İşaya 29:5, 6.

      21. İşaya 29:7, 8’deki betimlemeyi açıklayın.

      21 Düşman orduları, Yeruşalim’i yağmalayıp ganimetleri midelerine indirecekleri anı herhalde özlemle bekliyorlar. Ama rüyaları yarım kalacak ve aniden uyanacaklar. Rüyasında kendini ziyafet sofrasında gören, ama uyandığında açlık hissinin daha da arttığını fark eden bir adam gibi, Yahuda’nın düşmanları da özlemle bekledikleri ziyafete konamayacaklar. (İşaya 29:7, 8’i okuyun.) Sadık Kral Hizkiya’nın zamanında Yeruşalim’i tehdit eden Sanherib’in komutasındaki Asur ordusunun başına gelenleri düşünün. (İşaya’nın 36 ve 37. bapları) Korkunç Asur savaş makinesi tek bir insan eli kalkmadan bir gecede 185.000 yiğit savaşçısını kaybedip geri döndü. Yakın gelecekte Magoglu Gog’un savaş makinesi Yehova’nın hizmetçilerine saldırmaya kalktığında zafer rüyaları yine düş kırıklığıyla bitecek.—Hezekiel 38:10-12; 39:6, 7.

      22. Ruhi sarhoşluğu Yahuda’yı nasıl etkiler?

      22 İşaya peygamberliğinin bu bölümünü bildirdiği günlerde, Yahuda liderleri Hezekiel’inki gibi bir imana sahip değiller. Putlara tapan milletlerle ittifakları onları ruhen sarhoş etmiştir. “Şaşırın, ve şaşa kalın, kendinizi kör edin, ve görmez olun; onlar sarhoş, fakat şarapla değil; sendeliyorlar, fakat içkiden değil.” (İşaya 29:9) Bu ruhen sarhoş liderler, Yehova’nın, hakiki peygamberine verdiği bu rüyetin önemini fark edemiyorlar. İşaya şunları diyor: “RAB sizin üzerinize ağır bir uyku ruhu döktü, ve gözlerinizi kapadı; peygamberleri ve Görenleri, başlarınızı, örttü. Ve sizin için her rüyet mühürlenmiş bir kitabın sözleri gibi oldu, insanlar onu okuma bilen bir adama verip derler: Rica ederiz, bunu oku; ve o der: Okuyamam, çünkü mühürlenmiş; ve kitap okuma bilmiyen bir adama: Rica ederiz, bunu oku, diye verilir; o da: Okuma bilmem, der.”—İşaya 29:10-12.

      23. Yehova, Yahuda’yı neden hesap vermeye çağıracak, bunu nasıl yapacak?

      23 Yahuda’nın dinsel liderleri ruhi bakımdan sağgörülü olduklarını iddia ediyorlarsa da, Yehova’yı terk etmişlerdir. Doğru ve yanlış konusunda O’nun fikirleri yerine kendi çarpık fikirlerini öğretiyor, vefasız ve ahlaksız davranışlarını haklı göstermeye uğraşıyor ve kavmi Tanrı’nın gözünden düşürüyorlar. Yehova “şaşılacak bir şey” –‘garip işini’– yaparak onları ikiyüzlülükleri nedeniyle hesap vermeye çağıracak. Şunları diyor: “Mademki bu kavm bana yaklaşıyorlar, ve ağızları ile, ve dudakları ile beni sayıyorlar, ve yüreklerini benden uzaklaştırıyorlar, ve benden korkmaları da kendilerine öğretilmiş olan insanların emridir; bundan ötürü, işte, ben yeniden bu kavmın arasında bir hârika, evet bir hârika ve şaşılacak bir şey yapacağım; ve hikmetli adamlarının hikmeti yok olacak, ve dirayetli adamlarının anlayışı örtülecek.” (İşaya 29:13, 14) Yehova olaylara yön verip, hakiki tapınmadan uzaklaşan irtidat etmiş o dinsel sistemin tümünü Babil Dünya Gücünün eliyle ortadan kaldırdığında, Yahuda’nın sözde hikmeti ve anlayışı yok olacak. Birinci yüzyılda milleti yoldan saptıran sözde hikmetli Yahudi yöneticilerin başına aynısı gelmişti. Günlerimizde Hıristiyan Âleminin başına da aynısı gelecek.—Matta 15:8, 9; Romalılar 11:8.

      24. Yahudalılar, Tanrı korkusundan yoksun olduklarını nasıl ortaya koyuyorlar?

      24 Bununla birlikte, Yahuda’nın övüngen liderleri henüz, irtidat etmekle işledikleri suçu cezasız atlatacak kadar akıllı olduklarını sanıyorlar. Acaba gerçekten öyle midirler? İşaya, samimi bir Tanrı korkusundan ve bu nedenle de gerçek hikmetten yoksun olduklarını ortaya sererek onların maskelerini düşürüyor: “Vay başına, o adamların ki, niyetlerini RABDEN derin saklarlar, ve işleri karanlıktadır, ve onlar: Bizi kim görür? ve bizi kim bilir? derler! Ah sizin sapıklığınız! çömlekçi balçıkla bir sayılır mı ki, yapı kendini yapan için: Beni o yapmadı, desin; ve kendine şekil verilen şey, şekil veren için: Onun anlayışı yoktur, desin?” (İşaya 29:15, 16; ayrıca Mezmur 111:10 ile karşılaştırın.) Ne kadar iyi gizlendiklerini düşünürlerse düşünsünler, onlar Tanrı’nın gözünde “çıplaktır ve açılmıştır.”—İbraniler 4:13.

      ‘Sağırlar İşitecek’

      25. “Sağırlar” hangi anlamda işitecek?

      25 Bununla birlikte, iman eden kişiler için kurtuluş söz konusu. (İşaya 29:17-24’ü okuyun; ayrıca Luka 7:22 ile karşılaştırın.) “Sağırlar kitabın sözlerini” –Tanrı’nın Sözünün mesajını– “işitecekler.” Evet, bu fiziksel sağırlığın iyileşmesi anlamına gelmiyor. Bu ruhi bir sağalmadır. İşaya bir kez daha, ileride Mesihi Krallığın kurulacağı ve bu sayede yeryüzünde hakiki tapınmanın yeniden başlayacağı zamana işaret ediyor. Bunlar bizim zamanımızda oldu ve milyonlarca samimi insan, Yehova’nın yanlışlarını düzeltmesine fırsat vererek O’na övgüler sunmayı öğreniyor. Peygamberliğin ne heyecan verici bir gerçekleşmesi! Herkesin, bütün nefes alanların, Yehova’ya övgüler sunup O’nun kutsal ismini yücelteceği gün er geç gelecek.—Mezmur 150:6.

      26. “Sağırlar” bugün kendilerine ruhi bakış açısı kazandıran hangi hatırlatmaları işitiyorlar?

      26 Günümüzde Tanrı’nın Sözünü işiten bu gibi “sağırlar” neler öğreniyor? İsa’nın tüm takipçilerinin, özellikle cemaatin örnek gördüğü kişilerin, ‘içkiden sendelemekten’ titizlikle kaçınması gerektiğini. (İşaya 28:7) Ayrıca, Tanrı’nın ruhi bir bakış açısı kazanmamıza yardım eden hatırlatmalarını işitmekten de asla yorulmamamız gerektiğini. İsa’nın takipçileri hükümet otoritelerine uygun tarzda tabi olup onlardan belirli hizmetler bekliyorlarsa da, kurtuluş bu dünyadan değil, Yehova Tanrı’dan gelecek. İrtidat etmiş Yeruşalim’e verilen hükümden olduğu gibi, bu nesle verilen hükümden de kaçılamayacağını asla unutmayalım. Yehova’nın yardımıyla, İşaya gibi biz de muhalefete rağmen O’nun uyarı mesajını duyurmaya devam edebiliriz.—İşaya 28:14, 22; Matta 24:34; Romalılar 13:1-4.

      27. İsa’nın takipçileri, İşaya’nın peygamberliğinden hangi dersleri alabilir?

      27 İhtiyarlar ve ana babalar, Yehova’nın terbiye verme tarzından ders alabilirler. Böylece, suç işleyenleri, sadece cezalandırmak yerine, yeniden Tanrı’nın onaylayacağı duruma döndürmeye çalışabilirler. (İşaya 28:26-29; ayrıca Yeremya 30:11 ile karşılaştırın.) Sırf insanları memnun etmek amacıyla İsa’nın bir takipçisiymiş gibi davranmak yerine, Yehova’ya candan hizmet etmenin ne denli yaşamsal olduğu, genç yaşlı herkese hatırlatılıyor. (İşaya 29:13) Yahuda’nın imansız halkının tersine bizler, Yehova’ya karşı sağlıklı bir korku ve derin bir saygıya sahip olduğumuzu göstermeliyiz. (İşaya 29:16) Üstelik, düzeltilmeye ve Yehova’dan ders almaya istekli olduğumuzu da kanıtlamamız gerek.—İşaya 29:24.

      28. Hizmetçileri, Yehova’nın kurtarma eylemlerine ne gözle bakıyor?

      28 Yehova’ya ve işleri yürütme tarzına iman ve güven duymak ne kadar önemli! (Mezmur 146:3 ile karşılaştırın.) Vaaz ettiğimiz uyarı mesajı çoğuna çocuksu geliyor. Onlar için Tanrı’ya hizmet ettiğini iddia eden bir kurumun, Hıristiyan Âleminin ortadan kaldırılacağı fikri garip ve olağandışıdır. Fakat Yehova ‘garip işini’ başaracak. Buna şüphe yok. Bu nedenle, Tanrı’nın hizmetçileri bu ortamın son günleri boyunca, O’nun Gökteki Krallığına ve tayin ettiği kralı İsa Mesih’e tam anlamıyla güveniyorlar. Yehova’nın ‘şaşılacak işinin’ yanı sıra, yapacağı kurtarma eylemlerinin de tüm itaatli insanlara sonsuz nimetler getireceğini biliyorlar.

      [Dipnot]

      a Özgün İbranice’de, İşaya 28:10 kafiyesiyle çocuk şiirini andıran bir tekrarlamadır. Bu nedenle, İşaya’nın mesajı dinsel liderlere çocuksu bir tekrarlama olarak görünüyor.

      [Sayfa 289’daki resimler]

      Hıristiyan Âlemi, Tanrı’ya güveneceğine, siyasal yöneticilerle yapılan ittifaklara güveniyor

      [Sayfa 290’daki resim]

      Yehova, Babil’in Yeruşalim’i yıkmasına izin vermekle ‘garip işini’ yapıyor

      [Sayfa 298’deki resim]

      Bir zamanlar ruhen sağır olanlar Tanrı’nın Sözünü ‘işitebilirler’

  • Yehova’yı Bekleyin
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi Üçüncü Bölüm

      Yehova’yı Bekleyin

      İşaya 30:1-33

      1, 2. (a) İşaya’nın 30. babında neler bulunuyor? (b) Şimdi hangi soruları ele alacağız?

      ​İŞAYA’NIN 30. babında kötülere karşı başka Tanrısal bildiriler de bulunmaktadır. Bununla birlikte, İşaya’nın peygamberliğinin bu bölümünde, Yehova’nın sevinç verici niteliklerinin bazıları üzerinde de duruluyor. Aslında, Yehova’nın özellikleri bu bapta öylesine canlı betimleniyor ki, sanki O’nun rahatlatıcı varlığını görüyor, yol gösterici sesini işitiyor ve iyileştirici dokunuşunu hissediyoruz.—İşaya 30:20, 21, 26.

      2 Buna rağmen İşaya’nın irtidat eden yurttaşları –Yahuda halkı– Yehova’ya dönmeyi reddediyor. O’na güveneceklerine insanlara güveniyorlar. Acaba Yehova bu durum karşısında ne hissediyor? Ayrıca, İşaya’nın peygamberliğinin bu bölümü, bugün İsa’nın takipçilerinin Yehova’yı beklemesine nasıl yardımcı oluyor? (İşaya 30:18) Görelim.

      Akılsızlık ve Ölümcül Hata

      3. Yehova hangi düzeni ortaya seriyor?

      3 Yahuda yöneticileri, Asur boyunduruğu altına girmekten kaçınmanın bir yolunu bulmak amacıyla bir süre gizlice düzenler kuruyorlar. Oysa Yehova onları seyrediyor. Ve düzenlerini ortaya seriyor: “Âsi oğulların vay başına! RAB diyor, öğüt alıyorlar, fakat benden değil; ve suça suç katsınlar diye ahit kesiyorlar [antlaşma yapıyorlar] , fakat benim Ruhumla değil; . . . . Mısır’a inmek üzere yola çıkıyorlar.”—İşaya 30:1, 2b.

      4. Tanrı’nın asi kavmi nasıl Mısır’ı Tanrı’nın yerine koyuyor?

      4 Tasarılarının açığa vurulduğunu işitmek bu entrikacı liderlerde ne büyük bir şok yaratıyor! İttifak yapmak amacıyla Mısır’a gitmeleri, Asur’a karşı düşmanca bir eylem olmanın çok ötesindedir. Bu, Yehova Tanrı’ya karşı bir isyandır. Kral Davud’un zamanında bu millet Yehova’yı hisar olarak görüyor ve O’nun ‘kanatlarının gölgesine sığınıyordu.’ (Mezmur 27:1; 36:7) Şimdiyse, ‘Firavun’un koruması altına giriyor, Mısır’ın gölgesine sığınıyor.’ (İşaya 30:2, YÇ) Mısır’ı Tanrı’nın yerine koyuyor. Ne korkunç bir ihanet!—İşaya 30:3-5’i okuyun.

      5, 6. (a) Mısır’la ittifak yapmak neden ölümcül bir hatadır? (b) Tanrı’nın kavminin geçmişteki hangi yolculuğu, Mısır’a yapılan bu yolculuğun akılsızlık olduğunu ortaya koyuyor?

      5 İşaya, Mısır’a elçi gönderilmesinin sadece sıradan bir ziyaret olduğunu düşünenlerin fikrini çürütürcesine daha fazla ayrıntı veriyor. ‘Güneydeki hayvanlara ilişkin bildiri’ şöyle devam ediyor: “Dişi ve erkek aslanın, engerek yılanı ile yakıcı uçan yılanın çıktığı, sıkıntı ve kaygı diyarı içinden genç eşeklerin sırtı üzerinde mallarını, ve develerin hörgücü üzerinde hazinelerini, kendilerine faidesi olmıyacak bir kavma taşıyorlar.” (İşaya 30:6) Açıkça görüldüğü gibi, bu planlı programlı bir yolculuktur. Elçiler bir kervan oluşturup develerin ve eşeklerin sırtına pahalı mallar yüklerler. Bu kervan, kükreyen aslanlar ve zehirli yılanlarla dolu çorak bir çölden geçerek Mısır’a gider. Elçiler sonunda hedeflerine varıp hazinelerini Mısırlılara teslim ederler. Akıllarınca korunma satın alırlar. Oysa Yehova bunun ‘kendilerine hiç yararı olmayacağını’ söyleyerek şunu belirtiyor: “Mısırın yardımı boş ve hiçtir; bundan dolayı ona Rahat Oturan Rahab adını verdim.” (İşaya 30:6b, 7) Bir deniz “canavarı” olan “Rahab” sonradan Mısır’ın simgesi olur. (İşaya 51:9, 10) Mısır her tür vaatte bulunur, ama sözünü tutmak için parmağını bile kıpırdatmaz. Yahuda’nın onunla ittifak yapması ölümcül bir hatadır.

      6 İşaya elçilerin yolculuğunu anlatırken, dinleyenler muhtemelen Musa’nın zamanında yapılan benzer bir yolculuğu hatırlıyorlar. O zamanlar ataları da bu ‘korkunç çölü’ yürüyerek geçmişlerdi. (Tesniye 8:14-16) Ancak, Musa’nın zamanında İsrailoğulları bu yolculuğu Mısır’dan, kölelikten çıktıklarında yapmışlardı. Oysa şimdi elçiler Mısır’a, aslında onun boyunduruğu altına girmeye gidiyorlar. Ne akılsızlık! Bizler böyle yanlış bir karar vererek ruhi özgürlüğümüzü asla kölelikle değişmeyelim.—Galatyalılar 5:1 ile karşılaştırın.

      Peygamberin Mesajına Karşı Koyuluyor

      7. Yehova, Yahuda’ya yönelik uyarısını İşaya’ya neden yazdırıyor?

      7 Yehova İşaya’ya, şimdi verdiği mesajı ‘gelecekte, sonsuza dek tanık olması’ için yazmasını söyler. (İşaya 30:8) Yehova’nın, insanlarla yapılan ittifaklara Kendisinden daha fazla güvenilmesini onaylamadığı, gelecek kuşakların ve dolayısıyla bizlerin yararlanması için kayda geçmelidir. (II. Petrus 3:1-4) Bununla birlikte, kayıt tutulmasını gerektiren çok daha acil bir durum var. “O âsi bir kavm, yalancı oğullar, RABBİN şeriatini [kanununu] işitmek istemiyen oğullardır.” (İşaya 30:9) Kavim Yehova’nın öğüdünü reddediyor. Bu nedenle uygun şekilde uyarıldıklarını sonradan inkâr etmemeleri için söylenenlerin yazılması gerekir.—Süleymanın Meselleri 28:9; İşaya 8:1, 2.

      8, 9. (a) Yahuda yöneticileri, Yehova’nın peygamberlerini ne şekilde yozlaştırmaya çalışıyorlar? (b) İşaya yıldırılamayacağını nasıl gösteriyor?

      8 İşaya şimdi kavmin asi tutumuna ilişkin bir örnek verir. Onlar, “Görenlere: Görmeyin; ve peygamberlere: Bize doğru şeyler peygamberlik etmeyin, bize yumuşak şeyler söyleyin, hileli şeyler peygamberlik edin” derler. (İşaya 30:10) Yahuda yöneticileri, sadık peygamberlere ‘doğruyu’, gerçeği söylemeyip bunun yerine “yumuşak”, “hileli”, asılsız sözler söylemelerini emrederek kulaklarına hoş gelen sözler işitmek istediklerini ortaya koyuyorlar. Kınanmak değil, övülmek istiyorlar. Fikirlerince, hoşlarına gideni peygamberlik etmeye gönlü razı olmayan bir peygamberin ‘yoldan çekilmesi, yoldan sapması’ gerek. (İşaya 30:11a) Ya kulaklara hoş gelen sözler söylemeli ya da hiç vaaz etmemeli!

      9 İşaya’ya karşı koyanlar şöyle diretiyorlar: “Bizi İsrail’in Kutsalı’yla yüzleştirmekten vazgeçin.” (İşaya 30:11b, YÇ) İşaya’yı susturun; “İsrail’in Kutsalı” Yehova’nın adıyla konuşmasın! Yehova’nın yüksek standartları, onların rezilliklerini ortaya koyduğundan, “İsrail’in Kutsalı” unvanından müthiş rahatsız oluyorlar. İşaya’nın tepkisi ne oluyor? ‘İsrail’in Kutsalı şöyle diyor’ diye bildiriyor. (İşaya 30:12a) Hiç tereddüt etmeden, karşı koyanlara duymaktan nefret ettikleri sözleri söylüyor. Kimse onu yıldıramıyor. Bizler için ne güzel bir örnek! Tanrı’nın mesajını vaaz etmek söz konusu olduğunda, İsa’nın takipçileri asla uzlaşmamalı. (Resullerin İşleri 5:27-29) İşaya gibi onlar da devamlı ‘Yehova şöyle diyor’ diye duyuruda bulunuyorlar.

      İsyanın Sonuçları

      10, 11. Yahuda’nın isyanı hangi sonuçları doğuracak?

      10 Yahuda Tanrı’nın sözünü reddedip bir yalana bel bağlayarak “hileye” güveniyor. (İşaya 30:12b, YÇ) Bunun sonuçları ne olacak? Yehova, kavmin isteğine uyup sahneden çekilmektense, bu devletin varlığına son verecek. İşaya’nın bir benzetmeyle vurguladığı gibi, bu birdenbire ve tümden bir yıkım olacak. Milletin isyankârlığı “düşmek üzre olan bir duvar çatlağı gibi olacak, öyle bir çatlak ki, yüksek duvarda bir çıkıntı yapmıştır, ve onun yıkılması birden ve ansızın olur.” (İşaya 30:13) Bel vermeye başlamış yüksek bir duvarın sonunda çökmesi gibi, İşaya’nın çağdaşları da gitgide artan isyankârlıklarıyla milletin çöküşüne neden olacaklar.

      11 İşaya yaklaşan yıkımın büyüklüğünü başka bir benzetmeyle de gösteriyor: “Çömlekçi kabı nasıl kırılırsa, onu esirgemeden parçalıyıp öyle kıracak; ve parçaları arasında ocaktan ateş getirmek, yahut sarnıçtan su almak için bir parça kalmıyacak.” (İşaya 30:14) Yahuda geride değerli hiçbir şey –ocaktan kor almaya ya da sarnıçtan su almaya yetecek büyüklükte kırık bir çömlek parçası bile– kalmamacasına tamamen yıkılacak. Ne utanç verici bir son! Bugün hakiki tapınmaya isyan edenler de yakında aynen böyle birden ve tümden yıkılıp yok olacaklar.—İbraniler 6:4-8; II. Petrus 2:1.

      Yehova’nın Önerisini Reddediyorlar

      12. Yahuda halkı yıkımdan nasıl kurtulabilir?

      12 Gelgelelim, İşaya’nın dinleyicileri için yıkım kaçınılmaz değil. Çıkış yolu var. Peygamber bunu şöyle açıklıyor: “İsrailin kuddûsu [Kutsalı], Rab Yehova şöyle dedi: Dönmekle ve rahat etmekle kurtulursunuz; kuvvetiniz susma ve güvenme ile olur.” (İşaya 30:15a) Kurtuluşu ittifaklarda aramayı bırakıp ‘rahat ederek’ iman gösterdikleri, korkuya kapılmayıp ‘sustukları’ ve Tanrı’nın koruma gücüne güvendikleri takdirde, Yehova kavmini kurtarmaya hazırdır. “Fakat” diyor İşaya, “siz istemediniz.”—İşaya 30:15b.

      13. Yahuda yöneticileri neye güveniyor, bu güven haklı görülebilir mi?

      13 İşaya şimdi ayrıntılara giriyor: “Ve siz: Hayır, çünkü at üzerinde kaçacağız, dediniz; bunun için siz kaçacaksınız; ve siz: Ayağı tez atlara bineceğiz, dediniz; bunun için sizi kovalıyanların ayağı tez olacak.” (İşaya 30:16) Yahudalılar, Yehova’nın yardımı yerine, hızlı koşan atlarla kurtulacaklarını sanıyorlar. (Tesniye 17:16; Süleymanın Meselleri 21:31) Oysa peygamber hayallere güvendiklerini belirterek onlara karşı çıkıyor, çünkü düşmanları onlara yetişecek. Kalabalık olmalarının bile kendilerine bir yararı olmayacak. “Bin kişi bir kişinin korkutması ile kaçacak . . . . beş kişinin korkutması ile kaçacaksınız.” (İşaya 30:17a, c) Yahuda orduları bir avuç düşmanın bağırtısı karşısında paniğe kapılıp kaçacak.a Sonunda “dağ başında bir işaret, ve tepe üzerinde bir bayrak gibi” sadece küçük bir azınlık kalacak. (İşaya 30:17b) Yeruşalim’in MÖ 607’deki yıkımında sadece küçük bir azınlığın hayatta kalmasıyla bu peygamberlik gerçekleşir.—Yeremya 25:8-11.

      Mahkûmiyetle Birlikte Teselli

      14, 15. İşaya 30:18’deki sözler eskiden Yahuda halkını, şimdi de İsa’nın hakiki takipçilerini nasıl teselli ediyor?

      14 Bu ciddi sözler, dinleyicilerinin kulaklarında henüz çınlarken, İşaya’nın mesajının tonu değişir. Felaket tehdidi yerini, bereket vaadine bırakır. “Bunun için RAB size lûtfetsin diye bekliyecek; ve size acısın diye yükselecek; çünkü RAB adalet Allahıdır; bütün onu bekliyenlere ne mutlu!” (İşaya 30:18) Ne yüreklendirici sözler! Yehova çocuklarına yardım etmek isteyen şefkatli bir Babadır. Merhamet göstermekten zevk alır.—Mezmur 103:13; İşaya 55:7.

      15 Bu güven perçinleyici sözler, MÖ 607’de Yeruşalim’in yıkımında sağ kalmasına merhametle izin verilen küçük bir Yahudi grubu ve MÖ 537’de Vaat Edilen Diyara dönen bir azınlık için geçerlidir. Bununla birlikte, peygamberin sözleri bugün İsa’nın takipçileri için de tesellidir. Bize Yehova’nın uğrumuzda ‘yükselip’ harekete geçerek bu kötü dünyaya son vereceğini hatırlatıyor. Sadık kişiler ‘adalet Tanrısı’ Yehova’nın, Şeytan’ın dünyasının adaletin gerektirdiğinden bir gün bile fazla kalmasına izin vermeyeceğine güvenebilirler. Bu nedenle, ‘O’nu bekleyenler’ mutlu olmak için çok nedene sahiptirler.

      Yehova Dualarını Yanıtlayarak Hizmetçilerini Teselli Ediyor

      16. Yehova cesareti kırılanları nasıl teselli ediyor?

      16 Bazıları, belki kurtuluş umdukları kadar çabuk gelmediğinden cesaretsizliğe kapılabilir. (Süleymanın Meselleri 13:12, II. Petrus 3:9) Böyle kimseler İşaya’nın, Yehova’nın kişiliğinin özel bir yönünü vurgulayan şu sözlerinden teselli alsınlar: “Ey Yeruşalim’de oturan Siyon halkı, artık ağlamayacaksın! Feryat ettiğinde Rab sana nasıl da lütfedecek! Feryadını duyar duymaz sana yanıt verecek.” (İşaya 30:19, YÇ) İşaya, 18. ayette “siz” ikinci çoğul kişi zamirini kullanırken, 19. ayette “sen” ikinci tekil kişi zamirini kullanarak Tanrı’nın şefkatini beyan ediyor. Yehova sıkıntı içindekileri teselli ederken, herkesle tek tek ilgileniyor. Bir Baba olarak, cesareti kırılan oğluna ‘Neden kardeşin gibi güçlü olamıyorsun?’ demiyor. (Galatyalılar 6:4) Tersine, her bir kişiyi dikkatle dinliyor. Aslında ‘duyar duymaz yanıt veriyor.’ Ne kadar güven perçinleyici sözler! Cesareti kırılanlar Yehova’ya yakardıklarında büyük güç kazanabilirler.—Mezmur 65:2.

      Tanrı’nın Sözünü Okuyarak Yol Gösterici Sesini İşitin

      17, 18. Yehova zor zamanlarda bile nasıl yol gösteriyor?

      17 İşaya, dinleyicilerine sıkıntının geleceğini hatırlatarak söylevine devam ediyor. Kavim “ekmeği sıkıntıyla, suyu cefayla” alacak. (İşaya 30:20a, YÇ) Kuşatma altına girince sıkıntı ve cefa onlara tıpkı ekmek ve su gibi alışılmış gelecek. Buna rağmen, Yehova dürüst kimseleri kurtarmaya hazırdır. “Öğretmeniniz (Yüce Eğitmeniniz) artık gizlenmeyecek, gözünüzle göreceksiniz onu. Sağa ya da sola sapacağınız zaman, arkanızdan, ‘Yol budur, bu yoldan gidin’ diyen sesini duyacaksınız.”—İşaya 30:20b, 21, YÇ.

