Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g99 Temmuz s. 28-30
  • Dünyaya Bakış

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Dünyaya Bakış
  • Uyanış!—1999
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Mukaddes Kitap Düzelti Hataları
  • Patenli Polisler
  • Balık Pusulası
  • Futbol Şiddeti
  • Elleriniz ve Sağlık
  • Yeni Kan Virüsü
  • İlk Ölçülen Güneş Depremi
  • Sevinç Yumağı ve Daha Çok İş
  • Televizyon ve Kazalar
  • Çocuklar ve Kafein
  • Kurtarılmış Kitaplar
  • Evlat Edinilmiş Çocuklarla İlişkiler
  • Sıkıştırılmış Toprak
  • Sigara İçmenin Saçmalığı Hakkında Daha Fazla Bilgi
  • Okuyucuların Soruları
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2007
  • Okuyucuların Soruları
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1991
  • Ellerinizi Yıkayın ve Kurulayın!
    Uyanış!—1999
  • Kahve İkilemi
    Uyanış!—1992
Daha Fazla
Uyanış!—1999
g99 Temmuz s. 28-30

Dünyaya Bakış

Mukaddes Kitap Düzelti Hataları

Bible Review dergisi “17. ve 18. yüzyılda Mukaddes Kitabın basımında hataların oldukça yaygın” olduğunu söylüyor, fakat bunun “hataların hafife alındığı anlamına gelmediğini” de ekliyor. Örneğin, “Akılsızın Mukaddes Kitabı” olarak bilinen kitap I. Charles’ın hükümdarlığı sırasında çıktı. On dördüncü Mezmurda basımcılar bir kelimeyi yanlışlıkla değiştirdi. Sonuç olarak birinci ayet şu hale geldi: “Akılsız yüreğinde Allah vardır dedi.” Bu yüzden basımcılar 3.000 sterlin para cezasına çarptırıldı. Barker and Lucas, adlı başka bir şirkete, 1631 yılında Zina Mukaddes Kitabı olarak bilinen kitaptan bir kelimeyi çıkardıkları için 300 sterlin para cezası verildi. Bu onların işinin sonunu getirdi. Onların çevirisi şöyle idi: “Zina yapmalısınız.” 1716’da basılan Günaha Devam Mukaddes Kitabı da buna benziyor. İsa’nın, iyileştirdiği adama “artık günah işleme” dediği yerde, bu kitap “devamlı günah işle” yazıyor. 1717’de yayımlanan Sirke Mukaddes Kitabı da unutulmamalıdır. Burada Luka 20. babın başlığı “Bağ meseli” iken “Sirke meseli” diye yazıldı.

Patenli Polisler

Mahalledeki insanlarla daha sıkı temasa girebilmek için Kuzey Amerika’daki bazı polisler paten kullanıyor. The Toronto Star gazetesine göre, yaya olarak, at üzerinde veya bisikletle devriye gezmek de gitgide yaygınlaşıyor. Chicago, Miami ve Montreal gibi bazı büyük şehirlerde polisler paten kullanıyor. Florida’daki Fort Lauderdale polis birliğinden öncü bir patenli polis olan çavuş Bill Johnston şöyle diyor: “Bu fikir polisler tarafından baştan beri kabul gördü. Paten ile bir şekilde insanlara daha yakın, daha kolay ulaşılabilir oluyorsunuz.” The Toronto Star “paten kullanmanın bir avantaj” olduğunu söylüyor; “örneğin park alanlarında araba hırsızlarını aniden yakalayabilmek için.”

Balık Pusulası

Çelikbaş alabalıkları rotalarını nasıl belirliyor? New Scientist dergisine göre, Yeni Zelanda biyologları bu balıkların “burnunda manyetik pusula” olduğunu fark ettiler. Birçok kuş, sürüngen ve bazı memeliler dünyanın manyetik alanına göre yönünü buluyor. Yine de bilimadamları şimdiye kadar kuzeyi bulabilen, yani manyetik bir mineral olan magnetit içerdiği sanılan hücreler bulmamışlardı. Auckland Üniversitesinden araştırmacılar çelikbaş alabalığının yüzünde manyetik bir alanın etkisinde kaldığı zaman uyarılarak bir sinir lifi buldular. Bu lifin izini takip eden araştırmacılar balığın burnunda magnetit içeren sinir hücreleri buldular.

