Gökteki Krallığın Müjdecilerinden Haberler
‘Elverişli Dönemde ve Sıkıntılı Dönemde’ Vaaz Etmek
SAVAŞIN tüm Bosna Hersek’e yayılmasıyla binlerce insan olağanüstü zorluklar yaşadı. Bu güç dönemde Yehova’nın Şahitleri, insanlara ümit vermek ve onları yüreklendirmek için her tür çabayı gösterdiler. Aşağıdaki sözler bir süre Saraybosna’da hizmet etmiş olan bir Şahidin mektubundan alınmıştır.
“Burada yaşam çok zor, fakat insanlar Mukaddes Kitap hakikatini öğrenmeye çok istekli. Yöredeki Şahitler fevkalade bir sebat örneği oluşturuyorlar. Maddi açıdan çok az şeye sahipler, fakat mükemmel bir tutumları var. Neredeyse cemaatteki tüm gençler dolgun vakitli hizmette çalışıyor. Bu gayret yeni müjdecileri de teşvik ediyor; onlar için, daha hizmete katıldıkları ilk aydan başlayarak vaaz etme işine 60 ya da daha fazla saat ayırmak ender rastlanan bir durum değil.
Evden eve vaaz etmenin yanı sıra, insanlara erişmek üzere çeşitli yöntemler denedik. Örneğin şehirdeki birçok mezarlıkta Mukaddes Kitaba dayalı yayınlar vererek iyi sonuçlar elde ettik.
Hastanelerde de şahitlikte bulunuldu. Saraybosna’da bir hastanenin Kardiyoloji Servisinde klinik şefi ‘Kalp Krizi—Ne Yapılabilir?’ temasını işleyen dergiyi aldı. Diğer doktorlara da vermek için aynı dergiden birkaç adet daha istedi. Ardından, Şahitlerin onun servisindeki tüm hastaları ziyaret etmesine izin verildi. Böylece, yataktan yatağa gidilerek, bir saatten az bir sürede yüzden fazla dergi dağıtıldı. Birçok hasta, hastanede bulundukları sürece ilk kez ümit vermek ve yüreklendirmek amacıyla ziyaret edildiklerini söyledi.
Başka bir fırsatta, Çocuk Hastalıkları Servisi, çocuklara uygun makaleler içeren dergilerle ziyaret edildi. Klinik şefi de, okuma salonuna koyulmak üzere Mukaddes Kitap Öyküleri kitabından birkaç tane kabul etti. Şimdi hastanede çocuklarını ziyaret eden anneler onlara her gün Mukaddes Kitap öyküleri okuyor. Doktoru evinde ziyaret etmek üzere de düzenleme yapıldı.
Saraybosna’da farklı uluslardan binlerce NATO [Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı] askeri var. Onlara da tam bir şahitlikte bulunuldu. Bazen Tüm Uluslar İçin İyi Haber adlı yayının ve dergilerin farklı dillerdeki baskılarından alarak bir zırhlı araçtan diğerine gidiyoruz. İtalyan birliğinin barakalarında 200’den fazla dergi dağıtıldı. Birçok İtalyan askerin daha önce Yehova’nın Şahitleriyle hiç konuşmadığını söylemesi şaşırtıcıydı. Her neyse, onlara Saraybosna’da eriştik.
Bir gün yol kenarına zırhlı bir araba park etmişti. Şemsiyemle arabanın kapısına hafifçe vurdum, dışarı bir asker çıktı. Ona ‘Barış Habercileri—Kimlerdir?’ başlıklı dergiyi sundum. Asker bana bakıp, ‘siz de Yehova’nın Şahidisiniz, değil mi?’ diye sordu. Şahit olduğumu öğrenince, ‘Burada da siz, inanamıyorum!’ diye karşılık verdi. ‘Acaba dünyada Şahitlerin olmadığı bir yer var mı?’”
Resul Pavlus şu teşvikte bulundu: “Sözü vaaz et, elverişli dönemde, sıkıntılı dönemde ivedilikle bu işin içinde ol.” (II. Timoteos 4:2) Yehova’nın Saraybosna’daki Şahitleri de, tüm dünyadaki imandaşları gibi bu işi yapıyorlar; hatta bu amaçla bir hasta yatağından diğerine, bir zırhlı araçtan diğerine gidiyorlar!