      18 Yehova Yüce “Eğitmen”dir. Eğitmen olarak eşi benzeri yoktur. Ancak, insan O’nu nasıl ‘görüp duyabilir’? Yehova, Mukaddes Kitapta sözleri kayıtlı olan peygamberler aracılığıyla Kendini insanlara gösteriyor. (Amos 3:6, 7) Bugün Tanrı’ya tapınan sadık kişiler Mukaddes Kitabı okurken, sanki O’nun baba sesi kendilerine gidecekleri yolu söyleyip o yolda yürüyebilmeleri için adımlarını düzeltmeye teşvik ediyor. İsa’nın her takipçisi, Mukaddes Kitap ve ‘sadık ve basiretli kölenin’ sağladığı yayınlar aracılığıyla konuşan Yehova’yı dikkatle dinlemelidir. (Matta 24:45-47) Mukaddes Kitaptan okuduklarına kendini vermelidir, çünkü ‘bu onun hayatıdır.’—Tesniye 32:46, 47, İşaya 48:17.

      Gelecekteki Nimetleri Düşünün

      19, 20. Yüce Eğitmen’in sesine yanıt verenleri hangi nimetler bekliyor?

      19 Yüce Eğitmen’in sesine yanıt verenler oyma putlarını iğrenç bularak atacaklar. (İşaya 30:22’yi okuyun.) Olumlu karşılık veren bu kişiler o zaman şahane nimetlere erişecekler. Bu nimetler İşaya tarafından İşaya 30:23-26’da anlatılıyor. Bu güzel onarım peygamberliği ilk kez MÖ 537’de bir Yahudi azınlık tutsaklıktan döndüğünde gerçekleşti. Günümüzdeyse bu peygamberlik, Mesih’in şimdi ruhi cennette meydana getirdiği ve gelecekte harfi cennette meydana getireceği şahane nimetleri görüp anlamamızı sağlıyor.

      20 “Toprağa ekeceğin tohumun yağmurunu, ve toprak mahsulünün [toprağın ürünü olan, YÇ] ekmeğini verecek, ve o semiz ve bol olacak. O gün geniş otlakta davarların otlıyacak; ve toprağı işliyen öküzlerle genç eşekler, kürekle ve yaba ile savurulmuş tuzlu yem yiyecekler.” (İşaya 30:23, 24) “Semiz ve bol” ekmek –besleyici gıda– insanın günlük temel besin kaynağı olacak. Toprak öyle bol ürün verecek ki, hayvanlar bile bundan yararlanacak. Sığırlar özel durumlar için saklanan lezzetli “tuzlu yem” yiyecek. Üstelik bu “savrulmuş”, yani normalde insanların kullanması için saklanan tahıllara uygulanan işlemden geçen bir yem olacak. İşaya burada, Yehova’nın sadık insanlara yağdıracağı nimetlerin bolluğunu anlatmak üzere hoş ayrıntılar veriyor.

      21. Gelecek nimetlerin nasıl eksiksiz olacağını anlatın.

      21 “Her yüksek dağda, her yüce tepede akarsular olacak.” (İşaya 30:25b, YÇ)b İşaya, Yehova’dan gelen nimetlerin eksiksizliğini, tamlığını vurgulayan uygun bir betimleme yapıyor. Su sıkıntısı olmayacak. Bu değerli sıvı, sadece ovalarda değil, “her yüksek dağda, her yüce tepede” de olacak. Evet, açlık da geçmişte kalacak. (Mezmur 72:16) Ayrıca, peygamber dikkatini dağlardan daha yükseklere de çeviriyor. “RAB kendi kavmının kırığını sardığı, ve vuruşunun yarasını iyi ettiği gün ay ışığı güneş ışığı gibi, ve güneş ışığı yedi kat, yedi gün ışığı gibi olacak.” (İşaya 30:26) Bu harikulade peygamberliğin doruğu da gerçekten nefes kesici! Tanrı’nın görkemi tüm ihtişamıyla parlayacak. Tanrı’nın sadık hizmetçilerini bekleyen nimetler, eskiden sahip olduklarını “yedi kat” aşacak.

      Hüküm ve Sevinç

      22. Sadık kişileri nimetler beklerken, kötüleri ne bekliyor?

      22 İşaya’nın mesajının tonu yine değişiyor. Dinleyicilerinin dikkatini çekmek istercesine “İşte” diyor. “RABBİN ismi uzaktan geliyor; yükselen koyu duman içinde öfke ile tutuşuyor; dudakları kızgınlıkla dolu, ve dili yiyip bitiren ateş gibidir.” (İşaya 30:27) Buraya kadar Yehova, kavminin düşmanlarının istedikleri gibi davranmalarına izin vererek uzakta durup müdahalede bulunmadı. Şimdiyse, giderek yaklaşan bir fırtına gibi, hükmünü infaz için yaklaşıyor. “Milletleri helâk eleğinden geçirmek için onun soluğu adamın boynuna kadar varan taşkın sel gibidir; ve kavmların çenelerinde yol şaşırtan bir yular olacaktır.” (İşaya 30:28) Tanrı’nın kavmine düşman olanlar şiddetle sarsılarak ‘elekten geçirilecek’, ‘taşkın ırmakla’ kuşatılacak ve başlarına yular takılacak. Yok edilecekler.

      23. Bugün İsa’nın takipçilerinin ‘yürek sevincine’ neler yol açıyor?

      23 Günün birinde ülkelerine dönecek olan sadık kişilerin tadacağı mutlu durumu betimlerken İşaya’nın tonu yine değişiyor. “Bayram takdis edilen gecede olduğu gibi ilâhi okuyacaksınız; ve RABBİN dağına, İsrailin Kayasına gelmek için zurna çalarak gider gibi yürek sevinci olacak.” (İşaya 30:29) Günümüzde İsa’nın hakiki takipçileri, Şeytan’ın dünyasına yönelik hükmü, ‘kurtuluş Kayası’ Yehova tarafından korunacaklarını ve Gökteki Krallıktan gelecek nimetleri derin düşündüklerinde yine “yürek sevinci” duyuyorlar.—Mezmur 95:1.

      24, 25. İşaya’nın peygamberliği, Asur’a yönelik hükmün gerçekliğini nasıl vurguluyor?

      24 İşaya bu mutluluk verici sözlerden sonra yeniden hüküm temasına dönüyor ve Tanrı’dan gazap görecek olanı tanıtıyor. “RAB celâl [ulu] sesini işittirecek; ve öfke kızgınlığı ile, ve yiyip bitiren ateş alevile, bulutların çatlaması, sağanak ve dolu tanelerile bileğinin (kolunun) inişini gösterecek. Çünkü Aşur RABBİN sesile dehşete düşürülecek; onu değneği ile vuracak.” (İşaya 30:30, 31) İşaya bu canlı tanımla, Tanrı’nın Asur’a yönelik hükmünün gerçekliğini vurguluyor. Aslında, Tanrı’nın gözü önünde duran Asur, O’nun hükmünü ifade eden ‘kolunun inişi’ karşısında tir tir titreyecek.

      25 Peygamber devamen şunları diyor: “RAB’bin terbiye değneğiyle onlara indirdiği her darbeye tef ve lir eşlik edecek. RAB silahlarını savura savura onlarla savaşacak. Tofet çoktan hazırlandı, evet, kral için hazırlandı. Geniş ve yüksektir odun yığını, ateşi, odunu boldur. RAB kızgın kükürt selini andıran soluğuyla tutuşturacak onu.” (İşaya 30:32, 33, YÇ) Hinnom Vadisi’ndeki Tofet burada mecazi anlamda ateşli bir yeri anlatmak üzere kullanılıyor. İşaya, Asur’un orada son bulacağını göstermekle, bu milletin birden bire, tamamen yıkıma uğrayacağını vurgulamış oluyor.—II. Kırallar 23:10 ile karşılaştırın.

      26. (a) Yehova’nın Asur’la ilgili bildirileri çağımız için de nasıl geçerlidir? (b) Bugün İsa’nın takipçileri Yehova’yı nasıl bekliyor?

      26 Bu hüküm mesajı Asur’a yönelikse de, İşaya’nın peygamberliği ilerisi için de anlam taşıyor. (Romalılar 15:4) Yehova, hizmetçilerine baskı yapan herkesi sarsıp dizginlemek üzere uzaklardan gelecek. (Hezekiel 38:18-23; II. Petrus 3:7; Vahiy 19:11-21) O gün bir an önce gelsin! Bu arada, İsa’nın takipçileri kurtuluş gününü özlemle bekliyorlar. İşaya kitabının 30. babında kayıtlı canlı anlatımı düşünerek güç kazanıyorlar. Bu sözler Tanrı’nın hizmetçilerini, dua imtiyazına büyük değer vermeye, Mukaddes Kitabı dikkatle incelemeye ve Gökteki Krallığın getireceği nimetleri derin düşünmeye yöneltiyor. (Mezmur 42:1, 2; Süleymanın Meselleri 2:1-6; Romalılar 12:12) Böylece İşaya’nın sözleri hepimizin Yehova’yı beklemesine yardımcı oluyor.

      [Dipnotlar]

      a Yahuda sadık kalsaydı, tam tersi olabilirdi. —Levililer 26:7, 8’e bakın.

      b İşaya 30:25a, “büyük öldürüş gününde kuleler düşünce” diyor. Olayın ilk gerçekleşmesinde, bu sözler Babil’in düşüşüne değiniyor olabilir, çünkü onun düşüşü İsrailoğulları’nın İşaya 30:18-26’da önceden bildirilen nimetlere kavuşmalarına yol açtı. (19. paragrafa bakın.) Ayrıca, Armagedon’da gerçekleşecek yıkıma da değiniyor olabilir, çünkü o yıkım yeni bir dünyada bu nimetlerin en geniş çapta gerçekleşmesini mümkün kılacak.

      [Sayfa 305’teki resimler]

      İsrailoğulları Musa’nın zamanında Mısır’dan kaçtı. Yahudalılar İşaya’nın zamanında yardım istemek için Mısır’a gitti

      [Sayfa 311’deki resim]

      “Her yüce tepede akarsular olacak”

      [Sayfa 312’deki resim]

      Yehova “yükselen koyu duman içinde öfke ile” gelecek

  • Bu Dünyadan Yardım Beklemeyin
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi Dördüncü Bölüm

      Bu Dünyadan Yardım Beklemeyin

      İşaya 31:1-9

      1, 2. (a) Yeruşalim halkı neden dehşet içinde? (b) Yeruşalim’in kötü durumu karşısında yerinde olarak hangi sorular soruluyor?

      YERUŞALİM halkı dehşet içinde! Bunun için yeterince neden var. Zamanın en güçlü imparatorluğu Asur, “Yahudanın bütün duvarlı şehirlerine karşı çıktı, ve onları aldı.” Asur savaş makinesi şimdi de Yahuda’nın başkentini tehdit ediyor. (II. Kırallar 18:13, 17) Bu durumda Kral Hizkiya ve Yeruşalim halkı acaba ne yapacak?

      2 Hizkiya, ülkesindeki diğer kentler düştüğünden, Yeruşalim’in de Asur’un güçlü askeri kuvvetleriyle baş edemeyeceğini biliyor. Üstelik Asurlar gaddarlıkları ve şiddet eylemleriyle eşi görülmemiş bir üne de sahipler. Orduları öylesine dehşet uyandırıyor ki, düşmanları bazen hiç silaha sarılmadan kaçıyorlar. Yeruşalim’in içinde bulunduğu korkunç durum karşısında, halk nereden yardım isteyebilir? Asur ordusundan bir kaçış yolu var mı? Tanrı’nın kavmi böyle bir duruma nasıl düştü? Bu sorulara yanıt bulabilmek için, Yehova’nın Kendisine ahitle bağlı kavmine geçmişte nasıl davrandığını irdelememiz gerekir.

      İsrail’de İrtidat

      3, 4. (a) İsrail milleti ne zaman ve nasıl iki krallığa bölündü? (b) Yeroboam kuzeydeki on sıptlık krallığa nasıl kötü bir başlangıç verdi?

      3 İsrailoğulları’nın Mısır’ı terk etmelerinden Davud’un oğlu Süleyman’ın ölümüne dek geçen 500 yılı aşkın bir dönem boyunca, İsrail 12 sıpt ya da boydan oluşan birleşmiş tek bir milletti. Süleyman’ın ölümünden sonra, Yeroboam, kuzeydeki on sıptı Davud hanedanına isyan ettirdi ve o günden sonra ülke iki krallığa bölündü. Bu olay MÖ 997 yılında oldu.

      4 Yeroboam kuzeydeki İsrail Krallığı’nın ilk kralıydı. Harun soyuna verilen kâhinlik ve yasal düzenlemelerle Yehova’ya sunulan tapınma yerine, yasadışı bir kâhinlik ve buzağı tapınması sistemi kurarak, tebaalarını irtidata yöneltti. (I. Kırallar 12:25-33) Bu tür bir tapınma Yehova’nın gözünde iğrençti. (Yeremya 32:30, 35) İşte bu ve başka nedenlerle, Yehova Asur’un İsrail’i boyunduruğu altına almasına izin verdi. (II. Kırallar 15:29) Kral Hoşea, Mısır’la komplo kurarak Asur boyunduruğunu kırmaya çalıştıysa da planı işe yaramadı.—II. Kırallar 17:4.

      İsrail Sahte Bir Sığınağa Yöneliyor

      5. İsrail yardım için kime sığınıyor?

      5 Yehova, İsrailoğulları’nın aklını başına getirmek istiyor.a Bu nedenle, onlara peygamber İşaya’yı gönderip şu uyarı mesajını veriyor “Vay o adamlara ki, yardım bulmak için Mısıra iniyorlar, ve atlara, ve çok oldukları için cenk arabalarına, ve çok kuvvetli oldukları için atlılara güveniyorlar, fakat İsrailin Kuddûsuna [Kutsalı’na] bakmıyorlar, ve RABBİ aramıyorlar!” (İşaya 31:1) Ne kadar acı! İsrail atlara ve savaş arabalarına, yaşayan Tanrı Yehova’dan daha fazla güveniyor. İsrail’in fikrince, Mısır’ın atları çok sayıda ve kuvvetlidir. Mısır’ın, Asur ordusuna karşı kendilerine güçlü bir müttefik olacağına kesin gözüyle bakıyorlar! Ne var ki, İsrailoğulları kısa bir süre sonra Mısır’la ittifaklarının boş olduğunu anlayacaklar.

      6. İsrail’in Mısır’a sığınması neden Yehova’ya imanının noksanlığını açıkça ortaya koyuyor?

      6 Hem İsrail, hem de Yahuda halkı, Kanun ahdi aracılığıyla Yehova’ya vakfolmuştur. (Çıkış 24:3-8; I. Tarihler 16:15-17) İsrail, yardım için Mısır’a sığınmakla, Yehova’ya imanının noksanlığını ve bu kutsal ahdin bir kısmını oluşturan yasalara saygısızlığını açığa vuruyor. Neden? Çünkü bu ahdin koşulları arasında, Yehova’nın Kendisine özel bağlılık gösterdikleri takdirde kavmini koruyacağı vaadi de bulunuyor. (Levililer 26:3-8) Bu vaade uygun olarak, Yehova “sıkıntı vaktinde onların hisarı” olduğunu defalarca gösterdi. (Mezmur 37:39; II. Tarihler 14:2, 9-12; 17:3-5, 10) Üstelik Kanun ahdinin aracısı Musa vasıtasıyla, İsrail’in gelecekteki krallarına atlarının sayısını artırmamalarını da söyledi. (Tesniye 17:16) Onların bu talimata uymaları, kurtuluşu “İsrail’in Kutsalı”ndan beklediklerini gösterecekti. Ne yazık ki, İsrail kralları böyle bir imana sahip değillerdir.

      7. Günümüzde İsa’nın takipçileri, İsrail’in iman noksanlığından hangi dersi alabilirler?

      7 İsa’nın takipçilerinin bugün bundan alacağı bir ders var. İsrail, Yehova’nın çok daha üstün desteği yerine, Mısır’ın görünür desteğine güvendi. Benzer şekilde bugün de İsa’nın takipçileri Yehova yerine, banka hesapları, toplumsal konumlar ve bu dünyayla bağlantılar gibi maddi güvenlik kaynaklarına bel bağlama yönünde ayartılabilirler. Evet, Yehova’ya tapınan aile reisleri, ailelerinin geçimini sağlama yönündeki sorumluluklarını ciddiye alırlar. (I. Timoteos 5:8) Ama maddi değerlere bel bağlamazlar. ‘Her tür açgözlülükten’ sakınırlar. (Luka 12:13-21, Müjde) Çünkü Yehova Tanrı ‘sıkıntılı zamanlarda yüksek kuledir.’—Mezmur 9:9; 54:7.

      8, 9. (a) İsrail’in düzenleri stratejik bakımdan akıllıca görünebilirse de, sonuç ne olacak, neden? (b) İnsan vaatleriyle Yehova’nınkiler arasındaki fark nedir?

      8 İşaya, aslında Mısır’la kurnazca antlaşma yapan İsrail yöneticileriyle eğlenerek şunları diyor: “RAB da hikmetlidir, ve belâ getirir, ve sözlerini geri almaz, ve kötülük işliyenlerin evine karşı, ve kötülük yapanların yardımına karşı kalkar.” (İşaya 31:2) İsrail yöneticileri kendilerini hikmetli sanabilirler. Oysa en hikmetli Kişi evrenin Yaratıcısı değil midir? İsrail’in Mısır’dan yardım almak amacıyla kurduğu düzen, stratejik bakımdan akıllıca görünebilir. Oysa kurulan bu siyasal ittifak, Yehova’nın gözünde ruhi zinadır. (Hezekiel 23:1-10) Bunun sonucunda İşaya, Yehova’nın ‘bela getireceğini’ söyler.

      9 İnsan vaatlerinin güvenilmez olduğu bilinen bir gerçektir ve insanın koruyuculuğu da şüphe götürür. Öte yandan, Yehova’nın ‘sözünü geri alması’ gerekmez. O her vaadini mutlaka yerine getirir. Sözü asla boşa çıkmaz.—İşaya 55:10, 11; 14:24.

      10. Gerek Mısır’ın, gerekse de İsrail’in başına ne gelecek?

      10 Mısırlılar İsrail için güvenilir bir koruyucu olacak mı? Hayır. İşaya İsrail’e şunları diyor: “Mısırlılar Allah değil, insandır; ve onların atları ruh değil, ettir; ve RAB elini uzatınca yardım eden sürçer, yardım gören de düşer, ve hep birden telef olurlar.” (İşaya 31:3) Yehova, hükmü Asur aracılığıyla infaz etmek üzere elini uzatınca, gerek yardım eden (Mısır), gerek yardım gören (İsrail) tökezleyip düşecek ve yok olacak.

      Samiriye’nin Düşüşü

      11. İsrail nasıl günahına günah katar, bunun sonucu ne olur?

      11 Yehova merhamet göstererek İsrail’e defalarca peygamberler gönderir; bu peygamberler, milleti tövbe edip pak tapınmaya dönmeye teşvik eder. (II. Kırallar 17:13) Buna rağmen İsrail, buzağı tapınmasının üstüne bir de falcılığa ve ahlaksız Baal tapınmasına dalmakla, kutsal direkler ve yüksek yerler kullanmakla günahına günah katar. Hatta ‘oğullarını ve kızlarını ateşten geçirerek’ kendi bedeninin meyvesini cin tanrılara kurban eder. (II. Kırallar 17:14-17; Mezmur 106:36-39; Amos 2:8) İsrail’in kötülüğüne son vermek için Yehova, ‘Samiriye, onun kralı sular üzerindeki köpük gibi yok olacak’ diye buyurur. (Hoşea 10:1, 7) MÖ 742’de Asur güçleri İsrail’in başkenti Samiriye’ye saldırır. Üç yıl süren kuşatmadan sonra Samiriye düşer ve MÖ 740’ta on sıptlık krallık ortadan kalkar.

      12. Yehova bugün hangi işin yapılmasını emretti, bu uyarıya aldırmayanların başına ne gelecek?

      12 Günümüzde Yehova dünyanın ‘her yerinde herkesi tövbe etmeleri’ yönünde uyaran bir vaaz faaliyetinin yapılmasını emretti. (Resullerin İşleri 17:30; Matta 24:14) Tanrı’nın önlerine açtığı kurtuluş yolunu reddedenler, tıpkı hakiki tapınmayı reddeden İsrail milletinin başına gelenlere benzer şekilde, “köpük gibi” yok olacaklar. Öte yandan, Yehova’ya umut bağlayanlar ‘yeri miras alıp onda ebediyen oturacaklar.’ (Mezmur 37:29) Şu halde, eski İsrail Krallığı’nın hatalarını tekrarlamaktan kaçınmak akıllıca olur! Kurtuluş için her bakımdan Yehova’ya güvenelim.

      Yehova’nın Kurtarma Gücü

      13, 14. Yehova, Sion hakkında hangi teselli edici sözleri söylettirir?

      13 Yahuda’nın başkenti Yeruşalim’in bulunduğu yer, İsrail’in güney sınırından birkaç kilometre uzaklıktadır. Yeruşalim halkı, Samiriye’nin başına gelenleri çok iyi bilmektedir. Kuzey komşularının sonunu getiren korkunç düşmanın şimdi kendilerini de tehdit ettiğini görüyorlar. Acaba Samiriye’nin başına gelenlerden ders alacaklar mı?

      14 İşaya’nın şimdi söylediği sözler Yeruşalim’de oturanları teselli ediyor. İşaya onlara, Yehova’nın Kendisine ahitle bağlı kavmini hâlâ sevdiğine ilişkin güvence vererek şunları diyor: “RAB bana şöyle diyor: Aslan ve genç aslan avı üzerinde nasıl homurdarsa, ona karşı çobanlar kalabalığı çağırıldığı halde onların sesinden yılmaz, ve onların gürültüsünden nasıl irkilmezse, orduların RABBİ de Sion dağı üzerinde, ve onun tepesi üzerinde cenketmek için öyle inecek.” (İşaya 31:4) Yehova kutsal kenti Sion’u, avının başında bekleyen genç aslan gibi titizlikle koruyacak. Asur askerlerinin övünmesi, tehdit sözleri veya çıkardıkları gürültüler Yehova’yı amacından vazgeçirmeyecek.

      15. Yehova, Yeruşalim halkına nasıl şefkat ve merhametle davranıyor?

      15 Şimdi Yehova’nın Yeruşalim halkına ne kadar şefkat ve merhametle davranacağına dikkat edin: “Kuşlar nasıl kanat gererlerse, orduların RABBİ Yeruşalimi öyle koruyacak; onu koruyacak ve azat edecek, geçecek ve kurtaracak.” (İşaya 31:5) Dişi kuş yavrusunu savunmak için hep tetikte bekler. Gerilmiş kanatlarıyla yavrularının üzerinde uçar ve bir tehlike var mı diye dikkatle etrafı gözler. Yırtıcı bir hayvan yaklaşırsa, yavrularını savunmak amacıyla derhal onun üstüne atılır. Yehova da aynı şekilde, istilacı Asurlulara karşı Yeruşalim halkını şefkatle koruyacak.

      “Dönün”

      16. (a) Yehova kavmine sevgiyle hangi çağrıda bulunuyor? (b) Yahuda halkının isyanı özellikle ne zaman açıkça belli oluyor? Açıklayın.

      16 Yehova şimdi kavmine günah işlediklerini hatırlatıp yanlış davranışlarını bırakmaları yönünde teşvikte bulunuyor: “Kendisine karşı derin sapıklığa daldığınız (büyük isyan içinde olduğunuz) zata dönün, ey İsrail oğulları!” (İşaya 31:6) İsyan eden yalnızca on sıptlık İsrail Krallığı değil. Yahuda halkı, “İsrail oğulları” da ‘büyük isyan içinde.’ Bu durum özellikle İşaya’nın peygamberlik mesajının son bulmasından kısa bir süre sonra, Hizkiya’nın oğlu Manasse kral olduğunda açıkça belli olur. Mukaddes Kitap kaydına göre, “Manasse Yahudayı ve Yeruşalimde oturanları, RABBİN . . . . helâk ettiği milletlerden ziyade kötülük etmek için baştan çıkardı.” (II. Tarihler 33:9) Gözünüzde canlandırmaya çalışın! Yehova pislikleriyle tiksinti veren pagan milletleri yok ediyor, ama Kendisine ahitle bağlı Yahuda halkı o milletlerin insanlarından daha kirli durumda.

      17. Günümüzde durum, Yahuda’nın Manasse’nin yönetimi sırasındaki durumuna ne bakımdan benziyor?

      17 Bugün, 21. yüzyılın şafağında durum birçok yönden, Yahuda’nın Manasse zamanındaki durumuna benziyor. Dünya dinsel, ırksal ve etnik nefret yüzünden giderek daha fazla kutuplaşıyor. Milyonlarca kişi korkunç katliamların, işkencelerin, tecavüzlerin ve etnik temizliklerin kurbanı oldu. Kavimlerin ve milletlerin, –özellikle Hıristiyan Âleminin egemenliği altındaki milletlerin– ‘büyük isyan içinde’ olduğuna kuşku yok. Bununla birlikte, Yehova’nın kötülüğün sonsuza dek devamına izin vermeyeceğinden emin olabiliriz. Neden? İşaya’nın günlerinde olanlardan dolayı.

      Yeruşalim Kurtulur

      18. Rabşake Hizkiya’ya hangi uyarıda bulunur?

      18 Asur kralları, savaşta kazandıkları zaferin onurunu tanrılarına verirlerdi. Ancient Near Eastern Texts kitabı Asur kralı Asurbanipal’in yazılarını alıntılayarak, onun “büyük bir çarpışmada . . . . deneyimli askerleri bozguna uğrattığında efendileri, ulu tanrıları Asur’un, Bel’in, Nebo’nun (daima) kendi yanında yürüyüp” ona yol gösterdiğini iddia ettiğini kaydeder. İşaya’nın zamanında, Asur kralı Sanherib’in temsilcisi Rabşake de, Hizkiya’ya hitaben konuşurken, tanrıların insanların savaşlarına karıştığına aynı şekilde inandığını gösterir. Yahudi krala, kurtuluşu Yehova’dan beklememesi yönünde uyarıda bulunup, diğer milletlerin tanrılarının kendilerine inananları güçlü Asur savaş makinesinden korumakta etkisiz kaldıklarını belirtir.—II. Kırallar 18:33-35.

      19. Rabşake’nin meydan okuyucu sözlerine Hizkiya’nın tepkisi ne olur?

      19 Kral Hizkiya’nın tepkisi ne olur? Mukaddes Kitap kaydı şunu diyor: “Kıral Hizkiya bunu işitince esvabını yırttı, ve çul sarınıp RABBİN evine girdi.” (II. Kırallar 19:1) Hizkiya bu korkunç durumda kendisine ancak tek bir Kişi’nin yardım edebileceğinin bilincindedir. Kendisini yönlendirmesi için alçakgönüllülükle Yehova’ya sığınır.