Futbol Şiddeti

Geçen yılki Dünya Kupası futbol karşılaşmalarına katılan değişik takımlar arasındaki alevli rekabet kutlamalarda sık sık şiddete yol açtı. Meksika’da 1.500’den fazla polis Meksika takımının taraftarlarını kontrol etmekle görevlendirildi. Meksika’da yayımlanan El Universal gazetesi, 200’den fazla kişinin polis tarafından göz altına alındığını bildiriyor. Kargaşa sırasında atılan bir havai fişek genç bir taraftarın yüzünde patladı ve kafatasının bir kısmını tahrip etti. Arjantin, Belçika ve Brezilya’da da kutlamalar kötü bir yön aldı ve yaralanmalar ve tutuklamalarla sonuçlandı. Mexico gazetesi Excelsior Fransa’da Dünya Kupası maçlarıyla ilgili olarak yaklaşık 1.000 kişinin tutuklandığını ve 1.586 kişiye ülkeye giriş yasağı getirildiğini bildiriyor.

Elleriniz ve Sağlık

Kanada’da yayımlanan The Medical Post gazetesi, “insanın aksırdığı zaman eliyle ağızını kapattığında veya burnunu temizlediğinde telefon veya kapı kollarına dokunmadan önce ellerini yıkaması” gerektiğini bildiriyor. Gazete, ABD Salgın Hastalıkların Kontrolü ve Epidemiyoloji Uzmanları Derneğine göre “çok görülen salgın hastalıkların yüzde 80’inin havadan değil, direk ellerle ve dokunmakla bulaştığını” söylüyor. Toronto Üniversitesinden Dr. Audrey Karlinsky ellerimizi sık sık yıkamamızı ve sabunla “10-15 saniye ovalamamızı” tavsiye ediyor ve “sabunun parmak aralarına ve tırnak altlarına da ulaşması” gerektiğini bildiriyor. Daha sonra ellerimizi sıcak suyla durulamamızı ve musluğu kapatmak için kağıt havlu kullanmamızı tavsiye ediyor. Çocukların ellerini yeterince uzun yıkayabilmelerini sağlamak için ne yapabiliriz? Onlardan yıkama süresince bütün alfabeyi söylemelerini isteyin, diyor Dr. Karlinsky.

Yeni Kan Virüsü

Fransa’da yayımlanan Le Monde gazetesi, kan bağışşında bulunan Avrupalıların kanında yeni bir virüs bulunduktan sonra, Fransız sağlık otoritelerinin bir “daimi bilimsel gözlem ekibi” kurmaya karar verdiklerini bildiriyor. Kan nakli ile bulaşan virüs (TTV) olarak bilinen bulaşıcı etken ilk 1997 yılında Japonya’da teşhis edildi. Burada kan bağışında bulunanların yüzde 10’u bu virüsü taşıyor. Doktorlar henüz virüsün nasıl bir patolojik rol oynadığını bilmiyorlar, fakat Britanya’da yapılan araştırmalarda kaynağı bilinmeyen karaciğer enfeksiyonundan şikâyetçi olan hastaların yüzde 25’inin kanında TTV’ye rastlandı. Le Monde şu anda bu virüsü bulmak için standart bir taramanın mevcut olmadığını söylüyor.

İlk Ölçülen Güneş Depremi

Avrupa Uzay Ajansı’na ait Soho uzay aracının çektiği resimleri inceleyen iki araştırmacı, Scotland’taki Glasgow Üniversitesinden Valentina Zharkova ve California’daki Stanford Üniversitesinden Alexander Kosovichev ilk kez bir güneş depremi fark ettiler. Londra’da yayımlanan The Daily Telegraph gazetesi, bu depremin “Temmuz 1996’da Güneşin yüzeyi üzerinde hidrojen ve helyum patlamasından meydana gelen orta-boyda bir parlama fark edildikten sonra” olduğunu yazıyor. 11,3 şiddetindeki deprem 3 kilometre yüksekliğinde sismik dalgalar oluşturdu ve aynı bir taşın suya atıldığı zamankine benzer dalgalanmalar meydana getirdi. Bu dalgalanmalar güneşin yüzeyinde 120.000 kilometre kadar mesafe kat etti ve saatte 400.000 kilometre hıza ulaştı. “Güneş depremi” ABD’nin 20 yılda tükettiği kadar veya 1906 yılında San Francisco’da meydana gelen Richter ölçeğine göre 8,3 şiddetindeki depremin sismik gücünün 40 bin katı kadar enerji açığa çıkardı.

Sevinç Yumağı ve Daha Çok İş

Almanya’da yayımlanan Nassauische Neue Presse gazetesinin yazdığına göre, “pek çok genç çift çocuk sahibi olmanın beraberinde getirdiği ek iş yükünü hafife alıyor ve bu, bebeğin doğumundan sonra eşler arasında sürtüşmelere sebep oluyor.” Hollanda’daki Groningen Üniversitesinde yapılan bir araştırma, yeni doğan bebeklerin hayatlarında yaptığı köklü değişikliklerden dolayı genç annelerin sık sık hayal kırıklığına uğradığını gösterdi. Anneler çocuğa haftada ortalama 40 saat fazladan harcamalıdır. Bunun 6 saatini ek temizlik işleri, çamaşır ve yemek pişirmekle, 34 saati ise doğrudan bebekle geçiyor. Babaların gösterdiği ek faaliyetler bebekle geçirilen 17 saat ile sınırlıdır. Rapora göre evlilikteki stres “bebeğin altını kimin değiştirdiği veya gece ona mama vermek için kimin kalktığı ile değil, daha çok ev işlerini paylaşmakla” ilgilidir.

Televizyon ve Kazalar

Televizyon karşısında çok vakit geçiren çocuklar gördükleri tehlikeli numaraları taklit etmeye eğilimli olabilir. İspanyol araştırmacı Dr. José Umberos Fernández’in yaptığı bir araştırmaya göre, çocuğun yaralanma olasılığı televizyon başında geçirdiği her saat ile daha da artıyor. Fernández bunun, televizyonun gerçeği çarpıtılmış şekilde yansıtmasından kaynaklandığını söylüyor. Ana-babalar bu olumsuz etkiyi dengelemek için ne yapabilir? Yunanistan’da yayımlanan To Vima gazetesine göre, ana-babalar çocukların seyredebileceği programların seçimiyle ilgilenmeli ve onların gördükleri her şeyi gerçek olarak kabul etmelerine izin vermektense, çocuklarının eleştirici ve seçici bir gözle televizyon seyretmesine yardım etmelidir.

Çocuklar ve Kafein

New York Times gazetesine göre, çocukların kahve veya çay içmeseler bile, gazlı ve çikolatalı içeceklerden aldıkları kafein miktarı, bu içecekleri bıraktıkları zaman, bağımlılık yapan bir madde bırakıldığında görülen belirtileri gösterebilecek kadardır. Minesota Üniversitesi Tıp Okulundan Dr. Gail A. Bernstein’ın önderlik ettiği bir psikiyatri ekibi, kafeinin okul çağındaki 30 çocuğun dikkat süreleri üzerindeki etkilerini inceledi. Çocukların kafein tüketimi günde üç bardak kolanın içerdiği miktara kadar yükseltildi. Bir hafta sonra çocuklar bir günlüğüne kafeinsiz bırakıldı. O gün ve yedi gün boyunca dikkat sürelerinde büyük bir düşüş görüldü. Araştırmacılara göre, “bu fenomeni önlemenin en iyi yolu, çocukların kafein miktarı yüksek içeceklerden içmemelerini sağlamaktır.”

Kurtarılmış Kitaplar

Milyonlarca kitap eskime, hasar veya kirlilik kurbanıdır. Leipziger Volkszeitung gazetesi sadece Almanya’da 60 milyon civarında hasar görmüş kitabın kullanımdan kaldırılması gerektiğini bildiriyor. Kitapları elde tamir etmek aşırı uzun bir süreçtir. Leipzig’teki Kitap Koruma Merkezinde teknik müdür olan Dr. Wolfgang Wachter, “bir kitabı elde onarmak için harcanan zamanda başka dört veya beş kitabın çürüdüğünü” söylüyor. Merkez, kitapları büyük çapta koruyabilecek makinelerin geliştirilmesinde yoğun olarak çalışıyor. Yılda 100.000 kitabı gözden geçiren bir makine kitapların asidini tek işlemle gideriyor. Sayfaları bölen başka bir makine kitabın her sayfasının ön ve arka yüzünü birbirinden ayırıyor ve araya çok ince ve son derece sağlam bir kağıt koyuyor. Bu makine günde 2.000 sayfayı yüzde 94 başarı oranıyla düzeltebiliyor, elde yapılan işlemlerde günde ancak 100-200 sayfa işlemden geçiriliyor. Sadece kütüphaneler ve arşivler değil, şahıslar da kendi kitaplarını bu merkeze bakım için getiriyorlar.

Evlat Edinilmiş Çocuklarla İlişkiler

Bir çocuğu evlat edinmeyi düşünen birçok ana-baba çocuğun her zaman tatlı olacağını ve zorlukların kolayca anlaşılıp üstesinden gelineceğini düşünerek bu ilişkinin mükemmel olmasını bekliyor. Fakat Brezilya’da yayımlanan O Estado de S. Paulo gazetesine göre genelde durum böyle değil. Psikolog Heloísa Marton şöyle diyor: “Genelde ana-babalar sorunları sırtlamaya hazır değil.” Sao Paulo Üniversitesinden Prof. Miriam Debieux Rosa ise “çocuğun kendilerine ebediyen minnet duyacağına inanan çiftleri” kötü bir sürprizin beklediğini söylüyor. Profesör hiç kimsenin her zaman mutlu olmadığını söylüyor ve şunu ekliyor: “Ana-babalar zorlukları sık sık kan bağının olmamasına bağlıyor, fakat bu doğru değil.” Ana-babaların üvey çocuğa sevgi ve şefkat göstermesinin gereğine değinerek şöyle diyor: “Maddi destek veya klinik yardım sağlamak yeterli değil.” Çocuklarla duygusal bir bağ da kurulmalıdır.

Sıkıştırılmış Toprak

New Scientist dergisi Avrupa’​da 30 milyon hektar toprağın “sıkıştırılma sonucunda tamamen bozulduğunu” bildiriyor. Almanya’daki Kiel Üniversitesinin yaptığı bir araştırma, her tekerleğinde beş ton güç uygulayan ağır bir traktör aynı tarladan altı kez geçtiğinde solucanlar ve örümcekgillerden olan böcekler gibi küçük omurgasızların yoğunluğunun bir metre derinlikte yüzde 80 oranında düştüğünü gösteriyor. Bu küçük yaratıklar toprağı verimli tutmakta rol oynuyor, böylece onlar yok edildiğinde mahsul aynı oranda azalıyor. Bitkilerin kökleri sıkıştırılmış toprağın içine giremiyor, böylece kuru havada bitkiler zarar görüyor. Yağmur aşağı doğru süzülemiyor, bunun yerine yüzeyin üstünde akıyor ve toprağın üst kısmını erozyona uğratıyor. Düzenli olarak toprağı sürmek aslında sorunu daha da ciddileştiriyor, çünkü baskının toprağın daha alt düzeylerine inmesine yol açıyor. Alman bilim adamlarının iddialarına göre toprağı sadece sekiz santim derinliğinde yaran yüzeysel sürme teknikleri kullanılarak verilen zarar üçte bir oranında azaltılabilir.

Sigara İçmenin Saçmalığı Hakkında Daha Fazla Bilgi

International Herald Tribune gazetesinin yazdığına göre, Hollanda’da geçenlerde yapılan bir araştırma “sigara içmenin bunama ve Alzheimer hastalığı riskini iki kattan fazla artırdığını” ortaya çıkardı. 55 yaşın üstündeki 6.870 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, sigara içenlerin daha önce hiç içmemiş olanlara göre Alzheimer hastalığına yakalanma riski 2,3 kat daha fazla. Sigarayı bırakanlar için risk hiç sigara içmemiş olanlardan biraz daha yüksek. Beyin hücrelerinin yavaş yavaş yok olmasına neden olan Alzheimer hastalığı en yaygın görülen bunama şeklidir.

    Türkçe Yayınlar (1974-2026)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Privacy Settings
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş