-
Dünyanın Dört Bir Yanından Gelen Bir DilekGözcü Kulesi—2008 | 1 Ocak
-
-
Dünyanın Dört Bir Yanından Gelen Bir Dilek
MİLYONLARCA, hatta milyarlarca insanın aynı istekte bulunduğunu düşünün. Tüm bu insanlar, evrendeki en üstün otoriteye, özel bir dileği yerine getirmesi için yakarıyor. Ancak onların büyük çoğunluğu diledikleri şeyin ne olduğunu tam olarak bilmiyor. Böyle bir olay gerçekten yaşanabilir mi? Aslında bu zaten her gün yaşanan bir olay. Tüm bu insanların dileği nedir? Tanrı’nın Krallığının gelmesi.
Bir tahmine göre, kendini Hıristiyan olarak adlandırıp İsa Mesih’in Önderleri olduğuna inanan yaklaşık 37.000 inanç var. Bu inançları benimseyenlerin sayısı iki milyarın üzerinde. Bu insanların birçoğu, Mukaddes Kitapta kayıtlı olan ve genelde Rabbin Duası olarak bilinen duayı tekrarlıyor. Siz bu duayı biliyor musunuz? İsa’nın, takipçilerine öğrettiği bu duanın başında şu sözler yer alır: “Göklerdeki Babamız, ismin kutsal kılınsın. Krallığın gelsin. Gökte olduğu gibi yerde de Senin isteğin gerçekleşsin” (Matta 6:9, 10).
Yüzlerce yıldır insanlar kilisede ibadet ederken bu sözleri tekrarlıyor. Bu duayı iyi ve kötü zamanlarda ailece ya da yalnız başlarına da tekrarlıyorlar. Bunu samimi şekilde, hatta yoğun duygularla yapıyorlar. Birçok kişi de bu duayı ezberlemiştir ve anlamı üzerinde neredeyse hiç düşünmeden sözleri sık sık tekrar ediyor. Fakat Tanrı’nın Krallığının gelmesini bekleyen ve bunun için dua edenler sadece Hıristiyan Âlemine üye olanlar değildir.
Birçok Dinin Ortak Dileği
Yahudilikte iyi bilinen bir dua, yas tutan kişinin okuduğu Kaddiş duasıdır. Dua ölümle ya da yasla ilgili olmasa da birinin ölümünden sonra bu duayı okumak yaygın bir âdettir. Duada şu sözler yer alır: “[Tanrı] hükümranlığını sen yaşarken, bir an önce kursun.”a Havrada okunan bir başka eski duanın sözlerinde, Davud evinden gelecek olan Mesih’in hüküm süreceği Krallık hakkındaki ümide değinilir.
Hıristiyanlık dışındaki dinlere mensup olan başka kişiler de Tanrı’nın Krallığı düşüncesini olumlu karşılıyor. Hindistan’da yayımlanan bir gazetenin bildirdiğine göre, Hinduizm, İslamiyet ve Hıristiyanlık arasında köprü kurmaya çalışan, 19. yüzyılda yaşamış önemli bir Hintli din adamı şunları söyledi: “Doğu ve batı birleşmedikçe, Tanrı’nın gerçek krallığı kurulmayacaktır” (The Times of India). Avustralya’nın Strathfield kentinde bulunan bir medresenin müdüresi de, geçenlerde bir gazetede şöyle yazdı: “Tüm Müslümanlar gibi ben de İsa’nın döneceğine ve Allah’ın hakiki Krallığını kuracağına inanıyorum.”
Şüphesiz bugün Tanrı’nın Krallığına ümit bağlayan ve onun için dua edenlerin sayısı milyarları bulmaktadır. Fakat bunun yanında düşünülmesi gereken ilginç bir durum var.
Bu derginin yayımcıları olan biz Yehova’nın Şahitlerinin, yaşadığınız yerde evden eve giderek insanlarla Mukaddes Kitap hakkında konuştuğumuzu biliyor olabilirsiniz. Bu işi tüm dünyada, 236 yerde ve 400’den fazla dilde yapıyoruz. Duyurduğumuz iyi haberin ana teması, Tanrı’nın Krallığıdır. Bu derginin tam başlığına dikkat edin: Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur. Duyuru işi sırasında Mukaddes Kitaba inandığını söyleyen insanlara bu Krallık için dua edip etmediklerini soruyoruz. Hayli çok sayıda insan bunu yaptığını söylüyor. Ancak bu Krallığın ne olduğunu sorduğumuzda çoğu insan ya cevabı bilmediğini söylüyor ya da verdikleri cevap karmaşık ve belirsiz oluyor.
Neden bu kadar çok insan, Tanrı’nın Krallığının ne olduğunu tanımlayamadığı halde onun gelmesi için dua ediyor? Sebep bunun karmaşık, belirsiz bir konu olması mı? Hayır. Krallık, Mukaddes Kitapta tam ve net bir şekilde açıklanıyor. Ayrıca Mukaddes Kitabın Krallıkla ilgili mesajı, bu karanlık dönemde size gerçek bir ümit verebilir. Sonraki makalede Mukaddes Kitabın bu ümidi nasıl açıkladığını göreceğiz. Ardından, İsa’nın Krallık için yaptığı duanın ne zaman cevaplanacağını ele alacağız.
[Dipnot]
a İsa’nın örnek duasında olduğu gibi, yas tutan kişinin okuduğu Kaddiş duasında da Tanrı’nın isminin kutsal kılınması dilenir. Kaddiş’in Mesih’in yaşadığı dönemde ya da öncesinde ortaya çıkıp çıkmadığı tartışma konusu olsa da benzerlikler bizi şaşırtmamalı. Çünkü İsa’nın örnek duayı söylemekteki amacı, daha önce duyulmamış yepyeni bir şey ortaya koymak değildi. Duasında dile getirdiği ricalar tamamen, tüm Yahudilerin elinde olan Kutsal Yazılara dayanıyordu. İsa Yahudileri zaten yapmaları gerektiği gibi dua etmeye teşvik ediyordu.
-
-
Tanrı’nın Krallığı Nedir?Gözcü Kulesi—2008 | 1 Ocak
-
-
Tanrı’nın Krallığı Nedir?
İSA’NIN duyurduğu iyi haberin teması neydi? İsa bunun Tanrı’nın Krallığı olduğunu söyledi (Luka 4:43). Dinleyicileri, onun birçok defa Krallığa değindiğini duymuş olmalılar. Bu onların aklını karıştırdı mı? Sözü edilen Krallığın ne olduğunu sordular mı? Hayır. İncil kayıtları böyle sorular sorulduğundan söz etmez. O halde Tanrı’nın Krallığı o günlerde bilinen bir konu muydu?
Aslında Yahudilerin büyük saygı duyup kutsal kabul ettiği eski yazılar, bu Krallığı tanıtıyor; bu sayede onlar, belirgin ve somut ifadelerle Krallığın ne olduğunu ve neler başaracağını biliyordu. Bugün biz de aynı yöntemle, yani Mukaddes Kitaba başvurarak Krallık hakkında onlardan bile daha fazla bilgi sahibi olabiliriz. Mukaddes Kitabın Krallık hakkında öğrettiği yedi noktayı ele alalım. Bunların ilk üçü, hem İsa’nın döneminde hem de önceki dönemlerde yaşayan Yahudilerin iyi bildiği şeylerdi. Sonraki üçü birinci yüzyılda, Mesih ya da elçileri tarafından açıklandı. Sonuncusu ise günlerimizde anlaşıldı.
1. Tanrı’nın Krallığı sonsuza dek hüküm sürecek gerçek bir yönetimdir. Mukaddes Kitaptaki ilk peygamberlik sözü, Tanrı’nın sadık insanlar için bir kurtarıcı göndereceğini bildirdi. “Zürriyet”, yani soy olarak adlandırılan bu kurtarıcı, Âdem, Havva ve Şeytan’ın isyanıyla başlayan tüm acı veren sorunları ortadan kaldıracaktı (Tekvin 3:15). Bundan uzun zaman sonra sadık Kral Davud’a bu soy, yani Mesih hakkında heyecan verici açıklamalar yapıldı. O, bir Krallığın başına geçecekti. Bu yönetim, diğerlerinin tümünden farklı olacak; sonsuza dek kalacaktı (2. Samuel 7:12-14).
2. Tanrı’nın Krallığı insanlar tarafından kurulan her yönetime son verecek. Daniel peygambere verilen görüntüde, tarih boyunca birbiri ardına hüküm sürüp günümüze kadar gelecek olan dünya yönetimleri yer alıyordu. Bu görüntünün nasıl heyecan veren bir doruğa ulaştığına dikkat edin: “O kıralların [insanlar tarafından kurulan son yönetimlerin] günlerinde göklerin Allahı ebediyen harap olmıyacak bir kırallık kuracak, ve onun hâkimiyeti başka bir kavma bırakılmıyacak; ancak bu kırallıkların hepsini o parçalıyacak ve bitirecek, ve kendisi ebediyen duracak.” Başka sözlerle bu dünyanın tüm krallıkları ya da yönetimleri, dolayısıyla savaşlar, baskı ve yolsuzluk sonsuza dek yok edilecek. Daniel’in önceden bildirdiği gibi Tanrı’nın Gökteki Krallığı yakında tüm dünya üzerinde hüküm sürecek (Daniel 2:44, 45). Gerçek bir yönetim olan bu Krallık aynı zamanda, hüküm süren tek yönetim olacak.a
3. Tanrı’nın Krallığı savaşları, hastalıkları, kıtlığı ve hatta ölümü ortadan kaldıracak. Mukaddes Kitaptaki heyecan veren vaatler, Tanrı’nın Krallığının yeryüzünde neler yapacağını gösterir. Bu hükümet başka hiçbir insan yönetiminin bu güne kadar asla yapmadığı ve asla yapamayacağı şeyleri başaracak. Tüm savaş aletlerinin sonsuza dek yok edildiğini zihninizde canlandırın. ‘Yerin ucuna kadar cenkleri durduracak’ (Mezmur 46:9). Artık doktorlar, hastaneler veya hastalıklar olmayacak. “Orada oturan: Hastayım, demiyecek” (İşaya 33:24). Kıtlık, gıda yetersizliği, kötü beslenme ve açlık olmayacak. “Yerde . . . . buğday bolluğu” olacak (Mezmur 72:16). Artık cenazeler, taziye ziyaretleri, mezarlıklar, morglar ve bunlarla bağlantılı acılar olmayacak. Amansız düşmanımız olan ölüm, en sonunda yok edilecek. Tanrı ‘ölümü ebediyen yutacak; ve RAB Yehova bütün yüzlerden gözyaşlarını silecek’ (İşaya 25:8).
4. Tanrı’nın Krallığının, Tanrı tarafından seçilmiş bir Kralı var. Mesih kendi kendini yönetici olarak tayin etmedi ya da kusurlu insanlar tarafından seçilmedi. Onu bizzat Yehova Tanrı seçti. “Mesih” olarak tercüme edilen sözcük Mukaddes Kitabın yazıldığı orijinal dillerde, “özel bir konuma tayin edilmiş Kişi” anlamına gelir ve Kralın, bu konuma Yehova tarafından tayin edildiğini doğrular. Tanrı onun hakkında şöyle der: “İşte seçtiğim, gönülden hoşnut olduğum sevgili kulum! Ona ruhumu vereceğim ve milletlere adaletin ne olduğunu o gösterecek” (Matta 12:17, 18; İşaya 42:1). Nasıl bir yöneticiye ihtiyacımız olduğunu Yaratıcımızdan daha iyi kim bilebilir?
5. Tanrı’nın Krallığının Kralı, bu konuma layık olduğunu tüm insanlığa gösterdi. Nasıralı İsa’nın önceden bildirilen Mesih olduğu kanıtlandı. O Tanrı’nın belirlediği soy hattından geliyordu (Tekvin 22:18; 1. Tarihler 17:11; Matta 1:1). Yeryüzündeyken yüzlerce yıl önce Mesih’le ilgili yazılan birçok peygamberlik sözünü yerine getirdi. Onun Mesih olduğu gökten de bildirildi. Nasıl? Tanrı gökten konuşup İsa’yı, Kendi Oğlu olarak tanıttı, melekler İsa’nın önceden bildirilen Mesih olduğunu söylediler, ayrıca İsa sık sık, yüzlerce hatta binlerce insanın önünde Tanrı’nın gücü sayesinde gerçekleştiği belli olan mucizeler yaptı.b İsa, nasıl bir yönetici olacağını defalarca gösterdi. O hem insanlara yardım edecek güce sahipti hem de bunu yapmak istiyordu (Matta 8:1-3). Bencil değildi, şefkatli, cesur ve alçakgönüllüydü. Onun yeryüzündeki yaşamı, herkesin okuyabilmesi için Mukaddes Kitaba kaydedilmiştir.
6. Tanrı’nın Krallığında Mesih’in yanında 144.000 kişi hüküm sürer. İsa, elçileri de içinde olmak üzere başka kimselerin de gökte onunla birlikte hüküm süreceğini söyledi. Bu grubu “küçük sürü” olarak adlandırdı (Luka 12:32). Daha sonra elçi Yuhanna’ya, bu küçük sürünün 144.000 kişiden oluşacağı söylendi. Onlar gökte muhteşem bir görev üstlenecek, Mesih’le birlikte krallar olarak hüküm sürüp kâhinler olarak hizmet edeceklerdi (Vahiy 5:9, 10; 14:1, 3).
7. Şimdi gökte hüküm süren Tanrı’nın Krallığı yeryüzünde de hüküm sürmeye hazırdır. Bu yedinci nokta, öğrenebileceğimiz en heyecan verici gerçekler arasındadır. Mukaddes Kitap, İsa’ya gökte Kral olarak hüküm sürme yetkisi verildiğine dair bol miktarda kanıt sunar. O şimdi gökte kraldır ve çok yakında tüm yeryüzünü hâkimiyeti altına alıp daha önce değindiğimiz şahane vaatleri gerçekleştirecektir. Fakat Tanrı’nın Krallığının şimdi hüküm sürdüğünden nasıl emin olabiliriz? Bu Krallık yeryüzünde hüküm sürmeye ne zaman başlayacak?
[Dipnotlar]
a Buna benzer peygamberlik sözleri, Tanrı’nın Krallığının yüreğimizdeki bir şey olmadığını gösterir. 13. sayfada bulunan “Okuyucularımız Soruyor” kısmına bakın.
b Örneğin Matta 3:17; Luka 2:10-14; Yuhanna 6:5-14’e bakın.
-
-
Tanrı’nın Krallığı Ne Zaman Gelecek?Gözcü Kulesi—2008 | 1 Ocak
-
-
Tanrı’nın Krallığı Ne Zaman Gelecek?
“EFENDİMİZ, İsrail’e krallığı şimdi mi geri vereceksin?” (Elçiler 1:6). Elçiler, İsa’nın Krallığı ne zaman kuracağını öğrenmek için sabırsızlanıyorlardı. O zamandan yaklaşık 2.000 yıl sonra bugün insanlar hâlâ “Tanrı’nın Krallığı ne zaman gelecek?” sorusunun cevabını öğrenmek için sabırsızlanıyor.
İsa’nın bildirdiği iyi haberin teması Krallık olduğundan, onun bu soruyu yanıtladığını düşünmek makuldür ve zaten yanıtlamıştır. İsa birçok defa, ‘hazır bulunuşu’ olarak adlandırdığı belirli bir dönemden bahsetti (Matta 24:37). Onun hazır bulunuşu, Krallığın kurulmasıyla yakından bağlantılıdır. Söz konusu ‘hazır bulunuş’ tam olarak nedir? Bu konuda Mukaddes Kitabın ortaya koyduğu dört noktayı ele alalım.
1. Mesih’in hazır bulunduğu dönem, ölümünden uzun bir süre sonra başlayacaktı. İsa bir örnek vererek kendisini ‘krallık yetkisi alıp dönmek üzere uzak bir ülkeye giden soylu bir adama’ benzetti (Luka 19:12). Gelecekteki olaylara atfeden bu örnek nasıl gerçekleşti? İsa ölüp diriltildikten sonra “uzak bir ülkeye”, yani göğe gitti. İsa’nın benzer bir örnekle önceden bildirdiği gibi onun krallık yetkisiyle dönüşü “uzun bir süre sonra” olacaktı (Matta 25:19).
İsa’nın göğe çıkmasından birkaç yıl sonra elçi Pavlus şöyle yazdı: “O [İsa], günahlar için kalıcı değerde tek bir kurban sunmuş ve Tanrı’nın sağına oturmuştur. O zamandan beri düşmanlarının kendi ayakları altına basamak yapılmasını beklemektedir” (İbraniler 10:12, 13). İsa’nın göğe gitmesinden sonra uzun bir bekleme dönemi başladı. Yehova Tanrı onu, uzun zamandır vaat edilen Krallığın Kralı yaptığında bu bekleyiş sona erdi. Mesih’in hazır bulunduğu dönem o zaman başladı. Yeryüzündeki insanlar bir dönüm noktası olan bu olayı görecekler miydi?
2. Mesih’in hazır bulunması, insanların gözle göremeyeceği bir olaydır. Hatırlarsanız İsa, hazır bulunuşunun alametini açıklamıştı (Matta 24:3). Eğer bu gözle görülecek bir olay olsaydı alamete ya da işarete gerek kalır mıydı? Şu örneği düşünün: Diyelim ki bir okyanus görmek için yola çıkıyorsunuz. Yol üzerinde hangi yöne gideceğinizi gösteren levhalar görebilirsiniz. Fakat kıyıya gelip ufka uzanan uçsuz bucaksız suyu gördüğünüzde, üzerinde büyük harflerle “OKYANUS” yazan ve suyu gösteren büyük bir ok işareti görmeyi bekler miydiniz? Tabii ki hayır! Gözünüzle gördüğünüz bir şey için neden işaret levhasına ihtiyaç duyasınız ki?
İsa’nın, hazır bulunuşunun alametini vermesindeki amaç, insanların gözleriyle görebilecekleri bir olaya işaret etmek değil, bir olayın gökte gerçekleştiğini fark etmelerine yardım etmekti. Bu nedenle İsa şöyle dedi: “Tanrı’nın krallığının gelişi göze çarpan şekilde olmayacak” (Luka 17:20). O halde yeryüzündekiler Mesih’in hazır bulunduğu dönemin başladığını hangi alametten anlayacaktı?
3. Yeryüzünün şiddetli sıkıntılarla sarsıldığı bir dönemin gelmesi, İsa’nın hazır bulunduğuna işaret edecekti. İsa, gökte Kral olarak hazır bulunuşuna işaret edecek olayların savaşlar, kıtlıklar, depremler, salgın hastalıklar ve kötülük olacağını söyledi (Matta 24:7-12; Luka 21:10, 11). Tüm bu acılar nereden kaynaklanacaktı? Mukaddes Kitap “bu dünyanın hükümdarı” olan Şeytan’ın, öfke dolu olduğunu açıklar; çünkü o, Mesih’in Kral olarak hazır bulunduğu dönemin başlaması nedeniyle çok az zamanının kaldığını biliyor (Yuhanna 12:31; Vahiy 12:9, 12). Günümüzde Şeytan’ın öfkesine, dolayısıyla Mesih’in hazır bulunduğu dönemin başladığına kanıt oluşturan birçok belirti vardır. Tarihçilerin bir dönüm noktası olarak değerlendirdikleri 1914 yılından beri bu kanıtlar, daha önce hiç olmamış ölçüde ve dünya çapında görülüyor.
Tüm bunlar kötü haberler gibi görünüyor olabilir, fakat aslında öyle değildir. Bunlar, İsa Mesih’in yönetimindeki Tanrı’nın Krallığının şimdi gökte hüküm sürdüğünü göstermektedir. Çok yakında bu Krallık, yeryüzünde de hüküm sürmeye başlayacaktır. İnsanların Krallığı kabul edip ona boyun eğebilmesi için onun hakkında bilgi almaları gerekir; peki bu nasıl olacak?
4. Küre çapında yapılan duyuru işi, İsa’nın hazır bulunduğu dönemde yaşadığımıza işaret eder. İsa, hazır bulunduğu dönemin “Nuh’un zamanı” gibi olacağını söyledia (Matta 24:37-39). Nuh sadece gemi yapmıyordu, aynı zamanda bir “doğruluk habercisi”ydi (2. Petrus 2:5). Nuh, Tanrı’nın hükmünün yakın olduğu konusunda insanları uyarmıştı. İsa, hazır bulunuşu sırasında da takipçilerinin benzer bir iş yapacağını söyledi. Şunları önceden bildirdi: “Krallık hakkındaki bu iyi haber, dünyanın her yerinde bütün milletlere şahitlik amacıyla duyurulacak ve son o zaman gelecek” (Matta 24:14).
Önceki makalede gördüğümüz gibi Tanrı’nın Krallığı bu dünyanın tüm yönetimlerine son verecek. Duyuru faaliyeti sayesinde, gökteki yönetimin harekete geçmek üzere olduğu konusunda insanlar uyarılıyor; böylece yaklaşan yıkımdan kurtulmak ve Krallığa boyun eğmek için herkese fırsat tanınıyor. O halde kilit soru şudur: Siz nasıl karşılık vereceksiniz?
Tanrı’nın Krallığı Sizin İçin İyi Bir Haber mi?
İsa’nın bildirdiği haber, eşsiz bir ümit veriyordu. Binlerce yıl önce, Aden’deki isyanın ardından Yehova Tanrı dünyanın durumunu düzeltecek bir yönetim kurmayı amaçladı. Bu yönetim, insanlığı başlangıçta Tanrı’nın onlar için amaçladığı duruma, yani cennet haline getirilmiş yeryüzünde sonsuz yaşama kavuşturacaktı. Uzun zamandır vaat edilen bu yönetimin, şimdi gökte hüküm sürdüğünü bilmekten daha heyecan verici bir şey olabilir mi? Krallık belirsiz, soyut bir kavram değil, kesin bir gerçektir!
Tanrı’nın tayin ettiği Kral şimdi düşmanları arasında hâkimiyet kurmuştur (Mezmur 110:2). Tanrı’nın arzusu, Kendisi hakkındaki gerçekleri öğrenerek O’nu tanımak ve O’na “ruhla ve hakikatle” tapınmak isteyen kişiler bulmaktır; Mesih, Tanrı’ya yabancılaşan bu yozlaşmış dünyada, Yaratıcısının bu arzusunu gerçekleştiriyor (Yuhanna 4:24). Tanrı’nın yönetimi altında sonsuza dek yaşama ümidi, ırk, yaş ve sınıf ayrımı olmaksızın her insana sunulmaktadır (Elçiler 10:34, 35). Sizi, bu muhteşem fırsatı kabul etmeye içtenlikle teşvik ediyoruz. Tanrı’nın adil yönetimi altında sonsuza dek yaşamak için Tanrı’nın Krallığı hakkında şimdi bilgi alın (1. Yuhanna 2:17).
[Dipnot]
a “Hazır bulunuş” ifadesinin bazı Mukaddes Kitap çevirilerinde hatalı tercüme edilmesinden kaynaklanan yanlış düşünce, İsa’nın bu sözleri sayesinde düzeltilebilir. Bazı çevirilerde bu ifade “geliş” olarak tercüme edilir. Bu tür ifadeler anlık bir olaya atfeder. Ancak dikkat ederseniz İsa, hazır bulunuşunu Nuh’un günlerindeki tufana, yani zaman akışının belirli bir noktasında gerçekleşen bir olaya değil, “Nuh’un zamanı”na, yani önemli bir döneme benzetti. Geçmişteki o dönem gibi Mesih’in hazır bulunuşu da, insanların uyarıya dikkat edemeyecek kadar günlük faaliyetlere daldıkları bir dönem olacaktı.
[Sayfa 8, 9’daki resimler]
Her gün duyduğumuz kötü haberler, çok yakında iyi gelişmeler olacağının kanıtıdır
[Tanıtım notu]
Uçaksavar: U.S. Army photo
-