      20. Yehova, Yahuda halkı adına nasıl davranacak, onlar bundan ne öğrenmeli?

      20 Yehova ona dilediği yönlendirmeyi sağlar. Peygamber İşaya aracılığıyla şunları der: “O gün herkes kendi gümüş putlarını ve altın putlarını atacak, o putları ki, elleriniz sizin için suç olsun diye yaptılar.” (İşaya 31:7) Yehova kavmi adına savaştığında, Sanherib’in tanrılarının durumu –değersizliği– açığa çıkacaktır. Bu, Yahuda halkının dikkate alması gereken bir derstir. Kral Hizkiya’nın sadakatine rağmen, Yahuda diyarı da İsrail gibi putlarla doludur. (İşaya 2:5-8) Yahuda halkının Yehova’yla yeniden ilişki kurabilmesi için, günahlarından tövbe edip “putlarını” atması gerekir.—Çıkış 34:14 ile karşılaştırın.

      21. İşaya, Yehova’nın Asur’la ilgili infaz eylemlerini peygamberlik tarzında nasıl anlatıyor?

      21 İşaya şimdi Yehova’nın, Yahuda’nın korkunç düşmanıyla ilgili infaz eylemlerini peygamberlik tarzında anlatıyor: “Aşur kılıçla düşecek, insan kılıcı ile değil; ve kılıç onu yiyip bitirecek, adamların kılıcı değil; ve kılıç önünden kaçacak, ve genç yiğitleri angaryacı olacaklar [angaryaya koşulacak, YÇ].” (İşaya 31:8) Hesaplaşma vakti geldiğinde, Yeruşalim halkının kılıcını kınından çekmesine bile gerek kalmaz. Asur askerlerinin en seçkin kısmı insanın değil, Yehova’nın kılıcıyla ortadan kalkar. Asur kralı Sanherib’e gelince, ‘kılıç önünden kaçar.’ 185.000 askerinin Yehova’nın meleği tarafından öldürülmesi üzerine yurduna döner. Daha sonra, tanrısı Nisrok’a tapınırken kendi oğulları tarafından öldürülür.—II. Kırallar 19:35-37.

      22. Günümüzde İsa’nın takipçileri, Hizkiya ve Asur ordusuyla ilgili olaylardan ne öğrenebilirler?

      22 Hizkiya da dahil hiç kimse, Yehova’nın Yeruşalim’i Asur ordusunun elinden nasıl kurtaracağını önceden bilemezdi. Bununla birlikte, Hizkiya’nın bu kriz karşısındaki davranış tarzı, günümüzde denemelerle karşılaşanlar için şahane bir örnektir. (II. Korintoslular 4:16-18) Yeruşalim’i tehdit eden Asurlular’ın dehşet verici ünü karşısında Hizkiya’nın korkuya kapılması gayet doğaldı. (II. Kırallar 19:3) Ama yine de Yehova’ya iman duydu ve insanın değil, Yehova’nın rehberliğine başvurdu. Bu davranışı, Yeruşalim açısından ne büyük bir nimet oldu! Günümüzde de Tanrı korkusu taşıyan İsa’nın takipçileri baskı altında yoğun duygular içinde kalabilirler. Birçok durumda, korkmak doğaldır. Ama yine de ‘bütün kaygımızı Yehova’nın üzerine atarsak’ o bizi kayırır. (I. Petrus 5:7) Korkumuzu yenmemize yardımcı olur ve üzerimizde baskı yaratan bir durumla başa çıkabilmemiz için bize güç verir.

      23. Korkuya kapılan nasıl Hizkiya yerine Sanherib olur?

      23 Sonunda korkuya kapılan Hizkiya değil, Sanherib olur. Kime sığınabilir? İşaya şunu önceden bildiriyor: “Onun kayası korkudan yok olacak [ölecek], ve reisleri bayraktan yılacaklar, ateşi Sionda, ve fırını Yeruşalimde olan RAB diyor.” (İşaya 31:9) Sanherib’in tanrıları –güvenip sığındığı “kayası”– güvenini boşa çıkarır. Sanki ‘korkudan ölürler.’ Üstelik Sanherib’in “reisleri” de pek işe yaramaz. Onlar da dehşete kapılırlar.

      24. Asur’un başına gelenlerde hangi açık mesaj bulunuyor?

      24 İşaya’nın peygamberliğinin bu bölümü, Tanrı’ya karşı koyacak olanlara açık bir mesaj verir. Yehova’nın amacını hiçbir silah, hiçbir güç, hiçbir oyun engelleyemez. (İşaya 41:11, 12) Aynı zamanda, Tanrı’ya hizmet ettiklerini iddia ettikleri halde O’na sırt çevirip güvenliği fiziksel şeylerde arayanlar düş kırıklığına uğrayacaklar. ‘İsrail’in Kutsalı’na güvenmeyenler’ Yehova’nın ‘belâ getirdiğini’ görecekler. (İşaya 31:1, 2) Gerçekten de tek hakiki ve kalıcı sığınak Yehova Tanrı’dır.—Mezmur 37:5.

      [Dipnot]

      a İşaya kitabının 31. babının ilk üç ayeti muhtemelen temelde İsrail’e yöneliktir. Sonraki altı ayetin Yahuda için geçerli olduğu anlaşılıyor.

      [Sayfa 319’daki resim]

      Maddi değerlere bel bağlayanlar düş kırıklığına uğrayacak

      [Sayfa 322’deki resim]

      Yehova kutsal kentini, avının başında bekleyen aslan gibi koruyacak

      [Sayfa 324’teki resimler]

      Dünya dinsel, ırksal ve etnik nefret yüzünden kutuplaşıyor

      [Sayfa 326’daki resim]

      Hizkiya yardım dilemek üzere Yehova’nın evine gitti

  • Kral ve Prensleri
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi Beşinci Bölüm

      Kral ve Prensleri

      İşaya 32:1-20

      1, 2. Lût Gölü Ruloları’ndaki İşaya metni hakkında ne denebilir?

      FİLİSTİN’İN Lût Gölü yakınlarındaki mağaralarda, 1940’ların sonlarına doğru dikkate değer bir rulo koleksiyonu bulundu. Lût Gölü Ruloları diye adlandırılan bu elyazmalarının MÖ 200 ile MS 70 yılları arasında yazıldığına inanılır. İçlerinde en tanınmışı dayanıklı deri üzerine İbranice yazılmış İşaya rulosudur. Bu rulo İşaya kitabının hemen hemen tamamını içerir ve bu elyazmaları ile, yaklaşık 1.000 yıl sonraya tarihlendirilen Masoretik metin arasında ancak pek önemsiz noktalarda farklılık görülür. Dolayısıyla bu rulo, Mukaddes Kitap metninin bize tam doğru şekilde aktarıldığını ortaya koyar.

      2 İşaya’nın Lût Gölü Rulosu hakkında dikkate değer bir ayrıntı, bugün 32. bap diye bilinen bölümde, bir yazıcı tarafından sayfa kenarındaki boşluğa koyulmuş olan “X” işaretidir. Yazıcının bu işareti neden koyduğunu bilmiyorsak da, Mukaddes Kitabın bu bölümünün özel bir yanı bulunduğunu biliyoruz.

      Adalet ve Doğrulukla Hükmetmek

      3. İşaya ve Vahiy kitaplarında hangi yönetim hakkında peygamberlikte bulunuluyor?

      3 İşaya’nın 32. babı günümüzde olağanüstü biçimde gerçekleşen heyecan verici bir peygamberlikle başlar: “İşte, bir kıral doğrulukla kırallık edecek, ve reisler (prensler) adaletle hükmedecekler.” (İşaya 32:1) “İşte”! haykırışı, Kutsal Yazılardaki peygamberlik kitaplarının sonuncusunda bulunan benzer bir haykırışı çağrıştırır: “Tahtta oturan dedi: İşte, her şeyi yeni yapıyorum.” (Vahiy 21:5) Kutsal Yazıların yaklaşık 900 yıl arayla yazılan İşaya ve Vahiy kitaplarının her ikisinde de, yeni bir yönetimle, yani 1914’te göklerde tahta geçen Kral Mesih İsa’dan ve ‘insanlar arasından satın alınan’ 144.000 ortak yöneticiden oluşan “yeni bir gökle” ve birleşik küresel bir insan toplumunu simgeleyen “yeni bir yer” ile ilgili mutluluk veren bir betimleme vardır.a (Vahiy 14:1-4; 21:1-4; İşaya 65:17-25) Bütün bu düzenleme Mesih’in fidye kurbanlığı sayesinde mümkün kılınıyor.

      4. Yeni yerin çekirdeği şimdiden nasıl hazır durumda?

      4 Resul Yuhanna bir rüyette bu 144.000 ortak yöneticinin son mühürlenişini gördükten sonra şunları yazıyor: “Kimsenin sayamayacağı kadar büyük bir kalabalık gördüm: Her ulustan, her soydan, her halktan, her dilden. Tahtın ve Kuzu’nun önünde duruyorlardı. Ak giysiler kuşanmışlardı. Ellerinde hurma dalları tutuyor[lardı].” Şimdi sayısı milyonlara varan bu büyük kalabalık yeni yerin çekirdeğini oluşturacak. Bu kalabalık, 144.000 kişiden artakalan grubun yanında yer alıyor, ki bu grubun çoğunluğu yaşlıdır ve sayıları azalmaktadır. Bu kalabalık hızla yaklaşan büyük sıkıntıda sağ kalacak. Sonra yeryüzündeki Cennette diriltilen sadık kimseler ve ayrıca iman etmeleri için fırsat tanınan başka milyarlarca kişi de bu kalabalığa katılacak. Bu fırsattan yararlanıp iman edenler sonsuz yaşamla bereketlenecek.—Vahiy 7:4, 9-17, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri.

      5-7. Peygamberlikte söz edilen ‘prensler’ Tanrı’nın sürüsünde nasıl bir rol oynarlar?

      5 Bununla birlikte, bugünkü nefret dolu dünya var olduğu sürece büyük kalabalığı oluşturanların korunması gerek. ‘Adaletle hükmedecek prensler’ bu korunmayı geniş çapta sağlayacak. Ne muhteşem bir düzenleme! İşaya’nın peygamberliği övgü dolu sözlerle bu ‘prensleri’ betimliyor: “Yelden saklanacak bir yer gibi, ve sağanağa karşı örtülü bir yer gibi, çorak yerde akar sular gibi, yorucu diyarda büyük kaya gölgesi gibi olacak[lar].”—İşaya 32:2.

      6 Dünyanın sıkıntı içinde olduğu bu zamanda ‘prenslere’, evet Yehova’nın koyunlarını güdüp ‘bütün sürüye dikkat eden’ ihtiyarlara ihtiyaç var. (Resullerin İşleri 20:28) Onlar Yehova’nın doğru ilkelerine uygun tarzda adaletle hüküm verirler. Bu “prensler” I. Timoteos 3:2-7 ve Titus 1:6-9’da belirtilen nitelikleri karşılamalıdırlar.

      7 İsa, büyük peygamberliğinde bu sıkıntı dolu ‘ortamın’ nasıl ‘sona ereceğini’ anlatırken “sakın dehşete kapılmayasınız” dedi. (Matta 24:3-8, İncil— Çağdaş Türkçe Çeviri) İsa’nın takipçileri bugün dünyanın içinde bulunduğu tehlikeli koşullar karşısında neden dehşete kapılmıyor? Bunun bir nedeni, ister meshedilmişlerden ister ‘başka koyunlardan’ olsun, ‘prenslerin’ sürüyü vefayla korumasıdır. (Yuhanna 10:16) Onlar, etnik savaş ve soykırımı gibi dehşet verici olaylar karşısında bile kardeşleriyle korkusuzca ilgileniyorlar. Ruhi bakımdan tükenmiş bir dünyada, hayattan bezmiş kişilerin Tanrı’nın Sözü olan Mukaddes Kitabın yapıcı gerçekleriyle canlanmasını sağlıyorlar.

      8. Yehova, başka koyunlardan ‘prensleri’ nasıl eğitip kullanıyor?

      8 Geçmiş 50 yıl boyunca “prensler” açıkça ortaya çıktılar. Başka koyunlar arasında yer alan bu “prensler” gelişen bir “bey” sınıfı olarak eğitiliyorlar. Böylece büyük sıkıntıdan sonra, içlerinden yeterlik kazanmış olanlar ‘yeni yerde’ idari bir göreve atanmaya hazır olacaklar. (Hezekiel 44:2, 3; II. Petrus 3:13) Bu ‘prensler’ Gökteki Krallık hizmetinde önderlik ederken, ruhi bakımdan sürüye rehber olup canlılık veriyorlar. Böylece tapındıkları ‘memlekette’ bu sürüyü “gölge salan büyük bir kaya gibi” ferahlatıyorlar.b

      9. Bugün ‘prenslere’ ihtiyaç olduğunu hangi durumlar gösteriyor?

      9 Şeytan’ın kötü dünyasının bu çok tehlikeli son günlerinde, İsa’nın vakfolmuş takipçilerinin bu tarz bir korunmaya şiddetle ihtiyacı var. (II. Timoteos 3:1-5, 13) Sahte öğretiler ve çarpık, asılsız haberler kuvvetli bir rüzgâr gibi esmektedir. Milletler arasındaki savaşlar ve iç savaşların yanı sıra Yehova Tanrı’ya tapınan sadık kişilere karşı doğrudan saldırılar da sağanak ve fırtına gibi ortalığı kasıp kavurmaktadır. İsa’nın takipçileri ruhi anlamda susuzluktan kavrulan bir dünyada susuzluklarını giderebilmek için hakikatin saf, katışıksız suyuna şiddetle muhtaçtırlar. Çok şükür ki, Yehova saltanat sürmekte olan Kralının, bu ihtiyaç zamanında, umutsuz ve cesaretsiz kimselere cesaret verip yol göstereceğini vaat etti. O bunu, meshedilmiş kardeşleri ve onları destekleyen başka koyunlardan olan “prensler” aracılığıyla yapacak. Yehova böylece doğruluk ve adaletin zaferini sağlayacak.

      Gözle, Kulakla ve Yürekle Dikkat Etmek

      10. Yehova, hizmetçilerinin ruhi şeyleri ‘görüp dinleyebilmesi’ için neler sağladı?

      10 Büyük kalabalık Yehova’nın düzenlemesine nasıl karşılık verdi? Peygamberlik şöyle devam ediyor: “Görenlerin gözleri yumulmıyacak, ve işitenlerin kulakları dikkatli olacak.” (İşaya 32:3) Geçen zaman boyunca Yehova değerli hizmetçilerinin eğitilmesi ve olgunlaşması için gerekenleri sağladı. Yehova’nın Şahitlerinin dünyanın her yerindeki cemaatlerinde Konuşma Yeteneğini Geliştirme İbadeti ve diğer ibadetler yapılıyor. Çevre, bölge ve uluslararası ibadetlerin yanı sıra, ‘prenslere’ sürüyü sevgiyle güdebilmelerini sağlamak amacıyla verilen özel eğitimin de milyonlarca kişinin küre çapında birleşmiş bir kardeşler topluluğu oluşturabilmesine katkısı oluyor. Bu çobanlar, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar hakikat sözünün giderek daha iyi anlaşılması yönündeki düzeltmeleri can kulağıyla dinliyorlar. Mukaddes Kitapla eğitilen vicdanlarıyla, dinleyip itaate her zaman hazırdırlar.—Mezmur 25:10.

      11. Tanrı’nın hizmetçileri şimdi neden kararsızlık içinde kekelemeyip güvenle konuşuyor?

      11 Peygamberlik şimdi şuna dikkati çekiyor: “Tez canlıların yüreği bilgiyi anlıyacak, ve pelteklerin [kekeme, YÇ] dili açıkça söylemekte tez olacak.” (İşaya 32:4) Kimse neyin iyi neyin kötü olduğuna alelacele karar vermesin. Mukaddes Kitap şunu der: “Sözlerinde acele eden bir adam gördün mü? Ondan ziyade akılsızdan bir şey umulur.” (Süleymanın Meselleri 29:20; Vaiz 5:2) 1919’dan önce, Yehova’nın hizmetçilerine bile Babil kaynaklı fikirler bulaşmıştı. Fakat o yıldan bu yana Yehova onlara amacı hakkında giderek daha net bir anlayış kazandırdı. Yehova tarafından açıklanan hakikatlerin alelacele hazırlanmış değil, iyi düşünülmüş şeyler olduğunun farkına vardılar ve şimdi belirsizlik içinde ‘kekeleyerek’ değil, kesin bir inançla konuşuyorlar.

      “Budala”

      12. Bugün kimler ‘budaladır’, ne şekilde cömertlik göstermiyorlar?

      12 İşaya’nın peygamberliği şimdi bir tezat çiziyor: “Artık budalaya soylu (cömert), alçağa saygın denmeyecek. Çünkü budala saçmalıyor.” (İşaya 32:5, 6a, YÇ) “Budala” kimdir? Kral Davud bu sorunun yanıtını vurgularcasına, iki kez tekrarlıyor: “Akılsız, yüreğinde: Allah yoktur, dedi. Bozuldular, mekruh işler ettiler; iyilik eden yok.” (Mezmur 14:1; 53:1) Sabit fikirli ateistlerin Yehova’nın var olmadığını söylediği kuşkusuz. Ama kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarına inanarak Tanrı yokmuşcasına davranan “entelektüeller” ve başkalarının söylemek istediği de aslında budur. Böyle kimselerin içinde hakikat yok. Yüreklerinde ‘soyluluk’, başka bir çeviriye göre ‘cömertlik’ yok. Onlarda sevgi müjdesi yok. İsa’nın gerçek takipçilerinin tersine, onlar sıkıntı içindeki muhtaç kimselerin ihtiyaçlarını karşılamakta ya çok ağır davranıyor ya da hiçbir şey yapmıyorlar.

      13, 14. (a) Çağımızda irtidat edenler nasıl zararlı işler yapıyor? (b) İrtidat edenler, aç, susuz insanları nelerden mahrum etmeye çalışıyorlar, fakat sonunda ne olacak?

      13 Böyle budalaların birçoğu Tanrı’nın hakikatini savunanlardan nefret etmeye başlıyor. “Aklı fikri hep kötülükte. İşi gücü fesat işlemek, RAB’be ilişkin yanlış sözler söylemek.” (İşaya 32:6b, YÇ) Çağımızdaki irtidat edenler açısından bu sözler ne denli doğru! Avrupa ve Asya’nın bazı ülkelerinde, irtidat edenler hakikatin diğer düşmanlarıyla birleşip Yehova’nın Şahitlerine yasaklama ya da kısıtlamalar getirtmek amacıyla yetkililere düpedüz yalan yanlış sözler söylüyorlar. Bu kimseler ‘kötü kölenin’ ruhunu yansıtıyorlar. İsa onlar hakkında şu peygamberlikte bulundu: “Ama o köle kötü olur da kendi kendine, ‘Efendim gecikiyor’ der ve yoldaşlarını dövmeye başlarsa, sarhoşlarla birlikte yiyip içerse, efendisi, onun beklemediği bir günde, ummadığı bir saatte gelecek, onu şiddetle cezalandıracak ve ikiyüzlülerle bir tutacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.”—Matta 24:48-51, Müjde.

      14 Bu arada, irtidat edenler ‘Açların aç kalmasına, susamışların susuz kalmasına’ neden oluyorlar. (İşaya 32:6c, YÇ) Hakikat düşmanları, hakikate açları ruhi gıdadan mahrum etmeye ve susamışlara Gökteki Krallık mesajının canlandırıcı suyundan içirtmemeye çalışıyorlar. Fakat bu çabanın sonu, Yehova’nın başka bir peygamberi aracılığıyla hizmetçilerine duyurduğu gibi olacak: “Seninle cenkleşecekler; fakat sana güçleri yetmiyecek; çünkü seni kurtarmak için ben seninle beraberim, RAB diyor.”—Yeremya 1:19; İşaya 54:17.

      15. Bugün özellikle kimler ‘alçaktır’, hangi ‘yalanları’ yayıyorlar, sonuç nedir?

      15 Yirminci yüzyılın ortalarından bu yana ahlaksızlık, Hıristiyan Âleminin egemen olduğu ülkelerde açıkça gemi azıya aldı. Neden? Bunun nedenlerinden biri önceden bildirildi: “Alçağın yöntemleri kötüdür; yoksul davasında haklı olsa da onu yalanlarla yok etmek için kötü düzenler tasarlar.” (İşaya 32:7, YÇ) Bu sözlerin gerçekleşmesi olarak, özellikle birçok din adamı evlilik öncesi cinsel ilişkiye, birlikte yaşamaya, eşcinselliğe –aslında ‘zina ve her türlü pisliğe’– aşırı hoşgörü gösteriyor. (Efesoslular 5:3) Böylece sürülerini ‘yalanlarla yok ediyorlar.’

      16. İsa’nın gerçek takipçilerini mutlu eden nedir?

      16 Bunun tersine, peygamberin bundan sonraki sözlerinin gerçekleşmesi ne kadar canlandırıcıdır! “Soylu kişiyse soylu şeyler tasarlar, yaptığı soylu işlerle ayakta kalır.” (İşaya 32:8, YÇ) İsa da soyluluğu, başka bir çeviriye göre “cömertliği” teşvik ederek şunları dedi: “Verin, size de verilecektir; sizin kucağınıza güzelce basılmış, ve silkelenmiş, taşkın, iyi ölçekle verilecektir; zira hangi ölçekle ölçerseniz, o ölçekle size ölçülecektir.” (Luka 6:38) Resul Pavlus da cömert kişilerin elde ettiği nimetlere işaret ederek şunları söyledi: “Bizzat Rab İsa’nın: Vermek almaktan daha mutludur, dediği sözleri anmak gerektir.” (Resullerin İşleri 20:35) İsa’nın gerçek takipçilerini mutlu eden, maddi zenginlik ya da toplumda önem kazanmak değil, cömert olmaktır. Tanrıları Yehova da aynı şekilde cömerttir. (Matta 5:44, 45) Onlar en büyük mutluluğu, Tanrı’nın isteğini yerine getirip ‘mutlu Tanrı’nın görkemli iyi haberini’ başkalarına bildirmek üzere kendilerinden cömertçe vermekte bulurlar.—I. Timoteos 1:11.

      17. Bugün kimler İşaya’nın söz ettiği ‘kaygısız kızlara’ benziyorlar?

      17 İşaya’nın peygamberliği şöyle devam ediyor: “Ey kadınlar, rahat içinde yaşıyanlar, kalkın, sesimi işitin; ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin. Yılın üzerine günler geçecek ve siz titriyeceksiniz, ey kaygısız kadınlar; çünkü bağ bozumu sona erecek, yemiş devşirimi gelmiyecek. Titreyin, ey kadınlar, rahat içinde yaşıyanlar; sarsılın, ey kaygısızlar.” (İşaya 32:9-11a) Bu kadınların tutumu, bugün Tanrı’ya hizmet ettiğini iddia ettiği halde, bu yolda gayretli olmayanları anımsatabilir. ‘Dünyanın fahişelerinin anası Büyük Babil’in’ dinlerinde de böyle kimseler bulunuyor. (Vahiy 17:5) Örneğin, Hıristiyan Âlemi kapsamındaki dinlerin üyeleri, İşaya’nın tanımladığı ‘kadınlara’ çok benziyorlar. Onlar ‘rahat içinde yaşıyorlar’ ve bildirilen hükme göre, yakında başlarına gelecek ‘sarsıntıya’ karşı da kaygısızlar.

      18. Kimlere “bellerinize çul kuşanın” talimatı veriliyor, neden?

      18 Sonra sahte dine şu çağrı yapılıyor: “Soyunun ve kendinizi çıplak edin, ve bellerinize çul kuşanın. Güzel tarlalar için, meyvalı asma için onlar dövünecekler. Kavmımın toprağı üzerinde, evet, şenlikli şehirde bütün ferah evleri üzerinde dikenler ve çalılar bitecek.” (İşaya 32:11b-13) “Soyunun ve kendinizi çıplak edin” ifadesinin çırılçıplak olmak anlamına gelmediği anlaşılıyor. Eskiden iç giysiler üzerine dış giysiler giymek âdetti. Dış giysiler çoğu kez bir kimsenin kimliğini ortaya koyuyordu. (II. Kırallar 10:22, 23; Vahiy 7:13, 14) Peygamberlik böylece sahte dinin üyelerine dış giysilerini –Tanrı’nın hizmetçisi rolünde büründükleri kimliği– çıkarıp yerine yakında başlarına gelecek hükümden kaynaklanan yasın simgesi olarak çul kuşanmalarını emrediyor. (Vahiy 17:16) Tanrı’nın ‘şenlikli şehri’ olduğu iddiasındaki Hıristiyan Âleminin dinsel teşkilatları ya da sahte dinin dünya imparatorluğunun diğer kısımları içinde hiçbir Tanrısal meyve bulunmaz. Egemen oldukları topraklarda ihmal ve terk edilmişliğin ‘dikenleri ve çalıları’ bitiyor.

      19. İşaya, irtidat etmiş “Yeruşalim”in hangi durumunu ortaya seriyor?

      19 İrtidat etmiş “Yeruşalim”in her tarafında şu kasvetli manzara görülüyor: “Saray ıssız kalacak; kalabalıklı şehir bırakılacak; Ofel ile gözcü kulesi ebedî canavar inleri (çıplak arazi), yaban eşeklerinin sevindiği yer, sürülerin otlağı olacak.” (İşaya 32:14) Evet, Ofel bile bu durumdadır. Ofel, Yeruşalim’in bir tepe mahallesidir; konumu açısından güçlü bir savunma yeridir. Ofel’in “çıplak araziye” dönüşeceğinin bildirilmesi, kentin tamamen yıkılacağını gösteriyor. İşaya’nın sözleri, irtidat etmiş “Yeruşalim”in –Hıristiyan Âleminin– Tanrı’nın isteğini yapmaya hiç dikkat etmediğini gösteriyor. O ruhi açıdan kısır, hakikat ve adaletten tamamen yoksun, hayvani özellikler göstermek açısından uç noktadadır.

      Görkemli Bir Zıtlık!

      20. Tanrı’nın ruhunun, hizmetçilerinin üzerine dökülmesinin sonucu nedir?

      20 İşaya şimdi Yehova’nın isteğini yerine getirenlere sevindirici bir ümit sunuyor. Tanrı’nın kendi kavminin harap hali ancak “yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek” sürecek. “O zaman çöl yemiş bahçesine, yemiş bahçesi ormana dönecek.” (İşaya 32:15, YÇ) Yehova’nın ruhu 1919’dan bu yana hizmetçileri üzerine bol bol dökülüp meshedilmiş Şahitlerini sanki bir yemiş bahçesine, ardından başka koyunları da genişleyen bir ormana dönüştürüyor. O’nun bugün yeryüzündeki teşkilatının temel özellikleri çoğalma ve genişlemedir. Bu topluluk yeniden kurulan ruhi cennette, gelmekte olan Gökteki Krallığı dünyanın her tarafında duyurarak Yehova’nın ‘yüceliğini, Tanrımız’ın görkemini’ yansıtıyor.—İşaya 35:1, 2.

      21. Bugün doğruluk, huzur ve güven nerede bulunur?

      21 Şimdi Yehova’nın görkemli vaadini dinleyin: “O zaman adalet çölde sakin olacak; ve doğruluk semereli tarlada oturacak. Ve doğruluğun işi selâmet [barış] olacak; ve doğruluğun semeresi ebedî susma [huzur, YÇ] ve güvenme olacak.” (İşaya 32:16, 17) Bu sözler bugün Yehova’nın adını taşıyan topluluğun ruhi durumunu ne güzel betimliyor! Nefret, şiddet ve berbat bir ruhi yoksulluk sonucu bölünmüş insanlığın çoğunluğunun tersine, İsa’nın hakiki takipçileri “her ulustan, her soydan, her halktan, her dilden” olmalarına rağmen küresel çapta birleşmiş durumdadırlar. Tanrı’nın “doğruluk” ilkesine uygun yaşıyor, çalışıyor ve hizmet ediyorlar. Bunu, bir gün sonsuza dek gerçek barış ve güvenliğe kavuşacaklarına inanarak yapıyorlar.—Vahiy 7:9, 17, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri.

      22. Tanrı’nın toplumunun durumuyla sahte dindekilerin arasındaki fark nedir?

      22 Ruhi cennette İşaya 32:18 zaten gerçekleşmektedir. Bu ayette şunlar deniyor: “Kavmım selâmet [barış] yurdunda, ve emniyetli meskenlerde, ve rahat yerlerinde oturacak.” Ama taklit Hıristiyanlar için ‘dolu ormanları harap edecek, kent yerle bir olacak’. (İşaya 32:19, YÇ) Evet, Yehova’nın hükmü sahte dinin taklit kentini dolu fırtınası gibi vuracak. Destekçilerinden oluşan “ormanları” yerle bir edip sonsuza dek ortadan kaldıracak.

      23. Hangi küresel iş tamamlanmak üzere, bu işe katılanlar ne durumda sayılır?

      23 Peygamberliğin bu bölümü şöyle son bulur: “Bütün suların kenarında tohum ekenler, öküzle eşeğin ayağını dolaşmağa gönderenler, size ne mutlu!” (İşaya 32:20) Sığır ve eşek, Tanrı’nın eski kavminin ekip biçme işinde kullandığı yük hayvanlarıydı. Günümüzdeyse, Yehova’ya hizmet eden toplum basım aletleri, elektronik aygıtlar, modern yapılar, nakil araçları ve hepsinden önemlisi Mukaddes Kitaba dayalı milyarlarca yayını basıp dağıtmak üzere Tanrısal yönetimle birleşmiş bir teşkilat kullanıyor. Gönüllü işçiler Gökteki Krallık tohumunu dünyanın her tarafında, kelime anlamıyla “suların kenarında” ekmek üzere bu araçlardan yararlanıyor. Tanrı’dan korkan milyonlarca kadın ve erkek zaten ‘toplanmış’ durumda ve daha birçok insan da onlara katılıyor. (Vahiy 14:15, 16) Hepsi de gerçekten “mutlu” sayılır!

      [Dipnotlar]

      a İşaya 32:1’de değinilen “kral” muhtemelen başlangıçta Kral Hizkiya idi. Ancak, İşaya kitabının 32. babı esas olarak Kral Mesih İsa’nın şahsında gerçekleşir.

      b Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan 1 Mart 1999 tarihli Kule dergisinin 13-18. sayfalarına bakın.

      [Sayfa 331’deki resimler]

      Lût Gölü Ruloları’nda İşaya’nın 32. babı “X” ile işaretlenmiştir

      [Sayfa 333’teki resimler]

      Her “prens” rüzgâra karşı sığınak, sağanağa karşı barınak, çölde akarsu ve güneşe karşı gölgelik gibidir

      [Sayfa 338’deki resim]

      İsa’nın takipçileri İyi Haberi başkalarıyla paylaşmaktan büyük mutluluk duyarlar

  • Orada Oturan ‘Hastayım’ Demeyecek
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi Altıncı Bölüm

      Orada Oturan ‘Hastayım’ Demeyecek

      İşaya 33:1-24

      1. İşaya 33:24’teki sözler neden içimizi rahatlatıyor?

      ‘TÜM yaratılış şimdiye kadar inleyip ağrı çekiyor.’ Bu sözler resul Pavlus tarafından söylenmişti. (Romalılar 8:22) Tıpta kaydedilen ilerlemelere rağmen hastalık ve ölüm, insan ırkının başına bela olmaya devam ediyor. Şu halde, İşaya’nın peygamberliğinin bu bölümü gerçekten de şahane bir vaatle doruğa ulaşıyor! Hiç kimsenin ‘Hastayım demeyeceği’ zamanı düşünün. (İşaya 33:24) Acaba bu vaat ne zaman ve nasıl yerine gelecek?

      2, 3. (a) İsrail milleti ne bakımdan hastadır? (b) Asur, nasıl Tanrı’nın terbiye “değneği” olarak hizmet eder?

      2 İşaya, kitabını Tanrı’ya ahitle bağlı kavmin ruhi bakımdan hasta olduğu bir zamanda yazıyor. (İşaya 1:5, 6) İrtidata ve ahlaksızlığa öylesine batmışlardır ki, Yehova Tanrı’dan şiddetle terbiye görmeleri gerekir. Yehova onlara bu terbiyeyi vermek üzere Asur’u “değnek” olarak kullanır. (İşaya 7:17; 10:5, 15) Önce, MÖ 740’ta on sıptlık İsrail Krallığı Asurlular tarafından yıkılır. (II. Kırallar 17:1-18; 18:9-11) Birkaç yıl sonra, Asur kralı Sanherib (Sinahheriba) tüm gücüyle güneydeki Yahuda Krallığı’na saldırır. (II. Kırallar 18:13; İşaya 36:1) Ülkeyi kasıp kavuran Asur istilası karşısında Yahuda’nın tamamen ortadan kalkması kaçınılmaz görünmektedir.

      3 Ama, Tanrı’nın kavminin terbiye edilmesi için yetkilendirilen Asur, açgözlülükle dünyayı fethetme hırsına kapılarak yetkisini aşar. (İşaya 10:7-11) Acaba, Yehova onun Kendi kavmine ettiği gaddarlığı cezasız mı bırakacak? Millet ruhi hastalığından kurtulacak mı? Yehova’nın bu sorulara verdiği yanıtları İşaya’nın 33. babında buluyoruz.

      Yağmacı Yağmalanacak

      4, 5. (a) Asur’un durumu nasıl tersine dönecek? (b) İşaya, Yehova’nın kavmi adına hangi yakarışta bulunuyor?

      4 Peygamberlik şu sözlerle başlıyor: “Vay sana, ey harabeler yapan (yağmalayan), ve sen harap edilmedin (yağmalanmadın); ve ey hain, ve sana hainlik etmediler! Harabeler yapmağı (Yağmalamayı) bitirince, sen de harap edileceksin (yağmalanacaksın); ve hainliğine son verince, sana da hainlik edecekler.” (İşaya 33:1) İşaya sözü doğrudan yağmacı Asur’a yöneltiyor. Saltanatının doruğunda bulunan bu saldırgan millet yenilmez gibi görünüyor. Yahuda kentlerini harap edip ‘yağmaladı’ ama kendisi ‘yağmalanmadı’, hatta Yehova’ya ait mabedin hazinesini bile soydu ve bütün bunlara rağmen görünüşte, yaptıkları cezasız kaldı! (II. Kırallar 18:14-16; II. Tarihler 28:21) Ama artık durum tersine dönecek. İşaya büyük bir yüreklilikle ‘sen de yağmalanacaksın’ diye duyuruda bulunuyor. İleriye yönelik bu sözler sadık kimseler için büyük bir teselli kaynağı oluyor.

      5 Bu korkunç dönemde, Yehova’ya vefa gösterenlerin yardım için O’na sığınmaları gerekiyor. Bu nedenle İşaya şu yakarışta bulunuyor: “Ya RAB, bize lûtfeyle; seni bekledik; her sabah bize bazu [güç ve destek] ol, sıkıntı vaktinde bize kurtuluş da ol. Velvelenin gürlemesinden [kükreyişinden, YÇ] kavmlar kaçtılar; sen kendini yükseltince milletler dağıldılar.” (İşaya 33:2, 3) İşaya yerinde olarak, Yehova’ya geçmişte birçok kez yaptığı gibi yine kavmini kurtarması için yakarıyor. (Mezmur 44:3; 68:1) Ve bu yakarışın üzerinden pek vakit geçmeden, Yehova’nın verdiği yanıtı da bildiriyor.

      6. Asur’un başına ne gelecek, bu neden yerindedir?

      6 “Çekirgeler nasıl devşirirse, sizin [Asurlular] çapul malınız da öyle devşirilecek [toplanacak]; onun üzerine çekirge saldırışı gibi saldıracaklar.” (İşaya 33:4) Yahuda her yeri mahveden böcek istilalarına yabancı değildir. Ama bu kez mahvolacak olanlar Yahuda’nın düşmanlarıdır. Asur aşağılayıcı bir yenilgiye uğrayacak ve savaşçıları kaçmak zorunda kalacak. Arkalarında bıraktıkları büyük ganimeti Yahuda halkı toplayacak. Gaddarlığıyla tanınan Asur’un yağmalanması çok yerindedir.—İşaya 37:36.

      Çağdaş Asur

      7. (a) Günümüzde kim ruhi bakımdan hasta İsrail milletine benzetilebilir? (b) Kimler Hıristiyan Âlemini yok etmek üzere Yehova’nın “değneği” olarak kullanılacak?

      7 İşaya’nın peygamberliği günümüze nasıl uygulanır? Ruhi bakımdan hasta İsrail milleti, sadakatsiz Hıristiyan Âlemine benzetilebilir. Yehova İsrail’i cezalandırmak için “değnek” olarak Asur’u kullandığı gibi, Hıristiyan Âlemini ve sahte dinin dünya imparatorluğu olan “büyük Babil”in geri kalan kısmını cezalandırmak için de bir “değnek” kullanacak. (İşaya 10:5; Vahiy 18:2-8) Bu “değnek” Birleşmiş Milletlere üye milletler olacak. Vahiy kitabında bu örgüt yedi başlı, on boynuzlu kırmızı bir canavarla betimlenir.—Vahiy 17:3, 15-17.

      8. (a) Günümüzde kim Sanherib’e benzetilebilir? (b) Çağdaş Sanherib kimlere saldırmaya cüret edecek, sonuç ne olacak?

      8 Çağdaş Asur, sahte dinin tüm egemenlik alanına çılgınca saldırdığında durdurulması olanaksızmış gibi görünecek. İblis Şeytan, sadece cezalandırılmayı hak eden, sapkın dinsel teşkilatlara değil, İsa’nın hakiki takipçilerine de Sanherib’inkine benzer bir tutumla saldırmaya cüret edecek. Yehova’nın meshedilmiş ruhi oğullarının artakalanının yanı sıra, Büyük Babil’in de içinde bulunduğu Şeytan’ın dünyasından çıkan başka milyonlarca kişi de Gökteki Krallıktan yana tavır alıyor. İsa’nın hakiki takipçilerinin kendisine baş eğmemesine öfkelenen “bu dünyanın ilâhı” Şeytan, tüm gücüyle onlara karşı saldırıya geçecek. (II. Korintoslular 4:4; Hezekiel 38:10-16) Bu saldırı hiç kuşkusuz dehşet verici olacaksa da, Yehova’nın hizmetçilerinin korkup sinmesi gereksiz. (İşaya 10:24, 25) Tanrı ‘sıkıntıya düştüklerinde onları kurtaracağını’ garanti ediyor. Müdahalede bulunup Şeytan ve peşindeki kalabalığın üzerine yıkım getirecek. (Hezekiel 38:18-23) Tıpkı eski zamanlarda olduğu gibi, Tanrı’nın hizmetçilerini yağmalamak isteyenler, kendileri yağmalanacaklar! (Süleymanın Meselleri 13:22b ile karşılaştırın.) Yehova’nın adı yüceltilecek ve sağ kalanlar ‘hikmet, bilgi bolluğu ve Yehova korkusu’ aradıklarından ödüllendirilecek.—İşaya 33:5, 6’yı okuyun.

      İmansız Kimselere Bir Uyarı

      9. (a) Yahuda’nın “yiğitleri” ve “barış ulakları” ne yapacak? (b) Asur, Yahuda’nın barış için attığı adımlara nasıl karşılık verecek?

      9 Yahuda’daki imansız kimselerin sonu ne olacak? İşaya, onların yakında Asurlular’ın eliyle gelecek korkunç sonunun iç karartan bir betimlemesini yapıyor. (İşaya 33:7’yi okuyun.) Asurlular’ın ilerlemesi karşısında, Yahuda’nın savaşçı “yiğitleri” korkudan feryat edecek. Savaş tutkunu Asurlularla barış görüşmesi yapmaya gönderilen “barış ulakları” alaya alınacak, aşağılanacaklar. Başarısızlıklarına ‘acı acı ağlayacaklar.’ (Yeremya 8:15 ile karşılaştırın.) Zalim Asurlular onlara acımayacak. (İşaya 33:8, 9’u okuyun.) Yahuda halkıyla yaptıkları antlaşmaları insafsızca bozacaklar. (II. Kırallar 18:14-16) Yahuda ‘şehirlerine hor gözle bakacak’, küçümseyerek onlara hakaretler yağdıracak, insan hayatını hiçe sayacaklar. Öylesine perişan bir durum yaşanacak ki, ülke sanki yas tutacak. Lübnan, Şaron, Başan ve Karmel de bu yıkım yüzünden aynı şekilde yas tutacak.

      10. (a) Hıristiyan Âleminin ‘yiğitlerinin’ etkisiz olduğu nasıl ortaya çıkacak? (b) Hıristiyan Âleminin sıkıntı gününde İsa’nın hakiki takipçilerini kim koruyacak?

      10 Yakın gelecekte milletler dine saldırmaya başladığında hiç kuşkusuz benzer koşullar gelişecek. Hizkiya’nın zamanındaki gibi, bu yıkıcı güçlere fiziksel direniş boşa olacak. Hıristiyan Âleminin “yiğitleri” –siyasetçiler, para babaları, yatırımcılar ve diğer nüfuzlu kişiler– onun yardımına koşamayacaklar. Hıristiyan Âleminin çıkarlarını korumak amacıyla düzenlenen siyasi ve ticari ‘antlaşmalar’ ve sözleşmeler bozulacak. (İşaya 28:15-18) Bu yıkımı diplomasi yoluyla atlatmak amacıyla başlatılan çılgınca girişimler hiçbir işe yaramayacak. Hıristiyan Âleminin mallarına ve yatırımlarına el konulurken veya serveti yok edilirken ticari etkinlikler duracak. Hıristiyan Âlemine hâlâ dostça duygular besleyen herkes, onun ortadan kaldırılışı sırasında emin bir mesafede durup yas tutmaktan başka bir şey yapmayacak. (Vahiy 18:9-19) Acaba sahte Hıristiyanlarla birlikte hakikiler de ortadan kaldırılacak mı? Hayır, çünkü Yehova şu güvenceyi veriyor: “Şimdi kalkacağım, RAB diyor, şimdi kendimi yükselteceğim; şimdi yüce olacağım.” (İşaya 33:10) Sonunda Yehova, Hizkiya gibi sadık kişiler uğruna müdahalede bulunup Asur’un ilerlemesini durduracak.—Mezmur 12:5.

      11, 12. (a) İşaya 33:11-14’teki sözler ne zaman ve nasıl gerçekleşir? (b) Yehova’nın sözleri günümüz için nasıl bir uyarı oluyor?

      11 Sadakatsiz kimseler kendilerinin de böyle korunacağına asla güvenmesinler. Yehova şunları diyor: “Samana gebe kalacaksınız, anız doğuracaksınız; kendi soluğunuz sizi yiyip bitirecek bir ateştir. Ve kavmlar kirecin yanması gibi, kesilip ateşte yakılan dikenler gibi olacaklar. Ey uzaktakiler, ben ne yaptım dinleyin; ve ey yakındakiler, ceberrutumu [kudretimi] tanıyın. Sionda suç işliyenler yılgın oldular; dinsizleri titreme aldı: Hangimiz yiyip bitiren ateş yanında oturabilir? ebedî alevler yanında hangimiz oturabilir?” (İşaya 33:11-14) Anlaşılan, Yahuda yeni bir düşmanla, Babil’le karşılaştığı zaman bu sözler yerine gelecek. Hizkiya’nın ölümünden sonra Yahuda kötü yollarına geri döner. Sonraki birkaç on yıl boyunca Yahuda’da giderek kötüleşen durum öyle bir noktaya varır ki, tüm millet Tanrı’nın kızgın öfkesini görmek zorunda kalır.—Tesniye 32:22.

      12 İtaatsiz kimselerin Tanrı’nın hükmünden kaçınmak amacıyla kurduğu bozuk niyetli plan ve entrikaların anız kadar yararsız olduğu ortaya çıkar. Gerçekten de, milletin gururlu, asi ruhu kendi yıkımına yol açan olayları ateşler. (Yeremya 52:3-11) Kötüler “yanıp kül olacak”, yani tamamen ortadan kalkacak! Asi Yahuda halkı yaklaşan bu felaketi düşündükçe büyük bir ‘yılgınlığa’ kapılır. Yehova’nın sadakatsiz Yahuda’ya söylediği sözler, bugün Hıristiyan Âleminin üyelerinin durumunu betimliyor. Tanrı’nın uyarısına kulak vermezlerse, onları da korkunç bir gelecek bekliyor.

      ‘Hakla Yürümek’

      13. ‘Hakla yürüyenlere’ hangi vaatte bulunuluyor, bu vaat Yeremya’nın olayında nasıl yerine geldi?

      13 Yehova şimdi tezat olarak şunları diyor: “Hakla yürüyen, ve doğru söyliyen, gadr ile (dolandırıcılıkla) olan kazancı hor gören, rüşvet almaktan ellerini silken, kan dökme sözünü işitmeğe kulak tıkıyan, ve kötülüğü görmemek için gözlerini yuman; yüksek yerlerde o oturacak; kaya hisarları onun yüksek kulesi olacak; ekmeği verilecek; suyu emin olacak.” (İşaya 33:15, 16) Resul Petrus’un sonradan belirttiği gibi, “Rab kendi yolunda yürüyenleri, karşılaştıkları denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları . . . . cezalandırarak yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir.” (II. Petrus 2:9, Müjde) Yeremya böyle kurtarıldı. Babil kuşatması sırasında kavim ‘korku içinde tartı ile ekmek yemek’ zorunda kaldı. (Hezekiel 4:16) Hatta bazı kadınlar kendi çocuklarının etini yedi. (Yeremyanın Mersiyeleri 2:20) Ama Yehova, Yeremya’nın güvenlikte bulunmasını sağladı.

      14. Günümüzde İsa’nın takipçileri ‘hakla yürümeye’ nasıl devam edebilir?

      14 Zamanımızda İsa’nın takipçileri de aynı şekilde ‘hakla yürüyerek’ her zaman Yehova’nın standartlarına uygun davranmalıdır. (Mezmur 15:1-5) Yalanlar ve gerçeğe uymayan sözler söylemeyi reddedip ‘doğruyu söylemelidir.’ (Süleymanın Meselleri 3:32) Dolandırıcılık ve rüşvet birçok ülkede yaygın olabilir, fakat bunlar ‘hakla yürüyenin’ gözünde iğrençtir. İsa’nın takipçileri kanunsuz ve hileli projelerden titizlikle kaçınarak dünyevi işlerinde de “iyi vicdanı” korumalıdır. (İbraniler 13:18; I. Timoteos 6:9, 10) Ayrıca “kan dökme sözünü işitmeğe kulak tıkıyan, ve kötülüğü görmemek için gözlerini yuman” kimse müzik ve eğlence konusunda da seçici davranacaktır. (Mezmur 119:37) Yehova hüküm gününde, bu standartlara uygun yaşayarak Kendisine tapınanları koruyup ayakta tutacak.—Tsefanya 2:3.

      Krallarını Görüyorlar

      15. Hangi vaat sadık Yahudi sürgünleri ayakta tutacak?

      15 İşaya şimdi ileriye yönelik şu heyecan veren görüntüyü sunuyor: “Senin gözlerin kıralı güzelliğinde görecek; uzaklara yayılan bir diyar görecek. Yüreğin dehşeti düşünecek: Hani yazıcı nerede? haraç tartan nerede? kuleleri sayan nerede? O küstah kavmı artık görmiyeceksin, o kavm ki, derinden gelen sesini kavrıyamazsın, peltek dilini anlıyamazsın.” (İşaya 33:17-19) İlerde Mesihi bir Kralın ve Krallığının geleceğiyle ilgili bu vaat, sadık Yahudileri, Krallığı ancak çok uzaktan gördükleri halde, Babil’de sürgünde bulundukları uzun yıllar boyunca ayakta tutacak. (İbraniler 11:13) Sonunda Mesih’in yönetimi gerçekleştiğinde, Babil despotluğu silik bir anı olarak kalacak. Asur saldırısında sağ kalanlar sevinçle birbirlerine, “Borçlu sayıp bizden vergi, haraç kesen despotun memurları nerede?” diye soracaklar.—İşaya 33:18, Moffatt.

      16. Tanrı’nın hizmetçileri Mesihi Kralı ne zamandan beri ‘görebiliyor’, hangi sonuçla?

      16 İşaya’nın sözleri Babil tutsaklığından kurtulup geri dönüleceğini garantiliyorsa da, sürgündeki Yahudilerin, peygamberliğin bu bölümünün tamamen gerçekleştiğini bireysel olarak görebilmesi için dirilmeyi beklemeleri gerekecek. Tanrı’nın günümüzdeki hizmetçileri için ne denebilir? Yehova’nın hizmetçileri 1914’ten bu yana Kral İsa Mesih’i bütün ruhi güzelliğiyle ‘görüp’ algılayabiliyorlar. (Mezmur 45:2; 118:22-26) Bunun sonucunda, Şeytan’ın kötü sisteminin zulüm ve denetiminden kurtuldular. Tanrı’nın Gökteki Krallığının merkezi Sion’un yönetimi altında gerçekten ruhi güvenlikte bulunuyorlar.

      17. (a) Sion’la ilgili hangi vaatler veriliyor? (b) Yehova’nın Sion’la ilgili vaatleri, Gökteki Mesihi Krallık ve yerdeki destekçileri üzerinde nasıl gerçekleşiyor?

      17 İşaya devamen şunları diyor: “Belli bayramlarımızın şehri olan Siona bak; gözlerin Yeruşalimi, bir rahat yurdu, kazıkları ebediyen çıkarılmıyan, ve iplerinden hiç biri kopmıyan, sarsılmaz bir çadır gibi görecek. Fakat RAB orada haşmet içinde bizimle beraber olacak, orada geniş ırmakların ve çayların yeri olacak, onda kürekli gemi yürümiyecek, ve ondan kudretli [heybetli] gemi geçmiyecek.” (İşaya 33:20, 21) İşaya, Tanrı’nın Mesihi Krallığının sökülüp yok edilemeyeceğini kesin bir dille belirtiyor. Üstelik bu Krallığın bugün yerdeki sadık destekçileri de aynı şekilde açıkça korunma altında olacaklar. Birçoğu ağır denemelerden geçse bile, Tanrı’nın Gökteki Krallığının tebaaları, kendilerini cemaatçe ortadan kaldırmak üzere yapılan hiçbir girişimin başarıya ulaşmasına imkân olmadığından emindir. (İşaya 54:17) Hendek ve kanalların bir kenti koruduğu gibi, Yehova da hizmetçilerini koruyacak. Onlara saldıran her düşman –“kürekli” ya da ‘heybetli gemiler’ kadar güçlü bile olsa– yok edilecek!

      18. Yehova hangi sorumluluğu üstlenir?

      18 Gökteki Krallığı sevenler Tanrı tarafından korunacaklarından neden bu denli emindirler? İşaya bunun nedenini açıklıyor: “Hâkimimiz RABDİR, kanunumuzu koyan RABDİR, kıralımız RABDİR; bizi kurtaracak odur.” (İşaya 33:22) Yehova, Kendisini Yüce Egemen olarak tanıyan hizmetçilerini koruma ve yönlendirme sorumluluğunu üstlenir. Bu kimseler O’nun Kral Mesih aracılığıyla sürdürdüğü yönetimine istekle tabi olurlar. Yehova’nın yalnızca yasama değil, yürütme yetkisine de sahip olduğunu kabul ederler. Bununla birlikte, Yehova doğruluğu ve adaleti sevdiğinden, Oğlu aracılığıyla sürdürdüğü yönetim O’na tapınanlar için bir yük değildir. Tam tersine, O’nun otoritesine tabi olmaktan ‘fayda’ görürler. (İşaya 48:17) Yehova vefalı kimseleri asla terk etmez.—Mezmur 37:28.

      19. İşaya, Yehova’nın sadık kavminin düşmanlarının etkisizliğini nasıl betimliyor?

      19 İşaya, Tanrı’nın sadık kavminin düşmanlarına şunları söylüyor: “İplerin gevşedi; seren direğinin dibini pekiştiremediler, yelkeni açamadılar; o zaman bol çapul soygunu pay edildi; topallar bile çapulu kapıştılar.” (İşaya 33:23) Yaklaşan her düşmanın Yehova karşısında, halatları gevşeyen, seren direği sallanan, yelken açamayan bir savaş gemisi kadar etkisiz ve savunmasız olduğu görülecek. Tanrı’nın düşmanları yok edildiğinde öylesine çok ganimet kalacak ki, özürlüler bile çapula katılacak. Şu halde, yaklaşan “büyük sıkıntıda” Yehova’nın Kral İsa Mesih aracılığıyla düşmanları üzerinde zafer kazanacağından emin olabiliriz.—Vahiy 7:14.

      İyileşme

      20. Tanrı’nın hizmetçileri ne bakımdan ve ne zaman iyileşecek?

      20 İşaya’nın peygamberliğinin bu bölümü sevinç verici bir vaatle son buluyor: “Orada oturan: Hastayım, demiyecek; orada oturan kavmın fesadı [suçu, YÇ] bağışlanacak.” (İşaya 33:24) İşaya’nın söz ettiği hastalık, günah veya ‘suçla’ bağlantılı olduğundan temelde ruhi hastalıktır. Bu sözlerin ilk gerçekleşmesi olarak, Yehova milletin Babil tutsaklığından kurtulduktan sonra ruhi bakımdan iyileşeceğini vaat ediyor. (İşaya 35:5, 6; Yeremya 33:6; ayrıca Mezmur 103:1-5 ile karşılaştırın.) Önceki suçları bağışlanarak geri dönen Yahudiler Yeruşalim’de pak tapınmayı yeniden kuracak.

      21. Bugün, Yehova’ya tapınanlar ruhi bakımdan ne şekilde iyileşiyor?

      21 Ancak, İşaya’nın peygamberliğinin çağdaş bir gerçekleşmesi de var. Yehova’nın bugünkü hizmetçileri de ruhi bakımdan iyileştirildiler. Canın ölümsüzlüğü, Üçlük ve cehennem ateşi gibi sahte öğretilerden arındırıldılar. Ahlaksal açıdan yönlendiriliyorlar. Bu, onların ahlaksız uygulamalardan kurtulmasını sağlayıp doğru kararlar verebilmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca, İsa Mesih’in fidye kurbanlığı sayesinde Tanrı’nın gözünde temiz bir duruma ve temiz bir vicdana da sahipler. (Koloseliler 1:13, 14; I. Petrus 2:24; I. Yuhanna 4:10) Bu ruhi iyileşmenin fiziki yararları da var. Örneğin, cinsel ahlaksızlıktan ve tütün ürünleri kullanmaktan kaçınmaları, onları cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve bazı kanser türlerinden koruyor.—I. Korintoslular 6:18; II. Korintoslular 7:1.

      22, 23. (a) İşaya 33:24 ilerde büyük çapta nasıl gerçekleşecek? (b) Günümüzde hakiki tapınmadakilerin kararı nedir?

      22 Üstelik, İşaya 33:24’teki sözler Armagedon’dan sonra, Tanrı’nın yeni dünyasında daha da büyük çapta gerçekleşecek. İnsanlar Mesih’in Gökteki Krallığının yönetimi altında ruhi bakımdan olduğu gibi, fiziki bakımdan da iyileştirilecek. (Vahiy 21:3, 4) Şeytan’ın sisteminin ortadan kalkmasından kısa bir süre sonra, küre çapında mutlaka İsa’nın yeryüzündeyken yaptıklarına benzer mucizeler olacak. Körler görecek, sağırlar işitecek, topallar yürüyecek. (İşaya 35:5, 6) Bu sayede, büyük sıkıntıda sağ kalan herkes yeryüzünü cennete çevirme işine katılabilecek.

      23 Daha sonra dirilme başladığında, hayata döndürülenler hiç kuşkusuz sağlıklı olarak geri gelecekler. Ama fidye kurbanlığının değeri giderek daha büyük çapta uygulandıkça, insanlık tam anlamıyla kusursuzlaşana dek birbiri ardınca fiziksel yararlar görecek. Doğrular o zaman tam anlamıyla ‘yaşama kavuşacak.’ (Vahiy 20:5, 6) “Orada oturan: Hastayım demiyecek” sözleri o zaman hem ruhi, hem de fiziksel bakımdan gerçekleşecek. Ne heyecan verici bir vaat! Günümüzde hakiki tapınmada olan herkes, bu sözlerin gerçekleştiğini görecek kimseler arasında bulunmaya kararlı olsun!

      [Sayfa 344’teki resim]

      İşaya Yehova’ya güvenle yakarıyor

      [Sayfa 353’teki resimler]

      Hizmetçileri fidye kurbanlığı sayesinde Yehova’nın gözünde temiz bir durumdadır

      [Sayfa 354’teki resim]

      Yeni dünyada büyük çapta fiziksel bir iyileşme yaşanacak

  • Yehova Milletler Üzerine Öfkesini Döküyor
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi Yedinci Bölüm

      Yehova Milletler Üzerine Öfkesini Döküyor

      İşaya 34:1-17

      1, 2. (a) Yehova’nın öç alışı konusunda hangi şeyden emin olabiliriz? (b) Tanrı öç alarak neyi başaracak?

      YEHOVA Tanrı sadece sadık hizmetçilerine değil, amacı gerektirdiğinde düşmanlarına karşı da sabırlıdır. (I. Petrus 3:19, 20; II. Petrus 3:15) Oysa düşmanları O’nun sabrını takdir edemeyip bunu bir yetersizlik ya da harekete geçme isteksizliği olarak görebilir. Ama İşaya kitabının 34. babının gösterdiği gibi, Yehova sonunda mutlaka düşmanlarından hesap sorar. (Tsefanya 3:8) O bir süre, Edom’un ve başka milletlerin Kendi kavmine karşı koymasına izin verdi. Ama zamanı gelince onları cezalandırdı. (Tesniye 32:35) Benzer şekilde, belirlediği zamanda, egemenliğine karşı gelen bugünkü kötü dünyanın tüm kısımlarından yine öç alacak.

      2 Tanrı’nın onlardan öç almasının esas nedeni, egemenliğini ortaya koymak ve adını yüceltmektir. (Mezmur 83:13-18) Ayrıca, milletleri cezalandırmakla, hizmetçilerinin gerçekten Kendi temsilcileri olduğunu doğrulamış ve onları istenmeyen koşullardan kurtarmış olur. Üstelik, Yehova’nın öç alışı adaletiyle her zaman tam bir uyum içindedir.—Mezmur 58:10, 11.

      Ey Milletler, İyi Dinleyin

      3. Yehova, İşaya aracılığıyla milletlere hangi çağrıda bulunuyor?

      3 Yehova, Edom’a vereceği cezaya dikkat çekmeden önce, İşaya aracılığıyla tüm milletlere ciddi bir çağrıda bulunuyor: “Ey milletler, işitmek için yaklaşın; ve ey kavmlar, iyi dinleyin; dünya, ve onun içindekiler; yer, ve ondan çıkanların hepsi işitsin.” (İşaya 34:1) Peygamber, Tanrı’dan korkmaz milletlerin aleyhinde defalarca konuştu. Şimdiyse Tanrı’nın onlara yönelttiği suçlamaları özetlemek üzere. Acaba bu uyarılar bugün bizim için bir anlam ifade ediyor mu?

      4. (a) İşaya 34:1’de yazılı olduğu gibi, milletler ne yapmaya çağrılıyor? (b) Yehova’nın milletlere hüküm vermesi zalim bir Tanrı olduğunu mu gösteriyor? (Sayfa 363’teki çerçeveye bakın.)

      4 Evet. Evrenin Egemeni’nin, Kendisini hiçe sayan bu sistemin tüm kesimleriyle davası var. Bu nedenle, “milletler” ve “dünya” Yehova’nın küre çapında duyurulmasını sağladığı Mukaddes Kitaba dayalı mesajı ‘işitmeye’ çağrılıyor. İşaya’nın Mezmur 24:1’i andıran sözleri bu haberin tüm dünyayı kaplayacağını gösteriyor. Bu sözler Yehova’nın Şahitlerinin “dünyanın en uzak yerine kadar” vaaz ettiği zamanımızda gerçekleşti. (Resullerin İşleri 1:8) Ama milletler dinlemiyor. Yakında yok olacakları konusunda yapılan uyarıyı ciddiye almıyorlar. Onların tutumu, hiç kuşkusuz Yehova’yı sözünü yerine getirmekten alıkoymayacak.

      5, 6. (a) Tanrı milletleri hangi konuda hesap vermeye çağırıyor? (b) ‘Dağların kanla erimesi’ nasıl gerçekleşir?

      5 Peygamberlik şimdi Tanrı’dan korkmaz milletlerin karanlık geleceğini betimliyor. Daha sonra betimlenecek olan Tanrı’nın kavminin parlak ümidine tam bir tezat! (İşaya 35:1-10) Peygamber şunları bildiriyor: “RABBİN bütün milletlere öfkesi, bütün onların ordusuna kızgınlığı var; onları bütün bütün yok etti, onları boğazlanmaya verdi. Ve öldürülmüş olanları dışarı atılacaklar, ve leşlerinin kokusu çıkacak; ve kanları ile dağlar eriyecek.”—İşaya 34:2, 3.

      6 Burada milletlerin kan dökme suçuna dikkat çekiliyor. Günümüzde kan dökme konusunda en suçlu durumda olanlar Hıristiyan Âleminin milletleridir. Onlar iki dünya savaşında ve daha küçük çatışmalarda yeryüzünü kana buladılar. Bunca kan suçuna karşılık kim haklı olarak adalet isteminde bulunmalı? Yüce hayat veren Yaratıcı’dan başkası değil. (Mezmur 36:9) Yehova’nın kanunu standardı belirler: ‘Can yerine can vereceksin.’ (Çıkış 21:23-25; Tekvin 9:4-6) Kendisi, bu kanun gereği, milletlerin kanının dökülmesine –ölümlerine– neden olacak. Gömülmeyen cesetler yüzünden hava leş kokusuyla dolacak. Gerçekten utanç verici bir ölüm! (Yeremya 25:33) Bedel olarak istenen kan mecazi anlamda dağları eritmeye yetecek kadar çok olacak. (Tsefanya 1:17) Milletler askeri güçlerinin tamamen yok edilmesiyle, Mukaddes Kitap peygamberliğinde bazen dağlarla betimlenen yönetimlerinin düştüğünü görecekler.—Daniel 2:35, 44, 45; Vahiy 17:9.

      7. “Gökler” nedir, ‘göklerin ordusu’ nedir?

      7 Tekrar canlı bir betimleme yapan İşaya devamen şunları diyor: “Göklerin bütün ordusu eriyecek, ve gökler tomar gibi dürülecek; ve bütün onların ordusu, asmadan yaprak dökülür gibi, ve incir ağacından dökülen yaprak gibi dökülecek.” (İşaya 34:4) “Göklerin bütün ordusu” deyişiyle gerçek yıldızlar ve gezegenler kastedilmiyor. Beşinci ve altıncı ayetlerde, bu “gökler”de infaz kılıcının kana bulandığı söyleniyor. Öyleyse, bununla herhalde insanlık dünyasındaki bir şey simgeleniyor. (I. Korintoslular 15:50) Yerdeki insan toplumunu yöneten hükümetler yüksek konumları nedeniyle göklere benzetilir. (Romalılar 13:1-4) Şu halde, ‘göklerin ordusu’ söz konusu hükümetlerin birleşik ordularını simgeliyor.

      8. Sembolik gökler nasıl “tomar gibi” olur, ‘ordularının’ başına ne gelir?

      8 Bu “ordu” dayanıksız bir madde gibi “eriyecek.” (Mezmur 102:26; İşaya 51:6) Çıplak gözle baktığımızda, üzerimizdeki gökler bize, genelde iç kısmı yazılı eski tomarlar gibi içbükey görünür. Okuyucu tomarın iç kısmına yazılanları okuyup bitirdikten sonra onu dürüp kaldırır. Benzer şekilde “gökler tomar gibi dürülecek”, yani insan yapısı hükümetler son bulacak. Tarihlerinin son sayfasına gelen bu hükümetler Armagedon’da ortadan kaldırılacaklar. Etkileyici görünen ‘orduları’, asmadan ya da “incir ağacından” düşen yapraklar gibi dökülecek. Geçmişe gömülecekler.—Vahiy 6:12-14 ile karşılaştırın.

      Cezalandırma Günü

      9. (a) Edom’un kökeni kime dayanıyor, İsrail ile Edom arasında nasıl bir ilişki gelişti? (b) Yehova, Edom’la ilgili ne buyuruyor?

      9 Peygamberlik şimdi İşaya’nın zamanındaki milletlerden birinin adını veriyor: Edom. Edomlular, ilkoğulluk hakkını ekmek ve mercimek çorbası karşılığında ikiz kardeşi Yakub’a satan Esav’ın (Edom) torunlarıdır. (Tekvin 25:24-34) Yakub ilkoğulluk hakkını elinden aldığından, Esav’ın içi kardeşine karşı nefret doluydu. Edom ve İsrail milletleri, bu ikiz kardeşlerin torunları olmalarına rağmen sonradan birbirlerine düşman oldular. Edom, Tanrı’nın kavmine gösterdiği bu düşmanlık nedeniyle şu sözlerle belirtildiği gibi Yehova’nın gazabına uğradı: “Kılıcım göklerde kanıncıya kadar içti; işte, Edom üzerine, ve lânet ettiğim [yıkmaya karar verdiğim, YÇ] kavmın üzerine hüküm için inecek. RABBİN kılıcı kana, kuzuların ve ergeçlerin kanına doydu, yağla, koç böbreklerinin yağı ile yağlandı; çünkü RABBİN Botsrada kurbanı, ve Edom diyarında büyük kırgını var.”—İşaya 34:5, 6.

      10. (a) Yehova “göklerde” kılıcını kullandığında kimi yere serecek? (b) Babil Yahuda’ya saldırdığında, Edom’un tutumu ne olur?

      10 Edom yüksek, dağlık bir bölgede bulunuyor. (Yeremya 49:16; Obadya 8, 9, 19, 21) Ne var ki Yehova, Edom krallarını yüksek konumlarından indirmek üzere “göklerde” hüküm kılıcını çektiğinde, bu doğal tahkimat bile hiçbir işe yaramayacak. Edom savaşçı bir milletir. Ülkeyi koruyan savaşçıları yüksek dağlarda kol geziyor. Ama Yahuda, Babil ordularının saldırısına uğradığında güçlü Edom ona hiçbir yardımda bulunmuyor. Tersine, Yahuda Krallığı’nın yıkıldığını gördüğünde aşırı seviniyor ve istilacıları daha da ileri gitmeye teşvik ediyor. (Mezmur 137:7) Hatta canlarını kurtarmak için kaçan Yahudiler’in peşine düşüp onları Babilliler’e teslim ediyor. (Obadya 11-14) İsrailoğulları’nın terk ettiği ülkeyi mülk edinmeyi tasarlıyor ve böbürlenerek Yehova’ya sövüyor.—Hezekiel 35:10-15.

      11. Yehova, Edomlular’ın hainliğine nasıl karşılık verecek?

      11 Acaba Yehova, Edomlular’ın kardeşliğe sığmayan bu davranışını göz ardı mı ediyor? Hayır. Tersine, Edom hakkında şunları önceden bildiriyor: “Onlarla beraber yaban öküzleri, ve boğalarla beraber buzağılar inecekler; ve onların diyarı kana doyacak, ve yağdan onların toprağı semizlenecek.” (İşaya 34:7) Yehova milletin büyük ve küçük adamlarını, yaban öküzleriyle buzağılara ve tekelerle kuzulara benzetiyor. Yehova’nın infaz ‘kılıcının’ inmesiyle kan dökme suçu taşıyan bu milletin diyarı kendi kavminin kanına bulanacak.

      12. (a) Yehova kimi kullanarak Edom’u cezalandıracak? (b) Peygamber Obadya, Edom’la ilgili neyi önceden bildirir?

      12 Tanrı, Edom’u, Sion diye adlandırılan yeryüzündeki teşkilatına kasten yaptıklarından ötürü cezalandırmayı amaçlıyor. Peygamberlikte şunlar deniyor: “RABBİN öç alma günü, Sion davasından ötürü karşılık yılı var.” (İşaya 34:8) MÖ 607’de Yeruşalim’in yıkılmasından kısa bir süre sonra Yehova adalet gereği, Babil kralı Nebukadnetsar aracılığıyla Edomlular’dan öç almaya başlar. (Yeremya 25:15-17, 21) Babil orduları Edom’a yürüdüğünde, Edomlular’ı hiçbir şey kurtaramaz. Bu, o dağlık ülkenin “karşılık yılı”, başka bir deyişle ‘cezalandırılma yılıdır.’ Yehova peygamber Obadya aracılığıyla şunları önceden bildirir: “Kardeşin Yakuba edilen [ettiğin] zorbalıktan ötürü seni utanç kaplıyacak, ve ebediyen kesilip atılacaksın. . . . . sen nasıl ettinse, sana öyle edilecek; işlediğinin karşılığı kendi başına dönecek.”—Obadya 10, 15; Hezekiel 25:12-14.

      Hıristiyan Âleminin Karanlık Geleceği

      13. Bugün kim Edom gibi davranıyor, neden?

      13 Çağımızda da Edom gibi davranan bir teşkilat var. Hangisi? Çağımızda Yehova’nın hizmetçilerine sövüp zulmetmekte kim başı çekiyor? Ruhban sınıfı aracılığıyla Hıristiyan Âlemi değil mi? Evet! Hıristiyan Âlemi dünya işlerinde kendini dağ gibi yüceltti. İnsanların yarattığı ortamda yüksek bir konumda bulunduğunu iddia ediyor ve ona bağlı dinler Büyük Babil’in en önde gelen kısmını oluşturuyor. Ama Yehova Kendisine hizmet eden Şahitlerine yaptığı korkunç kötülüklerden dolayı bu çağdaş Edom’a bir ‘karşılık yılının’ gelmesini buyurdu.

      14, 15. (a) Hem Edom ülkesinin hem de Hıristiyan Âleminin başına ne gelecek? (b) ‘Yanan ziftle’ ve ‘ebediyen tüten dumanla’ ilgili sözler ne anlama gelir, ne anlama gelmez?

      14 Bu nedenle, İşaya’nın peygamberliğinin bu bölümünün gerisini yalnızca eski Edom’u değil, Hıristiyan Âlemini de düşünerek inceleyelim: “Edom vadileri zifte, ve onun toprağı kükürde dönecek, ve diyarı yanan zift olacak. Gece gündüz sönmiyecek; dumanı ebediyen tütecek.” (İşaya 34:9, 10a) Edom ülkesi öylesine kavrulacak ki, sanki toprağı kükürde dönüşmüş ve vadileri su yerine ziftle dolmuş gibi olacak. Sonra bu yanıcı maddeler tutuşturulacak!—Vahiy 17:16 ile karşılaştırın.

      15 Bazıları ateş, zift ve kükürtten söz edilmesini, ateşli bir cehennemin kanıtı olarak değerlendirdi. Ancak, Edom sonsuza dek yanmak üzere mitolojik bir cehenneme atılmıyor. Bunun yerine, sanki ateş ve kükürtle tamamen yanıp kül olurcasına, yok ediliyor. Böylece dünya sahnesinden kayboluyor. Peygamberliğin devamen belirttiği gibi, sonuç ebedi işkence değil, “boşluk, . . . . bir hiç” olmaktır. (İşaya 34:11, 12) Dumanın ‘ebediyen tütmesi’ bunu canlı şekilde betimliyor. Bir ev yanıp kül olduğunda, alevler söndükten sonra bile küller bir süre tütmeye devam eder. Dumanı görenler bir yangın felaketinin meydana geldiğini anlarlar. Bugün İsa’nın takipçileri Edom’un yok edilmesinden dersler çıkardıkları için, bir anlamda Edom yangınının dumanı hâlâ tütmektedir.

      16, 17. Edom ne olacak, ne kadar zaman bu durumda kalacak?

      16 İşaya’nın peygamberliği devamında, Edom kavminin yerini yabanıl hayvanların alacağını bildirerek, gelmekte olan bir yıkıma işaret ediyor: “Nesilden nesle ıssız kalacak; daima ve ebediyen içinden kimse geçmiyecek. Ancak saka kuşu ile kirpinin mülkü olacak, ve orada baykuşla karga oturacak; ve şaşkınlık ipini, ve boşluk şakulünü onun üzerine gerecek. Beylerini kırallığa çağıracaklar, fakat hiç biri orada olmıyacak; ve bütün reisleri bir hiç olacaklar. Ve saraylarında dikenler, hisarlarında ısırganlar ve kara dikenler bitecek; ve çakallar yurdu, devekuşlarının avlusu olacak. Ve çölün vahşi hayvanları ile kurtlar buluşacak, ve yaban keçisi [teke görünümlü cin, YÇ] arkadaşını çağıracak; evet, gece canavarı [Lilit, YÇ] orada yerleşecek, ve kendisi için istirahat yeri bulacak. Ok yılanı yuvasını orada yapacak, ve yumurtlıyacak.”—İşaya 34:10b-15.a

      17 Evet, Edom diyarı boşalacak. Orası sadece yabanıl hayvanların, kuşların ve yılanların yaşadığı ıssız bir yer olacak. Ülke 10. ayetin dediği gibi “daima ve ebediyen” kavrulmuş durumda kalmaya devam edecek; bir daha eski haline dönmeyecek.—Obadya 18.

      Yehova’nın Sözü Mutlaka Gerçekleşecek

      18, 19. ‘Yehova’nın kitabı’ nedir, bu ‘kitapta’ Hıristiyan Âlemi için ne saklıdır?

      18 Bu örnek, Edom’un çağdaş karşılığı olan Hıristiyan Âleminin de geleceğinin ne denli ümitsiz olduğunu gösteriyor. O, Şahitlerine acımasızca zulmederek, Yehova Tanrı’nın korkunç bir düşmanı olduğunu ortaya koydu. Yehova’nın, sözünü yerine getireceği şüphesiz. Bu peygamberlik ile gerçekleşmesi ne zaman karşılaştırılsa, ikisinin birbirinin eşi olduğu görülecek; tıpkı ıssız kalan Edom’da yaşayan hayvanların her birinin bir “eşi” olduğu gibi. İşaya ilerde Mukaddes Kitap peygamberliğini inceleyecek olanlara seslenerek şunları diyor: “RABBİN kitabında araştırın, ve okuyun; bunlardan hiç bir şey noksan kalmıyacak, hiç birinin eşi eksilmiyecek; çünkü onun ağzı emretti, ve onun Ruhu onları topladı. Ve onlar için o kura çekti, ve onun eli ölçü ipile onlara pay etti; ebediyen onların mülkü olacak; nesilden nesle orada oturacaklar.”—İşaya 34:16, 17.

      19 Hıristiyan Âleminin yaklaşan yıkımı ‘Yehova’nın kitabında’ önceden bildirildi. ‘Yehova’nın kitabı’, O’nun, hizmetçilerine hiç pişmanlık duymadan baskı yapan amansız düşmanlarıyla hesaplaşmasını ayrıntılarıyla anlatır. Eski Edom hakkında yazılanların hepsi yerine geldi. Bunu bilmek, Edom’un çağdaş karşılığı olan Hıristiyan Âlemi için geçerli olan peygamberliğin de aynı şekilde gerçekleşeceğine ilişkin güvenimizi perçinliyor. “Ölçü ipi” –Yehova’nın harekete geçmek için kullandığı ölçüt– ruhi bakımdan can çekişen bu teşkilatın da ıssız bir yıkıntıya dönüşeceğini garantiliyor.

      20. Eski Edom gibi, Hıristiyan Âleminin de başına ne gelecek?

      20 Hıristiyan Âlemi siyasal dostlarını yatıştırmak için elinden geleni yapsa da boşuna! Vahiy kitabının 17 ve 18. baplarına göre, Mutlak Güce Sahip Yehova onların yüreğine Hıristiyan Âlemi de dahil Büyük Babil’in tümüne karşı harekete geçme düşüncesini koyacak. Bu, tüm dünyayı sahte Hıristiyanlıktan kurtaracak. İşaya kitabının 34. babında betimlenen karanlık durumun benzeri Hıristiyan Âleminin başına gelecek. Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın büyük gününde son savaş koptuğunda Hıristiyan Âlemi var olmayacak. (Vahiy 16:14) Eski Edom gibi Hıristiyan Âlemi de, ardında hiçbir iz kalmamacasına “sonsuza dek” yeryüzünden silinecek.

      [Dipnot]

      a Bu peygamberlik Malaki’nin günlerinden önce gerçekleşti. (Malaki 1:3) Malaki, Edomlular’ın viran ülkelerini geri almayı umduklarını yazıyor. (Malaki 1:4) Oysa Yehova’nın istediği bu değildi, böylece sonradan başka bir halk, Nebatiler eski Edom ülkesini mülk edindiler.

      [Sayfa 363’teki çerçeve]

      Öfkeli Bir Tanrı mı?

      İşaya 34:2-7’dekine benzer ifadeler birçok kimseyi, İbranice Kutsal Yazılarda anlatılan Yehova’nın zalim, öfkeli bir Tanrı olduğunu düşünmeye yöneltiyor. Acaba O gerçekten böyle midir?

      Hayır. Çünkü Tanrı zaman zaman öfke gösteriyorsa da, bunun daima haklı bir nedeni olduğu görülüyor. Bu öfke kontrolsüz duygulara değil, ilkelere dayanıyor. Üstelik, Yaratıcı’nın özel bağlılık talep etme hakkı ve hakikati destekleme kararlılığı da her zaman bunu zorunlu kılıyor. Doğruluğa ve doğruluk standardına uyanlara duyduğu sevgi nedeniyle öfkeleniyor. Yehova bir meselenin tüm yönlerini görür ve durum hakkında tam, sınırsız bilgiye sahiptir. (İbraniler 4:13) Yürekleri okur; günahın ne derece bilgisizce yapıldığına, ihmalkârlıktan mı yoksa kasten mi işlendiğine bakar; taraf tutmadan hareket eder.—Tesniye 10:17, 18; I. Samuel 16:7; Resullerin İşleri 10:34, 35.

      Bununla birlikte, Yehova ‘geç öfkelenen, inayeti çok olan’ bir Tanrı’dır. (Çıkış 34:6) O’ndan korkanlar ve doğru işler yapmaya uğraşanlar merhamet görecekler, çünkü Mutlak Güce Sahip Tanrı, insanın kusurluluğu miras aldığının farkındadır ve bu yönden insana merhamet gösterir. Tanrı bugün bunu İsa’nın kurbanlığına dayanarak yapıyor. (Mezmur 103:13, 14) Zamanı gelince Yehova’nın, günahlarını kabul edip tövbe eden ve Kendisine gerçekten hizmet edenlere karşı öfkesi dinecek. (İşaya 12:1) Esasen Yehova öfkeli, yaklaşılmaz bir Tanrı değildir. Tersine, Kendisine uygun tarzda yaklaşanlara kucak açan, barışsever, sakin, mutlu bir Tanrı’dır. (I. Timoteos 1:11) Bu nitelikler, paganların sahte tanrılarına atfedilen ve bu tanrıların suretlerinde resmedilen merhametsizlikle ve gaddarlıkla taban tabana zıttır.

      [Sayfa 362’deki harita]

      (Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)

      Büyük Deniz

      Şam

      Sayda

      Sur

      İSRAİL

      Dan

      Galile (Celile) Denizi

      Erden Nehri (Şeria Irmağı)

      Megiddo

      Ramot-Gilead

      Samiriye

      FİLİSTİYA

      YAHUDA

      Yeruşalim

      Libna

      Lakiş

      Beer-Şeba

      Kadeş-Barnea

      Lût Gölü

      AMMON

      Rabba (Rabbath)

      MOAB

      Kir-heres

      EDOM

      Botsra

      Teman

      [Sayfa 359’daki resimler]

      Hıristiyan Âlemi dünyayı kana buladı

      [Sayfa 360’daki resim]

      “Gökler tomar gibi dürülecek”

  • Cennet Yeniden Kuruluyor!
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi Sekizinci Bölüm

      Cennet Yeniden Kuruluyor!

      İşaya 35:1-10

      1. Birçok din neden insanlara bir cennet ümidi sunuyor?

      “CENNETE duyulan özlem, herhalde insanın aklından çıkaramadığı en büyük nostaljilerden biridir. Belki de en güçlüsü, en kalıcısıdır. Cennet özlemi dinsel yaşamın her alanında göze çarpar.” Bu sözler, The Encyclopedia of Religion’da geçiyor. Bu gayet doğal bir özlemdir, çünkü Mukaddes Kitap bize insan yaşamının Cennette, hastalık ve ölümün olmadığı güzel bir bahçede başladığını söyler. (Tekvin 2:8-15) Şu halde, dünya dinlerinin birçoğunun insana gelecek için şu veya bu şekilde bir cennet ümidi sunmasına şaşmamalı.

      2. İleride kurulacak Cennetle ilgili gerçek ümidi nerede bulabiliriz?

      2 İleride kurulacak Cennete ilişkin gerçek ümidi Mukaddes Kitabın birçok yerinde bulabiliriz. (İşaya 51:3) Örneğin, İşaya kitabının 35. babında kayıtlı peygamberliğin bir kısmında çöllük bölgelerin güzel parklara, verimli tarlalara dönüşeceği anlatılıyor. Körler görecek, dilsizler konuşabilecek, sağırlar işitebilecek. Vaat edilen bu Cennette üzüntü veya inilti olmayacak. Bundan, ölümün de olmayacağı sonucu çıkıyor. Ne şahane bir vaat! Bu sözler nasıl anlaşılmalı? Bunlar bugün bize bir ümit veriyor mu? Bu babı incelediğimizde bu soruların yanıtını alacağız.

      Harap Bir Ülke Seviniyor

      3. İşaya’nın peygamberliğine göre, ülkenin durumu nasıl değişecek?

      3 İşaya’nın yeniden kurulacak Cennetle ilgili ilham edilmiş peygamberliği şu sözlerle başlar: “Çöl ve kurak yer mesrur olacak; ve bozkır sevinecek, ve nergis gibi çiçeklenecek. Bol bol çiçeklenecek, ve sevinçle ve terennümle sevinecek; Libnanın [Lübnan] izzeti, Karmelin ve Şaronun haşmeti ona verilecek; RABBİN izzetini, Allahımızın haşmetini görecekler.”—İşaya 35:1, 2. 

      4. Yahudiler’in yurdu ne zaman ve nasıl çölümsü bir görünüm alır?

      4 İşaya bu sözleri MÖ yaklaşık 732’de yazar. Hemen hemen 125 yıl sonra, Babilliler Yeruşalim’i yıkıp Yahuda halkını sürerler. Yurtları insansız ve harap kalır. (II. Kırallar 25:8-11, 21-26) Böylece Yehova’nın, İsrailoğulları’nın sadakatsizlik yaptığı takdirde sürüleceği konusundaki uyarısı gerçekleşir. (Tesniye 28:15, 36, 37; I. Kırallar 9:6-8) İbrani milletinin bir zamanlar iyi sulanan tarlaları ve meyve bahçeleri yabancı bir ülkede tutsak oldukları 70 yıl boyunca bakımsız kalıp çöle döner.—İşaya 64:10; Yeremya 4:23-27; 9:10-12.

      5. (a) Ülke cennet benzeri koşullara nasıl yeniden kavuşur? (b) Kavim ne anlamda ‘Yehova’nın yüceliğini görür’?

      5 Bununla birlikte, İşaya’nın peygamberliği ülkenin devamlı harap kalmayacağını bildirir. Orası gerçekten cennete dönüşecektir. ‘Lübnan’ın yüceliği’ ve ‘Karmel ve Şaron’un görkemi’ ona verilecektir.a Nasıl? Yahudiler, sürgünden dönünce tarlalarını yeniden sürüp sulayabilirler, böylece toprak eski verimine tekrar kavuşur. Bunun onuru yalnız Yehova’ya verilebilir. O’nun isteği, desteği ve bereketiyle Yahudiler cennet gibi bir ortamda yaşamaya başlarlar. Kavim ülkedeki şaşkınlık verici değişimde Yehova’nın parmağı olduğunu kabul ettiğinde, ‘Yehova’nın yüceliğini, Tanrılarının görkemini’ görebilir.

      6. İşaya’nın sözlerinin hangi önemli gerçekleşmesi olur?

      6 Bununla birlikte, Yahudiler’in döndüğü İsrail diyarında İşaya’nın sözlerinin daha önemli bir gerçekleşmesi olur. İsrail uzun yıllar ruhi anlamda kupkuru, çöle dönmüş bir durumda kalmıştı. Sürgünler Babil’de yaşarken pak tapınma büyük ölçüde kısıtlanmıştı. Ne mabet, ne sunak ne de bir kâhinlik düzenlemesi vardı. Günlük kurbanlar durdurulmuştu. İşaya durumun artık tersine döneceğini söylüyor. Zerubbabel, Ezra, Nehemya gibi adamların önderliğinde İsrail’in 12 sıptından insanlar, Yeruşalim’e dönüp mabedi yeniden inşa ederek Yehova’ya özgürce tapınır. (Ezra 2:1, 2) Bu gerçekten ruhi bir cennettir!

      Ruhla Coşun

      7, 8. Sürgündeki Yahudilerin neden olumlu bir tutuma sahip olmaları gerekiyor, İşaya’nın sözleri nasıl teşvik ediyor?

      7 İşaya kitabının 35. babı insana sevinç verir. Peygamber tövbe eden milleti parlak bir geleceğin beklediğini duyuruyor. Gerçekten de büyük bir inançla ve iyimserlikle konuşur. İki yüzyıl sonra, sürgünden dönmek üzere olan Yahudilerin de aynı inanç ve iyimserliğe ihtiyaçları var. Yehova İşaya aracılığıyla onları şu peygamberlikle teşvik ediyor: “Zayıf elleri kuvvetlendirin, ve sarsak dizleri pekiştirin. Yürekleri korkak olanlara diyin: Kuvvetlenin, korkmayın; işte Allahınız! öç, Allahın karşılığı, geliyor; o kendisi geliyor, ve sizi kurtaracak.”—İşaya 35:3, 4.

      8 Uzun sürgün döneminin sonunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Yehova’nın Babil’den öç alma aracı olarak kullandığı Pers hükümdarı Koreş, Yeruşalim’de Yehova’ya sunulan tapınmanın yeniden kurulacağını ilan etmiştir. (II. Tarihler 36:22, 23) Binlerce İbrani ailenin Babil’den Yeruşalim’e yapılacak tehlikeli bir yolculuğa çıkabilmek için örgütlenmesi gerekiyor. Oraya vardıklarında, rahatça oturabilecekleri evler yapmaları, mabedi ve şehri yeniden kurmak gibi muazzam bir işe hazırlanmaları gerekecek. Bütün bunlar Babil’deki Yahudilerden bazısının gözünü korkutabilir. Ne var ki, şimdi gevşemenin veya kaygılanmanın zamanı değil. Yahudilerin birbirlerini güçlendirmeleri ve Yehova’ya güvenmeleri gerekiyor. Yehova onlara kurtulacaklarına ilişkin güvence veriyor.

      9. Geri dönen Yahudilere yönelik hangi muhteşem vaatte bulunuluyor?

      9 Babil’deki tutsaklıktan kurtulanları, Yeruşalim’e döndükten sonra muhteşem bir gelecek bekliyor. Bu nedenle, haklı olarak sevinecekler. İşaya ilerde şunların olacağını bildiriyor: “O zaman körlerin gözleri açılacak, sağırların da kulakları açılacak. O zaman topal adam geyik gibi sıçrıyacak, ve dilsizin dili terennüm edecek.”—İşaya 35:5, 6a.

      10, 11. İşaya’nın sözlerinin geri dönen Yahudiler için neden ruhi bir anlamı olmalıdır, bu sözlerle ne kastediliyor?

      10 Yehova’nın, kavminin ruhi durumunu kastettiği açıktır. Onlar önceki irtidatları nedeniyle 70 yıl sürgün cezasına çarptırılmışlardı. Buna rağmen, Yehova terbiye etmek için onları körlük, sağırlık, topallık ve dilsizlikle vurmamıştı. Dolayısıyla, İsrail milletinin eski durumuna kavuşabilmesi için fiziksel özürlerinin giderilmesi gerekmiyor. Yehova onlara kaybettiklerini, yani ruhi sağlıklarını geri veriyor.

      11 Tövbe eden Yahudiler, ruhi yetileri –ruhi görüşleri ve Yehova’nın sözünü işitme, O’na itaat etme ve O’nun hakkında konuşma güçleri– kendilerine yeniden kazandırılarak iyileştirilirler. Yehova’ya yakın kalmaya muhtaç olduklarının bilincine varırlar. İyi davranışlarıyla, Tanrılarına sevinçle ‘terennüm ederler.’ Önceleri “topal” olanlar, Yehova’ya tapınırken gayet istekli ve enerjik olurlar. Mecazi olarak, ‘geyik gibi sıçrarlar.’

      Yehova Kavmini Canlandırıyor

      12. Yehova’nın ülkeye suyla verdiği bereket ne ölçüde olacak?

      12 Suyun bulunmadığı bir cenneti gözümüzde canlandırmak zordur. Başlangıçta Aden’deki Cennet çok sulak bir yerdi. (Tekvin 2:10-14) İsrail’e verilen ülke de ‘vadilerde akarsuları, derelerde ve tepelerde çıkan pınarları ve kaynakları’ olan bir diyardı. (Tesniye 8:7) Bu paralelde Yehova şimdi şu canlandırıcı vaatte bulunuyor: “Çölde sular, ve bozkırda seller fışkıracak. Ve kızgın kum bir havuz; ve susuz toprak su kaynakları olacak; çakalların yattığı yurt kamışlık ve sazlık ile ot olacak.” (İşaya 35:6b, 7) İsrailliler toprağa yeniden bakmaya başladıklarında, bir zamanlar çakalların uluduğu o ıssız yerler gür yeşilliklerle bezenecek. Kurak ve tozlu yerler papirüslerin ve başka kamışların yetiştiği sazlıklara dönüşecek.—Eyub 8:11.

      13. Eski durumuna dönen millet ruhi suya ne ölçüde kavuşacak?

      13 Ama daha da önemlisi ruhi hakikat suyudur ki, ülkelerine geri dönen Yahudiler buna bol bol kavuşacaklar. Yehova Sözü vasıtasıyla onlara bilgi, cesaret ve teselli verecek. Üstelik sadık ihtiyarlar ve prensler “çorak yerde akar sular gibi” olacak. (İşaya 32:1, 2) Pak tapınmayı destekleyen Ezra, Haggay, Yeşua, Nehemya, Zekarya, Zerubbabel gibi kişiler, İşaya’nın peygamberliğinin gerçekleştiğine ilişkin gerçekten canlı birer kanıt olacak.—Ezra 5:1, 2; 7:6, 10; Nehemya 12:47.

      “Kutsallık Yolu”

      14. Babil ile Yeruşalim arasındaki yolu anlatın.

      14 Ne var ki, sürgündeki Yahudiler fiziki ve ruhi yönden bu cennet gibi koşullarda yaşamaya başlamadan önce, Babil’den Yeruşalim’e kadar uzun ve tehlikeli bir yolculuk yapmak zorundalar. Kestirmeden gidecek olurlarsa, kurak, ıssız bir bölgeden geçen yaklaşık 800 kilometrelik bir yolu kullanmalılar. Daha tehlikesiz olan yol ise 1.600 kilometredir. Hangi yoldan giderlerse gitsinler, kavurucu sıcakta, hem vahşi hayvanlarla hem de hayvani özellikler taşıyan insanlarla karşılaşma tehlikesi altında, aylarca sürecek bir yolculuk yapmak zorundalar. Ama yine de İşaya’nın peygamberliklerine inananlar gereğinden fazla kaygı çekmiyorlar. Neden?

      15, 16. (a) Yehova yurtlarına dönmekte olan sadık Yahudileri nasıl koruyacak? (b) Yehova başka hangi anlamda da Yahudilere emin bir yol sağlayacak?

      15 Yehova İşaya aracılığıyla şu vaatte bulunuyor: “Orada cadde, ve yol olacak, ve ona Kudsiyet [Kutsallık] yolu denilecek; murdar adam ondan geçmiyecek; ancak kurtulmuş olanlar için olacak; yoldan yürüyenler, bön adamlar bile, ondan sapmıyacaklar. Orada aslan olmıyacak, ve yırtıcı hayvan o yolun üzerine çıkmıyacak; onlar orada bulunmıyacaklar; ancak orada kurtulmuş olanlar yürüyecekler.” (İşaya 35:8, 9) Yehova kavmini kurtardı. Onlar ‘kurtulmuş olanlardır.’ Yehova onların yurtlarına sağ salim döneceklerine ilişkin garanti veriyor. Acaba Babil’den Yeruşalim’e taş döşenmiş, çitle çevrilmiş bir yol mu uzanıyor? Hayır, ama Yehova’nın yolculuk sırasında kavmini koruyacağı öylesine kesindir ki, onlar sanki böyle bir yoldan gidiyormuş gibi olacaklar.—Mezmur 91:1-16 ile karşılaştırın.

      16 Yahudiler ruhi tehlikelerden de korunuyorlar. Mecazi yol ‘Kutsallık yoludur.’ Kutsal şeylere saygısızlık edenler ya da ruhi bakımdan “murdar” kişiler oradan geçmeye yeterli değildir. Onlar eski durumuna kavuşacak ülkede istenmiyorlar. Uygun bulunanlar doğru güdüye sahip olanlardır. Bu kimseler Yahuda ve Yeruşalim’e milli bir gururla ya da kişisel çıkarlar peşinde dönmüyorlar. Ruhi düşünüşlü Yahudiler, dönüşlerinin başlıca nedeninin o ülkede Yehova’ya sunulan pak tapınmayı yeniden kurmak olduğunun bilincindedirler.—Ezra 1:1-3.

      Yehova’nın Kavmi Seviniyor

      17. İşaya’nın peygamberliği, sadık Yahudiler’e uzun sürgünlükleri boyunca nasıl teselli verdi?

      17 İşaya’nın 35. babı sevinç verici bir bildiriyle son bulur: “RABBİN [fidyeyle, YÇ] kurtardıkları dönecekler, ve terennümle Siona varacaklar; ve başları üzerinde ebedî sevinç olacak; meserrete [coşku, YÇ] ve sevince erecekler, ve kederle inilti kaçıp gidecek.” (İşaya 35:10) Sürgünde kaldıkları sürece bu peygamberlikten teselli ve ümit bulan tutsak Yahudiler, onun çeşitli ayrıntılarının nasıl gerçekleşeceğini merak etmiş olabilirler. Peygamberliğin birçok yönünü muhtemelen anlamamışlardı. Ama ‘dönecekleri ve Sion’a varacakları’ apaçık ortadaydı.

      18. Eski durumuna kavuşan ülkede, Babil’deki kederin ve iniltinin yerini nasıl coşku ve sevinç alır?

      18 Böylece MÖ 537 yılında, kadın ve çocuklarla birlikte 50.000 kadar erkek, (aralarında 7.000’den fazla köle de bulunuyor) Yehova’ya tam bir güvenle Yeruşalim’e doğru dört ay sürecek bir yolculuğa çıkar. (Ezra 2:64, 65) Birkaç ay sonra Yehova’nın sunağı tekrar yapılır. Bu, mabedin tümüyle yeniden inşası için atılan ilk adımdır. İşaya’nın 200 yıl önce yazdığı sözler yerine gelir. Eski durumuna kavuşan ülkede, milletin Babil’deki kederinin ve iniltisinin yerini coşku ve sevinç alır. Yehova vaadini yerine getirir. Hem harfi, hem de ruhi Cennet yeniden kurulur.

      Yeni Bir Milletin Doğuşu

      19. İşaya’nın peygamberliğinin MÖ altıncı yüzyılda ancak sınırlı ölçüde gerçekleştiği neden söylenmelidir?

      19 Kuşkusuz, İşaya’nın 35. babının MÖ altıncı yüzyıldaki gerçekleşmesi sınırlı olur. Ülkelerine dönen Yahudiler’in yaşadığı cennet benzeri koşullar kalıcı olmaz. Zamanla, sahte dinsel öğretiler ve milliyetçilik pak tapınmayı kirletir. Yahudiler ruhi bakımdan yine kederlenip inlerler. Yehova sonunda onları kavmi olarak reddeder. (Matta 21:43) İtaatsizliklerini tekrarladıklarından sevinçleri kalıcı olmaz. Bütün bunlar, İşaya’nın 35. babının ilerde büyük bir gerçekleşmesi olacağına işaret eder.

      20. MS birinci yüzyılda hangi yeni İsrail meydana geldi?

      20 Yehova’nın uygun gördüğü zamanda başka bir İsrail, ruhi bir İsrail ortaya çıktı. (Galatyalılar 6:16) İsa yerdeki hizmeti sırasında bu yeni İsrail’in doğuşu için zemin hazırladı. Hakiki tapınmayı yeniden kurdu ve onun öğretileriyle hakikat suları yeniden akmaya başladı. Hem bedeni hem de ruhi bakımdan hastaları iyi etti. Tanrı’nın Gökteki Krallığının iyi haberi duyurulurken sevinç haykırışları yükseldi. Ölüp diriltilmesinden yedi hafta sonra, yüceltilen İsa, takipçilerinden oluşan cemaati kurdu. Bu cemaat, İsa’nın dökülen kanının fidyesiyle kurtarılan Yahudiler’den ve başkalarından oluşan ruhi İsrail’dir; bireyleri Tanrı’nın ruhi oğulları ve İsa’nın kardeşleri konumuna getirilir ve mukaddes ruhla meshedilirler.—Resullerin İşleri 2:1-4; Romalılar 8:16, 17; I. Petrus 1:18, 19.

      21. İsa’nın takipçilerinin birinci yüzyıldaki cemaatiyle ilgili hangi olaylar, İşaya’nın peygamberliğinin belirli özelliklerinin bir gerçekleşmesi olarak görülebilir?

      21 Resul Pavlus ruhi İsrail’den olanlara yazarken İşaya 35:3’teki sözlere değinerek şunları dedi: “Bunun için düşük elleri ve kötürüm dizleri doğrultun.” (İbraniler 12:12) O halde görüldüğü gibi MS birinci yüzyılda İşaya’nın 35. babındaki sözlerin bir gerçekleşmesi oldu. İsa ve öğrencileri gerçek anlamda kör ve sağır olanları mucize yoluyla görme ve işitme gücüne kavuşturdular. ‘Topalları’ yürütebildiler, dilsizleri konuşturabildiler. (Matta 9:32; 11:5; Luka 10:9) Daha da önemlisi, dürüst yürekli kimseler sahte dinden kurtulup İsa’nın takipçilerinin cemaati içinde ruhi bir cennete kavuştular. (İşaya 52:11; II. Korintoslular 6:17) Babil’den dönen Yahudiler’in durumunda olduğu gibi, Büyük Babil’den kurtulanlar da olumlu, cesur bir ruh göstermenin çok önemli olduğunu anladılar.—Romalılar 12:11.

      22. Çağımızda içtenlikle hakikati arayanlar Babil’e nasıl tutsak oldular?

      22 Günümüz için ne denebilir? İşaya’nın peygamberliği bir kez daha, ama bu kez İsa’nın bugünkü cemaatiyle bağlantılı olarak daha kapsamlı şekilde gerçekleşiyor mu? Evet. Resullerin ölümünden sonra, İsa’nın meshedilmiş gerçek takipçilerinin sayısı büyük ölçüde azaldı ve sahte Hıristiyanlar, yani “deliceler” dünya sahnesinde boy gösterdi. (Matta 13:36-43; Resullerin İşleri 20:30; II. Petrus 2:1-3) Hatta 19. yüzyılda bile, Hıristiyan Âleminden ayrılıp pak tapınmayı samimiyetle aramaya başlayanların fikirleri Kutsal Yazılara uymayan öğretilerden etkilenmişti. İsa 1914’te Mesih Kral olarak tahta geçti, ama bundan kısa bir süre sonra, içtenlikle hakikati arayan bu kimseler için durum karanlık görünüyordu. Önceden yazılan sözlerin gerçekleşmesi olarak, milletler onlarla ‘savaşıp yendiler’ ve İsa’nın bu samimi takipçilerinin iyi haberi vaaz etme girişimleri engellendi. Böylece onlar fiilen Babil’e tutsak oldular.—Vahiy 11:7, 8.

      23, 24. İşaya’nın sözleri 1919’dan beri Tanrı’nın hizmetçileri arasında ne şekilde gerçekleşmektedir?

      23 Bununla birlikte, 1919’da durum değişti. Yehova hizmetçilerini tutsaklıktan kurtardı. Onlar geçmişte tapınmalarını kirleten sahte öğretileri atmaya başladılar. Bunun sonucunda iyileştirildiler. Ruhi bir cennete girdiler. Bu cennet bugün bile dünya çapında yayılmaya devam ediyor. Ruhi anlamda, körler görmeyi, sağırlar işitmeyi –Yehova’ya yakın kalma gereğinin her zaman bilincinde olarak Tanrı’nın mukaddes ruhunun işleyişi konusunda tam anlamıyla uyanık olmayı– öğreniyorlar. (I. Selânikliler 5:6; II. Timoteos 4:5) Artık suskun, dilsiz değiller, Mukaddes Kitaptaki hakikati büyük bir hevesle, ‘haykırarak’ duyuruyorlar. (Romalılar 1:15) Ruhi bakımdan zayıf ya da “topal” olanlar artık gayret ve sevinç içindeler. Mecazi olarak ‘geyik gibi sıçrayabiliyorlar.’

      24 İsa’nın sahte dini terk etmiş olan bu takipçileri ‘Kutsallık Yolunda’ yürüyorlar. Büyük Babil’den ruhi cennete götüren bu “Yol” ruhi bakımdan temiz olan herkese açıktır. Onlar Yehova’nın kendilerini koruyacağına güvenebilir ve Şeytan’ın hakiki tapınmayı ortadan kaldırmaya yönelik hayvani saldırılarında başarılı olamayacağından emin olabilirler. (I. Petrus 5:8) İtaatsizlik yapanların ve yırtıcı bir hayvan gibi davrananların Tanrı’nın kutsallık yolundakileri bozmasına izin verilmiyor. (I. Korintoslular 5:11) Yehova’nın ‘fidyeyle kurtardıkları’ –meshedilmişler ve “başka koyunlar”– korundukları bu yerde tek hakiki Tanrı’ya hizmet etmekten sevinç duyuyorlar.—Yuhanna 10:16.

      25. İşaya’nın 35. babı fiziksel yönden de gerçekleşecek mi? Açıklayın.

      25 Gelecek hakkında ne denebilir? İşaya’nın peygamberliği fiziksel yönden de gerçekleşecek mi? Evet. Birinci yüzyılda İsa ve resullerinin yaptığı mucizevi iyileştirmeler, Yehova’nın gelecekte bunları çok daha geniş çapta yapma arzusunda ve de gücünde olduğunu ortaya koydu. İlhamla kaydedilen Mezmurlar kitabı, yeryüzünde barışçı koşullar altında sonsuza dek yaşanacağını söyler. (Mezmur 37:9, 11, 29) İsa, Cennette bir yaşam vaat eder. (Luka 23:43) Mukaddes Kitap baştan sona gerçek bir Cennet ümidi verir. O zaman körler, sağırlar, topallar, dilsizler fiziksel anlamda iyileştirilecek ve bu kalıcı bir iyileşme olacak. “Keder ve inilti kaçıp gidecek.” Gerçekten sonsuza dek sevinç olacak.—Vahiy 7:9, 16, 17; 21:3, 4.

      26. İşaya’nın sözleri bugün İsa’nın takipçilerini nasıl güçlendiriyor?

      26 İsa’nın gerçek takipçileri yeryüzünde fiziksel Cennetin yeniden kurulmasını beklerken, ruhi cennetin nimetlerini şimdiden tadıyorlar. Denemelere ve sıkıntılara iyimserlikle göğüs geriyorlar. Yehova’ya duydukları sarsılmaz güvenle birbirlerini teşvik edip şu tembihe kulak veriyorlar: “Zayıf elleri kuvvetlendirin, ve sarsak dizleri pekiştirin. Yürekleri korkak olanlara diyin: Kuvvetlenin, korkmayın.” Peygamberlikte verilen güvenceye tam anlamıyla güveniyorlar: “İşte Allahınız! öç, Allahın karşılığı, geliyor, ve sizi kurtaracak.”—İşaya 35:3, 4.

      [Dipnot]

      a Kutsal Yazılar eski Lübnan’ın, gür ormanları ve heybetli sedir ağaçlarıyla Aden Bahçesi’ne benzer verimli bir ülke olduğunu anlatır. (Mezmur 29:5; 72:16; Hezekiel 28:11-13) Şaron, akarsuları ve meşe ormanlarıyla tanınırdı; Karmel ise bağlarıyla, meyve bahçeleriyle ve çiçeklerle kaplı tepeleriyle ünlüydü.

      [Sayfa 370’deki tam sayfa resim]

      [Sayfa 375’teki resimler]

      Çöllük bölgeler papirüslerin ve kamışların yetiştiği sulak yerlere, sazlıklara dönüşecek

      [Sayfa 378’deki resim]

      İsa hem ruhi, hem de fiziki yönlerden hastaları iyileştirdi

  • Bir Kralın İmanı Ödüllendiriliyor
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Yirmi Dokuzuncu Bölüm

      Bir Kralın İmanı Ödüllendiriliyor

      İşaya 36:1–39:8

      1, 2. Hizkiya’nın Ahaz’dan daha iyi bir kral olduğu nasıl görüldü?

      HİZKİYA Yahuda kralı olduğunda 25 yaşındaydı. Acaba nasıl bir yönetici olacaktı? Babası Kral Ahaz’ın izinden gidip tebaalarını sahte tanrılara tapınmaları için kandıracak mıydı? Yoksa dedesi Kral Davud’un yaptığı gibi, kavmi Yehova’ya tapınmaya mı yöneltecekti?—II. Kırallar 16:2.

      2 Tahta geçtikten kısa bir süre sonra Hizkiya’nın, ‘Yehova’nın gözünde doğru olanı yapmaya’ niyetli olduğu açıkça anlaşıldı. (II. Kırallar 18:2, 3) Saltanatının birinci yılında, Yehova’nın mabedinin onarılmasını ve mabet hizmetlerinin yeniden başlatılmasını buyurdu. (II. Tarihler 29:3, 7, 11) Sonra, tüm milletin davet edildiği büyük bir Fısıh kutlaması düzenledi. İsrail’in kuzeydeki on sıptı da davetliler arasındaydı. Bu unutulmaz bir bayramdı! Kral Süleyman’ın günlerinden bu yana böylesi hiç görülmemişti.—II. Tarihler 30:1, 25, 26.

      3. (a) Hizkiya’nın düzenlediği Fısıh kutlamasına katılan İsrail ve Yahuda halkı ne yaptı? (b) Bugün İsa’nın takipçileri o Fısıh kutlamasına katılanların kararlı davranışından ne öğreniyor?

      3 Fısıh kutlamasının bitiminde, kutlamaya katılanlar kutsal direkleri parçaladılar, sütunları devirdiler, sahte tanrılara tapındıkları yüksek yerleri ve sunakları yıktılar. Sonra hakiki Tanrı’ya hizmet etme kararlılığı içinde kentlerine döndüler. (II. Tarihler 31:1) Bu davranışları eski dinsel tutumlarıyla ne büyük bir tezattı! Bugün İsa’nın gerçek takipçileri, ‘toplantılarımızı terk etmemenin’ ne denli önemli olduğu konusunda bundan ders alabilirler. Hem yerel cemaatler çapındaki ibadetler, hem de daha büyük çaptaki çevre ve bölge ibadetleri onların, kardeşler ve Tanrı’nın ruhu tarafından yüreklendirilip ‘sevgi ve iyi işler için gayrete gelmelerinde’ önemli bir rol oynar.—İbraniler 10:23-25, Müjde.

      İman Deneniyor

      4, 5. (a) Hizkiya artık Asur’a bağımlı olmadığını nasıl gösterir? (b) Sanherib Yahuda’ya karşı hangi askeri harekâta girişir, Hizkiya Yeruşalim’e ani bir saldırıyı önlemek üzere hangi adımları atar? (c) Hizkiya Yeruşalim’i Asurlular’a karşı savunmaya nasıl hazırlanır?

      4 Yeruşalim’i ciddi bir sıkıntı bekliyor. Hizkiya, imansız babası Ahaz’ın Asur’la yaptığı ittifakı bozar. Hatta Asur’la ittifak halindeki Filistîler’e bile boyun eğdirir. (II. Kırallar 18:7, 8) Bu durum Asur kralını öfkelendirir. Ve sonra neler olduğunu kayıt şöyle anlatır: “Vaki oldu ki, kıral Hizkiyanın ondördüncü yılında, Aşur kıralı Sanherib Yahudanın bütün duvarlı şehirlerine karşı çıktı, ve onları aldı.” (İşaya 36:1) Hizkiya, belki Yeruşalim’i amansız Asur ordusunun ani bir saldırısından koruyabileceğini umarak, Sanherib’e 300 talant gümüş ve 30 talant altın tutarında muazzam bir haraç ödemeyi kabul eder.a—II. Kırallar 1:14.

      5 Kraliyet hazinesinde bu haracı ödemeye yeterli gümüş ve altın bulunmadığından, Hizkiya mabette bulabildiği tüm değerli malzemeleri getirir. Mabedin kapılarındaki altın kaplamaları da çıkarıp Sanherib’e gönderir. Bu, Asurlular’ı bir süre tatmin eder. (II. Kırallar 18:15, 16) Ama Hizkiya Asurlular’ın Yeruşalim’i uzun süre kendi haline bırakmayacaklarını anlar. Bu nedenle, hazırlıklar yapması gerekir. Kavim istilacı Asurlular’ın kullanabileceği bütün su kaynaklarını ‘kapatır.’ Hizkiya Yeruşalim’in tahkimatını güçlendirip içine “pek çok silâh ve kalkan” konulan bir silah deposu da kurar.—II. Tarihler 32:4, 5.

      6. Hizkiya kime bel bağlar?

      6 Bununla birlikte, Hizkiya akıllıca savaş stratejilerine veya tahkimata değil, orduların Yehova’sına bel bağlar. Komutanlarına şu tembihte bulunur: “Kuvvetli ve yürekli olun, Aşur kıralından, ve onun yanında olan bütün kalabalıktan korkmayın, ve yılgınlığa düşmeyin; çünkü bizimle beraber olan onunla beraber olandan daha büyüktür; onunla beraber olan etten bazudur; fakat bize yardım eylemek ve cenklerimizi etmek üzre bizimle beraber olan Allahımız RABDİR.” Bunun üzerine, kavim ‘Yahuda kralı Hizkiya’nın sözlerine güvenir.’ (II. Tarihler 32:7, 8) Aşağıda, İşaya kitabının 36’dan 39’a kadar olan baplarını incelerken, anlatılan heyecan verici olayları zihninizde canlandırın.

      Rabşake’nin İddiaları

      7. Rabşake kimdir, neden Yeruşalim’e gönderilir?

      7 Sanherib şehrin teslim olması talebinde bulunmak üzere Rabşake’yi (özel isim değil, askeri bir unvan) diğer iki yüksek rütbeli subayıyla birlikte Yeruşalim’e gönderir. (II. Kırallar 18:17) Hizkiya’nın üç temsilcisi –evinin kâhyası Elyakim, yazman Şebna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah– kent surlarının dışında onları karşılar.—İşaya 36:2, 3.

      8. Rabşake nasıl Yeruşalim’in direncini kırmaya çalışır?

      8 Rabşake’nin amacı basittir; Yeruşalim’i savaşmadan teslim olmaya ikna etmek. İbranice konuşarak önce şöyle haykırır: “Bu güvendiğin şey nedir ki, ona güveniyorsun? . . . . Kime güveniyorsun da bana karşı kalktın?” (İşaya 36:4, 5) Rabşake sonra korku içindeki Yahudiler’e yalnız başlarına kaldıklarını hatırlatarak meydan okur. Kimden destek bekleyebilirler? Şu ‘kırık kamıştan değnek’, Mısır’dan mı? (İşaya 36:6) O sırada Mısır kırık kamıştan bir değneği andırmaktadır. Aslında daha önce dünya gücü olan bu ülke geçici olarak Habeş’in elinde bulunuyor; Mısır’ın şimdiki Firavunu Tirhaka, Mısırlı değil Habeş’tir. Ve Asurlular’a yenilmek üzeredir. (II. Kırallar 19:8, 9) Kendini bile kurtaramayan Mısır’ın Yahuda’ya pek yardımı olamaz.

      9. Rabşake’nin Yehova’nın Kendi kavmini yüzüstü bırakacağı sonucuna varmasına neyin yol açtığı anlaşılıyor, oysa gerçek nedir?

      9 Rabşake şimdi Yehova’nın, kavminden hoşnut olmadığından onlar uğrunda savaşmayacağı iddiasında bulunuyor. Şunları diyor: “Eğer bana: Allahımız Yehovaya güveniyoruz, derseniz; Hizkiyanın . . . . yüksek yerlerini ve mezbahlarını [sunaklarını] ortadan kaldırdığı ilah o değil mi?” (İşaya 36:7) Kuşkusuz Yahudiler ülkedeki yüksek yerleri ve sunakları yıkmakla Yehova’yı reddetmiş değil, aksine O’na dönmüş oluyorlar.

      10. Yahuda’yı savunanların çok ya da az olması neden fark etmez?

      10 Rabşake sonra Yahudiler’e, Asurlular’ın askeri bakımdan ezici bir üstünlüğe sahip olduklarını hatırlatıyor. Küstahça meydan okuyarak “kendi tarafından üzerine biniciler koyabilirsen, sana iki bin at vereyim” diyor. (İşaya 36:8) Ama aslında Yahuda’nın eğitimli süvarilerinin sayıca çok ya da az olması fark eder mi? Hayır, çünkü Yahuda’nın kurtuluşu askeri üstünlüğe bağlı değildir. Süleymanın Meselleri 21:31 meseleyi şöyle açıklıyor: “At, cenk günü için hazırlanır; fakat kurtuluş RABDENDİR.” Rabşake sonra Yehova’nın Yahudiler yerine Asurlular’ı bereketlediği iddiasında bulunuyor. Onun iddiasına göre, eğer böyle olmasaydı Asurlular asla Yahuda toprakları içine bu denli giremezlerdi.—İşaya 36:9, 10.

      11, 12. (a) Rabşake neden ısrarla “Yahudice” konuşuyor, dinleyen Yahudileri nasıl ayartmaya çalışıyor? (b) Rabşake’nin söylediklerinin Yahudiler üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

      11 Hizkiya’nın temsilcileri, Rabşake’nin iddialarının surların üzerinde onu duyabilen adamlarda bırakacağı etki yüzünden kaygı çekmektedirler. Resmi görevli bu Yahudiler ondan şu istekte bulunurlar: “Rica ederiz, bu kullarına Aram dilile söyle, çünkü biz onu anlarız; ve duvar üzerinde olan kavm işitirken bize Yahudice söyleme.” (İşaya 36:11) Ama Rabşake’nin Aramice konuşmaya hiç niyeti yoktur. Yahudiler’in içine kuşku ve korku tohumları ekerek teslim olmalarını sağlamaya ve Yeruşalim’i savaşmadan fethetmeye çalışır. (İşaya 36:12) Dolayısıyla, Asurlu yine “Yahudice” konuşur. Yeruşalim halkına “Hizkiya sizi aldatmasın; çünkü sizi kurtarmağa gücü yetmiyecektir” diye uyarıda bulunur. Bunun ardından, Yahudiler’in Asur yönetimi altında sahip olabilecekleri yaşamı anlatarak dinleyenleri ayartmaya çalışır: “Benimle barışıklık edin, ve bana dışarı çıkın; ben gelip sizi buğday ve yeni şarap memleketi, ekmek ve bağlar memleketi olan kendi memleketiniz gibi bir memlekete götürünciye kadar, herkes kendi asmasından, ve herkes kendi ağacından yesin, ve herkes kendi sarnıcının suyundan içsin.”—İşaya 36:13-17.

      12 Bu yıl Yahudiler için hasat olmayacak. Asur istilası ekin ekmelerine engel oldu. Taze, sulu üzümlerden yeme ve serin sulardan içme umudu surların üzerinde dinleyen adamlara çok çekici geliyor olmalı. Ama Rabşake’nin Yahudiler’in moralini bozmak amacıyla söylediği sözler bu kadarla kalmaz.

      13, 14. Rabşake’nin iddialarına rağmen, Samiriye’nin başına gelenler Yahuda’nın durumunda neden söz konusu olamaz?

      13 Rabşake sözlü saldırılarını başka bir iddiayla sürdürür. Yahudiler’i, Hizkiya’nın “Yehova bizi kurtaracaktır” sözlerine inanmamaları yönünde uyarır. Yahudiler’e, Samiriye tanrılarının, Asurlular’ın on sıptı yenmesini engelleyemediğini hatırlatır. Ya Asur’un fethettiği diğer milletlerin tanrıları için ne demeli? “Hamatın ve Arpadın ilahları nerede?” diye sorar. “Sefarvaimin ilâhları nerede? ve Samiriyeyi benim elimden kurtardılar mı?”—İşaya 36:18-20.

      14 Sahte tanrılara tapan Rabşake, irtidat etmiş Samiriye ile Hizkiya’nın yönetimindeki Yeruşalim arasında büyük bir fark olduğunu kuşkusuz anlamıyor. Samiriye’nin sahte tanrıları on sıptlık krallığı kurtarabilecek güçte değillerdi. (II. Kırallar 17:7, 17, 18) Öte yandan, Hizkiya’nın yönetimindeki Yeruşalim ise sahte tanrılara sırt çevirip yeniden Yehova’ya hizmet etmeye başlamıştır. Ama Yahudiler’in üç temsilcisi bunu Rabşake’ye açıklamaya çalışmaz. “Onlar sustu, ve ona bir söz bile cevap vermediler; çünkü: Ona cevap vermeyin, diye kıralın emri bu idi.” (İşaya 36:21) Elyakim, Şebna ve Yoah, Hizkiya’nın yanına dönüp Rabşake’nin söylediklerini bildirirler.—İşaya 36:22.

      Hizkiya Bir Karara Varıyor

      15. (a) Hizkiya şimdi hangi konuda karara varmalı? (b) Yehova kavminin güvenini nasıl perçinler?

      15 Kral Hizkiya şimdi bir karara varmalı. Yeruşalim Asurlular’a teslim mi olmalı? Mısır’la güç birliği mi yapmalı? Yoksa boyun eğmeyip savaşmalı mı? Hizkiya büyük bir baskı altındadır. Yehova’ya danışmak için Elyakim ile Şebna’yı kâhinlerin ileri gelenleriyle birlikte peygamber İşaya’ya gönderir; kendisi de Yehova’nın mabedine girer. (İşaya 37:1, 2) Kralın çul kuşanan özel temsilcileri İşaya’ya yaklaşıp şunu derler: “Bugün sıkıntı ve tekdir ve utanç günüdür . . . . Hay olan Allaha meydan okumak için efendisi Aşur kıralının gönderdiği Rabşakenin sözlerini belki senin Allahın RAB işitir de, Allahın RABBİN işitmiş olduğu o sözlerden ötürü azarlar.” (İşaya 37:3-5) Evet, Asurlular yaşayan Tanrı’ya meydan okuyorlar. Acaba Yehova onların meydan okuyucu sözlerini dikkate alacak mı? Yehova, İşaya aracılığıyla Yahudiler’in güvenini perçinler. “Aşur kıralının uşaklarının bana sövmek için söyledikleri işittiğin sözlerden ötürü korkma. İşte, ben onun içine bir ruh koyacağım, ve bir haber işitecek, ve kendi memleketine dönecek; ve memleketinde onu kılıçla düşüreceğim.”—İşaya 37:6, 7.

      16. Sanherib hangi mektupları gönderir?

      16 Bu sırada Rabşake, Libna’da savaşan Sanherib’in yanına çağrılır. Sanherib Yeruşalim’le daha sonra uğraşacaktır. (İşaya 37:8) Buna rağmen, Rabşake’nin oradan gidişiyle Hizkiya’nın üzerindeki baskı azalmaz. Sanherib gönderdiği tehdit mektuplarıyla, teslim olmayı reddettikleri takdirde Yeruşalim halkının başına gelecekleri anlatır. “Aşur kırallarının bütün memleketleri tamamen yok ederek onlara yapmış oldukları şeyleri sen işittin; ve sen kurtulur musun? Atalarımın helâk ettikleri milletleri, . . . . ilâhları kurtardılar mı? Hamat kıralı, ve Arpad kıralı, ve Sefarvaim şehrinin, Henanın ve İvvanın kıralı nerede?” (İşaya 37:9-13) Asurlu özetle, direnmenin anlamsız olacağını, başlarına daha çok dert açmaktan başka işe yaramayacağını söylüyor!

      17, 18. (a) Hizkiya’nın Yehova’dan korunma dilemesinin asıl nedeni nedir? (b) Yehova, Asur’a İşaya aracılığıyla nasıl yanıt verir?

      17 Vermek zorunda olduğu kararın doğuracağı sonuçlar yüzünden derin endişe duyan Hizkiya, Sanherib’in mektuplarını mabette Yehova’nın önünde yere yayar. (İşaya 37:14) Yehova’ya yürekten dua ederek Asurlular’ın tehditlerine kulak vermesi için yalvarır. Duasını şu sözlerle bitirir: “Ve şimdi, ya RAB Allahımız, onun elinden bizi kurtar, ve bütün dünya kırallıkları bilsinler ki, Yehova sensin, ancak sensin.” (İşaya 37:15-20) Bu sözlerden, Hizkiya’nın asıl ilgilendiği konunun, kendi kurtuluşu değil, Yeruşalim Asur’a yenildiği takdirde Yehova’nın ismine gelecek leke olduğu açıktır.

      18 Yehova Hizkiya’nın duasına İşaya aracılığıyla yanıt verir. Yeruşalim Asur’a teslim olmamalı, boyun eğmemelidir. İşaya büyük bir cesaretle Yehova’nın mesajını Sanherib’e hitap ediyormuş gibi Asurlu’ya bildirir: “Sion kızı, ere varmamış kız, seni hor gördü, ve seninle istihza etti; Yeruşalim kızı senin ardından [alay ederek] baş salladı.” (İşaya 37:21, 22) Yehova aslında şunları söyler: ‘İsrail’in Kutsalı’na meydan okuyan sen kimsin? Senin işlerini bilirim. Büyük emeller peşindesin. Çok böbürleniyorsun. Askeri gücüne güvendin ve çok ülkeler aldın. Ama yenilmez değilsin. Planlarını bozacağım. Seni Ben yeneceğim. Senin başkalarına yaptığını Ben sana yapacağım. Burnuna halka takıp seni Asur’a geri döndüreceğim.’—İşaya 37:23-29.

      “Sana Alâmet Şu Olacak”

      19. Yehova Hizkiya’ya hangi alameti veriyor, bu ne anlama gelir?

      19 Hizkiya, İşaya’nın bildirdiklerinin yerine geleceğine ilişkin nasıl bir garantiye sahip olacak? Yehova bunu şöyle yanıtlıyor: “Sana alâmet şu olacak; bu yıl kendiliğinden çıkanı, ve ikinci yıl ondan çıkanı yiyeceksiniz; ve üçüncü yılda ekin ve biçin, bağlar dikin, ve onların meyvasını yiyin.” (İşaya 37:30) Yehova kapana kısılan Yahudiler’e yiyecek sağlayacak. Asur işgali yüzünden tohum ekemiyorlarsa da, önceki yılın hasadından elde edilen ekinleri yiyebilecekler. Gelecek yıl Sebt yılıdır, durumları vahim olmasına rağmen tarlalarını nadasa bırakmalılar. (Çıkış 23:11) Yehova, kavim O’nun söylediklerine itaat ederse, tarlalarından beslenmelerine yetecek kadar ürün çıkacağını vaat ediyor. Daha sonraki yıl normal olarak tohum ekecekler ve emeklerinin karşılığını alacaklar.

      20. Asur saldırısından kurtulanlar ne şekilde “aşağıya doğru kök salacak, ve yukarıya doğru meyva verecek”?

      20 Yehova şimdi kavmini kökünden kolayca sökülemeyen bir bitkiye benzetiyor: “Yahuda evinden kurtulup artakalan aşağıya doğru kök salacak, ve yukarıya doğru meyva verecektir.” (İşaya 37:31, 32) Evet, Yehova’ya güvenenlerin korkmasına gerek yok. Soylarıyla birlikte ülkelerinde yaşamaya devam edecekler.

      21, 22. (a) Sanherib hakkında önceden ne bildiriliyor? (b) Yehova’nın Sanherib hakkındaki sözleri nasıl ve ne zaman gerçekleşir?

      21 Asur’un Yeruşalim’e yönelik tehditleri için ne denebilir? Yehova şu yanıtı veriyor: “Bu kente girmeyecek, ok atmayacak. Kente kalkanla yaklaşmayacak, karşısında rampa kurmayacak. Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek.” (İşaya 37:33, 34, YÇ) Asur ile Yeruşalim arasında hiçbir çarpışma olmayacak. Şaşırtıcı olan tarafsa, savaşmadan yenilenler Yahudiler yerine Asurlular olacak.

      22 Bu sözlere uygun olarak Yehova, Sanherib’in ordusunun en seçkinlerinden 185.000 adamını vurmak üzere bir melek gönderir. Bu olay herhalde Libna’da gerçekleşir. Sanherib uyandığında ordusunun önderlerinin, komutanlarının, yiğit askerlerinin cesetleriyle karşılaşır. Utanç içinde Nineve’ye (Ninova) döner, ama yankılar yaratan yenilgisine rağmen, inatla sahte tanrısı Nisrok’a bağlı kalmaya devam eder. Birkaç yıl sonra, Nisrok tapınağında tapınırken oğullarının ikisi tarafından öldürülür. Cansız Nisrok’un kurtarma gücüne sahip olmadığı bir kez daha görülür.—İşaya 37:35-38.

      Hizkiya’nın İmanı Daha da Güçlenir

      23. Hizkiya, Sanherib’in Yahuda’ya karşı sefere giriştiği sırada nasıl kritik anlar yaşar, bunun ne gibi etkileri olabilecektir?

      23 Sanherib’in Yahuda’ya karşı düzenlediği seferin başında, Hizkiya ağır hastalanır. İşaya ona öleceğini söyler. (İşaya 38:1) Bu haber 39 yaşındaki kralı perişan eder. Sadece kendi sağlığı için değil, kavminin geleceği için de kaygı çekmektedir. Yeruşalim ve Yahuda, Asur istilasıyla karşı karşıyadır. Hizkiya ölecek olursa savaşı kim yönetecek? O sırada Hizkiya’nın yönetimi devralacak bir oğlu da yoktur. Hizkiya Yehova’ya hararetle dua ederek O’ndan merhamet diler.—İşaya 38:2, 3.

      24, 25. (a) Yehova, Hizkiya’nın duasını nasıl merhametle yanıtlar? (b) Yehova, İşaya 38:7, 8’de tanımlanan hangi mucizeyi yapar?

      24 İşaya daha saray avlusundan ayrılmadan, Yehova onu yeni bir mesajla hasta yatağındaki krala gönderir: “Senin duanı işittim, gözyaşlarını gördüm; işte, günlerinin üzerine on beş yıl katacağım. Ve Aşur kıralının avucundan seni, ve bu şehri kurtaracağım; ve bu şehri koruyacağım.” (İşaya 38:4-6; II. Kırallar 20:4, 5) Yehova bu vaadini olağandışı bir belirtiyle doğrulayacak: “RAB, batmakta olan güneşin Ahaz’ın inşa ettiği basamakların üzerine düşen gölgesini on basamak kısaltacak.”—İşaya 38:7, 8a, YÇ.

      25 Yahudi tarihçi Josephus’a göre, kraliyet sarayının içinde bir merdiven ve muhtemelen onun yakınında da bir sütun vardı. Güneş ışınları sütuna vurduğunda, basamakların üzerine gölgesi düşüyordu. Basamakların üzerindeki gölgenin ilerleyişi izlenerek gündüzleri vakit hesaplanabiliyordu. Yehova şimdi bir mucize yapacak. Gölge basamakların üzerinde normal şekilde kısalırken, aniden on basamak birden kısalacak. Kim daha önce böyle bir olay işitti? Mukaddes Kitap şunu diyor: “Böylece batmakta olan güneşin gölgesi on basamak kısaldı.” (İşaya 38:8b, YÇ) Bundan kısa bir süre sonra, Hizkiya iyileşir. Bu haber uzaklara, ta Babil’e dek erişir. Babil kralı bunu duyunca gerçeği öğrenebilmek için Yeruşalim’e ulaklar gönderir.

      26. Hizkiya’nın ömrünün uzatılmasının sonuçlarından biri nedir?

      26 Hizkiya’nın mucizevi olarak iyileştirilmesinden üç yıl kadar sonra, ilk oğlu Manasse doğar. Manasse büyüdüğünde, Tanrı’nın merhametine karşı takdirsizlik gösterir. Oysa Tanrı’nın merhameti olmasaydı kendisi dünyaya gelemezdi! Manasse hayatının büyük bir kısmında Yehova’nın gözünde kötü olanı yapar.—II. Tarihler 32:24; 33:1-6.

      Yanlış Karar

      27. Hizkiya Yehova’ya takdirini ne şekillerde gösterir?

      27 Hizkiya da dedesi Davud gibi imanlı bir adamdır. Tanrı’nın Sözüne büyük değer verir. Süleyman’ın Meselleri 25:1’e göre, kitabın 25’ten 29’a kadar olan baplarındaki malzemenin derlenmesini sağlayan odur. 119’uncu Mezmur’u yazanın da o olduğuna inananlar vardır. Hizkiya’nın hastalığı geçtikten sonra bestelediği dokunaklı şükran ilahisi onun çok duygulu bir adam olduğunu gösterir. Bu ilahiyi, hayatta en önemli şeyin, Yehova’ya “ömrümüzün bütün günlerinde” mabedinde hamt edebilmek olduğunu söyleyerek noktalar. (İşaya 38:9-20) Biz de pak tapınma konusunda aynı duyguya sahip olalım!

      28. Hizkiya mucizevi olarak iyileştirilmesinden bir süre sonra hangi yanlış kararı verir?

      28 Hizkiya sadıksa da kusurludur. Yehova’nın kendisini iyileştirmesinden bir süre sonra çok yanlış bir karar verir. İşaya bunu şöyle açıklıyor: “O vakitte Babil kıralı Baladan oğlu Merodak-baladan Hizkiyaya mektuplarla hediye gönderdi; çünkü Hizkiyanın hastalanıp iyi olduğunu işitmişti. Ve Hizkiya bunlardan ötürü sevindi, ve kendi değerli şeyler evini, gümüşü ve altını, ve baharatı, ve değerli yağı, ve bütün silâh evini, ve hazinelerinde bulunan her şeyi onlara gösterdi; evinde ve bütün ülkesinde Hizkiyanın onlara göstermediği bir şey kalmadı.”—İşaya 39:1, 2.b

      29. (a) Hizkiya Babilli elçilere hangi niyetle hazinesini göstermiş olabilir? (b) Hizkiya’nın verdiği yanlış kararın sonuçları ne olacak?

      29 Asur, Yehova’nın meleği tarafından korkunç bir yenilgiye uğratıldıktan sonra da, Babil dahil birçok millet için bir tehlike olmaya devam ediyor. Hizkiya, Babil kralını ilerde onunla ittifak yapabileceği düşüncesiyle etkilemek istiyor olabilir. Oysa Yehova, Yahuda halkının, düşmanlarıyla dostluk kurmasını istemiyor. Kendisine güvenmelerini istiyor. Peygamber İşaya aracılığıyla ilerde olacakları Hizkiya’ya açıklıyor: “İşte, günler geliyor ki, senin evinde olan her şey, ve atalarının bugüne kadar biriktirmiş oldukları şeyler Babile götürülecek; bir şey bırakılmıyacak . . . . Ve senden çıkacak, ve sana doğacak oğullarından alıp götürecekler; ve onlar Babil kıralının sarayında kızlar ağası olacaklar.” (İşaya 39:3-7) Evet, Hizkiya’nın etkilemeye çalıştığı millet, sonunda Yeruşalim hazinesini yağmalayacak ve kavminin bir kısmını köle durumuna düşürecek. Hizkiya’nın Babilliler’e hazinesini göstermesi, onların iştahını kabartmaktan başka işe yaramıyor.

      30. Hizkiya nasıl iyi bir tutum gösterdi?

      30 Anlaşılan, II. Tarihler 32:26 Hizkiya’nın Babilliler’e hazinesini gösterdiği olaya değinerek şunları diyor: “Hizkiya yüreğinin yükselişinden ötürü, kendisi ve Yeruşalimde oturanlar, kendilerini alçalttılar, ve Hizkiyanın günlerinde üzerlerine RABBİN öfkesi gelmedi.”

      31. Hizkiya yaşamının sonunda ne durumdaydı, bundan ne öğreniyoruz?

      31 Hizkiya kusurluluğuna rağmen, imanlı bir adamdı. Tanrısı Yehova’nın duygulara sahip gerçek bir kişi olduğunu biliyordu. Baskı altında kaldığında hararetle Yehova’ya dua ediyor, Yehova da ona cevap veriyordu. Yehova Tanrı ona ömrünün kalan kısmında barış ve huzur verdi; Hizkiya buna çok minnettar oldu. (İşaya 39:8) Yehova bugün bizim için de gerçek bir kişi olmalı. Sorunlar çıktığında biz de Hizkiya gibi “kınamaksızın, içtenlikle herkese veren” Yehova’dan hikmet ve çözüm yolu dileyelim. (Yakub 1:5, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri) Dayanmaya ve Yehova’ya iman etmeye devam ettiğimiz takdirde, O’nun hem şimdi hem de ilerde ‘kendisini arayanlara mükâfat edici’ olacağından emin olabiliriz.—İbraniler 11:6.

      [Dipnotlar]

      a Bugünkü değeri 9,5 milyon Amerikan dolarından fazla.

      b Sanherib’in yenilgisinden sonra, çevre milletler Hizkiya’ya altın, gümüş ve başka değerli eşyalar armağan ederler. II. Tarihler 32:22, 23, 27’de ‘Hizkiya’nın pek çok serveti ve izzeti’ olduğunu ve ‘bütün milletlerin gözünde yükseldiğini’ okuyoruz. O, Asurlular’a haraç öderken boşalttığı hazinesini bu armağanlarla tekrar doldurmuş olabilir.

      [Sayfa 383’teki resim]

      Kral Hizkiya, Asur ordusu karşısında Yehova’ya bel bağlar

      [Sayfa 384’teki tam sayfa resim]

      [Sayfa 389’daki resim]

      Kral, Yehova’nın öğüdünü öğrenmek için İşaya’ya özel temsilciler gönderir

      [Sayfa 390’daki resim]

      Hizkiya Asur’un yenilmesi ve Yehova’nın adının yüceltilmesi için dua eder

      [Sayfa 393’teki resim]

      Yehova’nın meleği 185.000 Asur askerini vurur

  • ‘Kavmimi Teselli Edin’
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık I
    • Otuzuncu Bölüm

      ‘Kavmimi Teselli Edin’

      İşaya 40:1-31

      1. Yehova’nın bizi teselli etmekte kullandığı yollardan biri nedir?

      YEHOVA ‘teselli Tanrısı’dır. Bizi teselli etmekte kullandığı yollardan biri Sözüne kaydettirdiği vaatlerdir. (Romalılar 15:4, 5) Örneğin, sevdiğiniz birinin ölümü karşısında, onun Tanrı’nın yeni dünyasında diriltilmesini beklemekten daha teselli edici ne olabilir? (Yuhanna 5:28, 29) Ya Yehova’nın yakında kötülüklere son verip bu yeryüzünü cennete çevirme vaadi için ne diyelim? Yakında kurulacak bu cennete sağ olarak geçme ve hiç ölmeme ümidine sahip olmak teselli edici değil mi?—Mezmur 37:9-11, 29; Vahiy 21:3-5.

      2. Tanrı’nın vaatlerine neden güvenebiliriz?

      2 Tanrı’nın vaatlerine gerçekten güvenebilir miyiz? Evet, güvenebiliriz! Bu vaatleri veren tamamıyla güvenilirdir. Sözünü gerçekleştirebilme gücüne sahiptir ve bunda isteklidir. (İşaya 55:10, 11) Bu gerçek, Yehova’nın İşaya aracılığıyla bildirdiği, Yeruşalim’de hakiki tapınmayı yeniden kuracağına ilişkin sözleriyle bağlantılı olarak etkili bir şekilde kanıtlandı. Şimdi, İşaya kitabının 40. babında bulunan bu peygamberliği inceleyelim. Bu inceleme, vaatlerini yerine getiren Yehova’ya imanımızı güçlendirebilir.

      Teselli Edici Bir Vaat

      3, 4. (a) İşaya, Tanrı’nın kavminin ilerde ihtiyacı olacak hangi teselli sözlerini yazar? (b) Yahuda ve Yeruşalim halkı neden Babil’e sürülecek, esaretleri ne kadar sürecek?

      3 MÖ sekizinci yüzyılda peygamber İşaya, Yehova’nın kavminin ilerde ihtiyacı olacak teselli sözleri yazar. Kral Hizkiya’ya Yeruşalim’in yıkımının yaklaştığını ve Yahudi kavminin Babil’e sürüleceğini söyleyip hemen ardından Yehova’nın geri döneceklerini vaat eden sözlerini bildirir: “Allahınız diyor: Teselli edin, kavmımı teselli edin. Yeruşalimin yüreğine söyleyin; savaş zamanı doldu, fesadı bağışlandı (suçlarının cezası ödendi), bütün suçları için RABBİN elinden iki kat karşılık aldı, diye ona çağırın.”—İşaya 40:1, 2.

      4 “Teselli.” İşaya kitabının 40. babının başında geçen bu söz, kitabın geri kalan kısmında bulunan, ışık ve ümit mesajını çok iyi tanımlar. Yahuda ve Yeruşalim halkı sahte tapınmaya döndüğünden, MÖ 607’de Babil’e sürülecek. Ama bu Yahudi tutsaklar Babilliler’e sonsuza dek hizmet etmeyecekler. Hayır, esaretleri ‘suçlarının cezası ödendiğinde’ bitecek. Bu ne kadar sürecek? Yeremya peygambere göre 70 yıl. (Yeremya 25:11, 12) Bu süre bitince, Yehova tövbe eden bir grubu Babil’den Yeruşalim’e geri getirecek. Yahuda’nın ıssız kalışının 70. yılında, tutsakların vaat edilen kurtuluş vaktinin gelmek üzere olduğunun farkına varmaları kendileri için ne büyük bir teselli olacak!—Daniel 9:1, 2.

      5, 6. (a) Babil’den Yeruşalim’e yapacakları uzun yolculuk Tanrı’nın vaadinin gerçekleşmesine neden engel olmayacak? (b) Yahudiler’in yurtlarına dönmelerinin diğer milletler üzerindeki etkisi ne olacak?

      5 Seçilen yola bağlı olarak, Babil’den Yeruşalim’e kadar 800 veya 1.600 kilometrelik bir yol katetmek gerekiyor. Acaba bu uzun yolculuk Tanrı’nın vaadinin gerçekleşmesine engel olacak mı? Kesinlikle hayır! İşaya şunları yazıyor: “Çağıranın sesi: Çölde RABBİN yolunu hazırlayın; bozkırda Allahımız için büyük bir yol düz edin. Her dere [vadi, YÇ] yükseltilecek, ve her dağ ve tepe alçaltılacak; ve çıkıntılı yer düz, ve sarp yerler ova edilecek; ve RABBİN izzeti izhar edilecek, ve bütün beşer [insanlar] onu hep birden görecekler; çünkü RABBİN ağzı söyledi.”—İşaya 40:3-5.

      6 Doğulu hükümdarlar çoğu kez yolculuğa çıkmadan önce, büyük taşları kaldırarak, hatta tepeleri düzleştirip geçitler açarak kendilerine yol hazırlatmak için önden adam gönderirlerdi. Geri dönen Yahudiler’in durumundaysa, her engeli kaldırmak için sanki Tanrı önden gidecek. Her şeyden önce, bunlar Yehova’nın adını taşıyan kavmidir. Yehova’nın yurtlarına döneceklerine ilişkin verdiği vaadi yerine getirmesi bütün milletlerin O’nun yüceliğini görmelerine neden olacak. Bu milletler, beğenseler de beğenmeseler de, Yehova’nın vaatlerini yerine getiren bir Tanrı olduğunu görmek zorunda kalacaklar.

      7, 8. (a) İşaya 40:3’teki sözler MÖ birinci yüzyılda nasıl gerçekleşti? (b) İşaya’nın peygamberliğinin 1919’da daha büyük hangi gerçekleşmesi oldu?

      7 MÖ altıncı yüzyıldaki geri dönüş bu peygamberliğin tek gerçekleşmesi değildi. Peygamberlik, MS birinci yüzyılda da gerçekleşti. İşaya 40:3’ün gerçekleşmesi olarak, Vaftizci Yahya ‘çölde çağıranın’ sesiydi. (Luka 3:1-6) Yahya ilham altında İşaya’nın sözlerini kendine uyguladı. (Yuhanna 1:19-23) O, MS 29’dan itibaren İsa Mesih’e yol hazırlamaya başladı.a Yahya’nın önceden yaptığı duyuru insanları vaat edilen Mesih’i dinleyip izinden gidebilmeleri için onu aramaya yöneltti. (Luka 1:13-17, 76) İsa aracılığıyla Yehova, tövbe edenleri yalnızca Tanrı’nın Gökteki Krallığının verebileceği özgürlüğe, günah ve ölümün esaretinden kurtuluşa yöneltecekti. (Yuhanna 1:29; 8:32) Ruhi İsrail’in artakalanının 1919’da Büyük Babil’den kurtulması ve hakiki tapınmanın yeniden kurulmasıyla İşaya’nın sözlerinin daha büyük bir gerçekleşmesi oldu.

      8 Bu vaadin ilk gerçekleşmesinden yararlanacak olan Babil’deki Yahudi tutsaklar hakkında ne denebilir? Yehova’nın onları sevgili yurtlarına döndüreceği vaadine gerçekten güvenebilirler mi? Evet, güvenebilirler! İşaya şimdi günlük yaşamdan alınan etkileyici sözler ve canlı betimlemelerle, onlara Yehova’nın sözünü yerine getireceğine tamamen güvenebilmeleri için sağlam nedenler veriyor.

      Sözü Ebediyen Duran Bir Tanrı

      9, 10. İşaya, insan yaşamının geçiciliğiyle Tanrı’nın “sözü”nün kalıcılığı arasındaki tezatı nasıl ortaya koyuyor?

      9 İlk neden, geri dönüşü vaat edenin sözü ebediyen kalacaktır. İşaya şunları yazıyor: “Söyliyenin sesi: Bağır! Ve dedi: Ne bağırayım? Bütün beşer ottur ve onun bütün güzelliği kır çiçeği gibidir. Ot kurur, çiçek solar, çünkü üzerine RABBİN soluğu eser; gerçek kavm ottur. Ot kurur, çiçek solar; fakat Allahımızın sözü ebediyen durur.”—İşaya 40:6-8.

      10 İsrailliler otun kalıcı olmadığını bilirler. Kurak bir mevsimde kızgın güneş yeşil otları kavurarak sarartır. İnsan yaşamı bazı bakımlardan ota benzer; doğası gereği böylesine geçicidir. (Mezmur 103:15, 16; Yakub 1:10, 11) İşaya, insan yaşamının geçiciliğiyle Tanrı’nın “sözü”nün ya da belirtilen amacının kalıcılığı arasındaki tezatı ortaya koyuyor. Evet, ‘Tanrımız’ın sözü’ kalıcıdır. Hiçbir şey Tanrı’nın sözünü iptal edemez veya yerine gelmesini engelleyemez.—Yeşu 23:14.

      11. Yehova’nın yazılı Sözünde bulunan vaatleri gerçekleştireceğine neden güvenebiliriz?

      11 Bugün bizler Yehova’nın amacıyla ilgili bildirisini yazılı şekilde Mukaddes Kitapta buluyoruz. Mukaddes Kitap yüzyıllar boyu şiddetli muhalefetle karşılaştı ve korkusuz çevirmenler ve başkaları onu koruyabilmek için hayatlarını tehlikeye attılar. Yine de bu kaydın varlığını sürdürmesi sadece onların çabalarıyla olmadı. Bunun tüm onuru Yehova’ya, Sözünün Koruyucusu ‘yaşayan Tanrı’ya’ verilmelidir. (I. Petrus 1:23-25) Şunu düşünün: Yehova yazılı Sözünü bugüne dek koruduğuna göre, içindeki vaatleri de gerçekleştireceğine güvenemez miyiz?

      Koyunlarına Şefkatle Bakan Güçlü Bir Tanrı

      12, 13. (a) Geri dönüş vaadine neden güvenilebilir? (b) Yahudi sürgünlere hangi müjde var, buna neden güvenebilirler?

      12 İşaya geri dönüş vaadine güvenilebileceğini gösteren ikinci bir neden veriyor. Bu vaadi veren, kavmine şefkatle bakan güçlü bir Tanrı’dır. İşaya şöyle devam ediyor: “Siona müjde getiren, yüksek dağa çık; Yeruşalime müjde getiren, sesini kuvvetle yükselt; yükselt, korkma; Yahuda şehirlerine de: İşte, Allahınız! İşte, RAB Yehova yiğit gibi [gücüyle, YÇ] gelecek, ve kendisi için bazusu saltanat sürecek; işte, ücreti kendisile beraberdir, ve mükâfatı kendi önündedir. Sürüsünü çoban gibi güdecek, kolu ile kuzuları toplıyacak, ve bağrında taşıyacak, ve emzikli olanları yavaş güdecek.”—İşaya 40:9-11.

      13 Mukaddes Kitap devirlerinde kadınların zaferleri kutlamaları, savaşın kazanıldığına veya kurtuluşun yaklaştığına ilişkin müjdeyi haykırarak ezgilerle bildirmeleri âdetti. (I. Samuel 18:6, 7; Mezmur 68:11) İşaya, Yahudi sürgünlere bir müjde verileceğini peygamberlik niteliğinde belirtiyor. Yehova’nın kavmini sevgili Yeruşalimlerine döndüreceği müjdesi dağların tepelerinden bile korkusuzca haykırılabilir! Onlar buna güvenebilirler, çünkü Yehova ‘gücüyle’ gelecek. Şu halde, O’nun vaadini yerine getirmesini hiçbir şey engelleyemez.

      14. (a) İşaya Yehova’nın, kavmini yurduna götürürken göstereceği şefkati nasıl betimliyor? (b) Çobanların koyunlarına şefkatle baktıklarını hangi örnek betimliyor? (Sayfa 405’teki çerçeveye bakın.)

      14 Bununla birlikte, bu güçlü Tanrı’nın şefkatli bir tarafı da var. İşaya, Yehova’nın kavmini yurduna nasıl götüreceğini sıcak bir dille anlatıyor. Yehova kuzularını toplayıp “bağrında” taşıyan sevgi dolu bir çobana benzetiliyor. “Bağır” sözcüğünün burada giysinin göğüs kısmına değindiği anlaşılıyor. Çoban bazen sürüye ayak uyduramayan yeni doğmuş kuzuları “bağrında” taşır. (II. Samuel 12:3) Kırsal yaşamdan alınma böyle dokunaklı bir örneğin, sürgündeki kavmin, Yehova’nın sevgiden kaynaklanan ilgisine güvenlerini perçinlediği kuşkusuz. Onlar, güçlü olmasına karşılık böylesine şefkatli de olan bir Tanrı’nın, kendilerine verdiği vaadi yerine getireceğine güvenebilirler.

      15. (a) Yehova ne zaman ‘gücüyle’ geldi, O’nun ‘kendisi için saltanat süren bazusu’ nedir? (b) Hangi müjde korkusuzca verilmelidir?

      15 İşaya’nın sözleri günümüz için çok anlamlıdır. Yehova 1914’te ‘gücüyle’ geldi ve göklerde Krallığını kurdu. O’nun ‘kendisi için saltanat süren bazusu’, gökteki tahtına oturttuğu Oğlu İsa Mesih’tir. Yehova 1919’da yerdeki meshedilmiş hizmetçilerini Büyük Babil’in esaretinden kurtardı. Böylece yaşayan hakiki Tanrı olarak Kendisine sunulan pak tapınmayı bütünüyle yeniden kurmaya başladı. Bu, her yerden duyulabilmesi için sanki dağların tepelerinden korkusuzca haykırılması gereken bir müjdedir. Öyleyse, sesimizi yükseltip başkalarına Yehova Tanrı’nın yeryüzünde pak tapınmayı yeniden kurduğunu cesaretle bildirelim!

      16. Yehova bugün hizmetçilerini ne tarzda yönlendiriyor, hangi örneği veriyor?

      16 İşaya 40:10, 11’deki sözlerin bugün bizim için pratik başka bir değeri daha var. Yehova’nın, hizmetçilerini şefkatli bir tarzda yönlendirdiğini görmek insanı teselli eder. Bir çobanın, diğerlerine yetişemeyen küçük kuzular da dahil, koyunlarının her birinin nelere ihtiyacı olduğunu anladığı gibi, Yehova da sadık hizmetçilerinin her birinin sınırlarını anlayışla karşılar. Üstelik, Yehova şefkatli bir Çoban olarak cemaatteki çobanlara iyi örnek olur. İhtiyarlar, Yehova’nın sevgiyle gösterdiği ilgiyi örnek alıp sürüye şefkatle davranmalıdırlar. Yehova’nın ‘Kendi Oğlunun kanı ile satın aldığı’ sürünün bireylerinin her biri hakkında neler hissettiğini hatırlarında tutmalıdırlar.—Resullerin İşleri 20:28.

      Mutlak Güce, Mutlak Hikmete Sahip

      17, 18. (a) Yahudi sürgünler geri dönüş vaadine neden güvenebilirler? (b) İşaya hayranlık uyandıran hangi soruları soruyor?

      17 Tanrı mutlak güce, mutlak hikmete sahip olduğundan, Yahudi sürgünler O’nun geri döneceklerine ilişkin verdiği vaade güvenebilirler. İşaya şunları diyor: “Avucunun çukuru içinde suları ölçen, ve karışla gökleri ölçen, ve yerin toprağını ölçeğin içine sığdıran, ve dağları kantarla, ve tepeleri terazi ile tartan kimdir? RABBİN Ruhuna ölçü koyan, ve öğütçüsü olup ona öğreten kimdir? Danıştığı adam, ona anlayış veren, ve adalet yolunda ona ders veren, ve ona bilgi öğreten, ve anlayış yolunu ona bildiren kimdir?”—İşaya 40:12-14.

      18 Bunlar Yahudi sürgünler için üzerinde derin düşünülmesi gereken hayranlık uyandırıcı sorulardır. İnsan engin denizlerdeki gelgit olayını tersine çevirebilir mi? Tabii ki, hayır! Oysa yeryüzünü kaplayan denizler Yehova’nın avucunda bir damla su gibidir.b Aciz insan yıldızlarla kaplı uçsuz bucaksız gökleri ölçebilir ya da yeryüzündeki dağları, tepeleri tartabilir mi? Hayır. Oysa, Yehova için gökleri ölçmek, insanın bir cismin boyunu karışla, yani açık bir elin baş parmağıyla küçük parmağı arasıyla ölçmesi kadar kolaydır. O, dağları, tepeleri bir teraziyle tartabilir. En hikmetli insanlar bile Tanrı’ya mevcut durumda ne yapması gerektiğini öğütleyebilir ya da gelecekte ne yapması gerektiğini söyleyebilirler mi? Kesinlikle hayır!

      19, 20. İşaya, Yehova’nın büyüklüğünü vurgulamak üzere hangi canlı betimlemeleri kullanıyor?

      19 Ya yeryüzünün güçlü milletleri için ne denebilir? Onlar, Tanrı’nın vaadini yerine getirmesine direnebilirler mi? İşaya milletlerin durumunu şöyle betimleyerek bu soruyu yanıtlıyor: “RAB için uluslar kovada bir damla su, terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar. Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, yakmalık sunu için az gelir hayvanları. RAB’bin önünde bütün uluslar bir hiç gibidir, hiçten bile aşağı, değersiz sayılır.”—İşaya 40:15-17, YÇ.

      20 Yehova’nın gözünde tüm milletler kovadan düşen bir damla su gibidir. Terazideki bir toz zerreciğinden daha ağır değillerdir.c Devasa bir sunak inşa edildiğini ve Lübnan dağlarını kaplayan bütün ağaçların sunağın odunu olarak kullanıldığını varsayın. Sonra da bu dağlarda dolaşan tüm hayvanlar kurban olarak sunulsun. Böyle bir sunu bile Yehova’ya layık değildir. İşaya buraya kadar yaptığı betimlemelerle yetinmeyip, daha da güçlü bir ifadeye başvuruyor –Yehova’nın gözünde bütün milletler ‘hiçten bile aşağıdır.’—İşaya 40:17, YÇ.

      21, 22. (a) İşaya, Yehova’nın benzersizliğini nasıl vurguluyor? (b) İşaya’nın canlı betimlemeleri bizi hangi sonuca götürüyor? (c) Peygamber İşaya bilimsel yönden doğru hangi bildiriyi kaydediyor? (Sayfa 412’deki çerçeveye bakın.)

      21 İşaya, Yehova’nın benzersizliğini daha da vurgulamak için devamen altından, gümüşten, tahtadan put yapanların ne denli budala olduğunu belirtiyor. Böyle bir putun “dünya dairesi üzerinde oturan” ve onun içinde yaşayanlara egemen Olan’ın uygun bir temsili olabileceğini düşünmek ne büyük akılsızlık!—İşaya 40:18-24’ü okuyun.

      22 Bütün bu canlı betimlemeler bizi bir sonuca götürüyor: eşi benzeri olmayan mutlak bir güce ve hikmete sahip Yehova’yı vaadini yerine getirmekten hiçbir engel alıkoyamaz. İşaya’nın bu sözleri, yurt özlemi çeken Babil’deki Yahudi sürgünlere ne büyük bir teselli ve güç kaynağı olmuş olmalı! Bugün biz de Yehova’nın geleceğimizle ilgili vaatlerinin gerçekleşeceğine güvenebiliriz.

      “Bunları Kim Yarattı”

      23. Yahudi sürgünler hangi nedenle cesaret bulabilirler, Yehova şimdi Kendisi hakkında neyi vurguluyor?

      23 Yahudi sürgünlerin cesaret bulabilmeleri için başka bir neden daha var. Kurtuluş vaat eden, her şeyin Yaratıcısı ve dinamik enerjinin kaynağıdır. Yehova şaşkınlık verici gücünü vurgulamak üzere yaratılışta ortaya koyduğu yeteneklerine dikkati çekiyor: “Beni kime benzeteceksiniz ki, ben ona musavi olayım? Kuddûs diyor. Gözlerinizi yukarı kaldırın, ve görün, bunları kim yarattı; o ki, bunların ordusunu sayı ile çıkarır: onların hepsini adları ile çağırır; kudretinin büyüklüğünden ötürü, ve kuvvetinin zoru ile [üstün gücü sayesinde, YÇ] onlardan hiç biri eksilmez.”—İşaya 40:25, 26.

      24. Yehova Kendisi hakkında konuşarak, eşi benzeri olmadığını nasıl gösteriyor?

      24 İsrail’in Kutsalı Kendinden söz ediyor. Eşi benzeri olmadığını göstermek üzere dikkati göğün yıldızlarına çekiyor. Yehova askerlerini karşısında sıraya dizen bir komutan gibi yıldızlara kumanda eder. Onları içtimaya çağırsaydı, ‘hiçbiri eksik olmayacaktı.’ Yıldızların sayısı çok fazla olsa da her birini adıyla, özel ismiyle ya da tanıtıcı unvanıyla çağırır. Önderleri ‘büyük kudrete, üstün güce’ sahip olduğundan, bu yıldızlar itaatli askerler gibi uygun bir sıra izleyerek yerli yerinde dururlar. Dolayısıyla, Yahudi sürgünlerin O’na güvenmeleri için neden vardır. Yıldızlara kumanda eden Yaratıcı hizmetçilerini destekleyecek güce sahiptir.

      25. İşaya 40:26’daki Tanrısal çağrıya nasıl karşılık verebiliriz, bunun nasıl bir etkisi olabilir?

      25 İşaya 40:26’da kayıtlı Tanrısal çağrıya hangimiz karşı koyabiliriz: “Gözlerinizi yukarı kaldırın, ve görün”? Çağdaş astronomların bulguları yıldızlarla kaplı göklerin, İşaya’nın günlerinde göründüğünden çok daha hayranlık uyandırıcı olduğunu göstermiştir. Güçlü teleskoplarıyla gökleri dikkatle izleyen astronomlar, gözlemlenebilen evrende 125 milyar kadar gökada bulunduğunu tahmin ediyorlar. Bunlardan sadece biri, Samanyolu Gökadası bazı tahminlere göre 100 milyardan fazla yıldız içeriyor. Bu bilgi bizde, Yaratıcımıza karşı derin saygı ve vaadine karşı tam bir güven uyandırmalı.

      26, 27. Babil’deki sürgünlerin duyguları nasıl dile getiriliyor, onların neleri bilmeleri gerekir?

      26 Yehova tutsak olarak yaşayacakları yılların Yahudi sürgünler için ne denli kasvetli geçeceğini bildiğinden, İşaya’ya onların güvenini perçinleyecek şu sözleri önceden ilhamla yazdırıyor. “Niçin, ey Yakub: RAB benim yolumu görmiyor, ve Allahım hakkıma bakmıyor, diyorsun; ve ey İsrail, niçin böyle söyliyorsun? Bilmedin mi? işitmedin mi? Ebedî Allah, RAB, dünyanın uçlarını yaratan, zayıflamaz ve yorulmaz; onun anlayışının derinliğine erilmez.”—İşaya 40:27, 28.

      27 İşaya, Yehova’nın, yurtlarına yüzlerce kilometre uzaklıktaki Babil’de bulunan sürgünlerin duygularını dile getiren sözlerini yazıyor. Bazısı, Tanrı’nın onların ‘yolunu’ –zor yaşamını– görmediğini, bilmediğini düşünüyor. Onlar, çektikleri adaletsizliklere Yehova’nın kayıtsız kaldığı fikrindeler. Onlara kişisel deneyimlerinden olmasa bile kuşaktan kuşağa aktarılanlardan bilmeleri gerekenler hatırlatılıyor. Yehova kavmini kurtarabilir ve kurtarmak istiyor. O ebedi Tanrı’dır ve tüm yeryüzünün Yaratıcısıdır. Dolayısıyla, yaratılışta gösterdiği güce hâlâ sahiptir ve güçlü Babil bile O’nun elinin uzanamayacağı bir yerde değildir. Böyle bir Tanrı ne ‘yorulur’ne de kavminin umudunu boşa çıkarır. Onlar Yehova’nın yaptıklarını tam olarak kavramayı hiç beklememelidirler, çünkü O’nun anlayışını –kavrama, ayırt etme, algılama gücünü– kavramaya güçleri yetmez.

      28, 29. (a) Yehova yorgun olanların yardımına geleceğini kavmine nasıl hatırlatıyor? (b) Yehova’nın hizmetçilerini nasıl güçlendirdiğini göstermek üzere hangi betimleme kullanılıyor?

      28 Yehova devamen İşaya aracılığıyla karamsar sürgünleri yüreklendirecek sözler söylüyor: “Zayıf olana kuvvet verir; ve takati kalmamış olanın kudretini artırır. Gençler bile zayıflar ve yorulur, ve yiğitler bütün bütün düşerler; fakat RABBİ bekliyenler kuvvetlerini tazeler, kartallar gibi kanat gerip yükselirler; seğirtirler ve yorulmazlar; yürürler ve zayıflamazlar.”—İşaya 40:29-31.

      29 Yehova, muhtemelen sürgünlerin yurtlarına dönebilmek için yapmak zorunda oldukları çetin yolculuğu düşünerek, yorulanları güçlendirmek gerektiğinden söz ediyor. Kendisinden destek dileyen takatsızlara yardım etmenin, kişiliğinin belirgin bir özelliği olduğunu kavmine hatırlatıyor. En enerjik insanlar, “gençler” ve “yiğitler” bile yorgunluktan, bitkinlikten tükenip düşebilirler. Ama Yehova Kendisine güvenenlere güç vereceğini, koşup yürümeleri için bitmeyen bir enerji sağlayacağını vaat ediyor. Yehova’nın hizmetçilerini nasıl güçlendirdiği, saatlerce havada süzülerek kanat çırpmadan kalabilen güçlü bir kuş olan kartalın güç harcamıyormuş gibi görünen uçuşuyla betimleniyor.d Tanrı’dan böyle bir destek bekleyen Yahudiler’in umutsuzluğa kapılmalarına hiçbir sebep yok.

      30. Bugün İsa’nın hakiki takipçileri, İşaya kitabının 40. babının son sözlerinden nasıl teselli bulabilirler?

      30 İşaya kitabının 40. babının bu son ayetlerinde, bu kötü sistemin son günlerinde yaşayan İsa’nın hakiki takipçileri için teselli sözleri bulunmaktadır. Cesaret kırıcı bunca baskı ve sorun karşısında, katlandığımız zorlukların ve uğradığımız adaletsizliklerin Tanrı’nın gözünden kaçmadığını bilmek güvenimizi perçinliyor. ‘Anlayışına sınır’ olmayan her şeyin Yaratıcısı’nın, tüm adaletsizlikleri uygun gördüğü zamanda ve şekilde düzelteceğinden emin olabiliriz. (Mezmur 147:5, 6) Bu arada kendi gücümüzle dayanmamıza gerek yok. Kaynakları tükenmeyen Yehova deneme zamanında hizmetçilerine ‘normalin ötesinde’ bile güç verebilir.—II. Korintoslular 4:7.

      31. İşaya’nın peygamberliğinde Babil’deki Yahudi tutsaklar için ışık kaynağı olan hangi vaat bulunuyordu, biz neye mutlak anlamda güvenebiliriz?

      31 MÖ altıncı yüzyılda Babil’deki Yahudi tutsakların durumunu düşünün. Yüzlerce kilometre ötede sevgili Yeruşalimleri viran, mabetleriyse yıkık duruyor. İşaya’nın peygamberliği onlar için ışık ve ümit kaynağı olan teselli edici bir vaat içeriyordu –Yehova onları yurtlarına geri döndürecekti! Yehova kavmini MÖ 537’de yurduna geri döndürmekle vaatlerini yerine getiren bir Tanrı olduğunu kanıtladı. Biz de Yehova’ya mutlak güven duyabiliriz. İşaya’nın peygamberliğinde çok güzel ifade edilen Gökteki Krallıkla ilgili vaatlerin hepsi birer gerçek olacak. Bu gerçekten bir müjde, tüm insanlık için ışık kaynağı olan bir mesajdır!

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş